İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Şükrü Esat Erkuş Başvurusu (B. No: 2014/14577)

1. Başvuru, karar düzeltme talebinin süre yönünden reddedilmesi

Başvuru No2014/14577Tarih19 Temmuz 2017Okuma12 dk · 2.412 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Şükrü Esat Erkuş Başvurusu

Karar tarihi
19 Temmuz 2017
Başvuru Numarası
2014/14577
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.412 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, karar düzeltme talebinin süre yönünden reddedilmesi

nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/9/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için 30/5/2017

tarihinde Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş

sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen Egebank'ın

(Banka) genel müdürü ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan başvurucu

hakkında kanuna aykırı karar ve işlemleriyle Bankayı zarara uğrattığı gerekçesi

ile 24/1/2003 tarihinde şahsi iflas davası açılmıştır.

9. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin (Mahkeme) 28/12/2009

tarihli ve E.2003/132, K.2009/887 sayılı kararı ile davanın reddine karar

verilmiştir.

10. Temyiz üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 14/7/2010

tarihli ve E.2010/5057, K.2010/8897 sayılı kararıyla hüküm bozulmuştur.

11. Başvurucunun karar düzeltme talebi aynı Dairenin 25/1/2011

tarihli ve E.2010/12155, K.2011/633 sayılı kararıyla süre yönünden

reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:

"1-İflas davaları HUMK.nun 176/9. maddesi hükmü uyarınca adli tatilde

görülebileceğinden temyiz ve karar düzeltme süreleri adli tatilde işlemeye

devam eder. İflas davalarında temyiz ve karar düzeltme süresi 10 gündür

(İİK.m.164,366). Yargıtay ilamı davalı Şükrü Esat Erkuş vekiline 17.08.2010

tarihinde, davalı R. Z. vekiline 20.08.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına

rağmen 10 günlük süre geçtikten sonra karar düzeltme talep edilmiştir.

Süresinde yapılmayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.

2-...

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu

bentte açıklanan nedenlerle Ş.Esat Erkuş ve R. Z.’nın karar düzeltme isteminin süreden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı A. S.’in HUMK.nun 440.maddesinde

sayılan sebeplerden hiçbirine girmeyen karar düzeltme isteminin

REDDİNE..."

12. Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 17/7/2012

tarihli ve E.2011/168, K.2012/147 sayılı kararı ile davanın başvurucu yönünden

kabulü ile şahsen iflasına karar verilmiştir. Kararın hüküm kısmı şöyledir:

“1-...

2-Davalılardan R. Z. ve Şükrü Esat Erkuş

hakkında açılan davanın kabulü ile bu davalıların 25.233.532,77.TL nin 22.12.1999 tarihinden iflas tarihine kadar işleyecek

değişen oranlarda yasal faiziyle müştereken ve mütelelsilen

tahsili ile sınırlı olmak üzere şahsen iflaslarına,

...

Davacı TMSF vekili ile Davalı R. Z. vekili ve

Davalı Esat Erkuş vekillerinin yüzlerine karşı Yargıtay yolu açık olmak üzere

karar verildi. 17/07/2012 ”

13. Temyiz üzerine bu defa Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin (Daire)

15/1/2014 tarihli ve E.2013/6241, K.2014/137 sayılı kararıyla başvurucunun

temyiz itirazları reddedilerek hüküm onanmıştır.

14. Dairenin 15/1/2014

tarihli onama kararında kanun yolu ve süresiyle ilgili olarak "...tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan

hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden

alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu

açık olmak üzere, ... oybirliğiyle karar verildi." ibaresi yazılmıştır.

15. Onama kararı 7/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

başvurucu 21/3/2014 tarihinde anılan karara karşı karar düzeltme isteminde

bulunmuştur.

16. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 12/5/2014 tarihli ve

E.2014/4245, K.2014/3699 sayılı kararıyla süre yönünden reddedilmiştir. Karar

gerekçesi şu şekildedir:

"Mahkemece davalıların

şahsi iflâsı talebi hakkında verilen karara ilişkin Dairemizin 15.01.2014 tarih

ve 2013/6241 E., 2014/137 K. sayı ilamı karar düzeltme isteminde bulunan

davalılardan R. Z. vekiline 05.03.2014 tarihinde, Esat Erkuş vekiline ise

07.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği halde, karar düzeltme dilekçeleri İİK’nın 164. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre

geçirildikten sonra sırasıyla 20.03.2014 ve 21.03.2014 tarihlerinde

verilmiştir. Süresinden sonra yapılan karar düzeltme istemleri hakkında

mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4

karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında Yargıtay tarafından da karar

verilebileceği kabul edilmiş olmakla, karar düzeltme itirazının reddi

gerekmiştir."

