İçeriğe geç
AC
Birinci Bölüm Başvuru No: 2014/623 Tarih:

İbrahim Halil Topalan Başvurusu (B. No: 2014/623)

Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İBRAHİM HALİL TOPALAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/623)

Karar Tarihi: 26/12/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi sonucu

işe iade davasının reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 14/1/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve

bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu 1968 doğumlu olup olaylar tarihinde Balıkesir İl

Özel İdaresinde iş akdi çerçevesinde işçi olarak çalışmaktadır.

9. Başvurucu 1992 yılında Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde işe

başlamış olup 2004 yılında naklen atama suretiyle Balıkesir İl Özel İdaresine

(İdare) gelmiştir.

10. Başvurucu, 2005 yılında sağlık sorunlarına rağmen çalıştığı

İdare tarafından kendisine vizite kağıdı

verilmemesinin yasal olmadığı ve usulsüz olduğu gerekçesiyle ilgili Valiliğe

şikâyette bulunmuştur. Anılan şikâyetin usulsüz olduğu gerekçesiyle başvurucuya

maaştan kesme cezası verilmiştir. Bu ceza daha sonra Balıkesir İş Mahkemesi ve

Yargıtay kararlarıyla iptal edilmiştir.

11. Başvurucunun da çalıştığı birimde 2005 yılı yaz aylarında

yaşanan bir münakaşa ile ilgili başvurucunun tanık olarak verdiği beyanların

üst makamları aldatmak maksatlı olduğu gerekçesiyle başvurucu hakkında disiplin

soruşturması açılarak iş akdi feshedilmiştir. Ancak daha sonra İdare Yüksek

Disiplin Kurulu kararıyla fesih işlemi iptal edilerek altı gündelik para cezası

verilmiştir.

12. Başvurucu 16/12/2005 tarihinde Balıkesir merkezdeki

görevinden alınarak Balıkesir ili Dursunbey ilçesinde İdareye bağlı bakımevinde

akaryakıtçı olarak görevlendirilmiştir. Buradaki görevi esnasında izin istemede

karışıklığa neden olduğu için başvurucuya uyarma cezası verilmiştir.

13. Dursunbey ilçesinde kısa bir süre çalışan başvurucu

24/3/2006 tarihinde tekrar Balıkesir merkeze alınmış ve dört yılı aşkın bir

süre İdarede farklı birimlerde büro hizmetlerinde çalışmıştır.

14. Başvurucu 5/11/2010 tarihinde İdarenin Destek Hizmetleri

Müdürlüğü saha amirliğinde, 27/12/2010 tarihinde ise Tarımsal Hizmetler

Müdürlüğü Laboratuvarında görevlendirilmiştir.

15. Başvurucu; sürekli yerinin değiştirildiği, kendisine iş

verilmediği, diğer personelden ayrı tutulduğu, yalnızlaştırma ve bezdirme

uygulamalarına maruz bırakıldığı şikâyetleriyle suç duyurusunda bulunmuştur.

Yapılan soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlanması

üzerine başvurucuya disiplin cezası verilmiştir.

16. Başvurucu 7/2/2011 tarihinde İdare binasında bir kavgaya

karışması üzerine uyarı cezası almıştır. Başvurucu, konuyla ilgili ceza

yargılamasında beraat etmiştir.

17. Başvurucunun İdarede çalıştığı odasındaki İdareye ait

bilgisayarlardan yerel bir gazeteye yapılan yorumlar nedeniyle diğer iki

kişiyle birlikte başvurucuya da 28/10/2011 tarihinde maaştan kesme cezası

verilmiştir. Başvurucu konuyla ilgili ceza yargılamasında inandırıcı kanıt elde

edilemediğinden beraat etmiştir.

18. Takip eden süreçte başvurucunun çalıştığı birimler birkaç

kez daha değiştirilmiştir.

19. Başvurucu 17/2/2012 tarihinde Balıkesir ili Balya ilçesi

Özel İdare Müdürlüğünde kaloriferci olarak görevlendirilmiştir.

