İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Cahit Yiğit Başvurusu (B. No: 2016/2736)

1. Başvuru, bir internet haber sitesine tamamıyla erişimin

Başvuru No2016/2736Tarih27 Kasım 2019Okuma15 dk · 3.021 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Cahit Yiğit Başvurusu

Karar tarihi
27 Kasım 2019
Başvuru Numarası
2016/2736
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.021 kelime·15 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir internet haber sitesine tamamıyla erişimin

engellenmesi kararı verilmesinin basın özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/2/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu, bireysel başvuru formunda www.yuksekovaguncel.com isimli internet

adresinin imtiyaz sahibi olduğunu belirtmiştir. Başvurucu, anılan sitenin

Hakkâri'nin Yüksekova ilçesi merkezli yerel bir haber sitesi olduğunu

bildirmiştir.

10. Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğünün talebi ve

(kapatılan) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının (TİB) 20/8/2015 tarihli

yazısı gereğince anılan internet sitesinin de içinde bulunduğu on üç internet

adresine erişimin engellenmesine karar verilmiştir.

11. TİB 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında

Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele

Edilmesi Hakkında Kanun’un 8/A maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince

erişimin engellenmesi kararını aynı gün Gölbaşı Sulh Ceza Hâkimliğinin onayına

sunmuştur. TİB tarafından Hâkimliğe sunulan dilekçeye, erişimin engellenmesi

kararı verilen internet adreslerinin ekran görüntüleri eklenerek "Bahse konu İnternet ortamında yayınlanan

içeriklerin yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin ihlaline

sebebiyet vermesi" nedeniyle erişimlerinin engellenmesine karar

verildiği belirtilmiştir.

12. Gölbaşı Sulh Ceza Hâkimliğince, TİB tarafından onaya sunulan

erişimin engellenmesi kararı aynı gerekçeyle 20/8/2015 tarihinde onaylanmıştır.

13. Başvurucunun onaylama kararına itirazı, Ankara 5. Sulh Ceza

Hâkimliğince 15/12/2015 tarihinde reddedilmiştir.

14. Ret kararı başvurucuya 27/1/2016 tarihinde tebliğ

edilmiştir. Başvurucu 5/2/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

15. İnternet üzerinden yapılan araştırmada, sahibi olduğu web

sitesine erişimin engellenmesi üzerine başvurucunun internet yayınına www.yuksekovaguncel.org isimli internet

adresi üzerinden devam ettiği; anılan adreste yerel haberlerin yanı sıra

güncel, ekonomi, politika, spor, kültür-sanat, eğitim, yaşam gibi başlıklar

altında oldukça geniş yelpazede haber yayımlandığı tespit edilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kurallarının yer aldığı

karar için Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. ([GK],

B. No: 2015/18936, 22/5/2019, §§ 23-34) kararına bakılabilir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 27/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

18. Başvurucu;

i. İmtiyaz sahibi olduğu internet haber portalına

erişimin bütünüyle engellendiğini ancak ne idarenin erişimin engellenmesi

kararında ne de sulh ceza hâkimliklerinin onaylama ile onaylama kararına

itirazın reddi kararlarında söz konusu tedbirin hangi gerekçeyle alındığının

açıklanmadığı belirterek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

ii. İnternet haber sitesinin tümüne yönelik gerekçesiz olarak

alınan tedbir kararının sansür niteliğinde olduğunu ve ifade özgürlüğüne

yönelik orantısız bir müdahale oluşturduğunu belirterek ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.

iii. İnternet sitesine erişimin engellenmesi kararına itirazın

üst mahkemede değil numara olarak kendisini izleyen sulh ceza hâkimliğinde

karara bağlanmasının Anayasa'nın 36. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

19. Bakanlık görüşünde, başvuru konusu erişimin engellenmesi

tedbirinin alındığı dönemde PKK terör örgütünün Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu

Bölgelerinde bulunan bazı şehir merkezlerinde halkın huzur ve güvenliğini

bozmaya yönelik eylemler yaptığı, halkın kamu hizmetlerine ulaşmasını

engellemeye çalıştığı ve kolluk güçlerini hedef alan faaliyetler içinde olduğu

belirtilmiştir. Bakanlık; terör örgütünün emellerini gerçekleştirmek amacıyla

medyayı da kullanmaya çalıştığını, bu nedenle 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi

gereğince alınan tedbirin demokratik bir toplumda gerekli olduğunu ve erişimin

engellenmesi kararı için gösterilen gerekçelerin ilgili ve yeterli olduğunu

bildirmiştir.

