İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Ekşi Başvurusu (B. No: 2013/4558)

1. Başvurucu, Bağcılar Asliye

Başvuru No2013/4558Tarih10 Mart 2015Okuma14 dk · 2.742 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ali Ekşi Başvurusu

Karar tarihi
10 Mart 2015
Başvuru Numarası
2013/4558
R.G. Tarih- Sayı
6/6/2015-29378
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.742 kelime·14 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, Bağcılar Asliye

Hukuk Mahkemesinde açtığı müdahalenin men'i ve ecrimisil davasında makul sürede yargılama yapılmadığını,

uzun süren yargılama boyunca taşınmazı üzerine ihtiyati tedbir konulması

nedeniyle tasarruf yetkisinin kısıtlandığını belirterek, adil yargılanma ve

mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde

bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 24/6/2013 tarihinde

Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden

yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun

bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci

Komisyonunca 18/9/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

16/10/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Adalet Bakanlığı 30/10/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu, 6/2/2002

tarihinde Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesinde yirmi iki davalı aleyhine açtığı

müdahalenin men’i ve ecrimisil

davasında, tapuda adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine bina yapımı için

müteahhit H.Ö. ile "düzenleme şeklinde

gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi"

akdettiklerini, ancak bu sözleşmenin Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesinin

E.2000/1190, K.2001/703 sayılı kararı ile feshedildiğini, buna rağmen

davalıların, müteahhit H.Ö.'den, taşınmaz üzerine

yapılan yapıdan haricen yer satın alarak, işgalci durumuna düştüklerini

belirtmiş, müdahalenin men'ini ve ecrimisile

hükmedilmesini talep etmiştir.

8. Yargılamanın ilerleyen

aşamalarında dava dosyası Bağcılar 2. Asliye Hukuk Mahkemesine, bu Mahkemenin

kapatılması üzerine Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesine, Bakırköy 11. Asliye

Hukuk Mahkemesinin de kapatılması üzerine Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesine

devredilmiştir.

9. Anılan dava dosyası, aynı

Mahkemede görülmekte olan ve aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan

E.2010/301 sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir.

10. Bakırköy 6. Asliye Hukuk

Mahkemesinin E.2010/301 sayılı dava dosyasında ise çeşitli tarihlerde açılmış

bulunan, aralarındaki hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle bu dosyada

birleştirilen altı dava dosyası daha bulunmaktadır.

11. Bu kapsamda yapılan

yargılamanın sonunda, Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi, 29/4/2014 tarih ve

E.2010/301, K.2014/214 sayılı kararı ile başvurucunun müdahalenin men'i davasının kabulüne, ecrimisil

talebinin reddine karar vermiştir.

12. İlk Derece Mahkemesinin

kararına karşı, başvurucu ve davanın diğer tarafları temyiz talebinde

bulunmuşlardır.

13. Temyiz incelemesi halen

devam etmektedir.

14. Başvurucu, 24/6/2013

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

15. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi şöyledir:

“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve

düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla

yükümlüdür.”

16. 11/1/2011 tarih ve 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 473.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı

olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine

yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre

yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda

olmaksızın sözleşmeden dönebilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

17. Mahkemenin 10/3/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 24/6/2013 tarih ve 2013/4558

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

18. Başvurucu, 27/3/2001

tarihinde Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı müdahalenin men'i ve ecrimisil davasında

makul sürede yargılama yapılmadığını, ayrıca açtığı dava ile birleşen ve

uyuşmazlık konuları aynı taşınmaz olan davalar nedeniyle uzun süren yargılama

boyunca taşınmazı üzerine ihtiyati tedbir konulmasından dolayı tasarruf

yetkisinin kısıtlandığını belirterek, adil yargılanma ve mülkiyet haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

a. İhtiyati Tedbir Kararı Nedeniyle

Mülkiyet Hakkının İhlali İddiası

19. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47.

maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

“(3) Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa

temsilcisinin kimlik ve adres bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle

ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa

hükümlerinin, ihlal gerekçelerinin, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin

aşamaların, başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin

öğrenildiği tarih ile varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru

dilekçesine, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem

veya kararların aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin

eklenmesi şarttır.”

