İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Aslı Akçay ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/37898)

1. Başvuru, orman alanı dışına çıkarılan taşınmazın önceki

Başvuru No2017/37898Tarih13 Şubat 2020Okuma14 dk · 2.799 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Aslı Akçay Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
13 Şubat 2020
Başvuru Numarası
2017/37898
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.799 kelime·14 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, orman alanı dışına çıkarılan taşınmazın önceki

maliklerine iadesi isteğinin reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/11/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

A. Başvuru Konusu Olayın

Arka Planı

7. Temmuz 1327 tarihli 11 ila 88 sıra numaralı 77 parça

taşınmaz, Nisan 1328 tarihli 58 ila 62 sıra sayılı 5 parça taşınmaz ve Şubat

1329 tarihli 136 sıra sayılı taşınmazlar tapuda F.F. adına kayıtlı iken toplam

103 kişi tarafından İstanbul 5. Noterliğinin 1/3/1954 tarihli Gayrimenkul Satış

Vaadi Sözleşmesine dayalı olarak F.F.nin mirasçıları aleyhine cebri tescil

davası açılmıştır.

8. Davacılar, Temmuz 1327 tarihli ve 20, 23, 27, 51 sıra sayılı

tapuların kapsamında bulunan taşınmazlar ile Nisan 1328 tarihli 58 ila 62 sıra

sayılı tapu kapsamındaki taşınmazlar yönünden taleplerini atiye bırakmışlardır.

9. Eyüp Asliye Hukuk Mahkemesi 22/3/1954 tarihli karar ile

taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğu kanaatiyle davanın

kısmen kabulüne karar vermiştir. Bu kararla Temmuz 1327 tarihli ve 12,14, 21,

29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 42, 47, 48, 49, 50, 52, 53, 55, 56, 58, 59,

62, 63, 64, 65, 71, 76, 78, 79, 82, 83, 84, 86, 88 sıra sayılı tapular ile

Nisan 1328 tarihli ve 58, 59, 61, 62 sıra sayılı tapuların ve Şubat 1329

tarihli ve 136 sıra sayılı tapuların iptaline ve davacılar adına hisseli olarak

tesciline hükmedilmiştir.

10. Mahkemenin aynı kararı ile Temmuz 1327 tarihli ve 11, 13,

15, 16, 17, 18, 19, 24, 25, 28, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 46, 54, 57, 60, 61, 66,

67, 68, 69, 70, 72, 73, 74, 75, 77, 80, 81, 87 ve 88 sıra sayılı tapu kayıtlarının

istimlâk edilen kısımları tefrik edildikten sonra kalan kısımlarının da

davacılar adına hisseli olarak tesciline ve atiye terk edilen Temmuz 1327

tarihli ve 20, 23,27, 51 sıra sayılı tapular ile Nisan 1328 tarihli ve 58 ila

62 sıra sayılı tapular yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm

kurulmuştur. Anılan kararda, kişiler adına tesciline karar verilen bir kısım

taşınmaza ilişkin olarak orman niteliğinde olduğuna dair bildirimde

bulunulmuşsa da bu husustaki mazbataların kesinleşmemesi nedeniyle dikkate

alınmadığına işaret edilmiştir.

11. Taşınmazların bulunduğu çalışma alanı içinde 1959 yılında

kadastro çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalarda ilgili tapuların kapsamında

kalan yerlerin bir kısmı orman olarak tespit edilmiştir. Orman sayılmayan

alanlar dışındaki yerler ise malikleri adına tespit edilmiştir.

12. Yapılan bu tespitlere ilgililer tarafından itiraz

edilmiştir. Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 4/10/1984 tarihli kararında tapu

kayıtlarının revizyon gördüğü 1157 parselin özel orman vasfıyla, 1150 ve 1151

parselin arazi vasfıyla, 1152 parselin bir kısmının özel orman ve kalan

kısmının arazi vasfıyla, 1153, 1154, 1155, 1156 parsellerin devlet ormanı

olarak belirlenen kısmı dışında kalan yerlerin arazi vasfıyla malikler adına tesciline

karar vermiştir. Hüküm, Yargıtay denetiminden geçerek 15/1/1987 tarihinde

kesinleşmiştir.

13. Mahkeme kararıyla orman olarak belirlenen alanlarda

31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca yapılan

uygulama sonucunda orman niteliğini kaybettiği tespit edilen yerler ifraz

edilerek 1161, 1642, 1643, 1644 ve 1645 parseller Hazine adına 2/B arazisi

vasfıyla tescil edilmiştir.

