İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Adnan Kuşaksız Başvurusu (B. No: 2014/12395)

1. Başvuru, şirketin mal varlığının el konularak satılması

Başvuru No2014/12395Tarih6 Temmuz 2017Okuma12 dk · 2.386 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Adnan Kuşaksız Başvurusu

Karar tarihi
6 Temmuz 2017
Başvuru Numarası
2014/12395
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.386 kelime·12 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, şirketin mal varlığının el konularak satılması

nedeniyle şirket ortağının mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/7/2014 tarihinde

yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu 1937 doğumlu olup Kocaeli ili Gölcük ilçesinde

ikamet etmektedir.

A. Uyuşmazlığın Arka

Planı

8. Başvurucu, Metaş İzmir Metalurji Anonim Şirketinin (METAŞ) halka açık olarak işlem

görmekte olan hisselerinin sahibidir.

9. Sıvı çelik üretimi ve haddeleme faaliyeti ile uğraşan METAŞ,

1999 yılında üretimini durdurmuş; 2003 yılında ise "gayrıfaal"

hâle gelmiştir. Öte yandan METAŞ’ın halka arz edilen

hisseleri 1998 yılında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) 100 endeksinden

çıkartılarak "gözaltı pazarı"na dâhil

edilmiş; 2003 yılında ise borsa kaydından tamamen çıkarılarak sürekli işlem

görmekten men edilmiştir.

10. METAŞ’ın %41,9855 hisseli ortağı

olan Rumeli Çelik Sanayi Anonim Şirketi (Rumeli A.Ş.) aynı zamanda T. İmar

Bankası T. Anonim Şirketinin (İmar Bankası) ortağıdır.

11. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) 3/7/2003 tarihli kararıyla İmar Bankasının bankacılık

işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılmış ve anılan Banka Tasarruf

Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilmiştir. Karar 18/6/1999

tarihli ve 4389 sayılı mülga Bankalar Kanunu’nun 14. maddesinin (3) numaralı

fıkrasına dayanılarak alınmıştır. Kararın gerekçesinde; İmar Bankasının

yükümlülüklerini vadesinde yerine getirmediği, alınması gereken tedbirleri

almadığı ve faaliyetlerinin devamının mevduat sahiplerinin hakları, mali

sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arz ettiği için Bankaya el

konulduğu belirtilmiştir.

12. Bankalar yeminli murakıplarınca hazırlanan 21/6/2005 tarihli raporda, METAŞ'ın

İmar Bankasının hâkim ortağı olan Uzan Grubu şirketlerinden biri olduğu ve

bunlar adına hareket ettiği saptanmıştır. Raporda ayrıca METAŞ'ın,

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kanunlarına tabi olarak kurulmuş olan İmar Bankası

Off Shore Limitet'ten (Off Shore Ltd.) en fazla kredi kullananUzan

Grubu şirketlerinden olduğu tespit edilmiştir. Off Shore Ltd.nin Uzan Grubu

tarafından anılan Gruba ait şirketlere halktan para toplamak suretiyle kaynak

sağlamak amacıyla kıyı bankacılığı (off-shore)

hükümlerine göre kurulan bir şirket olduğu hususu raporda ifade edilmiştir. Öte

yandan METAŞ'ın hisselerine sahip olan G.Y.nin, aynı zamanda Uzan Grubu

şirketlerinin hâkim ortaklarından olan Kemal Uzan'ın

sekreteri olduğu anlaşılmaktadır.

13. TMSF’nin 24/12/2003

tarihli işlemiyle, İmar Bankası tarafından yetkili mercilere beyan edilen

sigortaya tabi tasarruf mevduatı ile TMSF tarafından tespit edilen tasarruf

mevduatı tutarı arasındaki 7.552.995.710,63 TL farkın METAŞ’ın

da aralarında bulunduğu Uzan Grubu şirketleri ile onlar adına hareket eden

şirketlerden (toplam 179 şirketten) tahsil edilmesine karar verilmiştir.

14. METAŞ’ın mal varlığına ihtiyati

haciz uygulanmasından sonra TMSF, 29/1/2004 tarihli

yazıyla 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü

Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca borcun (7.552.995.710,63 TL) bir ay

içinde ödenmesi istemiyle METAŞ'a borcu ödemeye davet

mektubu göndermiştir.

15. TMSF tarafından 13/2/2004 tarihli

işlemle, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi uyarınca METAŞ’ın

temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetim kurulları devralınmış; bu

kurullara üyeler atanmıştır.

