İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Adnan Yıldız Başvurusu (B. No: 2014/1247)

1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi

Başvuru No2014/1247Tarih22 Haziran 2017Okuma11 dk · 2.176 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Adnan Yıldız Başvurusu

Karar tarihi
22 Haziran 2017
Başvuru Numarası
2014/1247
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.176 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamayı yürüten mahkemenin Yargıtay bozma

ilamına aykırı şekilde kararlar vermesi ve yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 29/1/2014 tarihinde

yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen

bir soruşturma kapsamında 29/6/2004 tarihinde

gözaltına alınmış ve 1/7/2004 tarihinde tutuklanmıştır.

9. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 28/10/2004

tarihli iddianamesi ile bir kısım suçtan cezalandırılması istemiyle aynı yer

Ağır Ceza Mahkemesine başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır.

10. Dava, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile

görevli) E.2004/384 sayılı dosyası üzerinden ve başvurucu yönünden tutuklu

olarak sürdürülmüştür.

11. Yargılama aşamasında Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin ve

Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin bazı dosyaları, başvurucunun yargılandığı

İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2004/384 sayılı dosyası ile

birleştirilmiştir. Dava, çıkar amaçlı suç örgütü kurup üye olma, teşekkül

hâlinde esrar ticareti yapma, yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,

teşekkül hâlinde silahticareti yapma, şartlı tehdit,

hırsızlık ve ruhsatsız av tüfeği bulundurma suçları temelinde görülmüştür.

Davada yargılanan sanık sayısı dokuz olup ayrıca on beş de mağdur/müşteki

bulunmaktadır.

12. Başvurucu, yargılandığı davada 16/2/2010

tarihinde tahliye edilmiştir.

13. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/5/2010

tarihli sayılı kararı ile teşekkül hâlinde esrar ticareti yapma ve teşekkül

hâlinde silah ticareti yapma atılı suçlarından başvurucunun beraatine,

nitelikli yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ise

mahkûmiyetine karar verilmiştir.

14. Anılan karar, sanıkların yanı sıra Cumhuriyet savcısı

tarafından da temyiz edilmiş; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20/6/2012

tarihli ilamı ile usule ilişkin birtakım hükme riayet edilmediği gerekçesiyle

bozulmuştur.

15. Bozma ilamı sonrası E.2012/165 sayılı dosya üzerinden devam

olunan yargılamada İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/4/2013 tarihli kararı ile

başvurucunun müşteki E.K.ye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 2 yıl 8

ay 15 gün hapis, müşteki E.K.ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

suçundan 3 yıl 4 ay hapis, müşteki Ş.A.S.ye yönelik nitelikli yağma suçundan 10

yıl 10 ay hapis, müşteki Ş.A.S.ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan

3 yıl 4 ay hapis, müşteki M.S.ye yönelik nitelikli

yağma suçundan 10 yıl 10 ay hapis, müşteki M.S.ye yönelik kişiyi hürriyetinden

yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis, müşteki M.A.ya

yönelik nitelikli yağma suçundan 10 yıl 10 ay hapis, müşteki M.A.ya yönelikkişiyi

hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis, müşteki Ö.S.ye yönelikkişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4

ay hapis cezalarıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

16. Mahkeme hükümle birlikte

"verilen cezaların süresi ve mahiyeti dikkate alınarak kaçma şüphesi

oluştuğu" gerekçesiyle tutuklanmak üzere başvurucu hakkında

yakalama emri çıkarılmasına karar vermiştir.

17. Başvurucu, yakalama emri doğrultusunda Saruhanlı Sulh Ceza

Mahkemesinin 4/9/2013 tarihli kararı ile

tutuklanmıştır.

18. Başvurucu 29/1/2014 tarihinde

bireysel başvuruda bulunmuştur.

19. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/4/2013

tarihli mahkûmiyet kararı başvurucu tarafından temyiz edilmiştir.

20. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 6/4/2014 tarihli ilamı ile

başvurucu hakkında müştekiler Ş.A.S., M.S. ve M.A.ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

suçlarından verilen (toplam 9 yıl 12 ay hapis cezasına ilişkin) mahkûmiyet

hükümlerinin onanmasına; diğer mahkûmiyet hükümlerinin ise bozulmasına karar

verilmiştir.

