İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Burhan Carlı Başvurusu (B. No: 2014/8781)

1. Başvuru, tutuklamanın makul süreyi aşması nedeniyle kişi

Başvuru No2014/8781Tarih9 Mart 2017Okuma9 dk · 1.814 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Burhan Carlı Başvurusu

Karar tarihi
9 Mart 2017
Başvuru Numarası
2014/8781
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.814 kelime·9 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutuklamanın makul süreyi aşması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması,

özel statülü mahkemede yargılama yapılması, delillerin hatalı değerlendirilmesi

ve savunma hakkının kısıtlanması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/5/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca muhtelif

suçlardan yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin

2/11/2007 tarihli ve 2007/127 Sorgu sayılı kararıyla tutuklanmıştır.

8. Soruşturma dosyasına erişim, soruşturma evresinin bir

kısmında Mahkeme kararıyla kısıtlanmıştır.

9. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2/1/2008 tarihli ve

E.2008/2 sayılı iddianamesiyle suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma,

izinsiz tehlikeli madde bulundurma, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden

yoksun kılma, yağma ve 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve

Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından başvurucu

hakkında kamu davası açılmıştır.

10. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince (CMK 250. madde ile

görevli) yürütülen yargılamada, aynı Mahkemenin dört dosyası daha başvurucunun

da yargılandığı E.2008/4 sayılı dosya ile birleştirilmiştir. Birleştirmeler ile

birlikte yargılanan sanık sayısı otuz olmuştur.

11. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile

görevli) 19/10/2011 tarihli kararıyla başvurucunun atılı suçlardan

mahkûmiyetine ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir.

12. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 5/3/2014

tarihli ve E.2013/10692, K.2013/3783 sayılı kararıyla başvurucu hakkında 6136

sayılı Kanun'a muhalefet dışındaki suçlardan verilen hükümler onanmıştır.

13. Anılan karar, başvurucu tarafından 28/4/2014 tarihinde

öğrenilmiştir. Bireysel başvuru 20/5/2014 tarihinde yapılmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 9/3/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

15. Başvurucu, tutukluluğunun makul süreyi aştığını belirterek

kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

16. Anayasa Mahkemesi, benzer iddiaların ileri sürüldüğü

başvurulara ilişkin olarak birçok kararında “zaman bakımından yetkisi”yle ilgili ilkeleri belirlemiştir. İlk derece

mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının anılan yetkinin başladığı 23/9/2012

tarihinden sonra verilmiş olması gerektiği, bu tarihten önce verilen bir nihai

kararla sona eren tutukluluk hâllerine ilişkin başvuruların zaman bakımından

yetki dışında kaldığı kabul edilmiştir (Osman

Büyüksu, B. No: 2013/5512, 3/4/2014, §§

20-24; Ali Öksüz, B. No:

2013/6065, 3/4/2014, §§ 20-23; Cevdet Genç,

B. No: 2012/142, 9/1/2014, §§ 24-29).

17. Somut olayda başvurucunun suç isnadına bağlı tutukluluk

durumu başvurucunun mahkûm edildiği 19/10/2011 tarihinde yani bireysel

başvuruların incelenmeye başlandığı tarih olarak belirlenen 23/9/2012

tarihinden önce sona ermiştir.

18. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. İddia Makamının

İşlemlerine, Mahkemenin Bağımsız ve Tarafsızlığına İlişkin İhlal İddiaları

19. Başvurucu; soruşturmanın bizzat Cumhuriyet savcısı yerine

kollukça yapıldığını, iddianame tanzim edilirken lehe delillerin görmezden

gelindiğini, suça konu senedin Cumhuriyet Savcısınca aslının araştırılması

yerine fotokopisi ile yetinildiğini, bu evrede lehe delil ileri sürülemediğini,

müştekilerin sonradan vazgeçtikleri beyanlarına neden itibar edilmediğinin esas

hakkındaki mütalaada açıklanmadığını, yargılandığı Mahkemenin özel statülü

olarak kurulduğunu, bu tür mahkemelerin yargılamalarının güven vermediğini,

kanun koyucu tarafından sonradan bu sebeplerle kaldırıldığını belirterek

Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) ihlal dildiğini ileri

sürmüştür.

