İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Alekseı Alekseev Başvurusu (B. No: 2016/13290)

1. Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski

Başvuru No2016/13290Tarih5 Aralık 2017Okuma16 dk · 3.204 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Alekseı Alekseev Başvurusu

Karar tarihi
5 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2016/13290
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.204 kelime·16 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski

bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele

yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 22/7/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

(İçtüzük) 73. maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

4. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca tedbir talebinin Bölüm

tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden İçtüzük'ün

73. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

5. Bölüm tarafından 22/7/2016 tarihinde İçtüzük'ün

73. maddesi uyarınca sınır dışı işleminin durdurulmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır.

8. Bölüm tarafından 3/3/2017 tarihinde 22/7/2016 tarihli kararla

uygulanan tedbirin sonlandırılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili

kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir:

10. Başvurucu 1982 doğumlu olup Rusya Federasyonu vatandaşıdır.

11. Başvurucu 2014 yılında ailesiyle birlikte yasal yollardan

Türkiye'ye giriş yapmıştır.

12. Başvurucu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından

yürütülen bir soruşturma kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma

suçlamasıyla 9/11/2015 tarihinde tutuklanmıştır.

13. Başvurucu hakkında 27/11/2015 tarihinde Antalya 2. Ağır Ceza

Mahkemesinde anılan suçtan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış;

başvurucu hakkındaki tutukluluk kararı savunmasının alınmasının ardından

8/3/2016 tarihinde kaldırılmıştır. Dosya kapsamındaki bilgilere göre yargılama

henüz sonuçlanmamıştır.

14. Antalya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 10/3/2016

tarihli kararıyla, başvurucunun terör örgütü üyesi olduğu ve kamu güvenliği

bakımından tehlike oluşturduğu gerekçesiyle idari gözetim altına alınmasına ve

sınır dışı edilmesine karar verilmiştir.

15. Başvurucu tarafından anılan kararın iptali için Antalya 1.

İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açılmıştır.

16. Başvurucu dava dilekçesinde özetle Rus etnik kökenli

olduğunu, Ortodoks Hristiyan dini mensubuyken İslam dinini kabul ettiğini, bu

nedenle ülkesinde haksız yere cezalandırıldığını ve cezasının infaz edildiğini

ifade etmiştir.

17. Başvurucu dilekçesinde Rusya Federasyonu'nun Tümen

Bölgesi'nde baskı yaptığı Rus kökenli Müslümanları korumak amacıyla kendisinin

dernek kurduğunu, çeşitli faaliyetlerde bulunduğunu, neticesinde siyasi ve dinî

baskılar artınca Türkiye'ye sığınmak zorunda kaldığını dile getirmiştir.

18. Başvurucu dilekçesinde ayrıca ülkesine geri gönderilmesi

hâlinde işkence ve kötü muameleye maruz kalabileceğini, iddialarına ilişkin

bilgi ve belgeleri daha sonra İdare Mahkemesine sunacağını belirtmiştir.

19. Bunlara ek olarak başvurucunun Türkiye'de tutuklanmasının

Rus basınında haber konusu edildiğine ilişkin haber metinlerine de başvuru

formu ekinde yer verilmiştir.

20. İdare Mahkemesinin 21/6/2016 tarihli kararıyla davanın

reddine karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"Olayda,

hakkında IŞİD/DAEŞ Terör Örgütü Üyesi Olmak suçundan dolayı yürütülen bir

kovuşturma bulunan ve A-26

(Mahkeme-Yasa dışı örgüt faaliyetleri) ile kamu güvenliğini ciddi şekilde

tehlikeye sokacağı değerlendirilen yabancılar hakkındaki G-87 (Genel

güvenlik-Süresiz giriş yasağı) tahdit kodları uygulanan davacının, sınır dışı

edilebilmesi için ülkemizde suç işlemesi ya da suça karışması zorunluluğu da

aranmadan, kamu düzenini ya da güvenliğini tehlikeye sokacağı hususunda

emarenin bulunması karşısında, kamu güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye

sokacağı değerlendirilen davacının sınır dışı edilmesine ilişkin dava konusu

işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Davacı vekilince, müvekkilinin menşe ülkesi

Rusya'ya sınır dışı edilmesi halinde öldürülmesi, kaybedilmesi, işkence ve kötü

muameleye ya da cezaya maruz kalacağı nedeniyle hakkında6458 sayılı Yasa'nın 4.

