İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Candaş Kat ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/5053)

1. Başvuru, yargılama sırasında bazı taleplerin mahkemece hukuka

Başvuru No2014/5053Tarih8 Ocak 2020Okuma38 dk · 7.514 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Candaş Kat Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
8 Ocak 2020
Başvuru Numarası
2014/5053
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

7.514 kelime·38 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yargılama sırasında bazı taleplerin mahkemece hukuka

aykırı olarak reddedilmesi ve usule ilişkin bazı güvencelere riayet edilmemesi

nedeniyle adil yargılanma hakkının; tutukluluğun devamına ilişkin kararların

gerekçesiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; bazı

etkinliklere katılma ve bazı yayınları bulundurmanın terör örgütüne üye olmak

suçundan mahkûmiyette delil olarak kullanılması nedeniyle toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 4/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. 2014/5056 ve 2014/5058 numaralı başvuru dosyalarının konu

yönünden irtibat nedeniyle 2014/5053 numaralı başvuru dosyası ile

birleştirilmesine, incelemenin 2014/5053 numaralı dosya üzerinden yürütülmesine

ve diğer başvuru dosyalarının kapatılmasına karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

7. İlk başvurucu Candaş Kat 1992 doğumlu olup olayların meydana

geldiği tarihte Fırat (Elazığ) Üniversitesinde öğrencidir. İkinci başvurucu

Düzgün Karal 1980 doğumlu olup Yürüyüş dergisinin muhabirliğini ve satışını

yaparak geçimini sağlamaktadır. Üçüncü başvurucu Sevda Kurban ise 1985 doğumlu

ve öğrencidir. Başvurucular olay tarihinde Elazığ Haklar Derneğinde çeşitli

düzeylerde faaliyet göstermektedir.

8. Başvurucular, DHKP/C terör örgütüne üye olma suçundan

3/6/2011 tarihinde gözaltına alınmış ve 6/6/2011 tarihinde tutuklanmışlardır.

Daha sonra başvurucular hakkında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 21/12/2011

tarihli iddianamesiyle DHKP/C terör örgütüne üye olma ve terör örgütü

propagandası yapma suçlarından kamu davası açılmıştır.

9. (Kapatılan) Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme)

yürütülen yargılama sırasında 23/11/2011 tarihli celsede başvurucuların

müdafii, dosyada bulunan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirtmiş;

emniyet dışında tarafsız bir bilirkişiden rapor alınmasını, www.halkinsesi.tv isimli internet

sitesinin DHKP/C örgütünün yayın organı olup olmadığı hususunda araştırma

yapılmasını, fiziki ve teknik takiplere ilişkin karar ve tutanaklar ile ilgili

CD'lerin üniversite kürsüsüne gönderilerek hukuka uygunlukları açısından

mütalaa alınmasını talep etmiştir. Mahkeme ise bu talepleri, dosya içeriğini

gözönüne alarak yargılamaya yenilik getirmeyeceği kanaatiyle reddetmiştir.

10. Mahkeme 1/2/2012 tarihinde, başvurucular Candaş Kat ve

Düzgün Karal'ın DHKP/C terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay; başvurucu

Sevda Kurban'ın ise 9 yıl hapis cezasıyla mahkûmiyetine karar vermiştir.

Mahkeme ayrıca başvurucuların farklı tarihlerde işledikleri terör örgütü

propagandası yapma suçlarından her birinin ayrı ayrı 10 ay hapis cezasıyla

mahkûmiyetine ve hükümle birlikte tutukluluk hâllerinin devamına karar

vermiştir.

11. Mahkeme, gerekçeli kararına iddianame ve sanık savunmalarını

özetleyerek başlamış; daha sonra DHKP/C terör örgütünün oluşumunu, gelişimini,

kurulduğu tarihten itibaren gerçekleştirdiği terör eylemlerini, DHKP/C terör örgütü ile Haklar ve

Özgürlükler Cephesi (HÖC), Halk Cephesi, Haklar Derneği, Gençlik Federasyonu ve

Yürüyüş dergisinin irtibatını açıklamıştır.

12. Mahkeme bu kapsamda, Halk

Cephesinin DHKP/C terör örgütü içinde faaliyet gösteren bir oluşum

olduğunu, silahlı ve demokratik olmak üzere iki esas çalışma alanının

bulunduğunu, HÖC'ün de DHKP/C

terör örgütü ile irtibatlı olduğunu ifade etmiş; DHKP/C terör örgütünün

yayından kaldırılan internet sitesinde HÖC'ün tüm açıklamalarına, aynı şekilde

HÖC'ün internet sitesinde de DHKP/C terör örgütünün açıklamalarına ve

eylemlerine ilişkin haberlere yer verildiğini tespit etmiştir. Mahkeme son

olarak; Haklar Derneği, Gençlik Federasyonu ile

Yürüyüş dergisinin HÖC

bünyesindeki oluşumlar olduğunu ve dolayısıyla DHKP/C terör örgütü ile

irtibatları bulunduğunu belirtmiş, bu noktada Yürüyüş dergisinin çeşitli tarihlerdeki

haberlerine ve yayımladığı fotoğraflara atıf yapmıştır.

13. Mahkeme daha sonra her bir sanık yönünden ayrı başlıklar

hâlinde ayrıntılı değerlendirmeler yapmıştır. Bu kapsamda Mahkemenin başvurucu Düzgün Karal hakkında yaptığı tespit ve değerlendirmeler özetle şöyledir:

i. Başvurucunun DHKP-C terör örgütüne üye olma suçundan ceza

infaz kurumunda tutuklu ya da hükümlü bulunan terör örgütü üyeleri ve aileleri

ile telefon görüşmeleri yaptığı, bu şahısların durumlarını takip ettiği, DHKP/C

terör örgütü adına faaliyet gösteren ve tutuklu bulunan R.U., K.U., N.A. ve

U.P. ile örgütsel ilişki içinde olduğu belirtilerek bazı telefon görüşmelerine

yer verilmiştir.

ii. Başvurucunun Elazığ Haklar Derneği içindeki faaliyetleri

çerçevesinde, Elazığ'da ve diğer illerde üniversiteyi kazanan kişilere yer

temin ederek DHKP/C terör örgütüne eleman kazandırmaya çalıştığı, Tunceli'de

üniversiteye giren E.E. ile birlikte iki şahsa yer temin etmeye çalıştığı ifade

edilerek bazı telefon görüşmelerine yer verilmiştir.

iii. Başvurucunun Elazığ'daki bir evde, DHKP-C terör örgütünün

propagandasını yapmak ve örgüte eleman kazandırmak amacıyla Elazığ Fırat

Üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerle örgütsel içerikli toplantı yaptığı

belirtilerek bu kapsamda yaptığı bazı telefon görüşmelerine yer verilmiş ve

toplantıya, dosyanın diğer sanıklarından C.K. ve H.G.nin de katıldığı

vurgulanmıştır.

iv. Başvurucunun DHKP/C terör örgütü adına katıldıkları

eylemlerde ve ceza infaz kurumlarında sürdürdükleri ölüm orucu sonrasında yaşamını

yitiren örgüt üyelerine ait fotoğrafların yayımlandığı sergiyi, Bursa'da

faaliyet gösteren şahıslara gönderdiği belirtilerek bu kapsamda bazı telefon

görüşmelerine yer verilmiştir.

