İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Asiye Karaaslan Başvurusu (B. No: 2017/36555)

1. Başvuru, düşük riski bulunmasına karşın gözaltında

Başvuru No2017/36555Tarih10 Şubat 2021Okuma11 dk · 2.273 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Asiye Karaaslan Başvurusu

Karar tarihi
10 Şubat 2021
Başvuru Numarası
2017/36555
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.273 kelime·11 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, düşük riski bulunmasına karşın gözaltında

gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 25/10/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne

karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

8. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

10. Başvurucu, eski hâkim olup 18/7/2016 tarihinde

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçu

isnadıyla gözaltına alınmıştır. Üç gün gözaltında kalan başvurucu, Büyükçekmece

Çocuk Şube Müdürlüğünün bekleme salonunda tutulmuştur.

11. Başvurucu 19/7/2016 tarihinde Büyükçekmece Devlet

Hastanesine götürülmüş, burada saat 11.30 sıralarında düzenlenen Hasta Müşahade

Formu'na göre başvurucunun düşük tehlikesinin olduğu tespit edilmiştir.

12. Aynı gün Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi

tarafından düzenlenen adli muayene raporunda kasık ağrısı olan başvurucunun

kanamasının olmadığı, kanama olması hâlinde hastanede acil kontrol gerekeceği

ve kontrol amacıyla yatışının uygun olacağı, aksi durumda üç gün sonra kontrol

önerildiği, genel durumun iyi olduğu ve mevcut şartlarda yatış ve gözlem

gerekmediği belirtilmiştir.

13. Büyükçekmece Adliyesinde ifadesi alınan başvurucu,

hamile olması ve sağlık durumu gözetilerek 20/7/2016 tarihinde adli kontrol

şartıyla serbest bırakılmıştır.

14. Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi tarafından

28/7/2016 tarihinde düzenlenen raporda; başvurucunun 9 hafta 2 gün ile uyumlu,

tekil fetüs kalp aktivitesi izlenmeyen gebeliği olduğu, tıbbi tahliyesinin

gerektiği belirtilmiştir. Bunun üzerine 1/8/2016 tarihinde Kanuni Sultan

Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kalp atışı olmayan fetüs için kürtaj

yapılmıştır.

15. Başvurucu 21/12/2016 tarihinde, gözaltına alındığı

tarihte gebe olduğunu, düzenli olarak vurulması gereken iğneler bulunduğunu,

bunların uygulanması için her gün hastaneye götürüldüğünü, araba yolculukları

ve gözaltındaki tutma koşulları nedeniyle gebeliğinin riske girdiğini, yapılan

muayenelerde düşük riski tespit edilmiş ve yatak istirahati önerilmiş olmasına

karşın açığa alınan hâkim ve savcılarla ilgili talimat nedeniyle yatış

yapamayacağının kendisine söylendiğini, gebelik için uygun olmayan gözaltı

şartlarında sandalye üzerinde beklediğini veya sandalyeleri birleştirerek

uzanmak zorunda kaldığını, bu koşullarda bulunmaması gerektiğini doktorlara

söylemesine rağmen kendisine rapor verilmediğini, gözaltında ve sonrasında

yaşadıklarından dolayı bebeğinin kalp atışlarının durduğunu belirterek emniyet

görevlileri ve muayene eden doktorlar hakkında suç duyurusunda bulunmuştur.

16. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından

13/1/2017 tarihinde, başvurucunun gözaltına alındıktan sonra nezarethanede

değil Büyükçekmece Çocuk Büro Amirliğinin bekleme odasında tutulduğu, mevcut

rahatsızlığı sebebiyle başvurucunun isteği üzerine gerek Büyükçekmece Devlet

Hastanesine gerekse Özel Medilife Hastanesine başvurusunun sağlandığı,

kendisine tıbbi destek verildiği, reçete ve ilaçlarının temin edildiği, başvurucunun

şikâyetçi olduğu görevlilerin ve kurumların başvurucuya yönelik olarak kasten

işledikleri bir suç ve suç unsurunun tespit edilemediği gerekçesiyle

kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

17. Bakırköy 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 6/9/2017 tarihli

kararıyla başvurucunun itirazı reddedilmiştir. Söz konusu karar başvurucuya

25/9/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucu 25/10/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

19. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 18/7/2019 tarihli

kararıyla başvurucu hakkında üzerine atılı FETÖ/PDY'ye üye olma ve anayasal

düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarını işlediğine dair kamu davası

açılmasını gerektirir nitelikte delil elde edilemediği gerekçesiyle

kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

IV. İLGİLİ

HUKUK

20. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun "Gözaltı" kenar başlıklı 91. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

"(1) Yukarıdaki maddeye göre

yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın

tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir...

