İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ayça Kayaaltı Başvurusu (B. No: 2019/27248)

1. Başvuru; iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında

Başvuru No2019/27248Tarih16 Aralık 2020Okuma10 dk · 2.056 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ayça Kayaaltı Başvurusu

Karar tarihi
16 Aralık 2020
Başvuru Numarası
2019/27248
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.056 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında

birleşen davanın zaman aşımından dolayı reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim

hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 5/8/2019 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucunun murisi S.K., özel bir şirkette işçi

olarak çalışmakta iken 26/4/1991 tarihinde meydana gelen bir iş kazasında

yaralanmıştır.

9. Başvurucunun murisi S.K. tarafından, olay nedeniyle

sorumlular aleyhine 15/4/2001 tarihinde Kayseri 1. İş Mahkemesinde (Mahkeme)

tazminat davası açılmıştır.

10. Başvurucunun murisi S.K.nın 2/11/2010 tarihinde vefat

etmesi üzerine, Mahkemedeki yargılamaya S.K.nın tek mirasçısı olan başvurucu

adına devam edilmiştir.

11. Başvurucu tarafından 19/9/2013 tarihinde, ek tazminat

davası açılmış ve söz konusu dava (Kayseri 4. İş Mahkemesinin E.2013/348 sayılı

dosyası) başvuru konusu dava dosyası ile birleştirilmiştir.

12. Mahkeme 7/11/2017 tarihli kararı ile asıl davayı

21.107,31 TL maddi, 4.000 TL manevi tazminat üzerinden kısmen kabul etmiş;

birleşen davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) tarafından davalılara karşı açılan ve

Mahkemenin 2001/920 esasında kayıtlı tazminat davasında ilgililerin kusur

oranlarının belirlendiği, SGK Yüksek Sağlık Kurulu (YSK) Raporu ile S.K.nın

maluliyet oranının %47 olarak tespit edildiği ve söz konusu dosyada alınan

12/12/2003 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) Raporunda ise S.K.nın yaşına göre %100

oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının belirtildiği ifade

edilmiştir. Yine Mahkemenin 2013/391 esasına kayıtlı davada ise SGK YSK Raporu

ile ATK Raporu arasında çelişki olması nedeniyle ATK Genel Kurulundan rapor

alınmış, 17/7/2014 tarihli Raporda, S.K.nın yaşına göre %100 oranında meslekte

kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı ve kişinin %100 oranında meslekte kazanma

gücü kaybına neden olan arızanın 26/4/1991 tarihinde meydana gelen kaza ile

illiyetinin bulunduğu vurgulanmıştır. Mahkemece; tarafların iddia ve

savunmaları, kusur raporları, hesap bilirkişi raporu, ek bilirkişi raporu ve

tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde başvurucu murisinin

geçirdiği iş kazası neticesinde %100 oranında malul kaldığı, dava konusu kazada

davalıların toplam %95 oranında kusurlu oldukları ve başvurucuya 21.107,31 TL

maddi, 4.000 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca

birleşen dosya yönünden davalıların zamanaşımı itirazında bulundukları, dava

konusu kazanın 26/4/1991 tarihinde meydana geldiği, birleşen davanın ise 10

yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 19/9/2013 tarihinde açıldığı

gerekçesiyle birleşen davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi

gerektiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan başvurucu tarafından verilen ıslah

dilekçesindeki tazminat talebinin bakıcı giderine yönelik olduğu, baştan dava

edilmeyen ve ayrı bir davanın konusu olacak bir konunun ıslahla dava konusu

edilmesinin mümkün olmadığı, başvurucunun mirasçı olarak katıldığı davada

kendisi için ıslah yolu ile tazminat talebinde bulunması imkânı bulunmadığından

ıslah talebinin de reddine karar verilmiştir.

13. Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusu

üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince (Bölge Adliye

Mahkemesi) 24/2/2018 tarihinde, davalının istinaf talebinin esastan reddine,

başvurucunun istinaf talebinin kısmen kabulü ile hükmedilen manevi tazminat

miktarının 4.900 TL olarak belirlenmesine karar verilmiştir. Birleşen dava

yönünden ise bu tür davalarda gerek 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı mülga

Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi gerekse 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk

Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin

uygulandığına ve zamanaşımının failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılması

gerektiğine değinilmiştir. Zarar görenin zararı öğrenmesi demenin, zararın

varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın

gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hâl ve şartları öğrenmiş olması demek

olduğu, ayrıca kısmi davalarda zamanaşımının yalnızca dava edilen kısım için

kesileceği, dava dışı bırakılan kısım için zamanaşımının işlemeye devam edeceği

ve ıslahın da zamanaşımı süresi içerisinde yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

Bu hâlde, ıslah tarihinin 4/10/2017 ve ek dava tarihinin ise 19/9/2013 olduğu,

olay tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bununla

birlikte S.K.nın maluliyetine yol açan arızaların değişen ve gelişen bir durumu

oluşturduğunun da tıbben kanıtlanmadığı belirtilmiştir.