v. Başvurucunun DHKP/C terör örgütünün tüm açıklama ve

eylemlerini güncel olarak yayımlayan www.halkinsesi.tv

ve www.yuruyus.com isimli

internet sitelerine haber temin ettiği ve bu haberlerin adı geçen internet

sitelerinde yayımlandığı, bu kapsamda Elazığ'ın Karakoçan ilçesinde meydana

gelen deprem sonrasında bölgeye giderek bu internet sitelerine haber gönderdiği

ifade edilmiştir. Bu durumun başvurucunun o tarihteki telefon sinyal bilgileri

ile de doğrulandığı belirtilerek bu yöndeki bazı telefon görüşmelerine yer

verilmiştir.

vi. Başvurucunun Elazığ Haklar Derneğinde sorumlu düzeyde

faaliyet gösterdiği ve Kurban Bayramı'nda çeşitli kişilere Elazığ Halk Cephesi adına örgütsel

içerikli toplu mesajlar gönderdiği ifade edilmiştir. Kararda belirtilen

mesajlar şöyledir:

(1)

"Sömürünün ve zulmün

olmadığı eşitçe yaşadığımız bir ülkede büyük ailemizle birlikte hep beraber

kardeşçe kutlayacağımız nice bayramlara. Bayramınız kutlu olsun. Elazığ Halk

Cephesi"

(2)

"Ailemizle birlikte hep

beraber kardeşçe kutlayacağımız nice bayramlara. Bayramınız kutlu olsun. Elazığ

Halk Cephesi"

(3)

"Bayramınız kutlu olsun.

Elazığ Halk Cephesi."

vii. Başvurucunun 19/12/2000-22/12/2000 tarihlerinde F tipi ceza

infaz kurumlarına geçiş sürecine karşı çıkan DHKP/C terör örgütüne yönelik

olarak gerçekleştirilen operasyonları protesto etmek amacıyla 28/11/2010

tarihinde Elazığ Haklar Derneğinde düzenlenen semineri organize ettiği

belirtilerek bu yönde yaptığı bazı telefon görüşmelerine ve attığı mesajlara

yer verilmiştir. Mahkemece, başvurucunun bu şekilde "örgüte müzahir kitleyi canlı tutmak, sempatizan

toplamak, terör örgütüne taban oluşturma faaliyetlerini yürütmek"

amacında olduğu, bu seminerle ilgili olarak terör örgütünün amacı doğrultusunda

yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde “Elazığ Haklar

Derneğinde Seminer” başlıklı bir haber yayımlandığı vurgulanmıştır.

viii. Başvurucunun yukarıda belirtilen operasyonların yıl

dönümünde 19/12/2010 tarihindeki etkinliğe katıldığı, bu etkinlikte “19-22 Aralık hapishaneler katliamını unutmadık

unutturmayacağız (Halk Cephesi), katliamdan önce Seyhan Doğan, katliamdan sonra

Seyhan Doğan” yazılı pankartlar açtığı ve “Diri diri yakanlar cezalandırılsın, katil devlet

hesap verecek, adalet istiyoruz, yaşasın direniş yaşasın zafer”

şeklinde sloganlar attığı, Halk Cephesi

imzalı bildirileri dağıttığı ve grubu yönlendirdiği belirtilmiştir. Ayrıca

başvurucunun bu etkinliğe katılımın fazla olması için eleman temin etmeye

çalıştığına değinilerek bu yönde yaptığı bazı telefon görüşmelerine, attığı

mesajlara ve bilirkişiden alınan rapora yer verilmiştir. Ayrıca bu etkinlikle

ilgili olarak terör örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv isimli internet

sitesinde haber yapıldığı vurgulanmıştır.

ix. Başvurucunun DHKP/C terör örgütüne eleman kazandırmak

amacıyla Malatya Haklar Derneği tarafından Malatya'da düzenlenen yılbaşı

etkinliğine DHKP/C terör örgütü adına Elazığ'dan katıldığı belirtilerek bazı

telefon görüşmelerine yer verilmiştir. Bu etkinlikle ilgili olarak terör

örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde haber yapıldığı ve etkinliğe katılanlardan "Halk Cepheliler" olarak bahsedildiği

de ifade edilmiştir.

x. Başvurucunun zorunlu din dersinin kaldırılması amacıyla

22/1/2011 tarihinde Tunceli'de yapılacak olan basın açıklamasına katılımı

sağlamaya çalıştığı ve daha sonra Elazığ'dan DHKP/C terör örgütü adına

katıldığı ve basın açıklamasında “kürdistan

faşizme mezar olacak, katil devlet kürdistandan defol, devrim şehitleri

ölümsüzdür” şeklinde sloganlar atan grubun içinde olduğu

belirtilmiştir. Kararda, başvurucunun bu yönde yaptığı bazı telefon

görüşmelerine ve attığı mesajlara yer verilmiştir.

xi. Başvurucunun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla 8/3/2011

tarihinde Elazığ'da düzenlenen basın açıklamasına katılımın fazla olması için

çaba sarf ettiği ve basın açıklaması metninde, destekleyici kurumlar bölümünde

"Halk Cephesi Kadınları"

yazdığı belirtilmiştir.

xii. Başvurucunun Elazığ Haklar Derneğinde 13/3/2011 ve

10/4/2011 tarihlerinde, ölen DHKP/C terör örgütü üyelerini anma amaçlı paneller

düzenlediği ve bu panellerde örgüt üyelerinin fotoğraflarının Derneğe asıldığı

belirtilerek bu yöndeki bazı telefon görüşmelerine yer verilmiştir. Ayrıca bu

panellerle ilgili olarak terör örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv isimli internet

sitesinde haber yapıldığı vurgulanmıştır.

xiii. Başvurucunun 21/3/2011 tarihinde Elazığ'da, terör örgütüne

eleman kazandırmak amacıyla düzenlenen Nevruz etkinliğine katılım sağlamaya

çalıştığı, etkinlikte “Toplu mezarları

yaratan katilleri istiyoruz, Halk Cephesi” ve “Nevruz halkların isyanıdır, Halk Cephesi”

yazılı, üstünde ölen bir terör örgütü üyesinin fotoğrafının da bulunduğu

pankartların açıldığı belirtilerek başvurucunun bu yönde yaptığı bazı telefon

görüşmelerine yer verilmiştir. Ayrıca bu etkinlikle ilgili olarak terör

örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan

www.halkinsesi.tv isimli internet sitesinde haber yapıldığı

belirlenmiştir.

xiv. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına 28/2/2011 tarihinde

yapılan bir ihbarda, Elazığ'da DHKP/C terör örgütü adına yayımlanan dergi ve

takvimlerin Elazığ Halk Cephesi tarafından satışının yapıldığının bildirildiği,

bazı telefon görüşmelerinden başvurucunun örgütsel dokümanların satışı ve

dağıtımı ile ilgilendiğinin anlaşıldığı ve bu konularda Elazığ-Malatya-Tunceli

illerinden sorumlu olan S.K. isimli kişiden talimat aldığı belirtilmiştir.

xv. Başvurucunun fiziki ve teknik takibi sonucunda DHKP/C terör

örgütü tarafından ilan edilen "30

Mart-17 Nisan Devrim Şehitleri Haftası" nedeniyle Elazığ'a

gönderilen örgütsel dergi, broşür, bildiri vb. yayımların farklı illere

dağıtımını organize ettiği, terör örgütü adına Malatya'da faaliyet gösteren ve

haklarında soruşturma yürütülen şahıslarla da ilişki içinde olduğu

belirtilmiştir. Kararda, başvurucunun bu yönde yaptığı bazı telefon

görüşmelerine yer verilmiştir.

