İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Sadettin Keskin Başvurusu (B. No: 2014/11170)

1. Başvuru, ihbar ikramiyesi ödenmesi talebiyle açılan davanın

Başvuru No2014/11170Tarih20 Temmuz 2017Okuma10 dk · 2.030 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Sadettin Keskin Başvurusu

Karar tarihi
20 Temmuz 2017
Başvuru Numarası
2014/11170
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.030 kelime·10 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ihbar ikramiyesi ödenmesi talebiyle açılan davanın

incelenmeksizin reddi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; yargılamanın uzun

sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/7/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, kaçakçılık yapıldığı iddiasıyla Gümrük ve Ticaret

Bakanlığı nezdinde bir özel şirket hakkında şikâyette bulunmuştur. Ayrıca

başvurucu, söz konusu şikâyetinin akıbeti hakkında bilgilendirilmesi ve şirket

hakkında gereken işlemlerin yapılması istemiyle muhtelif tarihlerde idari

başvurular gerçekleştirmiştir. Başvurucu bu sürecin ardından 21/3/2007 tarihli

ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca hakkettiğini ileri sürdüğü

ihbar ikramiyesinin tespiti ve tarafına ödenmesi istemiyle Ankara 15. İdare

Mahkemesinde dava açmıştır.

9. Ankara 15. İdare Mahkemesi (Mahkeme) 5/11/2009 tarihli

kararıyla; öncelikle 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca idari yargı kolunda sadece iptal ve/veya tam

yargı davası açılabileceğini, idari yargı yetkisinin idari eylem ve işlemlerin

hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğunu ve idari eylem ve işlem

niteliğinde yargı kararı verilemeyeceğini vurgulamıştır. Mahkeme, 2577 sayılı Kanun'un

14. ve 15. maddeleri uyarınca da idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi

gereken bir işlem olmadığı durumlarda davanın usul hükümleri yönünden

reddedileceğini tespit etmiştir. Mahkeme somut olaya ilişkin olarak da ihbar

ikramiyesinin ödenebilmesi için usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, dava

dilekçesinde ise ihbar ikramiyesinin belirlenmesi istemine yer verilerek idari

işlem ve eylem niteliğinde idari yargı düzeninde öngörülmeyen tespit isteminde

bulunulduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak Mahkeme, idareye ihbar ikramiyesi ile

ilgili olarak usulüne uygun başvuru yapılmaksızın, ihbar ikramiyesinin tespiti

ve ödenmesi istemiyle açılan davanın esasının incelenmesinin olanaklı olmadığı

gerekçesiyle incelenmeksizin ret kararı vermiştir.

10. Söz konusu karar, Danıştay Onuncu Dairesinin 11/4/2013

tarihli kararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi aynı Dairenin 24/4/2014

tarihli kararıyla reddedilmiştir.

B. İlgili Hukuk

11. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

12. Anayasa'nın "Yargı yolu"kenar

başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi ile dördüncü fıkrasının

son cümlesi şöyledir:

" İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu

açıktır."

"... idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini

kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez."

13. 2577 sayılı Kanun'un idari dava türlerini belirleyen 2.

maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının ilk cümlesi şöyledir:

"1. İdari dava türleri şunlardır:

a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,

sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı

iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafindan

açılan iptal davaları

b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,

c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan

uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her

türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara

ilişkin davalar.

2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun

denetimi ile sınırlıdır... "

14. 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ilk fıkrası ile ikinci

fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi şöyledir:

"1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem

veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.

2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde,

konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine

dava açabilirler."

15. 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (d)

bendinde; dava dilekçelerinin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi

gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği, 15. maddesinin birinci

fıkrasının (b) bendinde deidari davaya konu olacak

kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin bulunmadığı durumlarda davanın reddine

karar verileceği kurala bağlanmış bulunmaktadır.

