İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ahmet Fetullahoğlu Başvurusu (B. No: 2014/19484)

1. Başvuru, ceza davasında soyut delillere dayanılarak karar

Başvuru No2014/19484Tarih20 Nisan 2017Okuma10 dk · 1.934 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ahmet Fetullahoğlu Başvurusu

Karar tarihi
20 Nisan 2017
Başvuru Numarası
2014/19484
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.934 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza davasında soyut delillere dayanılarak karar

verilmesi, yargılama temyiz aşamasında iken özel yetkili mahkemelerin

kaldırılması üzerine hukuka aykırı olarak onanması ve yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmaması nedenleriyle eşitlik ilkesinin ve adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 8/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, uyuşturucu madde ithal etme suçunu işlediği

iddiasıyla 16/6/2009 tarihinde gözaltına alınmış; 19/6/2009 tarihinde tutuklanmıştır.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK 250. madde ile görevli) 16/12/2009

tarihli iddianamesi ile başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. (Kapatılan)

Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 8/4/2013 tarihli

kararı ile başvurucunun hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Kararın ilgili kısımları şöyledir:

"Soruşturma

kapsamında teknik takip devam ederken 15/6/2009 tarihinde saat 08.00

sıralarında Adana Emniyet Müdürlüğüne yapılan telefon ihbarında, sanıkA.G.'nin şoförlüğünü yaptığı Tır (çekici/dorse)

aracı ile Ağrı Gürbulak sınır kapısından giriş yaptığı, araçta uyuşturucu madde

yüklü olduğu, uyuşturucunun sahibinin Mersin ilinde bulunan A. isimli şahıs

olduğu, bu şahsın da uyuşturucu maddeyi Hollanda ülkesine göndereceklerinin

belirtildiği, aynı gün Gaziantep-Adana Otobanı Adana giriş ve çıkışlarında

gerekli tertibat alınarak çalışmalara başlanıldığı, saat 19.00 sıralarında

sürücülüğünü sanık A.G.’nin yaptığı tır aracının

Otoban yolu mola tesislerine girmesi üzerine tır aracında kontrol yapıldığı,

sanık A.nın yanında yedek şoför olarak sanık H.Y.nin bulunduğu, sürücü beyanında tır aracının yasal

yükünün 920 çuval içerisinde 23000 kilo kuru fasulye olduğu, Kırgızistan

Ülkesinden geldiğinin, dorsede usulünce yapılan

aramada kuru fasulyenin plastik dokuma çuvallar içerisinde bulunduğu, yasal

yükler arasında; yine ayrı plastik dokuma çuvallar içerisinde koli bandı ile

bandajlanmış üzerine yeşil renkli izole bant çekilmiş 500 gramlık paketlerde

400 paket, koli bandı ile bandajlanmış üzerine kırmızı renkli izole bant

çekilmiş 500 gramlık paketlerde 120 paket, Koli

bandı ile bandajlanmış üzerine kırmızı renkli izole bant çekilmiş 500 gramlık

paketlerde 200 paket,- Mavi karbon

kağıdı ve koli bandı ile bandajlanmış üzerine siyah renkli izole bant çekilmiş

500 gramlık paketlerde 94 paket,- Koli

bandı ile bandajlanmış üzerine siyah renkli izole bant çekilmiş 1000 gramlık

paketlerde 57 pakette olmak üzere toplam 871 pakette daralı

ağırlığı 480 kilo eroin maddesi elde edildiği,

Adana Kriminal Polis Labaratuvarı

Müdürlüğünün ekspertiz raporunda sanıklardan elde edilen871 pakettoplam

net ağırlığı 463598 gram gelen krem renkli toz - katı maddelerin, uyuşturucu

maddelerden eroin içerdiği ve eroin

miktarının %65 oranında olmak üzere 301338,7 gram olduğunun belirtildiği.

...

