İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Asli Alp ve Şükrü Alp Başvurusu (B. No: 2014/18260)

1. Başvuru, internet haber arşivlerinde erişilebilir durumda olan

Başvuru No2014/18260Tarih4 Ekim 2017Okuma9 dk · 1.892 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Asli Alp Ve Şükrü Alp Başvurusu

Karar tarihi
4 Ekim 2017
Başvuru Numarası
2014/18260
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.892 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, internet haber arşivlerinde erişilebilir durumda olan

haber ile ilgili içeriğin yayından kaldırılması yönündeki talebin reddedilmesi

nedeniyle şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/11/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Millî Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı bir eğitim kurumunda

öğretmen olarak çalışan bir kişi 8/9/2009 tarihinde başvurucuların ikâmetgahında ölü

olarak bulunmuştur.

8. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının 27/10/2009 tarihli

iddianamesiyle, olay tarihinde MEB'e bağlı bir eğitim kurumunda öğretmen olan

başvurucu Asli Alp hakkında kasten adam öldürmeye yardım; eşi başvurucu Şükrü

Alp hakkında kasten adam öldürme suçlarından kamu davası açılmıştır.

Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi 20/9/2011 tarihinde başvurucu Asli Alp'in

cezalandırılmasına yeter derecede kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak

delil elde edilemediğinden müsnet suçtan beraatine, başvurucu Şükrü Alp'in üzerine atılı suçu

işlediği sabit olduğundan on yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar

verilmiştir. Karar Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 12/11/2012 tarihli ilamı ile

onanmıştır.

9. Bir öğretmenin ölümüyle sonuçlanan olaydan sonra bazı

internet haber siteleri ile birkaç gazetenin İnternet sayfasında başvurucuların

sanık sıfatıyla yargılandıkları ceza yargılamasına yönelik haberler

yapılmıştır. Yapılan haberlerde "Yasak

aşk cinayetine 10 yıl hapis", "Birçok kez cinsel ilişkiye

girdim", "Yasak aşk cinayetinin zanlıları hakim karşısında",

"Öğretmenin katili sevgilisinin eşi çıktı", "Cinsel ilişkiye

girdim, dost hayatı yaşamadık" gibi başlıklar kullanılmış;

haber içeriklerinde başvurucuların ceza yargılaması esnasında alınan

savunmalarına, yargılama sürecine ve sonucuna ilişkin bilgilere yer

verilmiştir.

10. Başvurucular; geçmişte yaşanan bu olayın izlerini silerek

yeni bir hayat kurmak istediklerini, haberlerin güncelliğini yitirdiğini ancak

yayınlatılmaya devam edilmesi nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğini ileri

sürerek 15/9/2014 tarihinde haber içeriklerine erişimin engellenmesi talebinde

bulunmuşlardır. Adana 5. Sulh Ceza Hâkimliği 16/9/2014 tarihli kararı ile

erişimin engellenmesi talebinin reddine karar vermiştir. Hâkimlik; gerekçeli

kararında, bahse konu haberlerin yayımlanmasında kamu yararı bulunduğunu,

topluma mal olan kişilerle siyasal ve idari yaşam içinde yer alan kişilerin

hayatlarının toplumu ilgilendirdiğini, okuyucunun ilgisini çekebilmek amacıyla

haberi ilginç biçime getirmenin basının hakkı ve görevi olduğunu belirtmiştir.

Hâkimlik, yapılan yayınların haber niteliğinde olduğuna, yayınların içeriği

bütüncül olarak değerlendirildiğinde hukuka uygunluk sınırları içinde ve basın

özgürlüğü kapsamında kaldığına karar vermiştir.

11. Başvurucuların anılan karara itirazı Adana 1. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 13/10/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

12. Karar başvuruculara 22/10/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Başvurucular 20/11/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. Anayasa Mahkemesinin 3/3/2016 tarihli ve 2013/5653 numaralı

N.B.B. Kararı.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 4/10/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

