İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ali Ünlü Başvurusu (B. No: 2015/7626)

1. Başvuru; kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi ve değer

Başvuru No2015/7626Tarih27 Haziran 2018Okuma12 dk · 2.452 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ali Ünlü Başvurusu

Karar tarihi
27 Haziran 2018
Başvuru Numarası
2015/7626
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.452 kelime·12 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi ve değer

kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının, idare lehine vekâlet ücretine

hükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi

nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 22/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Tapuda başvurucu adına kayıtlı olan ve Karaman'ın Ermenek

ilçesi Çavuş köyünde bulunan 121 ada 17 parsel sayılı taşınmaz hakkında Enerji

ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının (İdare) Ermenek Barajı ve Hidroelektrik

Santrali Projesi kapsamında Bakanlar Kurulunun 31/1/2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararı ile acele kamulaştırma kararı

verilmiştir.

9. İdare 2/4/2009 tarihinde uyuşmazlık konusu taşınmaza acele el

konulması için Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesinden talepte bulunmuştur. Ermenek

Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 21/7/2009 tarihli kararı ile bilirkişi

raporuna dayanarak el koyma bedelini 28.203,85 TL olarak belirleyip bedelin

başvurucuya ödenmesine ve taşınmaza acele el konulmasına karar vermiştir.

10. İdare 5/5/2010 tarihinde aynı Mahkemede kamulaştırma

bedelinin tespiti ve tescil davası açmıştır. Mahkeme, dava konusu taşınmazda bilirkişilerle

keşif yapmıştır. Bilirkişi Kurulu, taşınmazı arazi olarak değerlendirmiş ve net

gelir yöntemini esas alarak 2010 yılı tarımsal ürün verilerine göre taşınmazın

değerinin 11.292,30 TL olduğu yönünde görüş bildirmiştir.

11. Mahkeme 5/3/2012 tarihli kararıyla taşınmazın kamulaştırma

bedeli olan 30.190,60 TL'den acele kamulaştırma kararı sonrası ödenen bedelin

mahsubu ile bakiye 1.986,70 TL'nin başvurucuya ödenmesine, taşınmazın İdare

adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir.

12. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 18. Hukuk Dairesince

16/10/2012 tarihinde bozulmuştur. Başvurucunun karar düzeltme talebi aynı

Dairenin 11/4/2013 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

13. Bozma ilamına uyan Mahkeme 15/11/2013 tarihinde kamulaştırma

bedelinin 20.444,70 TL olarak tespitine karar vermiştir. Mahkeme; başvurucuya

ödenen bedelin mahsubu ile fazladan ödenen 9.745,90 TL'nin başvurucu tarafça

paranın çekildiği tarihe kadar varsa mevduat faizi ile birlikte davacı İdareye

iadesine, mezkûr taşınmazın başvurucu adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali

ile davacı idare adına tapuya kayıt ve tesciline ve taraflar lehine 1.320'şer

TL vekâlet ücretine karar vermiştir.

14. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin

25/3/2014 tarihli kararı ile onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi,

aynı Dairenin 2/3/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

15. Nihai karar, başvurucuya 3/4/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

16. Başvurucu 22/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Ali Şimşek ve diğerleri, B. No: 2014/2073,

6/7/2017, §§ 18-33.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 27/6/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu, öncelikle kamulaştırma bedelinin düşük

belirlendiğini iddia etmiştir. Başvurucuya göre bilirkişi tarafından

kamulaştırma bedeli tespit edilirken yalnızca taşınmazın bulunduğu ilçenin

verilerinin dikkate alınması gerekirken komşu ilçelerin Tarım Müdürlüğü

verileri de dikkate alınarak hesaplama yapılması nedeniyle taşınmaz bedeli

olması gerekenden düşük hesaplanmıştır. Başvurucu ayrıca derece mahkemelerince

belirlenen kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratıldığından yakınarak, bu

gerekçelerle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, özel yaşama saygı ve konut

dokunulmazlığı haklarının ihlal edildiğini öne sürmekte ise de somut başvurunun

konut dokunulmazlığı ve özel yaşama saygı hakkıyla bir ilgisi görülmediğinden

başvurucunun belirtilen şikâyetleri mülkiyet hakkı kapsamında

değerlendirilmiştir.