İ.H.Ş.nin 12/6/2009 günü Gürbulak sınır kapısından İran’a geçtiği, burada

uyuşturucu temin ve depolama işini yapan A.K.ile

irtibat kurduğu ve muhtemelen 13/6/2009 günü akşam saatlerinde uyuşturucu

maddeyi teslim aldığı, A.K.nin M.E.yi

13/6/2009 akşamı saat 22:00 sıralarında arayarak İ.H.Ş.ye İran’da uyuşturucuyu

teslim ettiğini söylediği (TAPE:277 ), A.G.nin,

İ.H.Ş. ile 13/6/2009 günü İran’da bir araya geldiği ve İ.H.Ş.nin

İranlı A.K.’den teslim aldığı farklı gruplardan temin

edilen yaklaşık 465 kilo uyuşturucu maddeyi TIR aracının yasal yükünün arasına yerleştirdikleri,

Bu görüşmenin akabinde M.E.nin

Ahmet FETULLAHOĞLU’na KURT kod adlı İ.H.Ş.nin İran’da A.K.‘den eroin

maddesini teslim aldığını ve sevkiyatın gerçekleştiğini söylediği (TAPE 279),

14/6/2009 günü saat 00:32 sıralarında İ.H.Ş.nin Ağrı

Gürbulak sınır kapısından yaya olarak giriş yaptığı, çıkış yaparken sınır

kapısına bıraktığı anlaşılan otomobilini alarak Mersin iline geçtiği ve burada

buluştuğu sanık K.D. ile sevkiyatın ayrıntılarını konuştukları, K.D.nin 15/6/2009 günü uçakla İstanbul'a gittiği,

Yukarıda belirtilen tespitler ve tüm dosya

kapsamı nazara alındığında ;Sanıklar F.S., A.İ.E., A.A., K.D., İ.H.Ş., M.E.,

Ahmet FETULLAHOĞLU, A.G., A.O., Ş.A., ve F.E.nin

fikir ve işbirliği içerisinde, İran ülkesinden 500 kg civarında eroin cinsi

uyuşturucu madde ithal edip, bunu avrupa ülkelerine

ihraç etme konusunda fikir ve işbirliğinde anlaştıkları, anlaşmaya göre,

uyuşturucunun İran ülkesinden Türkiye'ye kadar naklinde sanık A.ya ait uluslararası nakliyat şirketinin kamyon ve

şoförlerinin kullanılacağı,

..

Sanıklar Ahmet FETULLAHOĞLU, F.S. ve A.O.nun uyuşturucunu temin ve ithal işinin işleyişini idare

ettikleri, satış için bağlantıları ayarladıkları, uyuşturucunun İran ülkesinden

temini içini sanıklar A.İ.E., A.A., F.E., İ.H.Ş., K.D. ve M.E. diğer sanık Ş.A.yı da kullanarak İran'dan uyuşturucu teminine

koyuldukları ,sanık A.A.'nın firmasına ait tır

(çekici/dorse) aracının ve aracın şoförü sanık A.G.'nin nakliye işine tahsis edildiği, Sanıklar Ahmet

FETULLAHOĞLU ve A.O.nun diğer sanıklarla zaman zaman

görüştükleri gibi, sık sık irtibat ve talimat için sanıklar F.S. ve K.D.'yi aracı olarak kullandıkları... Bu şekilde; Sanıklar A.O.,

Ahmet FETULLAHOĞLU, A.G., A.İ.E., A.A., F.S., F.E., İ.H.Ş.,, K.D., M.E. ve Ş.A.nın fikir ve eylem birliği içinde yurda eroin cinsi

uyuşturucu madde sokma (ithal) ve nakletme suçunu işledikleri, kanaatine

varılarak sanıkların aşağıdaki şekilde cezalandırılmaları yoluna

gidilmiştir."

9. Temyiz üzerine hüküm, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/11/2014

tarihli kararıyla başvurucu yönünden onanmıştır.

