İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali İhsan Karahasanoğlu Başvurusu (B. No: 2017/21000)

1. Başvuru, başvurucunun bir gazetede yayımlanan köşe yazısında

Başvuru No2017/21000Tarih20 Kasım 2019Okuma16 dk · 3.171 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ali İhsan Karahasanoğlu Başvurusu

Karar tarihi
20 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2017/21000
R.G. Tarih ve Sayı
26/12/2019 - 30990
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.171 kelime·16 dk okuma·22 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, başvurucunun bir gazetede yayımlanan köşe yazısında

kullandığı ifadelerin hakaret kabul edilerek adli para cezasına hükmedilmesi

nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/4/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu otuz yıllık gazeteci olup olayların meydana geldiği

tarihte Yeni Akit gazetesinde (gazete) günlük köşe yazıları yazmaktadır.

10. 17-25 Aralık soruşturmaları (anılan soruşturmaya ilişkin

bilgiler için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri [GK],

B. No: 2016/22169, 20/6/2017, § 30) sonunda verilen takipsizlik kararının

kamuoyu tarafından tartışıldığı bir ortamda NTV adlı televizyon kanalında

programcı olan S.K.Y. kendisine ait Twitter

hesabından 17-25 Aralık soruşturmasına takipsizlik kararı veren savcı hakkında

"Bu adamı asla unutmayın. "ifadelerini

kullanarak bir paylaşım yapmıştır.

11. 2/1/2015 tarihinde ise başvurucu, gazetenin 2/1/2015 tarihli

nüshasında ve internet sitesinde "Medyamızın

Yeni Kahramanı Hortumcu Ç'nin İşçisi S.!" başlıklı köşe yazısı

yayımlamıştır. İlgili köşe yazısı şöyledir:

"Twitter’ın kahraman yaptığı bir 'konu mankeni' daha karşımızda..

Zaman gazetesi birinci sayfasında.

Samanyoluhaber ana haberinde..

Diğer televizyonlar, 'Gazeteci S. aşağı.. Gazeteci S. yukarı' diye onlarca haber..

Neymiş?

Gazeteci S., bir tivit

atmış. Tivit gerekçesi ile gözaltına alınmış,

çocuğunun çizgi film seyrettiği tabletten tutun, cep telefonuna kadar her

şeyine el konulmuş!

'Çocuk' dedi diye, ayağında patik olmayan

çıplak ayakla dolaşan bir çocuk sanmayın..

Kendisine özel, 'yatılı oyun ablası' tutulan,

şanslı bir çocuk o!

Dolayısı ile, 'tablet', 'çizgi film' vesair, anlarsınız ya..

İşin sosu..

Berkin Elvan gibi, 'Fırına ekmek almaya

gidiyordu' diyecek de.

Çocuk 4 yaşında..

Medyamızın kahramanlaştırdığı S. ablanın

attığı tivitin içeriğine bir bakalım..

'Bu adamı asla unutmayın 17 Aralık

soruşturmasına takipsizlik kararı veren savcı ...'

Aslında takipsizlik kararını veren, S.'in tivitine yazdığı savcı

değil ama..

O kadarcık hatayı geçelim..

S. ablamızın, 'yolsuzluk hassasiyeti'ni

ayağa kalkarak alkışlayalım!

Ama şeytan bu, ne yaparsınız...

S. ablanın makyajı..

Lüks giyim kuşamı.. Röportaj verdiği evinde arka

planda görünen 'aristokratların evlerini aratmayan lüks eşyalar', benim kafamı

karıştırıyor...

'Kim bu S. abla' diyorum..

Ve yanılmıyorum..

Son ayların, klasik bir 'tiplemesi' ile karşı

karşıya olduğumuzu görüyorum..

Kimmiş, S. abla?..

17 Aralık’a verilen takipsizliğe itiraz ediyor

ama..

Kendisi; yolsuzluğun kralını, 2 katrilyon

lirayı hazineden hortumlayıp kasasına aktararak gerçekleştiren C.Ç.'nin, NTV’sinde program yapan bir bayan..

Ç. hazineyi soyuyor.

Bu hanım abla da, E.

Ç.'nin de haftalık programa çıktığı NTV’de, farklı

programlarla, halkın dikkatini, o aylarda soygunlardan başka yerlere çekiyor.

O dönem çalıştığı NTV’nin patronu Ç.'nin hortumuna, tek bir itirazda bulunmuyor..

