İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Genel Kurul

ANAYASA MAHKEMESİ · GENEL KURUL

KARAR

Ayşe Çelik ve Cafer Çelik Başvurusu (B. No: 2014/19993)

1. Başvuru, başvurucuların oğullarının şehit olması sonucu

Başvuru No2014/19993Tarih25 Temmuz 2017Okuma13 dk · 2.621 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Ayşe Çelik Ve Cafer Çelik Başvurusu

Karar tarihi
25 Temmuz 2017
Başvuru Numarası
2014/19993
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.621 kelime·13 dk okuma·26 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, başvurucuların oğullarının şehit olması sonucu

12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki

taleplerine ilişkin davanın reddedilmesi ve yargılama süresinin uzaması

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 23/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir.

7.İkinci Bölüm tarafından 5/7/2017 tarihinde yapılan toplantıda

başvurunun, Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görülmüş ve

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 28. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca

Genel Kurula sevkine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucuların pilot teğmen olan oğulları C.Ç., İç Güvenlik Harekatı çerçevesinde Tunceli ilinde görevlendirilmiş;

üzerine zimmetli silahıyla kendini yaralayan eri helikopterle Bingöl Devlet

Hastanesine sevk ederken helikopterin Bingöl ili Merkez Sancak Vartepe

mevkiinde düşmesi sonucu 19/2/2004 tarihinde vefat etmiştir.

10. Oğullarının ölümü sebebiyle kendilerine harp malulü aylığı

bağlanan başvurucular, 3713 sayılı Kanun kapsamında aylık, ikramiye ve diğer

özlük haklarının farkının ödenmesi talebiyle T.C. Emekli Sandığı Genel

Müdürlüğüne başvuruda bulunmuşlar; başvurucuların talebi idarece

reddedilmiştir.

11. Başvurucular, Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine 15/10/2004

tarihinde 3713 sayılı Kanun kapsamında yoksun kaldıklarını belirttikleri aylık,

ikramiye ve diğer özlük hakları farkının oğullarının ölüm tarihinden itibaren

yasal faizi ile ödenmesi talebiyle tam yargı davası açmışlardır.

12. Ankara 10. İdare Mahkemesinin 15/6/2005 tarihli ve

E.2004/3212, K.2005/863 sayılı kararı ile davanın kabulüne hükmedilmiştir.

13. Davalı idarenin temyizi üzerine Danıştay Onbirinci

Dairesinin 28/12/2007 tarihli ve E.2005/4253, K.2007/10154 sayılı ilamıyla ilk

derece mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

14. Bozma kararı üzerine yapılan incelemede Ankara 10. İdare

Mahkemesinin 20/1/2009 tarihli ve E.2009/28, K.2009/51 sayılı kararı ile ısrar

kararı verilmiştir.

15. Davalı idarenin temyizi üzerine Danıştay İdari Dava

Daireleri Kurulunun 10/4/2013 tarihli ve E.2009/691, K.2013/1336 sayılı

ilamıyla ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

16. Bozma kararına uyularak yapılan incelemede Ankara 10. İdare

Mahkemesinin 5/11/2013 tarihli ve E.2013/1587, K.2013/1542 sayılı kararı ile

davanın reddine hükmedilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun

15.7.2003 tarih ve 4928 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik Terör"

başlıklı 1. maddesinde ...

Yine aynı Kanun'un 21. maddesinde ise ...

Yukarıda yer verilen Yasa hükümleri birlikte

değerlendirildiğinde; memur ve kamu görevlilerinin görevlerini ifa ederlerken

terör eylemlerine muhatap olarak yaralanmaları, sakat kalmaları, ölmeleri veya

öldürülmeleri halinde bu Yasanın tanıdığı haklardan yararlanacakları açıktır.

Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından,pilot teğmen olan ve İç Güvenlik Harekatı

çerçevesinde Tunceli'de görevli bulunan oğullarının,üzerine zimmetli silahıyla

kendini yaralayan eri helikopterle Bingöl DevletHastanesine sevk ederken

helikopterin Bingöl İli, Merkez Sancak Vartepe mevkiinde düşmesi sonucu ölmesi

üzerine, ölüm olayının 3713 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilerek bu Yasanın

tanıdığı haklardan yararlanma istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Dava konusu olay her ne kadar terörün yoğun

olduğu bir yerde meydana gelmiş ise de, bu bölgede meydana gelen her ölüm

olayının terör eyleminden meydana gelmesi gibi bir durum sözkonusu olmamakta

olup, kendi zimmetli silahıyla yaralanan bir erin sevki sırasında yaşanan

olayda terörün etki ve tesirinin bulunmadığı ve helikopterin düşüşünde

ağırlıklı olarak pilotaj kusurunun da bulunduğu göz önüne alındığında, ölüm

olayının terör eylemlerinin neden ve etkisiyle ya da teröre maruz kalma

neticesinde gerçekleştiğini kabule olanak bulunmadığından davacıların talebinin

reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır."

17. Başvurucuların temyizi üzerine Danıştay Onbirinci Dairesinin

16/4/2014 tarihli ve E.2013/6072, K.2014/1956 sayılı ilamıyla onama kararı

verilmiştir.

18. Başvurucuların karar düzeltme istemi, aynı Dairenin

19/9/2014 tarihli ve E.2014/3246, K.2014/5274 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

Bu karar 26/11/2014 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiştir.

19. Başvurucular 23/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

20. Başvurucular 6/12/2016 tarihinde yargılamanın yenilenmesi

talebinde bulunmuşlardır.

21. Ankara 10. İdare Mahkemesinin 16/2/2017 tarihli ve

E.2016/5119, K.2017/395 sayılı kararı ile başvurucuların yargılamanın

yenilenmesi isteminin kabulüne, Mahkemenin 5/11/2013 tarihli veE.2013/1587,

K.2013/1542 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline,

başvuruculara 3713 sayılı Kanun kapsamında yoksun kaldıkları tüm aylık ikramiye

ve diğer özlük haklarının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal

faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"... 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; ''karara esas olarak

alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan

kalkması" hali ile (h) bendinde ; ''

Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı

yeni bir kararın verilmesine kanuni dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka

bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş

bulunması.'' hali yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında

sayılmıştır.

2330

sayılıNakdiTazminatveAylıkBağlanmasıHakkında Kanun'un1.maddesinde, bu Kanunun

amacının, barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle

görevli olanların bu görevlerinden dolayıya dagörevlerisonaermişolsa bile

yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları

yaralanmaveyahastalıksonucuölmeleriveyasakat kalmalarıhalinde ödenecek nakdi tazminat

ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek

nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesi olduğu belirtilmiştir.

Öte yandan,3713sayılı Terörle Mücadele

Kanununun 1/1. maddesinde terör;baskı,cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma,

sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin

niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek,

devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak,

TürkDevletininveCumhuriyetininvarlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini

zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok

etmek, Devletin iç vedışgüvenliğini, kamudüzeniniveyagenelsağlığı bozmak

amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her

türlüeylemler olarak tanımlanmış; 21. maddesinde ise kamu

görevlilerindenyurtiçindeveyurtdışında görevlerini ifa ederlerken

veyasıfatlarıkalkmışolsabilebugörevlerini

yapmalarındandolayıteröreylemlerinemuhatap olarak yaralanan, engelli hâle

gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve

AylıkBağlanması HakkındaKanun hükümlerinin uygulanacağı,ayrıcamalul olanlarla,

ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam

tutarının, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan;

emekli olanların öldürülmelerihalindeise,dulveyetimlerine bağlanacak aylığın

toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekliaylığından az

olmayacağı, yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım

ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olanlar ile ölenlerin dul ve

yetimlerine en yüksek Devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut

aylıkları üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödeneceği, bu

bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemelerin, faturası

karşılığında ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edileceği

kurala bağlanmıştır.