10. Başvurucu, 27/11/2014 tarihli dilekçe ile onama kararına

karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına itiraz yoluna gidilmesi istemiyle

başvuruda bulunmuş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/4/2015 tarihli

kararıyla başvurucunun talebi reddedilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

11. Mahkemenin 20/4/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

12. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

13. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

14. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

ise suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden

davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili

kararını verdiği tarih esas alınır (B.E.,

B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

15. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır

(B.E., § 29).

16. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda, yargılamanın konusunun

uluslararası boyutta ve örgüt faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilen

uyuşturucu ticaretine ilişkin olması nedeniyle karmaşık nitelikte kabul

edilebileceği, davada yirmiden fazla sanığın yargılandığı,(kapatılan) Adana 7.

Ağır Ceza Mahkemesinde (CMK 250. madde ile görevli) yirmi duruşma yapıldığı,

duruşmaların yaklaşık iki ay ara ile gerçekleştirildiği hususları

değerlendirildiğinde beş yıl beş aylık yargılama süresinin makul olduğu sonucuna

varmak gerekir.

17. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmediğine karar

verilmesi gerekir.

B. Kanuni Hâkim

Güvencesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

18. Başvurucu; özel yetkili mahkemede yargılandığını, temyiz

incelemesi sürecinde özel yetkili mahkemelerin kaldırıldığını, kararın

bozulması gerekirken hukuka aykırı olarak onandığını belirterek kanun önünde

eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi,

olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp olay ve

olguların hukuki nitelendirmesini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Başvurucu, her ne kadar özel yetkili mahkemelerin kapatılması nedeniyle

dava dosyasının Yargıtay tarafından incelenmeye devam edilmesinin Anayasa’nın

10. maddesinde düzenlenen kanun önünde eşitlik ilkesini ihlal ettiğini ileri

sürmekte ise de başvurucunun şikâyetinin özünü kanunen tabi olduğu mahkemeden

başka bir mahkemede yargılandığı hususunun oluşturduğu anlaşıldığından

belirtilen iddia, Anayasa'nın 37. maddesinde güvence altına alınan kanuni hâkim

güvencesi kapsamında incelenmiştir.

19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun ihlal iddialarını

kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu, B.

No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

20. Hukuk devletinde kanuni hâkim, tabii hâkim olarak

anlaşılmalıdır. Tabii hâkim kavramı ise dar anlamda suçun işlenmesinden veya

çekişmenin doğmasından önce davayı görecek yargı yerini yasanın belirlemesi

şeklinde tanımlanmaktadır. Başka bir anlatımla tabii hâkim ilkesi, yargılama

makamlarının suçun işlenmesinden veya çekişmenin meydana gelmesinden sonra

kurulmasına veya hâkimlerin atanmasına engel oluşturur; sanığa veya davanın

yanlarına göre hâkim atanmasına olanak vermez (AYM. E.1990/13, K.1990/30,

20/11/1990).

21. Kanuni hâkim güvencesi ilkesi, olayın niteliğine göre

yargılamanın hangi mahkemede yapılacağının önceden belirlenmiş olması

ilkesidir. Yargılama, tabii hâkim dışında başka bir hâkim tarafından yapılamaz

(Muhammet Kaplan, B. No:

2013/1586, 18/9/2013, § 31).

22. Başvurucunun sözünü ettiği özel yetkili mahkemelerin

görevlerinin genel mahkemelere devredilmesi ve anılan mahkemelerin değişiklikle

genel mahkeme sıfatı kazanması, kanun koyucunun usule ilişkin bir tasarrufudur.

Usul kuralları derhâl uygulanır ve geriye yürümez. Ayrıca usule ilişkin

kurallardaki değişiklikler, maddi ceza hukukuna ilişkin hükümlerde lehe

değerlendirme zorunluluğu da doğurmaz.