xvi. Başvurucunun DHKP/C terör örgütü tarafından ilan edilen

"30 Mart-17 Nisan Devrim Şehitleri

Haftası" nedeniyle 30/3/2011 tarihinde Tokat'ın Kızıldere

köyünde düzenlenen etkinliği organize ettiği belirtilerek bu yöndeki bazı

telefon görüşmelerine yer verilmiştir. Ayrıca bu etkinlikle ilgili olarak terör

örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde “Silahlı Savaşı

Geliştirerek, Halkı Örgütleyerek ve Savaşı Halklaştırarak Kızıldere Yolunda

Savaşı Sürdüreceğiz” başlıklı bir haber yapıldığı vurgulanmıştır.

xvii. Ceza infaz kurumunda hükümlü bulunduğu sırada kanser

hastalığı nedeni ile affedilen DHKP/C terör örgütü üyesi G.Z. adına Tunceli'de

açılacak olan halk kütüphanesine başvurucunun kitap gönderdiği ifade

edilmiştir.

xviii. Başvurucunun 1/5/2011 tarihinde İstanbul'un Taksim

Meydanı'nda düzenlenen 1 Mayıs etkinliğine DHKP/C terör örgütü ile ilişkili

olan kişilerin Elazığ, Malatya ve Tunceli'den götürülmesini organize ettiği, bu

etkinlikte kırmızı zemin üzerine sarı yazı ile “Halk Cephesi” yazılı önlük giydiği, kortej sırasında grubu

yönlendirdiği ve polis arama noktalarında bulunan barikatları yıktığı

belirtilmiştir. Yine bu etkinlikle ilgili olarak terör örgütünün amacı doğrultusunda

yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde haber yapıldığı ve haberde yer alan fotoğrafta

başvurucunun da görüldüğü kararda vurgulanmıştır.

xix. Soruşturma aşamasında müdafii huzurunda ifadesi alınan ve

aynı dosyada sanık olan Ç.A.nın başvurucu hakkındaki kolluk ve savcılık

beyanlarında şu ifadeler bulunmaktadır:

"...Düzgün Karal, S.K.

isimli şahıs ile birlikte DHKP/C terör örgütü adına genel sorumluluğunu

yapmaktadır. Terör örgütü adına eylem ve etkinliklerin organize edilmesi,

eleman kazanılması, terör örgütü adına örgütlenme faaliyetlerinin sürdürülmesi

için maddi gelir temin edilmesi amacı ile üzerinde Halk Cephesi ibaresi

bulunan, içeriğinde DHKP/C terör örgütü mensuplarının ve terör örgütü

mensupları tarafından gerçekleştirilen eylemlere ait fotoğrafların bulunduğu

takvim satışı, yine Mahir Çayan gibi üst düzey örgüt mensuplarının

fotoğraflarının bulunduğu kartpostalların satışı, ayrıca terör örgütü güdümünde

faaliyet gösteren Yürüyüş isimli dergi, yayın ve CD'lerin satılması

faaliyetlerini sürdürür. Satışları genellikle Fevzi Çakmak, Yıldızbağları

Mahallesi başta olmak üzere Hastane Caddesi, Hozat Garajı mevkiinde vatandaş ve

esnaflara satar. Ayrıca bu şekilde terör örgütüne eleman kazanma faaliyetlerini

de sürdürmüş olur. Düzgün Karal'ın satışını yaptığı dergi ve diğer yayınların

ilimize getirilişinin koordinesini Düzgün Karal ve S.K. isimli şahıslar

yapmaktadır. Bu yayınlar genellikle önce Malatya iline gelir. Oradan da Malatya

Birlik minibüslerinin bagajlarında Elazığ iline gelir ve yazıhaneden alınır.

Örgütsel faaliyetlere maddi gelir temin etmek amacı ile dergi ve yayın

satışından sağlanan gelirin tamamını örgütsel faaliyetlere aktarır...'

'...Düzgün Karal isimli şahsı

Elazığ Haklar Derneğinden tanırım. Kendisi dernek yöneticisidir S.K. olmadığı

zamanlarda dernek yöneticisi olması sebebiyle eylem etkinlikler, örgüte eleman

kazandırma, diğer organizasyonlar ve örgüte maddi gelir temin etmek amacıyla

diğer çalışmaları yapar.

Haklar Derneğinin asıl amacı DHKP/C terör

örgütüne propaganda yoluyla elaman kazandırmak, yayınları ile maddi gelir

sağlamaktır. Buradan elde edilen gelirin nereye kim tarafından gönderildiğini

bilmiyorum, ancak tahminim bunun terör örgütüne gönderildiğidir.

Dernekte bulunan bilgisayarları dernek yönetici

olan S.K., Düzgün Karal isimli şahıslar kullanırdı..."

xx. Ç.A.; kovuşturma evresinde ise soruşturma evresindeki

ifadeyi gözaltına alınması nedeniyle kızgınlıkla verdiğini, bu kapsamda

başvurucunun da içinde bulunduğu diğer sanıkların örgütle bir bağlantısı olup

olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.

xxi. Başvurucunun üzerinde "Halk Cephesi" yazılı önlük giyerek katıldığı farklı

tarihlerdeki eylemlerde “Adalet istiyoruz,

katiller halka hesap verecek, kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz, anaların

öfkesi katilleri boğacak, bedel ödedik bedel ödeteceğiz” şeklinde

sloganlar attığı, “Matemimiz isyanımızdır

isyanı büyütelim, Halk Cephesi” şeklinde pankart açtığı, yine "G.Z. ölümsüzdür, Mahir-Hüseyin-Ulaş kurtuluşa kadar

savaş, bedel ödedik bedel ödeteceğiz, katil devlet hesap verecek, devrim

şehitleri ölümsüzdür, kahramanlar ölmez halk eğilmez, anaların öfkesi katilleri

boğacak, G.Z. onurumuzdur" şeklinde sloganların atıldığı

etkinliklere katıldığı ifade edilmiştir. Mahkeme bu tespitlerinde, yargılama

sırasında alınan bilirkişi raporuna, fiziki takip tutanaklarına ve terör

örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan

www.halkinsesi.tv isimli internet sitesindeki haberlerde yer alan

fotoğraflara atıf yapmıştır.

xxii. Mahkeme son olarak başvurucu Düzgün Karal hakkındaki

mahkûmiyet gerekçesini şöyle özetlemiştir:

"...İletişim tespit

tutanakları, teknik takip tutanakları, internet tespit tutanakları, internette

yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğer sanıkların kaçamaklı

beyanları, sanık Ç.A.nın soruşturma aşamasında müdafiisi huzurundaki beyanı,

bilirkişi M.S.nin 9/6/2011 tarihli raporu, CD çözüm tutanakları, fotoğraflar,

Elazığ Haklar Derneğinde ele geçen örgütsel dökümanlar ve tüm dosya kapsamı

nazara alındığında, DHKP/C silahlı terör örgütü adına düzenlenen etkinliklere

katılması, katılımı organize etmesi, terör örgütü adına slogan atması, terör

örgütü mensubunun cenazesine katılması, dergi gibi yayınların satımına

katılması, sanığın eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği, niteliği nazara alındığında

örgütle organik bağının bulunması, tüm eylemlerinin sempatizanlık düzeyini

aşıp, örgüt üyeliği boyutuna ulaşması nazara alındığında DHKP/C silahlı terör

örgütü üyesi olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır."