ve 55/1. maddeleri uyarınca sınır dışı kararının alınamayacağı öne sürülmekte

ise de, aynı Kanun'un sınır dışı etme kararının nasıl uygulanacağınıgösteren

52. maddesinde, yabancıların sınır

dışı etme kararıyla, menşe ülkesine veya transit gideceği ülkeye ya da üçüncü

bir ülkeye sınır dışı edilebileceğine işaret edilmek suretiyle ilgililere

seçimlik haklar tanınmış bulunması karşısında, davacı vekilinin öne sürdüğü şekildebir ihlalin doğmayacağını belirtmek

gerekmektedir."

21. Bu karar başvurucuya 14/7/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup

22/7/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

22. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından 29/7/2016 tarihinde

sunulan yazıda ise özetle başvurucu hakkında yürütülen ceza soruşturması ile

idari gözetim ve sınır dışı etme kararları hakkında bilgi verilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

23. 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası

Koruma Kanunu’nun "Kapsam"

kenar başlıklı 2. maddesi şöyledir:

" (1) Bu Kanun,

yabancılarla ilgili iş ve işlemleri; sınırlarda, sınır kapılarında ya da

Türkiye içinde yabancıların münferit koruma talepleri üzerine sağlanacak

uluslararası korumayı, ayrılmaya zorlandıkları ülkeye geri dönemeyen ve

kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılara acil olarak sağlanacak geçici

korumayı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve

sorumluluklarını kapsar.

(2) Bu Kanunun uygulanmasında, Türkiye’nin

taraf olduğu milletlerarası anlaşmalar ile özel kanunlardaki hükümler saklıdır."

24. 6458 sayılı Kanun’un "Geri

gönderme yasağı" kenar başlıklı 4. maddesi şöyledir:

"Bu Kanun kapsamındaki

hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi

tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti

veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında

bulunacağı bir yere gönderilemez."

25. 6458 sayılı Kanun’un 29/10/2016 tarihli ve 676 sayılı

Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararname'nin (676 sayılı KHK) 35. maddesiyle değişik “Sınır dışı etme kararı” kenar başlıklı 53.

maddesi şöyledir:

“(1) Sınır dışı etme

kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.

(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında

sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına

tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat

tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu,

itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da

avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş

gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı

etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan

başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş

olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma

süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde ‘54 üncü

maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası

kapsamındakiler hariç’ yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı

edilmez.”

26. 6458 sayılı Kanun’un 676 sayılı KHK’nın 36. maddesiyle

değişik “Sınır dışı etme kararı alınacaklar”

kenar başlıklı 54. maddesi şöyledir:

“(1) Aşağıda sayılan

yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:

a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi

kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler

b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi,

destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya

destekleyicisi olanlar

c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri

için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar

ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan

sağlayanlar

d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu

sağlığı açısından tehdit oluşturanlar

e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden

fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler

f) İkamet izinleri iptal edilenler

g) İkamet izni bulunup da süresinin sona

ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on

günden fazla ihlal edenler

ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler

h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den

yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler

ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı

bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler

i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen,

uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak

değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan,

uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında

verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma

hakkı bulunmayanlar

j) İkamet izni uzatma başvuruları

reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar

k) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından

tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler

(2) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve

(k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru

sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası

koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir. ”

27. 6458 sayılı Kanun'un "Sınır

dışı etme kararı alınmayacaklar" kenar başlıklı 55. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"(1) 54

üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır

dışı etme kararı alınmaz:

a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına,

işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı

konusunda ciddi emare bulunanlar"

28. 22/10/2014 tarihli ve 29153 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici Koruma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Bu Yönetmelik kapsamında hiç kimse,

işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı

veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi

fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir

yere gönderilemez."

B. Uluslararası Hukuk

1. Uluslararası Mevzuat

29. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Yaşam hakkı" kenar başlıklı 2.

maddesi şöyledir:

"1. Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur.

Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece

hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son

verilemez.

