İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Suat Ertosun Başvurusu (B. No: 2015/6141)

1. Başvuru, cevap ve düzeltme (tekzip) metnini yayımlamama

Başvuru No2015/6141Tarih7 Şubat 2019Okuma9 dk · 1.888 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ali Suat Ertosun Başvurusu (11)

Karar tarihi
7 Şubat 2019
Başvuru Numarası
2015/6141
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.888 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, cevap ve düzeltme (tekzip) metnini yayımlamama

nedeniyle açılan ceza davasında kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilmesinin

şeref ve itibar hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu; adli yargıda hâkimlik, adalet müfettişliği ve

başmüfettişliği, Ceza ve Tevkifevleri genel müdürlüğü

görevi ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyeliği yapmıştır.

Başvurucu bireysel başvuruda bulunduğu tarihte de Yargıtay üyesi olarak görev

yapmaktadır.

8. Bireysel başvurunun yapıldığı tarihte ulusal ölçekte yayın

yapan Bugün gazetesinde (gazete)

"Kendini Aklayan Müfettişe Kıyak" başlıklı bir haber

yayımlanmıştır. Gazetede yer alan haber şöyledir:

"HSYK üyesi Ali Suat Ertosun'un, Sabancı

suikastı davasında kendisini aklayan başmüfettişe nasıl 'teşekkür ettiği'

ortaya çıktı. Ertosun, istifa eden müfettişi 5 yıl sonra yeniden göreve

başlattı.

Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesi Ali Suat Ertosun'un, Sabancı suikastı

hükümlüsü [M.D.nin] öldürülmesiyle ilgili

soruşturmada kendisini aklayan başmüfettişe diyet borucunu nasıl ödediği ortaya

çıktı. Ertosun, 2003'te HSYK kararıyla Cumhuriyet Savcılığı'na atanan Adalet

Başmüfettişi [İ.T.nin] meslekten istifa

etmesine rağmen 5 yıl sonra HSYK üyesi 3 arkadaşının desteğiyle tekrar göreve

dönmesini sağladı. Üstelik, aradan geçen 5 yılın özlük haklarını iade etmek

koşuluyla. Olayın gelişimi ise bir dizi organizasyonla gerçekleşti.

Bir garip yargı hikayesi

[İ.T.], Adalet Bakanlığı'nın

önerisi ve HSYK'nın 2003'teki kararnamesi Ankara

Cumhuriyet Savcılığı'na atandı. Kararı tenzili rütbe sayarak istifasını isteyen[İ.T.nin]

talebi kabul edilerek yürürlüğe konuldu. Emeklilik ikramiyesini almaya başlayan[İ.T.],

atanma kararının iptali için yargıya başvurdu. HSYK kararları, yargıya kapalı

olmasına rağmen, yargıya giden [İ.T.] Ankara 12. İdare

Mahkemesi'nden istediği sonucu aldı ve bakanlık önerisinin iptali kararı çıktı.

Karar Danıştay 5. Dairesi tarafından da onaylanarak kesinleşti. İdare Mahkemesi

kararının ardından Adalet Bakanlığı'na başvurarak, eski görevine iade

edilmesini talep etti ancak bakanlık konuyu HSYK'ya

havale etti. HSYK heyeti de 2007 yılında, 'talep, kurula yönelik olmadığından

bu konuda karar verilmesine yer olmadığına' oy birliği ile karar verdi.

İmdadına Ertosun yetişti

[İ.T.], yakın dostu

Ertosun'un Mayıs 2008'de HSYK üyeliğine atanmasıyla yeniden harekete geçti.

Başvurusunu yenileyen [İ.T.] için karar HSYK'dan 24.02.2009'da çıktı ve kendi isteğiyle emekliye

ayrılmış olan 63 yaşındaki[İ.T.nin]

hakimlik ve savcılık mesleğine tekrar dönmesine 3'e karşı 4 oyla karar verildi.

Ertosun ek gerekçe yazarak;[İ.T.nin]

doğrudan Adalet Başmüfettişliğine başlatılması ve kendisine özlük haklarının

verilmesi gerektiğini belirtti.

Ergenekon savcılarını

görevden alacaktı

2009 adli yargı yaz kararnamesinde hazırladığı

korsan kararname ile gündeme gelen Ali Suat Ertosun, Ergenekon soruşturmasına

bakan hakim ve savcılar ile KCK operasyonlannı

yürüten savcıların görevden alınmasını istemişti.

