İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Canan Tangün Başvurusu (B. No: 2015/1588)

1. Başvuru, iş sonu tazminatının değer kaybına uğratılarak eksik

Başvuru No2015/1588Tarih17 Temmuz 2018Okuma10 dk · 1.939 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Canan Tangün Başvurusu

Karar tarihi
17 Temmuz 2018
Başvuru Numarası
2015/1588
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.939 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, iş sonu tazminatının değer kaybına uğratılarak eksik

ödenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasınailişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/1/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuru hakkında görüş bildirmeyeceğini

ifade etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar

özetle şöyledir:

A. Uyuşmazlığın Arka

Planı

8. Başvurucu; Turizm Bakanlığı Paris Bürosu, Dışişleri Bakanlığı

Paris Büyükelçiliği ile OECD nezdindeki T.C. Daimi

Temsilciliği bünyesinde sırasıyla mahallî memur ve Türk uyruklu sözleşmeli

personel olarak görev yapmıştır. Bundan sonra 31/10/2002 tarihinde emekli olmuş

ve 1/11/2002 tarihinden itibaren Fransız uyruklu sözleşmeli personel olarak

çalışmaya devam etmiştir. Başvurucunun buradaki görevi de 31/5/2008 tarihinde

sona ermiştir.

B. Ankara 12. İdare

Mahkemesinde Görülen Dava

9. Başvurucu, Türk uyruklu olarak çalıştığı sürelere ilişkin

olarak iş sonu tazminatı ödenmesi talebinde bulunmuş ancak bu talebinin

reddedilmesi üzerine Dışişleri Bakanlığı aleyhine Ankara 12. İdare Mahkemesinde

iptal davası açmıştır. Mahkeme 18/6/2003 tarihinde davanın reddine karar

vermiştir. Kararın gerekçesinde, yurt dışında sözleşmeli personel statüsünde

bulunan kişilere iş sonu tazminatının bu aşamada ödenemeyeceği vurgulanmıştır.

Mahkeme, ancak emekli olduktan sonra başvurucuya bu tazminatın ödenebileceğini

belirtmiştir. Kararın temyiz edilip edilmediği bireysel başvuru ve eklerinden

anlaşılamamaktadır.

C. Ankara 15. İdare

Mahkemesinde Görülen Dava

10. Başvurucu, bu defa hem Türk uyruklu sözleşmeli personel

olarak çalıştığı süreler yönünden hem de Fransız uyruklu sözleşmeli personel

olarak çalıştığı süreler yönünden iş sonu tazminatının ödenmesi talebinde

bulunmuş ancak idare bu talebi de 3/7/2008 tarihinde reddetmiştir.

11. Başvurucu, söz konusu idari işlemin iptali için 3/9/2008

tarihinde Ankara 15. İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde; her

iki dönem yönünden aldığı son maaşların gözönünde

bulundurularak iş sonu tazminatının hesaplanması talep edilmiştir. Başvurucu

ayrıca bu tazminatların Türk uyruklu sözleşmeli personel statüsünde geçen

hizmet süresi yönünden 31/10/2002 tarihinden itibaren, Fransız uyruklu

sözleşmeli personel statüsünde geçen hizmet süresi yönünden ise 31/5/2008

tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi işletilerek ödenmesini talep

etmiştir.

12.Mahkeme 18/11/2009 tarihinde davanın kısmen kabulüne ve

kısmen ise reddine karar vermiştir. Mahkeme bu bağlamda başvurucunun 31/10/2002

tarihine kadar olan Türk uyruklu sözleşmeli personel statüsünde geçen hizmet

süresine ilişkin olarak iş sonu tazminatı ödenmemesiyle ilgili dava konusu

işlemin iptaline karar vermiştir. Mahkeme ayrıca bu alacağa idareye başvuru

tarihi olan 2/7/2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar

vermiştir. Mahkeme, Fransız uyruklu personel statüsünde geçen süreye ilişkin iş

sonu tazminatı ödenmemesiyle ilgili kısmına yönelik olarak açılan davanın ise

reddine karar vermiştir.