16. TMSF’nin 16/2/2004

tarihli kararıyla METAŞ ve iştiraki şirketlerin faaliyetlerinde kullanılan

menkuller, gayrimenkuller ile bu varlıkların ferî veya mütemmim cüzü

niteliğinde olan sözleşmeler ile bunlardan doğan hak ve alacakların bir araya

getirilmesi suretiyle oluşturulan “METAŞ ticari ve iktisadi bütünlüğü”nün

satılması yolunda işlem tesis edilmiştir. METAŞ’ın

hisseleri 5411 sayılı Kanun’un 134. maddesi gereği “METAŞ ticari ve iktisadi bütünlüğü”ne dâhil edilmemiştir. Anılan kararda, METAŞ'tan ayrı tüzel kişilikleri bulunan Demaş Demir Mamülleri A. Ş., Limaş Liman Hizmetleri A.Ş. ve

Aysan Anadolu Yay Sanayi ve Ticaret A.Ş. için de aynı işlem yapılmıştır.

17. Borcun belirlenen vade içinde ödenmemesi nedeniyle 6183

sayılı Kanun’un 55. maddesi uyarınca METAŞ adına 24/3/2004

tarihli ödeme emri düzenlenmiştir. 5/4/2004 tarihinde

de haciz varakaları düzenlenerek ihtiyati haciz kesin hacze dönüştürülmüştür.

18. TMSF bünyesinde oluşturulan satış komisyonu tarafından

“METAŞ ticari ve iktisadi bütünlüğü”nün değeri

40.000.000 ABD doları; diğer üç şirketin değeri ise toplam 40.000.000 ABD doları

olarak belirlenmiştir. Bu satış bedelleri TMSF tarafından onaylanarak “METAŞ

ticari ve iktisadi bütünlüğü” 4/5/2006 tarihinde

ihaleye çıkarılmış ve sonuç olarak söz konusu iktisadi bütünlük 22/6/2006

tarihinde 40.500.000 ABD doları karşılığında Cer Çelik Endüstri Anonim

Şirketine satılmıştır. Dosyada diğer üç şirketin mal varlığından oluşan

iktisadi bütünlüklerin hangi fiyata satıldığına ilişkin bir bilgi

bulunmamaktadır.

19. 4/4/2008 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan METAŞ ticari ve iktisadi bütünlüğü

sıra cetveline göre satış masrafları düşüldükten sonra geriye kalan tutardan

öncelikle ipotek ve rehinler için pay ayrılmış, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)

ile Bornova Belediyesine ait borçlar ödenmiştir. Ardından Uzanlar

Grubu şirketleri ile İmar Bankasının vergi borçları için Gelir İdaresi

Başkanlığına toplam 33.603.474,36 ABD doları ödenmiştir.Satış bedelinden arta kalan tutar

bulunmadığından diğer alacaklılara herhangi bir ödeme yapılmamıştır.

B. Başvurucu Tarafından

Satış İşlemine Karşı Açılan İptal Davası

20. Başvurucu tarafından TMSF'nin 4/5/2006 tarihli satış kararının iptali istemiyle İstanbul

6. İdare Mahkemesinde dava açılmıştır. Anılan Mahkemece 19/3/2009

tarihli kararla dava reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde “METAŞ ticari ve

iktisadi bütünlüğü”nün satışına ilişkin işlemin

hukuka uygun olduğu belirtilmiştir.

21. Anılan karar, Danıştay Onüçüncü

Dairesinin (Daire) 28/5/2014 tarihli kararıyla

onanmıştır.

C. Başvurucu Tarafından

Hisselerinin Satıldığı İddiasıyla Açılan İptal Davası

22. Başvurucu tarafından METAŞ ve iştiraklerindeki hisselerinin

satışına ilişkin işlemin iptali istemiyle 6/8/2007

tarihinde İstanbul 10. İdare Mahkemesinde dava açılmıştır. Anılan Mahkemece 23/5/2008 tarihli kararla dava reddedilmiştir. Kararın

gerekçesinde, “METAŞ ticari ve iktisadi bütünlüğü”nün

satıldığı ve şirket ortaklarının hisselerinin satışının söz konusu olmadığının

altı çizilmiştir. Gerekçede, TMSF alacağının tahsili amacıyla “METAŞ ticari ve

iktisadi bütünlüğü”nün satışında hukuka aykırılık

bulunmadığı ifade edilmiştir.

