İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hasan Polat Başvurusu (B. No: 2014/8927)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunca verilen disiplin cezasının

Başvuru No2014/8927Tarih20 Aralık 2017Okuma10 dk · 2.099 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hasan Polat Başvurusu

Karar tarihi
20 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2014/8927
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.099 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunca verilen disiplin cezasının

iptaline ilişkin başvurunun gerekçesiz olarak reddedilmesi ve savunma hakkı

tanınmadan ceza verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu kesinleşmiş mahkûmiyeti nedeniyle hâlen Tekirdağ 1 Nolu F. Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda

(Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır.

9. Ceza İnfaz Kurumu görevlileri tarafından aralarında

başvurucunun da bulunduğu B Blok 50 numaralı odada kalan kişiler hakkında

27/3/2013 tarihli tutanak düzenlenmiştir. Söz konusu tutanağın içeriği ''B Blok 50 numaralı odadan kapıya vurulma sesi

gelmesi ve acil butonuna basılması üzerine hangi hükümlü ve tutukluların

vurduğunu tespit etmek ve nedenini öğrenmek üzere oda kapısına gidildiğinde

odada kalmakta olan Hasan Polat, [H.K.] ve [H.B.nin] oda kapısı ve havalandırma bahçe kapısına vurduğunun

tespit edildiği ve sorulduğunda kitap sayısına yönelik kısıtlamayı protesto

etmek için saat 17.00 ye kadar saat başı vuracaklarını beyan ettikleri'' şeklindedir.

10. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı bu tutanağı

esas alarak 5/4/2013 tarihli karar ile başvurucunun bir ay ziyaretçi kabulünden

yoksun bırakılmasına karar vermiştir.

11. Başvurucu, sözlü savunma hakkı tanınmadığı veolay yerinde bulunmadığından tutanak içeriğinin gerçeğe

uygun olmadığı iddiasıyla disiplin kararına itiraz etmiştir. Tekirdağ 1. İnfaz

Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 12/3/2014 evrakın içeriği ve disiplin kararındaki

gerekçeye göre itirazın reddine karar vermiştir.

12. İnfaz Hâkimliği kararına yönelik itiraz Tekirdağ 2. Ağır

Ceza Mahkemesince 257472014 tarihinde karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan kesin

olarak reddedilmiştir.

13. Nihai kararın başvurucuya tebliğine ilişkin belge ve bilgi

bulunmadığından başvurucunun ilgili kararı öğrendiğini bildirdiği 9/5/2014

tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilmiştir. Başvuru 9/6/2014 tarihinde

yapılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un “Disiplin

cezalarının niteliği ve uygulama koşulları” kenar başlıklı 37.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Hükümlü hakkında kurumda, düzenli

bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun,

tüzük, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı

davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile

ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır.”

15. 5275 sayılı Kanun'un “Ziyaretçi

kabulünden yonsun bırakma” kenar başlıklı 43. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"(1) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, hükümlünün bir

aydan üç aya kadar ziyaretçi görüşüne çıkarılmamasıdır.

(2) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma

cezasını gerektiren eylemler şunlardır:

...

d) Kurumda korku, kaygı veya panik

yaratabilecek biçimde söz söylemek veya davranışta bulunmak''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 20/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Gerekçeli Karar

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

17. Başvurucu, disiplin kararına esas teşkil eden 27/3/2013

tarihli tutanağın düzenlendiği sırada olay mahallinde bulunmadığı Ceza İnfaz

Kurumu kayıtları ile sabit olmasına rağmen bu hususun İnfaz Hâkimliği ve itiraz

mercii tarafından dikkate alınmadığını belirterek adil yargılanma hakkı, özel

hayat ve aile hayatına saygı hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

18. Anayasa’nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü İnfaz Hâkimliğive itiraz merciinin gerekçesiz karar verdiğine

ilişkin olduğundan iddiaların adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli

karar hakkı bakımından incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

20. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) metni ile Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma

hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, esasen Anayasa'nın 36.

maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında

ilgili hükmü Sözleşme'nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak

suretiyle gerek Sözleşme'nin lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHM içtihadıyla

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasanın 36.

maddesi kapsamında yer vermektedir (Güher

Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 38).

21. Somut olayda başvurucunun cezaevinde gerçekleştirdiği

eylemlerine ilişkin olarak 5275 sayılı Kanun’un disiplin hükümleri çerçevesinde

disiplin kurulu tarafından ceza verilmiştir.