20. 6216 sayılı Kanun’un, “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve

incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Bireysel başvuru hakkında kabul edilebilirlik

kararı verilebilmesi için 45 ila 47 nci

maddelerde öngörülen şartların taşınması gerekir.

(2) Mahkeme, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya

temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan

ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan

yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

21. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

bireysel başvuruların içeriğini düzenleyen “Bireysel

başvuru formu ve ekleri” başlıklı 59. maddesinin ilgili bölümü

şöyledir:

“…

(2) Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer alır:

…

ç) Kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti.

d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü

açıklamalar.

e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel hakkının doğrudan

zedelendiği iddiasının dayanakları.

…

(3) Başvuru formuna aşağıdaki belgeler ya da onaylı

örnekleri eklenir:

…

e) Dayanılan belgelerin asılları ya da onaylı örnekleri.

…

(4) Başvurucu ihlal iddiasına dayanak gösterdiği üçüncü

fıkradaki belgelere herhangi bir nedenle erişememesi hâlinde bunun

gerekçelerini belirtir. Mahkeme gerekli gördüğü takdirde bu bilgi ve belgeleri

resen toplar.

…”

22. İçtüzüğün “Formun

ve eklerinin hazırlanmasına ilişkin ilkeler” başlıklı 60. maddesi

şöyledir:

“(1) Başvuru formu, İçtüzüğün 59 uncu maddesine uygun olarak

düzenlenir ve aynı maddede belirtilen belgeler ya da onaylı örnekleri başvuru

formuna eklenir.

(2) Başvuru formu okunaklı ve başvurunun esasına yönelik

özlü bilgileri içerir şekilde hazırlanır. Başvuru formunun ekler hariç on

sayfayı geçmesi hâlinde başvurucunun ayrıca başvuru formuna olayların özetini

eklemesi gerekir.

(3) Başvurucu, başvuru formunun ekinde sunduğu belgeleri,

tarih sırasına göre numaralandırarak her bir belgeyi tanımlayıcı başlıklar

hâlinde dizi pusulasına bağlar.”

23. 6216 sayılı Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı, 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile İçtüzüğün 59. maddesinin ilgili

fıkraları uyarınca Anayasa Mahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgili

delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa

hükmünün kendilerine göre ihlal edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki

iddialarını kanıtlamak başvurucuya düşer (B. No: 2013/276, 9/1/2014, §

19).

24. Başvurucunun,

kamu gücünün işlem,

eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile

dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile

ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya

kararların aslı ya da örneğini başvuru dilekçesine eklemesi şarttır. Başvuru

dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da

ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki

haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve

deliller açıklanmalıdır (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 20).

25. Yukarıda belirtilen koşullar yerine

getirilmediği takdirde Anayasa Mahkemesi başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun

olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulabilir. İddiaların dayanaktan yoksun

olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesinin ikna edilmesi, başvurucu tarafından

ileri sürülen iddiaların niteliğine bağlıdır. Başvurucunun başlangıçta, başvuru

hakkında kabul edilemezlik kararı verilmesini önlemek için başvuru formu ve

eklerinde iddialarını destekleyici belgeleri sunması ve gerekli açıklamaları

yapması zorunludur (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 23).

26. Başvuru dilekçesinde,

başvuruya konu edilen, sekiz ayrı davanın birleştirilerek görüldüğü yargılama

sürecinde başvurucunun taşınmazı hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiği

iddia edilmiş, anılan yargılama sürecinin uzun sürmesi nedeniyle bu kararın

mülkiyet hakkını ihlal ettiği ileri sürülmüştür.

27. Bireysel başvuruya konu

edilen, Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2010/301 sayılı dava dosyasının

incelenmesinde, başvurucunun taşınmazı hakkında verilen ihtiyati tedbir kararı

tespit edilememiştir. Bireysel başvuru dosyası üzerinde yapılan incelemede ise

ihtiyati tedbir kararının, ne zaman, hangi Mahkeme tarafından, hangi dava

kapsamında, kimin menfaatlerini korumak üzere, hangi kapsamda ve hangi

gerekçelerle konulduğuna dair herhangi bir bilgi ya da belgeye ulaşılamamış,

başvurucunun da Anayasa Mahkemesinden, herhangi bir bilgi ve belgenin istenmesi

için talepte bulunmadığı anlaşılmıştır.