20. Bakanlığın görüşüne cevap dilekçesinde başvurucu, bireysel

başvuru dilekçesindeki iddialarını tekrarlamıştır. Başvurucu; ek olarak haber

sitesinde yer alan gerek kendileri tarafından yapılan gerek ulusal ve yerel

basından alınan haberlerin hiçbirinde herhangi bir örgütü övücü ya da

destekleyici bir unsur bulunmadığını ifade etmiştir. Başvurucu; internet

sitesinde yalnızca siyasi konulara ilişkin haberlerin değil spor, sanat, sağlık

gibi yaşamın her alanına yönelik haberlerin bulunduğunu, bu içeriklerin hangi

gerekçeyle erişimin engellenmesi tedbirine konu olduğunun Bakanlık tarafından

da açıklanmadığını belirtmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşünde internet haber

sitesine erişimin engellenmesi ile terör örgütünün eylem ve olaylarının

gerçekleştirilmesi arasındaki illiyet bağını ortaya koyamadığını ileri

sürmüştür.

B. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun sulh ceza hâkimliklerinin

erişimin engellenmesi kararına itirazın bu yargı mercilerince karara

bağlanmasının etkili bir itirazda bulunmayı imkânsız hâle getirdiği ile ilgili

şikâyetlerine benzer şikâyetler Anayasa Mahkemesince daha önce birçok kararda

incelenmiştir. Bu kararlarda sulh ceza hâkimliklerinin yapısal özellikleri

dikkate alınarak Anayasa Mahkemesince söz konusu iddiaların açıkça dayanaktan

yoksun olduğu sonucuna varılmıştır (Hikmet

Kopar ve diğerleri [GK], B. No: 2014/14061, 8/4/2015, §§ 101-115; Mehmet Baransu (2),

B. No: 2015/7231, §§ 64-78, 94-97). Eldeki başvuruda Anayasa Mahkemesinin bu

kararlarından ayrılmayı gerektirecek bir durum görülmediğinden başvurucunun

diğer şikâyetlerine odaklanılacak ve başvurucunun iddiaları ifade özgürlüğü ve

basın özgürlüğü kapsamında incelenecektir.

22. Anayasa’nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti”

kenar başlıklı 26. maddesi ve “Basın

hürriyeti” kenar başlıklı 28. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(26) Herkes, düşünce ve kanaatlerini

söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve

yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın

haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması, milli güvenlik,

kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi

ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, ...

amaçlarıyla sınırlanabilir…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.

...

(28) Basın hürdür, sansür edilemez…

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini

sağlayacak tedbirleri alır.

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın

26 ve 27 nci maddeleri

hükümleri uygulanır…”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

24. İnternet haber sitesine tümüyle erişimin engellenmesine karar

verilmiştir. Söz konusu mahkeme kararı ile başvurucunun ifade ve basın

özgürlüklerine yönelik bir müdahalede bulunulmuştur.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

25. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve

hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik

toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

26. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın

13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından

öngörülme, Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp

sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

27. İfade özgürlüğüne yönelik müdahalenin 5651 sayılı Kanun'un

8/A maddesi kapsamında yapıldığı tespit edilmiştir.

ii. Meşru Amaç

28. Başvuruya konu internet haber sitesine erişimin engellenmesine

ilişkin kararın yaşam hakkı ile kişilerin

can ve mal güvenliğinin korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası

olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

29. Somut olaya uygulanan genel ilkelerin geniş anlatımı için

Anayasa Mahkemesinin Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. (aynı

kararda bkz. §§ 47-75) kararına bakılabilir.

(2) 5651

Sayılı Kanun'un 8/A Maddesine Dayanan Erişimin Engellenmesi Kararı Hakkında

Bazı Tespitler

30. Anayasa Mahkemesi, Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. kararında

5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi ile getirilen içeriğin yayından çıkarılması ve

yayına erişimin engellenmesi kararlarına yönelik usulü ayrıntılı bir şekilde

incelemiştir. Mahkemeye göre bu usul, kanun koyucunun internet ortamında

işlenen suçlarla mücadelenin daha etkin yapılabilmesi ihtiyacı nedeniyle

öngördüğü özel ve hızlı sonuç alınabilecek bir koruma tedbiri kararıdır (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §

63; Ali Kıdık, B.

