İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İbrahim Türkmen Başvurusu (B. No: 2014/19546)

1. Başvuru; ulusal ölçekte yayın yapan bir gazetenin sorumlu müdürü olan başvurucunun gazetede çıkan bir habere karşı yapılan cevap ve düzeltme (tekzip) talebinin kabul edilmesi ile habere erişimin engellenmesi nedenleriyle basın özgürlüğünün, tekzip ve…

Başvuru No2014/19546Tarih17 Temmuz 2018Okuma11 dk · 2.167 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İbrahim Türkmen Başvurusu

Karar tarihi
17 Temmuz 2018
Başvuru Numarası
2014/19546
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.167 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; ulusal ölçekte yayın yapan bir gazetenin sorumlu müdürü olan başvurucunun gazetede çıkan bir habere karşı yapılan cevap ve düzeltme (tekzip) talebinin kabul edilmesi ile habere erişimin engellenmesi nedenleriyle basın özgürlüğünün, tekzip ve engelleme kararını veren sulh ceza hâkimliklerinin doğal hâkim ilkesine aykırılık oluşturması ve üst mahkemeye itiraz imkânı tanınmaması nedenleriyle ise adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

6. Ulusal ölçekte ve İngilizce yayın yapan Today's Zaman gazetesinin (gazete) internet sayfasında 29/6/2014 tarihinde bir haber yayımlanmış ve aynı haber gazetenin 30/6/2014 tarihli basılı nüshasında da yer almıştır. Söz konusu haberin başvurucu tarafindan sunulmuş Türkçe yeminli tercümesi şu şekildedir:

" İstanbul'daki Osmanlı yalısı yangında kül oldu

İstanbul'un Üsküdar ilçesinde yer alan Hüseyin Avni Paşa Yalısı Cumartesi öğleden sonra çıkan bir yangında kül oldu

Daha önce Üsküdar'da Fethi Paşa korusu içinde yer alan yalıdaki yangının çıkma sebebi henüz olarak belli değil. Türk medyasında çıkan haberlere göre, yalının yakınlarında patlak veren küçük bir yangın kuvvetli esen rüzgar nedeniyle binaya doğru yayılmış. Yangın başlar başlamaz, yangının yalıyı çevreleyen koruya sıçramasını önlemek için itfaiye ekipleri ve helikopterler olay yerine gönderildi. İtfaiye ekipleri çok geçmeden yangını kontrol altını almakla birlikte, yalı yangında kül haline geldi.

Koru ve yalı kısa bir süre önce Türkiye Tasarruf Mevduatı Sıgorta Fonu (TMSF) tarafından 17 Aralık 2013 tarihinde patlak veren yolsuzluk skandalında adı geçen Cengiz Inşaat Sanayi ve Tıcaret A.Ş.'ve satılmıştı. Korunun satışı konusunda, TMSF yazılı bir açıklama yaparak, korunun adı geçen şirkete 19.2 milyon TL karşılığında satıldığını belirtti.

Cumartesi gecesi, Cengiz Inşaat da yazılı bir açıklama yaparak, yangının tarihi yalının çatısında başladığını ve yangının sebebine ve nasıl yayıldığına ilişkin ayrıntılı bilgiyi itfaiye yetkililerinin vereceğini belirtti.

Açıklamada şirket ayrıca geçen yıl yalının restorasvonu için izin almak amacıyla Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'na başvurulmuş olduğunu dile getirdi ve kurulun 23 Haziran 2014 günü şirkete olur verdiğini de dile getirdi. Cengiz İnşaat yalıyı yeniden inşa edeceklerıni ve özgün görünümünü aynen koruyacaklarını da söyledi.

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da Cumartesi akşamı tweet atarak, yangının gerçek sebebinin henüz betir1enmediğini yazdı ve şunları ekledi: "Kültür mirasımızın bir parçası olan Hüsevin Avni Paşa yalısını kül eden bu yangın hepimizi üzdü. Yangının gerçek sebebi henüz belli değil. Adli ve İdari soruşturmalar tamamlandıktan sonra belli olacak.

Cengiz İnşaat şirketinin sahibi Mehmet Cengiz'in adı geçen yıl 17 Aralık'ta patlak veren büyük çaplı yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının ikinci dalgasında şüpheli olarak geçmişti.

Taraf gazetesinin 10 Şubat sayısında çıkan haberinde, Cengiz Holding'in patronu Mehmet Cengiz'in hükümete kendisine yakın kişilere Turkuvaz Medya Grubu'nu - Sabah gazetesi ve ATV televizyon kanalının da aralarında pek çok yayın organının sahibi - satın aldırmak için işadamlanndan para toplayarak milyonlarca dolarlık bir havuz oluşturduğu ve karşılığında toplamda 100 milyar TL'ye varan kamu ihaleleri aldığı yazıyor."