22. Öncelikle disiplin soruşturmasının Anayasa’nın 36. ve

Sözleşme’nin 6. maddesi çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin

belirlenmesi gerekmektedir. Bu hususta AİHM kural olarak disiplin

soruşturmalarının Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini

kabul etmektedir. Ancak bu kuralın istisnası olarak "suç isnadının"

özerk yorumu bağlamında disiplin suçlamasının "suç" alanında kalması

da mümkündür. AİHM, adil yargılanma hakkının kapsamını belirlerken keyfî

işlemlere karşı etkin bir koruma sağlanabilmesi için görünüme ilişkin değil

esasa yönelik bir değerlendirme yapmaktadır (Giyasettin Aydın, B. No: 2013/1852, 25/3/2015, §

28).

23. Başvurucunun, cezasının infazı ile ziyaretçi kabulünden

yoksun bırakılması sonucu ortaya çıkacağından disiplin cezasının kişisel hak ve

bu bağlamda "medeni" hak niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.

Dolayısıyla başvurucunun disiplin cezasına çarptırılmasından dolayı yaptığı

şikâyetin İnfaz Hâkimliği tarafından incelenmesinin "medeni hak"

kapsamında kaldığının ve dolayısıyla Anayasa'nın 36. maddesi ile Sözleşme'nin

6. maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasının mümkün olduğunun kabul edilmesi

gerekir (Giyasettin Aydın, § 37).

24. Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında hükümlü olan başvurucu

hakkında verilen disiplin cezasına karşı yaptığı itirazın değerlendirilmesinde

Anayasa'nın 36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin başvurusunun açıkça dayanaktan yoksun olmadığından ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de

görülmediğinden kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

25. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil

yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından

açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin düzenlemenin gerekçesinde

Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce güvence altına alındığı

hususuna atıfta bulunularak adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil

edildiği vurgulanmıştır. Nitekim AİHM'in birçok

kararında, gerekçeli karar hakkınınSözleşme'nin 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkı

kapsamında yer aldığı belirtilmiştir.Dolayısıyla

gerekçeli karar hakkının Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma

hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmelidir (Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017,

§ 75).

26. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli

olarak yazılır.” denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma

yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa’nın bütünlüğü ilkesi gereği anılan Anayasa

kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde

bulundurulmalıdır (Abdullah Topçu,

§ 76).

27. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde

yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamakta; tarafların muhakeme

sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip

incelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda, kendi adlarına

verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de

gerekli olmaktadır (Sencer Başat ve

diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, §§ 31, 34).

28. Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen

her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıt

verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak derece mahkemeleri, kendilerine

sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilseler de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013,

§ 56) davanın esas sorunlarının incelenmiş olduğu gerekçeli karardan

anlaşılmalıdır.

29. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği

davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut

bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması,

başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde

davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile

yanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve

diğerleri, § 35).

30. Aksi bir tutumla mahkemenin, davanın sonucuna etkili

olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında "ilgili ve yeterli bir

yanıt" vermemesi veya yanıt verilmesini gerektiren usul veya esasa dair

iddiaların cevapsız bırakılmış olması hak ihlaline neden olabilecektir (Sencer Başat ve diğerleri, § 39).

ii. İlkelerin Olaya

Uygulanması

31. Başvurucu hakkında açılan disiplin soruşturmasında,

başvurucunun 27/3/2013 tarihinde saat 14.00 ile 17.00 arasında bulunduğu odanın

kapsına vurduğu ileri sürülmüş ve ceza infaz koruma memurları tarafından

tutulan tutanak dayanak alınarak disiplin cezası verilmiştir.

32. Başvurucu, tutulan tutanağın gerçeğe uygun olmadığını olayın

geçtiği sırada olay mahallinde bulunmadığını, bu hususun ziyarete ilişkin

tutulan defter ve tutanaklardan sabit olduğunu iddia etmektedir. İtirazı

inceleyen İnfaz Hâkimliği başvurucunun aynı yöndeki savunmalarını tespit etmiş

ancak tutanak içeriğini esas alarak itirazı reddetmiştir. Başvurucunun

savunmaları itiraz merci tarafından da herhangi bir değerlendirmeye tabi

tutulmadan ilk derece mahkemesi kararına yapılan atıf ile reddedilmiştir.

33. Başvurucu, iddiasına dayanak olarak Ceza İnfaz Kurumu

kayıtlarını göstermiş İnfaz Hâkimliğine ibraz edilen 20/1/2014 tarihli belgede

başvurucunun 27/3/2013 tarihinde saat 12.30 da avukat ziyaretinealındığı,

avukat ziyaretinden sonra saat 13.30 ile 14.30 arasında ziyaretçisi ile

görüştüğü, bu ziyaretin bitiminden sonra saat 15.45'e kadar yeniden avukatıyla

görüştürüldüğü ve bu görüşmeden sonra odasına alındığı belirtilmektedir. Kurum

ayrıca olay tarihine ait kamera kayıtlarının üzerinden altı ay geçtiğinden

sistem tarafından otomatik olarak silindiğini bildirmiştir.