No: 2014/5552, 26/10/2017, § 55).

31. 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamındaki erişimin

engellenmesi yolu ancak gecikmesinde sakınca bulunan, dolayısıyla ivedilikle

müdahale etmeyi gerektirecek hâllerde işletilmesi gereken istisnai bir yoldur.

Dolayısıyla başvuruya konu internet yayınına erişimin engellenmesi tedbirinin

alınmasının haklılığı, ancak bir görüşte haklılık veya ilk bakışta (prima facia)

haklılık olarak nitelendirilebilir. Yetkili makamlardan bu yolun gecikmesinde

sakınca bulunan hâllere özgü olarak kullanılması gereken istisnai bir yol

olduğu bilinciyle hareket ederek hassasiyetle karar vermeleri beklenir (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §

71; Ali Kıdık,

§ 59).

32. Şiddeti öven, kişileri terör örgütünün yöntemlerini

benimsemeye, şiddet kullanmaya, nefrete, intikam almaya veya silahlı direnişe

tahrik ve teşvik eden yayınlar gibi internet ortamında demokratik toplum

düzenini tehlikeye atan yayınların daha ileri bir inceleme yapılmaya gerek

olmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılı Kanun'un 8/A

maddesinde öngörülmüş olan istisnai usul işletilebilir (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., § 72). Böyle

durumlarda ilk bakışta ihlal doktrini

internet ortamında yapılan yayınlara karşı kamusal menfaatlerin hızlı bir

şekilde korunması ihtiyacıyla ifade hürriyeti arasında adil bir denge

sağlayacaktır (Ali Kıdık,

§§ 62, 63).

(3) 5651

Sayılı Kanun'un 8/A Maddesi Kapsamında Erişimin Engellenmesine Karar Verilmesi

Biçimindeki Müdahalelerde İdari ve Yargısal Makamlar Tarafından Gözetilmesi

Gereken Hususlar

33. Anayasa Mahkemesi, Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. kararında

ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine

uygun kabul edilebilmesi için 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesi kapsamında

verilen erişimin engellenmesi kararlarında idari ve yargısal makamlar

tarafından gözetilmesi gereken hususları açıkça ortaya koymuştur (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A. Ş., §§

73-75).

34. Erişimin engellenmesi kararı onayına sunulan sulh ceza

hâkimliğinin ve itiraz merciin, erişimin engellenmesi kararının verilmesini

talep eden ve/veya kararı veren idari makamlarla aynı sonuca ulaşmaları ve bunu

aynı gerekçeyi kullanarak veya atıfla kararlarına yansıtmaları, kararın

gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterlidir. Sulh ceza mahkemesinin

erişimin engellenmesine ilişkin idari kararların gerekçelerini tekrar ettiği

veya atıfla yetindiği hâllerde Anayasa Mahkemesi, dayanılan idari kararların

gerekçelerini denetleyecektir. İfade özgürlüğüne gerekçesiz olarak veya Anayasa

Mahkemesince ortaya konulan kriterleri karşılamayan bir gerekçe ile yapılan

müdahaleler Anayasa'nın 26. maddesini ihlal edecektir (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., § 73).

35. Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş. (aynı

kararda bkz. § 74) kararında, mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derece

mahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgili

ve yeterli sayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzer

başvuruların koşullarına göre değişebilecek unsurlar şu şekilde sıralanmıştır:

i. İnternet içeriğine erişimin engellenmesi kararı verilebilmesi

için gecikmesinde sakınca bulunan bir durumun varlığı idari ve yargısal

makamlar tarafından ortaya konmalıdır.

ii. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerin yaşam hakkı ile

kişilerin can ve mal güvenliğinin korunması, millî güvenlik ve kamu düzeninin

korunması, suç işlenmesinin önlenmesi veya genel sağlığın korunması

sebeplerinden bir veya birkaçına bağlı olarak ortaya çıkabileceği dikkate

alındığında yayının içeriği ile bu sebepler arasındaki ilişkinin tam olarak

gösterilmesi gerekir.