Verilen takipsizlikleri..

Verilen görevsizlik kararlarını.. Verilen yetkisizlik kararlarını.. O zaman tivit yoktu ama.. Televizyonda, gazetelerde, internet sitelerinde iki

cümle ile eleştirmiyor..

Kafa yapısını ispatlıyor. 'Benim derdim

yolsuzluk değil, karşı çıktığım; yöneticilerin dindarlığı' diyor..

Hayatı lüks içinde geçen insanların,

'yolsuzluk edebiyatı' yapmaları, bana hep 'He he.. Anlat heyecanlı oluyor'

tepkisi verdirir..

S. ablanın lüks ev eşyalarını da görünce..

'Nerden geliyor acaba, bu değirmenin suyu'

diye düşündüm..

Eşi, Sabancı’da uzun yıllar, insan

kaynaklarında üst yönetici olarak çalışmış. Nihayetinde maaşlı bir eleman.. Kendisi de öyle..

Ayrıca, şu şirketi kurmuş, olmamış, tasfiye

etmiş. Bu şirketi kurmuş, çekler ödenmemiş, tasfiye etmiş. Diğerini kurmuş..

Uzatmayalım..

Ticari hayatında, hani denir ya.. 'İki koyunu güdemeyen' diye..

Öye bir gazeteci S. abla da..

Ama, başsavcıya akıl veriyor. 'Nasıl

takipsizlik kararı verirsin' diye, hesap sormaya kalkıyor..

Başsavcı deseydi ki, 'Ne bu şirketler? Birini açmışsın, diğerini kapatmışsın.. İyi hatırlattın..

Niye kapattın bu şirketleri?'

S. ablanın ailecek yaptığı şu 'tatil yazısı'nı okumasaydım..

Emin olun, her şeye rağmen, yine de hiç itiraz

etmeyecektim, S. ablaya..

Buyrun, eşinin kaleminden, Sahil Güvenlik Dergisi’ndeki, üç aylık Yunan

adaları tatili ile ilgili anlatımı okuyun, siz karar verin, 'bunların yolsuzluk

edebiyatı yapmaya ne hakları olabilir?'

'Adanın merkezindeki şık butikler, göz alıcı

kuyumcular (ki benim favorim Thanos), neşeli

dondurmacılar ve kafeler harika şekilde zaman geçirmenizi sağlıyor. Sokağın iki

yanına masaları atmış, aile işletmesi Pantelis

Restoran’da defalarca yemek yedik ve her seferinde çok memnun kaldık. Biraz

daha içeride bulunan Tırhandil (Tpexanthpi)Taverna

ise küçük masalarında, hiç ummadığınız kadar büyük ziyafet çekebileceğiniz

harika bir başka mekan. Özellikle ahtapot ve

karideslerini mutlaka deneyin derim. St.John

Manastırı’na karşı bir akşam yemeği için ise sahile paralel, altında bir

İtalyan restoranı bulunan, ikinci kattaki Tzibaepi Taverna’yı tercih edebilirsiniz. Henüz gitmediğimiz ama

namını epey duyduğumuz bir başka restoran ise Benetos.

Romantik, nezih atmosferi ve Akdeniz mutfağı ile beğeni toplayan ancak yüksek

fiyatları nedeniyle biraz da şikayet edilen bir adres.

Yine de sanırım denemeye değer... Gezdiğimiz diğer Yunan adalarına gelince, eh,

onlar da artık bir başka sefere...'

S. abla da, şöyle

yorumluyor bu tatili: 'Fındık kabuğunun hallicesi teknemiz Mayıs ile (32 feet Jenaue) 3 ay sürecek mavi

yolculuğumuza Temmuz başında İstanbul Fenerbahçe Marina’dan çıkış yaparak

başladık.'

Gerisini okumaya gerek yok..

Ben yıllardır gazetecilik yapıyorum...

Londra doğumlu S. abla ve içinde olduğu

aristokrat zümrenin bir seferinde yaptığı üç aylık tatili, Tayyip Erdoğan’ın 12

yıllık Başbakanlığı döneminde, toplam olarak yapmadığının garantisini verebilirim..

Gerisi hikayedir. Palavradır, yalandır, iftiradır..

Bir seferinde üç aylık tatil yapan

aristokratlar, 12 yıldır 365 gün, günün 18 saati çalışan Başbakan’a bir suçlama

yapıyorlarsa.. (Fiilen yaptığı toplam tatili, olsun olsun bir ayı geçmez!).