28. Anayasa Mahkemesine yapılan

bireysel başvurularda başvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve

takip etme yükümlülükleri vardır. Bu yükümlülüğün bir gereği olarak başvurucu,

ihlal edildiğini iddia ettiği Anayasa hükmünün nasıl ihlal edildiğine ilişkin

açıklamalarda bulunmak suretiyle hukuki iddialarını kanıtlamak zorundadır.

Başvurucu tarafından soyut şekilde birtakım Anayasa hükümlerine atıfta bulunulmuş

olması iddiaların ispatlandığı anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesine bireysel

başvuru yolu, Anayasa’ya aykırılığın soyut biçimde ileri sürülmesini sağlayan

bir yol olarak düzenlenmemiştir (B. No: 2014/483, 19/11/2014, § 29).

29. Başvurucunun, ihlal

iddiasının dayanağı olan tüm olayları göstermesi, başvuruyu aydınlatacak ve

hükmün esasını etkileyecek argümanları destekleyici tüm belgeleri başvuru

dilekçesine eklemesi gerekir. Şayet bir belge elde edilememişse, bunun da

nedenleri açıklanmalıdır. Somut başvuruda başvurucu bu koşulları yerine

getirmeyerek iddialarını temellendirmediğinden başvurusunun esasının

incelenmesi imkânı bulunmamaktadır (B. No: 2013/276, 9/1/2014, § 26).

30. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının başvurucu tarafından

kanıtlanmamış olması nedeniyle, başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Yargılamanın Makul Sürede Tamamlanmadığı

İddiası

31. Başvurucunun yargılamanın uzunluğuyla ilgili şikâyeti

açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi bu şikâyet için diğer kabul edilemezlik

nedenlerinden herhangi biri de bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvurunun bu

bölümüne ilişkin olarak kabul edilebilirlik kararı verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

32. Başvurucu, 27/3/2001

tarihinde Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı müdahalenin men’i ve ecrimisil davasında

makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini iddia etmiştir.

33. Anayasa ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hak

ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma

hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde

yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili

hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,

Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi

kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede

yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının

kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan süratle

sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.

maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma

hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B.

No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

34. Davanın karmaşıklığı,

yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olup

olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

35. Anayasa’nın 36. maddesi ve

Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu

olayda, Asliye Hukuk Mahkemesi

nezdinde taşınmaza müdahalenin men’i ve ecrimisil talebi ile açılmış olan bir davanın söz konusu

olduğu görülmekle, 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul

hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve

yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 49).

36. Medeni hak ve

yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,

sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama

sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiği

tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 6/2/2002 tarihidir.

37. Başvurucu bireysel başvuruya

konu ettiği ve davacısı olduğu taşınmaza müdahalenin men’i

ve ecrimisil davasının 27/3/2001 tarihinde açıldığını

belirtmişse de bireysel başvuru dosyası ayrıntılı olarak incelendiğinde,

başvurucu tarafından başvuruya konu edilen söz konusu davanın açılma tarihinin

6/2/2002 tarihi olduğu anlaşılmış ve makul süre incelemesinde davanın anılan

tarihte başladığı kabul edilerek değerlendirme yapılmıştır.

38. Sürenin bitiş tarihi ise,

çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme

tarihidir. Ancak devam eden yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasını içeren başvuruların yargılama faaliyetinin

devamı sırasında da yapılabilmesi olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas

alınacak sürenin bitiş anı bireysel başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B.