Duyar cinayetine soruşturma

HSYK Üyesi Ali Suat Ertosun'un Adalet Müfettişi[İ.T.] için gösterdiği çabanın

nedenini ise ilginç bir bağlantı ortaya çıkardı. Sabancı suikastı hükümlüsü [M.D.nin] öldürülmesinde devletin kusurunun olup olmadığının ortaya çıkarılması

gerekçesiyle soruşturma açıldı.

Dönemin başmüfettişi [İ.T.] tarafından yürütülen soruşturmanın odağında dönemin Ceza ve Tevkif

Evleri Müdürü Ertosun da yer aldı. [İ.T.], soruşturma raporunda

övgüler düzdüğü Ertosun'un kusurlu olmadığı yönünde görüş belirtti. [İ.T.ye] geri dönüş yolunu açan idare mahkemesinin başkanı [G.M.] de süreç içinde Danıştay üyeliğine seçildi.

Sabancı suikastı sanığı M. D. Afyon Kapalı

Cezaevi'ne nakledildi. [M.D.], Karagümrük çetesi

mensupları tarafından cezaevinde öldürülmüştü."

9. Başvurucu anılan habere karşı tekzip talebinde bulunmuş,

Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi 18/12/2009 tarihinde başvurucunun talebini kabul

ederek cevap ve düzeltme metninin yayımlanmasına karar vermiştir. Gazetenin

sorumlu müdürü tarafından anılan karara yapılan itiraz Ankara 27. Asliye Ceza

Mahkemesince 5/1/2010 tarihinde reddedilmiştir.

10. Cevap ve düzeltme metninin gazetede yayımlanmaması üzerine

başvurucu suç duyurusunda bulunmuştur. Şişli Cumhuriyet Başsavcılığınca, suçun

ön ödemeye bağlı olduğu belirtilerek ön ödeme tebligatı yapılmış olmasına

rağmen para cezasının süresi içinde yatırılmaması nedeniyle 9/6/2004 tarihli ve

5187 sayılı Basın Kanunu'na muhalefet suçundan gazetenin sorumlu müdürü ve

tüzel kişi temsilcisi hakkında 7/4/2010 tarihinde kamu davası açılmıştır.

11. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada

2/10/2012 tarihinde, 5/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin

Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın

Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun

hükümlerine göre gazete yetkilileri hakkında kovuşturmanın ertelenmesine karar

verilmiştir.

12. Başvurucunun anılan karara itirazı İstanbul 2. Ağır Ceza

Mahkemesince 3/2/2015 tarihinde reddedilmiştir.

13. Ret kararı başvurucuya 2/3/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Başvurucu 1/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

14. Diğer taraftan başvurucu, bahsi geçen haber nedeniyle

kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek 6/10/2010 tarihinde gazete

yetkilileri aleyhine manevi tazminat davası açmıştır. Ankara 6. Asliye Hukuk

Mahkemesi 27/10/2011 tarihinde davanın kısmen kabulü ile başvurucuya 4.000 TL

manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.

15. Karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesince (Daire) 16/4/2012

tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur. Bozma gerekçesinde yayının görünür

gerçekliğe uygun olduğu, düşünsel bağlılığın korunduğu ve çatışan yararlar

dengesinin başvurucu aleyhine bozulmadığı belirtilmiştir.

16. Karar düzeltme talebi üzerine Dairece 20/12/2012 tarihinde

ilk derece mahkemesinin kararı, dava konusu haber nedeniyle basın yoluyla

hakaret suçundan açılmış bulunan kamu davasının kesinleşmesi beklenerek tüm

deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre bir karar verilmek

üzere değişik gerekçe ile oybirliğiyle bozulmuştur.

17. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada ceza yargılamasında

6352 sayılı Kanun hükümlerine göre kamu davasının ertelenmesine karar

verileceğinin, esastan hüküm kurulmayacağının anlaşıldığı Ankara 6. Asliye

Hukuk Mahkemesince ifade edilmiştir. Mahkeme bu nedenle ceza davasının

sonucunun beklenmesine gerek kalmadığını belirterek maddi olayı incelemiş ve

13/5/2014 tarihinde yeniden davanın kısmen kabulü ile başvurucuya 4.000 TL

manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.

18. Karar Dairenin tarihli ilamı ile 10/9/2015 tarihinde

oyçokluğuyla ve 16/4/2012 tarihli bozma kararındaki aynı gerekçeyle tekrar

bozulmuştur.

19. Başvurucunun karar düzeltme talebi 4/10/2016 tarihinde

oyçokluğuyla reddedilmiştir.