23. Anılan karar, Dairenin 8/10/2012

tarihli kararıyla onanmıştır. Karar düzeltme istemi de Dairenin 16/4/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 24/6/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

24. Başvurucu 16/7/2014 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

25. İlgili hukuk için bkz. Adalet

Kayalıbay, B. No: 2014/11382, 10/5/2017, §§ 29-35.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 6/7/2017 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

27. Başvurucu, halka arzedilen

hisselerine sahip olduğu METAŞ’ın ortağı Rumeli A.Ş.nin aynı zamanda İmar Bankasının da hissedarı olması

dolayısıyla İmar Bankasının borçlarından sorumlu tutulmasının ve bu çerçevede

kendi hisselerine de el konularak satılmasının mülkiyet hakkının ihlaline yol

açtığını ifade etmiştir. Başvurucu, METAŞ’ın halka

açık hisse senetlerini satın alan küçük yatırımcının korunmadığından

yakınmıştır. Başvurucu, idarelerin, ortakların hisse senetlerinin satılmadığı

ve şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiği şeklinde Mahkemeyi yanılttıklarını

oysa METAŞ'ın 21/8/2007

tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini ve tüzel kişiliğinin ortadan

kalktığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda

başvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir

müdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile

karmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun

kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

29. Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35.

maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz."

30. Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir."

denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye bağlanmıştır. Anayasa'nın anılan

maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve

parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM,

E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20). Bu bağlamda

mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve

gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar ve

fikrî hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak da mülkiyet

hakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve

diğerleri, B. No: 2014/11441, 1/2/2017, §

60).

31. Başvurucu, yönetim ve denetim organları ile mal varlığına el

konularak satılan METAŞ’ın halka açık olarak işlem

görmekte olan hisselerinin sahibidir.

32. Sermaye şirketlerinin ortaklarına sermaye paylarını

belgelendirmek amacıyla verdikleri kıymetli evrak olan hisse senedi, sahibine

(elinde tutana) ihraç edildiği şirketin senet üzerinde gösterilen oranda/payda

değişik biçimlerde mülkiyet hakkı sağladığındanhisse

senedinin Anayasa’nın 35. maddesi kapsamında mülk olduğunda kuşku

bulunmamaktadır (Josef Asboth,

B. No: 2013/6484, 31/3/2016, § 46). Başvurucunun

sahibi olduğu hisseler nedeniyle kullanabildiği haklar; hisse senetlerinin

satılması, temettüsünden ve değer artışından yararlanılması ile sınırlı olsa da

-hâkim ve büyük ortaklar gibi şirketin yönetim ve denetiminde söz sahibi olmak

gibi imkânlar sunmasa da- bunların taşıdığı ekonomik değer nedeniyle

başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamında korunmaya değer bir menfaatinin

bulunduğu anlaşılmaktadır (Josef Asboth, § 47).

33. Anayasa Mahkemesi METAŞ'ın diğer

bir ortağı olan Adalet Kayalıbay

(B. No: 2014/11382, 10/5/2017) tarafından

yapılan ve görülen başvuru ile benzer şikâyetleri içerenbaşvuruda,

METAŞ’ın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim

ve denetiminin devralınmış olmasının ve menkuller, gayrimenkuller ile bu

varlıkların ferî veya mütemmim cüzü niteliğinde olan sözleşmeler ile bunlardan

doğan hak ve alacaklar haczedilerek satılmasının mülkiyet hakkına müdahale

teşkil ettiğini belirtmiştir (Adalet Kayalıbay, § 50). Öte yandan anılan başvuruda

Anayasa Mahkemesi, başvurunun mülkiyetten barışçıl yararlanma hakkına müdahale

kapsamında incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır (Adalet Kayalıbay,

§ 52).

34. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

35. Anayasa’da mutlak bir hak olarak düzenlenmeyen mülkiyet

hakkına yapılan müdahaleninAnayasa'ya uygun

düşebilmesi için -Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca- kanuna dayanması,

kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması

gerekmektedir.

36. 4389 sayılı mülga Kanun’un 15., 16.

ve geçici 11. maddelerine dayanılarak tesis edilen el koyma ve satış

işlemlerinin kanuni dayanağının bulunduğu anlaşılmaktadır (Adalet Kayalıbay,

§§ 56-58). Ayrıca METAŞ'ın yönetim ve denetiminin

devralınmış olmasında, mal varlığının haczedilerek satılmasında kamu yararının

bulunduğu ve bunun anayasal açıdan meşru bir temele dayandığı sonucuna

ulaşılmaktadır (Adalet Kayalıbay,

§§ 59, 60).