2. Ölüm, aşağıdaki durumlardan birinde mutlak

zorunlu olanı aşmayacak bir güç kullanımı sonucunda meydana gelmişse, bu

maddenin ihlaline neden olmuş sayılmaz:

a) Bir kimsenin yasa dışı şiddete karşı

korunmasının sağlanması;

b) Bir kimsenin usulüne uygun olarak

yakalanmasını gerçekleştirme veya usulüne uygun olarak tutulu bulunan bir

kişinin kaçmasını önleme;

c) Bir ayaklanma veya isyanın yasaya uygun

olarak bastırılması"

30. Sözleşme'nin "İşkence

yasağı" kenar başlıklı 3. maddesi şöyledir:

"Hiç kimse işkenceye,

insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz."

31. 28/7/1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna DairSözleşme'nin (Cenevre Sözleşmesi) 33. maddesi şöyledir

(Cenevre Sözleşmesi, 29/8/1961 tarihli ve 359 sayılı Kanun'la onaylanmış;

5/9/1961 tarihli ve 10898 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe girmiştir):

“1. Hiçbir Taraf Devlet, bir mülteciyi, ırkı,

dini, tabiiyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri

dolayısıyla hayatı ya da özgürlüğü tehdit altında olacak ülkelerin sınırlarına,

her ne şekilde olursa olsun geri göndermeyecek veya iade ("refouler") etmeyecektir.

2. Bununla beraber, bulunduğu ülkenin

güvenliği için tehlikeli sayılması yolunda ciddi sebepler bulunan veya

özellikle ciddi bir adi suçtan dolayı kesinleşmiş bir hükümle mahkum olduğu için söz konusu ülkenin halkı açısından bir

tehlike oluşturmaya devam eden bir mülteci, işbu hükümden yararlanmayı talep

edemez.”

2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması

32. Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesinin (AİHM) sınır

dışı kararının uygulanması hâlinde yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal

edileceğine ilişkin şikâyetlerle ilgili ilkesel yaklaşımı özetle şöyledir

(Referans alınan AİHM kararları için bkz. Soering/Birleşik Krallık, B. No: 14038/88, 7/7/1989; Saadi/İtalya [BD], B. No: 37201/06, 28/2/2008; M.S.S./Belçika ve Yunanistan [BD], B. No:

30696/09, 21/1/2011; J.K. ve diğerleri/İsveç

[BD], B. No: 59166/12, 23/8/2016; Ghorbanov ve

diğerleri/Türkiye, B. No: 28127/09, 3/12/2013; Mamatkulov ve Aksarov/Türkiye [BD],

B. No: 46827/99, 4/2/2005; Babajanov/Türkiye, B. No: 49867/08, 10/5/2016):

AİHM'e göre yabancıların ülkeye girişleri, ülkede ikamet edişleri ve ülkeden

çıkarılmalarına ilişkin konular doğrudan o ülkenin ulusal egemenlik yetkisine

ilişkin olup Sözleşme'nin 6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır. Bir

başka deyişle bu tür konularda alınan kararların medeni hak ve yükümlülüklerle

ilgisi bulunmamaktadır.

Bununla birlikte bir yabancının sınır dışı

edilmesi hâlinde işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair ciddi emareler

bulunması durumunda taraf devletin Sözleşme kapsamında sorumluluğu ortaya

çıkmaktadır. Sözleşme, işkence ve kötü muameleye maruz kalma riski bulunan

ülkeye sınır dışı etmeme yükümlülüğünü içermektedir.

AİHM, Sözleşme'nin 2. (yaşam hakkı) ve 3.

maddelerinin (işkence ve kötü muamele yasağı) birlikte ihlal edildiğine ilişkin

şikâyetlerde kural olarak işkence ve kötü muamelenin mutlak şekilde

yasaklandığı gerçeğinden hareketle başvuruları 3. maddeyle sınırlı olarak

incelemektedir. Bu kural geri gönderilen ülkede idam cezası uygulanacağı gibi

doğrudan yaşam hakkının konusunu oluşturan şikâyetler bakımından geçerli

değildir.

AİHM, işkence ve kötü muamele riski bulunan

ülkeye sınır dışı etmeme yükümlülüğünün kamu düzeni veya kamu güvenliği

bakımından risk oluşturanlar bakımından da geçerli olduğununun

ve hatta uluslararası terörizm tehlikesinin bulunduğu hâllerde bile bu

yükümlülüğe bir istisna getirilemeyeceğinin altını çizmektedir.

