İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

A.a. Başvurusu (B. No: 2016/59578)

1. Başvuru, darbe teşebbüsüyle bağlantılı olarak yürütülen soruşturmada uygulanan tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve tahliye kararının geç icra edilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru No2016/59578Tarih12 Şubat 2020Okuma9 dk · 1.826 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm A.A. Başvurusu

Karar tarihi
12 Şubat 2020
Başvuru Numarası
2016/59578
R.G. Tarih ve Sayı
14/5/2020-31127
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.826 kelime·9 dk okuma·9 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, darbe teşebbüsüyle bağlantılı olarak yürütülen soruşturmada uygulanan tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve tahliye kararının geç icra edilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/12/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvurucuya ait 2017/31829 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyasının kişi yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2016/59578 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, 2017/31829 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyasının kapatılmasına, incelemenin 2016/59578 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine 15/10/2018 tarihinde karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekli ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

A. Genel Bilgiler

9. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl bugüne kadar birçok kez uzatılmıştır. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).

10. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş, çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51, Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12).

B. Başvurucuyla İlgili Süreç

11. Anılan süreçte başvurucunun darbe teşebbüsü kapsamında, Kara Kuvvetleri Komutanlığında (KKK) gerçekleşen faaliyetlerinin de soruşturma konusu edildiği anlaşılmaktadır.

12. KKK'da yüzbaşı olarak görev yapmakta olan başvurucu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca (Savcılık) anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuyla ilgili olarak yürütülen bir soruşturma kapsamında 16/7/2016 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğünde gözaltına alınmıştır.

13. Soruşturma kapsamında başvurucu hakkında Ankara 9. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23/7/2016 tarihli kararıyla tutuklama tedbiri uygulanmıştır. Tutuklama kararının ilgili kısmı şöyledir:

"...[diğerlerinin] ve A.A.nın üzerlerine atılı bulunan cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarını işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren dosya kapsamında somut delillerin bulunması, şüphelilerin işlediği iddia edilen suçların henüz tamamlanmadığı ve tamamlanma yönünde ve darbeyi tamamlamak için faaliyetlerinin devam ettiği şüphesi bulunduğu,

AİHM'nin WEMHOFF/ALMANYA kararında da belirtildiği üzere ''şüphelinin salıverilmesi halinde adaletin işleyişine zarar verecek faaliyette bulunma tehlikesinin varlığı tutuklama nedenidir'' kararı da gözetilerek, şüphelilerin kaçma ve delilleri karartma, yok etme ihtimallerinin bulunduğu, bu nedenlerle adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı da dikkate alınarak CMK’nun 100. maddesi ile ilgili düzenlemeler ile AİHS 5. maddesindeki tutuklama şartları kapsamında isnat olunan suç ile orantılı olarak tedbir kapsamında şüphelilerin CMK.nın 101 maddeleri uyarınca tutuklanmalarına... [karar verildi.]"

14. Başvurucu, tutuklama kararına itiraz etmiş; Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliği tutuklama kararının yerinde olduğu gerekçesiyle 12/8/2016 tarihinde itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir.

15. Başvurucu 25/10/2016 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğünde ifade vermiştir. İfadesinde özetle 15/7/2016 günü akşamı mesaiye kalmasını amirlerinin istediğini, dışarı çıkmak istese de amirlerinin buna izin vermediğini, kamera kayıtlarını silme yönünde talimat alsa da kayıtları silmediğini, darbe teşebbüsü ile bir ilgisi olmadığını belirtmiştir.

16. Başvurucu 4/11/2016 tarihli dilekçe ile tahliye talebinde bulunmuş, talebi inceleyen Ankara 9. Sulh Ceza Hâkimliği (Hâkimlik) 27/7/2016 tarihli ve 29783 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin (ç) bendine göre tahliye talebinin tutukluluk durumunun gözden geçirilmesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle 24/11/2016 tarihinde "karar verilmesine yer olmadığına" karar vermiştir.

17. Sonrasında Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğince 30/11/2016 tarihinde başvurucunun tahliye talebiyle birlikte tutukluluk durumu incelenmiş ve tahliye talebinin reddi ile tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Anılan karar başvurucuya 19/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucunun anılan karara karşı itiraz yoluna gittiği yönünde bir tespit mevcut değildir. Başvurucu 13/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

18. Savcılık 30/3/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucunun anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açmıştır.