14. Bölge Adliye Mahkemesinin kararının temyiz edilmesi

üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 30/4/2019 tarihli kararı ile; manevi

tazminat istemlerine ilişkin hükümlerin temyiz sınırının altında kaldığı

gerekçesiyle reddine, maddi tazminata ilişkin hükümler yönünden ise Bölge

Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

15. Nihai karar 10/7/2019 tarihinde tebliğ edilmiş,

başvurucu tarafından 5/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

16. 818 sayılı mülga Kanun'un dava tarihi itibarıyla

yürürlükte olan ''On senelik müruru zaman'' kenar başlıklı 125. maddesi

şöyledir:

''Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut

olmadığı takdirde, her dava on senelik müruru zamana tabidir.''

17. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı

Kanun'un ''On yıllık zamanaşımı'' kenar başlıklı 146. maddesi şöyledir:

"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık

zamanaşımına tabidir.''

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

18. Mahkemenin 16/12/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye

Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

19. Başvurucu; tarafından zararın 17/7/2014 tarihli ATK

Raporu ile kesin olarak öğrenildiğini, kazalının %100 meslekte kazanma gücü

kaybı oranını tespit eden 12/12/2003 tarihli ATK Raporunun esas alınması

durumunda dahi zamanaşımının söz konusu olmadığını, zamanaşımı kararının hatalı

olduğunu belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

20. Anayasa Mahkemesi; bireysel başvuru kapsamında

yaptığı değerlendirmelerinde mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme

önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına geldiğini, kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya

mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını

önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamaların mahkemeye erişim hakkını ihlal

edebileceğini (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52), mutlak

nitelikte olmayan bu hakkın sınırlandırılması hususunda devletlerin takdir

hakkı gereği bazı düzenlemeler yapabileceğini, bununla birlikte getirilecek

sınırlandırmaların hakkın özünü zedeleyecek nitelikte olmaması, meşru bir amaç

izlemesi, açık ve ölçülü olması ve başvurucu üzerinde ağır bir yük

oluşturmaması gerektiğini belirtmiştir (Mesut Güzel, B. No: 2014/5876,

22/9/2016, § 31).

21. Başvuru konusu olayda başvurucunun murisi 26/4/1991

tarihinde meydana gelen bir iş kazasında yaralanmış ve %100 oranında meslekte

kazanma gücünü kaybetmiştir. Başvurucu asıl davada bir kısım davalı aleyhine

talep ettiği maddi, manevi tazminatın yanında yine davalı ile başka bir tarafa

karşı 19/9/2013 tarihinde ek dava açmış ve bu dava, asıl dava dosyası ile

birleştirilmiştir. Mahkeme, mülga 818 sayılı Kanun'un 125. maddesi ve 6098

sayılı Kanun'un 146. maddesi gereğince somut olayda uygulanması gereken

zamanaşımı süresinin on yıl olduğunu, iş kazasının 26/4/1991 tarihinde meydana

geldiğini, birleşen davanın ise 19/9/2013 tarihinde açıldığını belirterek

davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermiş ve aynı husus Bölge Adliye

Mahkemesi kararında da belirtilmiştir.

22. Anayasa Mahkemesi, ıslah yoluyla artırılan ya da ek

davayla talep edilen alacaklarla ilgili talebin zamanaşımından dolayı reddedilmesi

nedeniyle ileri sürülen ihlal iddialarını mahkemeye erişim hakkı kapsamında

incelemiştir. Anılan başvurularda Anayasa Mahkemesinin temel yaklaşımı, aynı

hukuki sebepten kaynaklanan ve ıslah ya da ek dava yoluyla sonradan ileri

sürülen taleplere karşı zamanaşımı def’inin ileri sürülebileceği hususundaki

mevzuat ve yargısal içtihatların avukatla temsil edilen başvurucular açısından

öngörülmeyecek nitelikte bir hukuki belirsizlik taşımadığı, dolayısıyla kanuni

dayanağı bulunan ve meşru amaca yönelik getirilen bu nitelikteki sınırlamaların

mahkemeye erişim hakkına orantısız bir müdahale teşkil etmediği yönündedir (Ali

Rıza Akgün, B. No: 2014/6723, 20/7/2017;Yavuz Murat Yağmur, B. No:

2014/10723, 8/11/2017; Gülhan Dursun, B. No: 2016/9312, 27/11/2019).