Alacakları cevap şudur: 'Hadi ordan..

Hadi ordan!'

12. Başvurucu hakkında, yazmış olduğu köşe yazısıyla müşteki

S.K.Y.ye karşı hakaret ve iftira suçlarını işlediği iddiasıyla Bakırköy 2.

Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) dava açılmıştır.

13. Yapılan yargılama sonucunda Mahkeme başvurucunun iftira

suçundan beraatine, hakaret suçundan ise 1.500 TL

adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. İlgili karar hakaret

suçu yönünden kesin karar olup başvuru yolu bulunmamaktadır. Mahkeme; kararın

gerekçesinde ifade ve basın özgürlükleri ile alakalı olarak sırasıyla doktrin

görüşüne, Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM) kararlarına yer vermiş ve neticesinde "Konu mankeni, iki katrilyonlirayı

hazineden hortumlayıp kasasına aktararak gerçekleştiren C. Ç.'in

NTV'sinde program yapan bayan, iki koyunu güdemeyen...gerisi hikayedir,

palavradır, yalandır, iftiradır." ifadelerinin eleştiri

sınırlarını aşıp hakaret unsurları içerdiğini belirtmiştir. Mahkemeye göre köşe

yazısındaki bu ibareler eleştirinin yapılışında

gereksiz, yararlı olmayan beyan, niteleme ve değerlendirmeler olarak

kabul edilmiştir. Mahkeme ayrıca köşe yazısındaki bu ifadelerin içerik ile

uygun düşmediğine, tahrik edici olduğuna, kuşku doğuracağına ve okuyucuyu

husumete düşüreceğine dikkat çekmiştir.

14. Başvurucu, kararı 6/4/2017 tarihinde öğrenmiş ve aynı

tarihte bireysel başvuruda bulunmuştur.

15. Başvurucu 6/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

16. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı 125. maddesi

şöyledir:

"(1) Bir kimseye onur,

şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu

isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına

saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile

cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin

en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı

veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen

cezaya hükmolunur.

..."

B. Uluslararası Hukuk

17. İfade özgürlüğünün demokratik toplumdaki önemi ile ifade ve

basın özgürlüğü ile şeref ve itibar hakkı arasındaki ilişkiyle ilgili

uluslararası hukuk kaynakları için bkz. Haci Boğatekin (B. No: 2014/18101,

26/10/2017, §§ 16-20) başvurusuna ilişkin karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 20/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

19. Başvurucu, ilgili köşe yazısını kişisel bir çıkar için değil

kamusal bir tartışmaya katkı sağlamak ve eleştiri maksadı ile kaleme aldığını

belirtmiştir. Ayrıca yazıdaki ifadelerinin sert ve çarpıcı olduğunu fakat

temelden yoksun olmadığını ifade etmiştir. Başvurucu, gazetede yayımlanan köşe

yazısında kullandığı ifadeler nedeniyle cezalandırılmasının ifade ve basın

özgürlüklerini ihlal ettiğini iddia etmiştir.

20. Bakanlık görüşünde Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatlarına

yer verildikten sonra bir kişinin kamu tarafından tanınmış veya kamusal bir

tartışma bağlamında eleştirilmiş olması hâlinde bile özel hayatına saygı

gösterilmesi ve özel hayatının korunması konusunda meşru bir beklentisinin

olduğu belirtilmiştir. Bakanlık görüşünde; basın özgürlüğünde belli ölçüde

abartıya ve hatta tahrik yoluna başvurmak mümkün olsa da bu özgürlüğün aynı

zamanda ilgililerin meslek ahlakına saygı göstererek doğru ve güvenilir bilgi

verecek şekilde, iyi niyetli olarak hareket etmelerini de zorunlu kıldığı ifade

edilmiştir.

21. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru dilekçesindeki

iddialarını yinelemiştir.

