İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Didar Adak Başvurusu (B. No: 2017/13215)

1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi

Başvuru No2017/13215Tarih10 Mart 2020Okuma14 dk · 2.736 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Didar Adak Başvurusu

Karar tarihi
10 Mart 2020
Başvuru Numarası
2017/13215
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.736 kelime·14 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/3/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

A. Genel Bilgiler

8. Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı

karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl

ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu

makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün

arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son

yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması

(PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No:

2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25).

9. Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe

girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile

FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık,

ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik

olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş; çok

sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No:

2016/23672, 11/1/2018, § 12).

B. Başvurucuya İlişkin

Süreç

10. Başvurucu, FETÖ/PDY'ye ait olduğu tespit edilen Muzaffer

Ancın Ortaokulunda öğretmen olarak görev yapmakta iken darbe girişimi sonrası

Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının (Savcılık) başlattığı bir soruşturma

kapsamında gözaltına alınmıştır.

11. Başvurucunun ifadesi 24/10/2016 tarihinde Savcılık

tarafından alınmıştır. Başvurucunun ifade alma işlemi sırasında müdafii de

hazır bulunmuştur. Başvurucu ifadesinde özetle çalıştığı okulda sadece

öğretmenlik yaptığını, herhangi bir yasa dışı faaliyette bulunmadığını, ByLock, Eagle

benzeri bir programı asla kullanmadığını, Bank Asyada maaş hesabı olduğunu ve

Aydın'daki örgüt mensuplarını tanımadığını ileri sürmüştür.

12. Savcılık 24/10/2016 tarihinde tutuklanması istemiyle

başvurucuyu Aydın 2. Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk etmiştir.

Başvurucunun sorgusu Hâkimlikte 24/10/2016 tarihinde yapılmıştır. Sorgu

sırasında başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucunun sorgu

sırasındaki ifadesi şöyledir:

"Benim savcılık aşamasında vermiş olduğum

ifademi tekrar ederim ilaveten üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben

öğretmenim çocuklarıma sadece vatan millet sevgisini öğretmeye çalıştım bu

nedenle suçlamayı kabul etmiyorum. Herhangi bir şeklide suç isnatına konu

aramada delil elde edilememiştir: 3 tane çocuğum vardır bir ay sonra çocuğum

sınava girecektir, diğer çocuğum psisyatri tedavisi görmektedir. Benim facebook

hesabımda yoktur, kaçma şüphem yoktur, annem ve babam yaşlıdır, babam ameliyat

olmuştur, onlar bu durumdan mağdur olacaktır. Çocuklar sınava hazırlanmakta

psikolojileri bozulacaktır serbest bırakılmamı talep ediyorum."

13. Hâkimlik, sorgu sonucunda başvurucunun terör örgütüne üye

olma suçundan tutuklanmasına

karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"... Şüpheliler R.Ş., M.Ö., A.K., A.S.,

Z.A. Didar Adak, E.I., M.Z. ve Y. Ö.'nün üzerine atılı silahlı terör örgütüne

üye olma suçunun niteliğine, kanun maddesinde öngörülen ceza miktarına,

şüphelilerinin üzerine atılı suçun CMK'nun 100/3-a-11 maddesinde yazılı katalog

suçlardan olması, katalog suç nedeniyle tutuklama nedeninin kanun gereğince

varsayıldığı, soruşturma dosyası kapsamında toplanan deliller, şüphelilerin

savunmaları, by/lock programının tespiti, gizli tanık beyanları, olaya ve

şüphelilerin yakalanmasına ilişkin kolluk görevlilerince düzenlenmiş olan

tutanak içerikleri, arama ve el koyma tutanakları karşısında;

Şüphelilerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün

üyesi olduğu yönünde üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin

varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu, delillerin toplanma aşamasında

olması, şüphelilerin delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ihtimalinin

bulunduğu, tanıklar veya başkaları üzerinde baskı yapabileceği,

FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının

yasal veya gayriyasal imkanlarla yurt dışına kaçma teşebbüslerinin olduğunun

görsel ve yazılı basında yer alması ve atılı suça dair yasada yazılı cezanın

üst haddi göz önüne alındığında şüphelilerin yargılamadan kaçabileceği yönünde

de somut olgular mevcut olduğundan verilmesi muhtemel ceza ile tutuklama

tedbirinin anılan gerekçelerle ölçülü olduğu ve bu yüzden adli kontrol

uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşılmakla atılı suçtan CMK'nun 100 maddesi

uyarınca şüphelilerin ayrı ayrı tutuklanmalarına ...[karar

verildi.]"

14. Başvurucu bu karara itiraz etmiş, itirazı inceleyen Aydın 1.

Sulh Ceza Hâkimliği tutuklama kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle

itirazı 31/10/2016 tarihinde reddetmiştir.

15. Başvurucu 10/1/2017 tarihinde tahliye talebinde bulunmuş,

talep Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/1/2017 tarihli kararıyla

reddedilmiştir.

16. Başvurucu tahliye talebinin reddine dair verilen karara

itiraz etmiş, itirazı inceleyen Aydın 2. Sulh Ceza Mahkemesi itirazı 7/2/2017

tarihinde kesin olarak reddetmiştir.

17. Başvurucu anılan kararı 10/2/2017 tarihinde öğrendiğini

beyan etmiş ve 7/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

18. Savcılığın 4/7/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucunun

terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle

aynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açılmıştır. FETÖ/PDY'ye ve ByLock programına ilişkin genel

açıklamaların yer aldığı iddianamede ilk olarak FETÖ/PDY'nin kuruluşuna ve

tarihçesine, hangi amaç ve saikle kurulduğuna, hangi alanlarda faaliyet

gösterdiğine, hiyerarşik yapısına ve hukuka aykırı hangi tür eylemlerde

bulunduğuna değinilmiş; sonrasında başvurucuya yöneltilen suçlamaya ilişkin

olgulara yer verilmiştir.

19. İddianamede, başvurucunun örgütsel nitelikli eylemleri

bakımından FETÖ/PDY hiyerarşisi içinde yer aldığı ileri sürülmüştür. Bu

suçlamalara esas alınan olgular şöyle özetlenebilir:

i. Başvurucunun örgütle iltisaklı olduğu tespit edilen Özel

Muzaffer Ancın Ortaokulunda 2005 yılından beri Türkçe öğretmeni olarak

çalıştığı belirtilmiştir.

ii. Başvurucunun eşi A.A.A.nın örgütün bölge sorumlularından

olup 15 Temmuz itibarıyla kaçak olduğu ifade edilmiştir.

iii. 2014 yılından sonra başvurucunun Bank Asyada hesabının

olduğu tespit edilmiştir.

iv. İl imamı (örgüt yöneticisi) olduğu tespit edilen A.K.nın eşi

ile başvurucunun yakın ilişkide olduğu tespit edilmiştir.

v. Örgütsel toplantı yapıldığı tespit edilen bir otelde, ilde

örgüt yönetiminde yer aldığı iddiası ile haklarında soruşturma başlatılan

birçok kişi ile başvurucunun telefon görüşmeleri yaptığı belirtilmiştir.

vi. Başvurucunun evinde yapılan aramada örgüte ait 2010 tarihli

bir gazetenin nüshası tespit edilmiştir.

20. Başvurucuya isnat edilen suça dayanak olan olgulara ilişkin

hukuki değerlendirmeler iddianamede şöyle ifade edilmiştir:

"... örgüte ait dershane veokullarda

görev yapması, örgütsel amaçlarla yapıldığı değerlendirilen otel konaklama

kayıtları, Bank Asya bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirildiğinde şüphelinin 'tayine tabi' örgütün hiyerarşik yapılanması

içerisinde yer alan üyelerinden olduğu anlaşılmakla ... şüphelinin ... [FETÖ/PDY

üyesi olduğu anlaşılmıştır.]"