14. Mahkemenin başvurucu Candaş

Kat hakkında yaptığı tespit ve değerlendirmeler ise özetle şöyledir:

i. Başvurucunun DHKP/C terör örgütünün üniversite ve lise

gençliğine yönelik olarak oluşturduğu Gençlik

Federasyonu tarafından hazırlanarak İstanbul'dan Elazığ'a gönderilen

dergi, broşür ve bildiri gibi yayınların Elazığ'da dağıtımını yaptığı

belirtilerek başvurucunun bu yönde yaptığı bazı telefon görüşmelerine yer

verilmiştir.

ii. Başvurucunun, DHKP/C terör örgütü adına Elazığ Haklar

Derneğinde Gençlik Yapılanması Elazığ

Gençlik Girişimi içinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği, Fırat

Üniversitesinde öğrenim gören öğrencileri organize ederek Elazığ Haklar

Derneğine çağırdığı ve terör örgütüne eleman kazandırmak amacıyla terör

örgütünün propagandasını yaptığı belirtilmiştir. Kararda, başvurucunun bu yönde

yaptığı bazı telefon görüşmelerine yer verilmiştir.

iii. Başvurucunun Elazığ'daki bir konutta DHKP-C terör örgütünün

propagandasını yapmak ve örgüte eleman kazandırmak amacıyla Elazığ Fırat

Üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerle farklı tarihlerde örgütsel içerikli

toplantılar yaptığı ifade edilerek bu kapsamda yaptığı bazı telefon

görüşmelerine yer verilmiştir.

iv. Kararda, başvurucunun yaptığı bazı telefon görüşmelerinden

Mahir Çayan ve Deniz Gezmiş'i örnek aldığı sonucuna ulaşılmıştır.

v. Başvurucunun 19/12/2000-22/12/2000 tarihlerinde F tipi ceza

infaz kurumlarına geçiş sürecine karşı çıkan DHKP/C terör örgütüne yönelik

olarak gerçekleştirilen operasyonların yıl dönümü nedeniyle 19/12/2010 ve

26/12/2010 tarihindeki etkinliklere katıldığı, bu etkinliklerde “19-22 Aralık hapishaneler katliamını unutmadık

unutturmayacağız (Halk Cephesi), katliamdan önce Seyhan Doğan, katliamdan sonra

Seyhan Doğan” yazılı pankartlar açtığı ve “Diri diri yakanlar cezalandırılsın, katil devlet

hesap verecek, adalet istiyoruz, yaşasın direniş yaşasın zafer”

şeklinde sloganlar attığı, "Halk

Cephesi" yazılı önlük giydiği ve bildiri dağıttığı

belirtilmiştir. Ayrıca başvurucunun bu etkinliğe katılımın fazla olması için

eleman temin etmeye çalıştığı ifade edilerek attığı bazı mesajlara ve alınan

bilirkişi raporuna yer verilmiştir. Ayrıca bu etkinlikle ilgili olarak terör

örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde haber yapıldığı vurgulanmıştır.

vi. Başvurucunun DHKP/C terör örgütüne üye olma suçundan tutuklu

olarak yargılanan S.D. ve S.A.A.ya destek vermek amacıyla bu şahısların

duruşmalarına katılan grup içinde olduğu, duruşma öncesi ve sonrasında

düzenlenen basın toplantılarında "Vatansever

gençlik yargılanamaz, keyfi tutuklamalara son, Gençlik Federasyonu"

şeklinde pankart açıldığı ve başvurucu da dâhil olmak üzere grup tarafından

"Amerika defol bu vatan bizim,

vatansever gençlik yargılanamaz, keyfî tutuklamalara son, kahrolsun faşizm

yaşasın mücadelemiz, yaşasın devgenç yaşasın devgençliler",

"Yaşasın devgenç yaşasın devgençliler,

baskılar bizi yıldıramaz, Amerika defol, bu vatan bizim, yaşasın direniş

yaşasın zafer, keyfî tutuklamalara son, kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz"

şeklinde sloganlar atıldığı belirtilmiştir. Kararda, başvurucunun bu eylemle

alakalı bazı telefon görüşmelerine ve attığı mesajlara yer verilerek terör

örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde bu konuda haber yapıldığı vurgulanmıştır.

vii. Başvurucunun zorunlu din dersinin kaldırılması amacıyla

22/1/2011 tarihinde Tunceli'de yapılacak olan basın açıklamasına katılımı

sağlamaya çalıştığı, bahsi geçen basın açıklamasına Elazığ'dan DHKP/C terör

örgütü adına katıldığı ve “kürdistan faşizme

mezar olacak, katil devlet kürdistandan defol, devrim şehitleri ölümsüzdür”

şeklinde sloganlar atan grup içinde olduğu belirtilmiştir. Kararda ayrıca

başvurucunun bu yönde attığı mesajlara yer verilmiştir.

viii. Başvurucunun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla

8/3/2011 tarihinde Elazığ'da düzenlenen basın açıklamasına katılımın fazla

olması için çaba sarf ettiği ve basın açıklaması metninde, destekleyici

kurumlar bölümünde "Halk Cephesi

Kadınları" yazdığı belirtilmiştir. Kararda, başvurucunun bu

eylemle alakalı bazı telefon görüşmelerine ve attığı mesajlara da yer

verilmiştir.

ix. Başvurucunun Elazığ Haklar Derneğinde 13/3/2011, 10/4/2011

ve 28/11/2010 tarihlerinde, ölen DHKP/C terör örgütü üyelerini anma amaçlı

paneller düzenlediği ve bu panellerde örgüt üyelerinin fotoğraflarının derneğe

asıldığı belirtilerek bu yöndeki bazı telefon görüşmelerine yer verilmiştir.

Ayrıca bu panellerle ilgili olarak terör örgütünün amacı doğrultusunda yayın

yapan www.halkinsesi.tv isimli

internet sitesinde haber yapıldığı vurgulanmıştır.

x. Başvurucunun 21/3/2011 tarihinde Elazığ'da, terör örgütüne

eleman kazandırmak amacıyla düzenlenen Nevruz etkinliğine katılım sağlamaya

çalıştığı, etkinlikte “Toplu mezarları

yaratan katilleri istiyoruz, Halk Cephesi” ve “Nevruz halkların isyanıdır, Halk Cephesi”

yazılı, üstünde ölen bir terör örgütü üyesinin fotoğrafının da bulunduğu pankartların

açıldığı belirtilmiş ve başvurucunun bu yönde attığı mesaja da yer verilmiştir.

Ayrıca bu etkinlikle ilgili olarak terör örgütünün amacı doğrultusunda yayın

yapan www.halkinsesi.tv isimli

internet sitesinde haber yapıldığı vurgulanmıştır.

xi. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına 28/2/2011 tarihinde yapılan

bir ihbarda, Elazığ'da DHKP/C terör örgütü adına yayımlanan dergi ve

takvimlerin Elazığ Halk Cephesi tarafından satışının yapıldığının bildirildiği,

bazı mesajlardan başvurucunun örgütsel dokümanların satışı ve dağıtımı ile

ilgilendiğinin anlaşıldığı ve bu konularda Elazığ-Malatya-Tunceli illerinden

sorumlu olan S.K. isimli kişiden talimat aldığı belirtilmiştir.

xii. Başvurucunun DHKP/C terör örgütü tarafından ilan edilen

"30 Mart-17 Nisan Devrim Şehitleri

Haftası" nedeniyle 30/3/2011 tarihinde Tokat'ın Kızıldere

köyünde düzenlenen etkinliği diğer sanıklar D.K. ve Ç.A. ile birlikte organize

ettiği belirtilerek bu yöndeki bazı telefon görüşmelerine yer verilmiştir.