21. Anayasa Mahkemesi, daha önce Karaman'ın Ermenek ilçesinde

yapılan aynı kapsamdaki kamulaştırma işlemleri yönünden benzer şikâyetleri

çeşitli bireysel başvurularda incelemiş ve karara bağlamıştır (Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246,

6/2/2014; Ali Şimşek ve diğerleri).

22. Başvurucu ilk olarak kamulaştırma bedelinin düşük

belirlendiğinden yakınmaktadır. Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddeleri uyarınca;

kamu yararı bulunması, kamulaştırma kararının yasada gösterilen esas ve

usullerine uyulması, gerçek karşılığın peşin ve nakden ödenmesi kamulaştırmanın

anayasal ögeleridir. Kamulaştırılan taşınmazın gerçek karşılığı olan bedelinin

tespiti ise uzman mahkemelerin ve Yargıtayın bu

konudaki uzman dairelerinin yetki ve görevindedir. Mülkiyet hakkına yapılan

müdahale ile ödenen bedel arasındaki ilişki yönünden Anayasa Mahkemesinin

yapacağı tespit, orantılılık incelemesinden ibarettir (Mukadder Sağlam ve diğerleri, B. No:

2013/2511, 22/1/2015, § 49; Abdülkerim

Çakmak ve diğerleri, B. No: 2014/1964, 23/2/2017, § 52).

23. Somut olayda ise Yargıtay 18. Hukuk Dairesi gerekçesini

önceden ortaya koyarak Ermenek ilçesindeki arazilerin kamulaştırılmasında

gerçek değere ulaşmak için mevki kavramını ilçe düzeyinden daha geniş

yorumlamıştır. 2006 yılından beri istikrarlı olarak uygulanan bu yöntem

bireyler için erişilebilir ve bilinebilir olup başvuru konusu olayda 2010

yılında açılan kamulaştırma bedelinin tespiti davasında başvurucu açısından

bahsedilen yerleşik içtihat öngörülebilir durumdadır. Dolayısıyla Yargıtay

Dairesinin Ermenek ilçesi için belirlediği mevki kavramını daha geniş

yorumlayan bedel tespiti yöntemi 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanunu’nun 11. maddesinin (f) bendine açıkça aykırı olmadığı gibi ikna edici

gerekçesi ile keyfî olmaktan da uzaktır (Tahsin

Erdoğan, §§ 64-70).

24. Başvurucu ayrıca yargılamanın uzun sürmesinden dolayı

kamulaştırma bedelinin değer kaybına uğratıldığını ileri sürmüştür.

25. Kamulaştırma yoluyla mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin

orantılı olabilmesi için taşınmazın gerçek bedelinin malike ödenmesi ve ödenen

bedelin tespitinde esas alınan tarih ile ödeme tarihi arasında geçen dönemde

gerçekleşen enflasyona nispetle taşınmazın hissedilir derecede değer

kaybetmemiş olması gerekir (Mehmet Akdoğan

ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 59). Ödenen tutarların

enflasyonun etkilerinden arındırılarak güncelleştirilmesi yani kamulaştırma

tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süredeki hissedilir değer kaybını telafi

edecek biçimde faiz uygulanması, kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında

değer kaybetmesini önleyebilecek bir araçtır (Mehmet

Akdoğan ve diğerleri, § 42).

26. Yapılan incelemede başvurucunun mülkiyet hakkına yönelik

müdahalenin ölçülü olup olmadığı hususunda bir sonuca varmak için mahkemece

tespit edilen gerçek değer ile başvurucuya yapılan ödemelerin enflasyon etkisi

arındırılmış sonuçlarının karşılaştırılması gerekmektedir. Elde edilmek istenen

kamu yararı ile başvurucunun mülkünden mahrum kalması arasında makul dengenin

sağlanıp sağlanmadığını ve müdahalenin ölçülü olup olmadığını tespit etmede

önemli olan, yapılan ödemelerin değer kaybının toplam bedele oranı üzerinden

başvurucunun maruz kaldığı yükü belirlemektir (Ali

Şimşek ve diğerleri, § 66).

27. Acele el koyma aşamasında başvurucuya 21/7/2009 tarihinde

28.203,85 TL, kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davada da 5/3/2012

tarihinde 1.986,70 TL ödenmesine karar verilmiştir. Bu karar Yargıtayca bozulmuş, bozma ilamına uyan Mahkeme 15/11/2013

tarihinde kamulaştırma bedelini 20.444,70 TL olarak belirlemiş ve daha önce

ödenen tutarın mahsubu ile fazladan ödenen 9.745,90 TL'nin İdareye iadesine

karar vermiştir.

