İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Alireza Naseri Başvurusu (B. No: 2016/9956)

1. Başvuru, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak salıverilen

Başvuru No2016/9956Tarih10 Mart 2020Okuma13 dk · 2.604 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Alireza Naseri Başvurusu

Karar tarihi
10 Mart 2020
Başvuru Numarası
2016/9956
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.604 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak salıverilen

başvurucu hakkında şartlı tahliye tarihine kadar ülkeye girmeme yükümlülüğü

konulması sebebiyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/5/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra başvuru Komisyona sunulmuştur.

4. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) 73. maddesi uyarınca

ülkeye girmeme şeklindeki yükümlülüğün tedbiren durdurulmasını isteyen

başvurucunun talebi konusunda herhangi bir karar verilmemiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili

kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir.

A. Genel Bilgiler

7. Başvurucu, 1995 doğumlu olup Afganistan İslam Cumhuriyeti

vatandaşıdır.

8. Başvurucu, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İstanbul

Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/6/2015 tarihli kararıyla 7 yıl 6 ay hapis

cezasına mahkûm edilmiştir. Kararın 23/6/015 tarihinde temyiz edilmeden

kesinleşmesi sonrasında, verilen cezanın infazına başlanmıştır.

9. Başvurucu, Burdur Açık Ceza İnfaz Kurumunda cezasını infaz

etmekteyken Burdur İnfaz Hâkimliğinin 24/2/2016 tarihli kararıyla hakkında

denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak başvurucunun salıverilmesine karar

verilmiştir. Başvurucunun en geç üç gün içinde, nakledildiği İstanbul Denetimli

Serbestlik Müdürlüğüne (Müdürlük) başvurması ihtar edilmiştir. Başvurucu

hakkındaki infaz işlemleri bu aşamadan sonra Müdürlük tarafından yürütülmeye

başlanmıştır.

10. Müdürlük 29/2/2016 tarihinde -başvurucunun yabancı olması

nedeniyle- 5/3/2013 tarihli ve 28578 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak

yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik)

89. maddesinin (1). fıkrası uyarınca ülkede kalmasının sakınca doğurup

doğurmayacağı, sınır dışı edilmesi gerekip gerekmeyeceği konusunda İstanbul İl

Göç İdaresi (Göç İdaresi) Müdürlüğüne görüş sormuştur. Bu süre zarfında

başvurucuya haftada bir Müdürlükte imza atması şeklinde yükümlülük

getirilmiştir.

11. Göç İdaresi 24/3/2016 tarihli cevap yazısında özetle

başvurucunun ülkede kalmasının idari, siyasi ve kamu güvenliği açısından

sakıncalı olduğuna dair görüş bildirmiştir.

12. Göç İdaresinin yazısı üzerine Müdürlük başvurucuya şartla

tahliye tarihi olan 23/2/2017 tarihine kadar Türkiye Cumhuriyeti sınırları

içine girmeme yükümlülüğü getirerek 4/4/2016 tarihinde kendisine bu hususu

tebliğ etmiştir.

13. Başvurucu, Müdürlüğün getirdiği yükümlülüğün kaldırılması

amacıyla itiraz etmiştir. Başvurucu itiraz dilekçesinde özetle Afganistan

vatandaşı olduğunu ve ülkesinde iç savaş yaşandığını, Türkiye'de bulunduğu süre

içinde uluslararası koruma talebinde bulunduğunu, geri gönderme yasağı kapsamında

ülkeye giriş yasağı konulamayacağını belirtmiştir.

14. Başvurucunun itirazı İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 1/5/2016

tarihli kararıyla -verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle-

reddedilmiştir. Başvurucu söz konusu karara da itiraz etmiştir. Başvurucu

itiraz dilekçesinde daha önceki iddialarını dile getirmiştir. Bununla birlikte

başvurucu; uluslararası koruma talebinin geri çekilmiş sayılmasına ilişkin

İstanbul Valiliğinin kararına karşı iptal davası açtığını, davanın derdest

olduğunu, koruma talebi kapsamında bütün yükümlülüklere uyduğunu, buna rağmen

sığınmacı statüsünde olduğunun ve hakkında kesinleşmiş bir sınır dışı etme

kararının bulunmadığının göz ardı edilerek ülkeye girişinin engellenmesinin

hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

15. Başvurucunun itirazı İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin

18/5/2016 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Verilen karar

başvurucu vekiline 31/5/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu 27/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. Getirilen Yükümlülüğe

İlişkin İnfaz İşlemleri

17. Başvurucu, haftada bir imza atma yükümlülüğünü 29/2/2016

tarihinde başlamak üzere (bkz. § 10) 13/6/2016 tarihine kadar yerine

getirmiştir.