AİHM, geri gönderilen ülkede işkence ve kötü

muamele riskinin varlığını haklı gösteren önemli gerekçelerin bulunması hâlinde

bu iddiaların kapsamlı ve titiz (etkili) bir şekilde incelenmesi gerektiğine

dikkat çekmektedir.

AİHM, söz konusu incelemenin etkililiğinden

bahsedebilmek için sınır dışı kararı uygulanmadan önce ilgili kişiye bağımsız

bir mercie başvuruda bulunma imkânı sunulması ve inceleme sonuçlanıncaya kadar

sınır dışı kararının uygulamasının kendiliğinden (otomatik olarak)

durdurulmasının önemine vurgu yapmaktadır.

AİHM'e göre Sözleşme'nin 3. maddesinin ihlaline karar verilebilmesi için

işkence ve kötü muamele iddiasının bir olasılığın ötesinde gerçek bir risk

düzeyine ulaşması gerekmektedir. Söz konusu riskin ciddiliği incelenirken geri

gönderilecek ülkeyle ilgili koşullar taraf devletçe resen araştırılmalıdır. Bu

araştırma yapılırken bağımsız insan hakları örgütlerinin ve hükûmetlerin

hazırladığı ülke raporlarından yararlanılması mümkündür.

AİHM'e göre başvurucuların kişisel durumlarına ve geri gönderilecekleri

ülkede karşılaşacakları risklere ilişkin iddialarını ayrıntılı şekilde açıklama

ve (varsa) iddialarını destekleyen belgeleri sunma yükümlülükleri

bulunmaktadır. Bir başka deyişle başvurucuların kişisel durumlarına ilişkin

iddialarını ispat külfeti kendilerine aittir.

3. Rusya Federasyonu'nun Genel Güvenlik

Durumuna İlişkin Bilgiler

33. Rusya Federasyonu 28/2/1996 tarihinde Avrupa Konseyine üye

olmuş ve aynı tarihten itibaren AİHM'in yargı

yetkisini tanımıştır. Dolayısıyla Rusya'nın egemenlik yetki alanı içinde

meydana gelebilecek temel hak ve özgürlük ihlallerine ilişkin AİHM'e bireysel başvuru imkânı bulunmaktadır.

34. Bu çerçevede Rusya Federasyonu tarafından Sözleşme'nin 2. ve

3. maddelerinin ihlal edildiğine ilişkin çok sayıda başvuru yapılmış ve bunlar

AİHM tarafından değerlendirilmiştir (I.K./Avusturya,

B. No: 2964/12, 28/3/2013; Chankayev/Azerbaycan, B. No: 56688/12,

14/11/2013, § 52). Bu aşamada AİHM tarafından yapılan değerlendirmelerden ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmadığından Rusya'nın genel güvenlik durumu hakkında

ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

35. Mahkemenin 5/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

36. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

37. Başvurucu; Rusya Federasyonu'na geri gönderilmesi hâlinde

dinî inançları nedeniyle yaşam hakkı, kötü muamele yasağı, kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı ile adil yargılanma hakkının ihlal edileceğini ileri sürmüştür.

38. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun sınır dışı edilmesi hâlinde

öldürülebileceğine ya da kötü muameleye maruz kalabileceğine, yargılama

sırasında etkili bir denetim yapılmadığına ilişkin iddiaları ve diğer

şikâyetleri kötü muamele yasağı kapsamında değerlendirilmiştir.

39. Anayasa'da yabancıların ülkeye girişleri, ülkede ikamet

edişleri ve ülkeden çıkarılmalarına ilişkin konularda herhangi bir düzenlemeye

yer verilmemiştir. Uluslararası hukukta da kabul edildiği üzere bu husus,

devletin egemenlik yetkisi kapsamında kalmaktadır. Dolayısıyla devletin

yabancıları ülkeye kabul etmekte veya sınır dışı etmekte takdir yetkisinin

bulunduğu kuşkusuzdur. Ancak anılan işlemlerin Anayasa'da güvence altına alınan

temel hak ve özgürlüklere müdahale oluşturması hâlinde bireysel başvuruya konu

edilebilmesi mümkündür (A.A. ve A.A. [GK],

B. No: 2015/3941, 1/3/2017, § 54).

40. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında, yaşama

hakkının yanında maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkı da güvence

altına alınmıştır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise kimseye "işkence ve

eziyet" yapılamayacağı, kimsenin "insan haysiyetiyle

bağdaşmayan" cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı hükmüne yer

verilmiştir. Maddenin sistematiğinden de anlaşılacağı üzere birinci fıkrada

genel olarak güvence altına alınan bireyin maddi ve manevi varlığı, üçüncü

fıkrada kötü muamelelere karşı özel olarak korunmuştur (A.A. ve A.A., § 55).