16. 30/10/2007 tarihli ve 26685 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa Göre

Kaçak Eşya Yakalanması Halinde Muhbir ve El Koyanlara İkramiye Ödenmesine

İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 5. maddesinin Derece

Mahkemesinin karar verdiği tarihte yürürlükte bulunan hâli şöyledir:

"Gümrük kaçağı eşya yakalamalarında ikramiye

ödenmesine ilişkin talepler; 11 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde

belirtilen belgelerden oluşan dosya ile birlikte yazılı olarak İçişleri

Bakanlığı birimlerince el konulmuş ise ilgili birimlerin bağlı olduğu merkez

birimlerine, Gümrük Müsteşarlığı birimlerince el konulmuş ise müdahil gümrük

idaresince merkez birimine yapılır.

Merkez birimler, yapacakları inceleme

sonucunda, dosyada eksiklik olması durumunda bunların tamamlanmasını

sağlar."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 20/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

18. Başvurucu, işin esasına girilmeden haksız ve yanlış

değerlendirme yapılarak usul kuralları nedeniyle davanın incelenmeksizin

reddedildiğini; usulüne uygun olarak açtığı davanın idari başvuru olmaması

nedeniyle esasa dair inceleme yapılmadan reddinin hak arama özgürlüğünü ihlal

ettiğini ileri sürmektedir.

19. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan

mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız

hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren

sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52).

20. Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda etkili

bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada

açık, pratik ve yeterli fırsatlara sahip olmasını gerektirir. Özellikle hukuki

ya da uygulamadaki belirsizlikler kişilerin mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir

(Aktif Elektrik Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd.

Şti., B. No: 2012/855, 26/6/2014, § 34). Bu nedenle mahkemelerin,

usul kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde

katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği gibi kanunla öngörülmüş usul

şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de

kaçınmaları gerekir (Kamil Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

21. Mahkemeye erişim hakkı, kural olarak mutlak bir hak olmayıp

sınırlandırılabilen bir haktır. Bununla birlikte getirilecek sınırlandırmaların

hakkın özünü zedeleyecek şekilde kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi, açık

ve ölçülü olması ve başvurucu üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerekir (Serkan Acar, B. No: 2013/1613, 2/10/2013,

§ 38). Devletler bir davanın açılabilirliğine ilişkin

olarak takdir yetkilerine dayanarak bazı sınırlamalar getirebilir ve bu

davalar, niteliği gereği düzenleyici işlemlere konu olabilir. Bununla birlikte

bu sınırlamalar dava açmak isteyen bir kişinin mahkemeye erişim hakkının özüne

zarar verecek seviyeye ulaşmamalıdır (Mehmet

Salih Demir, B. No: 2013/3165, 4/2/2016, § 26).

22. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvurular için benimsediği

temel yaklaşım doğrultusunda kural olarak bireysel başvuruya konu davadaki

olayların kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması,

yargılama sırasında delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi ile

kişisel bir uyuşmazlığa derece mahkemeleri tarafından getirilen çözümün esas

yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesinde değerlendirmeye tabi

tutulamaz. Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükler ihlal edilmediği sürece ve

derece mahkemelerinin kararları açık bir keyfîlik

içermedikçe kararlardaki maddi ve hukuki hatalar bireysel başvuru incelemesinde

ele alınamaz. Bu çerçevede derece mahkemelerinin delilleri değerlendirmesinde

ve hukuk kuralını yorumlamasında bariz takdir hatası bulunmadıkça Anayasa

Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu olamaz (Kenan Özteriş,

B. No: 2012/989, 19/12/2013, § 48). Somut başvuruda da Anayasa Mahkemesinin

görevi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması konusunda derece

mahkemelerinin takdir ve değerlendirmelerini denetlemek olmayıp usule ilişkin

uygulamanın, başvurucunun mahkemeye erişim hakkını Anayasa'ya ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) aykırı olarak kısıtlayıp kısıtlamadığını

denetlemektir (Mehmet Salih Demir,

§ 37).

23. Bir kanuni düzenlemenin bireylerin davranışını

düzenleyebileceği kadar kesinlik içermesi, kişinin gerektiği takdirde hukuki

yardım almak suretiyle bu kanunun düzenlediği alanda belli bir eylem nedeniyle

ortaya çıkacak sonuçları makul bir düzeyde öngörebilmesi gerekmektedir.

Öngörülebilirliğin mutlak ölçüde olması gerekmez. Kanunun açıklığı arzu edilir

bir durum olmakla birlikte bazen aşırı bir katılığı da beraberinde getirebilir.