21. Başvurucu; Savcılık makamının iddiasına yönelik verdiği

savunmasında özetle 1996 yılında Pamukkale Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği

Bölümünden mezun olduğunu, aynı yıl Denizli'de bulunan Meltem Dershanesinde

öğretmenlik yapmaya başladığını, üç yıl burada çalıştıktan sonra Denizli Server

Gazi Kolejine geçtiğini, 2005 yılından bu yana Özel Muzaffer Ancın Ortaokulunda

Türkçe öğretmeni olarak çalıştığını, eşi A.A.A. ile 1997 yılında tanıdıkları

vasıtasıyla tanışarak evlendiğini, Bank Asyada hesaplarının bulunduğunu, evinde

ele geçirilen FETÖ/PDY'ye ait gazetelerden olan Yerel Bakış isimli gazeteninnüshasını ailesi ile ilgili bir

haber olması sebebi ile sakladığını, örgüt üyesi olmadığını, ailevi tartışmalar

nedeni ile eşinin evi terk ettiğini vekendisi ile görüşmediğini beyan etmiştir.

22. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 25/7/2017 tarihinde iddianamenin kabulüne karar

vermiş, E.2017/247 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır.

23. Başvurucu, Mahkemenin 2/1/2018 tarihli kararıyla duruşma

sırasında tahliye edilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:

"... sanığın tutukluluk süresinin 1

yıldan fazla olması, toplanan delil durumu ve suç vasfının lehe değişme

ihtimalinin bulunması dikkate alınarak tahliyesine ... [karar

verildi.]"

24. Başvurucu hakkındaki kovuşturma bireysel başvurunun incelendiği

tarih itibarıyla Mahkemede derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

25. İlgili ulusal hukuk için bkz. Adem Türkel, B. No: 2017/632, 23/1/2019, §§ 24-39).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 10/3/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

27. Başvurucu; soruşturma kapsamında hakkında somut bir delil

olmadan tutuklandığını, çalıştığı okulda sadece görev icabı öğretmenlik

yaptığını, örgütün herhangi bir faaliyetine katılmadığını, eşinin kaçak

olduğunu bilmediğini, eşi üzerinden kendisine yapılan suçlamanın kabul

edilemeyeceğini ve sonuç olarak hakkında belirtilen delillerin kuvvetli suç

şüphesi oluşturmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

28. Bakanlık görüşünde öncelikle 4/12/2004 tarihli 5271 sayılı

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesindeki tazminat yolunun tüketilmesi

gerektiği belirtilmiştir. Esas bakımından Bakanlık, verilen tutuklama

kararlarında adli mercilerce tutuklamaya yönelik gerekçelerin belirtilmiş

olduğunu, tutuklamaya dair verilen kararlara ilişkin gerekçeler kapsamında

başvurucunun tutukluluğunun keyfî olduğunun savunulamayacağını

değerlendirmiştir. Ayrıca Bakanlık iddianamede başvurucunun örgütün hiyerarşik

yapısı içinde tayine tabi

üyelerinden olduğunun belirtildiğini ve örgütün finans kaynağı Bank Asya isimli

kuruluşta başvurucunun hesaplarının bulunduğu hususlarını da hatırlatmıştır.

29. Başvurucu; Bakanlığa karşı görüşünde, Bakanlığın görüş

yazısını kabul etmediğini ve başvuru formunda belirtilen şikâyetleri aynen

tekrar ettiğini bildirmiştir.

B. Değerlendirme

30. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin sınırlanması" kenar başlıklı 13. maddesi

şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

31. Anayasa'nın "Kişi

hürriyeti ve güvenliği" kenar başlıklı 19. maddesinin birinci

fıkrası ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine

sahiptir.

...

Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan

kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini

önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda

gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir."

32. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu itibarla başvurucunun tutuklamanın hukuki

olmadığına yönelen bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin üçüncü

fıkrası bağlamında, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi

gerekir.