20. Başvurucu;İdareninkendisineyıllarcasistematikbiçimdepsikolojiktacizveyıldırmapolitikası

uyguladığı, görev yerinisüreklideğiştirdiği ve

ensonuyarmacezasıvererekBalyaİlçeÖzelİdareMüdürlüğündegörevlendirdiği

gerekçeleriyle uyarmacezasınınveBalıkesirBalyaİlçeÖzelİdareMüdürlüğüneyapılanatamasınıniptali,

ayrıcamobbinguygulanmasınedeniylemanevitazminat

istemli olarak14/3/2012 tarihinde Balıkesir 1. İş Mahkemesinde dava açmıştır.

Anılan dava 30/12/2013 tarihinde; işyerinindeğiştirilmesinin-koşullarıvarsa-

işçiyeişeiadedavasıaçmaveyaişakdinihaklınedenlefeshetmeolanağıverdiği,

dolayısıylamahkemeceatamanıniptaliyönündekararverilmesineolanakolmadığı, mobbinguygulandığı iddiasının da kesinveinandırıcıdelillerle

kanıtlanamamış olduğu ve başvurucunun kenditanıklarının

dahi bu iddiayıdoğrulamadığı gerekçeleriyle

reddedilmiştir. Bu karar 15/9/2015 tarihinde Yargıtayca

onanmıştır. Karara karşı yapılan 14/12/2015 tarihli bireysel başvuru, verilen

kesin süre içinde bildirilen eksikliklerin tümünün giderilmediği gerekçesiyle

3/3/2016 tarihinde idari yönden reddedilmiştir.

21. Öte yandan anılan mobbing davası

açıldıktan sonra yerel basında "Balıkesir'den

Bir Mobbing Manzarası" ve "İl Özel İdaresine Mobing

Davası" başlıklı haberler yapılmıştır. Bu haberler üzerine yerelbasına "işverentarafındankendisine psikolojiktacizveyıldırma(mobbing)uygulandığı, giyimyardımıaldığıhaldealmadığı,

lojmanverildiğihaldeverilmediği gibi gerçeğe aykırı

ve işvereni küçük düşürücü beyanlarda bulunduğu" iddiaları

çerçevesinde başvurucu hakkında soruşturma başlatılmıştır. Anılan disiplin

soruşturması sonucunda İdare Disiplin Kurulunun 16/4/2012 tarihli kararıyla

başvurucunun iş akdi feshedilmiştir. Disiplin Kurulu Kararının gerekçesi

şöyledir:

“ ...Daha önceden de görev yerinisüreklideğiştirdiklerigerekçesiyleÖzelİdareeskigenelsekretervekili...

ileMaliHizmetler müdürü ...aleyhineC.

Başsavcılığı'nayaptığışikayetinyerindegörülmeyerektakipsizlik

kararıverilmesisonucu yersiz

şikayettebulunmasınedeniyledavacıya4yevmiye kesim cezası verildiği

, davacınınöncedendeçeşitlidisiplincezalarıaldığıveterfiedemediği

, yerelbasında kendisinemobbinguygulandığı

, giyimyardımıyapılmadığı ,

lojmantahsisedilmediğigibihaksızvedavalıidareyiküçükdüşürürbiçimdebeyanlardabulunduğugerekçesiyle

, önceden de4yevmiyekesimcezasıalandavacınınaynıeylemiyenidenişlediğiiçinişakdininfeshine...

"

22. Başvurucununbukararaleyhineyaptığıitirazİdare

YüksekDisiplinKurulu'nun14/5/2012tarihli kararı ilereddedilmiştir.

Başvurucu bunun üzerine 18/5/2012 tarihinde Balıkesir1. İşMahkemesindeişeiadedavasıaçmıştır.

İlk derece mahkemesince kabul edilen bu dava, Yargıtayca

reddedilmiştir. Yargıtayın gerekçesi şöyledir:

"...Davacı hakkında daha önceden genel

sekreter hakkında küçük düşürücü yorumlar yapılması, görev yerinin

değiştirilmesi sebebiyle şikayette bulunması, başka

bir işçiyle kavga etmesi sebebiyle savunması alınarak disiplin cezaları

verilmiştir. Davacı hemen her konuda bilgi edinme kanunu kapsamında dilekçe ile

işverenden bilgi istemiştir. Fesih sebebi ise davacının kendisine mobbing uygulandığına dair yerel basında haber yapılmış

olmasıdır. Davacının geçmişteki davranışları da dikkate alındığında iş sözleşmesinindevamı işveren için çekilmez bir hal

almıştır..."