15. Başvurucular, bazı internet haber siteleri ile birkaç

gazetenin internet sayfasında bir kişinin ölümüyle sonuçlanan olay ve bu olay

nedeniyle sanık sıfatıyla yargılandıkları davaya ilişkin haberler yapıldığını

belirtmişlerdir. Başvuruculardan Asli Alp, öğretmen olarak çalışmaya devam

ettiğini ve hakkında yayımlanmaya devam eden haberlerin eğitim camiası ve

sosyal yaşam içinde kendisini rencide ettiğini; başvuruculardan Şükrü Alp

kasten adam öldürme suçundan çekmekte olduğu cezanın bitmek üzere olduğunu ve

yakın zamanda tahliye edileceğini ifade etmiştir. Başvurucular; ortak bir

çocukları olduğunu, geçmişte yaşanan bu acı olayın izlerini silerek yeni bir hayat

kurmak istediklerini, internet içeriklerine erişimin engellenmesi taleplerinin

mahkemece reddedildiğini, haberlerin internet ortamında yer almaya devam etmesi

nedeniyle özel hayatın gizliliği, şeref ve itibarın korunması ile adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

16. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular, haklarında yayımlanan

haberlerin internet ortamında yer almaya devam etmesi nedeniyle kişilik

haklarının zedelendiğinden şikâyet

etmektedirler. Başvurucuların bu şikâyeti şeref ve itibarın korunması hakkı

kapsamında incelenmiştir.

17. Bireyin kişisel şeref ve itibarı, Anayasa’nın 17. maddesinde

yer alan “manevi varlık” kapsamında yer almaktadır. Devletin, bireyin manevi

varlığının bir parçası olan kişisel şeref ve itibara keyfî olarak müdahale

etmemek şeklinde negatif yükümlülüğü ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemek

şeklinde pozitif yükümlülüğü bulunmaktadır (Adnan

Oktar (3), B. No: 2013/1123, 2/10/2013, § 33). Şeref ve itibarı

etkileyen saldırılar veya basın ve yayın yolu ile yapılan yayınlara karşı

bireyin korunmaması hâlinde Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası ihlal

edilmiş olabilir (Kadir Sağdıç [GK],

B. No: 2013/6617, 8/4/2015, § 36; İlhan Cihaner (2), B. No: 2013/5574, 30/6/2014, § 42).

18. Anayasa’nın “Düşünceyi

açıklama ve yayma hürriyeti” kenar başlıklı 26. maddesine göre

herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına

veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî

makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek

serbestliğini de kapsar. Anılan maddede ifade özgürlüğünün kullanımında

başvurulabilecek araçlar “söz, yazı, resim veya başka yollar” olarak ifade

edilmiş ve “başka yollar” ifadesiyle her türlü ifade aracının anayasal koruma

altında olduğu gösterilmiştir (Emin Aydın,

B. No: 2013/2602, 23/1/2014, § 43).

19. Haber ve fikirlerin iletilmesinde ve alınmasında önemli bir

işlev gören internet, Anayasa'nın 26. maddesinde düzenlenen ifade özgürlüğünün

güvencesi altındadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi, internet erişimine yönelik bir

müdahalenin ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerektiğini kabul etmiştir (Yaman Akdeniz ve diğerleri, B. No:

2014/3986, 2/4/2014; Youtube LLC Corporation

Service Company ve diğerleri [GK], B. No:

2014/4705, 29/5/2014).

20. Anayasa Mahkemesi birçok kararında ifade özgürlüğünün sadece

düşünce ve fikirleri yayma özgürlüğünü değil haber ve fikirlere ulaşma

özgürlüğünü de kapsadığını vurgulamıştır (Emin

Aydın, § 40; Kamuran Reşit Bekir [GK],

B. No: 2013/3614, 8/4/2015, § 34). İnternet üzerinde arşiv oluşturma, aktüalitenin

ve haberlerin saklanmasına ve erişilebilirliğine büyük ölçüde hizmet

etmektedir. Bu nitelikteki arşivler özellikle doğrudan halkın erişimine açık ve

genelde ücretsiz olmaları nedeniyle tarih eğitimi ve araştırma faaliyetleri

için kaynak sunmaktadır. Öte yandan demokratik bir toplumda basının ilk işlevi

olan "gözetleyici" rolünün bir sonucu da arşivlerin halkın erişimine

sunulmasıdır. Bu nedenle internette tutulan arşivlerin ifade ve basın

özgürlükleri kapsamında olduğu açıktır. Dolayısıyla internette yayınlanan ve

gazetecilik faaliyeti kapsamında kabul edilen bir haber arşivinin yayından

kaldırılması basın özgürlüğüne yönelik bir müdahale teşkil edebilir (N.B.B., B. No: 2013/5653, 3/3/2016, § 61).