13. Kararın gerekçesinde 2/9/2005 tarihli Bakanlar Kurulu kararı

ile kabul edilen ve sözleşmeli personel istihdamına ilişkin düzenlemelere yer

veren usul ve esasların 7. maddesine atıfta bulunulmuştur. Mahkeme, bu madde

gereğince başvurucu ile aynı durumda bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının yurt

dışı teşkilatlarında görev yapan yabancı uyruklu personele iş sonu tazminatı

ödenmesinin mümkün olmadığını kabul etmiştir. Mahkeme, başvurucunun Türk

uyruklu olarak çalıştığı süreye ilişkin olarak iş sonu tazminatı ödenmesi

yönünden davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunduğunu belirtmiştir. Kararda

özellikle yerleşik Danıştay içtihadına atıfla 31/5/2008 tarihinde yabancı

uyruklu sözleşmeli personel statüsünde çalışması sona eren başvurucuya, söz

konusu Bakanlar Kurulu kararında belirtilen usul ve esaslar dâhilinde emeklilik

tarihi olan 31/10/2002 tarihine kadar Türk uyruğuna tabi sözleşmeli personel

statüsünde görev yaptığı süreye ilişkin olarak iş sonu tazminatı ödenmesi

gerektiği kabul edilmiştir.

14. Dışişleri Bakanlığı 21/4/2010 tarihinde gönderdiği bir

yazıyla 12.198,11 TL iş sonu tazminatı, 1.942,55 TL faiz ve yargılama giderleri

ile birlikte toplam 14.409,45 TL tutarında ödeme yapıldığını başvurucuya

bildirmiştir.

15. Temyiz edilen karar, Danıştay İkinci Dairesince 29/5/2014

tarihinde onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi ise aynı Dairenin

27/10/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

16. Nihai karar, başvurucuya 30/12/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

17. Başvurucu 17/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 17/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

19. Başvurucu, 2002 yılında açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle

aynı durumdaki diğer kişilere iş sonu tazminatı ödendiği hâlde kendisine bu

tazminatın gecikmeli olarak ödendiğinden yakınmıştır. Başvurucuya göre bu

mağduriyetinin giderilmesi için Türk uyruklu personel olarak çalıştığı dönemde

almış olduğu son maaşı gözönünde bulundurularak

hesaplanacak iş sonu tazminatına emekli olduğu 31/10/2002 tarihinden ödemenin

yapılacağı güne kadar işleyecek olan en yüksek reeskont faiziyle birlikte

hükmedilmesi gerekir. Başvurucu sonuç olarak bu gerekçelerle Anayasa'nın 2.,

10., 35., 36., 40., 60., 90. ve 125. maddelerinde düzenlenen ilke ve haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

20. Bakanlık, bu

konu ile ilgili bir görüş bildirmemiştir.

2. Değerlendirme

21. Anayasa'nın "Mülkiyet

hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz."

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B.

No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, mülkiyet hakkının ihlali iddiası

yanında ayrıca yukarıda değinilen diğer anayasal haklarının da ihlal edildiğini

ileri sürmektedir. Ancak başvurucunun yargı kararı ile hak kazandığı belirtilen

iş sonu tazminatının değer kaybına uğratılarak ödenmesi yönündeki temel

şikâyetinin özü itibarıyla mülkiyet hakkını ilgilendirdiği anlaşılmaktadır. Bu

nedenle başvurucunun bütün şikâyetleri mülkiyet hakkının ihlali iddiası

kapsamında değerlendirilmiştir.

23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

24. Anayasa Mahkemesi; kanun koyucunun bir hak olarak öngördüğü

veya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geç yapılması nedeniyle mağdur

olunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda, alacakta veya hakka konu bedelde

meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde orantısız bir yük

oluşturması hâlinde mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No:

2013/817, 19/12/2013; Akel Gıda San. ve Tic.

A.Ş., B. No: 2013/28, 25/2/2015; Ferda

Yeşiltepe [GK], B. No: 2014/7621, §§ 63-76). Bu bağlamda Anayasa

Mahkemesi, mahkemelerce hükmedilen alacak veya tazminatların enflasyon

karşısında aşırı ölçüde değer kaybettiği başvurularda ölçülülük yönünden

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (Abdulhalim Bozboğa, B. No:

2013/6880, 23/3/2016, §§ 48-66; ANO İnşaat

ve Ticaret Ltd. Şti. [GK], B. No: 2014/2267, 21/12/2017, §§ 69-82).

25. Başvuru formu incelendiğinde başvurucunun yalnızca Türk

uyruklu sözleşmeli personel olarak çalıştığı dönem için iş sonu tazminatının

değer kaybına uğratıldığından yakındığı görülmektedir. Başvurucunun şikâyetine

konu iş sonu tazminatı alacağının

mevcut olduğu derece mahkemelerince kabul edilmiştir. Başvurucunun bu

alacağının Anayasa'nın 35. maddesi anlamında mülkiyet hakkı kapsamında mülk teşkil ettiği kuşkusuzdur.

Başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen alacağının enflasyon

karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi şeklindeki müdahalenin mülkiyetten barışçıl yararlanmaya ilişkin

birinci kural çerçevesinde incelenmesi gerekir (Benzer yönde değerlendirme için

bkz. Ferda Yeşiltepe, §§ 48-51).

26. İdarenin 21/4/2010 tarihli yazısına göre başvurucunun

idareden alacağı olan iş sonu tazminatı yargı kararı doğrultusunda idareye

başvuru tarihi olan 2/7/2008 tarihinden itibaren işletilen yasal faizi ile

birlikte ödenmiştir. Bu bağlamda başvurucunun yasal faiz yerine reeskont faizi

ödenmesi talebi somut bir temele dayalı olmadığı gibi Anayasa Mahkemesi, buna

benzer başvurularda olduğu gibi müdahalenin ölçülülüğünü alacağın enflasyon

karşısında değer kaybına uğratılıp uğratılmadığını inceleyerek sonuca

varacaktır.

27. Somut olayda başvurucunun 31/10/2002 tarihinde Türk uyruklu

sözleşmeli personel statüsü sona ermiş, bunun üzerine iş sonu tazminatı

ödenmesi yönündeki talebi idari ve yargı makamlarınca Fransız uyruklu olarak

çalışmaya devam ettiği gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucu 31/5/2008

tarihinde Fransız uyruklu sözleşmeli personel statüsü sona erdiğinde yeniden iş

sonu tazminatı talebinde bulunmuş, bu defa idare mahkemesince Türk uyruklu

sözleşmeli personel statüsünde çalıştığı hizmet süreleri yönünden iş sonu

tazminatı ödenmesi yönünde karar verilmiştir. Buna göre başvurucunun emekli

olduğu 31/5/2008 tarihi itibarıyla alacağa hak kazandığı tespit edilmiş,

nitekim Dışişleri Bakanlığı da bu tarihi esas alarak yaptığı hesaplama sonucu

idareye başvuru tarihinden itibaren işletilen yasal faiz ile birlikte ödeme

yapmıştır.

28. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre alacağa hak

kazanıldığı 2008 yılı 5. ayındaki 100 TL'nin ödemenin yapıldığı 2010 yılı 4.

ayı itibarıyla enflasyon karşısında değer kaybı giderilmiş karşılığı 115,23

TL'dir. Bu durumda başvurucuya ödenmesi gereken 12.198,11 TL tutarındaki iş

sonu tazminatı alacağının 2010 yılı 4. ayı itibarıyla enflasyon karşısında

değer kaybının giderilmiş karşılığı 14.055,32 TL’dir. Dolayısıyla yukarıdaki

verilere göre, başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen 12.198,11

TL tutarındaki alacağının değer kaybını telafi edecek fark 1.857,21 TL'dir.

Buna karşılık derece mahkemelerince başvurucunun alacağına 2/7/2008 tarihinden

itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olup bu doğrultuda başvurucuya

1.942,55 TL tutarında faiz ödemesi yapıldığı görülmektedir.

29. Sonuç olarak başvurucunun iş sonu tazminatına hak kazandığı

tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen sürede alacağın enflasyon

karşısında bir değer kaybına uğratılmadığı görülmektedir. Bu durumda

müdahalenin ölçülü olduğu değerlendirildiğinden başvurucunun mülkiyet hakkının

ihlal edilmediği açıktır.

30. Açıklanan gerekçelerle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddia yönünden başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

31. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

32. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

33. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili

kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin

Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 45, 47).

34. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

35. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olaydaki yaklaşık 6 yıl 2 aylık

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

36. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

37. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Esas

inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine

karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. …”

38. Başvurucu, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

39. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

40. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 6.750 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 6.750 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Ankara 15. İdare Mahkemesine

(E.2008/882, K.2009/1404) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

17/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

M. Emin

ŞAHİNER

Başvurucu : Canan TANGÜN Vekili : Av. Melek Neslihan ÖZFİDAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/1588, 17 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Uyuşmazlığın Arka
  7. B. Ankara 12. İdare
  8. C. Ankara 15. İdare
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Mülkiyet Hakkının
  11. B. Makul Sürede
  12. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  13. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Özgüldür
  16. Gökcan
  17. Hakyemez
  18. M. Emin
  19. Şahiner
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/1588
Tarih
17 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • İbrahim Kaptan Başvurusu (B. No: 2017/30510)
  • Abdullah Çetin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2524)
  • Abdulkerim Anaçoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/15469)
  • Bayram Sivri Başvurusu (B. No: 2017/34955)
  • Hakan Gençosmanoğlu Başvurusu (B. No: 2015/6351)
  • Ekrem Dilek Başvurusu (B. No: 2014/19418)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.