1. Uygulanabilirlik

Yönünden

33. Anayasa'nın "Temel

hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması" kenar

başlıklı 15. maddesi şöyledir:

"Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya

olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl

edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin

kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada

öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.

Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da,

savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin

yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din,

vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı

suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile

saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz."

34. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü yönetim usullerinin

uygulandığı dönemlerde alınan tedbirlere ilişkin bireysel başvuruları

incelerken Anayasa'nın 15. maddesinde ortaya konulan temel hak ve özgürlüklere

ilişkin güvence rejimini dikkate alacağını belirtmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 187-191).

Soruşturma mercilerince başvurucuya yöneltilen ve tutuklama tedbirine konu olan

suçlama FETÖ/PDY'ye üye olma iddiasıdır. Anayasa Mahkemesi anılan suçlamanın

olağanüstü hâl ilanını gerekli kılan olaylarla ilgili olduğunu

değerlendirmiştir (Selçuk Özdemir

[GK], B. No: 2016/49158, 26/7/2017 § 57; Aydın

Yavuz ve diğerleri, §§ 237, 238).

35. Bu itibarla başvurucu hakkında uygulanan tutuklama

tedbirinin hukuki olup olmadığının incelenmesi Anayasa'nın 15. maddesi

kapsamında yapılacaktır. Bu inceleme sırasında öncelikle başvurucunun

tutuklanmasının başta Anayasa'nın 13. ve 19. maddeleri olmak üzere diğer

maddelerinde yer alan güvencelere aykırı olup olmadığı tespit edilecek,

aykırılık saptanması hâlinde ise Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlerin bu

aykırılığı meşru kılıp kılmadığı değerlendirilecektir (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 193-195, 242;

Selçuk Özdemir, § 58).

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. Genel İlkeler

36. Genel ilkeler için bkz. Salih

Sönmez, B. No: 2016/25431, 28/11/2018, §§ 99-104.

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

37. Başvurucu, darbe teşebbüsünün arkasındaki yapılanma olduğu

belirtilen FETÖ/PDY mensubu olduğu iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında

silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla 5271 sayılı Kanun'un 100. maddesi

uyarınca tutuklanmıştır. Dolayısıyla başvurucu hakkında uygulanan tutuklama

tedbirinin kanuni dayanağı bulunmaktadır.

38. Kanuni dayanağı bulunduğu anlaşılan tutuklama tedbirinin

meşru bir amacının olup olmadığı ve ölçülülüğü incelenmeden önce tutuklamanın

ön koşulu olan suçun işlendiğine dair

kuvvetli belirti bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.

39. Somut olayda başvurucu hakkında verilen tutuklama ve

tutukluluğa itirazın reddi kararlarında suç şüphesinin varlığına ilişkin olarak

dosyada somut delillerin olduğu ifade edilmiş (bkz. § 13) fakat buna ilişkin

herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir.

40. Başvurucu hakkında hazırlanan iddianamede; başvurucunun

yaklaşık yirmi yıldır örgütle iltisaklı okullarda öğretmenlik yaptığı, eşinin

bölge sorumlularından olup 15 Temmuz'dan sonra kaçak olduğu, örgüt yöneticisi

olduğu tespit edilen birçok kişi ile telefon görüşmelerinin olduğu ve örgütün

finans merkezi konumundaki Bank Asyada başvurucunun hesabının bulunduğu

olgularına dayanılmıştır (bkz. §§ 18-20).

41. Savcılık başvurucunun örgütün hiyerarşik yapısı içinde yer

alan ve örgütün doğrudan yönlendirdiği anlamına gelen tayine tabi elemanlarından biri olduğunu,

uzun yıllardır örgüte ait okulda görev yapmasının -iddianamenin genelinde

verilen bilgilere göre- göstermelik bir formaliteden ibaret olduğunu iddia

etmiştir.