20. 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3),48. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları uyarınca başvurucunun başvuru konusu olaylara ilişkin iddialarını

açıklama, dayanılan Anayasa hükmünün ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını

kanıtlama, bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle

ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeleri ve delilleri sunma yükümlülüğü

bulunmaktadır (S.S.A., B. No:

2013/2355, 7/11/2013, § 38; Veli Özdemir,

B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

21. Somut olayda başvurucu, Savcılık işlemlerine yönelik ihlal

iddialarını soyut ve genel ifadelerle ileri sürmüş; soruşturma evresindeki

işlemlerden ve esas hakkındaki mütalaadan dolayı haklarının ne şekilde ihlal

edildiğine ilişkin gerekçeleri açıklama yönündeki yükümlülüğünü yerine

getirmemiştir.

22. Başvurucu, Mahkemenin bağımsız ve tarafsızlığına ilişkin

ihlal iddiasını da salt 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun 250. maddesi ile görevli Mahkemenin özel statülü olarak kurulmasına

ve kamuoyu nezdinde bu mahkemelerin güven vermedikleri iddiasına dayandırmış ve

anılan Mahkemenin neden adil yargılama yapmadığını temellendirmemiştir. Bir

başka ifadeyle Mahkemenin hangi somut özelliğinin adil yargılanma hakkını ihlal

ettiği konusunda bir açıklamada bulunmamıştır. Bu nedenlerle ihlal iddiası ve

bu iddianın temelindeki olguların ispatına ilişkin yeterli açıklamalarda

bulunmayan başvurucunun iddiasını kanıtlayamadığı sonucuna varılmıştır.

23. Açıklanan nedenlerle başvurucu tarafından ileri sürülen

ihlal iddiaları kanıtlanamadığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Dosyaya Erişiminin

Engellenmesi Nedeniyle Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin İddia

24. Başvurucu, soruşturma evresinde dosyaya erişiminin

engellenmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını belirterek adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

25. Anayasa Mahkemesi, benzer iddiaların ileri sürüldüğü bir

başvuruda bu konudaki ilkeleri belirlemiştir. Buna göre süphelinin

dava dosyasına erişimine getirilen kısıtlama, duruşma öncesi delillerin suç

isnadı altındaki kişiye ulaştırılmasını ve sözlü yargılama aşamasında sanığın müdafii aracılığıyla deliller üzerine görüş sunmasını

engellememelidir. Kısıtlamaya ilişkin kararın alınmasında çelişmeli yargılama

ve silahların eşitliği ilkelerine riayet edilmeli ve sanığın menfaatlerinin

korunması için yeterli güvenceler sağlanmalıdır (Ersin Ekmekçi ve Sinan Ekmekçi, B. No: 2013/6068,

18/11/2015, §§ 54-68).

26. Başvurucu, duruşma öncesinde delillerin bir kısmından haberdar

olmuş, sözlü yargılama aşamasında (duruşmada) müdafii

aracılığıyla deliller üzerine görüş bildirmiş ve itirazlarını sunmuştur. Ayrıca

başvuru dosyası incelendiğinde “silahların eşitliği” ve “çelişmeli yargılama”

ilkelerine aykırı olarak başvurucuya delillerini sunma, inceletme ve itiraz

etme hususlarında uygun olanakların sağlanmadığına ilişkin bir delil de

bulunmamaktadır.

27. Açıklanan nedenlerle savunma hakkına yönelik bir ihlalin

olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

D. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

28. Başvurucu; mahkeme kararlarının gerekçeli olmasına ilişkin

kurallara uyulmadığını, gerekçe gösterilmeksizin teşdit uygulandığını

belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

29. Anayasa’nın 36. maddesi gereği mahkemelerin her türlü

kararının gerekçeli olması gerekir. Ancak bu hak, yargılamada ileri sürülen tüm

iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz (Mehmet Yavuz, B. No: 2013/2995, 20/2/2014,

§ 51). Ancak ileri sürülen iddialardan biri kabul edildiğinde davanın sonucuna

etkili olması hâlinde mahkeme bu hususa belirli ve açık bir yanıt vermek

zorunda olabilir(Yasemin

Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 56).

30. Yargılama sonunda sanık savunmaları, müşteki beyanları, olay

nedeniyle düzenlenen teşhis tutanakları, aramalar sonucu elde edilen deliller,

doktor raporları, ekspertiz raporları, telefon görüşme içerikleri ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verildiği anlaşılmıştır.

