İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Ekber Emre Başvurusu (B. No: 2015/3427)

1. Başvuru, terör olaylarından doğan maddi zararların eksik

Başvuru No2015/3427Tarih17 Temmuz 2019Okuma11 dk · 2.263 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ali Ekber Emre Başvurusu

Karar tarihi
17 Temmuz 2019
Başvuru Numarası
2015/3427
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.263 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, terör olaylarından doğan maddi zararların eksik

tazmin edilmesi, manevi zararların ise tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet

hakkının; buna ilişkin idari ve yargısal sürecin makul sürede

sonuçlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 24/2/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyon başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucu, Tunceli'nin Ovacık ilçesi Bilgeç

köyünde ikamet etmekte iken 1994 yılında meydana gelen terör olayları

neticesinde köyünün boşaltılmasıyla yerleşim yerinden göç etmek zorunda

kaldığını iddia etmiş ve 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle

Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında

zararlarının karşılanması talebiyle Tunceli Valiliği Terör ve Terörle

Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. Komisyon

6/10/2009 tarihli kararıyla başvurucuya 35.142,93 TL ödenmesine karar

vermiştir.

7. Söz konusu tutarı yeterli bulmayan başvurucu dava açmıştır.

Dava dilekçesinde, zararının Komisyonca belirlenen tutardan çok daha yüksek

olduğu belirtilerek Komisyonun 6/10/2009 tarihli işleminin iptaline ve 5233

sayılı Kanun'daki esaslar çerçevesinde 115.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi

tazminat ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

8. Elazığ 1. İdare Mahkemesi 25/9/2012 tarihli kararıyla eksik

incelemeye dayalı olduğu gerekçesiyle Komisyon kararının iptaline, maddi

tazminat istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına, manevi

tazminat isteminin ise 5233 sayılı Kanun'da düzenlenmediğinden reddine karar

vermiştir.

9. Danıştay Onbeşinci Dairesi (Daire);

ilk derece mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu, dilekçede ileri

sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte

görülmediğini belirterek kararı 20/2/2014 tarihinde onamıştır.

10. Karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 4/12/2014 tarihli

kararı ile reddedilmiştir. Bu karar 30/1/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

11. Başvurucu 24/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

12. Bu arada iptal kararı üzerine anılan Komisyon tarafından

yeniden yapılan inceme ve değerlendirme sonucu 2/11/2012 tarihli kararla

başvurucuya 51.832,75 TL ödenmesine karar verilmiştir.

13. Başvurucu bu tutarı da kabul etmeyerek Komisyon kararının

iptaliyle 100.000 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle

yeniden dava açmıştır.

14. Elazığ 2. İdare Mahkemesi 10/4/2014 tarihli kararıyla dava

konusu işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Karar,

Danıştay Onbeşinci Dairesinin11/10/2017 tarihli

kararıyla ev ve ahıra ilişkin amortisman oranının evin inşa tarihine göre

yanlış uygulandığı gerekçesiyle bu kısım yönünden bozulmuştur. Elazığ 2. İdare

Mahkemesi, bozmaya uyarak yaptığı inceleme sonucu binanın inşa tarihi yanlış

belirtilmiş ise de amortisman oranının doğru oran üzerinden uygulandığını

belirterek ilk kararıyla aynı sonuca varmıştır.

15. Bu arada başvurucu, idarenin 51.832,75 TL ödenmesi teklifini

içeren, 5233 sayılı Kanun’un 12. maddesi gereğince davet yazısı ile birlikte

gönderilen ve “Yukarıda nakdi olarak

belirtilen zararımın/zararlarımın karşılanması sonucunda Komisyonun tespitine

esas olay ile ilgili olarak uğradığım zararımın tamamının karşılanmış olduğunu

kabul ve taahhüt ederim.” beyanını içeren 9/4/2015 tarihli sulhnameyi kabul etmiştir. Sulhname

başvurucunun avukatı tarafından imzalanmış ve söz konusu tutar başvurucunun

avukatının hesabına 10/6/2015 tarihinde ödenmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

16. 5233 sayılı Kanun'un 1., 2., 4., 6., 7., 8., geçici 1.,

geçici 4. maddeleri (Celal Demir,

B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-21, 23).

17. İlgili diğer ulusal hukuk için bkz. Ali Ekber Çeçi ve diğerleri (B. No:

2015/5463, 23/1/2019,§ §18-25) başvurusu hakkında verilen karar.