Ayrıca bu etkinlikle ilgili olarak terör örgütünün amacı doğrultusunda yayın

yapan www.halkinsesi.tv isimli

internet sitesinde “Silahlı Savaşı

Geliştirerek, Halkı Örgütleyerek ve Savaşı Halklaştırarak Kızıldere Yolunda

Savaşı Sürdüreceğiz” başlıklı bir haber yapıldığı vurgulanmıştır.

xiii. Başvurucunun Adana'da 20/4/2011-27/4/2011 tarihleri

arasında DHKP/C terör örgütünün üniversite ve lise gençliğine yönelik olarak

oluşturduğu Gençlik Federasyonu tarafından “Parasız

eğitim istiyoruz! Alacağız! Gençlik Federasyonu” adı altında

düzenlenen açlık grevi ve basın açıklamasına katıldığı belirtilmiştir. Kararda,

başvurucunun bu yönde yaptığı bazı telefon görüşmelerine yer verilmiş; açlık

grevi çadırının kurulması sırasında güvenlik güçlerine mukavemet gösterdiği ve

zor kullanılarak gözaltına alındığı ifade edilmiştir. Bu etkinlikle ilgili

olarak terör örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv isimli internet

sitesinde haber yapıldığı da vurgulanmıştır.

xiv. Başvurucunun 1/5/2011 tarihinde İstanbul'un Taksim

Meydanı'nda düzenlenen 1 Mayıs etkinliğine DHKP/C terör örgütü ile ilişkili

olan kişilerin Elazığ, Malatya ve Tunceli'den götürülmesini organize ettiği

belirtilmiştir. Söz konusu etkinlikte polis arama noktalarında bulunan

barikatların yıkıldığı ve güvenlik güçlerine saldırıldığı, başvurucunun da bu

etkinliğe katılan kişiler arasında olduğu ifade edilerek bu etkinlikle ilgili

olarak terör örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv isimli internet

sitesinde haber yapıldığı ve haberde yer alan fotoğrafta başvurucunun da

görüldüğü vurgulanmıştır.

xv. Başvurucunun, yaşamını yitiren DHKP/C terör örgütü üyesi

G.Z.nin ölüm yıl dönümü olması nedeniyle 7/5/2010 tarihinde grup hâlinde “G.Z. ölümsüzdür, kahramanlar ölmez halk yenilmez,

bedel ödedik bedel ödeteceğiz, anaların öfkesi katilleri boğacak, G.Z.

onurumuzdur, bize ölüm yok, katil devlet hesap verecek” şeklinde

sloganlar atarak grubu yönlendirdiği belirtilerek başvurucunun bu yönde yaptığı

bir telefon görüşmesine yer verilmiştir. Ayrıca bu etkinlikle ilgili olarak terör

örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde haber yapıldığı vurgulanmıştır.

xvi. Başvurucunun, DHKP/C terör örgütünün eylem ve

faaliyetlerinin ortaya çıkarılması amacıyla İdil Kültür Merkezi, Okmeydanı

Haklar ve Özgürlükler Derneği ile Gençlik Dernekleri Federasyonuna yönelik

gerçekleştirilen operasyonları protesto etmek amacıyla 11/5/2011 tarihinde

Elazığ'da üzerinde Halk Cephesi

yazılı önlük giyerek yine Halk Cephesi

imzalı bildiriler dağıttığı, bu bildirilerde "Biz Halk Cephesiyiz, baş eğmeyeceğiz, baş eğmeyenlerin soyundan

geliyoruz, 41 yıllık tarihimiz bunun tanığı ve kanıtıdır"

şeklinde yazılar olduğu belirtilmiştir. Mahkeme, THKP/C ve DHKP/C terör

örgütlerinin 1969 yılında kurulduğunu ve bildiride geçen "41 yıllık tarih"ten kastedilenin de

bu olduğunu belirlemiştir. Ayrıca bu etkinlikle ilgili olarak terör örgütünün

amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde haber yapıldığı kararda vurgulanmıştır.

xvii. Soruşturma aşamasında müdafiinin hazır bulunmasıyla

ifadesi alınan ve aynı dosyada sanık olan Ç.A.nın başvurucu hakkındaki kolluk

ve savcılık beyanlarında şu ifadeler bulunmaktadır:

"...Candaş Kat 2010 yılı

içerisinde Fırat Üniversitesini kazanması sebebi ile Elazığ'a geldi. Candaş

Elazığ'a gelmeden önce yine DHKP/C terör örgütü adına yasal görünüm altında

faaliyet gösteren Ankara Gençlik Derneğinde faaliyet gösteriyormuş. DHKP/C

terör örgütünün lise ve üniversite gençliğine yönelik olarak oluşturduğu

yapılanması olan Gençlik Federasyonu tarafından Elazığ ilinde faaliyet

göstermek için gönderildi. Candaş Kat, Elazığ Gençlik Derneği girişiminin

sorumlusu olarak faaliyet göstermektedir. Fırat Üniversitesinde terör örgütüne

kazandırılmaya çalışılan ve üniversiteye yeni kayıt yaptıran öğrencilere Candaş

Kat ve H.G. birlikte faaliyet gösterirler. Fırat Üniversitesinde öğrenim gören

M.E., E.T. ve ismini G. olarak bildiğim Kimya Mühendisliği 1. Sınıfta Candaş

Kat'ın sınıf arkadaşı olarak bildiğim G.U. terör örgütüne kazandırmak amacı ile

Elazığ Haklar Derneğinde düzenlenen seminer, panel vb. etkinliklere Candaş Kat

vasıtası ile katılmaktadırlar. Candaş Kat ile aynı zamanda yaklaşık 6 aydır

aynı evde ikamet etmekteyiz. Örgütsel faaliyetlere maddi gelir temin etmek

amacı ile Yürüyüş dergisi ve diğer örgütsel yayınların satışından sağlanan

gelirin tamamını örgütsel faaliyetlere aktarır...'

'...Candaş Kat isimli şahsı da Elazığ Haklar

Derneğinden tanırım. Kendisidernek yöneticisidir. Üniversiteden sorumludur.

Üniversiteden düzenlenen etkinlik ve organizasyonlardan sorumludur.

Haklar Derneğinin asıl amacı DHKP/C terör

örgütüne propaganda yoluyla elaman kazandırmak, yayınları ile maddi gelir

sağlamaktır. Buradan elde edilengelirin nereye kim tarafından gönderildiğini

bilmiyorum, ancak tahminim bunun terör örgütüne gönderildiğidir..."

xviii. Ç.A., kovuşturma evresinde ise soruşturma evresindeki

ifadeyi gözaltına alınması nedeniyle kızgınlıkla verdiğini, bu kapsamda

başvurucunun da içinde bulunduğu diğer sanıkların örgütle bir bağlantısı olup

olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.

xix. Başvurucunun üzerinde Halk

Cephesi yazılı önlük giyerek katıldığı farklı tarihlerdeki

eylemlerde “Adalet istiyoruz, katiller halka

hesap verecek, kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz, anaların öfkesi katilleri

boğacak, bedel ödedik bedel ödeteceğiz” şeklinde slogan attığı, “Matemimiz isyanımızdır isyanı büyütelim, Halk Cephesi”

şeklinde pankart açtığı, yine "G.Z.