7. Anılan haberin yayımlanması üzerine Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş. ve Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş. tarafından söz konusu haberle ilgili tekzip ve içeriğe erişimin engellenmesi taleplerinde bulunulmuştur. İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/9/2014 tarihli kararıyla söz konusu talepler kabul edilmiştir.

Hâkimlik, haber içeriğinin normal bir okuyucuda talepte bulunanlar hakkında gayri yasal işler yaparak menfaat temin ettiği algısı yaratmaya yönelik olduğunu, bu nedenle talepte bulunanları suçlayıcı ve lekelenmeme hakkını ihlal edici nitelikte bulunduğunu belirtmiştir.

Haberin bu hâliyle talepte bulunanların masumiyet karinesini ve dolayısıyla kişilik haklarını ihlal ettiğini ve yazıda eleştiri sınırlarını aşan ibarelere yer verildiğini ifade eden Hâkimlik, talepte bulunanların bu haber ve yorumlardan olumsuz etkileneceği kanısına varmıştır.

8. Yayımlatılmasına karar verilen tekzip metninin başvurucu tarafından sunulan noter onaylı tercümesi şu şekildedir:

"GERÇEK DIŞI HABERİNİZE CEVABIMlZDIR

Today's Zaman Gazetesi'nde, 29.06.2014 tarihinde yayınlanan, "Fire Destroys Ottoman Mansion In İstanbul" başlıklı haberde, müvekkillerin sahibi oldukları ATV-SABAH Grubu'nun "havuz" ifadesi çerçevesinde usulsüz işlemlerle özdeşleştirme çabası kasıtlı olarak yaratılmaya çalışılan dezenformasyon çabalarının ürünüdür. Bir süreden beri birbiriyle "paralel" hareket eden bir kısım medya organları, yaptıkları gerçek dışı haberleri adeta "al gülüm ver gülüm" anlayışıyla kendi sütunlarına taşıyarak kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadır.

Gerçekliği olmayan, hayali senaryoları gerçekmiş gibi göstererek, kamuoyunu tekzibe konu haber ile kasıtlı olarak yanıltan Today's Zaman Gazetesi, Taraf Gazetesi'nde yayınlanan ve tarafımızca tekzip metni gönderilmiş olan sözde haberi sütunlarına taşımak suretiyle adeta Taraf Gazetesi'nin sözcülüğünü yaparak amacının habercilik değil kara çalmak olduğunu açıkça göstermiştir.

Tekzip konusu haber, Üsküdar 'da bulunan Hüseyin Avni Paşa yalısının yanmasına sebep olan yangın ile ilgili olup, böyle bir haberle dahi müvekkil şirketlerin sahibi olduğu SABAH-ATV Medya Grubu'nun habere dahil edilmeye çalışılması, Today Zaman Gazetesinin içinde bulunduğu hazin durumu ortaya koymaktadır.

Today Zaman, bunu yaparken Taraf Gazetesi'nin daha önce yapmış olduğu gerçek dışı yayınına atıfta bulunarak "şıracı-bozacı" kardeşliği yaratmış, oldukça mizahi bir durum meydana getirmiştir. Turkuvaz Medya Grubu bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına uygun hareket ederek, tarafsız ve objektif bir anlayışla yayın hayatlarına devam etmişlerdir.

Turkuvaz Medya Grubu 'nun haberlerde bahsi geçen kişi ya da kurumlarla herhangi bir bağlantısı bulunmadığı gibi, varlığı iddia edilen işlemlerle de uzaktan yakından bir ilgisi bulunmamaktadır. Aksinin gerçek dışı haberlerle kamuoyuna empoze edilmeye çalışılması, Turkuvaz Medya Grubu hakkında kamuoyunu yönlendirici, yanıltıcı ve kışkırtıcı ifadeler kullanarak, asılsız ve çirkin iddialarda bulunulması, gazetecilik etiği ve ilkeleri açısından da utanç vericidir.

Bu bağlamda, Today's Zaman Gazetesi'nin sırf Turkuvaz Medya Grubu aleyhine kamuoyu oluşturmak için başka yayın kuruluşlarının gerçek dışı haberlerine sözcülük yapması, içinde bulunduğu depresif durumun hazin sonucunu da gözler önüne sermektedir.

Tekrar belirtmek isteriz ki, hem Today's Zaman Gazetesi'nin, hem de tekzibe konu haberde bahsedilen Taraf Gazetesi'nin bu ve buna benzer pek çok haberine ilişkin yapılmış olan düzeltme ve cevap başvurularımız Türk adaleti tarafından defalarca kabul edilmiş ve yapılan yayınların usulsüz, gerçeğe aykırı ve iftira niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.