B. Başvuruya Konu

Yargılama Süreci

14. 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının

Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin

Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun

26/4/2012 tarihli ve 28275 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe

girmiştir.

15. Başvurucular 28/4/2014 tarihli dilekçe ile, muris Şaban

Akçay'ın Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/3/1954 tarihli kararı uyarınca

önceden F.F.ye ait bulunan taşınmazların maliklerinden olduğunu iddia

etmişlerdir. Başvurucular, kadastro tespitlerine yönelik itiraz üzerine yapılan

yargılamada Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 4/10/1984 tarihli kararıyla bu

tapuların kapsamında kalan bir kısım yerin arazi vasfıyla malikleri adına ve

bir kısmının da devlet ormanı olarak Hazine adına tescil edildiğini bildirilerek,

devlet ormanı olarak tescil edilmişken 2/B uygulamasıyla orman sınırı dışına

çıkarılan bu yerlerin 6292 sayılı Kanun uyarınca kendilerine bedelsiz olarak

iadesini talep etmişlerdir.

16. İstanbul Valiliği Anadolu Yakası Emlak Daire Başkanlığı

14/9/2015 tarihinde talebin reddine karar vermiştir. Başvurucular 27/11/2015

tarihinde anılan işlemin iptali talebiyle dava açmışlar ancak İstanbul 5. İdare

Mahkemesi (Mahkeme) 28/3/2017 tarihinde davanın reddine karar vermiştir.

Mahkeme, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazların iade

edilebilmesi için Hazineye ait kaydın oluşmasından önce taşınmazların kişiler

adına kayıtlı olması gerektiğine işaret etmiştir. Mahkemeye göre taşınmazlar

Hazine adına tescil edilmeden önce tapulu olmadığından iade mümkün değildir.

17. Başvurucular karara itiraz etmiş, Ankara Bölge İdare

Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesi 17/10/2017 tarihinde itirazı kesin

olarak reddetmiştir.

18. Nihai karar 27/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve

başvurucular 16/11/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

19. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ''Tescil'' kenar başlıklı 705. maddesi

şöyledir:

"Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması,

tescille olur.

Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal,

kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden

önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi,

mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır."

20. 4721 sayılı Kanun'un ''Genel

olarak'' kenar başlıklı 997. maddesi şöyledir:

"Taşınmazlar üzerindeki hakları göstermek

üzere tapu sicili tutulur.

Tapu sicili, tapu kütüğü ve kat mülkiyeti

kütüğü ile bunları tamamlayan yevmiye defteri ve belgeler ile plânlardan

oluşur.

Sicilin örneği, nasıl tutulacağı ve yardımcı

siciller Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

21. 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Orman sayılan yerlerden:

...

B) 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen

bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe,

meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi

çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta

kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy

yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları,

Orman sınırları dışına çıkartılır.

Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler

Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise

bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına

çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi

yapılır.

22. 6292 sayılı Kanun'un ''2/A

veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar''

kenar başlıklı 7. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına

göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan

taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu

kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu

kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A

veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı

gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan

vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına

tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar

hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek

tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması

hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına

iade edilir."

B. Uluslararası Hukuk

23. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu

Protokol'ün 1. maddesi şöyledir:

"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk

dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu

yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel

ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.

Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin

kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da

başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli

gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel

getirmez."

24. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'ye ek 1

No.lu Protokol'ünmülkiyet hakkına ilişkin 1. maddesinin mülkiyeti elde etme

beklentisini koruma altına almadığını kabul etmektedir (Slivenko ve diğerleri/Letonya [BD] (k.k.),

B. No: 48321/99, 23/1/2002, § 121; Fener Rum

Erkek Lisesi Vakfı/Türkiye, B. No: 34478/97, 9/1/2007, § 52).

25. AİHM, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının ancak

müdahalenin Sözleşme'ye ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesinin anlamı kapsamında

bir mülk ile ilişkili olması

durumunda ileri sürülebileceğini belirtmektedir. Buna göre alacak haklarını da

içeren mevcut mülk veya mal varlığı yanında mülkiyet hakkının elde

edilebileceği yönündeki en azından bir meşru

beklenti de mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilebilir (Kopecký/Slovakya [BD], B. No:

44912/98, 28/9/2004, § 35; Lihtenştayn

Prensi Hans-Adam II/Almanya [BD], B. No: 42527/98, 12/7/2001, § 83;

meşru beklenti kavramının ilk defa geliştirildiği kararlar için Pine Valley Developments Ltd ve diğerleri/İrlanda, B.