Oysa hukukun ortaya çıkan değişikliklere uyarlanabilmesi gerekmektedir. Birçok

kanun, işin doğası gereği yorumlanması ve uygulanması pratik gerçekliğe bağlı

olan yoruma açık formüller içermektedir (Kamil Koç, § 71).

24. Somut olayda başvurucunun ikramiye ödenmesi istemiyle

usulüne uygun bir idari başvuruda bulunmadan ikramiyenin tespiti ve ödenmesi

için açtığı davanın, 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca idari dava olarak

incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedilmesinden kaynaklı bir ihlal

iddiası söz konusudur.

25. İlgili hukuk başlığı altında alıntısı anayasal ve yasal

düzenlemelerden de anlaşıldığı üzere idari yargı kolunda açılacak davalar

sınırlı sayıdadır. İdare mahkemesine, idari sözleşmelerden kaynaklanan

uyuşmazlıklar hariçancak bir işlemin iptali için ya

da idarenin işlemi, eylemi nedeniyle uğranılan zarar için dava açılması

mümkündür. Yine anılan normlar uyarınca idare mahkemelerinin idari işlem ya da

eylem niteliğinde karar vermesi mümkün değildir.

26. Uyuşmazlığa konu süreçte Derece Mahkemesi, ikramiye ödenmesi

talebine ilişkin olarak 2577 sayılı Kanun bağlamında davaya konu olabilecek

nitelikte bir idari işlem tesis edilmesi amacıyla idari başvuru yapılmadığını

tespit etmiştir. Mahkeme, dava dilekçesinde idari işlem tesisi niteliğinde

ikramiyenin tespiti istemine yer verilerek idari yargı kolunda öngörülmeyen bir

istemde bulunulduğunu vurgulamış ve davanın incelenmeksizin reddi gerektiği

sonucuna ulaşmıştır.

27. Derece Mahkemesince hukuki belirlilik ve hukuk güvenliği

ilkelerine uygun olarak yapılan bu değerlendirme ve ulaşılan sonuç, mahkemeye

erişim hakkına ölçüsüz bir müdahale içerecek nitelikte aşırı şekilci

yaklaşımdan kaynaklanmadığı gibi belirtilen kanun hükümlerine önceden

öngörülmeyecek şekilde olağanın dışında bir anlam vermek suretiyle sonuca

ulaşıldığına dair bir uygulama olarak da değerlendirilmemiştir.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir..

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

29. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

30. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

31. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198,

7/11/2013, §§ 45, 47).

32. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

33. Anılan ilkeler, Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar ve somut başvuruya konu yargılama sürecinin niteliği dikkate

alındığında yaklaşık 5 yıl 7 aylık yargılama süresinin makul olmadığısonucuna varmak gerekir.

34. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine kar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…”

36. Başvurucu, 10.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

37. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

38. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığındabaşvurucuya istemiyle bağlı kalınarak net 5.000

TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

39. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucu maddi zarar ile makul sürede

yargılanma hakkının ihlali arasındaki illiyet bağı konusunda herhangi bir belge

sunmamış olduğundan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

40. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 5.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Ankara 15. İdare Mahkemesine

(E.2009/1173, K.2009/1344) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

20/7/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Recai AKYEL

Raportör

:

Volkan

ÇAKMAK

Başvurucu

:

Sadettin

KESKİN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/11170, 20 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Mahkemeye Erişim
  10. B. Makul Sürede
  11. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  12. D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA
  13. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. F. Kararın bir örneğinin Ankara 15. İdare Mahkemesine
  15. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Yıldırım
  17. Kömürcü
  18. Akıncı
  19. Çakmak
  20. Keskin
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/11170
Tarih
20 Temmuz 2017

İlgili Kararlar

  • Osman Sevinç ve Antıranik Marancıoğlu Başvurusu (B. No: 2014/12075)
  • İlter Kuşoğlu Başvurusu (B. No: 2014/2544)
  • Elif Erden Başvurusu (B. No: 2014/7325)
  • Reşit Orak Başvurusu (B. No: 2014/13609)
  • Mehmet Şentürk Başvurusu (B. No: 2014/13478)
  • Fikret Aydoğdu Başvurusu (B. No: 2014/18814)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.