B. Değerlendirme

22. İddianın değerlendirilmesinde Anayasa'nın ifade ve basın

özgürlüklerinin korunduğu 26. ve 28. maddeleri dayanak alınacaktır. Anayasa’nın

“Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” kenar

başlıklı 26. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“Herkes,

düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya

toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların

müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de

kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması,...

başkalarının şöhret veya haklarının,... korunması ... amaçlarıyla

sınırlanabilir…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

23. Anayasa’nın “Basın

hürriyeti” kenar başlıklı 28. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

“Basın

hürdür, sansür edilemez…

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini

sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın

26 ve 27 nci maddeleri

hükümleri uygulanır…”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

25. Başvurucu hakkında, gazetenin 2/1/2015 tarihli nüshasında ve

internet sitesinde yayımlamış olduğu köşe yazısı nedeniyle hakaret suçundan

adli para cezasına hükmedilmesiyle başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerine

yönelik bir müdahalede bulunulduğu anlaşılmaktadır.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

26. Başvuru konusu müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı takdirde Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

27. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26.

maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına

dayanma, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı

olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

28. Başvurucu hakkında uygulanan müdahalenin dayanağı olan 5237 sayılıKanun'un "Hakaret"

kenar başlıklı 125. maddesinin kanunla

sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

29. Başvurucu hakkında, müştekiye hakaret ettiği kabul edilerek

adli para cezasına hükmedilmiştir. Mahkûmiyete ilişkin söz konusu kararın başkalarının şöhret veya haklarının

korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı

sonucuna varılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

(1) Genel

İlkeler

30.İfade ile basın özgürlükleri herkes için geçerli ve

demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemdedir (Bekir

Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 34-36). Basın

özgürlüğünün kamuoyuna çeşitli fikir ve tutumların iletilmesi ve kamuoyunda

bunlara ilişkin bir kanaat oluşturulması için en iyi araçlardan birini

sağladığı açıktır (İlhan Cihaner

(2), B. No: 2013/5574, 30/6/2014, § 63;Haci Boğatekin, § 38)

31. Anayasa Mahkemesi demokratik

toplum düzeninin gerekleri ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini

daha önce pek çok kez açıklamıştır. Buna göre temel hak ve özgürlükleri

sınırlayan tedbir, bir toplumsal ihtiyacı karşılamalı ve başvurulabilecek en

son çare niteliğinde olmalıdır (Bekir

Coşkun, § 51; Mehmet Ali Aydın [GK],

B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; Tansel

Çölaşan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, § 51). Derece mahkemelerinin

böyle bir ihtiyacın bulunup bulunmadığını değerlendirmede belirli bir takdir

yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu takdir payı, Anayasa Mahkemesinin

denetimindedir (Mehmet Doğan[GK], B. No: 2014/ 8875,

7/6/2018, § 38).

32. Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre ifade

özgürlüğünün sınırlandırılma nedenlerinden biri de başkalarının şöhret veya

haklarının korunmasıdır. Bireyin şeref ve itibarı, kişisel kimliğinin ve manevi

bütünlüğünün bir parçasını oluşturur ve Anayasa’nın 17. maddesinin birinci

fıkrasının korumasından faydalanır (İlhan Cihaner (2), § 44). Devlet, bireyin şeref ve

itibarına keyfî olarak müdahale etmemek ve üçüncü kişilerin saldırılarını

önlemekle yükümlüdür (Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184, 16/7/2014, § 41; Adnan Oktar (3), B. No: 2013/1123,

2/10/2013, § 33; Bekir Coşkun, §

45; Haci Boğatekin,§ 42).

33. Bu sebeplerle Anayasa Mahkemesi benzer başvurularda,

başvurucunun cezalandırılmasına ilişkin derece mahkemelerinin kararlarında

başvurucunun ifade özgürlüğü ile başkalarının şöhret veya haklarının korunması

arasında adil bir dengenin gözetilip gözetilmediğini değerlendirmiştir (Nilgün Halloran,

§ 27; İlhan Cihaner

(2), § 39).

(2) İlkelerin

Olaya Uygulanması

34. Anayasa Mahkemesi başvurucunun kullandığı ifadelerin türünün

kamusal tartışmalara katkı sunma kapasitesinin, ifadelere yönelik kısıtlamaların

niteliğinin ve kapsamının, ifadelerin kimin tarafından dile getirildiğinin,

kime yöneldiğinin ve kamuoyu ile diğer kişilerin kullanılan ifadeler karşısında

sahip oldukları hakların ağırlığının gerektiği gibi değerlendirilip

değerlendirilmediğine bakar (Nilgün Halloran, § 41; Ergün

Poyraz (2) [GK], B. No: 2013/8503, 27/10/2015, § 56). Bunun için

başvurucu tarafından söylenen sözlerin yazının tamamı ve söylendiği bağlamdan

kopartılmaksızın olayın bütünselliği içinde değerlendirilmesi gerekir (Nilgün Halloran,

§ 52).

