İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Avni Destici Başvurusu (B. No: 2014/6947)

1. Başvurucu, "kasten

Başvuru No2014/6947Tarih22 Haziran 2015Okuma11 dk · 2.254 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Avni Destici Başvurusu

Karar tarihi
22 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2014/6947
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.254 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, "kasten

öldürme" suçunu işlediği iddiasıyla hakkında açılan kamu

davasında delillerin eksik ve hatalı değerlendirildiğini ve yargılamanın makul

sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 6/5/2014 tarihinde Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun

Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 18/9/2014 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 26/12/2014 tarihinde, kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 16/1/2015

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan

görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

soruşturma kapsamında, Kırıkkale Sulh Ceza Mahkemesinin 5/4/2004 tarihli kararı

ile tutuklanmıştır.

8. Başvurucu hakkında, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının

7/4/2004 tarih ve E.2004/555 sayılı iddianamesi ile "kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet"

suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

9. Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 7/2/2006 tarih ve

E.2004/53, K.2006/34 sayılı kararı ile başvurucunun "kasten öldürme" suçundan 20 yıl 7 gün hapis, "6136 sayılı Kanun'a muhalefet"

suçundan 3.076,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

10. Başvurucu, Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesince 8/2/2006

tarihinde serbest bırakılmıştır.

11. Başvurucu ve katılanın temyizi üzerine anılan karar,

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29/6/2007 tarih ve E.2006/7367, K.2007/5328 sayılı

ilâmıyla eksik kovuşturma yapılarak karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.

12. Mahkemece bozma ilâmına uyularak 4/12/2012 tarih ve

E.2009/212, K.2012/244 sayılı karar ile başvurucunun mahkûmiyetine karar

verilmiştir.

13. Başvurucu ve katılanın temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza

Dairesinin 25/2/2014 tarih ve E.2013/5363, K.2014/1109 sayılı ilâmıyla, "6136 sayılı Kanun'a muhalefet"

suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle

düşürülmesine karar verilmiş, "kasten

öldürme" suçundan açılan kamu davasında suçun sübuta ermediği,

dolayısıyla başvurucunun beraatine karar verilmesi

gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm

bozulmuştur.

14. Başvurucu, 6/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

15. Mahkemece bozma ilâmına uyularak, 22/5/2014 tarih ve

E.2014/99, K.2014/160 sayılı karar ile başvurucunun "kasten öldürme" suçundan beraatine

karar verilmiştir.

16. Temyiz edilmeyen karar Mahkemece, 30/5/2014 tarihinde

kesinleştirilmiştir.

B. İlgili

Hukuk

17. 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun

102. maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi, 104. maddesinin ikinci

fıkrası ve 448. maddesi; 10/7/1953 tarih ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve

Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 13. maddesinin birinci fıkrası;

4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin (2)

numaralı fıkrasının (e) bendi.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

18. Mahkemenin 22/6/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 6/5/2014 tarih ve 2014/6947 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

soruşturma kapsamında, Kırıkkale Sulh Ceza Mahkemesinin 5/4/2004 tarihli kararı

ile tutuklandığını, 8/2/2006 tarihinde serbest bırakıldığını, "kasten öldürme" suçunu işlediği

iddiasıyla hakkında açılan kamu davasında, lehe delillerin gerek resmi kurumlar

gerek müdafii tarafından bildirilmesine rağmen

Mahkemece tartışılmadığını, delillerin eksik ve hatalı değerlendirildiğini,

yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Adil Yargılanma Hakkının İhlali İddiası

20. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“…Başvuruda

bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

21. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu

ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve

yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş

olması gerekir.”

22. Anılan Anayasa ve Kanun hükümleri uyarınca Anayasa

Mahkemesine bireysel başvuru, “ikincil

nitelikte bir kanun yolu” olup bu yola başvurulmadan önce kural

olarak olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.

23. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun davranılmadığı

takdirde, ortaya çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari mercilere ve derece

mahkemelerine başvurulmalıdır.

24. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği,

başvurucunun, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarını öncelikle

yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine usulüne uygun olarak iletmesi,

bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtları zamanında bu mercilere sunması, aynı

zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş

olması gerekir. Bu şekilde olağan denetim mekanizmaları önünde ileri sürülüp

takip edilmeyen temel hak ve özgürlüklerin ihlaline ilişkin iddialar, Anayasa

Mahkemesi önünde bireysel başvuru konusu yapılamaz (B. No: 2012/946, 26/3/2013,

§ 19).

25. Bireysel başvurunun ikincil

niteliğinin bir sonucu olarak olağan kanun yollarında ve genel mahkemeler önünde dayanılmayan iddialar Anayasa

Mahkemesi önünde şikâyet konusu edilemeyeceği gibi genel mahkemelere sunulmayan

yeni bilgi ve belgeler de Anayasa Mahkemesine sunulamaz (B. No:

2012/946, 26/3/2013, § 20).

26. Başvuru konusu olayda, başvurucu, Kırıkkale Cumhuriyet

Başsavcılığınca "kasten öldürme"

suçunu işlediği iddiasıyla hakkında açılan kamu davasında, lehe delillerin

gerek resmi kurumlar gerek müdafii

tarafından bildirilmesine rağmen Mahkemece tartışılmadığını, delillerin eksik

ve hatalı değerlendirildiğini belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

27. Başvurucu hakkında, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının

7/4/2004 tarihli iddianamesi ile "kasten

öldürme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet" suçlarını işlediği

iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 7/2/2006

tarihli kararı ile başvurucunun "kasten

öldürme" suçundan 20 yıl 7 gün hapis, "6136 sayılı Kanun'a muhalefet"

suçundan 3.076,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş,

başvurucu ve katılanın temyizi üzerine anılan karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin

29/6/2007 tarihli ilâmıyla eksik kovuşturma yapılarak karar verildiği

gerekçesiyle bozulmuştur.

28. Mahkemece bozma ilâmına uyularak 4/12/2012 tarihli karar

ile başvurucunun mahkûmiyetine karar verilmiş, başvurucu ve katılanın temyizi

üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/2/2014 tarihli ilâmıyla, "6136 sayılı Kanun'a muhalefet"

suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle

düşürülmesine karar verilmiş, "kasten

öldürme" suçundan açılan kamu davasında suçun sübuta ermediği,

dolayısıyla başvurucunun beraatine karar verilmesi

gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm

bozulmuştur. Mahkemece bozma ilâmına uyularak, 22/5/2014 tarihli karar ile

başvurucunun "kasten öldürme"

suçundan beraatine karar verilmiş, temyiz edilmeyen

karar Mahkemece, 30/5/2014 tarihinde kesinleştirilmiştir.

29. Başvurucunun 6/5/2014 tarihinde

bireysel başvuruda bulunduğu, başvuru tarihi itibarıyla yargılamanın devam

ettiği, başvuru tarihinden sonra 22/5/2014 tarihinde Mahkemece, başvurucunun beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu şekilde

başvurucunun, yargılama devam ettiği sırada yargılama sürecine ilişkin adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürdüğü, dolayısıyla hukuk

sisteminde düzenlenen başvuru yollarını usulünce tüketmeden bireysel başvuruda

bulunduğu anlaşılmıştır.

30. Bireysel başvuru yapılmadan önce, başvurucuların, isnat

edilen suçlar nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdükleri haklarına ilişkin

olarak, hukuk sisteminde öngörülen başvuru yollarını tüketmeleri, netice

alamamaları hâlinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmaları

gerekmektedir.

31. Açıklanan nedenlerle, yetkili idari merciler ve derece

mahkemeleri önünde usulüne uygun olarak açılmış ve devam eden başvuru yolları

tüketilmeden temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının bireysel

başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik şartların yönünden incelenmeksizin “başvuru yollarının tüketilmemiş olması” nedeniyle kabul

edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Yargılamanın Makul Sürede Sonuçlandırılmadığı İddiası

32. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmının

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

33. Başvurucu, “kasten

öldürme” suçundan hakkında açılan kamu davasında yargılamanın makul

sürede sonuçlandırılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

34. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,

26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan

alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma

hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM

içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan

ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve

haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun

dayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen

ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca

davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının

görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın

bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde

göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§

38–39).

35. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

36. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

kişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul sürede

karara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, ceza

kanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun

kuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızın

kendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625,

9/1/2014, § 31). Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkında, "kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanun'a

muhalefet" suçlarını işlediği iddiasıyla soruşturma

başlatılmıştır. Başvurucu hakkında isnat olunan suçlar 765 sayılı mülga

Kanun’un 448. maddesi ile 6136 sayılı Kanun’un 13. maddesinin birinci

fıkrasında hapis ve adli para cezasını gerektirir şekilde tanımlanmıştır. Bu

çerçevede başvurucu hakkındaki suç isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36.

maddesinin güvence kapsamına girdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B. No:

2012/625, 9/1/2014, § 32).

37. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup

olmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği

iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak

etkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım

tedbirlerin uygulanması anıdır. Somut başvuru açısından bu tarih, başvurucunun

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Kırıkkale

Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanmasına karar verildiği 5/4/2004

tarihidir. Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği tarih ise suç isnadının

nihai olarak karara bağlandığı tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih,

Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesince başvurucunun "kasten

öldürme" suçundan beraatine karar

verildiği 22/5/2014 tarihidir.

38. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,

Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Kırıkkale

Sulh Ceza Mahkemesinin 5/4/2004 tarihli kararı ile tutuklanan başvurucu

hakkında, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 7/4/2004 tarihli iddianamesi ile

"kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanun'a

muhalefet" suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı

tespit edilmiştir. Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesince 7/2/2006 tarihli karar ile

başvurucunun "kasten öldürme ve 6136

sayılı Kanun'a muhalefet" suçlarından mahkûmiyetine karar verildiği,

temyiz üzerine kararın, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 29/6/2007 tarihli ilâmıyla

eksik kovuşturma yapılarak karar verildiği gerekçesiyle bozulduğu

belirlenmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyularak 4/12/2012 tarihli karar ile

tekrar başvurucunun mahkûmiyetine karar verildiği, temyiz üzerine, Yargıtay 1.

Ceza Dairesinin 25/2/2014 tarihli ilâmıyla, "6136

sayılı Kanun'a muhalefet" suçundan açılan kamu davasının

zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle düşürülmesine karar verildiği, "kasten öldürme" suçundan açılan

kamu davasında suçun sübuta ermediği, dolayısıyla başvurucunun beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar

verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulduğu belirlenmiştir.

Mahkemece bozma ilâmına uyularak, 22/5/2014 tarihli karar ile başvurucunun "kasten öldürme" suçundan beraatine karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin

kesinleştiği anlaşılmıştır.

39. 5271 sayılı Kanun'un öngördüğü yargılama usullerine tabi

mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi

tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar

verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B. No: 2013/695, 9/1/2014, §§

24-40).

40. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

ceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,

delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler

dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve

davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken

özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da

söylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından

farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu 10

yıl 1 aylık yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna

varılmıştır.

41. Açıklanan nedenlerle, başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

42. Başvurucu, yargılama makul

sürede sonuçlandırılmadığı için toplam 100.000,00 TL maddi ve manevi tazminata

hükmedilmesini talep etmiştir.

43. 6216 sayılı Kanun'un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

44. Başvurucunun tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin 10 yıl 1 aylık yargılama süresi nazara alındığında,

yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 8.300,00 TL

manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

45. Başvurucu tarafından maddi

tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia

edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucunun maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

46. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun

1. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının “başvuru yollarının tüketilmemiş olması” nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmadığı yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

3. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 8.300,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer

taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

22/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Raportör Yrd. : Derya ATAKUL Başvurucu : Avni DESTİCİ Vekili : Av. Ümit Nuri KOCABALLI

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/6947, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurucunun
  16. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. Dursun
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/6947
Tarih
22 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Emel Kaynar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/3667)
  • Nezihe Çoksüer ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/7285)
  • Necmettin Keskin Başvurusu (B. No: 2014/288)
  • Hüseyin Remzi Polge Başvurusu (B. No: 2013/2166)
  • Hayrettin Savaş Başvurusu (B. No: 2013/9810)
  • Hüseyin Barış Başvurusu (B. No: 2014/2848)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.