28. Bu durumda kamulaştırma bedelinin daha herhangi bir değer

kaybına uğratılmadan, acele el koyma aşamasında başvurucuya ödendiği

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla mülkiyet hakkının ihlal edilmediğinin açık olduğu

sonucuna varılmıştır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

30. Başvurucu, lehine hükmedilen tazminatın bir bölümünü vekâlet

ücreti olarak ödemek zorunda kalmasından şikâyet etmiştir.

2. Değerlendirme

31. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın

36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun vekâlet ücretine ilişkin şikâyetinin

mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

33. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında; herkesin

yargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme, bunun doğal sonucu

olarak da iddiada bulunma, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına

alınmıştır. Anılan maddeyle güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, kendisi

bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde Anayasa’nın 40. maddesi uyarınca

diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanmayı ve bunların

korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir (AYM, E.2011/33,

K.2012/54, 11/4/2012; AYM, E.2010/83, K.2012/169, 1/11/2012; E.2012/108,

K.2013/64, 22/5/2013; E.2013/64, K.2013/142, 28/11/2013; E.2013/95, K.2014/176,

13/11/2014; E.2015/96, K.2016/9, 10/2/2016, § 18).

34. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde

düzenlenen adil yargılanma hakkının güvenceleri arasında yer almaktadır (Ahmet Yıldırım, B. No: 2012/144,

2/10/2013, § 28; Özkan Şen, B.

No: 2012/791, 7/11/2013, § 51; Ş.Ç.,

B. No: 2012/1061, 21/11/2013, § 28; Kenan

Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, § 41).

35. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı ve uyuşmazlık

kapsamında bir talebi mahkeme önüne taşıyabilmek ve bunların etkili bir şekilde

karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Mahkemeye erişim hakkı,

hak arama özgürlüğünün bir gereği olmakla birlikte hak arama özgürlüğünün

varlığının kabulü için tek başına yeterli bulunmamaktadır. Mahkemeye erişimi

etkisiz kılacak ya da yargı yoluna başvurmayı önemli ölçüde zorlaştırıcı veya

caydırıcı nitelikte olan (AYM, E.2013/40, K.2013/139, 28/11/2013), kişinin

mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını (Özkan Şen, § 52) ya da kişinin bizatihi

mahkemeye başvurmuş olmasını anlamsız hâle getiren sınırlamalar mahkemeye

erişim hakkını ihlal edebilir (İbrahim Can

Kişi, B. No: 2012/1052, 23/7/2014, § 31).

36. Vekâlet ücreti yargılama gideri olup bununla davacı veya

davalının o dava nedeniyle aldıkları hukuki yardım karşılığında avukata

ödedikleri ücretin telafisi amaçlanmaktadır (AYM, E.2013/95, K.2014/176,

13/11/2014). Dava aşamasında kimin lehine ya da aleyhine olacağı önceden belli

olmayan bu ücret yükümlülüğü, bir usul kuralı olup mahkemeye erişim hakkı ile

ilişkilidir (Serkan Acar, B. No:

2013/1613, 2/10/2013, § 38).

37. Taraflardan birinin yargılamadaki başarı oranına göre

kazanılan veya kaybedilen değer oranında lehine veya aleyhine vekâlet ücretine

hükmedilmesine yönelik düzenlemeler mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil

etmektedir (Serkan Acar, § 39; Muhbet Adanır ve diğerleri, B. No: 2014/10261,

8/12/2016, § 101).

38. Anayasa’nın 36. maddesinde hak arama özgürlüğü için herhangi

bir sınırlama nedeni öngörülmemiş olmakla birlikte bunun hiçbir şekilde

sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak bir hak olduğu söylenemez. Anayasa

Mahkemesi kararlarında, Anayasa'nın başka maddelerinde yer alan hak ve

özgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin özel sınırlama sebebi gösterilmemiş

hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği kabul edilmektedir (AYM,

E.2010/83, K.2012/169, 1/11/2012; E.2012/108, K.2013/64, 22/5/2013; E.2013/95,

K.2014/176, 13/11/2014; E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015; Hüseyin Dayan, B. No: 2013/5033,

13/4/2016, § 46).