No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

39. Başvuruya konu yargılama sürecinin

incelenmesinde, yargılamanın konusunun, başvurucuya ait olduğu iddia edilen

taşınmaza yapılan müdahalenin önlenmesi ve rıza dışı yararlanma nedeniyle ecrimisil ödenmesi talebiyle açılan bir dava olduğu,

bununla birlikte söz konusu davadan başka yedi ayrı davanın, aralarındaki

hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle bu dava ile birleştirildiği, Bağcılar Asliye

Hukuk Mahkemesinde açılan davanın, önce Bağcılar 2. Asliye Hukuk Mahkemesine

devredildiği, bu Mahkemenin de kapatılması üzerine Bakırköy 11. Asliye Hukuk

Mahkemesine devredildiği, anılan Mahkemenin de kapatılmasının ardından Bakırköy

6. Asliye Hukuk Mahkemesinde yargılamaya devam edildiği, nihayetinde Bakırköy

6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/4/2014 tarihli kararı ile esasa ilişkin İlk

Derece Mahkemesi aşamasının tamamlanabildiği anlaşılmıştır.

40. Söz konusu yargılama süreci

boyunca, keşifler yapılmış, birçok kez bilirkişi raporları ve ek raporlar

alınmış, tanıklar dinlenmiş, birleştirilen dosyalara ilişkin taraflarca

bildirilen deliller getirtilmiş, resmi kurumlara müzekkereler yazılarak bilgi

talep edilmiş ve uzun süreler bu müzekkere cevapları beklenmiş, esasa ilişkin

kararın verilmesine dayanak teşkil edebilecek bir başka yargılama dosyasına

ulaşılmaya çalışılmış, ancak yapılan birçok yazışmaya rağmen bu dosyaya

ulaşılamamış, bu durum nedeniyle ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulmuş,

ulaşılamayan bu dosyaya ait elde bulunan bir adet karar örneğinin kesinleşmiş

olduğu kabul edilerek ve nihayet elde edilen delillerle ulaşılan sonuçlara göre

24/9/2014 tarihinde esasa ilişkin karar verilebilmiştir. Kararın temyiz

edildiği ve temyiz incelemesinin devam etiği anlaşılmıştır.

41. 6100 sayılı Kanun’un

öngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul

sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu

yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle yargılamada sürati temin

etmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde

bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar

verilmiştir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64).

42. Başvuruya konu taşınmaza

müdahalenin men’i ve ecrimisil

davasında yer alan kişi sayısı ve davanın mahiyeti nedeniyle icrası gereken

usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya

koymakla birlikte, davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından

farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu on

üç yıllık yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna

varılmıştır.

43. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanunun 50. Maddesi

Yönünden

44. Başvurucu, uzun süren

yargılama nedeniyle taşınmazlarından mahrum kaldığını belirterek, bu süre

boyunca uğradığı zararlar nedeniyle 295.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini

talep etmiştir.

45. 6216 sayılı Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem

niteliğinde karar verilemez.

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

46. 6216 sayılı

Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, esas inceleme sonunda ihlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedileceği belirtilmiş, ancak yerindelik denetimi yapılamayacağı, idari

eylem ve işlem niteliğinde karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

47. Başvurucu tarafından maddi

tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia

edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucunun maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

48. Başvuru konusu olayda, başvurucunun makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, başvurucunun

manevi tazminat talebi bulunmaması nedeniyle ihlalin tespiti dışında

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gereken bir husus bulunmadığı

anlaşılmaktadır.

49. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

50. Başvuruya konu yargılamanın

on üç yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal

ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama

dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam

etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını

teminen, kararın bir örneğinin ilgili Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. İhtiyati

tedbir kararı nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması”

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

3.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucunun maddi tazminat talebinin reddine,

C. Başvurucu tarafından yapılan 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.698,35 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin ilgili Derece Mahkemelerine

gönderilmesine,

10/3/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör Yrd. : İsmail Emrah PERDECİOĞLU Başvurucu : Ali EKŞİ Vekili : Av. Perize KAPLAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/4558, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  16. E. Kararın bir örneğinin ilgili Derece Mahkemelerine
  17. Kaleli
  18. Dursun
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/4558
Tarih
10 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Aycan Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/10799)
  • Y. İ. Başvurusu (B. No: 2014/9904)
  • Mehmet Yalçınkaya Başvurusu (B. No: 2014/6773)
  • Mehmet Serdar Ayaroğlu Başvurusu (B. No: 2013/8667)
  • İbrahim Kalkan Başvurusu (B. No: 2014/11416)
  • Mustafa Can Başvurusu (B. No: 2013/5874)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.