(2) Gözaltına alma, bu tedbirin

soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini

gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır.

(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin

toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet

savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün

süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması

emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir."

21. 5271 sayılı Kanun’un "Gözaltı İşlemlerinin

Denetimi" kenar başlıklı 92. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Cumhuriyet başsavcıları veya

görevlendirecekleri Cumhuriyet savcıları, adlî görevlerinin gereği olarak,

gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethaneleri, varsa ifade alma

odalarını, bu kişilerin durumlarını, gözaltına alınma neden ve sürelerini,

gözaltına alınma ile ilgili tüm kayıt ve işlemleri denetler; sonucunu

Nezarethaneye Alınanlar Defterine kaydederler."

22. 1/6/2005 tarihli ve 25832 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanarak yürürlüğe giren Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma

Yönetmeliği’nin 4., 9., 25. ve 26. maddelerinin ilgili kısmı şöyledir:

"Madde 4 - …

Gözaltına alma: Kanunun verdiği yetkiye göre,

yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla, yetkili hâkim

önüne çıkarılmasına veya serbest bırakılmasına kadar kanunî süre içinde

sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp

alıkonulmasını,

…

ifade eder.

...

Madde 9 – ...

Gözaltına alınanlardan herhangi bir

nedenle sağlık durumu bozulanlar ile sağlık durumundan şüphe edilenler, derhâl

hekim kontrolünden geçirilerek gerekiyorsa tedavileri yaptırılır. Bu durumdaki

kişilerden kronik bir rahatsızlığı olanların, istekleri hâlinde varsa kendi

hekimi nezaretinde resmî hekim tarafından muayene ve tedavi edilmeleri

sağlanır.

...

Madde 25 - Nezarethaneler en az 7

metrekare genişliğinde, 2,5 metre yüksekliğinde ve duvarlar arasında en az 2

metre mesafe olacak şekilde düzenlenir. Yeterli doğal ışıklandırma ve

havalandırma imkânları sağlanır. Ancak, şüpheli sayısının çokluğu sebebiyle

nezarethane imkânlarının yetersiz olması durumunda, nezarethaneler için

öngörülen fizikî şartlara sahip başka yerler de kullanılabilir.

Nezarethanelerde gözaltına alınan

kişilerin yatmaları ve oturmaları için yeteri kadar sabit ve dayanıklı oturma

yerleri bulundurulur.

Mevsim ve gözaltı yerlerinin maddî

şartları da dikkate alınarak, geceyi gözaltında geçirecek şahıslar için yeterli

miktarda battaniye ve yatak temin edilir.

Tuvalet, banyo ve temizlik

ihtiyaçlarının giderilmesi için gerekli tedbirler alınır.

Nezarethane girişine, onaylanmış

nezarethane talimatı asılır.

İç ve dış emniyeti sağlanmış, özel

surette hazırlanmış, teknik donanımlı, bağımsız yerlerin ifade alma odası

olarak kullanılmasına özen gösterilir.

Mevcut nezarethane ve ifade alma

odalarının standartlara uygun hâle getirilmesi bütçe imkânları çerçevesinde

sağlanır.”

...

Madde 26 – Nezarethane ve ifade alma

odalarının standartlara uygunluğunu sağlamak amacı ile kolluk kuvvetlerinin

yetkili birimleri tarafından denetleme yapılır.

Cumhuriyet başsavcıları veya

görevlendirecekleri Cumhuriyet savcıları, adlî görevlerinin gereği olarak,

gözaltına alınan kişilerin bulundurulacakları nezarethaneleri, varsa ifade alma

odalarını, bu kişilerin durumlarını, gözaltına alınma neden ve sürelerini,

gözaltına alınma ile ilgili tüm kayıt ve işlemleri denetler; sonucunu

Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait Deftere kaydederler.

Yetkili ve görevli mercilerin mevzuatta

öngörülen denetim yetkileri saklıdır."

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

23. Mahkemenin 10/2/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

24. Başvurucu; gözaltında maruz kaldığı koşullar ile

düşük tehlikesinin tespit edilmesine karşın önlem alınmayarak bebeğini

kaybetmesine sebebiyet verilmesi nedeniyle yaşam hakkı, maddi ve manevi

varlığın korunması hakkı, kötü muamele yasağı, adil yargılanma hakkı, kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkı, ayrımcılık yasağı ve etkili başvuru hakkının

ihlal edildiğini sürmüştür.