39. Mutlak olmayan ve sınırlandırılabilen mahkemeye erişim

hakkına ilişkin sınırlandırmaların kanuni olması, hakkın özünü zedeleyecek

şekilde hakkı kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi ve ölçülü olması gerekir (Serkan Acar, § 38; İbrahim Can Kişi, § 36).

40. Başvuru konusu olayda 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk

Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesi ve 2/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmî

Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı

Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk

Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinin

(1) numaralı fıkrası ile 2014 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)

uyarınca başvurucu aleyhine reddedilen kısım üzerinden vekâlet ücretine

hükmedilmiştir. Dolayısıyla müdahalenin kanuni dayanağının bulunduğu

anlaşılmaktadır.

41. İdare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin amacının

gereksiz başvuruların önlenerek dava sayısının azaltılması ve böylece kamu

kaynaklarının etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun bir şekilde

kullanılmasının sağlanması olduğu ifade edilebilir. Kamu kaynaklarının etkili,

verimli ve usul ekonomisine uygun bir şekilde kullanılmasının teminine yönelik

düzenleme yapılması da hukuk devleti ilkesinin bir gereği olup bu sebeple

yapılan müdahalenin meşru bir amaca yönelik olduğu anlaşılmıştır (Murat Kara ve diğerleri, B. No: 2014/6042,

9/3/2017, § 70).

42. Bir hukuki uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyan başvurucuların

reddedilen dava konusu miktar üzerinden hesaplanan avukatlık ücretini karşı

tarafa ödemeye mahkûm edilmeleri ihtimali veya olgusu, belirli dava koşulları

çerçevesinde mahkemeye başvurmalarını engelleme ya da mahkemeye başvurmalarını

anlamsız kılma riski taşımaktadır. Bu kapsamda davanın özel koşulları

çerçevesinde masrafların makullüğü ve orantılılığı, mahkemeye erişim hakkının

asgari sınırını teşkil etmektedir (Özkan Şen,

§ 54).

43. Başvuru konusu olayda Mahkemece dava kabul edilerek taraflar

yararına 2014 yılı AAÜT uyarınca 1.320 TL maktu vekâlet ücretine

hükmedilmiştir. Bu durumda derece mahkemelerince hükmedilen kamulaştırma bedeli

ile karşılaştırıldığında ve başvurucu yararına da vekâlet ücretine hükmedildiği

dikkate alındığında başvurucu aleyhine hükmedilen 1.320 TL maktu vekâlet

ücretinin ölçüsüz olduğu söylenemez. Ayrıca bu düzenleme ile satın alma

usulünün de teşvik edildiği gözetilmelidir. Bu nedenle mahkemeye erişim hakkına

yönelik açık bir ihlalin bulunmadığı anlaşılmıştır.

44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

45. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

46. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

47. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013,

§§ 50, 52).

48. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu, başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

49. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olaydaki yaklaşık 4 yıl 10 aylık

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

50. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

D. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

51. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas

inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine

karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…”

52. Başvurucu, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

53. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

54. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 5.400 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

55. Başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlali

dışındaki iddiaları yönünden başvurunun bu kısımlarının kabul edilemez olduğuna

karar verildiğinden dolayı ve makul sürede yargılanma hakkı yönünden de bir

tazminat talebinin olmadığı gözetilerek maddi tazminat talebinin reddine karar

verilmesi gerekir.

56. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 5.400 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Ermenek Asliye Hukuk

Mahkemesine (E.2013/164, K.2013/584) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

27/6/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

M. Emin

ŞAHİNER

Başvurucu

:

Ali ÜNLÜ

Vekili

:

Av. Adil

AKTAY

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/7626, 27 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Mülkiyet Hakkının
  9. B. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine
  10. B. No: 2012/1061, 21/11/2013, § 28; Kenan
  11. C. Makul Sürede
  12. D. 6216 Sayılı Kanun'un
  13. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Yıldırım
  16. Topal
  17. M. Emin KUZ
  18. M. Emin
  19. Şahiner
  20. Aktay
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/7626
Tarih
27 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Nihat Akbulak Başvurusu (B. No: 2015/10131)
  • Ömer Şahin Başvurusu (B. No: 2017/27238)
  • AYM Bireysel Başvuru B. No: 2013/5016
  • Taciser Gürler Başvurusu (B. No: 2015/13764)
  • Ali Oğuz Başvurusu (B. No: 2014/15506)
  • Alper Elmacı Başvurusu (B. No: 2014/18954)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.