18. İstanbul Emniyet Müdürlüğü 21/7/2016 tarihinde yaptığı sorgulamada

başvurucunun yurttan çıkış yapmadığının (ülkeyi terk etmediğinin) anlaşılması

üzerine durumu Müdürlüğe bildirmiştir.

19. 1/8/2016 tarihinde Müdürlük bünyesindeki İnfaz İşleri

Değerlendirme Komisyonu tarafından, herhangi bir mazeret bildirmeksizin ülkeyi

terk etmeyip yurda giriş yapmama yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle

başvurucunun uyarılmasına karar verilmiştir. Bir yıl içinde bir kez daha

yükümlülüğe aykırı davranması durumunda dosyasının kapatılarak kapalı ceza

infaz kurumuna gönderilmek üzere infaz hâkimliğine talepte bulunulacağı

şeklindeki uyarı 2/8/2016 tarihinde başvurucuya elden tebliğ edilmiştir.

20. İstanbul Emniyet Müdürlüğü 12/10/2016 tarihinde yaptığı

sorgulamada başvurucunun yurttan çıkış yapmadığını anlaması üzerine bir kez

daha durumu Müdürlüğe bildirmiştir. İnfaz İşleri Değerlendirme Komisyonu

başvurucunun yeniden mazeret bildirmeksizin yurda girmeme yükümlülüğüne aykırı

davrandığı gerekçesiyle ihtar içeriğinde belirtildiği üzere (bkz. § 19) 25/10/2016

tarihinde İstanbul İnfaz Hâkimliğinden talepte bulunmuştur.

21. İstanbul İnfaz Hâkimliği 28/10/2016 tarihinde talebin

kabulüne, bu kapsamda başvurucunun koşullu salıverme tarihine kadar olan

cezasının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar vermiştir.

22. Verilen karar sonrasında başvurucunun infaz dosyası

4/11/2016 tarihinde kapatılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Taşra İlamat

Bürosuna iade edilmiştir.

C. Uluslararası Koruma

Talebine İlişkin İşlemler

23. Göç İdaresi Genel Müdürlüğünden (Göç İdaresi) gelen

belgelere göre başvurucu 25/8/2011 tarihinde uluslararası koruma talebinde

bulunmuştur. Başvurucu; talepte bulunduktan sonra kendisiyle yapılan mülakatta

2009 yılında yasa dışı yollardan Türkiye'ye giriş yaptığını, daha sonra yasal

olmayan bir şekilde Yunanistan'a gittiğini fakat 2011 yılında Türkiye'ye

döndüğünü bildirmiştir.

24. Göç İdaresi başvurucuya sığınma başvurusu sahibi statüsünde

ikamet izni vermiştir. Başvurucunun on sekiz yaşından küçük ve refakatsiz

olması sebebiyle Yel Değirmeni Çocuk ve Gençlik Merkezine yerleştirilmesini

sağlamıştır.

25. Başvurucu aynı zamanda Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek

Kuruluna (BMMYK) da başvuruda bulunmuştur. BMMYK tarafından başvurucuya

2/5/2015 tarihinde mülteci belgesi verilmiştir.

26. Başvurucunun 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve

Uluslararası Koruma Kanunu’nun 77. maddesinin (ç) bendine göre yükümlülüklerini

yerine getirmemesi nedeniyle İstanbul Valiliğinin 1/2/2016 tarihli kararıyla

uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına karar verilmiştir.

Verilen karar başvurucuya 6/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.

27. Göç İdaresinden gelen 16/6/2016 tarihli yazıya göre

başvurucu hakkında sınır dışı etme kararı bulunmamaktadır.

IV. İLGİLİ HUKUK

28. 6458 sayılı Kanun’un "Geri

gönderme yasağı" kenar başlıklı 4. maddesi şöyledir:

"Bu Kanun kapsamındaki

hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi

tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti

veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında

bulunacağı bir yere gönderilemez."