21. İfade özgürlüğü ile onu tamamlayan ve ifade özgürlüğünün

kullanılmasını sağlayan basın özgürlüğü, Anayasa'da yer alan temel hak ve

özgürlükleri sınırlama rejimine tabidir. Anayasa'nın 26., 27. ve 28.

maddelerinde sayılan sınırlandırmalardan biri,

"başkalarının şöhret veya haklarının, özel veya aile hayatlarının"

korunmasıdır (Kadir Sağdıç, § 55;

İlhan Cihaner (2),

§ 62). Öte yandan "başkalarının

şöhret veya haklarının, özel veya aile hayatlarının" korunması bağlamında

şeref ve itibarın korunması hakkının etki alanını genişletmenin ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlali sonucunu doğurabileceği hatırda tutulmalıdır.

22. Bu sebeple Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında

koruma altına alınan şeref ve itibarın korunmasını isteme hakkı ile başvuruya

konu internet haber arşivlerinin Anayasa'nın 28. maddesinde güvence altına

alınan basın özgürlüğü ve bu özgürlükle bağlantılı olarak Anayasa'nın 26.

maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü arasında Anayasa Mahkemesi

içtihadında ortaya konulan kriterlere uygun şekilde bir denge kurulması

gerekmektedir. İnternet ortamının sağladığı ulaşılabilirlik, yaygınlık, haber

ve fikirlerin depolanmasındaki ve muhafazasındaki kolaylık dikkate alındığında

yayımlandığı tarihte belirli ağırlık eşiğini aşmayan veya kişinin kendi

eylemlerinden kaynaklanan haberlerin internet ortamında uzun süre erişilebilir

kalması kişilerin şeref ve itibarını zedeleyebilir (N.B.B., § 37).

23. Anayasa Mahkemesi 3/3/2016 tarihli ve 2013/5653 numaralı

N.B.B. başvurusunda internetin etkin olarak kullanılmasıyla beraber ifade ve basın

özgürlükleri ile şeref ve itibarın korunması arasındaki dengenin ilki lehine

bozulduğunu, bu dengenin tekrar kurulabilmesinin şeref ve itibar yönünden

bireylerin unutulma hakkının kabul edilmesi ile mümkün olabileceğini

belirtmiştir (N.B.B., § 46).

24. Anayasa Mahkemesi bahsi geçen başvuruda unutulma hakkının

anayasal dayanaklarına yer vererek devletin bireye geçmişte yaşadıklarının

başkaları tarafından öğrenilmesi engellenerek “yeni bir sayfa açma” olanağı

verme hususunda bir sorumluluğu olduğunu, dolayısıyla unutulma hakkının

kişilerin manevi varlıklarını geliştirmelerine bir fırsat vermek açısından

devletin pozitif yükümlülüğünün bir sonucu olduğunu ortaya koymuştur (N.B.B., §§ 47-49).

25. Bununla birlikte Mahkeme, unutulma hakkının internet üzerindeki

her türlü haber veya yazı yönünden uygulanmasını beklemenin mümkün olmadığını;

özellikle basın özgürlüğü temelinde gazete arşivinin araştırmacılar, hukukçular

veya tarihçiler için önem taşıyan veriler olduğunu belirtmiştir. Unutulma

hakkı, internet ortamında haber arşivini koruma altına alan basın özgürlüğünün

ve halkın haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğünün özüne dokunmayacak ve aynı

zamanda hak sahibinin çıkarlarını koruyacak şekilde kullanılmalıdır. Mahkeme,

internet ortamındaki bir haber veya yazının unutulma hakkı kapsamında

internetten çıkarılabilmesi için yayının içeriği, yayında kaldığı süre,

güncelliğini yitirme, tarihsel bir veri olarak kabul edilememe, kamu yararına

katkısı (toplumsal açıdan haberin değeri, haberin geleceğe ışık tutan niteliği)

haber veya yazıya konu kişinin siyasetçi veya ünlü olup olmadığı, haber veya

yazının konusu, bu bağlamda haber ya da yazının olgusal gerçekler veya değer

yargısı içerip içermediği, halkın ilgili veriye yönelik ilgisi gibi hususların

somut olay açısından incelenmesi gerekliliğini ortaya koymuştur (N.B.B., § 50).

26. Somut olayda başvurucuların şikâyetine konu olan haberler,

olay tarihi olan 8/9/2009 tarihinden sonra yayınlanmış ve arşiv niteliğindedir.

