İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yusuf Demir Başvurusu (B. No: 2014/6236)

1. Başvuru; tutuklama kararı nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği

Başvuru No2014/6236Tarih26 Aralık 2017Okuma7 dk · 1.491 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Yusuf Demir Başvurusu

Karar tarihi
26 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2014/6236
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.491 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutuklama kararı nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının, yargılamanın adil bir şekilde yürütülmemesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 29/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7.Başvurucu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca

tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma ve silahlı terör örgütüne üye

olma suçlarından yapılan soruşturma sürecinde başvurucu 16/10/2012 tarihinde

gözaltına alınmış ve sonrasında İstanbul 3 No.lu Hâkimliğin (TMK 10. madde ile

görevli) 19/10/2012 tarihli kararıyla tutuklanmış, İstanbul Cumhuriyet

Başsavcılığının (TMK 10. madde ile görevli) 3/12/2012 tarihli iddianamesiyle de

anılan suçlardan hakkında kamu davası açılmıştır.

8. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin (TMK 10. madde ile

görevli) 31/12/2013 tarihli kararıyla başvurucunun müsnet suçlarının oluş ve

kabule göre tek suç teşkil edip bu suçların terör örgütüne silah ve patlayıcı

temin etme vasfında gerçekleştiği kabul edilerek bu suçtan eylemine uyan

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 315. maddesinin (1)

numaralı ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5.

maddesinin birinci fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile

mahkûmiyetine ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Gerekçeli

kararın ilgili kısmı şöyledir:

"Sanık baştan beri atılı suçlamaları

reddetmiş ise de, sanık [Ü.nün]

arama anından itibaren, kolluk, savcılık ve sorgu hakimliğinde, müdafii

huzurunda vermiş olduğu ısrarlı ve istikrarlı beyanlarından suça konu eşyanın

sanık tarafından bırakılmış olduğunu belirtmesi, sanıkların, olay günü aynı

saatlere denk gelen, beyanlar ile uyumlu kamera kayıtları, sanıkların gün

içinde bu fiil için birlikte hareket ettiklerinin en büyük kanıtıdır.

Yine Yusuf Demir ile kardeşi olan [M.D.] arasında geçen telefon konuşmalarında, [Ü.Ş.nin] ikametine bırakılan bombalı çantadan bahsedildiği,

sanık Yusuf çantayı bıraktıktan bir gün sonra, 14.10.2012 tarihinde kardeşi

sanık [M.D.] ile yaptığı ve

kendisinin de içeriğini kabul ettiği (yorumlanmasını reddettiği) telefon

görüşmesinde:

Yusuf DEMİR:......dedim sen 10 gibi çocuktan

alabilir misin ya?

[M.D.]: Alsam da yarın

vermeyecem mi sana

Yusuf DEMİR: tamam en azından onda kalmasın

alsan bile sen de kalsın.

[M.D.]: Yo yo sabah alıyım

ben o zaman ondan

Yusuf DEMİR: tamam söyle o zaman gelir sabah

alırım diye,

[M.D.]: He arıyım derim ben

sabah gelir alıyım

Yusuf DEMİR: Tamam ama şey yapmasın söyle

[M.D.]: Yo yo birşey yapmaz

Şeklindeki konuşmalardan, bu konuşmaların olayın

hemen ertesi günü, yakalamadan iki gün önce gerçekleşmesi ve olayla uyumlu

olması, sanık Yusuf un bu konuşmayı net olarak açıklayamaması, (kitap parasına

ilişkin olduğuna dair beyanlarının ise konuşmalardaki gizleme çabaları ile

uyumlu olmadığı), bu nedenle sanık Yusuf bu konuşmayı sanık [Ü.deki] suça konu çanta ile ilgili yapmış olduğu tezini

güçlü kılmaktadır.

Sanık Yusuf savunmalarında sosyalist bir

düşünceye sahip olduğunu, eğitim sendikası faaliyetlerinde bulunduğu, bu

yöndeki sosyal çalışma ve etkinliklere basın açıklamalarına katıldığını ancak

yasa dışı bir etkinliğe katılmadığını, bunların örgtsel faaliyet gibi

gösterilmeye çalışıldığını belirtmiştir.