25. Bakanlık görüşünde; başvurucunun gözaltına alındığı

ilk günden beri gebeliği sebebiyle kullanması zorunlu olan ilaç ve iğnelerin

temin edilerek sağlık görevlileri tarafından tatbikinin sağlandığı, ağrısı

olduğu yönündeki şikâyetleri sebebiyle emniyet görevlileri tarafından aynı gün

içinde birden fazla kez hastaneye götürüldüğü ve gerekli muayenelerin

yaptırıldığı, başvurucu hakkında düzenlenen raporlarda yatarak tedavi olmasına

gerek görülmediğinin belirtildiği, gebe olduğu gözönünde bulundurularak

nezarethane koşullarında değil gözaltı süresi boyunca Çocuk Şube Amirliğinin

bekleme odasında tutulduğu, somut olayın özellikleri dikkate alınarak asgari eşiğin

aşılıp aşılmadığının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bakanlık,

etkili soruşturma yürütülmediğine ilişkin iddia yönünden ise başvurucunun

iddiasının savunulabilir bir iddia kriterini taşımadığı yönünde görüş

bildirmiştir.

26. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında düşük

riski tespit edilmesine karşın yatak ve istirahat imkanı tanınmadığını, bekleme

odasında tutulduğuna ilişkin Bakanlık cevabının bunun en büyük delili olduğunu

beyan etmiş; ayrıca bireysel başvuru dilekçesindeki beyanlarını tekrarlamıştır.

B. Değerlendirme

27. Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve

manevî varlığı" kenar başlıklı 17. maddesinin birinci ve üçüncü

fıkraları şöyledir:

"Herkes, yaşama, maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

...

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz;

kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi

tutulamaz."

28. Anayasa'nın "Devletin temel amaç ve

görevleri" kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk

milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti

ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu

sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet

ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal

engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli

şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

29. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16).

30. Anayasa Mahkemesi daha önce Zeki Kartal (B.

No: 2013/2803, 21/1/2016) kararında ceninin yaşam hakkına ilişkin hukuki durumu

değerlendirmiştir. Bu kararda ceninin yaşam hakkı süjesi olduğu konusunda

olumlu veya olumsuz bir sonuca varılmamıştır. Bununla birlikte tıbbi ve hukuki

durumu dikkate alındığında ceninin annenin vücut bütünlüğünden ayrı

düşünülemeyeceği kuşkusuzdur. Annenin sağlığını ve vücut bütünlüğünü koruyan

hükümler dolaylı olarak cenini de korumaktadır (Zeki Kartal, § 77).

Mevcut dosyadaki ihlal iddiaları başvurucunun düşük riski bulunmasına karşın

gözaltında maruz bırakıldığı koşullar ile önlem alınmayarak bebeğini kaybetmesine

sebebiyet verilmesine ilişkindir. Anılan iddiaların tamamının kötü muamele

yasağı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

31. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

a. Genel

İlkeler

32. Anayasa’nın 17. maddesinde herkesin maddî ve manevî

varlığını koruma ve geliştirme hakkı güvence altına alınmıştır. Maddenin üçüncü

fıkrasında; kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan

haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamayacağı

düzenlenmiştir. Anılan fıkrayla özel olarak insan onurunun korunması

amaçlanmıştır (Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, §

80).

33. Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrası ile Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 3. maddesi istisna öngörmemekte; işkence,

insanlık dışı ve onur kırıcı muamele ve cezaların yasaklanmasının mutlak

mahiyetini belirtmektedir. Kötü muamele yasağının mutlak mahiyeti Anayasa'nın

15. maddesi kapsamında belirtilen savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka

bir genel tehlike hâlinde dahi istisna öngörmemiştir. Aynı şekilde Sözleşme'nin

15. maddesi kapsamında da benzer bir düzenleme ile kötü muamele yasağına

ilişkin herhangi bir istisna öngörülmemiştir (Ali Rıza Özer ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, § 74).

34. Ancak bir ceza veya muamelenin insanlık dışı

ya da aşağılayıcı olarak nitelendirilebilmesi için belirli bir yasal

muamele veya ceza ile bağlantılı ızdırap veya aşağılamanın kaçınılmaz

unsurlarının ötesine geçmesi gerekmektedir (Cem Özen, B. No: 2014/1328,

29/9/2016, § 55).

35. Anayasa’nın 17. maddesi özgürlüğünden yoksun

bırakılan kişinin içinde bulunduğu şartların insan onuruna yakışır bir şekilde

olmasını da koruma altına almaktadır. Tutma yöntemi ve bu süreçteki

davranışların, kişileri özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan

kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntılı veya eziyetli bir duruma

sokmaması gerekir (Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 39). Bu

çerçevede bir kişinin uygun olmayan fiziki ve tıbbi koşullarda tutulması da

Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı bir muamele olarak kabul

edilebilir (Murat Karabulut, B. No: 2013/2754, 18/2/2016, § 65).