41. Anılan maddede, devlete getirilen kötü muamelede bulunmama

(negatif) yükümlülüğünün herhangi bir istisnasına yer verilmemiştir. Temel hak

ve özgürlüklerin savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hâllerde

kullanılmasının durdurulmasına imkân veren Anayasa'nın 15. maddesinde de maddi

ve manevi varlığın bütünlüğüne dokunulamayacağı belirtilmiştir. Bu durum, kötü

muamele yasağının mutlak nitelikte olduğunun açık göstergesidir (A.A. ve A.A., § 56).

42. Ancak bu yasakla korunan hakların gerçek anlamda güvence

altına alındığından bahsedilebilmesi için devletin kötü muamelede bulunmaması

yeterli değildir. Devletin aynı zamanda bireyleri kendi görevlilerinin ve

üçüncü kişilerin kötü muamele oluşturabilecek eylemlerine karşı da koruması

gerekir (A.A. ve A.A., § 57).

43. Nitekim Anayasa'nın 5. maddesinde "insanın maddi ve

manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak" devletin temel amaç ve görevleri arasında

sayılmıştır. Anayasa'nın 17. ve 5. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde

devletin bireyi işkence ve kötü muamele yasağına karşı koruma (pozitif)

yükümlülüğünün de bulunduğu anlaşılmaktadır (A.A.

ve A.A., § 58).

44. Anayasa'nın 17., 5. ve 16. maddeleri, uluslararası hukuk ve

özellikle de Türkiye'nin taraf olduğu Cenevre Sözleşmesi'nin ilgili hükümleri

ile birlikte yorumlandığında devletin egemenlik yetkisi alanında olup

gönderildikleri ülkede kötü muameleye maruz kalabilecek yabancıların da maddi

ve manevi varlıklarına yönelik risklere karşı korunmalarının devletin pozitif

yükümlülükleri arasında yer aldığının kabulü gerekir (A.A. ve A.A., § 59).

45. Anılan pozitif yükümlülük kapsamında sınır dışı edilecek

kişiye ülkesinde karşılaşabileceği risklere karşı gerçek anlamda bir koruma

sağlanabilmesi için bu kişiye sınır dışı kararına karşı etkili bir "karşı

çıkma imkânı" tanınması gerekir. Aksi hâlde sınır dışı edildiğinde kötü

muameleye maruz kalma riski altında olduğunu iddia eden ve bu iddiasını delillendirme konusunda devlete göre daha kısıtlı imkânlara

sahip olan yabancıya gerçek anlamda bir koruma sağlanabildiğinden bahsetmek

mümkün olmayacaktır (A.A. ve A.A.,

§ 60).

46. Dolayısıyla kötü muameleye karşı koruma pozitif

yükümlülüğünün -anılan yasağın koruduğu hakların doğası gereği- hakkında sınır

dışı kararı verilen bir yabancıya "iddialarını araştırtma" ve bu

kararı "adil bir şekilde inceletme" imkânı sağlayan usul

güvencelerini de içerdiği kuşkusuzdur (A.A.

ve A.A., § 61).

47. Bu çerçevede sınır dışı etme işlemi sonucunda yabancının

gönderileceği ülkede kötü muamele yasağının ihlal edileceğini iddia etmesi

hâlinde idari ve yargısal makamlar tarafından söz konusu ülkede gerçek bir

ihlal riskinin bulunup bulunmadığı ayrıntılı şekilde araştırılmalıdır. Anılan

usul güvencelerinin bir gereği olarak idari makamlar tarafından alınan sınır

dışı kararlarının bağımsız bir yargı organı tarafından denetlenmesi, bu denetim

süresince sınır dışı kararlarının icra edilmemesi ve yargılama sürecine

tarafların etkili katılımının sağlanması gerekir (A.A. ve A.A., § 62).

