İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Beyboran Otelcilik Hizmet Gıda Tarım Hay. İnş. Pet. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/15754)

1. Başvuru; eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında

Başvuru No2014/15754Tarih20 Temmuz 2017Okuma10 dk · 2.074 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Beyboran Otelcilik Hizmet Gıda Tarım Hay. İnş. Pet. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu

Karar tarihi
20 Temmuz 2017
Başvuru Numarası
2014/15754
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.074 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında

usul ve kanuna aykırı karar verilmesi, dava konusu talep hakkında karar

verilmemesi ve yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/10/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu ile T.T.Ö. ortak girişim grubu (işveren) arasında

Gaziantep-Şanlıurfa otoyolu, Gaziantep-Birecik kesiminin yapım işinden dolayı

şantiye alanındaki işçilerin yemek ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 1/1/2003

tarihinde sözleşme imzalanmıştır.

9. Taraflar arasında düzenlenen ek protokollerle sözleşme

1/7/2003 ve 1/7/2005 tarihlerinde aynı şartlarda uzatılmıştır.

10. 16/11/2006 tarihinde iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi,

makine mühendisi ve şantiye şefi tarafından düzenlenen tutanakta "şantiye yemekhanesinde yapılan muhtelif

denetimlerde temizlik kurallarına uyulmadığı, kalitesiz malzeme kullanıldığının

tespit edildiği, defalarca uyarılmasına rağmen öğle yemeğinde paslı tel parçası

çıktığı, işçi sağlığı yönünden ciddi sağlık sorunlarının ortaya

çıkabileceği" belirtilmiştir.

11. Başvurucu tarafından işverene yazılan 17/11/2006 tarihli

yazıda "16/11/2006 tarihinde öğle

yemeğinden sonra proje müdürü ve temsilcisi H.G. tarafından firmamıza bundan

böyle yemek pişirmemiz, mutfak ve yemek takımlarını alıp götürmemizin şifahen

bildirildiği, proje müdürüne bu beyanın yazılı yapılması gerektiğinin

bildirilmesi üzerine proje müdürünün böyle bir yazı veremeyeceğini ve işyerini

terk etmemizi şifahen bir kere daha bildirildiği, aynı zamanda başka bir yemek

firması ile anlaşıldığının duyulduğu, bu durumda talebiniz doğrultusunda

işyerinin terk edileceği ve her türlü hakkın saklı tutulduğu"

belirtilmiştir.

12. İşveren tarafından başvurucuya gönderilen 20/11/2006 tarihli

yazıda "sözleşmenin 3.9. maddesindeki

şartlara muhtelif zamanlarda uyulmadığının tespit edildiği, firma yetkilisinin

şifahen uyarılarak bu gibi durumlara iyi niyetli yaklaşımlar ile çözüm

arandığı, bütün çabalara rağmen 16/11/2006 tarihli tutanakta belirtilen söz

konusu durumun hoşgörü sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceği, bu nedenle

sözleşme şartlarının (madde 3.9) ihlal edilmesinden dolayı sözleşmenin 9.1.

maddesi gereği feshedildiği" belirtilmiştir.

13. Başvurucu; Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde 21/2/2007

tarihinde açtığı davada sözleşmenin feshine dayanak yapılan tutanağın

içeriğinin doğru olmadığını, sözleşmenin haksız feshedildiğini belirterek

mutfak, yemekhane ve demirbaş bedelleri ile kendilerine haksız olarak

ödettirilen elektrik bedeli ve sözleşme nedeniyle uğranılan müspet zararların

tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

14. Mahkeme 24/7/2008 tarihli kararında davalı tarafın tüzel

kişiliği ve husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

15. Temyiz üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 30/12/2008

tarihli kararında, davada sözleşmenin tarafı olan iş sahibi adi ortakların da

davalı olarak gösterilmesi nedeniyle uyuşmazlığın esasına girilerek karar

verilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur.

16. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 25/1/2010 tarihli

kararıyla reddedilmiştir.

17. Bozma ilamına uyan Mahkemece yapılan yargılama sonucu

verilen 17/3/2011 tarihli kararda, 16/11/2006 tarihli tutanağı düzenleyenlerden

makine mühendisi ile şantiye şefi davalının çalışanı olsa da tutanağa iş yeri

hekiminin ve iş güvenliği uzmanının katılmış olması nedeniyle sahte bir tutanak

düzenlenemeyeceği, davacı tarafça ileri sürüldüğü gibi tutanak düzenlenmesinin

bir mizansen olamayacağı, bu açıdan öğle yemeğinden paslı tel çıkması nedeniyle

iş verenin sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, sözleşme hükümleri uyarınca