B. Uluslararası Hukuk

18. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), söz konusu başvuruya

benzer şekilde terör olaylarından dolayı köyü terke mecbur kalınması nedeniyle

uğranılan zararın tazminine ilişkin olarak sulhname

imzalanmasının ardından köyü terkten önce var olan hayvanlarına ilişkin zarar

ile manevi zararının tazmin edilmediği iddialarıyla yapılan şikâyetleri

kapsayan bir grup başvuruyu incelediği Akbayır ve diğerleri/Türkiye (B. No: 30415/08,

28/6/2011) kararında sulhname imzalanmasının

-taleplerden feragat edilmesini gerektirdiği için- yerel boyuttaki bu

uzlaşmanın tartışmasız olarak ihtilaflı tazminat hakkında öne sürülen itiraza

son verdiği gerekçesiyle başvuruları kabul edilemez bulmuştur.

19. AİHM, başvuranlar tarafından imzalanan dostane çözüm

beyanlarında (sulhnamelerin) manevi tazminattan söz

edilmediğini gözlemlediğini belirterek dostane çözüme dair bu beyanların (sulhname) ilgili tarafların prosedürü sona erdirmeye

ilişkin açık iradesinin tezahürü olduğunu ifade etmiştir. AİHM; tüm başvuru

sahiplerinin iç hukukta ve AİHM huzurunda avukatlar tarafından temsil

edildiğini, bu hâlde başvuranların ne 5233 sayılı Kanun ve kendi beyanlarının

manevi zarara ilişkin hiçbir talep içermediği iddiasını ne de bu anlaşmaların

sonuçlarından habersiz oldukları iddiasını ileri süremeyeceklerini

belirtmiştir. AİHM'e göre söz konusu düzenleme,

başvuranların prosedürle ilgili her türlü iddiadan feragat etmelerini

gerektirmektedir ve uluslararası boyutta bu anlaşmanın söz konusu ödemeyle

ilgili anlaşmazlığı tartışmasız bir şekilde sonlandırması nedeniyle

başvuranların şikâyette bulunamayacakları sonucuna ulaşılmıştır (Akbayır ve diğerleri/Türkiye, § 77).

20. AİHM sürü hayvanlarının farklı türlerine göre besicilikten

elde edilen gelirlerin tazminatının komisyonlarca yanlış değerlendirilmesine

ilişkin şikâyetle ilgili olarak da dostane çözümün kabul edilmesiyle ilgili

yukarıda belirtilen sonuçların ayrıca bu şikâyete de uygulanabilir olduğu

kanaatinde olup AİHM'e göre sulhnamelerin

imzalandığı ve ödemeler gerçekleştiği andan itibaren Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi (Sözleşme) bağlamında başvuranların mağdur sıfatı yok olmaktadır (Akbayır ve diğerleri/Türkiye, § 78).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 17/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Maddi Zararların Eksik

Tazmin Edildiğine İlişkin Şikâyet Yönünden

a. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu; Komisyon kararında köyü terkten önceki hayvan

varlığının dikkate alınmadığını, mülkünden mahrum kaldığı sürenin yedi yıl

olarak kabul edildiğini oysa bu sürenin dokuz yıl olduğunu belirterek eksik tazmin

nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

b. Değerlendirme

23. Somut başvuruda başvurucu, terör ve terörle mücadele

kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle oluşan zararlarının karşılanması

amacıyla 5233 sayılı Kanun kapsamında Komisyona başvurmuş; Komisyon tarafından

tespit edilen zararları öngörülen birim fiyatlara tabi tutularak bir tazminat

miktarı belirlenmiş ancak belirlenen tazminatı kabul etmeyen başvurucu konuyu

yargıya taşımıştır. Açılan davalar sonucunda idari yargı yeri maddi tazminat

yönünden Komisyon kararlarını hukuka aykırı bularak iptal etmiştir. Nihayetinde

Komisyon tarafından yeniden hesaplama yapılmış ve belirlenen tutar başvurucu

tarafından kabul edilmiştir. Bir başka deyişle başvurucu sulh teklifini kabul

etmiştir (bkz. §§ 6-15).

24. Bireysel başvuruda bir hakkın ihlaline karar verilebilmesi

için mağdurluk statüsünün ve/veya başvuruya konu olan kamu gücü kullanımına

dayalı temel nedenlerin başvurunun yapıldığı anda mevcut olması ve başvuru

hakkında karar verileceği zamana kadar devam etmesi gerekir. Mağdurluk

statüsünün varlığı konusunda değerlendirme yapılırken başvurucunun şikâyet

ettiği hususların gerçekleşip gerçekleşmediği, hâlâ mevcut olup olmadığı ve

muhtemel hak ihlalinin etkilerinin giderilip giderilmediği incelenmelidir (Zübeyit Kaya, B. No: 2013/7674, 21/5/2015, § 36).