No: 12742/87, 29/11/1991, § 51; Stretch/Birleşik

Krallık, B. No: 44277/98, 24/6/2003, § 32; Pressos Companía Naviera S.A. ve diğerleri/Belçika,

B. No: 17849/91, 20/11/1995, § 31).

26. Bununla birlikte AİHM içtihatlarına göre temelsiz bir hak

kazanma beklentisi veya sadece ulusal hukukta mülkiyet hakkı kapsamında

savunulabilir bir iddianın varlığı meşru beklentinin kabulü için yeterli

değildir (Kopecký/Slovakya,

§ 35; Gratzinger ve Gratzingerova/Çek

Cumhuriyeti [BD] (k.k.),B. No: 39794/98, 10/7/2002, § 69). İç

hukukun ne şekilde yorumlanacağına ve uygulanacağına dair bir uyuşmazlık

olduğunda ve bu bağlamda başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların ulusal

mahkemelerce kesin olarak reddedildiği durumlarda meşru bir beklentinin bulunduğu sonucuna varılamaz (Kopecký/Slovakya, §§ 50, 52; Jantner/Slovakya, B. No: 39050/97,

4/3/2003, §§ 29-33).

27. AİHM içtihatlarında sıklıkla basit beklenti ile daha somut

nitelikte olması, hukuki bir düzenlemeye ya da iç hukukta yerleşik ve

istikrarlı bir yargı kararına dayanması gereken meşru beklenti arasındaki fark

vurgulanmaktadır (Kopecký/Slovakya,

§ 52; Bozcaada Kimisis Teodoku Rum Ortodoks

Kilisesi Vakfi/Türkiye (k.k.), B. No: 22522/03, 9/12/2008).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 13/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

29. Başvurucular, önceden F.F. adına kayıtlı iken aralarında

murislerinin de olduğu kişiler adına hükmen tescil edilen taşınmazların bir

kısmının daha sonra yapılan orman kadastrosuyla orman vasfı ile Hazine adına

tescil edildiğini, orman vasfı ile Hazine adına tescil edilen bu kısımların 2/B

uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığını ve bu yerlerin 6292 sayılı

Kanun'un 7. maddesi gereğince kendilerine bedelsiz olarak iade edilmesi

gerektiğini belirtmişlerdir. Başvurucular, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin

taşınmazların önceden tapulu olduğu hususunu gözönünde bulundurmadan iade

isteğinin reddine karar vermesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini iler

sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

30. Anayasa’nın ''Mülkiyet

hakkı'' kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.”

1. Genel İlkeler

31. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden şikâyet eden bir kimse,

önce böyle bir hakkının var olduğunu kanıtlamak zorundadır (Mustafa Ateşoğlu ve diğerleri, B. No:

2013/1178, 5/11/2015, § 54). Bu nedenle öncelikle başvurucunun Anayasa'nın 35.

maddesi uyarınca korunmayı gerektiren mülkiyete ilişkin bir menfaatinin olup

olmadığı noktasındaki hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekir (Cemile Ünlü, B. No: 2013/382, 16/4/2013, §

26; İhsan Vurucuoğlu, B. No:

2013/539, 16/5/2013, § 31).

32. Anayasa'nın 35. maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet

hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal

varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20). Bu

bağlamda mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve

gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı aynî haklar ve

fikrî hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak da mülkiyet

hakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve

diğerleri, B. No: 2014/11441, 1/2/2017, § 60).

33. Mülkiyet hakkı, özel hukukta veya idari yargıda kabul edilen

mülkiyet hakkı kavramlarından farklı bir anlam ve kapsama sahip olup bu

alanlarda kabul edilen mülkiyet hakkı, yasal düzenlemeler ile yargı

içtihatlarından bağımsız olarak özerk bir yorum ile ele alınmalıdır (Hüseyin Remzi Polge, B. No: 2013/2166,

25/6/2015, § 31; Mustafa Ateşoğlu ve

diğerleri, § 51).

34. Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı mevcut

mal, mülk ve varlıkları koruyan bir güvencedir. Bir kişinin hâlihazırda sahibi

olmadığı bir mülkün mülkiyetini kazanma beklentisi -kişinin bu konudaki

menfaati ne kadar güçlü olursa olsun- Anayasa'yla korunan mülkiyet kavramı

içinde değildir. Bu bağlamda belirtmek gerekir ki Anayasa'nın 35. maddesi soyut

bir temele dayalı olarak mülkiyete erişmeyi ve mülkiyeti edinmeyi değil

mülkiyet hakkını güvence altına almaktadır. Bu hususun istisnası olarak belli

durumlarda bir ekonomik değer

veya icrası mümkün bir alacağı

elde etmeye yönelik meşru bir beklenti

Anayasa'da yer alan mülkiyet hakkı güvencesinden yararlanabilir (Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi, B. No:

2012/636, 15/4/2014, §§ 36, 37; Mehmet

Şentürk [GK], B. No: 2014/13478, 25/7/2017, §§ 41, 53; Mustafa Ateşoğlu ve diğerleri, §§ 52-54).

35. Meşru beklenti objektif temelden uzak bir beklenti olmayıp

belirli bir kanun hükmüne veya başarılı olma ihtimalinin yüksek olduğunu

gösteren yerleşik bir yargı içtihadına ya da aynı menfaatle ilgili hukuki bir

işleme dayanan yeterli derecede somut nitelikteki bir beklentidir (Selçuk Emiroğlu, B. No: 2013/5660,

20/3/2014, § 28; Mehmet Şentürk,

§ 42). Dolayısıyla Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma kapsamında olan, meşru

beklentiye dayalı mülkiyet hakkının tespiti mevcut hukuk sisteminde iddia

edilen mülkiyet iddiasının tanınmasına bağlı olup bu tespit, mevzuat hükümleri

ve yargı kararları ile yapılmaktadır (Üçgen

Nakliyat Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2013/845, 20/11/2014, § 37).

Temelsiz bir hak kazanma beklentisi veya sadece mülkiyet hakkı kapsamında ileri

sürülebilir bir iddianın varlığı meşru beklentinin kabulü için yeterli değildir

(Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi,

§ 37).

2. İlkelerin Olaya

Uygulanması

36. Somut olayda başvurucular ihtilaf konusu taşınmazların,

önceden F.F. adına kayıtlı iken bu kişi tarafından aralarında murisin de

bulunduğu kişilere satış vaadi sözleşmesi ile satıldığını ve bu sözleşmeye dayalı

cebri tescil davası sonucunda mahkeme kararıyla alıcılar adına tescil

edildiğini iddia etmektedir. Bireysel başvuru formuna ekli Eyüp Asliye Hukuk

Mahkemesinin 22/3/1954 tarihli gerekçeli kararından söz konusu taşınmazların

daha önce tapulu olduğu ve bu karar uyarınca alıcılar adına tescil edildiği

anlaşılmaktadır.

37. Söz konusu taşınmazlar, yeni malikleri adına tescil

edildikten sonra yapılan kadastro çalışmalarında kısmen orman alanı olarak

belirlenmiş; orman olarak belirlenen alanlar haricinde kalan yerler malikleri

adına tescil edilmiştir. Hâl böyle iken mahkeme kararı ile orman sayılan yerler

olarak Hazine adına tescil edilen bir kısım yer 6831 sayılı Kanun kapsamında

yapılan 2/B olarak adlandırılan uygulama ile orman niteliğini kaybettiğinden Hazine

adına bu vasıfla orman dışına çıkarılmıştır.

38. Başvurucular, bu kapsamda bulunan ve hâlen 2/B vasfı ile

Hazine adına kayıtlı olan yerlerin 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca

kendilerine iadesi gerektiğini ileri sürmektedir.

39. Bu durumda öncelikle iadesi istenen yerlerin önceden tapuya

kayıtlı olup olmadığının ve başvurucuların tapulu bulunan bu yerlerde hak iddia

edip edemeyeceklerinin belirlenmesi gereklidir.

40. Bireysel başvuru formu ekinde bulunan farklı mahkemelere ait

gerekçeli karar içeriklerine göre söz konusu taşınmazlar daha önce tapulu

yerlerden olup ilk derece mahkemesinin 28/3/2017 tarihli kararındaki kabulü bu

tespite uygun düşmemektedir. Bununla birlikte Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve

Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçeli kararlarının incelenmesi

neticesinde, başvurucuların -hak sahibi olduğunu ileri sürdükleri- murisi Şaban

Akçay'ın her iki yargılamada da taraf sıfatının bulunmadığı görülmüştür.

Başvurucular, davanın reddi üzerine Bölge İdare Mahkemesine sundukları

15/6/2017 tarihli dilekçede; muris Şaban Akçay'ın taşınmazlardaki payını Eyüp

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/3/1954 tarihli kararı ile adına tescil kararı

verilen kişilerden satın aldığı yönündeki beyanlarıyla bu hususa açıklık

getirmişlerdir.