Ayrı ve açık bir yanıt verilmesini gerektiren, başvurucunun cezasının

azalmasına veya kalkmasına neden olabilecek türde (uyuşmazlığın çözümü için

esaslı) tüm iddia ve savunmaları ile dosya kapsamı dikkate alınarak verilen

kararda hükme ulaşılması için yeterli gerekçe bulunduğu görüldüğünden gerekçeli

karar hakkına yönelik bir ihlal olmadığının açık olduğu anlaşılmaktadır. Diğer

yandan suçun işleniş biçimi, yeri ve zamanı, müşteki üzerinde meydana getirdiği

etki dikkate alınarak başvurucu hakkındaki cezalar belirlenirken alt sınırdan

uzaklaşılmıştır.

31. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

E. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

32. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

33. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

34. Ceza yargılamasının süresi tespit edilirken sürenin

başlangıç tarihi olarak bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar

tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak etkilendiği arama ve gözaltı

gibi birtakım tedbirlerin uygulandığı tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak

ise suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği, yargılaması devam eden

davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (B.E., B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 34)

35. Ceza yargılamasının süresinin makul olup olmadığı

değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların

ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın

süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate

alınır (B.E., § 29)

36. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen yargılamada,

aynı Mahkemenin dört dosyası daha başvurucunun da yargılandığı E.2008/4 sayılı

dosya ile birleştirilmiştir. Birleştirmeler ile birlikte yargılanan sanık

sayısı otuz olmuştur. Yukarıda belirtilen ilkeler, davanın karmaşıklığı, taraf

sayısı ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda verdiği kararlar dikkate

alındığında somut olayda suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, izinsiz

tehlikeli madde bulundurma, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

ve yağma suçlarına yönelik yaklaşık 6 yıl 4 ay 25 gün sürdüğü anlaşılan

yargılamanın süresinin makul olduğu sonucuna varmak gerekir.

37. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edilmediğine karar

verilmesi gerekir.

F. Diğer İhlal İddiaları

38. Başvurucu; hakkında yürütülen ceza yargılamasında cezaların

şahsiliği ilkesine aykırı davranıldığını, takdiri indirim hükümlerinin

uygulanmadığını, şüpheden ve varsayımdan uzak delillere dayanılmadığını,

delillerin takdirinde yanılgıya düşülmesi suretiyle haksız olarak mahkûm

edildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

39. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık keyfîlik içeren

tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet

Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

40. Somut olayda İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan

yargılamada; sanık savunmaları, müşteki beyanları, olay nedeniyle düzenlenen

teşhis tutanakları, aramalar sonucu elde edilen deliller, doktor raporları,

ekspertiz raporları, telefon görüşme içerikleri ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilmek suretiyle bir karar verildiği anlaşılmıştır. Başvurucunun

anılan iddialarının esas itibarıyla Derece Mahkemelerince verilen kararlarda

delillerin değerlendirilmesinde isabet bulunmadığına ve dolayısıyla kararın

sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir. Yapılan yargılamada Mahkemenin ve Yargıtayın kararında bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik oluşturan herhangi bir durum da tespit

edilmemiştir.

41. Başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının

yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

sonucuna varıldığından başvurunun bu kısmının

açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın zaman bakımından

yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. İddia makamının

işlemlerine, mahkemenin bağımsız ve tarafsızlığına ilişkin ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Dosyaya erişiminin

engellenmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığı iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Gerekçeli karar

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

5. Makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

6. Diğer ihlal

iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin bilgi için (kapatılan) İstanbul 12.

Ağır Ceza Mahkemesinin (E.2008/4, K.2011/180) yerine bakan Mahkemeye

GÖNDERİLMESİNE,

E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

9/3/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Akif

YILDIRIM

Başvurucu

:

Burhan CARLI

Vekili

:

Av. Muzaffer

DEĞİRMENCİ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/8781, 9 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Kişi Hürriyeti ve
  8. B. İddia Makamının
  9. C. Dosyaya Erişiminin
  10. D. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine
  11. E. Makul Sürede
  12. F. Diğer İhlal İddiaları
  13. E. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Gökcan
  15. Hakyemez
  16. Yıldırım
  17. Değirmenci
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/8781
Tarih
9 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Murat Eken ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/12481)
  • Firuze Batır ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/6420)
  • Celal Pörklü Başvurusu (B. No: 2014/16542)
  • Asya Oktay ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/3549)
  • Gülcan Keleş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/797)
  • Ahmet Savcı ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/7697)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.