20. Bozma üzerine dosya Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesine

gönderilmiş olup yargılama devam etmektedir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

21. 5187 sayılı Kanun'un 18. maddesi şöyledir:

“Düzeltme

ve cevabın yayımlanmasına ilişkin kesinleşmiş hakim

kararlarına uymayan sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili onmilyar liradan yüzellimilyar

liraya kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Adli para cezası, bölgesel

süreli yayınlarda yirmimilyar liradan, yaygın süreli

yayınlarda ellimilyar liradan az olamaz.

Sorumlu müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu

yetkili hakkında verilen adli para cezasının ödenmesinden yayın sahibi, sorumlu

müdür ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili ile birlikte müteselsilen

sorumludur.

Düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmaması

veya 14 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen

şartlara uyulmaksızın yayımlanması hallerinde hakim ayrıca, masraflar yayın

sahibi tarafından karşılanmak üzere, bu yazının tirajı yüzbinin

üzerinde olan iki gazetede ilan şeklinde yayımlanmasına da karar verir.”

22. 6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) 31/12/2011 tarihine

kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama

yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da

üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan

dolayı; ...

b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine,...

karar verilir.

(2)

Hakkında ... kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilen kişinin, erteleme

kararının verildiği tarihten itibaren üç yıl içinde birinci fıkra kapsamına

giren yeni bir suç işlememesi hâlinde, ... düşme kararı verilir. Bu süre

zarfında birinci fıkra kapsamına giren yeni bir suç işlenmesi hâlinde, bu

suçtan dolayı kesinleşmiş hükümle cezaya mahkûm olunduğu takdirde, ertelenen

... kovuşturmaya devam olunur."

B. Uluslararası Hukuk

23. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan uluslararası hukuk kaynakları için Ahmet Oğuz Çinko ve Erkan Çelik [GK] (B.

No: 2013/6237, 2/7/2015) ile Adnan Oktar (3)

(B. No: 2013/1123, 2/10/2013) kararlarına bakılabilir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 7/2/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

25. Başvurucu, hakkında yapılan asılsız ve yalan haberlerin

kişilik haklarına ağır ve haksız bir saldırı teşkil ettiğini belirterek tekzip

metnini yayımlamayan sorumlular hakkında 5187 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan

açılan kamu davasında kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle

uğramış olduğu zararların telafi edilmediğini ileri sürmüştür.

26. Başvurucu, tekzip talebinin mahkeme kararıyla kabul

edilmesine rağmen yayımlanmadığını belirterek özellikle kovuşturmanın

ertelenmesi nedeniyle gazete yetkililerinin hiçbir hukuki yaptırıma maruz

kalmadıklarından şikâyet etmektedir.

B. Değerlendirme

27. Anayasa Mahkemesi tarafından başvuru konusu olaya

uygulanabilecek ilkeler, tekzip talebinin mahkemece reddedildiği Ahmet Oğuz Çinko ve Erkan Çelik (aynı

kararda bkz. §§ 35-57) ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen

Adnan Oktar (3) (aynı kararda

bkz. §§ 31-44) başvurularında ortaya konmuştur.

28. Hukuk sistemimizde cevap ve düzeltme hakkının somut

başvurudaki gibi 5187 sayılı Kanun’un 14. maddesindeki usule uyarak sulh ceza

hâkimliklerine başvurmak suretiyle veya hukuk mahkemelerinde açılacak nizalı dava yolu ile kullanılabilmesi mümkündür. Sulh ceza

hâkimlikleri tarafından verilen kararlar, basın yolu ile kişilik hakkının

ihlali nedeniyle açılan diğer ceza veya hukuk davalarında kesin bir hüküm

teşkil etmemektedir. Tekzip metninin yayımlanması bir müeyyide niteliği

taşımasına rağmen bu hakkın kullanılması ya da kullanılmaması, hak sahibinin bu

nedenle diğer dava haklarını kullanmasını etkilememektedir (Ahmet Oğuz Çinko ve Erkan Çelik, § 51).

29. Sulh ceza hâkimliklerinde çekişmesiz yargı yolu, karardan

etkilenecek olan sorumlu kişilerin yargılanma hukukuna yönelik olarak usule

ilişkin güvencelerinin kullandırılamadığı, dolayısıyla çatışan haklar arasında

dengelemenin yapılmasının zorlaştığı bir yoldur. Dolayısıyla bireyin şeref ve

itibarının korunması için hukuk düzenindeki diğer yollara göre oldukça dar bir

alanda etkili bir yol olduğu kabul edilmelidir (Ahmet Oğuz Çinko ve Erkan Çelik, § 61).

