İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ergül Çiçekler Başvurusu (B. No: 2014/13693)

1. Başvuru; gözaltında müdafi yokluğunda ve işkence altında

Başvuru No2014/13693Tarih26 Aralık 2017Okuma10 dk · 1.961 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ergül Çiçekler Başvurusu

Karar tarihi
26 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2014/13693
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.961 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; gözaltında müdafi yokluğunda ve işkence altında

alınan ifadelerin mahkûmiyete esas alınması, özel statülü mahkemece yapılan

yeniden yargılamada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararının

gereklerinin yerine getirilmemesi ve yeniden yapılan yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/8/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre

ilgili olaylar özetle şöyledir:

A. Ceza Yargılaması

8. Başvurucu 1976 tarihinde Kars/Merkez'de doğmuş olup olayların

gerçekleştiği tarihte Kocaeli/Kandıra'da ikamet etmektedir.

9. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce

yürütülen operasyon kapsamında yakalanan şüpheli E.A.nın,

başvurucunun Türkiye Komünist Emek Partisi Leninist (TKEP/L) örgütünün gençlik

örgütlenmesi olan 13 Mart Genç Komünistler Birliğinin üyesi olduğunu belirtmesi

üzerine yakalanan başvurucu 3/5/1996 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu

13 Mart Genç Komünistler Birliğinin üyesi olmak ve örgütün verdiği talimatlar

doğrultusunda anayasal düzeni silahla değiştirmek amacına yönelik olarak birçok

bombalama, molotof kokteyli atma, silahla tarama,

yasa dışı gösteri ve pankart açma eylemlerini gerçekleştirmekle suçlanmıştır.

10. Başvurucu, gözaltı süresinde müdafi olmaksızın verdiği

ifadesinde iddiaları kabul etmiştir. Sonrasında çıkarıldığı Devlet Güvenlik

Mahkemesi (DGM) Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde kollukta işkenceyle

ifade verdiğini, ifadesinin okumadan imzalatıldığını ve yer gösterme

tutanaklarının da baskı ve işkenceyle imzalatıldığını belirterek söz konusu

delilleri kabul etmediğini beyan etmiştir.

11. Başvurucu, çıkarıldığı DGM yedek hâkimi önünde de aynı

iddialarla kolluk ifadesini ve suçlamaları reddetmiş; 14/5/1996 tarihinde

tutuklanmıştır.

12. Başvurucu hakkında, İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığının

12/8/1996 tarihli iddianamesiyle 13 Mart Genç Komünistler Birliğinin üyesi

olduğu ve örgütün faaliyeti çerçevesinde çok sayıda eyleme katıldığı iddiasıyla

kamu davası açılmıştır.

13. Başvurucu, kovuşturma evresinde de kolluktaki delillerin

işkence ile elde edildiğini ve işkenceyi gerçekleştiren kolluk görevlilerinin

duruşmada tanık olarak dinlenmesini kabul etmediğini beyan etmiştir.

14. İstanbul 2 No.lu DGM'nin 12/11/1999 tarihli kararıyla

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı cebren kaldırmaya teşebbüs etme suçundan

başvurucunun mahkûmiyetine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde başvurucu

hakkındaki delilin kollukta başvurucunun verdiği ifadeden ibaret olmadığı

vurgulanmıştır. Mahkeme; yakalama raporu, ekspertiz raporu, yüzleştirme

tutanağı, ele geçen örgütsel dokümanlar ile müşteki ve tanık ifadelerinin

başvurucunun isnat edilen fiili işlediği hususunda kanaat getirmeye yeterli

olduğunu ifade etmiştir. Mahkeme bu nedenle işkence ile ilgili ceza davasının

sonucunun beklenmesine gerek olmadığını da belirtmiştir.

15. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26/3/2001 tarihli kararıyla

hüküm bozulmuştur. Yargıtay genel değerlendirmeyle yetinilmeden her sanığa

isnat edilen eylemler ile bu eylemlerden sabit olduğu kabul edilenlerin ayrı

ayrı belirtilmesi gerektiğini belirtmiştir.

16. DGM 6/5/2003 tarihli kararıyla bozmaya uyarak başvurucunun

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nı cebren kaldırmaya teşebbüs etme suçundan

müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme; yer

gösterme ve arama işlemleri, yakalanan silahlar, el koyma tutanağı, teşhis

tutanağı, yüzleştirme tutanağı, ekspertiz raporu ve diğer sanıkların ifadeleri

bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın isnat edilen eylemleri işlediğine

dair kesin kanaate ulaştığını gerekçesinde ifade etmiştir.

17. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 1/12/2003 tarihli kararıyla

hüküm onanmıştır.

18. İşkencede bulundukları iddiası yöneltilen kolluk görevlileri

hakkında ise 20/3/1997 tarihli iddianameyle kamu davası açılmıştır. İstanbul 4.

Ağır Ceza Mahkemesinin 9/7/2002 tarihli kararıyla zamanaşımından davanın

düşmesine karar verilmiş, anılan karar Yargıtay tarafından 21/10/2004 tarihinde

onanmıştır.

B. Yargılamanın Yenilenmesine İlişkin Süreç

19. Başvurucu; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) iki ayrı

başvuruda bulunmuş olup ilk başvurusunda yargılama süresinin makul süreyi

aştığını, gözaltında tutulduğu sırada avukat yardımından faydalandırılmadığını,

diğer sanıklardan işkence ile elde edilen ifadelere dayalı olarak mahkûmiyet

kararı verildiğini, masumiyet karinesinin göz ardı edildiğini ileri sürmüştür.

İkinci başvuru ise gözaltında işkence yaptıkları iddia edilen kolluk

görevlilerine ilişkin yargılamanın zamanaşımına uğraması nedeniyle

cezalandırılamayan işkence eylemine ilişkindir.

20. AİHM birleştirerek incelediği başvurularda, başvurucunun

içinde bulunduğu gözaltı şartlarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin

(Sözleşme) 3. maddesini ihlal ettiğini; dolayısıyla DGM'nin davanın esastan

incelemesine başlamadan önce delillerin kabul edilebilirliğini tartışması

gerektiğini belirtmiştir. AİHM, yargılamayla ilgili güvencelerin avukatın

yokluğunda kullanıldığının ve kendini suçlamama hakkı görmezden gelinerek zorla

itiraf elde etme yönteminin önlenmesi için kullanılmamış olduğunu ifade

etmiştir. Sözleşme'nin 3. maddesinin ve 6. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile

bağlantılı olarak (3) numaralı fıkrasının (c) bendinin ihlal edildiğine karar

vermiştir.

21. Başvurucu 1/7/2009 tarihinde AİHM kararı doğrultusunda

yargılamanın yenilenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

22. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) 2009/264

esasına kayıtlı yargılamada yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer

olup olmadığı yönünde herhangi bir karar verilmemiştir. Mahkemece on iki

duruşma yapılmış, iddianamede ileri sürülen suçlamalara ilişkin olarak

başvurucu ve diğer sanıkların müdafileri huzurunda savunmaları alınmış, AİHM

kararı incelenmiş, yargılamanın yenilenmesine konu dava dosyası ve içindeki

belgeler değerlendirilmiş, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasından

sonra başvurucu ve diğer sanıklar ile müdafilerine mütalaaya karşı beyanda

bulunmaları için süre verilmiştir. Mahkemece, başvurucu ve diğer sanıklar ile

müdafilerinin son savunmaları alınmıştır.

23. Mahkeme 14/5/2013 tarihli kararıyla yargılamanın

yenilenmesine konu edilen 6/5/2003 tarihli hükmün onaylanmasına karar

vermiştir.

24. Mahkeme; delilleri tartışma aşamasında başvurucunun Maslak

semtindeki halk pazarı önünde örgüt imzalı pankart asma, molotof

kokteyli atma, korsan gösteri yapma eylemini, Küçükçekmece ilçesindeki yeşil

alanda korsan gösteri yapma eylemini, Ümraniye ilçesinde bulunan bir spor

kulübüne, çamaşır suyu deposuna, tuhafiye ve konfeksiyon dükkânına ve bir

bankanın bankamatiğine bomba konulması eylemlerini, Ümraniye Çekmeköy semtinde imzalı pankart asılması eylemini,

Küçükçekmece İnönü Mahallesi'ndeki belediye otobüsü yakılması eylemini ve atari

salonuna benzin dökerek yakılmasıyla pankart asılması eylemlerini işlediğini

sabit görmüştür. Mahkeme, başvurucunun işlediği sabit olan eylemlerinin Türkiye

Cumhuriyeti Anayasası'nı cebir ve şiddet kullanarak değiştirme amaç suçunun işlenmesine

dair örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlük gözetildiğinde

amacı gerçekleştirebilecek nitelikte olduğunu belirterek başvurucunun kolluk

beyanı dışındaki delillerle cezalandırılmasının mümkün ve zorunlu olduğunu

gerekçesinde belirtmiştir.

25. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30/6/2014 tarihli kararıyla,

Mahkemece duruşma açılarak başvurucu ve diğer sanıkların müdafi huzurunda

savunmalarının alındığının, AİHM'in ihlal kararı

doğrultusunda delillerin tartışılması sonucu ihlale dayanak olan ifadeler ve

delillerin inceleme dışı bırakıldığının tespiti yapılmıştır. Dosyadaki teşhis

tutanakları, ekspertiz raporları, ele geçen silahlar ve örgütsel dokümanlar

esas alınarak mahkûmiyet kararı için Mahkemenin yeterli delil bulunduğuna

kanaat ettiği, sübut eden suçun vasfının doğru biçimde tayin edildiği ve

savunmaların inandırıcı gerekçelerle reddedildiği belirtilerek hükmün

onanmasına karar verilmiştir.

26. Karar, başvurucuya 12/8/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

27. Başvurucu 15/8/2014 tarihinde yapılan bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 26/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

29. Başvurucu, yeniden yapılan yargılamada makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

30. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

31. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

ise suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden

davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34).

32. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29).

33. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olaydaki 4 yıl 11 aylık yargılama

süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

34. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Kanuni Hâkim Güvencesinin İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

35. Başvurucu 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun 250. maddesiyle görevli mahkemede yeniden yargılanmasının kanuni

hâkim güvencesini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

36. Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda daha önce verdiği

kararlarında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi uyarınca yargılama yapan ağır

ceza mahkemelerinin doğal hâkim ilkesine aykırılık oluşturmayacağına karar

verilmiştir (Deniz Seki, B. No:

2014/5170, 25/6/2015, §§ 51-57; Ersin Ekmekçi ve Sinan Ekmekçi, B. No:

2013/6068, 18/11/2015, §§ 47-52). Başvurucunun iddiası bakımından farklı bir

sonuca ulaşılmasını gerektirecek bir husus bulunmamaktadır.

37. Açıklanan nedenlerle başvurucunun bu iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

38. Başvurucu; gözaltında avukat yardımından faydalandırılmadan,

işkence ve kötü muameleye dayalı elde edilen delillerin mahkûmiyete esas

alınması üzerine AİHM tarafından ihlal karar verilmesi sonrası yapılan yeniden

yargılamada AİHM'in ihlal kararının gerekleri yerine

getirilmeden, yeni kanıt araştırması yapılmadan başvurucunun ifadesinin

alınmasıyla yetinilerek karar verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

39. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz

takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve

sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, §

42).

40. Başvurucunun iddialarının esas itibarıyla derece

mahkemelerince verilen kararlarda isabet bulunmadığına, dolayısıyla kararın

sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir. Somut olayda, başvurucunun müdafii huzurunda yeniden savunmasının alındığı, AİHM'in ihlal kararı doğrultusunda delillerin kabul

edilebilirliği hususu tartışılarak, başvurucunun müdafiinin

yokluğunda alınan kolluk aşamasındaki beyanları ve sadece bu beyanlar

doğrultusunda kabul edilen eylemlerin hükümden çıkarıldığı görülmekle, maddi

olay ve olguların kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması

bakımından Mahkemenin ve Yargıtayın kararlarında

bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan

herhangi bir durum da tespit edilmemiştir.

41. Başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının

yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

sonucuna varıldığından başvurunun bu kısmının

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

D. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

43. Başvurucu 20.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

44. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

45. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 4.800 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Kanuni hâkim güvencesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Diğer ihlal iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 4.800 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için (kapatılan) İstanbul 10.

Ağır Ceza Mahkemesinin (E.2009/264, K.2013/119) yerine bakan Mahkemeye

GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

26/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucu

:

Ergül

ÇİÇEKLER

Vekili : Av. Mehmet Ali KIRDÖK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/13693, 26 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Ceza Yargılaması
  7. B. Yargılamanın Yenilenmesine İlişkin Süreç
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal
  10. B. Kanuni Hâkim Güvencesinin İhlal Edildiğine
  11. C. Diğer İhlal İddiaları
  12. D. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
  13. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Hakyemez
  16. Çiçekler
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/13693
Tarih
26 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Neslihan Aksakal Başvurusu (B. No: 2016/42456)
  • Hüma Bayoğlu Başvurusu (B. No: 2014/13229)
  • Faik Baybaşin Başvurusu (B. No: 2014/10171)
  • Y. S. Başvurusu (B. No: 2014/4791)
  • Mutallip Parlak ve Teoman Atlı Başvurusu (B. No: 2014/13059)
  • Yusuf Demir Başvurusu (B. No: 2014/6236)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.