Sanığın dosyadaki tape kayıtları ve

fotoğraflara göre çok sayıda etkinlik ve basın açıklamasına katıldığı

anlaşılmıştır. Bu bağlamda tape kayıtlarına göre:

Klasör 2 dz 214-324 syf aralarında özetlenen

konuşmalardan: sanığın 08.03.2012, 18.03.2012, İstanbul, 28.03.2012 günü Ankara

ilinde, 29-30-31 mart tarihlerinde yine İstanbul ilinde gerçekleşen ve güvenlik

güçlerince müdahale edildiği anlaşılan yasa dışı gösterilere çok defa

katıldığı, konuşma içeriklerine bakıldığında organize edenler içinde olduğunun

anlaşıldığı, sanık bu gösterilerde polis müdahalesine maruz kaldığını gaz ve su

yediğini, direndiklerini yolu kapattıklarını ve sair fiillerde bulunduğunu

ifade etmiş, savunmalarında iddia ettiği gibi tamamı yasal gösteriler olmadığı

anlaşılmış bulunmaktadır.

Bu nedenlerle, sanık [Ü.nün] istikrarlı beyanları, ele geçen malzemeler,

sanıkların eylemin oluştuğu tarihte olaydan hemen önceki birlikteliklerini

gösteren kamera görüntüleri, sanığın kardeşi ile yaptığı görüşme ve örgütsel

eğilimi dikkate alındığında, sanık Yusuf DEMİR'in oluş ve anlatıma uygun olarak

suça konu patlayıcı malzemeleri diğer sanıkla işbirliği içinde hareket ederek,

sanık [Ü.de] muhafaza edilmek ve

daha sonra örgütsel eylemlerde kullanılmak üzere bulundurmak fiilini işlediği

kanaatine varılmıştır."

9.Başvuru dilekçesi ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim

Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan inceleme sonucunda başvurucunun anılan

tutuklama kararına karşı itiraz yoluna başvuruda bulunup bulunmadığı

belirlenememiştir.

10.Başvurucu 29/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

11. Başvurucunun 31/12/2013 tarihinde temyizi üzerine dava

dosyası Yargıtaya gönderilmiştir.

12. Başvuru tarihi itibarıyla dava dosyasının temyiz

incelemesinde olduğu görülmüş, UYAP üzerinden yapılan inceleme sonucunda

başvuru tarihinden sonra Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23/6/2014 tarihliilamı ile

başvurucu hakkındaki mahkûmiyet kararının onandığı anlaşılmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

13.Mahkemenin 26/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

14. Başvurucu, tutuklamanın yasal şartları oluşmamasına rağmen

başvuru tarihi itibarıyla 18 ay tutuklu bırakılması sebebiyle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

15.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (5) numaralı ve

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkraları uyarınca

bireysel başvurunun başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse

ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekmektedir.

16. Tutukluluk nedeniyle yapılan bireysel başvurunun temel

amacı, özgürlükten yoksun bırakmanın hukuka aykırı olduğunun ya da devamını

haklı kılan sebeplerin bulunmadığının tespitidir (Mehmet Emin Kılıç, B. No: 2013/5267, 7/3/2014, § 24).

Tutuklulukta sürenin başlangıcı, kişinin yakalandığı tarih veya doğrudan

tutuklandığı durumlarda tutuklama tarihidir. Tutukluluk süresinin sonu ise

kural olarak kişinin serbest bırakıldığı ya da ilk derece mahkemesince hüküm

verildiği tarihtir (Mehmet Emin Kılıç,

§ 27).