Ve yine tekzibe konu gerçek dışı habere konu olan Taraf Gazetesi'nin müvekkilleri usulsüz işlemlerle özdeşleştirme amacına yönelik yaptığı yayınlar dayanak gösterilerek talep ettiğimiz tedbir talebi de Yargı Makamları tarafından kabul edilmiştir.

Tüm bunlara rağmen; müvekkilleri kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırrnak amacıyla gerçek dışı yayınlara devam edilmesi, amacın habercilik değil, eski Türkiye'nin karanlık günlerine özlem duyarak yeni Türkiye'nin önüne set çekmek olduğunun açık göstergesidir. Today's Zaman Gazetesinin, gerçek olmayan bir takım bilgi ve bağlantılar kurgulayarak Turkuvaz Medya Grubu'nu töhmet altında bırakan gerçek dışı yayınlarının habercilikle ilgisi olmadığı açıktır.

Bu ve benzeri gerçek dışı haberlerin tamamına ilişkin olarak tazminat davası açılmış ve savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur. Müvekkillerin, hukuken sahip oldukları hakların sonuna kadar takipçisi olacaklarından kimsenin şüphesi olmamalıdır. Tekzibe konu haberde yer alan gerçek dışı bilgi ve açıklamaları; kötü niyetli ve hayali senaryoları; kısacası gazeteciliğin etik değerlerine yakışmayan bu haberi yayınlayan gazetenizi kınıyor, asılsız suçlamalara karşı cevabımızı kamuoyuna saygıyla sunuyoruz."

9. Başvurucu anılan karara itiraz etmiştir. İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği 31/10/2014 tarihinde usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle anılan karara yapılan itirazı reddetmiştir. Ret kararı başvurucuya 18/11/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

10. Başvurucu 15/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

11. 27/7/2016 tarihli ve 29783 sayılı (2. Mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 668 Karar sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'yle başvurucunun sorumlu müdürü olduğu Today's Zaman gazetesinin kapatılmasına karar verilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 17/7/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Basın Özgürlüğü Yönünden

13. Başvurucu;

i. Tekzip metninin kanunda öngörülmüş usule aykırı biçimde sorumlu müdür olarak kendisine değil başka bir şahsa tebliğ edilmiş olması,

ii. Basın özgürlüğü sınırları içinde yer alan habere karşı, tahkir ve tezyif edici ifadeler içeren tekzip metninin yayımlatılması ve habere erişimin engellenmesi taleplerinin kabul edilmesi,

iii. Söz konusu karara karşı yaptığı itirazın ise gerekçesiz ve hukuka aykırı şekilde reddedilmesi nedenleriyle basın özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

14. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) 80. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendi ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"(1) Bölümler ya da Komisyonlarca yargılamanın her aşamasında aşağıdaki hâllerde düşme kararı verilebilir:

…

ç) Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi.

(2) Bölümler ya da Komisyonlar; yukarıdaki fıkrada belirtilen nitelikteki bir başvuruyu, Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde incelemeye devam edebilir."

15. Başvuru konusu olayda değerlendirilmesi gereken esas mesele, başvurucunun basın özgürlüğü ile tekzip ve erişim engellemesi taleplerinde bulunan tarafın şeref ve itibarının korunması hakkı arasında derece mahkemelerince Anayasa Mahkemesi içtihadında ortaya konulan kriterlere uygun bir denge kurulup kurulmadığıdır.

16. Öte yandan ihlal oluşturduğu iddia edilen ve doğrudan gazete üzerinde uygulanan söz konusu yaptırımların niteliği ve gazetenin kapatılarak internet arşivinin kaldırılmış olması da dikkate alındığında anılan gazetenin sorumlu müdürü olan başvurucunun basın özgürlüğünün ihlal edildiği iddiası yönünden başvurusunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı değerlendirilmiştir.

17. Bununla birlikte somut olayda Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insan haklarına saygının gerekli kıldığı bir hâlin mevcut olup olmadığı da değerlendirilmelidir.

Somut olayda basın özgürlüğü ile şeref ve itibarın korunması hakkı arasında kurulması gereken adil dengeye ilişkin uygulanması gereken ilkelerin daha önce Anayasa Mahkemesi kararlarıyla belirlendiği ve bu konuda Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadının oluştuğu anlaşılmaktadır (Tekzip talebinin kabul edilmesi nedeniyle basın özgürlüğünün ihlal edildiği iddiası yönünden bkz. Vural Nasuhbeyoğlu, B.

No: 2013/6146, 17/2/2016; internete erişimin engellenmesi nedeniyle basın özgürlüğünün ihlal edildiği iddiası yönünden bkz. Ali Kıdık, B. No: 2014/5552, 26/10/2017). Başvuru konusu olayda İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı fıkrasında sayılan hâllerden birinin mevcudiyetini sağlayacak başka herhangi bir hususun da bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

18. Açıklanan gerekçelerle başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, basın özgürlüğünün ihlal edildiği iddiası yönünden başvurunun düşmesine karar verilmesi gerekir.