29. 6458 sayılı Kanun’un “Sınır

dışı etme kararı” kenar başlıklı -olay tarihinde yürürlükte olan-

53. maddesi (676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması

Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (676 sayılı KHK) 35. maddesiyle

değiştirilmesinden önce) şöyledir:

“(1) Sınır dışı etme

kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.

(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında

sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına

tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat

tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu,

itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da

avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş

gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı

etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan

başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş

olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma

süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya

kadar yabancı sınır dışı edilmez.”

30.

6458 sayılı Kanun’un "Sınır dışı etme

kararı alınacaklar" kenar başlıklı -olay tarihinde yürürlükte

olan- 54. maddesi (676 sayılı KHK’nın 36. maddesiyle değiştirilmesinden önce)

şöyledir:

"(1) Aşağıda sayılan

yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:

a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi

kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler

b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi,

destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya

destekleyicisi olanlar

c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri

için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar

ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini

meşru olmayan yollardan sağlayanlar

d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu

sağlığı açısından tehdit oluşturanlar

e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden

fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler

f) İkamet izinleri iptal edilenler

g) İkamet izni bulunup da süresinin sona

ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini

on günden fazla ihlal edenler

ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit

edilenler

h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den

yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler

ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına

rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler

i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen,

uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez

olarak değerlendirilen, başvurusunu geri

çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren

veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer

hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı

bulunmayanlar

j) İkamet izni uzatma başvuruları

reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar

(2) Başvuru sahibi veya uluslararası koruma

statüsü sahibi kişiler hakkında, sadece ülke güvenliği için tehlike

oluşturduklarına dair ciddi emareler bulunduğunda veya kamu düzeni açısından

tehlike oluşturan bir suçtan kesin hüküm giymeleri durumunda sınır dışı etme

kararı alınabilir."

31. 6458 sayılı Kanun'un "Sınır dışı etme kararı

alınmayacaklar" kenar başlıklı 55. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(1) 54 üncü madde

kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı

alınmaz:

a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına,

işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı

konusunda ciddi emare bulunanlar,

..."

32. 5275 sayılı Kanun'a 5/4/2012 tarihli ve 6291 sayılı Kanun'un

1. maddesi ile eklenen "Denetimli

serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar

başlıklı 105/A maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(1) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını

sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek

amacıyla;

a) Açık ceza infaz kurumunda cezasının son

altı ayını kesintisiz olarak geçiren,

b) Çocuk eğitimevinde toplam cezasının beşte

birini tamamlayan,

koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az

süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu

salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri

uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında

hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, infaz hâkimi tarafından karar

verilebilir."

...

(6) Hükümlünün;

b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere,

denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme

programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve

önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymakta ısrar etmesi,

...

hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün

talebi üzerine, koşullu salıverme tarihine kadar olan cezasının infazı için

kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesin, infaz hâkimi tarafından karar

verilir."

33. Yönetmelik'in 89. maddesi şöyledir:

"(1) Yabancı uyruklu hükümlüler; barınma,

sağlık ve ekonomik durumları ile işledikleri suçun nitelikleri bakımından

müdürlük tarafından değerlendirilir. Yabancı uyruklu hükümlünün ülkede

kalmasının, siyasi, idari ve kamu güvenliği açısından, sakıncalı olup olmadığı,

sınır dışı edilmesi gerekip gerekmediği hususunda Cumhuriyet başsavcılığı

aracılığıyla İçişleri Bakanlığından görüş sorulur.

(2) Ülkede kalmasında sakınca görülen, oturma

izni olmayan, sabit bir ikametgâhı bulunmadığı gibi İçişleri Bakanlığı tarafından

da kalacak bir yer gösterilmeyen veya yaşamını idame ettirecek bir geliri

bulunmayan yabancı uyruklu hükümlüler hakkında denetimli serbestlik tedbiri

olarak, koşullu salıverilme süresi sonuna kadar ülke sınırları içine girmeme

yükümlülüğü verilerek durum İçişleri Bakanlığına bildirilir.

(3) Yabancı uyruklu hükümlülere ait bilgiler,

Daire Başkanlığı ile yazılı olarak karşı çıkmaması halinde hükümlünün vatandaşı

olduğu devletin diplomatik temsilcilik veya konsolosluğuna bildirilir."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

34. Mahkemenin 10/3/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

35. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini

ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan ve yabancı olan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi

gerekir.

