İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Efendi Peksak Başvurusu (B. No: 2017/19054)

1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun

Başvuru No2017/19054Tarih29 Eylül 2020Okuma10 dk · 1.965 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ali Efendi Peksak Başvurusu (3)

Karar tarihi
29 Eylül 2020
Başvuru Numarası
2017/19054
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.965 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğun

makul süreyi aşması, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne

çıkarılmaksızın yapılması, sulh ceza hâkimliklerinin bağımsız ve tarafsız

olmaması, tutukluluk incelemeleri sonunda verilen kararların yakınlara

bildirilmemesi ve tutukluluğa itiraz incelemelerinde alınan savcılık görüşünün

tebliğ edilmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; savunma

hakkına riayet edilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 12/4/2017, 19/4/2017 ve 1/8/2017 tarihlerinde

yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. 2017/20420 ve 2017/31533 numaralı bireysel başvuru

dosyalarının kişi yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2017/19054 numaralı bireysel

başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2017/19054 numaralı dosya

üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

5. Komisyon tarafından başvurucunun bu kararda incelenen

şikâyetleri haricindeki diğer iddialarının kabul edilemez olduğuna, karara konu

olan iddiaların kabul edilebilirlik incelemesinin ise Bölüm tarafından

yapılmasına ve adli yardım talebinin kabul edilmesine karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde

ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Kocaeli Adliyesinde hâkim olarak görev yapan başvurucu

hakkında 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı

tarafından ağır cezalık suçüstü hâli bulunduğu değerlendirilerek FETÖ/PDY'nin

hiyerarşik yapılanmasında yer aldığı iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır.

10. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) 16/7/2016

tarihinde başvurucunun görevden uzaklaştırılmasına, 24/8/2016 tarihinde ise

meslekten çıkarılmasına karar vermiştir.

11. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının HSYK kararıyla görevden

uzaklaştırılanlar hakkında soruşturma işlemlerinin yapılması yönündeki yazısı

üzerine başvurucu, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 16/7/2016

tarihinde gözaltına alınmıştır.

12. Başvurucu 19/7/2016 tarihinde, anayasal düzeni ortadan

kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından

tutuklanması istemiyle Kocaeli 1. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir.

13. Kocaeli 1. Sulh Ceza Hâkimliği 20/7/2016 tarihinde

başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar

vermiştir.

14. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucu hakkında

soruşturma yapma yetkisinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında olduğu

gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir.

15. Başvurucu, tutukluluğun devamına yönelik kararlara müteaddit

defa itiraz etmiş; son olarak İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği tutukluluğun

devamına ilişkin karara yapılan itirazın 20/3/2017 tarihinde kesin olarak

reddine karar vermiştir.

16. Başvurucu 19/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

17. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 20/4/2017 tarihli

iddianameyle başvurucunun anayasal

düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan

kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye

Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye

teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma

suçlarından cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası

açmıştır.

18. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi 22/5/2017 tarihinde

iddianameyi kabul etmiş ve E.2017/143 sayılı dosya üzerinden yargılama

başlamıştır. Mahkeme aynı tarihte tensiple birlikte başvurucunun tutukluluk

hâlinin devamına, Mahkemenin görevsiz olduğuna ve yargılamanın yapılması için

dosyanın ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 16. Ceza Dairesine

gönderilmesine karar vermiştir.

19. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 18/7/2017 tarihinde Dairenin

görevsizliğine karar vererek görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın

Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar vermiştir.

20. Yargıtay Ceza Genel Kurulu 10/10/2017 tarihinde İstanbul 26.

Ağır Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına ve ilk derece

mahkemesi sıfatıyla yargılamayı yapmak üzere dosyanın İstanbul 26. Ağır Ceza

Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

21. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi 17/1/2019 tarihinde yaptığı

duruşmada başvurucunun terör örgütüne üye olma suçundan 12 yıl hapis cezasıyla

cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme anılan duruşma sonunda hükümle

birlikte başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir.

22. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla dava

istinaf aşamasında derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

23. İlgili hukuk için bkz.

Adem Türkel, B. No: 2017/632, 23/1/2019, §§ 24-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 29/9/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddialar

1. Tutuklamanın Hukuki

Olmadığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

25. Başvurucu; suç şüphesi ve bunu haklı kılan deliller

olmamasına rağmen hakkında tutuklama kararı verildiğini, delilleri karartma

tehlikesi ve kaçma şüphesinin de somut olayda mevcut olmadığını, adli kontrolün

neden yetersiz kalacağının açıklanmadığını, görevli ve yetkili olmayan

mahkemece görevinden kaynaklanan güvencelere riayet edilmeksizin tutuklandığını

belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

26. Bakanlık görüşünde; başvurucu yönünden suç şüphesinin

varlığını doğrulayan belirtilerin soruşturma dosyası kapsamında bulunduğu,

tutuklama nedenlerinin varlığı ve tutuklamanın ölçülü olduğu yönündeki

değerlendirmelerin de temelsiz olmadığı belirtilmiştir.

27. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru

formundaki açıklamalarını tekrarlamış ve tutuklama kararının hukuka aykırı

olduğunu ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

28. Başvuru konusu olayda ileri sürülen tutuklama tedbirinin

hukuka aykırı olduğu iddiasına ilişkin daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu

ve başvurucunun anılan şikâyetiyle ilgili olarak 2016/59363 sayılı bireysel

başvuru dosyası üzerinden Birinci Bölüm Birinci Komisyon tarafından yapılan

inceleme sonunda açıkça dayanaktan yoksunluk

nedeniyle kabul edilemezlik

kararı verildiği tespit

edildiğinden başvurunun bu iddia yönünden mükerrer başvuru niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine

karar verilmesi gerekir.

2. Sulh Ceza

Hâkimliklerinin Yapısı ile Bağımsız ve Tarafsız Olmadığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

30. Başvurucu; hakkında tutuklama kararı veren ve tutukluluk

incelemelerini yapan sulh ceza hâkimliklerinin kapalı devre olarak

adlandırılabilecek bir sistemle çalıştığını, ayrıca bu hâkimliklerin bağımsız

ve tarafsız olmadığını ileri sürmüştür.

31. Bakanlık görüşünde, başvurucunun bu bölümdeki iddialarına

ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.

b. Değerlendirme

32. Başvuru konusu olayda ileri sürülen sulh ceza

hâkimliklerinin yapısı ile bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin iddialara

yönelik olarak daha önce bireysel başvuruda bulunulduğu ve başvurucunun anılan

şikâyetiyle ilgili olarak 2017/37727 sayılı bireysel başvuru dosyası üzerinden

İkinci Bölüm tarafından yapılan inceleme sonunda açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemezlik kararı verildiği tespit edildiğinden başvurunun bu iddia

yönünden mükerrer başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine

karar verilmesi gerekir.

3. Tutukluluğun Makul

Süreyi Aştığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

34. Başvurucu, uzun süre tutuklu kalması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

35. Bakanlık görüşünde, başvurucunun bu bölümdeki iddialarına

ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.

b. Değerlendirme

36. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla ilk derece

mahkemesince mahkûmiyet hükmü verilmiş ise -hüküm kesinleşmemiş olsa da-

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesinde

öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk

yolu olduğu sonucuna varmıştır (Ahmet

Kubilay Tezcan, B. No: 2014/3473, 25/1/2018, §§ 24-27; Ekrem Atıcı, B. No: 2014/15609, 8/3/2018,

§§ 27-30).

37. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 17/1/2019

tarihinde mahkûmiyetine karar verilen başvurucunun tutukluluğun makul süreyi

aştığına ilişkin iddiası, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılacak

davada incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak dava sonucuna göre başvurucunun

tutukluluğunun makul süreyi aştığının tespiti hâlinde görevli mahkemece

başvurucu lehine tazminata da hükmedilebilecektir. Buna göre 5271 sayılı

Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolunun başvurucunun durumuna uygun,

telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk yolu olduğu ve bu olağan başvuru

yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesinin bireysel

başvurunun ikincil niteliği ile

bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.

38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

4. Tutukluluk

İncelemelerinin Hâkim/Mahkeme Önüne Çıkarılmaksızın Yapıldığına İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

39. Başvurucu; tutukluluk incelemelerinin hâkim huzuruna

çıkarılmadan yapıldığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

40. Bakanlık görüşünde, başvurucunun bu bölümdeki iddialarına

ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.

b. Değerlendirme

41. Anayasa Mahkemesi, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme

önüne çıkarılmaksızın yapıldığına ilişkin başvurular bakımından bireysel

başvurunun incelendiği tarih itibarıyla kişi hâkim/mahkeme önüne çıkarılmış ise

asıl dava sonuçlanmamış da olsa 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen

tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu

olduğunu kabul etmiştir (Salih Sönmez,

B. No: 2016/25431, 28/11/2018, §§ 166-177). Somut olayda 20/7/2016 tarihinde

tutuklanıp 13/2/2018 tarihinde mahkeme önüne çıktığı anlaşılan başvurucunun bu

kapsamdaki şikâyeti bakımından anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir durum

bulunmamaktadır.

42. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

5. Tutukluluk İncelemesi

Sonunda Verilen Kararların Yakınlara Bildirilmediğine İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

43. Başvurucu -herhangi bir tarih belirtmeksizin- hakkında resen

verilen tutukluluğun devamına ilişkin kararların yakınlarına tebliğ edilmediğini

ileri sürmüştür.