37. Son olarak müdahalenin ölüçülü

olup olmadığı değerlendirilmelidir. Ölçülülük ilkesi “elverişlilik”,

“gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır.

“Elverişlilik” öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye

elverişli olmasını, “gereklilik” ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin

zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının

mümkün olmamasını, “orantılılık” ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile

ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini

ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012;

E. 2012/102, K.2012/207, 27/12/2012; E.2012/149, K.2013/63, 22/5/2013

E.2013/32, K.2013/112, 10/10/2013; E.2013/15, K.2013/131, 14/11/2013

E.2013/158, K.2014/68, 27/3/2014; E.2013/66, K.2014/19, 29/1/2014; E.2014/176,

K.2015/53, 27/5/2015; E.2015/43, K.2015/101, 12/11/2015; E.2016/16, K.2016/37,

5/5/2016; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016; Mehmet

Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 38).

38. İmar Bankasının hâkim ortağı olan Uzan Grubu şirketleri

arasında bulunduğu ve bunlar adına hareket ettiği saptanan METAŞ'tan

borcun tahsili amacıylaMETAŞ'ın mal varlığına el

konularak satılmasının, İmar Bankası tarafından sebep olunan 7.552.995.710,63

TL kamu zararının tazmini amacına ulaşmaya elverişli olduğu açıktır. Ayrıca

kamu alacağının miktarı gözetildiğinde METAŞ'ın mal

varlığına el konularak satılması yolundaki tedbirin müdahaleyi bariz bir

biçimde ağırlaştırdığı söylenemez. Dolayısıyla müdahalenin gerekliliği

hususunda kamu makamlarınca yapılan değerlendirmeden aksi bir sonuca ulaşmayı

gerektirecek bir neden bulunmamaktadır. (Adalet Kayalıbay,

§§ 64, 65).

39. Somut olaydaki müdahalenin ölçülülüğünün değerlendirilmesi

bakımından asıl önem taşıyan ölçüt orantılılıktır. Bu bakımdan uygulanan

tedbirle başvurucuya aşırı ve orantısız bir yük yüklenip yüklenmediğinin

tespiti gerekmektedir.

40. Başvurucunun halka açık hisselerine sahip olduğu METAŞ'ın, İmar Bankasının 7.552.995.710,63 TL borcundan

sorumlu tutulmasının sebebi, Rumeli A.Ş.nin METAŞ'ın hissedarı bulunması değil İmar Bankasının hâkim

ortağı olan Uzan Grubu şirketlerinden olması ve bunlar adına hareket etmesidir.

Bu nedenle sadece Rumeli A.Ş.nin hissesi oranıyla

sınırlı bir takibat yapılmamış, METAŞ'ın tüm mal

varlığına el konulmuştur. METAŞ'ın mal varlığının

Rumeli A.Ş.nin hissesini aşan bölümünün de takip

edilerek satılmasının başvurucunun da aralarında bulunduğu diğer hissedarlara

belli bir külfet yüklediği açıktır. Müdahalenin orantılı olup olmadığının

değerlendirilmesinde başvurucunun hukuksal konumu, METAŞ'ın

İmar Bankasıyla ilişkisinin mahiyeti ve İmar Bankasının hukuka aykırı

bankacılık iş ve işlemleri dolayısıyla oluşan kamusal zararın boyutları da gözönünde bulundurulmalıdır (Adalet Kayalıbay, § 70).

41. Öncelikle İmar Bankasının kamuya verdiği zararlardan

başvurucunun şahsen sorumlu tutulmadığının, hisse senetlerine sahip olduğu

şirketin (METAŞ'ın) sorumluluğu yoluna gidildiğinin

altı çizilmelidir. TMSF tarafından, Uzan Grubu şirketlerinden olan METAŞ'ın İmar Bankasınca mudilerden toplanan mevduatın Uzan

Grubuna aktarılmasında ve bu suretle kamunun zarara uğratılmasında araçsallaştırılan bir şirket olduğu değerlendirilerek bu

sebeple oluşan kamu zararının doğrudan şirket tüzel kişiliğine ait mal

varlığından tahsil edilmesi yoluna gidilmiştir. Şirket ortaklarının şahsen

sorumlu tutulması söz konusu olmamıştır. Başvurucu, mal varlığına el konulan

şirketin ortağı olması sebebiyle ve bu şirketteki mal varlığıyla sınırlı olarak

işlemin sonuçlarından dolaylı bir biçimde etkilenmiştir(Adalet Kayalıbay,

§ 71).

