İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Demir Başvurusu (B. No: 2013/1912)

1. Başvurucu, yasadışı örgüt

Başvuru No2013/1912Tarih17 Eylül 2014Okuma7 dk · 1.399 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ali Demir Başvurusu

Karar tarihi
17 Eylül 2014
Başvuru Numarası
2013/1912
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.399 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, yasadışı örgüt

üyeliği ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma suçlarını işlediği iddiasıyla

yargılandığı davada 14/2/2011 tarihinden beri tutuklu

olması ve mahkumiyet kararıyla birlikte tutukluluk halinin devamına karar

verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliğinin

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 25/2/2013

tarihinde Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına

engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 24/1/2014 tarihinde kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

4. Başvuru konusu olay ve

olgular 19/6/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir.

Adalet Bakanlığı benzer başvurulara ilişkin önceki görüşlerine atıf yaparak

ayrıca görüş sunulmasına gerek görülmediğini bildirmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

5. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, yasadışı örgüt

üyesi olduğu ve patlayıcı maddeleri izinsiz bulundurduğu suçlamasıyla 14/2/2011 tarihinde tutuklanmıştır.

7. Başvurucu hakkında anılan

suçlarla ilgili olarak Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/172 esas sayılı

dosyasında kamu davası açılmıştır.

8. Adana 6. Ağır Ceza

Mahkemesinin 25/12/2012 tarih ve E.2011/172,

K.2012/303 sayılı kararıyla başvurucu yasadışı örgüt üyeliğinden 9 yıl,

patlayıcı maddeleri izinsiz bulundurma suçundan7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum

edilmiş ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir.

9. Başvurucunun mahkûmiyet

kararıyla birlikte verilen tutukluluk halinin devamına ilişkin karara itirazı,

Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/1/2013 tarih ve 2013/26

Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bu karar başvurucuya 7/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.

10. Başvurucu 25/2/2013

tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

11. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17/1/2014 tarihli ilamıyla yasadışı örgüt üyeliği suçuna

ilişkin mahkumiyet kararı, başvurucunun örgüt adına suç işleme suçundan

cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, tehlikeli maddeleri izinsiz

bulundurma suçuna ilişkin mahkumiyet kararı onanmıştır.

B. İlgili

Hukuk

12. 26/9/2004 tarih ve 5237

sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 174 . ve

314. maddeleri.

13. 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı

Kanun’un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

a) Kanunlarda belirtilen

koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar

verilen,

…

d) Kanuna uygun olarak

tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu

süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,

…

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten

isteyebilirler.”

14. 5271 sayılı Kanun’un 142.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine

tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini

izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 17/9/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

25/2/2013 tarih ve 2013/1912 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

16. Başvurucu, yasadışı örgüt üyeliği ve

tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma suçlarını işlediği iddiasıyla

yargılandığı davada 14/2/2011 tarihinden beri tutuklu

olduğunu, gerekçesiz kararlarla tutukluluğun devamına karar verildiğini, suç

vasfının değişmesi ve beraat etme ihtimalinin bulunduğunu belirterek,

mahkumiyet kararıyla birlikte tutukluluk halinin devamına karar verilmesi

nedeniyle adil yargılanma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliğinin ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

17. Şikâyetin özü ilk derece

yargılamasında devam eden tutukluluk ve hükümle birlikte tutukluluğun devamına

karar verilmesidir. Anayasa Mahkemesi,

olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir

(B. No: 2012/695, 12/2/2013, § 15). Bu nedenle başvurunun kişi

hürriyeti ve güvenliği kapsamında incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

18. Anayasa’nın 19. maddesinin yedinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.

Şekil ve şartları

kanunda gösterilen:

…

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak

kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla

veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde

hâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü

halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun

şartlarını kanun gösterir.

…

Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve

soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır.

Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını

veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.

19. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü

fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin

kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine

başvurabilir.”

20. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı

45. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf

olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.”

21. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı

45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal

için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel

başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.”

22. Devam eden tutukluluğun

hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılan bireysel başvurularda şikâyetlerin

temel amacı, tutukluluğun hukuka aykırı olduğunun ya da devamını haklı kılan

sebeplerin bulunmadığının tespitidir. Bu tespit yapıldığı takdirde buna bağlı

olarak ilgilinin tutukluluk halinin devamına gerekçe olarak gösterilen hukuki

sebeplerin varlığı sona erecek ve böylece kişinin serbest kalmasının yolu

açılabilecektir. Dolayısıyla belirtilen nedenlerle ve serbest bırakılmayı temin

edebilecek bir karar alma amacıyla yapılacak bireysel başvuruların, olağan

kanun yolları tüketilmek şartıyla, tutukluluk hali devam ettiği sürece

yapılabilmesi mümkündür (B. No: 2012/726, 2/7/2013, §

30).

23. Ancak başvurucu hakkında ilk

derece mahkemesinde mahkûmiyet kararı verilmiş ise, bireysel başvuru açısından

talep hukuka aykırılığın tespiti ve tazminatla sınırlı kalacaktır (B. No:

2012/726, 2/7/2013, § 31).

