İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hakan Gençosmanoğlu Başvurusu (B. No: 2015/6351)

1. Başvuru, salt karinelerden yararlanılmak suretiyle mahkûmiyet

Başvuru No2015/6351Tarih17 Temmuz 2018Okuma10 dk · 1.923 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Hakan Gençosmanoğlu Başvurusu

Karar tarihi
17 Temmuz 2018
Başvuru Numarası
2015/6351
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.923 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, salt karinelerden yararlanılmak suretiyle mahkûmiyet

kararı verilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin; kesin nitelikte adli para

cezası verilmesi nedeniyle iki dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Eczacı olan başvurucunun sahibi olduğu web sitesinde iki üye

tarafından yapılan hakaret içerikli yorumlar nedeniyle müştekiler şikâyetçi

olmuşlardır.

7. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10/7/2013 tarihli

iddianamesiyle 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan

Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele

Edilmesi Hakkında Kanun'un 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasında öngörülen

içerik sağlayıcının sorumlu olduğuna dair düzenleme gereğince başvurucu

hakkında ileti yoluyla hakaret suçuna iştirak ettiği isnadıyla kamu davası

açılmıştır.

8. Başvurucu; Mahkeme önündeki savunmasında web sitesinin sahibi

olduğunu, yazının sitenin okurlarından birisi tarafından yazıldığını ve kendisi

tarafından uygun görülmediği için yayından kaldırıldığını, suçlamayı kabul

etmediğini belirtmiştir.

9. Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 10/3/2015 tarihli

kararıyla başvurucu hakkında 1.740 TL adli para cezasına kesin olarak

hükmetmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:

"... İddia, katılanların beyanı,

sanıkların savunmaları ile tüm dosya kapsamına göre; "E-Gazete Eczacının

Sesi" isimli sitenin forum bölümünde 02/01/2013 tarihinde SGK sisteminin

çalışmamasından bahsedilerek çeşitli yorumlar yapıldığı, [H.M.K.nin] "[E.Ç.] VE [H.] A.A.S.

OHHH RAHATLADIM" şeklinde yazarak yorumda bulunduğu, [S.Ç.nin] ise "[M.] BEY BİRAZ ÇABUK OLURSANIZ DAHA SIRADA EN AZ 20 BİN

ECZ VE 40 BİN ECZ TEK.BEKLİYOR:))))))))))" şeklinde yorum yaptığı, yapılan

yayınların gazete ve internet sitesi ile gerçekleştirilmesinde aleniyet

unsurunun gerçekleştiği, yorum içeriklerinde sanıklar [S.Ç.] ve [H.M.K.] tarafından kullanılan cümleler ve yorumlarda, belli olaylar yükleme

niteliği getirilerek, eleştiri ve tenkit sınırlarının aşılmak suretiyle kişilik

haklarına tecavüz edildiği, yazıların hukuka aykırı tanımlamalarla düşünsel

bağın bozulması suretiyle düşünce açıklama özgürlüğünün dışına çıkılarak haksız

isnat ve iddiası imkansız yargılarla hareket edildiği, sanık Hakan Gençosmanoğlu'nun [başvurucu] eyleminin ise 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan

Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlene Suçlarla Mücadele

Edilmesi Hakkında Kanunun 4/1 maddesinde belirlenen "İçerik sağlayıcı,

internet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumludur" hükmü

açısından değerlendirmekle hakaret içerikli yayınları derhal kaldırmamak

suretiyle suça iştirak ettiği, böylecesanıkların

atılı hakaret suçunu işle[diği sonucuna varılmıştır.]"

10. Başvurucu vekili 10/3/2015 tarihinde kararı tefhim etmiştir.

11. Başvurucu 9/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

12. 5651 sayılı

Kanun'un "Tanımlar" kenar

başlıklı 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"İçerik sağlayıcı: İnternet ortamı

üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren

ve sağlayan gerçek veya tüzel kişileri"

13. 5651 sayılı Kanun'un "İçerik

sağlayıcının sorumluluğu" kenar başlıklı 4. maddesinin ilgili fıkraları şöyledir:

"1) İçerik sağlayıcı, internet ortamında

kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumludur.