iii. Böyle bir analizin yapılabilmesi için eğer söz konusu

yayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşru gösterilmesiyle bir

ilişkisi varsa ifade özgürlüğü ile demokratik toplumun terör örgütlerinin

faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşru hakkı arasında denge

kurulmalıdır.

iv. Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;

- Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel bir

kişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedef

gösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin,

- Bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıp

bırakılmadığının, bireylere karşı nefreti alevlendirip alevlendirmediğinin,

- Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklı

bir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,

- Şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin, kişileri nefrete,

intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edip etmediğinin,

- Suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak ülkenin bir kısmında

veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip vermeyeceğinin,

- Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış

bilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin,

- Yayın tarihinde ülkenin bir kısmında veya tamamında

çatışmaların yoğunluk derecesi ile ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesinin

yayına erişimin engellenmesi kararına etki edip etmediğinin,

- Karara konu sınırlayıcı tedbirin demokratik bir toplumda

zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığının

ve tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının,

- Son olarak sınırlamanın güdülen kamu yararı amacını

gerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlama

niteliğinde olup olmadığının yayının içeriğiyle birlikte değerlendirilmesi

gerekir.

36. Bir terör örgütünün şiddet eylemlerini öven, destekleyen ve haklılaştıran açıklamaların silahlı direnişe tahrik,

şiddeti yüceltme veya kin ve düşmanlığın kışkırtılması olarak kabul edilmesi

mümkündür. Bununla birlikte yalnızca bir terör örgütünün fikirlerini ve

hedeflerini içerdiği, resmî politikaları ağır bir şekilde eleştirdiği veya

terör örgütünün resmî politikalarla olan ihtilaflarını değerlendirdiği

gerekçesiyle internet içeriğine erişimin engellenmesi -yukarıda bir kısmı

gösterilen sebeplerden bir veya daha fazlası da bulunmadığı takdirde-

müdahaleyi haklı göstermez (Birgün İletişim ve Yayıncılık Ticaret A.Ş., §

75; Halil Bayık, B. No:

2015/19539, 10/5/2018, § 46).

(4) Genel

İlkelerin Somut Olaya Uygulanması

37. Somut olayda TİB, Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel

Müdürlüğünün talebi üzerine on üç internet adresine yaşam hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin ihlaline sebebiyet

vermesi nedeniyle erişimin engellenmesine karar vermiş; daha ileri

bir değerlendirmede bulunmamıştır. TİB, bu kararı Sulh Ceza Hâkimliğinin

onayına sunmuş ve Hâkimlik kararı aynı gerekçeyle onaylamıştır. Başvurucunun

onaylama kararına itirazı reddedilmiştir.

38. Çekişmesiz bir dava sonucunda bu kararı verebilmenin ancak

hukuka aykırılığın ve kamusal menfaatlere müdahalenin ilk bakışta anlaşılacak

kadar belirgin olduğu ve zararın süratle giderilmesinin zaruri olduğu hâllerde

mümkün olduğu hatırlanmalıdır (Birgün İletişim ve

Yayıncılık Ticaret A.Ş., § 85; Ali

Kıdık, § 83). Somut olayda 5651 sayılı

Kanun'un 8/A maddesinde sayılan meşru sebeplere dayanılarak başvuruya konu

internet haber sitesinin de aralarında bulunduğu on üç internet adresine erişim

engellenmiş ancak ne idari makamlarca ne derece mahkemelerince anılan Kanun

maddesi kapsamında yapılan müdahalelerde gözetilmesi gereken hususlar

değerlendirilmiştir. Erişimin engellenmesi kararında isimleri sayılan on üç

internet adresi arasında yer alan başvuruya konu internet haber sitesine

erişiminin engellenmesine yönelik olarak bu adreste yer alan haberler ile

sınırlama sebebi arasındaki ilişki ortaya konulamadığı gibi gecikmesinde

sakınca bulunan bir durumun varlığı da gösterilememiştir. Bahsi geçen sayıdaki

adrese erişim genel bir gerekçe ile engellendiğinden başvuru konusu internet

haber sitesinde yer alan yayınların hangi kısımlarının hangi nedenler ile yaşam

hakkı ile kişilerin can ve mal güvenliğinin ihlaline sebebiyet vereceği kararda

yer almamaktadır.