17. Ret kararı 4/8/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

2/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun

2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun ile değiştirilen 164. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

“Ticaret mahkemesince verilen

nihaî kararlar, 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre

alınan masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece re'sen

taraflara tebliğ olunur.

Bu

kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna

başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden

itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz

incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.

...”

19. 2004 sayılı Kanun’un 164. maddesinin 5311 sayılı Kanun ile

yapılan değişiklikten önceki hâli şöyledir:

“Ticaret mahkemesince verilen nihai kararlar

tebliğden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Kararlar 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınacak masraftan

karşılanmak suretiyle mahkemece resen taraflara tebliğ olunur.

...”

20. 2004 sayılı Kanun’a 5311 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle

eklenen geçici 7. maddesi şöyledir:

“Bölge adliye mahkemelerinin,

26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye

Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca göreve başlama tarihinden önce verilen

kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar İcra ve İflâs Kanununun bu Kanunla

yapılan değişiklikten önceki temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümleri

uygulanır.”

21. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 297. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“Hüküm "Türk Milleti

Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:

…

ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile

taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve

süresini.

…”

22. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi şöyledir:

"(1) Bölge adliye

mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece

Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri

Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086

sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam

olunur.

(2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama

tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında,

kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı

Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin

uygulanmasına devam olunur.

(3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine

görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086

sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır."

23. 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü

Muhakemeleri Kanunu’nun dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan 432. maddesinin

birinci fıkrası şu şekildedir:

“Temyiz süresi on beş gündür. Temyiz süreleri,

ilâmın usulen taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar.”

24. 1086 sayılı mülga Kanun’un 440. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Yargıtay kararlarına karşı tefhim veya

tebliğden itibaren 15 gün içinde aşağıdaki sebeplerden dolayı karar

düzeltilmesi istenebilir:

..."

25. 1086 sayılı mülga Kanun'un geçici 2. maddesi şöyledir:

"Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı

Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş,

Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci

maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce

aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla

yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına

devam olunur."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

26. Mahkemenin 19/7/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

1. Başvurucunun İddiaları

27. Başvurucu; Dairenin 15/1/2014 tarihli onama kararında karar

düzeltme süresinin on beş gün olarak gösterildiğini, kararın kendisine 7/3/2014

tarihinde tebliğ edildiğini, kararda belirtilen süre içerisinde 21/3/2014

tarihinde karar düzeltme talebinde bulunmasına rağmen Yargıtay Dairesince karar

düzeltme talebinin süre yönünden reddedildiğini ayrıca temyiz talebinin gerekçe

gösterilmeksizin reddedildiğini ve kanunun hatalı uygulanarak haksız şekilde

iflasına karar verildiğini belirterek Anayasa'nın 2., 36., 37. ve 40.

maddelerinde güvence altına alınan ilkerin ve

hakların ihlal edildiğini ileri sürmüştür..

2. Değerlendirme

28. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

29. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin özü karar düzeltme

talebinin Yargıtayca incelenmemesine yönelik

olduğundan inceleme adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı

yönünden yapılmıştır.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

30. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedenin de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Müdahalenin Varlığı ve Hakkın Kapsamı

31. Anayasa'nın 36. maddesinin birici

fıkrasında, herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada

bulunma ve savunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye

erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama

özgürlüğünün bir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf

olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni

(Sözleşme) yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini

belirtmektedir.

32. Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye

erişim hakkıdır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini

savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı

haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en

etkili yolu yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir (AYM,

E.2014/76,K.2014/142, 11/9/2014).

33. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kapsamında yaptığı

değerlendirmelerde mahkemeye erişim hakkının bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına geldiğini, kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya

mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını

önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamaların mahkemeye erişim hakkını ihlal

edebileceğini (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52), ilk derece mahkemesine dava açma hakkının yanında

itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma imkânı tanınmış ise

anılan yollara başvurma hakkının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini (Ali Atlı, B. No: 2013/500, 20/3/2014, §

49) belirtmiştir.

34. Süre yönünden karar düzeltme itirazının reddedilmesinin

mahkemeye erişim hakkına bir müdahale teşkil ettiği açıktır.

ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

35. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

36. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 36. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir.

37. Bu sebeple müdahalenin, Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe

dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının

belirlenmesi gerekir.

(1) Kanunilik

38. Başvuru konusu olayda, Yargıtay Dairesinin karar düzeltme

talebini 2004 sayılı Kanun'un 164. maddesinde öngörülen sürede yapılmadığı

gerekçesiyle reddettiği anlaşılmaktadır.

39. Yargıtay Dairesinin bu hükmü esas alarak verdiği ret

kararına göre yapılan müdahalenin kanun tarafından öngörülme ölçütünü

karşıladığı sonucuna varılmıştır.