19. İddianamede, başvurucunun darbe teşebbüsünün yaşandığı gece mesaiye kalmasını takiben yaşanan olaylar nedeniyle karargâhtaki kamera kayıtlarını silmeye çalıştığının somut tanık beyanları ile tespit edilmesi nedeniyle başvurucunun anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ettiği ileri sürülmüştür.

20. Başvurucu hakkındaki yargılamaya Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) E.2017/46 sayılı dosyasında başlanmış ve yargılamanın 28/7/2017 tarihli birinci celsesinde başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir.

21. Başvurucunun hangi saatte tahliyesine karar verildiği Mahkemeden genel müzekkere ile istenmiş, Mahkeme tam bir saat verememekle beraber başvurucunun tahliye edilmesine ilişkin yazının 28/7/2017 günü en geç saat 19.35'te Ceza İnfaz Kurumunun UYAP ekranına düştüğünü bildirmiştir.

22. Başvurucunun hangi saatte tahliye edildiği Ceza İnfaz Kurumundan genel müzekkere ile istenmiş, Ceza İnfaz Kurumu başvurucuya ait tahliye kararının 29/7/2017 tarihinde UYAP ekranına düştüğünü ve başvurucunun aynı gün saat 10.57'de tahliye edildiğini bildirmiştir.

23. Başvurucu, tahliye kararının geç icra edilmesi nedeniyle -15/8/2017 tarihli ve 2017/31829 sayılı- tazminat talebiyle ayrı bir bireysel başvuruda bulunmuştur.

24. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla dava, ilk derece mahkemesinde derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

25. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Emrah Ergün, B. No: 2014/4651, 21/2/2018, §§ 22-36.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 12/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Tutuklama Kararının Hukuki Olmadığına İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

27. Başvurucu; ifadesi alınmaksızın tutuklandığını, hakkında hiçbir somut delil olmadığını, dışarı çıkmasının amirleri tarafından yasaklandığını ve darbe teşebbüsü ile ilgisinin olmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

28. Bakanlık görüşünde öncelikle başvurucu hakkında verilen tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin olduğu, bu sonuca varılmasının keyfî ve temelsiz olmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca başvurucu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede başvurucu ile ilgili değerlendirmelere de detaylı yer verildiği, bu nedenle tutuklamanın hukuki olduğu belirtilmiştir.

2. Değerlendirme

29. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte bir hak arama yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403, 26/3/2013, §§ 16, 17).

30. Tüketilmesi gereken başvuru yollarının ulaşılabilir olması yanında telafi kabiliyetini haiz olması ve tüketildiğinde başvurucunun şikâyetlerini gidermede makul başarı şansı tanıması gerekir. Dolayısıyla mevzuatta bu yollara yer verilmesi tek başına yeterli olmayıp uygulamada da etkili olduğunun gösterilmesi ya da en azından etkili olmadığının kanıtlanmamış olması gerekir (Ramazan Aras, B. No: 2012/239, 2/7/2013, § 29). Özellikle daha önce birçok kez tutukluluğun devamı kararlarına itiraz edilmiş ve sonuç alınamamışsa somut olayın koşulları gözetilerek en son verilen tutukluluğun devamı kararına itiraz edilmediği, dolayısıyla başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle başvurunun reddedilmemesi de mümkündür (Serdar Ziriğ [GK], B. No: 2013/7766, 2/7/2015, § 27).

31. Somut olayda başvurucu 4/11/2016 tarihli dilekçe ile tahliye talebinde bulunmuş, talebi inceleyen Hâkimlik 24/11/2016 tarihinde -668 sayılı KHK'nın 3. maddesinin (ç) bendine göre- tahliye talebinin tutukluluk durumunun gözden geçirilmesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

Bu karardan sonra Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğince 30/11/2016 tarihinde başvurucunun tahliye talebiyle birlikte tutukluluk durumu incelenmiş ve tahliye talebinin reddi ile tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Anılan karar başvurucuya 19/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Buna karşılık başvurucunun anılan karara karşı itiraz yoluna gitmeden ve kararın kendisine tebliğini beklemeden tahliye talebine ilişkin olarak verilen 24/11/2016 tarihli karardan sonra bireysel başvuru yoluna gittiği görülmektedir.

32. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Tahliye Kararının Geç İcra Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

33. Başvurucu; tutuklu yargılandığı dosyada verilen tahliye kararına rağmen yaklaşık on yedi saat sonra ceza infaz kurumundan tahliye edilmesi nedeniyle Anayasa'nın 19. maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

34. Bakanlık görüşünde; başvurucunun tahliye kararının ifası için belli bir gecikmenin makul görülmesi gerektiği, benzer davalarda gecikmenin aşırı olmadığı durumlarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince gecikmenin anlaşılır kabul edildiği, somut olayda da keyfî bir uygulamanın bulunmadığı belirtilmiştir.

2. Değerlendirme

35. Bireysel başvuru yolunun ikincillik niteliği gereği, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, §§ 16, 17).

36. Tutuklular hakkında verilen tahliye kararlarının icra edilmesinde gecikme yaşandığı yönündeki iddialara ilişkin olarak bireysel başvuru öncesinde etkili bir başvuru yolunun olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda koruma tedbirlerine yönelik tazminatların düzenlendiği 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesi somut başvuru açısından değerlendirilmelidir.

Anılan başvuru yolunun başvurucuların zararlarını telafi etme bakımından etkili bir yol olduğunda kuşku bulunmamaktadır. Bununla birlikte bu yolun ulaşılabilir olup olmadığının incelenmesi gerekir. 5271 sayılı Kanun'da tahliye kararlarının gecikmesi dolayısıyla tazminat davası açılabileceği açıkça ifade edilmemiştir.

Ancak 141. maddenin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde "kanunda belirtilen koşullar dışında tutukluluğun devamına karar verilmesi" hususunun tazminatı gerektiren bir durum olarak düzenlendiği görülmektedir.

Yine 141. maddenin (3) numaralı fıkrasında "suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk halleri de dahil olmak üzere hâkimler ve cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davalarının ancak devlet aleyhine açılabileceği" ifade edilmiştir.

37. Bu kanun hükümlerinin yorumlanması ve bu kapsamda tahliye kararlarının icra edilmesinde yaşanan gecikmelerin 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi uyarınca tazminata konu edilmesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi derece mahkemelerinin takdirindedir.

38. Bununla birlikte anılan şikâyete benzer olarak Anayasa Mahkemesi önünde bireysel başvuruya konu edilen Emrah Ergün başvurusunda başvurucunun tahliyesine ilişkin kararın geç icra edildiği iddiasıyla 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesine göre açılan tazminat davasında derece mahkemesinin iddiaları esas bakımından araştırıp tahliye kararının infazının gecikmesinin söz konusu olmadığını değerlendirerek davayı reddettiği görülmektedir. Anayasa Mahkemesi de bu başvuruda tahliye kararı verilmesi ile başvurucunun serbest bırakılması arasında geçen sürenin işin niteliğine göre makul olduğu sonucuna varmıştır.

39. Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesindeki hükümlerin yorumlanması yoluyla tahliye kararlarının geç icra edildiği yönündeki iddiaların tazminat davasına konu edilmesinin mümkün olduğu söylenebilir.

40. Somut olayda anılan tazminat yoluna başvurulmadan doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapıldığı görülmüştür.

41. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,

B. 1. Tutuklamanın hukuki olmamasından dolayı kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Tahliyenin geç icra edilmesinden dolayı kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 12/2/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Murat GÜVEN Başvurucu : A.A. Vekili : Av. Hakan TOPALOĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/59578, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Genel Bilgiler
  7. B. Başvurucuyla İlgili Süreç
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Tutuklama Kararının Hukuki Olmadığına İlişkin İddia
  11. B. Tahliye Kararının Geç İcra Edildiğine İlişkin İddia
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/59578
Tarih
12 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Cihan Acar Başvurusu (B. No: 2017/26110)
  • Şehrivan Çoban Başvurusu (B. No: 2017/22672)
  • Emrah Yayla Başvurusu (B. No: 2017/38732)
  • Levent Durular Başvurusu (B. No: 2016/55956)
  • İ.c. Başvurusu (B. No: 2016/41492)
  • Alireza Naseri Başvurusu (B. No: 2016/9956)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.