B. Doğal Hâkim İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

19. Başvurucu, tekzip yayımlatılması ile erişim engellemesi kararını veren ve karara karşı yapılan itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliklerinin doğal hâkim ilkesine aykırılık oluşturması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

20. Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarında da belirtildiği gibi doğal hâkim ilkesi, suçun işlenmesinden veya çekişmenin doğmasından önce davayı görecek yargı yerini yasanın belirlemesi şeklinde tanımlanmaktadır. Doğal hâkim ilkesi yargılama makamlarının suçun işlenmesinden veya çekişmenin meydana gelmesinden sonra kurulmasına veya yargıcın atanmasına, başka bir anlatımla sanığa veya davanın taraflarına göre hâkim atanmasına engel oluşturur (AYM, E.2014/164, K.2015/12, 14/1/2015).

21. Bununla birlikte doğal hâkim güvencesi, yeni kurulan mahkemelerin veya kurulu bulunan mahkemelere yeni atanan hâkimlerin önceden işlenen suçlara veya meydana gelen uyuşmazlıklara ilişkin olarak hiçbir şekilde yargılama yapamayacakları biçiminde anlaşılamaz. Belirli bir olay, kişi veya toplulukla sınırlı olmamak kaydıyla yeni kurulan bir mahkemenin veya kurulu bulunan bir mahkemeye yeni atanan hâkimin kurulma veya atanma tarihinden önce gerçekleşen uyuşmazlıklara bakması doğal hâkim güvencesine aykırılık teşkil etmez (AYM, E.2014/164, K.2015/12, 14/1/2015).

22. Bu kapsamda bir kuralın belirli bir suçun işlenmesi veya uyuşmazlığın meydana gelmesinden sonra bu suça veya uyuşmazlığa ilişkin davayı görecek yargı yerini belirlemeyi amaçlamaması, yürürlüğü müteakip kapsamına giren tüm davalara uygulanması hâlinde doğal hâkim ilkesine aykırılık söz konusu olamaz (AYM, E.2009/52, K.2010/16, 21/1/2010). Bu doğrultuda Anayasa Mahkemesi, 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la kurulan sulh ceza hâkimliklerinin doğal hâkim ilkesine ilişkin olarak yukarıda yer verilen ilkelere aykırı bir yönünün bulunmadığına karar vermiştir ( AYM, E.2014/164, K.2015/12, K.T. 14/1/2015; Hidayet Karaca, B. No: 2014/144, 14/7/2015, §§ 67-80).

23. Bu bağlamda somut olayda da, 6545 sayılı Kanun'la kurulan sulh ceza hâkimliklerinin doğal hâkim ilkesine ilişkin olarak yukarıda yer verilen ilkelere aykırı bir yönünün bulunmadığı değerlendirilmiştir.

24. Açıklanan gerekçelerle doğal hâkim ilkesinin ihlal edildiği iddiası yönünden başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. İki Dereceli Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

25. Başvurucu sulh ceza hâkimliğinin kararına karşı üst mahkemeye itiraz hakkı tanınmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

26. Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerin kapsamına da girmesi gerekir. Bir başka ifadeyle Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

27. İki dereceli yargılanma hakkı, Anayasa'da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerden olmadığı gibi başvuru tarihi itibarıyla Sözleşme ve buna ek Türkiye'nin taraf olduğu protokollerden herhangi birinin kapsamına da girmemektedir (Kadir Gürbüz Kaynar, B. No: 2012/744, 20/2/2014, § 44).

28. Açıklanan gerekçelerle iki dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle başvurunun;

A. Basın özgürlüğünün ihlal edildiği iddiası yönünden incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden kalmamış olması nedeniyle DÜŞMESİNE,

B. Doğal hâkim ilkesinin ihlal edildiği iddiası yönünden açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. İki dereceli yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

D. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 17/7/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Serdar ÖZGÜLDÜR Üyeler : Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör Yrd. : Ceren Sedef EREN Başvurucu : İbrahim TÜRKMEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/19546, 17 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Basın Özgürlüğü Yönünden
  8. B. Doğal Hâkim İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/19546
Tarih
17 Temmuz 2018

İlgili Kararlar

  • Hidayet Asarkaya Başvurusu (B. No: 2015/11844)
  • Mustafa İbiş Başvurusu (B. No: 2015/13089)
  • Salih Öz Başvurusu (B. No: 2015/13327)
  • Halil Güler Başvurusu (B. No: 2015/11002)
  • G. B. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/15273)
  • Abdullah Altun Başvurusu (B. No: 2014/2894)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.