39. Üstelik internet haber sitesine erişim tümüyle

engellenmiştir. 5651 sayılı Kanun'un 8/A maddesinin (3) numaralı fıkrasında;

anılan madde kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararlarının ihlalin

gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe

erişimin engellenmesi yöntemiyle verilebileceği ancak teknik olarak ihlale

ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin

engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda internet sitesinin tümüne

yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebileceği belirtilmiştir. Söz

konusu hüküm karşısında, içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin

önlenemediği hususunda bir gerekçelendirme de yapılmadığı dikkate alındığında

başvurucunun sahibi olduğu internet haber sitesine tamamıyla erişimin

engellenmesi şeklindeki müdahalenin ifade ve basın özgürlükleri önünde

orantısız müdahale teşkil ettiği açıktır.

40. Yukarıda yer verilen hususlar ışığında idari ve/veya

yargısal makamlarca başvuruya konu internet haber sitesine tümüyle erişimin

engellenmesi şeklindeki kısıtlamanın zorunlu bir sosyal ihtiyacı karşıladığı ve

orantılı olduğu, dolayısıyla demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun

olduğu ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilememiştir.

41. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ve 28. maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğünün

ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

43. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 57-60) kararında, Anayasa Mahkemesince bir temel

hakkın ihlal edildiği sonucuna varıldığında ihlalin ve sonuçlarının nasıl

ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda genel ilkelere yer verilmiştir.

44. Başvurucu, ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminat

talebinde bulunmuştur.

45. Anayasa Mahkemesi başvurucunun sahibi olduğu internet haber

sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesinin demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygun düşmediği ve bu nedenle başvurucunun ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda

ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

46. Bu durumda ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden

yargılama ise usul hukukunda yer alan benzer kurumlardan farklı ve bireysel

başvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2)

numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde mahkemelerce yapılması

gereken iş, öncelikle hak ihlaline yol açan mahkeme kararının ortadan

kaldırılmasından ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri

gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden

ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere

ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

47. İşbu ihlal kararı başvuruya konu URL adresinin 5651 sayılı

Kanun'un 8/A maddesi kapsamında erişimi engellenebilecek nitelikte bir adres

olup olmadığına yönelik bir inceleme içermemektedir. İlgili derece mahkemeleri,

Anayasa Mahkemesi kararında ortaya konulan kriterler ve gösterilen yöntemle

yeniden yargılama yaparak yargılamanın sonucuna göre bahse konu içeriğe

erişimin engellenmesine veya engellenmemesine karar vermelidirler.

48. Diğer taraftan somut olay bağlamında yeniden yargılama

yapılmasına karar verilmesi ihlale yol açan yargılama sürecine muhatap olan

başvurucunun bu sürede uğradığı bütün zararları gidermemektedir. Üstelik

ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına

karar verilmekle birlikte başvurucunun muhatap olduğu yargısal süreç devam

etmektedir. Dolayısıyla eski hâle getirme

kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için

ifade özgürlüğünün ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle ve yeniden

yargılama suretiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucuya net 5.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

49. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için başvurucunun

uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal arasında illiyet

bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge sunmamış olması

nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

50. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan

ifade ve basın özgürlüklerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Gölbaşı Sulh Ceza

Hâkimliğine (2015/723 D. İş) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuya net 5.500 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239.50

TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama

giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

27/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Engin

YILDIRIM

Celal Mümtaz

AKINCI

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucu

:

Cahit YİĞİT

Vekili

:

Av. Ramazan

DEMİR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/2736, 27 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. VI. Hüküm
  11. A. İfade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin
  12. E. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239.50
  13. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Kömürcü
  16. Yıldırım
  17. Akıncı
  18. Demir
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/2736
Tarih
27 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Ali Rıza Doğanata ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/11676)
  • Halil Sertkaya Başvurusu (B. No: 2016/21714)
  • Serhat Çetiner Başvurusu (B. No: 2016/78508)
  • Osman Akil Obdan Başvurusu (B. No: 2017/24810)
  • Muammer Özkoca Başvurusu (B. No: 2016/1567)
  • Gökhan Koca Başvurusu (B. No: 2016/21870)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.