34. İlk derece mahkemesi 27/3/2013 tarihli tutanağı esas almak

suretiyle itirazın reddine karar vermişse de tutanağın saat 14.00'te başlayan

kapıya vurma eylemi üzerine olay mahalline giden görevliler tarafından bu

saatte tutulduğu anlaşılmaktadır. Başvurucu kuruma ait resmî belgelerden açıkça

görüldüğü üzere saat 13.30 ile 15.45 arasında olay mahallinde bulunmamaktadır.

Bu itibarla tutanağın içeriğinde saat 14.00 başlayan kapıya vurma eyleminin

saat 17.00'a kadar nasıl sürdüğü ve 15.45'te odaya döndüğü anlaşılan

başvurucunun bu eyleme ne şekilde iştirak ettiği hususları açık değildir.

35. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun olay mahallinde olmadığı

iddiasını doğrulayacaknitelikteki ziyaret raporuve Kurum Müdürlüğünün 20/1/2014 tarihli tutanağı

bulunmasına rağmen gerekçeli kararda buna ilişkin ayrı ve açık bir yanıt

verilmemesinin başvuruya konu yargılama açısından sonuca etki edecek bir husus

olduğunu değerlendirmektedir.

36. Başvurucu, olay mahallinde bulunmadığından tutanak ile

belirlenen eyleme katılmadığını yargılama aşamasında bildirmesine ve buna

ilişkin Ceza İnfaz Kurumunun olay tarihindeki kamera kayıtlarının incelenmesini

talep etmesine rağmen, bu yöndeki savunmasının neden kabul edilmediğine ilişkin

olarak gerekçeli kararda bir ibareye yer verilmediğini ileri sürmüştür.

Başvurucunun ilgili iddialarına yönelik bir gerekçeye İnfaz Hâkimliğinin

gerekçeli kararında yer verilmediği gibi itiraz aşamasında da bu konuda bir

değerlendirme yapılmadığı görülmektedir (bkz. §§ 11,12).

37. Disiplin cezasına dayanak tutanak içeriği, tutanağın

tutulduğu saat vebaşvurucunun olay tarihinde saat

13.30'dan 15.45'e kadar odada bulunmadığını gösteren kayıtlar dikkate

alındığında olay yerinde bulunulmadığı iddiasına ayrı ve açık bir yanıt

verilmesi gereklidir. Başvurucunun uyuşmazlığın çözümü için esaslı niteliktekibuiddiasıderece mahkemelerince tartışılmamış ve

karşılanmamıştır. Bu nedenle, yargılama süreci bir bütün olarak

değerlendirildiğinde başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

38. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

39. Başvurucu ayrıca disiplin soruşturmasında sözlü savunma

hakkı tanınmaması, İnfaz Hâkimliği aşamasında tutanak mümzilerinin

dinlenmemesi, bu kişiler ile yüzleştirmeyapılmadan ve

kamera kayıtları getirtilmeden karar verilmesi nedenleriyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

40. Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği

yönündeki yukarıdaki tespit dikkate alındığında Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki diğer şikâyetlerinin

kabul edilebilirliği ve esası hakkında ayrıca karar verilmesine gerek olmadığı

sonucuna varılmıştır.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

41. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

42. Başvurucu ihlalin tespitiyle yargılamanın yenilenmesi

talebinde bulunmuştur.

43. Başvurucunun tazminat talebi bulunmamaktadır.

44. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

45. Gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılamasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Tekirdağ 1. İnfaz Hâkimliğine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli

karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

Tekirdağ 1. İnfaz Hâkimliğine (E.2013/1860, K.2014/441) GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

20/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucu

:

Hasan POLAT

Vekili

:

Av. Özlem

GÜMÜŞTAŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/8927, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Gerekçeli Karar
  9. B. Diğer İhlal İddiaları
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  12. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan gerekçeli
  13. C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlalinin
  14. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  15. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Hakyemez
  17. Gümüştaş
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/8927
Tarih
20 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.ş. ve Cumhuriyet Vakfı Başvurusu (B. No: 2014/11876)
  • Keleş Öztürk Başvurusu (B. No: 2014/15001)
  • Sabahat Beğik ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/3738)
  • Mehmet Reşit Arslan Başvurusu (B. No: 2014/15734)
  • Koray Çalışkan Başvurusu (B. No: 2014/4548)
  • Alaaddin Akkaşoğlu ve Akis Yayıncılık San. ve Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/18247)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.