25. Bunun yanında tazminat ya da başvurucunun taleplerinin

anlaşma ile karşılanması da mağdurluk statüsünün belirlenmesine etki eder (Arman Mazman, B.

No: 2013/1752, 26/6/2014, § 43).

26. Başvuruya konu olayda eksik hesaplandığı iddia edilen

zararın miktarı üzerinde başvurucunun idareyle anlaşma sağlamış ve sulhnameyi imzalamış olması sebebiyle maddi mağduriyetinin

açıkça orantısız olmayacak şekilde giderildiği sonucuna varılmıştır. Başvurucu,

Komisyonun tespitinde belirlenen ve zararlarının tamamını karşıladığını beyan

ettiği alacağı tümüyle davalı idareden tahsil ettiğinden mülkiyet hakkına

ilişkin mağduriyet giderilmiş ve bu hak yönünden mağdurluk statüsü de aynı

tarihte sona ermiştir. Belirtmek gerekir ki başvurucu, Komisyonun sulhname teklifini avukatı aracılığıyla kabul etmiş ve sulhname başvurucu adına avukatı tarafından imzalanmıştır.

Dolayısıyla başvurucunun maddi tazminat iddialarını sona erdiren sulhnamenin bu hukuki sonucundan habersiz olduğu da

düşünülemez. Öte yandan başvurucu, Komisyon tarafından ödenmesine karar verilen

tazminat tutarının kendilerine ödenmediği ya da eksik ödendiği yönünde bir

iddiada da bulunmamıştır.

27. Diğer taraftan manevi tazminat, 5233 sayılı Kanun'da

öngörülmediğinden sulhname konusu olamayacağı açık

olup bu kısımda varılan sonuç sadece maddi tazminata ilişkindir. Manevi

tazminat yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılacaktır.

28. Açıklanan gerekçelerle eksik maddi tazminattan kaynaklanan

mülkiyet hakkına yönelik şikâyet yönünden başvurucunun mağdurluk statüsünü

kaybettiği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden incelenmeksizin kişi

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

2. Manevi Zararların

Tazmin Edilmediğine İlişkin Şikâyet Yönünden

a. Başvurucunun İddiaları

29. Başvurucu, manevi zararlarının tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

30. 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvurularda, manevi

tazminat taleplerinin reddedilmesine ilişkin iddialar daha önce bireysel

başvuruya konu olmuş ve Anayasa Mahkemesinin bu konuda verdiği kararlarında

başvurucuların terör eylemi kapsamında gerçekleşen zararlarının manevi tazminat

ödenmesi ile giderilmesine ilişkin 5233 sayılı Kanun’da hüküm bulunmamakla

birlikte idare hukukunun genel hükümleri kapsamında başvurucuların anılan talep

hakkına sahip olduğu belirtilmiştir (Özden

Sayar ve Deren Dilara Sayar, B. No: 2013/4022, 13/4/2016, §§ 51-76).

31. Bir başka deyişle 5233 sayılı Kanun; Anayasa Mahkemesi ve

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun verdiği kararlarda da belirtildiği

üzere maddi zararların özel bir giderim usulü olmakla birlikte manevi

zararların genel hükümlere göre karşılanmasına da engel olmayan bir yasadır.

6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. ve 13.

maddelerinde, idarenin işlem veya eyleminden kaynaklı olarak hakları ihlal

edilenlere tazminat talebinde bulunabilme imkânı tanınmaktadır. Bu yol, 5233

sayılı Kanun dışında idari yargıda genel hükümlere başvurularak uğranılan

zararın tazminine imkân sağlamaktadır (Abbas

Emre, B. No: 2014/5005, 6/1/2016, § 81).

32. Anılan içtihatlarda ortaya konulduğu üzere 5233 sayılı Kanun

manevi zararların karşılanmasını öngörmemekle birlikte genel hükümlere göre

açılacak tam yargı davasında manevi tazminat istenmesini de engellememektedir. Bir

başka ifadeyle kişiler manevi tazminat taleplerini 5233 sayılı Kanun kapsamında

değil 5233 sayılı Kanun'dan bağımsız olarak tazminat hukukunun genel

prensiplerine göre açacakları davalarda dile getirebilirler.

33.

Bu durumda başvurucuların idare mahkemelerinde açtıkları davaların niteliği ve

manevi tazminata ilişkin taleplerini dile getiriş biçimleri özel önem taşır.