44. Bakanlık görüşünde, başvurucunun bu bölümdeki iddialarına

ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.

b. Değerlendirme

45. Başvuru konusu olayda ileri sürülen tutukluluk incelemeleri

sonunda verilen kararların yakınlara bildirilmemesi iddiasına ilişkin daha önce

bireysel başvuruda bulunulduğu ve başvurucunun anılan şikâyetiyle ilgili olarak

2017/29428 sayılı bireysel başvuru dosyası üzerinden İkinci Bölüm tarafından

yapılan inceleme sonunda konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul

edilemezlik kararı verildiği tespit edildiğinden başvurunun bu iddia yönünden

mükerrer başvuru niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

46. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının mükerrer başvuru olması nedeniyle reddine

karar verilmesi gerekir.

6. Tutukluluğa İtiraz

İncelemelerinde Alınan Savcılık Görüşünün Bildirilmediğine İlişkin İddia

a. Başvurucunun İddiaları

47. Başvurucu; tutukluluğuna itirazları değerlendirilirken

alınan Savcılık görüşlerinin kendisine bildirilmediğini belirterek kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

48. Bakanlık görüşünde, başvurucunun bu bölümdeki iddialarına

ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.

b. Değerlendirme

49. Anayasa Mahkemesi; tutukluluk incelemeleri sırasında alınan

Savcılık görüşünün şüpheli veya sanıklara bildirilmemesinin anayasal önem

taşımadığını, içeriğinde başvurucunun cevap vermesini gerektirmeyen ve daha

önce ileri sürülmemiş yeni bir olgudan bahsedilmeyen durumlarda Savcılık

görüşünün başvurucuya bildirilmemesinin önemli bir zarara da neden olmadığını

ifade etmiştir (Devran Duran

[GK], B. No: 2014/10405, 25/5/2017, §§ 106-112).

50. Somut olayda tutukluluk incelemeleri sırasında alınan

Savcılık görüşünün bildirilmediği ileri sürülmüşse de başvuru formu ve eklerinde,

bu görüş yazısında başvurucunun cevap vermesini gerekli kılan ve daha önce

haberdar olmadığı yeni bir olgunun bulunduğu yönünde bir açıklamaya yer

verilmemiştir. Dolayısıyla başvurucunun iddiaları bakımından anılan karardan

ayrılmayı gerektiren bir durumun mevcut olmadığı değerlendirilmiştir.

51. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının anayasal ve kişisel önemden yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

52. Başvurucu; soruşturma ve kovuşturma sürecinde savunma

hakkına riayet edilmediğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

53. Bakanlık görüşünde, başvurucunun bu bölümdeki iddialarına

ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.

2. Değerlendirme

54. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

ihlale neden olduğu iddia edilen işlem veya eylem için öngörülen idari ve

yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No:

2012/403, 26/3/2013, §§ 16, 17).

55. Somut olayda Anayasa Mahkemesince incelemenin yapıldığı

tarih itibarıyla başvurucu hakkındaki dava istinaf aşamasında devam etmektedir.

Başvurucunun hakkındaki soruşturma ve yargılama süreçlerinde yapılan

uygulamalar nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkin şikâyetlerini kanun yollarında ileri sürebilme ve ileri sürmüş ise

şikâyetlerinin bu aşamalarda incelenme imkânı bulunmaktadır. Bu çerçevede başvurucu

tarafından istinaf/temyiz süreçlerinin sonuçlanması beklenmeden ileri sürülen

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki şikâyetlerin bireysel

başvuruya konu edildiği görülmüştür.

56. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın mükerrer başvuru olması nedeniyle REDDİNE,

2. Sulh ceza hâkimliklerinin yapısı ile bağımsız ve tarafsız

olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın mükerrer başvuru olması nedeniyle

REDDİNE,

3. Tutukluluğun makul süreyi aşması dolayısıyla kişi hürriyeti

ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne

çıkarılmaksızın yapılması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

5. Tutukluluk incelemesi sonunda verilen kararların yakınlara

tebliğ edilmemesi dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın mükerrer başvuru

olması nedeniyle REDDİNE,

6. Tutukluluğa itiraz incelemelerinde alınan savcılık görüşünün

bildirilmemesi dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın anayasal ve

kişisel önemden yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

7. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun

339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi mağduriyetine

neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun yargılama

giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 29/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE

karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPAL Selahaddin MENTEŞ Raportör : Muzaffer KORKMAZ Başvurucu : Ali Efendi PEKSAK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/19054, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Kişi Hürriyeti ve
  9. B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/19054
Tarih
29 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • A.k. Başvurusu (B. No: 2016/15726)
  • Mehmet Fatih Göksan Başvurusu (B. No: 2017/38886)
  • Şevket Budan Başvurusu (B. No: 2017/23296)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Kerim Azizi ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/5344)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Emin Sönmez ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/27310)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Karar Fikriye Aksoy Başvurusu (B. No: 2018/32666)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.