23. Anılan karar başvurucuya 16/12/2013 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

24. Başvurucu 14/1/2014 tarihindebireysel

başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 26/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu, işe iade davasının Kanun'da belirlenen sürelerde

tamamlanmadığını belirterek makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

27. Anayasa'nın 36. ve 141. maddeleri bağlamında medeni hak ve

yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması

gerektiğine dair temel ilkeler Anayasa Mahkemesince daha önce incelenmiş ve bu

konuda kararlar verilmiştir (Güher Ergun ve

diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013; Güher Ergun ve Tosun Tayfun Ergun, B. No: 2012/12,

17/9/2013). Başvuru konusu olayda bu ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir husus bulumamaktadır.

28. Somut olayda 18/5/2012 tarihinde açılan davanın 19/9/2013

tarihindeki Yargıtay kararıyla kesinleştiği anlaşılmıştır.

29. Başvuruya konu yargılama süreci incelendiğinde davanın iki

dereceli bir yargılama sisteminde toplam on altı ay sürdüğü, yargılama

sürecinin bütünü dikkate alındığında başvurucunun haklarını ihlal edecek bir

gecikme olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

30. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Yargılamanın Sonucunun

Adil Olmadığına İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

31. Başvurucu; davasının reddine ilişkin Yargıtay kararında

anayasal şikâyet hakkı çerçevesinde yaptığı suç duyurusu üzerine verilen

disiplin cezalarının, ceza davasında kendisi açısından beraatla sonuçlanan

disiplin cezalarına konu eylemlerinin ve bilgi edinme hakkını kullanmasının

gerekçe olarak kullanıldığını belirtmiştir. Başvurucuya göre Yargıtayın kararı hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olup

hukuka aykırıdır. Başvurucu bu nedenlerle çalışma hürriyeti, hak arama hürriyeti,

bilgi edinme hakkı, sosyal güvenlik hakkı ve dilekçe hakkının ihlal edildiği

iddialarını ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özü, delillerin

yargılama makamlarınca eksik ve hatalı değerlendirilmesi sonucunda adil olmayan

bir karar verildiğine ilişkindir. Bu nedenle anılan iddiaların adil yargılanma

hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

33. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması

bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya

açık bir keyfîlik içeren yorum, uygulama ve sonuçlar

Anayasa Mahkemesinin denetim yetkisi kapsamındadır (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

34. Somut olayda Yargıtay, başvurucu ile İdare arasında uzun

yıllardır sıkıntılı bir biçimde devam ettiği açık olan iş ilişkisinde (bkz. §§

11, 12, 15, 16, 17) geçmişte yaşanan ve başvurucunun disiplin cezaları almasına

yol açan birtakım olayları bir bütün hâlinde değerlendirerek bir sonuca

ulaşmıştır (bkz. § 22). Her ne kadar başvurucunun suç duyurusunun kovuşturmaya

yer olmadığına dair kararla sonuçlanması sonrasında verilen disiplin cezasına

ve bilgi edinme hakkının kullanılmasına dair iddialarının ifade özgürlüğü

kapsamında değerlendirilmesi gereken meseleler olduğu düşünülebilirse de Yargıtayın davanın reddi yönündeki kanaatinin oluşmasında

tek başına bu hususların etkili olmadığı, bir başka ifadeyle Yargıtayın karar gerekçesinde sadece anılan hususlara

dayanmadığı, taraflar arasındaki iş ilişkisini çekilmez hale getiren tüm

faktörleri bir bütün olarak değerlendirdiği anlaşılmıştır. Bu itibarla anılan

hususlara karar gerekçeleri arasında yer verilmiş olmasının yargılamayı bir

bütün olarak adil olmaktan çıkardığından ve dolayısıyla başvurucunun adil

yargılanma hakkını ihlal ettiğinden söz edilemez.

35. Yargıtayın gerekçesi ve

başvurucunun iddiaları incelendiğinde iddiaların özünün Yargıtay tarafından

delillerin değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas

itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir.

36. Açıklanan nedenlerle kanun yolu şikâyeti niteliğinde olan

başvurunun bu kısmının da diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

26/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Recep KAPLAN

Başvurucu

:

İbrahim

Halil TOPALAN

Vekilleri

:

Av. Necdet

BAYHAN

Av. Mehmet

DEMİRKUL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/623, 26 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası