İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Gülnaz Altan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/6709)

1. Başvuru, öldürme olayına ilişkin olarak etkili bir ceza

Başvuru No2015/6709Tarih7 Şubat 2019Okuma12 dk · 2.392 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Gülnaz Altan Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
7 Şubat 2019
Başvuru Numarası
2015/6709
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.392 kelime·12 dk okuma·27 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, öldürme olayına ilişkin olarak etkili bir ceza

soruşturması yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. İçinde A.A., İ.A., H.B., H.İ. ve V.Ç. adlı kişilerin

bulunduğu 56 .. 134 plakalı araç 26/8/1993 tarihinde

Batman'ın Kozluk ilçesine bağlı Karşıyaka köyünden ilçe merkezine doğru seyir

hâlinde iken ellerinde uzun namlulu silah bulunan kişilerce taranmıştır. Bu

saldırı sonucunda araçta bulunan A.A., İ.A., H.B. ve H.İ. hayatını kaybetmiş;

V.Ç. ise yaralanmıştır. Başvurucular, saldırıda hayatını kaybeden kişilerin

yakınlarıdır (eşleri ve çocukları).

8. Olay hakkında Kozluk Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen

bir soruşturma başlatılmıştır. Başlatılan soruşturma kapsamında kolluk

görevlileri tarafından yapılan incelemeler neticesinde Olay Yeri Tespit

Tutanağı düzenlenmiş, olay yerinin krokisi çizilmiş ve bazı kişilerin tanık

sıfatıyla ifadesi alınmıştır. 26/8/1993 tarihli Olay Yeri Tespit Tutanağı'na göre olay yerinde elli bir adet boş mermi

kovanı bulunmuştur. Soruşturma kapsamında ayrıca Cumhuriyet savcısı eşliğinde

ölü muayene işlemleri gerçekleştirilmiştir.

9. Olay günü kolluk görevlileri tarafından ifadesi alınan A.A.nın ağabeyi Ar.A. özetle saldırıya uğrayan aracın olay günü sabah saat

08.00 sıralarında Kozluk ilçesine gitmek üzere köyden hareket ettiğini, aracın

hareket etmesinden yaklaşık on dakika sonra silah seslerinin duyulması üzerine

seslerin geldiği yere gittiğini, olay yerine vardığında aracın tarandığını ve

araçta bulunan V.Ç. hariç diğer kişilerin hayatını kaybettiğini gördüğünü

belirtmiştir. Ar.A. ayrıca kimseyle bir

düşmanlıklarının bulunmadığını belirtmiştir. Soruşturma kapsamında ifadesi

alınan diğer kişiler de Ar.A.nın

ifadesine benzer şekilde beyanda bulunmuşlardır.

10. Kozluk Cumhuriyet Başsavcılığı, olayı soruşturma görev ve

yetkisinin Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığında

olduğunu belirterek 6/9/1993 tarihinde görevsizlik kararı vermiştir.

11. Soruşturma evrakının kendisine gönderilmesi üzerine

Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı 22/9/1993

tarihinde "Olay Faillerinin

Yakalanması" konulu bir müzekkere yazarak bu müzekkereyi Kozluk

Cumhuriyet Başsavcılığına, Kozluk İlçe Jandarma Komutanlığına, Batman Emniyet

Müdürlüğüne ve İl Jandarma Komutanlığına göndermiştir. Diyarbakır Devlet

Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, bu müzekkereyle anılan makamlardan

olayın faillerinin araştırılmasını ve her üç ayda bir kendisine bilgi

verilmesini istemiştir.

12. Bunun üzerine kolluk görevlilerince düzenlenen, olayın fail

ya da faillerinin tespit edilemediğine ilişkin tutanaklar, Diyarbakır Devlet

Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.

13. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yerinde bulunan

elli bir adet boş mermi kovanı, bir adet deforme olmuş mermi çekirdeği gömleği

ile iki adet deforme olmuş mermi çekirdeği nüvesini 15/2/2008 tarihinde

Diyarbakır Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğüne

göndererek bunların incelenmesi ve bu inceleme sonucunda bir rapor tanzim

edilerek kendisine gönderilmesi talebinde bulunmuştur.

14. Olay yerinde bulunan elli bir adet mermi kovanı ile bir adet

deforme olmuş mermi çekirdeği gömleği ve iki adet deforme olmuş mermi çekirdeği

nüvesi 18/4/2008 tarihinde Diyarbakır Kriminal Polis

Laboratuvarı tarafından incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda olay yerinde

bulunan elli bir adet mermi kovanının uzun namlulu tek bir silahtan atılmış

olduğu, gönderilen bir adet deforme olmuş mermi çekirdeği gömleğinin de uzun

namlulu bir silahtan çıktığı, iki adet mermi çekirdeği nüvesinin ise atıldığı

silahtan karakteristik bir iz almadığı için teşhis niteliklerinin bulunmadığı

tespit edilmiştir.

15. Başvuruculardan İlyas İlhan 3/6/2008 tarihli bir dilekçe ile

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından soruşturma dosyasının fotokopisinin

kendisine gönderilmesi talebinde bulunmuştur. İlyas İlhan ayrıca 5/2/2013

tarihli dilekçe ile Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığından soruşturmanın

akıbeti hakkında bilgi istemiştir.

16. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı 12/4/1991 tarihli ve 3713

sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesi gereği kurulan mahkemeler ile

Cumhuriyet başsavcılıklarının görevlerine 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı

Kanun uyarınca son verildiği gerekçesiyle 12/3/2014 tarihinde yetkisizlik

kararı vermiş ve soruşturma evrakını Kozluk Cumhuriyet Başsavcılığına

göndermiştir.

17. Kozluk Cumhuriyet Başsavcılığı, dava zamanaşımı süresinin

yirmi yıl olduğu ve bu sürenin 26/8/2013 tarihinde dolduğu gerekçesiyle

6/5/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir.

18. Başvurucular, soruşturmanın eksik bir şekilde yürütüldüğünü

belirterek yetkili sulh ceza hâkimliğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair

kararın kaldırılması talebinde bulunmuşlardır.

19. Batman 1. Sulh Ceza Hâkimliği 23/2/2015 tarihli karar ile

başvurucuların itirazının reddine karar vermiştir. Kararda Batman 2. Sulh Ceza

Hâkimliğine yedi gün içinde itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği

belirtilmiştir.

20. Bu karar üzerine başvurucular, Batman 2. Sulh Ceza

Hâkimliğine başvurmuşlardır.

21. Batman 2. Sulh Ceza Hâkimliği 26/3/2015 tarihinde karar

verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

22. Başvurucular 15/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

23. İlgili hukuk için bkz. Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu,

B. No: 2014/15732, 24/1/2018, §§ 32-69.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 7/2/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

25. Başvurucular; yakınlarının ölümü ile neticelenen olay

hakkında etkili bir soruşturma yürütülmediğini, olay sonrasında ifadelerinin

alınmadığını, olaydan yaralı olarak kurtulan kişinin ifadesinin Cumhuriyet

savcısı tarafından alınmamış ifadenin hastane polisi ve hastane bekçisi

tarafından alındığını, bu durumun bile soruşturmanın ciddiyetle yürütülmediğini

gösterdiğini ileri sürmüşlerdir. Başvurucular olay yerinde bulunan mermi

kovanları ile mermi çekirdeği nüvelerinin on dört yılı aşkın bir süre sonra kriminal incelemeye gönderildiğini, bu durumun olayın

faillerinin bulunmasının önemsenmediğinin açık kanıtı olduğunu iddia

etmişlerdir. Başvurucular, olay yerinde kapsamlı bir olay yeri incelemesi

yapılmadığı gibi ölen kişilerin elbiselerinin dahi incelenmediğini ileri

sürmüşlerdir. Başvurucular, olay yerinde keşif yapılmamasının ve sundukları

bazı delillerin dikkate alınmamasının da önemli birer eksiklik olduğunu

belirtmişlerdir. Başvurucular, soruşturma sonucunda yirmi yıllık zamanaşımı

süresinin dolduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini,

olayın fail ya da faillerinin bulunması için özel bir çaba sarf edilmediğini,

masa başında hazırlanan matbu tutanaklarla soruşturmada ilerleme

kaydedilmesinin mümkün olmadığını, tutanak içeriklerinden bu hususta ciddi bir

çaba gösterilmediğinin de açıkça anlaşıldığını ifade etmişlerdir. Başvurucular

ayrıca yirmi yılı aşkın bir süre devam eden soruşturma süresinin makul olarak

kabul edilemeyeceğini iddia etmişlerdir. Başvurucular bu iddialarla yaşam, adil

yargılanma ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucular temel olarak

yakınlarının ölüm olayı hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğini

ileri sürmüşlerdir. Bu itibarla başvurucuların tüm şikâyetlerinin yaşam

hakkının usul yönü kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

27. Anayasa’nın "Kişinin

dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı"

kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes,

yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir."

28. Anayasa’nın "Devletin

temel amaç ve görevleri" kenar başlıklı 5. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

“Devletin

temel amaç ve görevleri, … Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve

toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve

hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak

surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın

maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya

çalışmaktır.”

29. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybeden kişi

açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak ölen kişinin mağdur olan yakınları

tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu

ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvurucular,

başvuruya konu olayda yaşamını yitiren kişilerin eşleri ve çocuklarıdır. Bu

nedenle başvuruda başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik bulunmamaktadır.

30. Bununla birlikte başvurunun başvuru yollarının tüketilmesi

ve bu kuralla iç içe girmiş olan otuz günlük başvuru süresi kuralı bakımından

da ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekmektedir.

31. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“...Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

32. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

“İhlale

neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş

idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce

tüketilmiş olması gerekir.”

33. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel

başvuru usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten

itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir.”

34. Öncelikle belirtmek gerekir ki anılan Anayasa ve Kanun

maddelerinde yer verilen kanun yollarının tüketilmesi koşulu, bireysel

başvurunun temel hak ihlallerini önlemek için son ve olağanüstü bir çare

olmasının doğal sonucudur (Necati Gündüz ve

Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 20).

35. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm organlarının

anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan hak

ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu nedenle

temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle derece

mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve

bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,

26/3/2013, § 16).

36. Tüketilmesi gereken başvuru yolları, başvurucuların

şikâyetleri açısından makul bir başarı şansı sunabilecek ve bir çözüm

sağlayabilecek nitelikteki kullanılabilir ve etkili başvuru yollarıdır. Ayrıca

başvuru yollarını tüketme kuralı ne kesin ne şeklî olarak uygulanabilir bir

kural olup bu kurala uygunluğun denetlenmesinde somut başvurunun koşullarının

dikkate alınması esastır. Bu anlamda yalnızca hukuk sisteminde birtakım başvuru

yollarının varlığının değil aynı zamanda bunların uygulama şartları ile

başvurucuların kişisel koşullarının gerçekçi bir biçimde ele alınması

gerekmektedir. Bu nedenle başvurucuların kendisinden başvuru yollarının

tüketilmesi noktasında beklenebilecek her şeyi yerine getirip getirmediklerinin

başvurunun özellikleri dikkate alınarak incelenmesi gerekir (S.S.A., B. No: 2013/2355, 7/11/2013, §

28).

37. İhlal iddiasını değerlendirmeye ve ihlal tespiti

yapıldığında yeterli giderimi sağlamaya imkân tanıyan bir başvuru yolunun

bulunmaması hâlinde başvuru yollarının tüketilmesi kuralını uygulamak mümkün

olmayacaktır (Yasin Ağca, B. No:

2014/13163, 11/5/2017, § 121). Böyle bir durumda başvurucuların ihlali

öğrendikleri tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuruda bulunmaları

gerekmektedir.

38. Şikâyetleri konusunda çözüm sağlayabilecek etkili bir

başvuru yolunun mevcut olması hâlinde öncelikle bireysel başvuruda bulunmak,

dava ve başvurularını takip etmek için gerekli özeni gösterme yükümlülüğü

bulunan başvurucular, en kısa sürede yetkili makamlara başvurmalıdırlar. Zira

zaman geçtikçe delillerin kaybolma veya bozulma ihtimali artmakta, gerçeklerin

ortaya çıkması zorlaşmaktadır (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, § 84).

39. Öte yandan şikâyeti yetkili makamlara iletmenin imkânsız

veya önemli ölçüde güç olduğu durumlar -ki bu durumların neler olduğu her

başvuruda olay ve olgular ile başvurucunun tutumu nazara alınarak ayrıca

değerlendirilmelidir-mevcutsa başvurucuların özen yükümlülüğünün ancak bahse

konu durumların sona ermesinden itibaren başlayacağı kabul edilmelidir (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu,

§ 85).

40. Yaşam hakkı ile ilgili bir soruşturmanın etkili olup

olmadığı yönünden inceleme yapılabilmesi için -mutlak surette gerekli olmasa

da- yürütülen soruşturmanın makul bir süreyi aşmaması şartıyla ilgili kamu

makamları tarafından nasıl sonlandırılacağının beklenmesi, bireysel başvuru ile

getirilen koruma mekanizmasının ikincil niteliğine uygun olacaktır (Rahil Dink ve diğerleri, B. No: 2012/848,

17/7/2014, § 76; Hüseyin Caruş,

B. No: 2013/7812, 6/10/2015, § 46).

41. Diğer taraftan başvurucuların yetkili makamlara müracaat

etmelerine rağmen doğal olmayan bir ölümle ilgili soruşturma başlatılmamışsa

başlatılan soruşturmada ilerleme yoksa veya soruşturma artık etkisiz bir hâl

almışsa başvuruculardan soruşturmanın sonucunu beklemelerini istemek makul

olmayacaktır. Böyle bir durumda başvurucular, gerekli özeni göstermeli ve

şikâyetlerini çok uzun süre geçirmeden Anayasa Mahkemesine sunabilmelidirler (Rahil Dink ve diğerleri, § 77). Zira

soruşturmanın etkililiğini sağlayacak bir başvuru yolu bulunmamaktadır. O hâlde

anılan ihlal iddiaları yönünden başvuru yollarının tüketilmesi gerekmemektedir

(Yasin Ağca, § 121). Böyle bir

durumda başvurucular, etkili bir soruşturma yürütülmediğinin farkına vardıkları

veya varmaları gerektiği andan itibaren otuz gün içinde bireysel başvuruda

bulunmalıdırlar. Doğal olarak başvurucuların etkili bir soruşturma

yürütülmediğinin ne zaman farkına varmaları gerektiği her davanın şartlarına

bağlı olarak değerlendirilecektir (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, §

87).

42. Soruşturmada ilerleme sağlanacağına dair umut verici

gelişmeler ve gerçekçi varsayımlar bulunduğu, soruşturmanın ilerlemesini

sağlayıcı tedbirler alındığı sürece başvuruculardan başvuru yollarını

tüketmeden bireysel başvuruda bulunmaları da beklenmemelidir. Ancak bu hâlde

dahi soruşturmanın daha sonra etkisizleştiğini öğrenen başvurucular, durumun

farkına vardıkları veya varmaları gerektiği andan itibaren süresi içinde

bireysel başvuruda bulunmalıdırlar (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu, §

88).

43. Son olarak ifade etmek gerekir ki soruşturmanın

etkisizliğinin fark edildiği veya fark edilmesi gerektiği andan itibaren süresi

içinde bireysel başvuru yapılmayıp zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle

kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesinin beklenmesi hâlinde soruşturmaya

konu olayın üzerinden geçen uzun zaman gerçeklerin ortaya çıkmasını

zorlaştıracak ve neredeyse imkânsızlaştıracaktır. Böylesi bir durumda Anayasa

Mahkemesi, devletin negatif ve pozitif yükümlülüklerine gerçekten uyup

uymadığını inceleyemeyecek; yaşam hakkının usul boyutu yönünden yapacağı

değerlendirmede yeniden yargılamaya karar veremeyecek ve şartları

gerçekleştiğinde sadece ihlali tespit edip tazminata hükmedebilecektir. Oysa

ölüm olayının sebep ve koşulları ile sorumluların tespitine imkân veren

etkinlikte bir soruşturma yapılması, gerektiği takdirde sorumluların caydırıcı

bir ceza ile cezalandırılmaları için yeniden yargılamaya karar verilebilmesinin

benzer yaşam hakkı ihlallerinin önlenmesinde oynadığı rolün büyüklüğü

tartışılmazdır (Adle Azizoğlu ve Sadat Azizoğlu,

§ 89).

44. Başvuru formu ve eklerindeki bilgi ve belgelere göre, somut

olayda yaşanan elim hadiseyle ilgili olarak resen bir ceza soruşturması

başlatılmış, bu kapsamda olay yeri incelemesi ile ölü muayene işlemleri

gerçekleştirilmiş ve olayla ilgili bilgi sahibi olabilecek bazı kişilerin

ifadesi alınmıştır. Bununla birlikte, başvuru formu ve eklerindeki bilgi ve

belgelere göre, özellikle Diyarbakır Kriminal Polis

Laboratuvarının 18/4/2008 tarihli raporundan sonra, olayın aydınlatılmasına ve

faillerin tespitine yönelik önemli herhangi bir soruşturma işlemi yapılmamış,

yalnızca faillerin tespitine çalışıldığı yönünde kolluk görevlilerince belli

aralıklarla tutulan ve zamanla sıradan hale gelen tutanaklar soruşturma evrakı

arasına alınmıştır. Başvuru konusu olayda, ceza soruşturmasının Anayasa

Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı olan 23/9/2012 tarihinden

çok uzun zaman önce etkisiz bir hâl aldığı, başvurucular ile soruşturmayı

yürüten yetkili makamlar arasında soruşturmanın etkililiği adına anlamlı bir

temas kurulmadığı anlaşılmıştır.

45. Başlatılan ceza soruşturmasından sonra olayla ilgili

şikâyetlerini yetkili makamlara iletmede veya soruşturmanın etkisizliğiyle

ilgili bireysel başvuru yapmada güçlük çektikleri yönünde herhangi bir

iddiaları bulunmayan başvurucular, yaşanan elim olayla ilgili şikâyetlerini

yetkili makamlara iletmemiş ve soruşturmanın etkililiği yönünde beklentiye

girmelerine neden olacak şekilde soruşturma makamları ile anlamlı bir temas

kurmamışlardır. Soruşturmada, özellikle Diyarbakır Kriminal

Polis Laboratuvarının 18/4/2008 tarihli raporundan sonra ilerleme sağlanacağına

dair umut verici bir gelişme yaşanmamış ve soruşturmanın ilerlemesini sağlayıcı

bir tedbir de alınmamıştır. Buna rağmen başvurucular, bireysel başvuru yapmak

için kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini ve bu karara yaptıkları

itirazın sonuçlanmasını beklemişlerdir. Yürütülen soruşturmanın etkisiz bir hâl

alması nedeniyle soruşturma sonucunu beklemesi gerekmeyen başvurucuların

Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı olan 23/9/2012

tarihinden makul olmayan bir süre sonra 15/4/2015 tarihinde yaptıkları başvuru,

süresinde yapılmış bir başvuru olarak kabul edilemez.

46. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

şartları yönünden ayrıca incelenmeksizin süre

aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının usul yönünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın

süre aşımı nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

7/2/2019 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Halil

İbrahim DURSUN

Başvurucular

:

1. Gülnaz ALTAN

2. Şevin

ALTAN

3. Şervan YAŞAR

4. Jindar ALTAN

5. Ceyhan

ALTAN

6. Sami

ALTAN

7. Şahin

ALTAN

8. Merdan ALTAN

9. Fehmi

ALTAN

10. Zekiye

BAYIK

11.

Nizamettin BAYIK

12. Şengül

BEŞKEN

13. Gülşen

BİÇİM

14. Mukadder

BOZAN

15. Nazan

ADSAN

16. Mahsum BAYIK

17. Ramazan

BAYIK

18. Abdurrazzak İLHAN

19. Emriye ARSLANŞEN

20. Erdi

İLHAN

21. Güler

GAYIRNAL

22. İlyas

İLHAN

23. Muazzez

İDİĞ

24. Yahya

İLHAN

25. Fecriye KORKMAZ

Vekili

:

Av. Hüseyin

AKÇARA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/6709, 7 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucuların
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Özgüldür
  12. Hakyemez
  13. Altan
  14. Altan
  15. Altan
  16. Altan
  17. Altan
  18. Bayık
  19. Beşken
  20. Biçim
  21. Bozan
  22. Adsan
  23. Bayık
  24. İlhan
  25. Gayırnal
  26. İlhan
  27. İdiğ
  28. İlhan
  29. Akçara
  30. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/6709
Tarih
7 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Fevzi Kuş Başvurusu (B. No: 2017/23621)
  • Ali Adıgüzel ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/8143)
  • Alya Demir ve Mehmet Demir Başvurusu (B. No: 2015/7584)
  • Aydın Mersin Başvurusu (B. No: 2015/6905)
  • Fatma Candaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/18251)
  • Rıfat Gegin Başvurusu (B. No: 2018/14909)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.