23. 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un geçici 1.

maddesinde, özel yetkili mahkemeler tarafından henüz karar verilmemiş olan

dosyaların genel ağır ceza mahkemelerine gönderilmesi; karar verilmiş olup da

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ya da Yargıtay dairelerinde bulunan dosyaların

ise Yargıtay tarafından incelenmeye devam edilmesi düzenlenmiştir.

24. Somut olayda başvurucunun, özel yetkili mahkeme tarafından

yargılanması ve aleyhinde hüküm kurulması sırasında yürürlükte olan maddi ceza

hukukuna ilişkin hükümler esas alınmış ve başvurucu hakkında mahkûmiyet hükmü

kurulmuştur. Ne var ki yargılama safahatı bittikten sonra usule ilişkin olarak

söz konusu mahkemelerin yetkisi sonlandırılmıştır. Sadece bu durum nedeniyle

söz konusu mahkemeler tarafından verilen kararların adil olmadığı sonucuna

ulaşılması mümkün değildir. Kaldı ki değişiklikle birlikte anılan mahkemelerin

başvurucuya isnat olunan ve yargılamaya konu edilen bazı suçlara ilişkin olarak

yargılama yapma yetkisi ve görevi sonlandırılmamış olup değişiklikten sonra da

aynı suçlara ilişkin olarak yargılama yapmaya devam edecekleri, sadece bu

yargılamaların özel yetki ile yapılabileceği hususunun değiştirildiği, başka

bir deyişle söz konusu mahkemelerin sadece bazı suçlarla ilgili olarak verilmiş

yargılama yetkilerinin kaldırıldığı, sonuç olarak bu mahkemeler bakımından da

genel yetkileri çerçevesinde bütün suçlar yanında özel yetkiye konu edilen

suçlara ilişkin olarak yargılama yapma yetkisinin devam ettiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda başvurucunun kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne

çıkarılmadığı ve uyuşmazlığın esasını çözecek olan mahkemenin ihtilafın

doğmasından sonra kurulan bir mahkeme olmayıp görev ve yetkileri daha önceden

kanunla belirlenmiş bir mahkeme olduğu dikkate alındığında başvurucunun genel

mahkemeler yerine özel yetkili mahkemede yargılanması gerektiği iddiasının

makul ve kabul edilebilir olmadığı, dolayısıyla bu iddia yönünden açık ve

görünür bir ihlalin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

25. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

26. Başvurucu, yargılandığı ceza davasında etkin pişmanlık

hükümlerinden faydalanmak isteyen bir sanığın ifadelerinin esas alındığını ve

soyut delillere dayanılarak karar verildiğini belirterek adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

27. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz

takdir hatası veya açık keyfîlik içeren tespit ve

sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

28. Bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale

iddiası içermeyen, yargılama sonucunda verilen kararın hukuka aykırı olduğuna

ilişkin somut başvuru, yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu

şikâyeti niteliğindedir.

29. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Kanuni hâkim güvencesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Diğer ihlal iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

20/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

Gökçe

GÜLTEKİN

Başvurucu

:

Ahmet

FETULLAHOĞLU

Vekili

:

Av. Mübeccel

PINARLIDAĞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/19484, 20 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Makul Sürede
  8. B. Kanuni Hâkim
  9. C. Diğer İhlal İddiaları
  10. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Yıldırım
  12. Özgüldür
  13. Topal
  14. M. Emin KUZ
  15. Gültekin
  16. Fetullahoğlu
  17. Pınarlıdağ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/19484
Tarih
20 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Aytaç Cebesoy Başvurusu (B. No: 2014/19491)
  • Abdulkadir Karadeniz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/7724)
  • Abdulkerim Kavak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/12431)
  • Öykü Özen Başvurusu (B. No: 2014/12737)
  • Özlem Yavuz Başvurusu (B. No: 2014/11044)
  • Mustafa Demirok ve Hatice Demirok Başvurusu (B. No: 2014/4802)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.