B. Kötü Muamele Yasağı

Yönünden

1. Başvurucunun İddiaları

36. Başvurucu, BMMYK tarafından verilen belgeye göre mülteci

statüsünde olması sebebiyle ilgili Yönetmelik'te belirtilen yurda girmeme

yükümlülüğünün kendisi hakkında uygulanmaması gerektiğini belirtmiştir.

Başvurucu; bu hususun göz ardı edilip getirilen yükümlülük nedeniyle iç savaşın

devam ettiği ülkesine geri gönderilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını,

hukuka aykırı verilen karar sebebiyle hayatının risk altında olduğunu

belirterek yaşam, adli yargılanma, kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

37. Başvurucunun iddiasının temelini Müdürlük tarafından

getirilen yurda girmeme şeklindeki yükümlülük nedeniyle iç karışıklık yaşanan

ülkesine dönmek zorunda kalacağı, bu nedenle hayatının risk altında olacağı

hususu oluşturmaktadır.

38. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun ülkesine gönderilme tehlikesi

dışında denetimli serbestlik tedbirinin veya bu tedbire ilavaten getirilen

yükümlülüğün kendisi hakkında doğurduğu başkaca sonuçlara ilişkin herhangi bir

şikâyeti bulunmamaktadır. Dolayısıyla başvurucunun iddiası ülkesine gönderilme

riski kapsamında incelenmiştir. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında,

ülkelerine geri gönderilmeleri hâlinde hayatlarının risk altında olacağına veya

kötü muamele göreceklerine ilişkin iddiaları kötü muamele yasağı kapsamında incelenmiştir

(bu yöndeki kararlar için bkz. F.R., B.

No: 2016/4405, 15/2/2017, § 47, M.S.S.,

B. No: 2014/19690, 26/12/2018, § 28). Başvurucunun, hakkında uygulanan

yükümlülük nedeniyle ülkesine geri gönderilme tehlikesiyle karşı karşıya

kaldığına bu nedenle hayatının risk altında olduğuna ilişkin iddiası ve diğer

şikâyetleri kötü muamele yasağı kapsamında değerlendirilmiştir.

39. Anayasa’nın 17. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(1) Herkes, yaşama,

maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

...

(3) Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz;

kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.

..."

40. Anayasa'nın 5. maddesinde "insanın

maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya

çalışmak" devletin temel amaç ve görevleri arasında

sayılmıştır. Anayasa'nın 17. ve 5. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde

devletin bireyi işkence ve kötü muamele yasağına karşı koruma (pozitif)

yükümlülüğünün de bulunduğu anlaşılmaktadır (A.A.

ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, § 52).

41. Ülkesine geri gönderilmesi durumunda kötü muameleye maruz

kalabilecek yabancıların maddi ve manevi varlığına yönelik riske karşı

korunmasının devletin pozitif yükümlülükleri arasında yer aldığı konusunda kuşku

bulunmamaktadır (M.S.S., § 31). Bir

yabancının geri gönderilmesi sebebiyle kötü muamele görme riskiyle karşı

karşıya kalabilmesi için öncelikle bu sonucun doğmasına yol açacak bir sınır

dışı etme işlemi veya 23/4/2016 tarihli ve 6706 sayılı Cezaî Konularda

Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında iade talebinin

kabul edilmesi ya da ülkeyi terke zorlayan başka bir işlem veya eylem olması

gerekmektedir.

42. İstanbul Valiliği tarafından başvurucu hakkında uluslararası

koruma talebinin geri çekilmiş sayılmasına karar verilmiştir (bkz. § 26). Fakat

tek başına bu işlem sınır dışı etme sonucunu doğurmayacaktır (M.S.S., § 30). Başvurucu hakkında henüz

bir sınır dışı etme işleminin düzenlenmediği dikkate alındığında (bkz. § 27)

-bu sebebe dayanılarak- başvurucunun ülkesine gönderilme riskinden bahsetmek mümkün

gözükmemektedir.