30. Basın ve yayın organlarınca yapılan bir haber nedeniyle

şeref ve itibar hakkına hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen müdahalelerde

mağdurun asıl gayesi, zararının telafi edilmesidir. Dolayısıyla özellikle

başvuruya konu tekzip metni yayımlanmaması nedeniyle şeref ve itibar hakkının

ihlal edildiği iddiasına benzer uyuşmazlıklar açısından -somut olayların

koşullarına göre- diğer ceza veya hukuk yollarının daha yüksek başarı şansı

sunabilecek, kullanılabilir ve etkili başvuru yolları olduğu anlaşılmaktadır.

Başvurucu; açacağı çekişmeli bir hukuk davasında müdahalenin önlenmesini,

durdurulmasını veya devam eden müdahaleye son verilmesini, müdahalenin hukuka

aykırılığının saptanmasını, maddi veya manevi tazminata hükmedilmesini

isteyebilir. Bunun yanı sıra tekzip metnini yayımlatma talebini ileri sürme

dolayısıyla cevap ve düzeltme hakkını kullanma imkânına da sahiptir (Ahmet Oğuz Çinko ve Erkan Çelik, § 63).

31. Son olarak 5187 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun

unsurlarının oluşması için tekzip metninin usulüne uygun yayımlanıp

yayımlanmadığının tespiti yeterli olup yapılan haberlerin ve tekzip metninin içeriği

ceza yargılamasının konusu değildir. Dolayısıyla derece mahkemelerince dava

konusu yayın nedeniyle kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğine yönelik bir

değerlendirme yapılmamaktadır.

32. Yukarıda yer verilen tespitler, somut başvuru ele alındığında

mahkeme kararıyla kabul edilen tekzip metninin gazetede yayımlanmaması üzerine

açılan ceza davasında gazetenin sorumluları hakkında verilen kovuşturmanın

ertelenmesi kararı tek başına, şeref ve itibarının zedelendiği iddiasına

yönelik yargı makamları tarafından gerekli korumanın sağlanamadığı anlamına

gelmemektedir.

33. Başvurucu ayrıca tekzip metnini yayınlamayanların

cezalandırılmamış olmasını şikâyet etmiştir. Anayasa Mahkemesi, kişilik

haklarına saldırı yapıldığına ilişkin şikâyetler yönünden devletin pozitif

yükümlülüğünün mutlaka cezai soruşturma ve kovuşturma yapılmasını gerekli

kılmadığı sonucuna daha önce pek çok kez varmıştır (Adnan Oktar (3), § 51).

34. Anayasa Mahkemesi şeref ve itibarın zedelendiğine yönelik

iddialar bakımından hukuk davalarının daha geniş ve etkili bir koruma

sağladığını kabul etmektedir (Ahmet Oğuz

Çinko ve Erkan Çelik, § 63). Nitekim başvurucu da ceza

yargılamasının sonuçlanmasını beklemeksizin hakkında yayımlanan haber nedeniyle

kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek gazetenin yetkilileri aleyhine

manevi tazminat davası açmıştır. Anılan davada yargılama devam etmekte olup

işin esasına yönelik çelişmeli yargılama sonucu verilmiş nihai bir karar

bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu aşamada yargı makamları tarafından başvurucunun

şeref ve itibarına yapılan bir saldırı bulunup bulunmadığına, bulunuyorsa bu

saldırıya yönelik gerekli korumanın sağlanıp sağlanamadığına ilişkin Anayasa

Mahkemesi tarafından bir inceleme yapılması mümkün değildir.

35. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Şeref ve itibar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

7/2/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucu

:

Ali Suat

ERTOSUN

Vekili

:

Av. Rabia

BALKANLI

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/6141, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Özgüldür
  14. Hakyemez
  15. Ertosun
  16. Balkanlı
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/6141
Tarih
7 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Ömer Demir ve Ramazan Demir Başvurusu (B. No: 2015/10001)
  • Zeynep Uykur ve Mediha Yasemin Uykur Başvurusu (B. No: 2015/18360)
  • Gülnaz Altan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/6709)
  • Fevzi Kuş Başvurusu (B. No: 2017/23621)
  • Ali Adıgüzel ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/8143)
  • Alya Demir ve Mehmet Demir Başvurusu (B. No: 2015/7584)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.