21. Başvurucu, kesinleşen 9 yıl 12 aylık hapis cezası yönünden

Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 26/1/2015 tarihli

kararı ile (gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreler mahsup edilerek)

11/7/2014 tarihi itibarıyla koşullu olarak salıverilmiştir. Kararda,

başvurucunun anılan mahkûmiyeti kapsamında hak ettiği tahliye tarihinin 2/7/2020 olduğu belirtilmiştir.

22. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı

Kanun'un 1. maddesi ile CMK mülga 250. maddeyle görevlendirilen ağır ceza

mahkemelerinin kaldırılması üzerine dosya, Yargıtay bozma ilamı sonrası İzmir

1. Ağır Ceza Mahkemesine E.2014/261 sayısı ile devredilmiştir.

23. İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/7/2014

tarihli kararı ile davaya bakma hususunda Manisa ağır ceza mahkemelerinin

yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir. Aynı kararda

başvurucunun -Yargıtay bozma ilamına konu suçlardan- tahliyesi yönünde de

Mahkemece hüküm tesis edilmiştir.

24. Manisa 2. Ağır Ceza Ceza

Mahkemesinin E.2014/241 sayılı dosyası üzerinden devam olunan yargılama,

bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

25. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat

istemi" kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

26. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"(1) Karar veya hükümlerin

kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya

hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde

bulunulabilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

27. Mahkemenin 22/6/2017 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

28. Başvurucu; altı yıldır devam eden tutukluluğun uzun

olduğunu, bu şekilde hak ihlaline maruz kaldığını belirterek tahliyesine karar

verilmesi ile birlikte tazminat talep etmiştir.

2. Değerlendirme

29. Başvurucu, bireysel başvuru formu ve eklerinde hangi temel

hak ve özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin bir açıklamada bulunmamıştır.

Anayasa Mahkemesi, olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu itibarla başvurucunun tutukluluğun

makul süreyi aştığına yönelik şikâyetinin Anayasa'nın 19. maddesinde güvence

altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un6216

sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, 23/9/2012

tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel

başvuruları inceler."

31. Anılan hüküm gereğince Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından

yetkisi 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai

işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel başvurularla sınırlıdır. Kamu

düzenine ilişkin bu düzenleme karşısında anılan tarihten önce kesinleşmiş nihai

işlem ve kararları da içerecek şekilde yetki kapsamının genişletilmesi mümkün

değildir (G.S., B.

No: 2012/832, 12/2/2013, § 14).

32. Somut olayda 29/6/2004 tarihinde

gözaltına alınıp 1/7/2004 tarihinde tutuklanan başvurucu, yargılandığı davada 16/2/2010

tarihinde tahliye edilmiştir. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi 19/4/2013

tarihinde, başvurucunun birçok suçtan mahkûmiyetine vetutuklanmak

üzere hakkında yakalama emri çıkarılmasına karar vermiştir. Anılan karar

uyarınca başvurucu 4/9/2013 tarihinde yeniden

tutuklanmıştır. Başvurucu hakkında bir kısım suçtan verilen toplam 9 yıl 12 ay

hapis cezası, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 6/4/2014

tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiş; başvurucu bu cezaya ilişkin olarak

11/7/2014 koşullu olarak salıverilmiştir. Öte yandan Yargıtay bozma ilamına

konu suçlar yönünden de 11/7/2014 tarihinde

başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir.

33. Buna göre başvurucunun bir suç isnadına bağlı olarak

tutulması, yargılandığı davada verilen tahliye kararı ile 16/2/2010

tarihinde sona ermiştir. Başvurucunun 19/4/2013

tarihli mahkûmiyet hükmü ile birlikte verilen karar uyarınca 4/9/2013 tarihinde

yeniden hürriyetinden yoksun bırakılması "mahkûmiyet sonrası tutma"

niteliğindedir. Başvurucunun mahkûmiyeti kapsamında salıverildiği 11/7/2014 tarihi itibarıyla Yargıtay bozma ilamına konu

suçlar yönünden de tahliyesine karar verilmiş olduğundan bu tarihten

(16/2/2010) sonra bir suç isnadına bağlı olarak hürriyetinden yoksun

bırakılması söz konusu olmamıştır.