ölümsüzdür, kahramanlar ölmez halk yenilmez, bedel ödedik bedel ödeteceğiz,

anaların öfkesi katilleri boğacak, G.Z. onurumuzdur, bize ölüm yok, katil

devlet hesap verecek" ve "kürdistan

faşizme mezar olacak, katil Devlet kürdistandan defol, devrim şehitleri

ölümsüzdür" şeklinde sloganların atıldığı etkinliklere

katıldığı ve Yürüyüş isimli dergiyi sattığı belirtilmiştir. Mahkeme bu

tespitlerinde, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna, fiziki takip

tutanaklarına ve terör örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv isimli internet

sitesindeki haberlerde yer alan fotoğraflara atıf yapmıştır.

xx. Mahkeme son olarak başvurucu Candaş Kat hakkındaki

mahkûmiyet gerekçesini şöyle özetlemiştir:

"...İletişim tespit

tutanakları, teknik takip tutanakları, internet tespit tutanakları, internette

yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğer sanıkların kaçamaklı

beyanları, sanık Ç.A.nın soruşturma aşamasında müdafiisi huzurundaki beyanı,

bilirkişi M.S.nin 9/6/2011 tarihli raporu, CD çözüm tutanakları, fotoğraflar,

Elazığ Haklar Derneğinde ele geçen örgütsel dökümanlar ve tüm dosya kapsamı

nazara alındığında, DHKP/C silahlı terör örgütü adına düzenlenen etkinliklere

katılması, katılımı organize etmesi, terör örgütü adına slogan atması, terör

örgütü mensubunun cenazesine katılması, dergi gibi yayınların satımına

katılması, sanığın eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği, niteliği nazara

alındığında örgütle organik bağının bulunması, tüm eylemlerinin sempatizanlık

düzeyini aşıp, örgüt üyeliği boyutuna ulaşması nazara alındığında DHKP/C

silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır..."

15. Mahkemenin başvurucu Sevda

Kurban hakkında yaptığı

tespit ve değerlendirmeler ise özetle şöyledir:

i. Başvurucunun Elazığ-Malatya-Tunceli illerinden sorumlu olarak

faaliyet gösterdiği, DHKP/C terör örgütü adına Tunceli'de gençlik yapılanması

içinde faaliyet gösteren şahıslarla örgütsel ilişki içinde olduğu ve gözaltına

alınan şahıslarla ilgili bilgi aldığı belirtilerek bu kapsamda yaptığı bazı

telefon görüşmelerine yer verilmiştir.

ii. Başvurucunun, bazı faili meçhul cinayetleri protesto etmek

amacıyla 2/3/2011 tarihinde Elazığ'da “Toplu

mezarları yaratan katilleri istiyoruz, Halk Cephesi” yazılı pankart

açılan ve “Adalet istiyoruz, katiller halka

hesap verecek, kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz, anaların öfkesi katilleri

boğacak, bedel ödedik bedel ödeteceğiz” şeklinde sloganlar atılan

basın açıklamasına katıldığı belirtilerek bu kapsamda yaptığı bazı telefon

görüşmelerine yer verilmiştir. Ayrıca bu etkinlikle ilgili olarak terör

örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde haber yapıldığı kararda vurgulanmıştır.

iii. Başvurucunun 21/3/2011 tarihinde Elazığ'da, terör örgütüne

eleman kazandırmak amacıyla düzenlenen Nevruz etkinliğine katıldığı, etkinlikte

“Toplu mezarları yaratan katilleri

istiyoruz, Halk Cephesi” ve “Nevruz

halkların isyanıdır, Halk Cephesi” yazılı, üstünde ölen bir terör

örgütü üyesinin fotoğrafının da bulunduğu pankartların açıldığı belirtilerek

başvurucunun bu yönde yaptığı bazı telefon görüşmelerine yer verilmiştir. Ayrıca

bu etkinlikle ilgili olarak terör örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv isimli internet

sitesinde haber yapıldığı vurgulanmıştır.

iv. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına 28/2/2011 tarihinde yapılan

bir ihbarda, Elazığ'da DHKP/C terör örgütü adına yayımlanan dergi ve

takvimlerin Elazığ Halk Cephesi tarafından satışının yapıldığının bildirildiği,

örgütsel yapı içinde Elazığ-Malatya-Tunceli illerinden sorumlu olduğu

belirtilen başvurucunun kararda değinilen bazı telefon görüşmelerinden Elazığ

Haklar Derneğinde faaliyet gösteren D.K.ya bahse konu dergi ve takvimlerin

satışı ile ilgili talimat verdiğinin belirlendiği ifade edilmiştir.

v. Başvurucunun fiziki ve teknik takibi sonucunda DHKP/C terör

örgütü tarafından ilan edilen "30 Mart-17

Nisan Devrim Şehitleri Haftası" nedeniyle İstanbul'dan Elazığ'a

gönderilen örgütsel dergi, broşür, bildiri vb. yayımların dağıtımını organize

ettiği belirtilerek bu yöndeki bazı telefon görüşmelerine yer verilmiştir.

vi. Başvurucunun DHKP/C terör örgütüne üye olma ve terör örgütü

propagandası yapma suçlarından ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü

bulunan terör örgütü üyelerinin aileleri ve diğer illerde faaliyet gösteren

örgüt üyeleri ile ilişki içinde olduğu belirtilmiş ve bu yönde yaptığı bazı

telefon görüşmelerine yer verilmiştir.

vii. Başvurucunun fiziki ve teknik takibi sonucunda DHKP/C terör

örgütü tarafından ilan edilen "30

Mart-17 Nisan Devrim Şehitleri Haftası" nedeniyle 30/3/2011

tarihinde Tokat'ın Kızıldere köyünde düzenlenen etkinliği organize ettiği

belirtilmiştir. Kararda, başvurucunun bu yönde yaptığı bazı telefon

görüşmelerine yer verilmiş ve bu etkinlikle ilgili olarak terör örgütünün amacı

doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde haber yapıldığı vurgulanmıştır.

viii. DHKP/C terör örgütünün Elazığ-Tunceli-Malatya sorumlusu

olarak faaliyet gösterdiği belirtilen başvurucunun, fiziki ve teknik takibi

neticesinde, örgütsel içerikli dokümanların 26/4/2011 tarihinde İstanbul'dan

Malatya'ya getirilmesi ile ilgili olarak hakkında aynı suçtan soruşturma

yürütülen E.K. ve Malatya Haklar Derneğinde faaliyet gösteren K.U. ile örgütsel

irtibat içinde bulunduğunun belirlendiği ifade edilmiştir.

ix. Başvurucunun 1/5/2011 tarihinde İstanbul'un Taksim

Meydanı'nda düzenlenen 1 Mayıs etkinliğine DHKP/C terör örgütü ile ilişkili

olan kişilerin Elazığ, Malatya ve Tunceli'den götürülmesini D.K. ile birlikte

organize ettiği, başvurucunun katıldığı bu etkinlikte polis arama noktalarında

bulunan barikatların yıkıldığı ve güvenlik güçlerine saldırıldığı

belirtilmiştir. Yine bu etkinlikle ilgili olarak terör örgütünün amacı

doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde haber yapıldığı kararda ifade edilmiştir.

x. Başvurucunun DHKP/C terör örgütü üyesi G.Z.nin ölüm yıl

dönümü nedeniyle düzenlenen farklı tarihlerdeki eylemlerde, üzerinde Halk Cephesi yazılı önlük giyerek "G.Z. ölümsüzdür, kahramanlar ölmez halk yenilmez,

bedel ödedik bedel ödeteceğiz, anaların öfkesi katilleri boğacak, G.Z.