(2) Meşru Amaç

40. Başvurucunun karar düzeltme itirazlarının incelenmemesi

sonucunu doğuran ret kararının, Mahkemelerin gereksiz yere meşgul edilmemesi,

davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı

hukuk düzenine karşı olan güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla verildiği, bu

açıdan meşru bir amaca yönelik olduğu anlaşılmıştır.

(3) Ölçülülük

41. Karar düzeltme talebinin reddedilmesi nedeniyle başvurucunun

mahkemeye erişimine getirilen sınırlamanın ölçülü olup olmadığı ve başvurucuya

ağır bir yük getirip getirmediği hususlarının değerlendirilmesi gerekir.

42. Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında devletin

işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı ve

başvuru sürelerini belirtmek zorunda oldukları ifade edilmiştir. Kanun koyucu,

devlet organlarının tesis ettiği işlemlere karşı kanun yolları, hangi mercilere

başvuracağı ve başvuru süresi bakımından tarafların doğru bilgi sahibi

olmalarını sağlayarak dağınık mevzuat karşısında hangi yola müracaat edeceğini

bilmeyen yahut tereddüt eden bireylerin hak arama özgürlüğünü etkin ve sağlıklı

bir şekilde kullanmalarını amaçlamıştır (Kommersan Kombassan Mermer Maden İşletmeleri Sanayi ve

Ticaret A.Ş. ve diğerleri, B. No: 2013/7114, 20/1/2016, § 50).

43. Dava açma ya da kanun yollarına başvuru için belli sürelerin

öngörülmesi, bu süreler dava açmayı imkânsız kılacak ölçüde kısa olmadıkça

hukuki belirlilik ilkesinin bir gereğidir ve mahkemeye erişim hakkına aykırılık

oluşturmaz. Ne var ki öngörülen süre koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak

yanlış uygulanması ya da hatalı hesaplanması nedeniyle kişiler dava açma ya da

kanun yollarına başvuru hakkını kullanamamışsa mahkemeye erişim hakkının ihlal

edildiğini kabul etmek gerekir (Garanti

Bankası A.Ş., B. No: 2013/4553, 16/4/2015, § 42).

44. Başvurucu; onama kararında karar düzeltme süresinin on beş

gün olarak açıklanmasına ve açıklanan bu sürede (14. gün) Yargıtaya

başvurmasına rağmen Dairenin kararında gösterdiği süre yerine Kanun kapsamında

öngörülen karar düzeltme süresini dikkate alarak karar düzeltme hakkının

elinden alındığını belirtmiştir.

45. Kanun yoluna başvuru kapsamında yargısal sistem açısından

olaya bakıldığında, başvurucunun Dairenin onama kararında kendisine tanınan on

beş günlük süreye güvenerek hareket ettiği, kararda belirtilen bu sürenin

başvurucuyu yanılttığı ve hukuki belirsizlik yarattığı sabittir. Kanun yolunu

ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü dikkate alındığında karar

düzeltme süresinin on gün olduğunu kabul ederek karar düzeltme istemini süre

yönünden reddine karar veren Yargıtay Dairesinin değerlendirmesinin mevzuat

hükümleri çerçevesinde ve öngörülebilirlik sınırları içinde olduğunun kabul

edilemeyeceği, aşırı şekilci (katı) yapılan yorum ile başvurucunun karar

düzeltme hakkını kullanmasının engellediği anlaşılmaktadır. Yaratılan

belirsizliğin sonuçlarına başvurucunun katlanması ölçülü olmadığından karar

düzeltme talebinin reddedilmesi mahkemeye erişim hakkını zedelemiştir.

46. Yukarıda açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

47. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

48. Başvurucu, ihlalin tespitine karar verilmesi talebinde

bulunmuştur.

49. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna

ulaşılmıştır.

50. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin Yargıtay ilgili Dairesine gönderilmek üzere İstanbul 1.

Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

51. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla

ilgili Yargıtay Dairesine gönderilmek üzere İstanbul 1. Asliye Ticaret

Mahkemesine (E.2011/168, K.2012/147) GÖNDERİLMESİNE,

D. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

toplam yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

19/7/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Volkan

SEVTEKİN

Başvurucu

:

Şükrü Esat

ERKUŞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/14577, 19 Temmuz 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Sonuç
  7. Reddine..."
  8. IV. İlgili Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  11. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  12. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  13. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Hakyemez
  16. Sevtekin
  17. Erkuş
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/14577
Tarih
19 Temmuz 2017

İlgili Kararlar

  • Bayram Çağlar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/11171)
  • Kemal Demir Başvurusu (B. No: 2014/17141)
  • Ahmet Aydin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/11848)
  • Belkıs Abdı Başvurusu (B. No: 2014/16636)
  • Engin Kabadaş Başvurusu (B. No: 2014/18587)
  • Erkan Esengin Başvurusu (B. No: 2014/13048)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.