43. Müdürlük tarafından denetimli serbestlik tedbiriyle

salıverilen başvurucu hakkında ilgili yönetmelik hükümleri uyarıca yurda

girmeme yükümlülüğü getirilmiştir. Söz konusu yükümlülüğün başvurucu açısından

ne ifade ettiği, -denetimli serbestlik tedbiri kapsamında- ne gibi sonuçlar

doğurduğu veya icrasının ne şekilde olması gerektiği adli ve idari makamların

görevi olduğundan bu konuda Anayasa Mahkemesince bir değerlendirme

yapılmayacaktır. Bu noktada inceleme yapılması gereken husus bu yükümlülüğün

başvurucunun ülkesine gönderilme tehlikesini doğurup doğurmayacağıdır.

44. Konulan yükümlülüğün başvurucuya tebliğ edilmesinden sonra

başvurucunun yurttan çıkmasını sağlamak amacıyla adli veya idari makamlar

tarafından herhangi bir eylem yapılmadığı anlaşılmaktadır. Zira 4/4/2016

tarihinde yükümlülükten haberdar olan başvurucunun 13/6/2016 tarihine kadar

imza atmaya gelerek (bkz. § 17) idarenin kontrolünde olması başvurucunun yurt

dışına çıkış konusunda kamu makamları tarafından zorlanmadığını göstermektedir.

Müdürlük sadece başvurucunun yurt dışına çıkıp çıkmadığı konusunda emniyet

müdürlüğüne soru sormuş gelen cevaba göre de infaz işlemlerini yürütmüştür.

Kamu otoritelerinin yurt dışına çıkma konusunu başvurucunun inisiyatifine

bırakmış olduğu görülmektedir. Bu yükümlülüğün karar altına alınmasının tek

başına başvurucu açısından yurt dışına çıkma tehlikesi doğurup doğurmadığı

değerlendirildiğinde ise istenilen bir ülkeye gidilebileceği gibi başvuru

açısından riskin gerçekleşeceği menşe ülkeye gönderilmeyi zorunlu kılan bir

işlem ya da eylemin kamu makamları tarafından icra edilmediği de ortada

olduğundan böyle bir tehlikenin varlığından söz edilemeyecektir. Dolayısıyla başvurucunun

sırf yurda giriş yapmama yükümlülüğü nedeniyle -ülkeyi terk ederek-

Afganistan'a gitmesini zorlayan bir işlemin muhatabı olduğundan bahsedilemez.

45. Belirtilenler ışığında -yurt dışına çıkmaması nedeniyle-

getirilen yükümlülüğe aykırı davrandığı gerekçesiyle başvurucunun kalan

cezasının kapalı ceza infaz kurumunda infaz edilmesine (bkz. § 21) karar

verilmiş ise de adli merciler tarafından yapılan değerlendirme ve verilen

kararın doğurduğu sonuç sebebiyle söz konusu yükümlülüğün menşe ülkeye gitmeye

zorlayan bir işlem olarak görülmesini kabul etmek mümkün değildir. Başvurucu da

bu durumun aksini ortaya koyamamıştır.

46. Verilen kararın kalan cezasının infazına yol açması

nedeniyle başvurucunun özgürlüğünün kısıtlandığı söylenebilecek olsa dahi bu

durum ancak farklı bir hakkın inceleme konusu olabilir. Bununla birlikte

başvurucunun bu kapsamda bir şikâyeti bulunmadığından başvuru bu yönüyle ele

alınmamıştır. Sonuç itibarıyla denetimli serbestlik tedbiri kapsamında

getirilen yükümlülüğün kötü muamele yasağını ihlal ettiğine ilişkin iddianın

anayasal temelden yoksun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

47. Açıklanan gerekçelerle kötü muamele yasağının ihlal edildiği

iddiasının temellendirilemediği sonucuna varıldığından başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyete neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 10/3/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Kadir ÖZKAYA Selahaddin MENTEŞ Raportör : Sinan ARMAĞAN Başvurucu : Alireza NASERİ Vekili : Av. Cemile ÇOLAK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/9956, 10 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Genel Bilgiler
  7. B. Getirilen Yükümlülüğe
  8. C. Uluslararası Koruma
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Adli Yardım Talebi
  12. B. Kötü Muamele Yasağı
  13. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/9956
Tarih
10 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Ahmet Kaygısız ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/5740)
  • Ahmet Kağanarslan Başvurusu (B. No: 2017/25093)
  • B.k. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/31465)
  • Didar Adak Başvurusu (B. No: 2017/13215)
  • Arif İbiş Başvurusu (B. No: 2017/38326)
  • Mehmet Şirin Tekmenüray Başvurusu (B. No: 2017/20690)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.