Yukarıda yer alan yasal düzenlemelerden

anlaşılacağı üzere, kamu görevlilerinin görevleriniifaederlerkenteröreylemlerinemuhatapolarak

yaralanmaları, engelli hâle gelmeleri, ölmeleri veya öldürülmeleri halinde 2330

sayılı Yasa uyarıncakendilerineveyadulveyetimlerineödenecektazminatve

bağlanacak aylığın yanısıra 3713sayılıYasanın21/1.maddesinin (a) bendi uyarınca

emekli ikramiyesi ile aylık ödenmesi de gerekmektedir.

Bunagöre, terör eylemlerinin önlenmesi, takip

edilmesi ve etkisiz hale getirilmesi amacıyla her türlü faaliyetten doğan

sakatlanma, yaralanmaveölüm olayınınteröreylemlerinemuhatapolmasonucundameydana

geldiğinde kuşku bulunmamaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacılar

tarafından, pilot teğmen olan ve İç Güvenlik Harekatı çerçevesinde Tunceli'de

görevli bulunan oğullarının, üzerine zimmetli silahıyla kendini yaralayan eri

helikopterle Bingöl Devlet Hastanesine sevk ederken helikopterin Bingöl İli,

Merkez Sancak Vartepe mevkiinde düşmesi sonucu ölmesi üzerine, ölüm olayının

3713 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilerek bu Yasanın tanıdığı haklardan

yararlanma istemiyle açmış olduğu davada Mahkememiz

tarafından 15.06.2005 tarihinde yapılan duruşma üzerine, 15.06.2005 tarih ve

E:2004/3212, K: 2005/863 sayılı kararı ile davacıların 3713 sayılı

Yasa kapsamında yoksun kalınan tüm aylık ikramiye ve diğer özlük haklarının

başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine

karar verildiği, bu kararın Danıştay 11. Dairesince yapılan temyiz incelemesi

neticesinde 28.12.2007 tarih ve E:2005/4253 K:2007/10154 sayılı kararı ile

bozulması üzerine, Mahkememizin 20.01.2009 tarih ve E:2009/28 K:2009/51 sayılı

kararı ile bozma kararına uyulmayarak E:2004/3212,

K: 2005/863 sayılı kararında ısrar edildiği, bu karar üzerine Danıştay İdari

Dava Daireleri Kurulu tarafından yapılan temyiz incelemesinde 10.04.2013 tarih

ve E: 2009/691, K:2013/1336 sayılı kararı ile Mahkememizin ısrar kararının

bozulması üzerine Mahkememiz tarafından 05.11.2013 tarih ve E:2013/1587

K:2013/1542 sayılı kararı ile Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulunun bozma

kararına uyularak davanın reddine karar verildiği, ancak davacılar

tarafından olay tarihinde aynı helikopter içerisinde yer alan ve aynı

helikopter kazası sonucu oğulları Kurmay Pilot Teğmen (C.Ç.) ile beraber

hayatını kaybeden Kurmay Pilot Yüzbaşı (H.T.) ile ilgili aynı konudaki dava

hakkında Ankara 8. İdare Mahkemesi'nin

11.05.2006 tarih ve E:2005/2271, K:2006/1011 sayılı kararıyla 3713

sayılı Yasa kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiği,

anılan kararın Danıştay 11.Dairesince yapılan temyiz incelemesinde onandığı

ancak sonrasında 17/04/2013 tarih E:2010/570,

K:2013/3832 sayılı kararıyla Karar Düzeltme istemi kabul edilerek

Ankara 8. İdare Mahkemesi kararının bozulduğu, Ankara 8. İdare Mahkemesinin

anılan bozma kararına uymayarak davanın reddi kararında ısrar etmesi

neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından yapılan inceleme de

''davacının eşi olan Kurmay Pilot Yüzbaşı

(H.T.)'ın ölüm olayının, o bölgede bulunma nedeni olan terörle mücadeleden

bağımsız düşünülemeyeceği ve 3713 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi gerektiği''

belirtilerek davalı idarece aksi yönde tesis edilen işlemde ve bu işlemin

iptali istemiyle açılan davanın reddine karar veren Ankara 8. İdare Mahkemesi

kararında hukuka uyarlık bulunmadığı kararı verdiği görülmektedir.