34. Açıklanan nedenlerle başvurucunun bir suç isnadına bağlı

olarak özgürlüğünden yoksun bırakılması, Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından

yetkisinin başladığı 23/9/2012 tarihinden önce sona

ermiştir. Bu sebeple başvurunun bu kısmının zaman

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Yargılamanın Adil

Olarak Yapılmadığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun

İddiaları

35. Başvurucu; yargılandığı davada silahlı yağma suçundan

beraatına karar verildiği hâlde Yargıtay bozma ilamı sonrasında bu suçtan

mahkûmiyet hükmü tesis edildiğini, bozma ilamının usule ilişkin olmasına rağmen

İlk Derece Mahkemesinin aksi yönde hüküm tesis ettiğini, mahkemeye dahi gelmeyen

bir kişinin ithamıyla mağdur edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

36. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

37. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel

başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

38. Yukarıda belirilen Anayasa ve

Kanun hükümleri gereğince Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen

hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği

gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle

olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt,

B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

39. Somut olayda yargılandığı davada Mahkemece yapılan işlemler

veya verilen kararlar dolayısıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkinbaşvurucunun iddiası, Yargıtay bozma ilamına konu

"yağma" suçlarına ilişkindir. Bu bağlamda yağma suçları yönünden

dava, bireysel başvurunun yapıldığı tarih itibarıyla temyiz aşamasında;

bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla da temyiz incelemesinde bozma

kararı verilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinde derdesttir. Başvurucunun

anılan şikâyetlerini derece mahkemelerinde devam eden yargılamada ve sonrasında

temyiz aşamasında ileri sürebilme ve ileri sürmüş ise bu şikâyetlerin bu

aşamalarda incelenme imkânı bulunmaktadır. Bu çerçevede derece mahkemelerinin

yargılama ve temyiz süreçleri beklenmeden yargılama sürecindeki adil yargılanma

hakkı ihlaline ilişkin şikâyetlerin başvurucu tarafından bireysel başvuruya

konu edildiği görülmüştür.

40. Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemeleri ve temyiz

mercileri önünde usulüne uygun olarak devam eden başvuru yolları tüketilmeden

temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasının bireysel başvuru konusu

yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Yargılamanın Makul

Sürede Sonuçlandırılmadığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun

İddiaları

41. Başvurucu, yargılandığı davanın on yıldır karara

bağlanmadığını ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

42. Başvurucu, bireysel başvuru formu ve eklerinde hangi temel

hak ve özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin bir açıklamada bulunmamıştır.

Anayasa Mahkemesi, olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (bkz.

§ 29). Bu itibarla başvurucunun bu bölümdeki şikâyetlerinin Anayasa'nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi

gerekir.

i. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

43. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

başvurunun bu kısmının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

ii. Esas Yönünden

44. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı gibi

birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak suç

isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden davalar

yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E.,

B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

45. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29).

46. Somut olayda, davada yer alan kişi sayısı, davada birçok

eylemin/olayın suçlamalara konu edilmiş olması, davada birleştirme kararları

verilmesi olguları (bkz. §§ 11, 15) başvuruya konu yargılamanın kısmen karmaşık

nitelikte olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte başvurucu hakkındaki

yargılama süresinin önemli bir bölümünün tutuklu olarak sürdürüldüğü dikkate

alındığında ve davaya bütün olarak bakıldığında yaklaşık 13 yıldır devam eden

yargılamanın süresinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna

varılmıştır.

47. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

48. 6216 sayılı Kanun'un "Kararlar"

kenar başlıklı 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

49. Başvurucu, miktar ve nitelik belirtmeksizin tazminat talep

etmiştir.

50. Başvuruda Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

51. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle yalnızca

ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya

net 13.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

52. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın zaman bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yargılamaya ilişkin iddiaların başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

3. Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 13.500 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına

başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması

hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için

yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2014/241)

GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 22/6/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör : Aydın ŞİMŞEK Başvurucu : Adnan YILDIZ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/1247, 22 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kişi Hürriyeti ve
  9. B. Adil Yargılanma
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA
  12. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye Bakanlığına
  13. Necipoğlu
  14. Hakyemez
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/1247
Tarih
22 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Mehmet Çelebi Çalan Başvurusu (B. No: 2014/5674)
  • Emine Gönül Gökdoğan Başvurusu (B. No: 2014/11135)
  • Ahmet Tuncar Başvurusu (B. No: 2014/11149)
  • Göktaş Yassı Madde Mamülleri San. Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/11214)
  • Hüseyin Karakaş Başvurusu (B. No: 2014/10817)
  • Nizamettin Karaalanlı Başvurusu (B. No: 2014/13657)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.