24. Kişi serbest bırakılmadan

yargılandığı davada ilk derece mahkemesinin kararıyla mahkûm olmuşsa,

mahkûmiyet tarihi itibarıyla tutukluluk hali sona erer. Çünkü bu durumda

kişinin hukuki durumu “suç isnadına bağlı

olarak tutuklu” olma kapsamından çıkmaktadır. Zira mahkûmiyete karar

verilmiş olmakla, isnat olunan suçun işlendiği, bundan sanığın sorumlu

olduğunun sübuta erdiği kabul edilmekte ve bu nedenle sanık hakkında cezaya

hükmedilmektedir. Mahkûmiyetle birlikte kişinin kuvvetli suç şüphesi ve bir

tutuklama nedenine bağlı olarak tutukluluk hali sona ermektedir. Bu açıdan

mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olması ayrıca gerekmez. Nitekim gerek Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), gerekse Yargıtay, mahkûmiyet kararı sonrası

tutulma halini tutukluluk olarak nitelendirmemektedir. (B. No: 2013/5267, 7/3/2014, § 26).

25. Suç vasfına veya suçun

sübutuna ilişkin nedenlerle kanun incelemesi sonunda hükmün bozulması ihtimali,

mahkûmiyete bağlı tutmanın bu sebeplere bağlı olarak hukuki olup olmadığının

bireysel başvuru kapsamında incelenmesine imkân vermez. Mahkûmiyet kararı ile

özgürlükten yoksun bırakılma arasında illiyet bağının varlığı, kural olarak

tutmanın hukukiliği bakımından yeterlidir.

26. Tutukluluk hâli sona

erdikten sonra tutuklama süresinin makul olmadığını iddia eden başvurucunun,

devam eden tutukluluk hâlinden farklı olarak, iddia edilen ihlalin tespitini ve

tazminat ödenmesini sağlayabilecek bir hukuk yolu mevcut ise bu yolu tüketmesi

gerekir (B. No: 2012/338, 2/7/2013, § 46).

27. Bu çerçevede 5271 sayılı

Kanun’un 141. ve 142. maddelerinde öngörülen tazminat yolunun başvurucunun

şikâyetleri açısından tüketilmesi gereken bir yol olup olmadığının incelenmesi

gerekir.

28. 5271 sayılı Kanun’un 141.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendinde, makul sürede hakkında hüküm

verilmeyen bir tutuklu için tazminat talebinde bulunabilme imkânı

tanınmaktadır. Bu yol bir yandan başvurucunun maruz kaldığı tutukluluk

süresinin makul olup olmadığının tespiti, diğer yandan da uğradığı zararın

tazmini imkânını sağlamaktadır. Bu nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 141. maddesi

ile öngörülen hukuk yolu başvurucunun şikâyetleri açısından erişilebilir ve

elverişli bir çözüm olanağı ve makul ölçüde bir başarı imkânı sunmaktadır (B.

No: 2012/338, 2/7/2013, § 48).

29. Somut olayda başvurucu isnat

edilen suçlar nedeniyle 14/2/2011 tarihinde

tutuklanmış, 25/12/2012 tarihli kararıyla patlayıcı maddeleri izinsiz

bulundurma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edilmiş ve bu hüküm

17/1/2014 tarihinde kesinleşmiştir. Hakkında hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet

kararı kesinleşen başvurucunun tutukluluk hali kesin olarak sona ermiştir.

Yargılama kapsamındaki diğer suça ilişkin hüküm temyiz incelemesi sonunda

bozulmuş ise de, ilk derece yargılamasında devam eden tutukluk hali kesinleşen

mahkûmiyetle birlikte sona ermiştir. Bu durumda, başvurucunun tutuklu kaldığı

süre kesinleşen hapis cezasının infazı kapsamında dikkate alınacaktır.

30. Başvurucu, hakkındaki

mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren 5271 sayılı Kanun’un 141.

maddesine dayanarak tazminat talebinde bulunma imkânına sahiptir. Mahkumiyet

kararının kesinleşmesiyle birlikte tutukluluk sürecine ilişkin olarak sadece

tazminat talebinde bulunabileceği dikkate alındığında, bu talep yönünden etkin

ve erişilebilir bir çözüm imkânı sunan hukuk yolu tüketilmeksizin bireysel

başvuruların incelenmesi, bireysel başvuru yolunun ikincilliği ilkesi gereği

mümkün değildir (B. No: 2012/338, 2/7/2013, § 49).

31. Açıklanan nedenlerle, başvurunun,

diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “başvuru yollarının tüketilmemesi”

nedeniyle kabul edilemezliğine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle, başvurucunun “Kişi özgürlüğü

ve güvenliğinin” ihlal edildiğine ilişkin başvurusunun “başvuru yollarının tüketilmemesi” nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına, 17/9/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Serruh KALELİ Üyeler : Zehra Ayla PERKTAŞ Burhan ÜSTÜN Nuri NECİPOĞLU Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Muharrem İlhan KOÇ Başvurucu : Ali DEMİR Vekili : Av. Ziya FIRAT

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/1912, 17 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/1912
Tarih
17 Eylül 2014

İlgili Kararlar

  • Hasan Kara Başvurusu (B. No: 2013/3170)
  • Ünsal Bolel Başvurusu (B. No: 2013/9885)
  • Ahat Kök Başvurusu (B. No: 2013/3223)
  • Hekim Hilmi Yakışan Başvurusu (B. No: 2013/8321)
  • Mahmut Ekrem Erhun ve Colette Monique Jourovsky Erhun Başvurusu (B. No: 2013/3588)
  • Cevriye Keçeciler Başvurusu (B. No: 2014/2803)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.