48. Kötü muameleye karşı koruma yükümlülüğü, her sınır dışı

işleminde yukarıda belirtilen şekilde bir araştırma yapılmasını gerektirmez. Bu

yükümlülüğün ortaya çıkabilmesi için öncelikli olarak başvurucu tarafından savunulabilir

(araştırılabilir/tartışılabilir/ araştırmaya değer/makul şüphe uyandıran) bir

iddia ortaya konmalıdır. Bu doğrultuda başvurucu, geri gönderileceği ülkede var

olduğunu iddia ettiği kötü muamele riskinin ne olduğunu makul şekilde

açıklamalı; (varsa) bu iddiayı destekleyen bilgi ve belgeleri sunmalı; bu

iddialar belirli bir ciddilik seviyesinde olmalıdır. Ancak savunulabilir iddianın

ortaya konması somut olayın özelliğine göre farklılık gösterebileceğinden her

olayda ayrıca değerlendirme yapılmalıdır (A.A.

ve A.A., § 63).

49. Somut olayda başvurucu, İslam dinini kabul ettiği için

ülkesinde baskıya maruz kaldığını ve bu nedenle hapis cezasıyla

cezalandırıldığını iddia etmiştir. Başvurucu, İdare Mahkemesine sunduğu dava

dilekçesinde maruz kaldığını iddia ettiği baskılara ilişkin iddialarına ilişkin

bilgi ve belgeleri ilerleyen aşamalarda dosyaya sunacağını belirtmiştir (bkz.

18). Ancak gerek İdare Mahkemesine gerekse bireysel başvuruda Anayasa

Mahkemesine bu konuda bilgi ve belge sunulmamıştır.

50. Başvurucu, ülkesindeki kötü muamele riskini genel olarak

dile getirmiş; ancak, söz konusu riskin kişisel olarak kendisini nasıl etkileyeceğini

açıklamamıştır. Her ne kadar din değiştirdiği gerekçesiyle hapis cezasıyla

cezalandırıldığını ve cezasının infaz edildiğini ileri sürse de buna ilişkin

somut bilgi ve belge ortaya koyamamıştır. Bu nedenle cezanın gerçekliği ve

gerekçesi hakkında bir değerlendirme yapılabilmesi mümkün değildir.

51. Bir an için başvurucunun hapis cezasıyla cezalandırıldığı

kabul edilse bile ceza infaz edilerek tekrar özgürlüğüne kavuşmuş olduğu

gerçeği karşısında bu kez riskin güncelliği konusunda tereddütler ortaya

çıkmaktadır. Başvurucu, ülkesinde var olduğunu iddia ettiği riskin güncelliğini

koruduğu konusunda da makul açıklamalar getirememiştir.

52. Dolayısıyla başvurucunun geri gönderilen ülkenin koşullarına

ilişkin araştırma yapmaya elverişli nitelikte bilgiler vermediği açıktır. Geri

gönderilen ülkenin koşullarınınkamu makamları

tarafından resen araştırılması gerektiğine ilişkin kural, başvurucunun bu

konuda açıklamada bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır (Yryskul Beishenaliev, B.

No: 2016/7458, 20/4/2017,§ 51).

53. Sonuç olarak başvurucunun ülkesine geri gönderilmesi hâlinde

kötü muameleye maruz kalacağına ilişkin genel nitelikteki iddialarının

araştırmaya değer nitelikte ve yeterlilikte olmadığı anlaşılmaktadır. İdare

Mahkemesinin yapmış olduğu değerlendirme ve ulaştığı sonuçtan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

54. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa'nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine

ilişkin iddiasının savunulabilir nitelikte olmadığı anlaşıldığından başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

D. Kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel

Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE 5/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

M. Serhat

MAHMUTOĞLU

Başvurucu : Aleksei ALEKSEEV Vekili : Av. Nurali ÇİTİL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/13290, 5 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adli Yardım Talebi
  11. B. Kabul Edilebilirlik
  12. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  13. Hakyemez
  14. M. Serhat
  15. Mahmutoğlu
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/13290
Tarih
5 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yusuf Bilin Başvurusu (B. No: 2014/14498)
  • Dalga Eda Yıldırım ve Özgün Yıldırım Başvurusu (B. No: 2014/5974)
  • Ergül Çiçekler Başvurusu (B. No: 2014/13693)
  • Neslihan Aksakal Başvurusu (B. No: 2016/42456)
  • Hüma Bayoğlu Başvurusu (B. No: 2014/13229)
  • Faik Baybaşin Başvurusu (B. No: 2014/10171)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.