sözleşmeye aykırılık hâlinde derhâl fesih hakkının kullanılabileceği,

sözleşmede kararlaştırılan ihtar ve önel verilmesi koşulunun sözleşmenin iradi

olarak feshedilmesinin istenmesi hâlinde aranacak koşul olduğu, kaldı ki bu

önele uyulduğu, işverenin sözleşmeyi fesihte haklı olması nedeniyle davacının

müspet ve menfi zararlarını talep edemeyeceği, ayrıca sözleşmede fesih hâlinde

mutfak malzemelerinin işverene bırakılacağı kararlaştırıldığından mutfak

malzemelerine ilişkin bedelin de talep edilemeyeceği, sözleşmede mutfakta,

imalatta ve temizlikte kullanılacak su ve elektrik bedellerinin işveren

tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, işveren tarafından şantiyeye

tahakkuk ettirilen elektrik bedellerinden bir kısmının fatura ile davacıya

yansıtıldığı, davacı tarafından sekiz elektrik faturasının itirazı kayıt ileri

sürülmeksizin ödendiği, bu şekilde bedellerin ödenmiş olması nedeniyle taraflar

arasında o döneme ilişkin elektrik bedelleri konusunda bir çekişme olmadığının

anlaşıldığı, bu nedenle talebin de yerinde görülmediği belirtilerek bu istemler

reddedilmiştir. Bunun yanında Mahkeme; tespit dosyası ve bu dosyaya davalı

çalışanı şantiye şefinin yansıyan beyan ve anlatımları çerçevesinde, yemekhane

olarak kullanılan binanın sözleşme kapsamınca her ne kadar işveren tarafından

temin edileceği kararlaştırılmış ise de bu binanın davacı yüklenici tarafından

imal edilerek tefriş edildiğini, bilirkişi raporunda saptanan imalat ve tefrişe

ilişkin bedellerin davalı yüklenicilerden talep edilebileceğini belirterek buna

ilişkin talebi kabul etmiştir.

18. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin

28/11/2012 tarihli kararıyla onanmıştır.

19. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 18/9/2013 tarihli

kararıyla reddedilmiştir.

20. Ret kararı 22/9/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş ve

2/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV.İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 20/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

22. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

24. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, §§ 50, 52).

25. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

26. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda Ankara 1. Asliye Ticaret

Mahkemesinde 21/2/2007 tarihinde açılan tazminat davasının yargılamasının Yargıtay

15. Hukuk Dairesinin 18/9/2013 tarihli kararıyla sona erdiği anlaşılmıştır. Bu

nedenle karmaşık niteliği bulunmayan ve başvurucunun yargılamanın uzamasında

önemli bir etkisinin de tespit edilmediği başvuru konusu davada yaklaşık 6 yıl

6 aylık yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

27. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

1. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

28. Başvurucu, elektrik ve konteynır soğuk hava deposunun

bedeline ilişkin taleplerinin Mahkemece karara bağlanmadığını belirterek adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

29. Başvurucunun ihlal iddiasının uyuşmazlığın etkili bir

şekilde karara bağlanmasını isteme hakkı ilebağlantılı

olarak mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.

30. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına gelmektedir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen

veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme

kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını

ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52).

31. Mahkemeye erişim hakkı bireylerin yalnızca dava açabilme

hakkını güvence altına almaz. Yargı mercilerince, uyuşmazlığın içinde yer alan

maddi ve hukuki sorunların bütünüyle ele alınması ve karara bağlanması gerekir.

Bu açıdan mahkemeye erişim hakkı uyuşmazlığın karara bağlanmasını isteme

hakkını da içerir. Başka bir ifadeyle mahkemeye erişim hakkı, dava açma hakkı

ile sınırlı olmaksızın taraflara dava konusunu oluşturan tüm taleplerin

esasının incelenerek değerlendirilmesini isteme hakkı sağlar (Medikal Kozmetik ve Dış Ticaret Ltd. Şti.,

B. No: 2014/8282, 8/3/2017, § 37).

32. Başvurucu 21/2/2007 tarihli dava dilekçesinde, sözleşme

hükümlerine göre elektrik bedelinden davalı işverenin sorumlu olduğunu

belirterek kendilerinden tahsil edilen 7.407 TL'nin davalıdan tahsiline karar

verilmesini talep etmiş; konteynır soğuk hava deposuna ilişkin talep hakkını

saklı tutmuştur.