42. Yargıtay 16. Ceza Dairesi 6/11/2018 tarihli ve E.2018/3375,

K.2018/3918 sayılı kararında "Sanığın

soruşturma aşamasında beyanlarında bylock programını kullandığını kabul etmesi,

FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı kurumlarda uzun yıllar öğretmen olarak

çalışıp örgüt içi tayine tabi olması ve dosya kapsamı nazara alındığında

sanığın bylock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı bylock tespit ve

değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca

etkili bulunmamıştır." diyerek FETÖ/PDY ile bağlantılı

okullarda uzun yıllar öğretmen olarak görev yapıp örgüt içi tayine tabi olmanın örgütsel ilişki

bakımından önemine dikkat çekmiştir.

43. FETÖ/PDY'nin örgütlenmeye özel önem verdiği alanların

başında eğitim gelmektedir. Bu nedenle örgüt ilk olarak yetiştirdiği

mensuplarını öğretmen olmaya teşvik etmiş ve örgütlenmesini başta okul ve

dershaneler temelinde gerçekleştirmiştir. Anayasa Mahkemesi Ali Şeker (B. No: 2016/68962, 20/9/2018)

kararında başvurucunun Aktif-Sen isimli sendikada yöneticilik yapmasını, Recep Uygun (B. No: 2016/76351, 12/6/2018)

kararında ise başvurucunun FEM dershanesinin ortağı ve yöneticisi olmasını FETÖ/PDY'nin özellikleri, eğitime verdiği önem, bu

kuruluşların FETÖ/PDY ile bağlantısı yöneticilik yapılan dönemde ülke genelinde

FETÖ/PDY ile olarak yaşanan olayları dikkate alarak kuvvetli suç

belirtisi olarak kabul etmiştir.

44. Sonuç olarak somut olayda, başvurucunun tamamı örgüte ait

okullarda yaklaşık yirmi yıllık bir süre ve tayine tabi konumda çalışma hayatı

sürdürmesinin, başvurucuya örgütsel nitelikli eylemleri bakımından duyulan suç

şüphesini doğrulayan kuvvetli belirtiyi oluşturduğunun kabul edilmesi

gereklidir.

45. Diğer taraftan başvurucu hakkında uygulanan tutuklama

tedbirinin meşru bir amacının olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu

değerlendirmede tutuklama kararının verildiği andaki genel koşullar göz ardı

edilmemelidir.

46. Darbe teşebbüsü sonrasında teşebbüsle bağlantılı veya

doğrudan teşebbüsle olmasa da FETÖ/PDY ile bağlantılı suçlara ilişkin

soruşturmalarda delillerin sağlıklı bir şekilde toplanabilmesi ve

soruşturmaların güvenlik içinde yürütülebilmesi için tutuklama dışındaki koruma

tedbirlerinin yetersiz kalması söz konusu olabilir. Yine FETÖ/PDY ile

bağlantılı kişilerin teşebbüs sırasında veya sonrasında ortaya çıkan kargaşadan

yararlanmak suretiyle kaçma imkânı ve bu dönemde delillere etki edilmesi

ihtimali normal zamanda işlenen suçlara göre çok daha fazladır (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 271, 272; Selçuk Özdemir, §§ 78, 79).

47. Başvurucunun tutuklanmasına karar verilen silahlı terör

örgütüne üye olma ve ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme

suçları Türk hukuk sistemi içinde ağır cezai yaptırımlar öngörülen suç tipleri

arasında olup isnat edilen suça ilişkin olarak kanunda öngörülen cezanın

ağırlığı kaçma şüphesine işaret eden durumlardan biridir (aynı yöndeki

değerlendirmeler için bkz. Hüseyin Burçak,

B. No: 2014/474, 3/2/2016, § 61; Devran

Duran [GK], B. No: 2014/10405, 25/5/2017, § 66). Ayrıca anılan suç

5271 sayılı Kanun'un 100. maddesinin (3) numaralı fıkrasında yer alan ve kanun

gereği tutuklama nedeni varsayılabilen

suçlar arasındadır (bkz. § 33; Gülser

Yıldırım (2) [GK], B. No: 2016/40170, 16/11/2017, § 148).