Bu durumda Mahkememizce 05/11/2013 tarih ve

E:2013/1587 K:2013/1542 sayılı verilen kararda gerekçeye esas alınan Danıştay

İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 10/04/2013 E:2009/691, K:2013/1336 sayılı

kararının olay tarihinde aynı helikopter içerisinde yer alan ve aynı helikopter

kazası sonucu hayatını kaybedenKurmay Pilot Yüzbaşı (H.T.) ile ilgili aynı

konudaki dava hakkında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 28/03/2016

tarih ve E:2014/1176, K:2016/1070 sayılı kararı ile''davacının eşi olan Kurmay

Pilot Yüzbaşı (H.T.)'ın ölüm olayının, o bölgede bulunma nedeni olan terörle

mücadeleden bağımsız düşünülemeyeceği ve 3713 sayılı Yasa kapsamında

değerlendirilmesi gerektiği'' belirtilerek davalı idarece aksi yönde tesis

edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığına hükmedilmesi neticesinde; 2577

sayılı Kanun'un 53.maddesinde yer alan ''karara esas olarak alınan bir ilam

hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması hali''

ile ''Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara

aykırı yeni bir kararın verilmesine kanuni dayanak yokken, aynı mahkeme yahut

başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş

bulunması.'' şartlarının oluştuğundan bahisle yargılamanın yenilenmesi

isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Olayda; davacıların oğlunun, 19.02.2014

tarihinde Yedisu İlçesi Kabayel J.Krk.K.lığı emrinde görevli yaralı er

(İ.Y.)'ın Bingöl Devlet Hastanesinde muayene ve tedavisinin yapılması

maksadıyla İç Güvenlik Harekatının yürütülmesinden sorumlu Tunceli

J.BLGK.lığının Terörle Mücadele Kapsamında görevlendirilen helikopterin düşmesi

sonucunda şehit olduğu, bu nedenle gerçekleşen ölüm olayının 3713 sayılı Yasa

kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucunda varıldığından, başvurularının

cevap verilmemek suretiyle reddine yönelik olarak tesis edilen işlemde hukuka

uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan; 3713 sayılı Terörle Mücadele

Kanunu'nun 21. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde, 12/07/2012 günlü, 28351

sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6353 sayılı Yasanın 75.

maddesiyle yapılan değişiklik ile "Erbaş ve erlerden veya geçici veya

gönüllü köy korucularından; terörle mücadele görevi ifa ederken yaralanarak

veya sakatlanarak ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması

koşullarının oluştuğu tespit olunanlar, 2330 sayılı Kanuna göre aylık

bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan,

bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren

çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır.

Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; aynı sebeplerle

hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık

almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları

ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık

bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan

yararlandırılır." hükmüne; yine aynı Yasa ile eklenen Ek fıkrada,

"Kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (j) bentleri kapsamına

girenlerden terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı

olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör

olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen

görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen

kazalar sonucunda yaralanan, sakatlanan, hastalanan veya hayatını kaybedenler,

birinci fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlandırılır." hükmüne

yer verilmiş olup; davacının 3713 sayılı Yasa'da tanınan haklardan

yararlandırılmasına yönelik yaklaşım, işlem tarihinden sonra yapılan yeni yasal

düzenlemeyle de uyumludur..."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 25/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

23. Başvurucular, makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

25. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkinşikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198,

7/11/2013, §§ 45, 47).

26. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

27. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olaydaki yaklaşık 9 yıl 11 aylık

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

28. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

1. Başvurucuların

İddiaları

29. Başvurucular; oğulları ile aynı gün aynı olay nedeniyle

şehit olan Kr. Plt. Yzb. H.T.nin ailesinin 3713 sayılı Kanun kapsamında açtığı

davanın kabul edildiğini, her iki dava mukayese edildiğinde yargı kararlarının

çelişkili olduğunu, ayrıca idari yargıda lehlerine birçok yargı içtihadı

bulunduğunu fakat davalarının reddedildiğini, açıklanan nedenlerle adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.

30. Başvurucuların vekili tarafından 17/4/2017 tarihinde Anayasa

Mahkemesine sunulan dilekçede; Kr. Plt. Yzb. H.T.nin murislerinin açtıkları

davada verilen karar emsal gösterilerek yapılan yargılamanın yenilenmesi

taleplerinin kabul edildiği ve dava konusu işlemin iptaline ve yoksun

kaldıkları 3713 sayılı Kanun kapsamındaki tüm aylık, ikramiye ve özlük

haklarının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte

ödenmesine karar verildiği, dolayısıyla iddialarının konusuz kaldığı, iddiaları

hakkında karar verilmesine yer olmadığını düşündükleri belirtilmiştir.

2. Değerlendirme

31. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 80. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının (c) bendi gereği Anayasa Mahkemesinin ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kalkmış olması ya da benzer nitelikteki başka bir gerekçeden dolayı

başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir sebebin olmadığı

kanaatine varması hâlinde Anayasa Mahkemesi başvurunun düşmesine karar

verebilir (S.Ö., B. No:

2013/7087, 18/9/2014, § 23).

32. Somut olayda, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılarak

başvurucuların mağdurluk statüsünün sona erdiği ve başvurunun incelenmesine

devam edilmesini gerektiren bir husus bulunmadığı anlaşılmaktadır.

33. Açıklanan nedenlerle adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kalkmış olması nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

35. Başvurucular, manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

36. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

37. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuların aynı konutu paylaştığı, ekonomik birliktelik

içerisinde olduğu dikkate alınarak net 15.600 TL manevi tazminatın

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

38. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının DÜŞMESİNE,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara net 15.600 TL manevi tazminatın müştereken

ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Ankara 10. İdare Mahkemesine

(E.2013/1587, K.2013/1542) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 25/7/2017

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Zühtü ARSLAN

Başkanvekili

:

Burhan ÜSTÜN

Başkanvekili

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh

KALELİ

Osman

Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Nuri

NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Leyla Nur

ODUNCU

Başvurucular

:

1. Ayşe

ÇELİK

2. Cafer

ÇELİK

Vekili

:

Av. Bülent

İLGÜ

Anayasa Mahkemesi Genel Kurul, E. 2014/19993, 25 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Makul Sürede
  8. B. Diğer İhlal İddiaları
  9. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  10. C. Başvuruculara net 15.600 TL manevi tazminatın müştereken
  11. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  12. F. Kararın bir örneğinin Ankara 10. İdare Mahkemesine
  13. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 25/7/2017
  14. Yıldırım
  15. Özgüldür
  16. Kaleli
  17. Kömürcü
  18. Necipoğlu
  19. Dursun
  20. Akıncı
  21. Topal
  22. M. Emin KUZ
  23. Gökcan
  24. Hakyemez
  25. Oduncu
  26. Çelik
  27. Çelik
  28. İlgü
  29. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Genel Kurul
Başvuru No
2014/19993
Tarih
25 Temmuz 2017

İlgili Kararlar

  • Coşkun Penbeoğlu Başvurusu (B. No: 2014/17473)
  • Murat Sezikli Başvurusu (B. No: 2014/14657)
  • Sayım Şeker Başvurusu (B. No: 2014/8688)
  • Emine Görgülü Başvurusu (B. No: 2014/5871)
  • Ömer Yıldız Başvurusu (B. No: 2014/6471)
  • Barış Sönmez Başvurusu (B. No: 2014/19801)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.