onurumuzdur, bize ölüm yok, katil devlet hesap verecek, önder yoldaş Dursun

Karataş, Mahir-Hüseyin-Ulaş kurtuluşa kadar savaş" şeklinde

slogan atan grup içinde bulunduğu ve grubun fotoğraflarını çektiği

belirtilmiştir.

xi. Başvurucunun DHKP/C terör örgütünün eylem ve faaliyetlerinin

ortaya çıkarılması amacıyla İdil Kültür Merkezi, Okmeydanı Haklar ve

Özgürlükler Derneği ile Gençlik Dernekleri Federasyonuna yönelik

gerçekleştirilen operasyonları protesto etmek amacıyla, 12/5/2011 tarihinde

Elazığ'da düzenlenen basın açıklamasına katıldığı, üzerinde "Halk Cephesi ve Grup Yorum" yazılı

önlük giydiği, fotoğraflarını çekerek yönlendirdiği grup tarafından “Baskılar bizi yıldıramaz, bedel ödedik bedel

ödeteceğiz, kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz, Grup Yorum susturulamaz”

şeklinde sloganların atıldığı ve “Gözaltılar

baskılar bizi yıldıramaz, Halk Cephesi”yazılı pankartın açıldığı

belirtilmiştir. Kararda, başvurucunun bu yönde attığı bazı mesajlara yer

verilmiş ve bu etkinlikle ilgili olarak terör örgütünün amacı doğrultusunda

yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde haber yapıldığı vurgulanmıştır.

xii. Başvurucunun 19/12/2000-22/12/2000 tarihlerinde F tipi ceza

infaz kurumlarına geçiş sürecine karşı çıkan DHKP/C terör örgütüne yönelik

operasyonları protesto etmek amacıyla 28/11/2010 tarihinde Elazığ Haklar

Derneğinde düzenlenen seminere katıldığı ve seminerle ilgili olarak terör

örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde haber yayımlandığı belirlenmiştir.

xiii. Başvurucunun DHKP/C terör örgütüne eleman kazandırmak

amacıyla Malatya Haklar Derneği tarafından Malatya'da düzenlenen yılbaşı

etkinliğine Elazığ'dan örgüt adına katıldığı belirtilerek terör örgütünün amacı

doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv

isimli internet sitesinde “Malatya’da Yeni

Kavga Yılına Etkinliklerle Girildi, Yılbaşı günü Malatya, Elazığ ve Dersim HALK

CEPHELİLER Malatya’da toplandılar” şeklinde haber yapıldığı

vurgulanmıştır.

xiv. Başvurucunun 19/12/2000-22/12/2000 tarihlerinde F tipi ceza

infaz kurumlarına geçiş sürecine karşı çıkan DHKP/C terör örgütüne yönelik

operasyonlar sonucunda ve ölüm oruçlarında hayatını kaybeden örgüt üyelerinin

fotoğraflarının sergilendiği eyleme, üzerinde Halk

Cephesi yazılı önlük giyerek diğer sanıklarla birlikte katıldığı ve

bu etkinlikle ilgili olarak terör örgütünün amacı doğrultusunda yayın yapan www.halkinsesi.tv isimli internet

sitesinde haber yapıldığı belirtilmiştir.

xv. Başvurucunun 19/12/2010 tarihinde “19-22 Aralık hapishaneler katliamını unutmadık unutturmayacağız

(Halk Cephesi), katliamdan önce Seyhan Doğan katliamdan sonra Seyhan Doğan”

yazılı pankartların açıldığı ve “Diri diri

yakanlar cezalandırılsın, katil Devlet hesap verecek, adalet istiyoruz, yaşasın

direniş yaşasın zafer” şeklinde sloganların atıldığı basın

açıklamasına katıldığı ifade edilmiştir.

xvi. Başvurucunun 23/11/2009 tarihinde Elazığ Fevzi Çakmak

Mahallesi'nde bulunan bir baz istasyonunun elektrik bağlantısının yapılmasını

protesto eden mahalle sakinlerini yönlendirerek yol üzerine çöp

konteynerlerinin çekilmesi suretiyle yolun trafiğe kapatılması ve güvenlik

görevlilerine taş, sopa ve demir çubuk atarak saldırılması eylemine katıldığı

belirtilmiştir.

xvii. Soruşturma aşamasında müdafii huzurunda ifadesi alınan ve

aynı dosyada sanık olan Ç.A.nın başvurucu hakkındaki kolluk ve savcılık

beyanlarında şu ifadeler bulunmaktadır:

"...Sevda Kurban,

derneğin (Elazığ Haklar Derneği) DHKP/C

terör örgütü adına genel sorumluluğunu D.K. ile birlikte yapmaktadır. Özellikle

yapılan eylem ve etkinlikler, derneğin kirası gibi örgütsel faaliyetlere gelir

sağlanması, sempatizan toplayarak terör örgütüne eleman kazandırılması

çalışmalarının genel sorumlularındandır. Terör örgütü adına diğer illerde

düzenlenen eylem ve etkinliklerin organizasyonunu D.K. ile birlikte yapar ve

eylemlere katılımı sağlar. Örgütsel faaliyetlere maddi gelir temin etmek amacı

ile dergi ve yayın satışından sağlanan gelirin tamamını örgütsel faaliyetlere

aktarır...'

'...Ben Sevda Kurban isimli

şahsı Elazığ Haklar Derneğinden tanırım. Kendisi dernek yöneticisidir. Dernek

yöneticisi olması sebebiyle eylem, etkinlikler, örgüteeleman kazandırma, diğer

organizasyonlar ve örgüte maddi gelir temin etmek amacıyla diğer çalışmaları

yapar...

Haklar Derneğinin asıl amacı DHKP/C terör örgütüne

propaganda yoluyla elaman kazandırmak, yayınları ile maddi gelir sağlamaktır.

Buradan elde edilengelirin nereye kim tarafından gönderildiğini bilmiyorum,

ancak tahminim bunun terör örgütüne gönderildiğidir.

Dernekte bulunan bilgisayarları dernek yönetici

olan Sevda Kurban, D.K. isimli şahıslar kullanırdı..."

xviii. Ç.A., kovuşturma evresinde ise soruşturma evresindeki

ifadeyi gözaltına alınması nedeniyle kızgınlıkla verdiğini, bu kapsamda

başvurucunun da içinde bulunduğu diğer sanıkların örgütle bir bağlantısı olup

olmadığını bilmediğini beyan etmiştir.

xix. Mahkeme son olarak başvurucu Sevda Kurban hakkındaki

mahkûmiyet gerekçesini şöyle özetlemiştir:

"...İletişim tespit

tutanakları, teknik takip tutanakları, internet tespit tutanakları, internette

yayınlanan haberlere ait tutanaklar, beyanı, diğer sanıkların kaçamaklı

beyanları, sanık Ç.A.nın soruşturma aşamasında müdafiisi huzurundaki beyanı,

bilirkişi M.S.nin 9/6/2011 tarihli raporu, CD çözüm tutanakları, fotoğraflar,

Elazığ Haklar Derneğinde ele geçen örgütsel dökümanlar ve tüm dosya kapsamı

nazara alındığında, DHKP/C silahlı terör örgütü adına düzenlenen etkinliklere

katılması, katılımı organize etmesi, terör örgütü adına slogan atması, terör

örgütü mensubunun cenazesine ve yıldönümüne katılması, dergi gibi yayınların

satımına katılması, sanığın eylemlerinin çeşitliliği, sürekliliği, niteliği

nazara alındığında örgütle organik bağının bulunması, tüm eylemlerinin

sempatizanlık düzeyini aşıp, örgüt üyeliği boyutuna ulaşması nazara alındığında

DHKP/C silahlı terör örgütü üyesi olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır."