23. Somut başvuru açısından Anayasa Mahkemesinin bu temel

yaklaşımından ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Başvurucunun ek

dava yoluyla talep etmiş olduğu miktarın zamanaşımı defi nedeniyle reddine

karar verilmesi mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil eder. Bu müdahale

davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı mülga Kanun'un 125.

maddesine dayanmaktadır ve bu suretle müdahalenin kanuni bir dayanağının

bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunun yanında Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan

hukuk devleti ilkesinin temel unsurlarından olan hukuki güvenlik ve hukuki

belirlilik ilkeleri gereği mahkemeye erişim hakkına, haksız fiilden kaynaklanan

bir hak nedeniyle muhatabın sürekli bir biçimde dava açılma tehdidi altında

kalmasını engellemek, uyuşmazlıkların kısa sürede ve sağlıklı bir biçimde

çözümünü sağlamak amacıyla belirli sınırlamalar getirilmesi mümkündür.

24. Başvuru konusu davanın açıldığı tarihte yürürlükte

olan mevzuat ve yargısal uygulamalara göre başvuru konusu davaya benzer

nitelikteki davalarda zamanaşımı süresinin on yıl olduğu ve zamanaşımının hangi

tarihten başlayacağına yönelik benzer değerlendirmelerin söz konusu olduğu

anlaşılmaktadır. Esasen başvurucunun bu yönde aksi bir düzenleme ya da yargısal

uygulama olduğuna dair somut bir açıklaması da yoktur. Bu yönüyle başvurucunun

alacak talebine karşı zamanaşımı definin ileri sürülebileceğine ilişkin

kanundan ve yerleşik yargısal içtihatlardan kaynaklanan uygulamanın da avukatla

temsil edilen başvurucu açısından öngörülmeyecek nitelikte bir hukuki

belirsizlik taşımadığı anlaşılmıştır.

25. Yukarıda açıklanan tespitler ışığında somut davada

başvurucunun birleşen davadaki tazminat talebinin zamanaşımı nedeniyle

reddedilmesine ilişkin uygulamanın kanuni bir dayanağının bulunduğu ve meşru

bir amaca yönelik olduğu, Mahkemece ulaşılan sonucun hukuki güvenlik ve

belirlilik ilkeleri bağlamında öngörülebilirlik sınırları içinde gözetilen

meşru amaç ile korunmak istenen hak açısından orantılı olduğu, yapılan yorumun

başvurucunun mahkemeye erişim hakkını zedelemediği sonucuna ulaşılmıştır.

26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

27. Başvurucu, uzun süren yargılama nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

29. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas

alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).

30. İş mahkemeleri nezdinde görülen davalarda yargılama

süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve

kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki

tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Nesrin Kılıç, B. No: 2013/772,

7/11/2013, § 58).

31. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında 18 yıllık yargılama süresinin

makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

32. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

34. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama

yapılması ile 220.000 TL maddi ve 110.000 TL manevi tazminata karar verilmesi

talebinde bulunmuştur.

35. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

36. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında başvuruya net 48.000 TL manevi tazminatın ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

37. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi

için başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Talepte bulunan başvurucunun bu konuda

herhangi bir belge sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine

karar verilmesi gerekir.

38. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve

3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.964,60 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 48.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

diğer tazminat taleplerin REDDİNE,

D. 364,60 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.964,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Kayseri 1. İş

Mahkemesine (E.2001/363, K.2017/504) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 16/12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucu : Ayça KAYAALTI Vekili : Av. Ahmet ÖZCEYHAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2019/27248, 16 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Mahkemeye
  14. B. Makul Sürede
  15. C. 6216 Sayılı
  16. A. 1. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  17. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul
  18. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  19. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2019/27248
Tarih
16 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Abdullatif Ucaman ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/1833)
  • Sevim Yücel Başvurusu (B. No: 2019/22287)
  • Osman Serhat Arıcan Başvurusu (B. No: 2018/14398)
  • Ahmet Bilen Başvurusu (B. No: 2019/21997)
  • Zeki Demir Başvurusu (B. No: 2015/16719)
  • Muğdat Ertürkmen Başvurusu (B. No: 2019/22258)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.