36. Anayasa’nın 17. maddesi ayrıca devlete, söz konusu

kişilerin işkence ve eziyete ya da insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza veya

muameleye maruz bırakılmalarını engelleyecek tedbirler alma ödevini

yüklemektedir. Dolayısıyla yetkililerce bilinen ya da bilinmesi gereken bir

kötü muamelenin gerçekleşmesini engellemek için makul tedbirlerin alınmaması

durumunda devletin sorumluluğu ortaya çıkabilir (Cezmi Demir ve diğerleri,

§ 82).

37. Bu çerçevede özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere

devletin gerekli tıbbi yardımı sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu

yükümlülüğün hiç veya gerektiği gibi yerine getirilmemesi sonucunda kişinin

yaşamı veya vücut bütünlüğü bakımından tehlike arz eden acil bir duruma, ağır

veya uzun süreli bir acı çekmesine sebebiyet verilmiş olması, belirtilen

sonuçlar ortaya çıkmamakla birlikte kişinin tıbbi yardımdan mahrum kalmış

olması nedeniyle yaşadığı stres, huzursuzluk veya aşağılanma hissinin -olayın

kendine has koşulları çerçevesinde- insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele

düzeyine ulaşacak ciddiyette olması hâlinde Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasının ihlal edildiği kabul edilebilir. Bu kapsamdaki değerlendirmede

kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmasına bağlı dezavantajlı konumunun da

dikkate alınması gerekir (Hayati Kaytan, B. No: 2014/19527, 16/11/2016,

§ 44).

b. İlkelerin

Olaya Uygulanması

38. İncelemeye konu olayda başvurucu, gözaltına

alındığında yaklaşık üç aylık gebedir. Başvurucunun gözaltına alındığı sırada

düşük riski bulunduğuna ilişkin bir iddiası ya da bu konuda sunduğu bir rapor

bulunmamaktadır. Başvurucu gözaltına alındıktan sonra gerek tutulduğu koşullar

gerek reçeteli iğnesinin uygulanması için hastaneye götürülüp getirilmesi

sırasında gebeliğinin riske girdiğini ileri sürmektedir. Başvurucu serbest

bırakıldıktan sekiz gün sonra hakkında düzenlenen raporda bebeğin kalp atışının

bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

39. Başvurucunun gözaltında tutulma süresi üç gün olup

nezarethane koşullarında tutulmamış, gebelik durumu gözetilerek emniyet

müdürlüğünün bekleme salonunda tutulmuştur.

40. Başvurucunun üç günlük gözaltı süresince sağlık

hizmetlerine erişiminin sağlandığı ve reçetelerinin temin edildiği

anlaşılmaktadır. Sağlık kuruluşu tarafından düzenlenen 19/7/2016 tarihli

raporda üç gün sonra kontrol önerilmiş, mevcut koşullarda başvurucunun

hastaneye yatışının gerekli olmadığı belirtilmiştir. Başvurucu her ne kadar

sağlık personelinin hastaneye yatış yapılmaması yönünde talimat alması

nedeniyle yatış önermediğini ileri sürmekte ise de bu iddiasını destekleyen bir

veri bulunmaktadır.

41. Başvurucu, raporun alınmasından bir gün sonra gebelik

durumu da gözetilerek 20/7/2016 tarihinde serbest bırakılmıştır. Serbest

bırakılmasının akabinde üç gün sonrası için önerilen kontrol muayenesine gidip

gitmediği yönünde başvurucu bilgi sunmamıştır. Başvurucunun bebeğinin kalp

atışının ne zaman durduğu net olmamakla birlikte buna ilişkin tespitin

başvurucu serbest bırakıldıktan sekiz gün sonra yapılmış olması karşısında

yaşanan kayıp ile gözaltı koşulları arasında bağlantı kurulmasının zorlaştığı

söylenebilecektir.

42. Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde

başvurucunun özel tıbbi durumu dikkate alınarak gözaltında tutma koşullarının

belirlendiği ve üç gün sonunda yine gebelik durumu gözetilerek serbest

bırakıldığı, gerekli tıbbi yardımı sağlama yükümlülüğünün yerine getirildiği,

başvurucunun maruz kaldığı koşulların özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu

olan kaçınılmaz elem seviyesinin ötesine geçmediği sonucuna ulaşılmıştır.

43. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edilmediği

sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence

altına alınan kötü muamele yasağının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 10/2/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Gizem Ceren DEMİR KOŞAR Başvurucu : Asiye KARAASLAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/36555, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin
  16. B. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence
  17. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  18. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/36555
Tarih
10 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Ahmet Önder ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/23929)
  • Emin Demirel ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/5536)
  • Diana Kutlar Başvurusu (B. No: 2017/33788)
  • Önder Acer Başvurusu (B. No: 2018/10564)
  • Eyyup Gül Başvurusu (B. No: 2018/10186)
  • R.ç. Başvurusu (B. No: 2018/6238)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.