2) İçerik sağlayıcı, bağlantı sağladığı

başkasına ait içerikten sorumlu değildir. Ancak, sunuş biçiminden, bağlantı

sağladığı içeriği benimsediği ve kullanıcının söz konusu içeriğe ulaşmasını

amaçladığı açıkça belli ise genel hükümlere göre sorumludur."

B. Uluslararası Hukuk

1. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

14. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Adil

yargılanma hakkı" kenar başlıklı 6. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Kendisine

bir suç isnat edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum

sayılır.

2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı

15. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), suçluluk karinelerine

ve ispat yüküne ilişkin olarak ilkeler belirlemiştir. AİHM'e

göre Sözleşme'nin 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasında korunan masumiyet

karinesi (a) mahkemelerin kişinin suç işlediği varsayımından başlamamalarını,

(b) ispat yükünün iddia makamına ait olmasını ve (c) her türlü şüpheden sanığın

yararlandırılmasını gerektirmektedir. Bu kapsamda ispat yükümlülüğünün iddia

makamından savunmaya devredilmesi kural olarak masumiyet karinesi ihlal

edecektir (Telfner/Avusturya, B. No: 33501/96, 20/3/2001, §

15).

16. AİHM; Salabiaku/Fransa (B. No: 10519/83, 7/10/1988)

kararında fiilî veya hukuki karinelerin her hukuk sisteminde bulunabileceğini,

Sözleşme'nin kural olarak bu karineleri yasaklamadığını ifade etmiştir. Ancak

AİHM, taraf devletlerin ceza kanunlarıyla ilgili olarak bu meselede belli

sınırlar içinde kalması gerektiğini vurgulamaktadır. AİHM'e

göre 6. maddenin (2) numaralı fıkrası, sadece mahkemeler tarafından usul

kurallarının uygulanması sırasında saygı göstermekten ibaret bir güvence

içermemektedir. Dahası 6. maddenin (2) numaralı fıkrasında geçen "hukuka uygun olarak" ibaresi iç

hukuka referansla yorumlanamaz. Bu şekildeki bir yorum, yasama organının

mahkemelerin doğal değerlendirme yetkisini kaldırma ve masumiyet karinesini

özünden yoksun bırakma hususunda serbest olması sonucunu doğuracaktır. Böylesi

bir durumun adil yargılanma hakkını ve özellikle masum sayılma hakkını koruma

altına almak suretiyle hukuk devletinin temel bir ilkesini güvenceye bağlayan

6. maddenin amaç ve hedefleriyle uzlaştırılması mümkün değildir. Bu nedenle 6.

maddenin (2) numaralı fıkrası, ceza kanunlarında düzenlenen hukuki ve fiilî

karinelere de kayıtsız değildir. Söz konusu fıkra, devletlerin bu karineleri

ihtilaf konusu meselenin önemini dikkate alan ve savunma tarafının haklarını

gözeten makul çerçevelerle sınırlamasını gerektirir (Salabiaku/Fransa, §28).

17. AİHM, Sözleşmeci devletlerin ceza kanunlarına karine dercederken davanın konusunun önemi ile savunma tarafının

hakları arasında adil bir denge kurma yükümlülüğü altında bulunduklarını ifade

etmektedir. Diğer bir ifadeyle AİHM'e göre başvurulan

araç ile ulaşılmak istenen meşru amaç arasında makul bir orantının var olması

gerekir (Janosevic/İsveç, B. No: 34619/97, 23/7/2002, §

101).

18. AİHM, Pham

Hoang/Fransa (B. No: 13191/87, 25/9/1992)

başvurusunda varsayıma dayalı olarak mahkûmiyet kararı verilmesinin masumiyet

karinesini ihlal ettiğine ilişkin şikâyeti değerlendirmiştir. Olayda yasa dışı

yollardan uyuşturucu madde ithal etme ve gümrük kaçakçılığı yapma suçlarından

verilen mahkûmiyet kararının ilgili gümrük mevzuatında öngörülen kaçak malları mülkiyetinde bulunduran kişinin gümrük

kaçakçılığı suçundan sorumlu tutulacağı yönündeki karineye

dayandırıldığı ileri sürülerek masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia

edilmiştir. AİHM yaptığı değerlendirmede, başvurucunun savunma araçlarından

tamamıyla mahrum bırakılmadığının ve aleyhine yüklenen karinenin aksi ispat

edilemez türden olmadığının altını çizmiştir (Pham Hoang/Fransa, § 34). AİHM;