35. Somut olayda müdahaleye konu olan köşe yazısı 17-25 Aralık

soruşturmalarının tartışıldığı bir ortamda, bir televizyon kanalında programcı

olan S.K.Y.nin Twitter

hesabından 17 Aralık soruşturmasına takipsizlik kararı veren savcıya yönelik

"Bu adamı asla unutmayın."

ifadelerini kullanarak bir paylaşım yapması üzerine kaleme alınmıştır.

36. Başvuru konusu olayda derece mahkemesi başvurucunun

mahkûmiyetine ilişkin kararın gerekçesinde, ilgili köşe yazısının muhatabı TV

programcısı S.K.Y.ye yönelik "Konu

mankeni, iki katrilyon lirayı hazineden hortumlayıp kasasına aktararak

gerçekleştiren C.Ç.nin NTV'sinde program yapan bayan,

iki koyunu güdemeyen.., gerisi hikayedir, palavradır,

yalandır, iftiradır." ifadelerinin eleştiri sınırını aşarak

kişilerin şeref ve haysiyetine saldırı mahiyetinde olduğu belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesine göre ilgili ifadelerin tek başına ele alınması, ifadelerin

söylendiği bağlamdan kopartılması sonucunu doğuracaktır. Başvuru konusu köşe

yazısında başvurucu, ilgili TV programcısının basındaki popülerliğine değinmiş;

medyanın S.K.Y.yi

kahramanlaştırdığını belirtmiştir. Yazının devamında başvurucu, ilgili şahsın

sosyal medya paylaşımını eleştirmiş; S.K.Y.nin

yolsuzluklara karşı tutarlı olmadığını ifade etmiştir. Başvurucuya göre S.K.Y.,

patronu C.Ç.nin yolsuzluk iddialarının kamuoyunda

gündemde olduğu bir dönemde, bu konu üzerine hiç eleştiride bulunmamış hatta

yapmış olduğu programlarla izleyicilerin ilgisini başka yerlere çekmeye

çalışmıştır. Başvurucu, ilgili kişinin hayatını lüks içinde geçirdiğini

belirtmiş; ilgilinin asıl karşı çıktığı yolsuzluk değil yöneticilerin

dindarlığı olduğunu iddia etmiştir. Başvurucuya göre S.K.Y. yolsuzluk edebiyatı

yapan, yolsuzluk hassasiyeti çelişkili olan biridir. Köşe yazısı bir bütün

olarak değerlendirildiğinde yazının başvurucunun ifade ve basın özgürlüğü

sınırları içinde kaldığı ve yazıda müştekiye yönelik bir hakaretin söz konusu

olmadığı görülmektedir.

37. Anayasa Mahkemesi, kamuoyunca tanınan kişilerin ve kamusal

yetki kullananların görevleri nedeniyle eleştiriye daha fazla katlanmak

durumunda olduklarını ve bunlara yönelik eleştirinin sınırlarının çok daha

geniş olduğunu daha önceki kararlarında da vurgulamıştır (İlhan Cihaner (2), §

82; Ergün Poyraz (2), § 58; Önder Balıkçı, B. No: 2014/6009,

15/2/2017, § 40; Kemal Kılıçdaroğlu,

B. No: 2014/1577, 25/10/2017, § 55). Müdahaleye neden olan köşe yazısı da bir

basın mensubuna yönelik eleştirel bir yazıdır. Köşe yazısında eleştirilen basın

mensubu ulusal bir kanalda TV programcısı olup kamuoyunca tanınan bir

kişiliktir. Bu nedenle ilgili basın mensubunun eleştiriye daha fazla katlanma

durumunda olduğu kabul edilmektedir.

38. Basın özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta

kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiği hatırlanmalıdır (Ali Kıdık, B.