42. Şirket ortaklığı, bir yandan ortağa şirketin kârından -daha

geniş bir ifadeyle şirketin mal varlığında olumlu anlamda meydana gelen

artışlardan- yararlanma hakkı sağlarken aynı zamanda ortağın şirket

faaliyetlerinden doğan risk ve külfetlere de katlanmayı gerektirir. Şirket

ortağının katlanması gereken risk ve külfetler, sadece şirketin ticari

faaliyeti çerçevesinde yüklendiği ticari borçlarla sınırlı olmayıp şirketin

kanunlara aykırı faaliyet ve eylemlerinden kaynaklanan her türlü mali

yükümlülükleri de içermektedir. Bu bağlamda şirket ortağının şirketin kanuna

aykırı iş ve işlemlerine herhangi bir katkısının bulunmadığı ileri sürülerek

ortağın hissesine isabet eden şirket mal varlığının bu işlemlerden kaynaklanan

kamusal zararların telafisi amacıyla takibata tabi tutulmaktan bağışık

tutulması gerektiği biçimindeki bir savın geçerliliği bulunmamaktadır(Adalet Kayalıbay,

§ 72).

43. Şirketin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden doğan zararın

kamunun üzerinde bırakılması durumunda toplumun yükleneceği külfetin ağırlığı

gözetildiğinde bu zarara, şirketteki mal varlığıyla sınırlı olarak -katkısı ve

kusuru bulunmasa bile- şirketin nimetlerinden yararlanan şirket ortağının katlanması

ortağa aşırı bir külfet yüklendiği anlamına gelmez. Zira bu durumda toplumun

korunmasındaki kamu yararı, zararın oluşumuna katkısı bulunmayan şirket

ortağının gözetilmesindeki bireysel yarara göre daha baskın bir nitelik

taşımaktadır(Adalet Kayalıbay,

§ 73).

44. Anayasa Mahkemesi Adalet Kayalıbay

başvurusunda; METAŞ'ın, hukuka aykırı bankacılık

işlemleriyle kamuyu 7.552.995.710,63 TL zarara uğratan İmar Bankasının hâkim

ortağı olan Uzan Grubu şirketlerinden olduğuna ve bunlar adına hareket ettiğine

yönelik tespitleri gözeterek METAŞ'ın, Uzan Grubunun

ve İmar Bankasının kamuya verdiği zarardan sorumlu tutulmasının haklı bir

temele dayandığı sonucuna ulaşmıştır (Adalet

Kayalıbay, § 74).

45. Ayrıca İmar Bankasınca yapılan usulsüz bankacılık işlemlerinin

sadece belli bireyler üzerinde değil ülkenin bankacılık sistemi ve buna bağlı

olarak ekonomisi üzerinde ciddi hasarlara yol açtığı tartışma kabul etmez bir

vakıadır. İmar Bankasınca neden olunan kamu zararının vergi mükellefleri

üzerinde önemli bir yük oluşturduğu da görmezden gelinemez bir gerçektir. Bu

hususlar gözetildiğinde İmar Bankasının neden olduğu zarardan, hâkim

ortaklarına ait veya onlar adına hareket eden şirketlerin de tüm mal

varlıklarıyla sorumlu tutulması suretiyle METAŞ hissedarlarına yüklenen

külfetin aşırı ve katlanılamaz olmadığı, dolayısıyla müdahalenin orantılı

olduğu sonucuna ulaşılmaktadır (Adalet Kayalıbay, § 75). Bu durumda mülkiyet hakkına

yönelik açık bir ihlalin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

46. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 6/7/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Serruh KALELİ Nuri NECİPOĞLU Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Adnan KUŞAKSIZ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/12395, 6 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Uyuşmazlığın Arka
  7. B. Başvurucu Tarafından
  8. C. Başvurucu Tarafından
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucunun İddiaları
  12. B. Değerlendirme
  13. B. No: 2013/6484, 31/3/2016, § 46). Başvurucunun
  14. E. 2012/102, K.2012/207, 27/12/2012; E.2012/149, K.2013/63, 22/5/2013
  15. E.2013/32, K.2013/112, 10/10/2013; E.2013/15, K.2013/131, 14/11/2013
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/12395
Tarih
6 Temmuz 2017

İlgili Kararlar

  • Dursun Kanber Eroğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/11724)
  • Rıza Tekin Başvurusu (B. No: 2014/3084)
  • Abdullah Dayan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/9835)
  • Bis Enerji Elektrik Üretim A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/11933)
  • Tevfik Alıncı Başvurusu (B. No: 2014/12071)
  • Sadettin Keskin Başvurusu (B. No: 2014/11170)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.