33. Mahkeme 17/3/2011 tarihli gerekçeli kararında elektrik

bedeline ilişkin ...sözleşmede, mutfakta

imalatta ve temizlikte kullanılacak su ve elektrik bedellerinin işveren

tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştır. İşveren tarafından şantiyeye tahakkuk

ettirilen elektrik bedellerinden bir kısmı fatura ile davacıya yansıtılmış,

davacı tarafından sekiz adet elektrik faturası itirazı kayıt ileri

sürülmeksizin ödenmiştir. İtirazı kayıt ileri sürülmeksizin elektrik

faturalarına ilişkin bedellerin ödenmiş olması nedeniyle yanlar arasında o

döneme ilişkin elektrik bedelleri konusunda bir çekişme olmadığı görüşüne

varıldığından bu yöne ilişkin istem yerinde görülmemiştir."şeklinde değerlendirme

yaparak talebi reddetmiştir.

34. Bunun yanında başvurucu dava dilekçesinde konteynır soğuk hava

deposuna ilişkin talep hakkını saklı tutmuşsa da Mahkemenin gerekçeli

kararında, bu hususta bedel tespiti yapılan üç kişilik bilirkişi heyeti

raporuna atıfta bulunarak "...yaptırılan

tespit dosyası ve bu dosyaya davalı çalışanı şantiye şefinin yansıyan beyan ve

anlatımları çerçevesinde yemekhane olarak kullanılan binanın sözleşme

kapsamınca her ne kadar işveren tarafından temin edileceği kararlaştırılmış ise

de bu binanın davacı yüklenici tarafından imal edilerek tefriş edildiği

anlaşıldığından bilirkişi raporunda saptanan imalat ve tefrişe ilişkin

bedellerin davalı yüklenicilerden talep edilebileceği ve davanın bu miktar

yönünden kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır." şeklinde

gerekçe ile bu talebin kabulüne karar vermiştir.

35. Buna göre Mahkemenin başvuru konusu taleplerle ilgili

değerlendirme yaparak uyuşmazlığın esasına yönelik hüküm kurduğu, bu açıdan

karar elde etme hakkı bağlamında mahkemeye erişim hakkına yönelik ihlal

iddiaların yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

36. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Yargılamanın Sonucunun Adil Olmadığına

İlişkin İddia

37. Başvurucu; feshin sözleşme hükümleri ve maddi gerçeklere

aykırı olduğunu, feshe dayanak gösterilen tutanağın tek taraflı olarak

hazırlandığını ve içeriğinin doğru olmadığını, fesih konusunda sözleşmeye göre

ihtar yapılması gerektiği hâlde bu koşulun yerine getirilmediğini, bilirkişi

raporundaki eksikliklerin giderilmesi yönünde ek rapor aldırılmasına ilişkin

taleplerinin yok sayıldığını, Mahkemece eksik inceleme sonucu delillerin hatalı

değerlendirilerek usul ve kanuna aykırı karar verildiğini belirterek adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

38. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

açık bir keyfîlik içermesi, bu durumun kendiliğinden

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu

çerçevede kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular derece mahkemesi

kararları, açık bir keyfîlik içermedikçe Anayasa

Mahkemesince incelenemez (Necati Gündüz,

Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

39. Başvurucunun ihlal iddiaları, yukarıda belirtilen içtihat

kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğindedir. Somut olayda Mahkeme, başvurucu

ve davalı tarafın iddia ve savunmalarını incelemiş; ilgili Kanun hükümlerini

somut olay çerçevesinde değerlendirmek (bkz. § 16) suretiyle davanın kısmen

kabulüne karar vermiştir. Mahkemenin gerekçesi ve başvurucunun iddiaları

incelendiğinde iddiaların özünün Derece Mahkemeleri tarafından hukuk

kurallarının ve delillerin değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet

olmadığına, esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu

anlaşılmaktadır.

40. Açıklanan nedenle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

41. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

42. Başvurucu ihlalin tespiti ile 92.407 TL maddi, 60.000 TL

manevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

43. Somut olayda, makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

44. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge

sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekir. Bunun yanında ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 7.200 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmek

gerekmiştir.

45. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 7.200 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç, 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesine

(E.2010/94, K.2011/131) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

20/7/2017tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz

PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ Celal Mümtaz AKINCI Recai AKYEL Raportör : Yakup MACİT Başvurucu : Beyboran Otelcilik Hizmet Gıda Tarım Hay. İnş. Pet. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili : Av. Enver Arsal YILDIRIM

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/15754, 20 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Iv.inceleme Ve Gerekçe
  7. A. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal
  8. B. Diğer İhlal İddiaları
  9. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
  10. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  11. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  12. Paksüt
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/15754
Tarih
20 Temmuz 2017

İlgili Kararlar

  • E.k. Başvurusu (B. No: 2014/5757)
  • Şükrü Esat Erkuş Başvurusu (B. No: 2014/14577)
  • Bayram Çağlar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/11171)
  • Kemal Demir Başvurusu (B. No: 2014/17141)
  • Ahmet Aydin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/11848)
  • Belkıs Abdı Başvurusu (B. No: 2014/16636)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.