41. Anayasa Mahkemesi daha önce tapu siciline güvenerek

taşınmazı satın alan iyi niyetli malik yönünden sonradan bu tapu kaydının

tazminat ödenmeksizin iptal edilmesinin mülkiyet hakkına yapılan ölçüsüz bir

müdahale olduğunu kabul etmiştir (Cemile

Gökhan ve diğerleri, B.

No:2015/1203, 25/3/2018). Ancak bunun için öncelikle ihtilaf konusu taşınmaz

yönünden Anayasa'nın 35. maddesi anlamında mevcut bir mülkünün olduğunu veya bu

taşınmazı edinmeye yönelik somut bir temele dayalı meşru bir beklentisi

olduğunu ispat etme yükümlülüğü başvuruculara düşmektedir.

42. Somut olayda başvurucular, muris Şaban Akçay'ın F.F. adına

kayıtlı iken kadastro sonucu orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen ve sonra

da orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırı dışına

çıkarılan taşınmazlarda hak sahibi olduklarına ilişkin bir kayıt

sunamamışlardır. Öte yandan başvurucular, lehlerine tescil kararı verilen kişi

ya da kişilerden bir kısım yeri murisin satın aldığını ileri sürmüşlerse de

gerek yargılama gerekse de bireysel başvuru aşamasında murisin kim ya da

kimlerden hangi yeri satın aldığına dair bir bilgi de vermemişlerdir.

Başvurucular ya da onların murisi, bu satın almaya dayalı olarak F.F.ye ait

tapu kayıtlarının zeminde kapsadığı yerler ile niteliğine ve maliklerinin

belirlenmesine yönelik kadastro çalışmalarına iştirak etmemiş; bu çalışmalar

sonucunda yapılan tespitlere itiraz etmemişlerdir. F.F.den satış vaadi ile

satın aldıkları yerleri cebri tescil davası ile adlarına tescil ettiren

alıcıların ilgili tapu kayıtlarının tapulamada uygulanmasına yönelik itirazları

da Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yerinde görülmemiştir. Bu karara

göre bu tapu kayıtlarının kapsadığı alanlar ilgililer adına tescil edilmiş olup

orman sayılan yerler tapu kapsamında değildir.

43. İade isteğinin reddi üzerine açtıkları davada iddialarını

ileri sürebilme ve delillerini sunabilme imkânı bulunan başvurucular, gerek

anılan davada gerekse de bireysel başvuru kapsamında söz konusu taşınmaz

bölümünün kendilerine ait olduğunu ya da olması gerektiğini gösteren bir tapu

kaydı sunamamışlardır. Başvurucuların ihtilaflı taşınmaz bölümünün mülkiyetini

edinmeye yönelik meşru bir beklentileri olduğunu gösteren bir kanun hükmü veya

yerleşik yargı içtihadı gibi somut bir temele de dayanmadıkları görülmektedir.

Buna göre somut başvuru açısından ihtilaflı taşınmaz bölümü yönünden

başvurucuların Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı

kapsamında bir mülkünün veya somut ve yeterli bir hukuki temele dayalı olarak

mülkiyeti elde etme yönünde meşru bir beklentisinin bulunduğunu

kanıtlayamadıkları anlaşılmaktadır.

44 . Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin konu

bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

13/2/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Heysem KOCAÇİNAR Başvurucular : 1. Aslı AKÇAY 2. Fatma AKÇAY 3. İsmail AKÇAY Vekili : Av. Erhan KAMACI

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/37898, 13 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Başvuru Konusu Olayın
  7. B. Başvuruya Konu
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. A. Ulusal Hukuk
  10. B. Uluslararası Hukuk
  11. B. No: 48321/99, 23/1/2002, § 121; Fener Rum
  12. V. İnceleme Ve Gerekçe
  13. A. Başvurucuların
  14. B. Değerlendirme
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  16. M. Emin KUZ
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/37898
Tarih
13 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • E.m. Başvurusu (B. No: 2017/6046)
  • Ş.ç. Başvurusu (B. No: 2016/3594)
  • İbrahim Okur Başvurusu (B. No: 2016/50394)
  • Mehmet Emin Yapar Başvurusu (B. No: 2018/10739)
  • Harun Kobak Başvurusu (B. No: 2016/60589)
  • A.a. Başvurusu (B. No: 2016/59578)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.