Haberlerin konusu o tarihte işlenen bir cinayete ilişkindir. Haber içerikleri

incelendiğinde cinayet sebebi olarak meslektaş olan maktul ile failin eşi

arasındaki yasak aşk ilişkisinin gösterildiği, haber başlıklarında maktul ile

failin eşi arasındaki ilişkiyi ön plana çıkaracak ifadelerin kullanıldığı görülmektedir.

Haberlerde, ölüm olayına ilişkin ayrıntıların ise sanıklar ile görgü

tanıklarının soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki ifadelerinden yola

çıkılarak aktarıldığı tespit edilmiştir. Haberlerin başlıkları ile içerikleri

incelendiğinde amacın kamuoyunun ilgisine matuf, MEB'e bağlı eğitim

kurumlarında çalışan iki öğretmenden birinin, kadın öğretmenin eşi tarafından

öldürülmesi olayı hakkında kamuoyunu bilgilendirmek olduğu görülmektedir.

Başvurucular, bu haberlerin gerçeğe aykırı veya uydurma haberler olduğunu ileri

sürmemişlerdir. Derece mahkemelerince de başvurucuların savunmaları, tanık

beyanları, iletişim tespit tutanakları, bilirkişi raporları ve tüm dosya

kapsamı incelenerek başvurucu Şükrü Alp'in kasten adam öldürme suçundan on yıl

hapis cezası ile cezalandırılmasına, başvurucu Asli Alp'in cezalandırılmasına

yeter derecede kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil elde

edilemediğinden müsnet suçtan beraatine

karar verilmiştir.

27. Başvurucular, kendileri hakkında yayımlanan haberlerden beş

yıl sonra 15/9/2014 tarihinde haber içeriklerine erişimin engellenmesi

talebiyle Adana 5. Sulh Ceza Hâkimliğine başvuruda bulunmuşlardır. Hâkimlik,

başvurucuların şeref ve itibarının korunması ile kamu yararı bağlamında yaptığı

değerlendirme neticesinde söz konusu yayınların basın özgürlüğü kapsamında

kaldığını belirterek (bkz. § 10), 16/9/2014 tarihli kararı ile talebin reddine

karar vermiştir. Başvurucuların anılan karara itirazı da Adana 1. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 13/10/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

28. Başvuru tarihi itibarıyla söz konusu haberlerin yayın tarihi

üzerinden 5 yıl 3 aylık bir süre geçmiştir. Başvurucu Şükrü Alp'in Sulh Ceza

Hâkimliğinden erişimin engellenmesi talebinde bulunduğu, sonrasında da Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru yaptığı bu süre içerisinde anılan suça ilişkin

cezasının infaz edilmekte olduğu da tespit edilmiştir. Haberlerin yayın tarihi

üzerinden geçen süre ile haklarında haber yapılan kişilerin kimlikleri de

dikkate alındığında haberin güncelliğini ve kamuoyu ilgisini yitirdiği

söylenemez. Bu bağlamda haberin konusu, içeriği ve ilk yayın tarihi üzerinden

geçen süre gözönünde bulundurulduğunda toplumsal

açıdan haber ve yazıların arşivde kolaylıkla ulaşılabilir kılınması için

gerekli haber ve bilgilendirme değerinin devam ettiği, bu bağlamda unutulma

hakkı kapsamında değerlendirilmeyi zorunlu kılacak şartların oluşmadığı

belirlenmiştir. Sonuç olarak ifade ve basın özgürlükleri ile birlikte halkın

haber alma ve bilgiye ulaşma hakkı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusu

olayda, ifade ve basın özgürlükleri ile kişinin manevi bütünlüğünün korunması

hakkı arasında adil bir dengenin kurulduğu, derece mahkemesinin takdir

yetkisine müdahale etmeyi gerekli kılacak bir durumun bulunmadığı sonucuna

ulaşılmıştır.

29. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde bırakılmasına

4/10/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucular

:

1. Asli ALP

2. Şükrü ALP

Vekili

:

Av. Sevil

ARACI BEK

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/18260, 4 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucuların
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde bırakılmasına
  11. Yıldırım
  12. Özgüldür
  13. Akıncı
  14. Topal
  15. M. Emin KUZ
  16. Aracı Bek
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/18260
Tarih
4 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Latife Aslan ve Kasım Aslan Başvurusu (B. No: 2014/11208)
  • Abdullah Seyrek Başvurusu (B. No: 2014/7206)
  • Mücahit İnci Başvurusu (B. No: 2014/15240)
  • Ahmet Bektaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/9901)
  • Abdulkadir Karaboğa ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/14510)
  • Ali Bilbay ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13550)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.