17. Somut olayda tutuklu olarak devam eden yargılamada

mahkûmiyet kararının açıklandığı 31/12/2013 tarihinde “bir suç isnadına bağlı

olarak”tutulma hâlinin sona erdiği, başvurucu ve müdafiinin hüküm celsesinde

hazır bulundukları ve tutukluluğun devamına dair verilen karardan aynı tarihte

haberdar oldukları anlaşılmıştır. Dolayısıyla tutukluluk açısından başvuru

yollarının tüketildiği tarihin hüküm tarihi olarak kabul edilip başvurucunun

bir suç isnadına bağlı olarak tutulma hâlinin sona erdiği nihai kararın

öğrenilme tarihi 31/12/2013, bireysel başvuru tarihinin de 29/4/2014 olduğu

gözetildiğinde bireysel başvuru için öngörülen otuz günlük sürenin geçtiği

anlaşılmaktadır.

18. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu; tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma

veya el değiştirme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından yargılandığı

davada cezalandırmaya yeterli delil bulunmamasına rağmen mahkûmiyetine karar

verildiğini, bu karara gerekçe gösterilen eylemlerin kanunlara aykırı yönünün

bulunmadığını, yargılanan diğer sanık Ü.Ş.nin soruşturma aşamasında baskı

sonucu verip duruşmada reddettiği ifadesinin dikkate alındığını, bu şekilde

yapılan yargılama neticesinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

20. Bireysel başvurunun yapıldığı tarihte kararın henüz

kesinleşmemesi nedeniyle başvuru yolları tüketilmemişse de Anayasa Mahkemesinin

Abdullah Akyüz ([G.K.], B. No:

2013/9352, 2/7/2015, §§ 31-33) kararında

açıklandığı üzere bireysel başvuru sürecinde bu başlık altında incelenen

başvuru konusu hükümlerin Yargıtayca 23/6/2014 tarihinde onanarak kesinleştiği

anlaşıldığından somut olayın koşullarında başvuru yollarının tüketildiğinin

kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

21. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması

ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel

başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere

müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit

ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet

Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

22. Başvuru konusu olayda sanıklardan Ü.Ş. soruşturma aşamasında

suça konu eşyalarn başvurucu tarafından bırakıldığını belirtmiş ancak daha

sonra kovuşturma aşamasında suça konu eşyaları bırakanın başvurucu değil A.D.

isimli bir kişi olduğunu söylemiştir. Sanığın değişen beyanlarından hangisine

itibar edileceği, karar veren mahkemenin takdirinde olan bir husustur. Esasında

derece mahkemesi başvurucunun mahkûmiyetine karar verirken sadece diğer sanığın

ifadesine de dayanmamıştır. Derece mahkemesi tarafından olayla ilgili sanıklar

ve tanıklar dinlenmiş; adli raporlar, telefon kayıtları ve elde edilen diğer

deliller gerekçeli kararda değerlendirilmiş; yargılama sonucunda oluşan vicdani

kanaat ile verilen mahkûmiyet kararı temyiz incelemesinden geçerek onanmıştır.

Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun diğer iddiaları da incelendiğinde

başvurucunun iddialarının özünün derece mahkemesi tarafından delillerin

değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabet olmadığına ve

esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla başvurucu; yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve

görüşlerden bilgi sahibi olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma

olanağı bulamadığına, karşı tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir

şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme

kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından

dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt sunmadığı gibi Mahkemenin kararında

bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan herhangi bir durum da

tespit edilememiştir.

23. Açıklanan nedenlerle başvurunun kanun yolu şikâyeti

niteliğinden olduğundan açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V.HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın süre aşımı nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

26/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi

DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Yusuf Enes

KAYA

Başvurucu

:

Yusuf DEMİR

Vekili

:

Av. Güray

DAĞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/6236, 26 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal
  8. B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine
  9. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  10. Dursun
  11. Hakyemez
  12. Kaya
  13. Dağ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/6236
Tarih
26 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • İsa Durç Başvurusu (B. No: 2014/1529)
  • Naim Zeyrek Başvurusu (B. No: 2014/11681)
  • M.a. Başvurusu (B. No: 2014/12073)
  • İbrahim Halil Topalan Başvurusu (B. No: 2014/623)
  • Abdullah Ekim ve Celalettin Sami Erengül Başvurusu (B. No: 2014/12490)
  • Hasan Polat Başvurusu (B. No: 2014/8927)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.