No: 2014/5552, 26/10/2017, § 77). İfade özgürlüğü sadece toplum tarafından

kabul gören, zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil

incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de

geçerlidir; yokluğu hâlinde demokratik bir toplumdan söz edemeyeceğimiz

çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir (Nilgün Halloran,

§ 31). Başvuru konusu olayda derece mahkemesi başvurucunun mahkûmiyetine

ilişkin kararın gerekçesinde, ilgili köşe yazısının muhatabı TV programcısı

S.K.Y.ye yönelik ifadelerin eleştiri sınırını aşarak kişilerin haysiyetine

saldırı mahiyetinde olduğunu belirtmiştir. Mahkemeye göre köşe yazısındaki bu

ibareler eleştirinin yapılışında gereksiz,

yararlı olmayan beyan, niteleme ve değerlendirmeler olarak kabul

edilmiştir. Anayasa Mahkemesine göre ifade özgürlüğü başkaları için gereksiz ve

yararsız görülen düşünceleri de korumaktadır. İlgili ibarelerin gereksiz ve

yararsız olmasından dolayı kişiye ceza verilemez.

39. Bilgilendirme ve eleştirilerin cezalandırılması caydırıcı etki doğurarak toplumdaki ve

kamuoyundaki farklı seslerin susturulmasına yol açabilir. Cezalandırılma

korkusu, çoğulcu toplumun sürdürülebilmesine engel olabilir (Ergun Poyraz (2), § 79). Devamlı olarak

günlük program yapan, köşe yazısı yazan, haber sunan basın mensupları basın

özgürlüğünü kullanırken mütemadiyen eleştiri haklarını da kullanmaktadırlar.

Bir basın mensubunun sert ve çarpıcı eleştirel ifadeleri dolayısıyla adli para

cezasıyla ya da bir adli ceza müeyyidesi ile karşı karşıya kalması, ilgili

basın mensubunun mesleğini icra ederken sürekli kendisini baskı altında hissetmesine

ve cezalandırılma endişesi duymasına neden olacaktır.

40. Son olarak başvurucunun mahkûmiyetine hükmedilen kararda,

başvuru konusu yazıda yer alan ifadelerin ilgili TV programcısının onurunu

zedeleyici nitelikte kabul edildiği konusunda ikna edici bir gerekçeye yer

verilmediği de dikkate alınarak başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan

müdahalenin başkalarının şöhret ve haklarının korunması için demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olmadığı kanaatine varılmıştır.

41. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde

güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

43. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin uygulanmasına ilişkin

olarak kabul edilen ilkeler için bkz. Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60) başvurusuna

ilişkin karar.

44. Başvurucu, yeniden yargılama ve 5.000 TL manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

45. Anayasa Mahkemesi, başvurucuya yönelik adli para cezası

şeklindeki müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk

koşulunu sağlamadığından başvurucunun ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal

edildiği sonucuna varmıştır.

46. Bu durumda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden

yargılama ise usul hukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve bireysel

başvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2)

numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde mahkemelerce yapılması

gereken iş, öncelikle hak ihlaline yol açan mahkeme kararının ortadan

kaldırılmasından ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri

gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden

ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere

ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

47. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edilmesi nedeniyle

yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesinin yeterli giderim sağladığı

değerlendirildiğinden tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

48. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ile 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.732,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına

alınan ifade özgürlüğü ile Anayasa'nın 28. maddesinin birinci fıkrasında

güvence altına alınan basın özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin ifade ve basın özgürlükleri ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesine (E.2015/150, K.2017/31) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 257,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.732,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

20/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Engin

YILDIRIM

Celal Mümtaz

AKINCI

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Raportör

:

Hilmi Can

TURAN

Başvurucu

:

Ali İhsan

KARAHASANOĞLU

Vekili

:

Av. Ali

PACCİ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/21000, 20 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. S. ablamızın, 'yolsuzluk hassasiyeti'ni
  7. S. abla da, şöyle
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. A. Ulusal Hukuk
  10. B. Uluslararası Hukuk
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Başvurucunun İddiaları
  13. B. Değerlendirme
  14. B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; Tansel
  15. A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin
  16. B. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına
  17. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  18. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  19. Kömürcü
  20. Yıldırım
  21. Akıncı
  22. Turan
  23. Karahasanoğlu
  24. Pacci
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/21000
Tarih
20 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Mümin Gider ve Süleyman Sarnav Başvurusu (B. No: 2016/62537)
  • Aysel Gündüz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/1138)
  • Mehmet Salih Baltaci Başvurusu (B. No: 2017/14768)
  • Hayko Bağdat Başvurusu (B. No: 2016/256)
  • Pınar Çankaya Ulaş Başvurusu (B. No: 2018/9270)
  • Candaş Kat Başvurusu (B. No: 2015/18467)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.