48. Somut olayda Hâkimlikçe başvurucunun tutuklanmasına karar

verilirken, işlendiği iddia olunan suçun niteliğine, mevcut delil durumuna,

atılı suçun yasada öngörülen cezasının üst sınırına, örgüt mensuplarının kaçma

yönünde imkânlarının bulunduğuna ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı

hususlarına dayanıldığı görülmektedir (bkz. § 13).

49. Dolayısıyla tutuklama kararının verildiği andaki genel

koşullar ve somut olayın yukarıda belirtilen özel koşulları ile Hâkimlik

tarafından verilen kararın içeriği birlikte değerlendirildiğinde başvurucu

yönünden kaçma tehlikesine yönelen tutuklama nedenlerinin olgusal temellerinin

olmadığı söylenemez.

50. Başvurucu hakkındaki tutuklama tedbirinin ölçülü olup

olmadığının da belirlenmesi gerekir. Bir tutuklama tedbirinin Anayasa'nın 13.

ve 19. maddeleri kapsamında ölçülülüğünün belirlenmesinde somut olayın tüm

özellikleri dikkate alınmalıdır (Gülser

Yıldırım (2), § 151).

51. Öncelikle terör suçlarının soruşturulması kamu makamlarını

ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkı, adli makamlar ve güvenlik görevlilerinin -özellikle organize

olanlar olmak üzere- suçlarla ve suçlulukla etkili bir şekilde mücadelesini

aşırı derecede güçleştirmeye neden olabilecek şekilde yorumlanmamalıdır (aynı

yöndeki değerlendirmeler için bkz. Süleyman

Bağrıyanık ve diğerleri, B. No: 2015/9756, 16/11/2016, § 214; Devran Duran, § 64). Özellikle darbe

teşebbüsüyle veya FETÖ/PDY ile bağlantılı soruşturmaların kapsamı ve niteliği

ile FETÖ/PDY'nin özellikleri (gizlilik, hücre tipi yapılanma, her kurumda

örgütlenmiş olma, kendisine kutsallık atfetme, itaat ve teslimiyet temelinde

hareket etme) de dikkate alındığında bu soruşturmaların diğer ceza

soruşturmalarına göre çok daha zor ve karmaşık olduğu ortadadır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 350).

52. Somut olayın yukarıda belirtilen özellikleri dikkate

alındığında Hâkimliğin isnat edilen suç için öngörülen yaptırımın ağırlığını,

işin niteliğini ve önemini de gözönünde tutarak başvurucu hakkında uygulanan

tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontrol uygulamasının yetersiz

kalacağı sonucuna varmasının (bkz. § 13) keyfî

ve temelsiz olduğu söylenemez.

53. Açıklanan gerekçelerle tutuklamanın hukuki olmadığı

iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan başvurunun diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

54. Buna göre başvurucunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına

tutuklama yoluyla yapılan müdahalenin Anayasa'da (13. ve 19. maddeler) bu hakka

dair yer alan güvencelere aykırılık oluşturmadığı görüldüğünden Anayasa'nın 15.

maddesinde yer alan ölçütler yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek

bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

10/3/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Kadir ÖZKAYA Selahaddin MENTEŞ Raportör : Murat GÜVEN Başvurucu : Didar ADAK Vekili : Av. Mevlüt Burak KAPTAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/13215, 10 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Genel Bilgiler
  7. B. Başvurucuya İlişkin
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. No: 2014/474, 3/2/2016, § 61; Devran
  13. A. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/13215
Tarih
10 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Arif İbiş Başvurusu (B. No: 2017/38326)
  • Mehmet Şirin Tekmenüray Başvurusu (B. No: 2017/20690)
  • Hatice Hatipoğlu Başvurusu (B. No: 2017/33867)
  • Halil Kaya ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/30577)
  • Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.ş. Başvurusu (B. No: 2017/32754)
  • Ç.t.v.s.t.a.ş. Başvurusu (B. No: 2017/34853)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.