Bir başka deyişle davanın yukarıda belirtilen içtihada uygun şekilde yani genel

hükümler çerçevesinde 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde belirtilen

usullere göre mi açıldığı yoksa manevi tazminat talebinin 5233 sayılı Kanun'a

mı dayandırıldığının ortaya konulması gerekir.

34. Başvurucunun İdare Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinin

incelenmesinden dilekçenin sonuç ve istem kısmında 5233 sayılı Kanun'daki

esaslar çerçevesinde 115.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine

karar verilmesini istediği, bir başka deyişle başvurucunun davasını 5233 sayılı

Kanun kapsamında açtığı ve taleplerini anılan Kanun'a dayandırdığı görülmektedir.

35. Başvurucunun dava dilekçesindeki talepleri ve dayanakları

bağlamında inceleme yapan İdare Mahkemesi, başvurucunun anılan iddialarına

yönelik 5233 sayılı Kanun'un sadece maddi zararların karşılanmasını

düzenlediği, manevi zararların tazminine yönelik herhangi düzenlemeye yer

vermediği, dolayısıyla talep edilen manevi zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında

karşılanmasına imkân bulunmadığı gerekçesiyle manevi tazminat istemini

reddetmiştir. 5233 sayılı Kanun kapsamına göre talep edilen, 2577 sayılı

Kanun'un genel hükümlerine göre talep edilmeyen manevi tazminat isteminin

reddine ilişkin karar Danıştay tarafından onanarak kesinleşmiştir.

36. Somut olayda başvurucu tarafından Anayasa Mahkemesi ve

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu içtihatlarında belirtildiği şekilde manevi

tazminat istemiyle genel hükümlere göre tam yargı davası açılmadığından manevi

tazminat istemiyle 5233 sayılı Kanun kapsamında açılan davada derece

mahkemelerinin söz konusu istemin 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanmasına

imkân bulunmadığı değerlendirmesini yaparak tazminat istemini reddetmesinde

mülkiyet hakkına yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşılmıştır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

38. Başvurucu; köyü terkten evvel var olan hayvan varlığına

ilişkin iddiaların dikkate alınmaması ve derece mahkemelerinin bu konuda

gerekçelerinin bulunmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının da ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca 5233 sayılı Kanun kapsamında

başvurulan idari süreç ve yargılama prosedürlerinin makul sürede

sonuçlandırılmaması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

iddia etmiştir.

2. Değerlendirme

39. Somut olayda sulhname imzalanarak

maddi tazminata ilişkin uyuşmazlığın sona erdirildiğine ilişkin yukarıda

mülkiyet hakkına dair gerekçede belirtilen değerlendirme ve varılan sonuç

gözetildiğinde usul güvencesi olan adil yargılanma hakkı bakımından aynı

şikâyetlerin tekrar incelenmesini gerektiren bir neden bulunmamaktadır. Bu

nedenle başvurucunun bu başlık altındaki mülkiyet hakkı yönünden ileri sürdüğü

benzer mahiyetteki şikâyetlerinin incelenmesine gerek görülmemiştir.

40. Diğer taraftan makul sürede yargılanma hakkına ilişkin

şikâyet ise sulhname imzalanmasından bağımsız

olduğundan ve başvurucunun temel şikâyetlerinden ayrıca ele alınabilecek

nitelikte olduğundan makul sürede yargılanma hakkı yönünden inceleme

yapılmıştır.

41. Bireysel başvuru yapıldıktan sonra yürürlüğe giren 25/7/2018

tarihli ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek

Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

42. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

43. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi; yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır (Ferat Yüksel, §§ 27-36).

44. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan

başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile

bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36)

45. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

46. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Maddi zararların eksik tazmin edildiğine ilişkin iddianın kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Manevi zararların tazmin edilmediğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

17/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Mehmet Sadık YAMLI Başvurucu : Ali Ekber EMRE Vekili : Av. Meral HANBAYAT YEŞİL

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/3427, 17 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Mülkiyet Hakkının
  11. B. Makul Sürede
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. M. Emin KUZ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/3427
Tarih
17 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Ali Sevim ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/3364)
  • Mehmet Leylekoğlu Başvurusu (B. No: 2015/4584)
  • Şahin İçyer Başvurusu (B. No: 2015/5452)
  • Semra Omak Başvurusu (B. No: 2015/19167)
  • K.ş. Başvurusu (B. No: 2016/14613)
  • Ahmet Güler Başvurusu (B. No: 2015/15640)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.