Fransız derece mahkemelerinin karar verirken maddi olayı dikkatli bir şekilde

değerlendirdiklerini, dava dosyasında bulunan delilleri temel alarak mahkûmiyet

kararı verdiklerini, ilgili mevzuatta yer alan karinelere otomatik bir şekilde

dayanmaktan kaçındıklarını belirtmiş ve bu nedenle şikâyet konusu olayda

masumiyet karinesinin ihlal edilmediği sonucuna ulaşmıştır (Pham Hoang/Fransa, § 36).

19. AİHM Radio France ve diğerleri/Fransa (B. No:

53984/00, 30/3/2004) başvurusunda, yapılan bir radyo yayını nedeniyle yayın

müdürünün yapılan yayını kontrol etme görevi nedeniyle asli sorumlu tutularak

mahkûm edilmesini masumiyet karinesine aykırı bulmamıştır. AİHM'e

göre yargılamayı yapan mahkeme tarafından titizce inceleme yapılması ve sanığa

savunma imkânı tanınması hâlinde yayın müdürünün sorumluluğuna dair karine

makul sınırlar içinde kalmaktadır (Radio France ve diğerleri/Fransa, § 24) .

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 17/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

21. Başvurucu, sahibi olduğu internet sitesinin forum sayfasında

iki üye tarafından yapılan hakaret içerikli yorumları fark ettiği anda

silmesine rağmen derhâl kaldırmayarak hakaret fiiline iştirak ettiği

gerekçesiyle haksız olarak mahkûmiyet kararı verildiğini ve mahkemece cezai

sorumsuzluk hâlini düzenleyen ilgili kanun maddesinin gözetilmediğini ileri

sürmüştür.

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının masumiyet karinesi

kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

23. Masumiyet karinesi, Anayasa'nın 38. maddesinin dördüncü

fıkrasında "Suçluluğu hükmen sabit

oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." şeklinde düzenlenmiştir.

Anayasa’nın 36. maddesinde ise herkesin iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu

belirtilmektedir. Anılan maddeye adil

yargılanma ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin

taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Sözleşme'nin 6.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında, kendisine bir suç isnat edilen herkesin

suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılacağı düzenlenmiştir.

Bu itibarla masumiyet karinesi, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan adil yargılanma hakkının bir unsuru olmakla beraber suçluluğu hükmen

sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı Anayasa’nın 38. maddesinin

dördüncü fıkrasında ayrıca düzenlenmiştir (Adem

Hüseyinoğlu,B. No: 2014/3954, 15/2/2017, § 33).

24. Masumiyet karinesi, hakkında suç isnadı bulunan bir kişinin

adil bir yargılama sonunda suçlu olduğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar

masum sayılması gerektiğini ifade etmekte ve hukuk devleti ilkesinin de bir

gereğini oluşturmaktadır (AYM, E.2013/133, K.2013/169, 26/12/2013). Anılan

karine, kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu

olarak kabul edilmemesini güvence altına almaktadır. Bunun sonucu olarak

kişinin masumiyeti asıl

olduğundan suçluluğu ispat külfeti iddia makamına ait olup kimseye suçsuzluğunu

ispat mükellefiyeti yüklenemez. Ayrıca hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit

oluncaya kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından suçlu olarak

nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz (Kürşat Eyol, B.

No: 2012/665, 13/6/2013, § 26).

25. Sanık masumiyet karinesi gereği suçsuz sayıldığı için

yargılama yapılmakta ve maddi gerçeğe ulaşılmaya çalışılmaktadır. Maddi gerçeğe

ulaşmak için suç isnadı altında olan kişiden masum olduğunu ispat etmesi

istenemez. Çünkü suç isnadı altında da olsa kişi, hükmen sabit oluncaya kadar

suçsuz kabul edilmektedir (Adem Hüseyinoğlu, § 35).

26. Masumiyet karinesi kapsamında yer alan ve iddia edenin

iddiasını ispatla yükümlü olması kuralı, Anayasa’nın 38. maddesinin

gerekçesinde de açıkça ifade edilmiştir. Bununla birlikte genel anlamda suçun

kanıtlanması yükümlülüğü iddia edende kaldığı sürece savunmasını oluşturmak

için ispat yükünü sanığa devreden kurallar ile hukuki veya fiilî varsayımların

olduğu durumlarda ispat yükünün yer değiştirmesi masumiyet karinesine aykırılık

taşımaz (AYM, E.2013/38, K.2014/58, 27/3/2014). Ancak suç isnadını içeren karinenin aksinin başvurucu

tarafından yargılama sırasında ispat edilebilmesinin mümkün olması, hâkimin de

bu yönde ileri sürülen iddiaları inceleyip kararını buna göre verebilmesi, bir

başka ifadeyle karinelerin kişiyi otomatik olarak suçlu hâline getirmemesi gerekir. Karineler, masumiyet

karinesini ihlal eder boyuta ulaşmamalı ve suç isnadı altındaki kişi savunma

imkânlarından yararlandırılmalıdır (Adem Hüseyinoğlu, § 36).

27. Anayasa Mahkemesi, bir uyuşmazlık hakkında derece

mahkemelerince verilen kararları maddi vakıa ve hukuki yönden incelemekle

görevli değildir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kapsamındaki görevi,

yargılamanın usul kurallarına uygunluğunu denetlemek değil masumiyet karinesi

kapsamındaki güvencelerin somut olayda ihlal edilip edilmediğini denetlemektir(Adem

Hüseyinoğlu, § 37).

28. Somut olayda Mahkemece başvurucunun mahkûmiyetine karar

verilirken karinelere dayanılmamış, başvurucunun hakaret içerikli paylaşımı

derhâl fark edip web sitesinden kaldırmamasından başvurucunun hakaret suçuna

iştirak ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Mahkeme, başvurucuyu site sahibi olmasından

ötürü değil içerikleri kaldırmamaktan ötürü suçlu bulmuştur. Diğer yandan

başvurucu, ilk derece mahkemesi önünde savunma imkânından yararlandırılmıştır

(bkz. § 8). Sonuç olarak yargılamaya ve gerekçeye bir bütün olarak bakıldığında

masumiyet karinesine yönelik bir ihlalin bulunmadığının açık olduğu

anlaşılmaktadır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. İki Dereceli

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

30. Başvurucu, adli para cezasını içerir kesin nitelikli karara

karşı herhangi bir itiraz veya temyiz yolunun bulunmaması nedeniyle iki

dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

31. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereği Anayasa

Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu

gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa'da güvence altına

alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme veya Türkiye'nin taraf olduğu ek

protokollerin kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve

Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren

başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

18).

32. Sözleşme’ye ek 7 No.lu Protokol’ün

2. maddesinde cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı tanınmış ise de

başvuruya konu ihlal iddiası tarihi itibarıyla anılan Protokol yürürlüğe

girmemiştir. Dolayısıyla ceza mahkemesi nezdinde iki dereceli yargılanma hakkı

ihlal iddiası tarihi itibarıyla Sözleşme’nin ve buna ek Türkiye’nin taraf

olduğu protokollerden herhangi birinin kapsamına girmemektedir (Benzer yöndeki

karar için bkz. Mahir Akarsu (Araslı),

B. No: 2012/1096, 20/2/2014, §§ 42-45).

33. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. İki dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

17/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucu

:

Hakan

GENÇOSMANOĞLU

Vekili

:

Av. Ahmet

KARADAĞ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/6351, 17 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine
  11. B. İki Dereceli
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Özgüldür
  14. Gökcan
  15. Hakyemez
  16. Gençosmanoğlu
  17. Karadağ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/6351
Tarih
17 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Ekrem Dilek Başvurusu (B. No: 2014/19418)
  • İbrahim Türkmen Başvurusu (B. No: 2014/19546)
  • Hidayet Asarkaya Başvurusu (B. No: 2015/11844)
  • Mustafa İbiş Başvurusu (B. No: 2015/13089)
  • Salih Öz Başvurusu (B. No: 2015/13327)
  • Halil Güler Başvurusu (B. No: 2015/11002)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.