16. Elazığ Haklar Derneğinde yapılan aramada üzerinde Halk Cephesi yazılı pankart, afiş, el

bildirisi, takvim ile terör örgütü lideri ve üyelerinin çok sayıda fotoğrafı

ele geçirilmiştir. Ayrıca ele geçirilen bazı dijital materyallerin içinde

DHKP/C terör örgütü adına gerçekleştirilen eylemlere ve örgüt mensuplarına ait

fotoğraflar, DHKP/C terör örgütü adına canlı bomba eylemi yapan şahısların

eylem öncesinde bombaları vücuduna bağladığı sırada çekilen ve örgütsel eğitim

amaçlı kullanılan görüntüler ile terör örgütünün propagandasını yapmak amacıyla

hazırlanan DHKP/C yazılı bez pankartların açıldığı bazı görüntüler bulunduğu

ifade edilmiştir.

17. Temyiz incelemesi sonucunda başvurucular hakkında terör

örgütü propagandası yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin sonradan

yapılan kanun değişiklikleri kapsamında kovuşturmanın ertelenmesi şartlarının

değerlendirilmesi amacıyla bozulmasına karar verilmiştir. Başvurucular hakkında

terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkûmiyet kararları ise Yargıtay

9. Ceza Dairesi tarafından 3/1/2014 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Onama

kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...Sanık Ç.A.nın

kollukta müdafii huzurundaki ifadesi, fiziki takip tutanakları, iletişimin

usulüne uygun olarak tespitine ilişkin kayıtlar, arama ve elkoyma tutanakları

ile tüm dosya kapsamına göre; Dairemizce de silahlı terör örgütü DHKP/C'nin alt

yapılanması olarak kabul edilen HÖC (Hak ve Özgürlükler Cephesi)'ün 2008

yılından itibaren Halk Cephesi adı altında sürdürdüğü faaliyetleri kapsamında

düzenlenen etkinlik ve eylemlere katılma, müzahir kitlenin anılan eylemlere

katılması için çalışma, eylemlere katılımı ve eylem yerlerine ulaşımı koordine

ve organize etme, örgütün propagandasını yapma, örgüt mensubu iken ölen ya da

öldürülen şahısların cenazelerini ve sanık veya hükümlü sıfatıyla ceza evinde

bulunan örgüt mensuplarını örgütsel bağlılık içinde sahiplenme ve bu kapsamda

gerçekleştirilen eylemlerin örgütle bağlantılı yayın organlarında yer almasını

sağlama şeklindeki çeşitlilik ve süreklilik gösteren eylemleri nedeniyle

sanıkların DHKP/C silahlı terör örgütü üyesi olduklarına ilişkin kabul ve

uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir."

18. Başvurucular, Yargıtay ilamından 8/3/2014 tarihinde ceza

infaz kurumunda haberdar olduklarını belirtmişlerdir.

19. Başvurucular 4/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

20. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Metin Birdal (GK), B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 8/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Silahların Eşitliği ve

Çelişmeli Yargılama İlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucuların

İddiaları

22. Başvurucular, yargılama sırasında kovuşturmanın

genişletilmesi ve bilirkişi incelemesi yaptırılması talebinde bulunduklarını,

ancak bu taleplerin reddedildiğini beyan ederek adil yargılanma haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

b. Değerlendirme

23. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için silahların eşitliği ilkesi ışığında taraflara tanık delili

de dâhil olmak üzere delillerini sunma, inceletme noktasında uygun imkânların

tanınması ve yargılamaya etkin katılımlarının sağlanması gerekir. Bu anlamda

delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsiz olma iddiaları da yargılamanın

bütünü kapsamında değerlendirilecektir. Ceza davaları ile medeni hak ve

yükümlülüklere ilişkin davaların usul kuralları da dâhil olmak üzere

yargılamanın tüm aşamalarında silahların eşitliği ilkesinin güvence altına

alınarak adil yargılanma hakkının korunması hukuk devleti olmanın bir gereğidir

(Mustafa Kupal, B. No: 2013/7727,

4/2/2016, §§ 50, 51, 52).

24. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi, herhangi bir

davada bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar

vermek değildir. Bilirkişi raporu benzeri delillerin kabul edilebilirliği ve

değerlendirilmesi hususları derece mahkemelerinin yetkisi dâhilindedir (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No:

2013/7800, 18/6/2014, § 68).

25. Somut olayda başvurucular, dosyada daha önce alınan

bilirkişi raporunda yer alan tespitlere ek olarak hangi somut gerekçelerle

yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini açıklamamıştır. Ayrıca

başvurucular dosyada mevcut olan bilirkişi raporunda kabul etmedikleri

eylemlerin ve görüntülerin hangileri olduğunu, tarihlerini ve yerlerini

açıklamamış, soyut bir biçimde yeniden bilirkişi incelemesi yapılması talebinde

bulunmuş; bu talepleri Mahkemece dosyaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle

reddedilmiştir.

26. Yine başvurucular, yargılama sırasında kovuşturmanın

genişletilmesi talebinde bulunarak www.halkinsesi.tv isimli internet sitesine

ve fiziki ve teknik takip tutanakları içeriğine ilişkin üniversitelerden

mütalaa alınmasını talep etmişler, ancak www.halkinsesi.tv isimli internet

sitesine veya fiziki ve teknik takip tutanakları içeriğine ilişkin hangi

tespitlere karşı çıktıklarını ve hangi somut gerekçelerle bu konularda

üniversitelerden mütalaa talep ettiklerini açıklamamışlardır. Başvurucuların bu

talepleri de Mahkemece dosyaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.

27. Bu bağlamda somut olayda başvurucuların talepleri,

Mahkemenin bu talepleri red gerekçesi, maddi olayın niteliği, yargılamanın

bütünü ve gerekçeli karar birlikte değerlendirildiğinde başvurucuların usule

ilişkin imkânlardan yararlandıkları ve dezavantajlı konuma düşürülmediği

anlaşıldığından silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine yönelik

bir ihlal bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Adil Yargılanma

Hakkına İlişkin Diğer İhlal İddiaları

29. Başvurucular, haklarındaki arama ve elkoyma kararlarının

kanunda öngörülen usule uygun olarak uygulanmadığını beyan etmek suretiyle adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

30. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak

ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik

niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için

öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No:

2012/403, 26/3/2013, §§ 16, 17).

31. Yine bireysel başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucu

olarak olağan kanun yollarında ve mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialar

ile bu mahkemelere sunulmayan bilgi ve belgeler bireysel başvuru konusu

edilemez (Bayram Gök, B. No:

2012/946, 26/3/2013, § 20).

32. Somut olayda ise başvurucuların söz konusu iddialarını

temyiz yolunda ileri sürmedikleri anlaşılmaktadır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Toplantı ve Gösteri

Yürüyüşü Düzenleme Hakkı ile İfade Özgürlüğünün İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

34. Başvurucular katıldıkları bazı barışçıl etkinliklerin veya

Yürüyüş Dergisi gibi bazı yasal yayınların terör örgütüne üye olma suçundan

verilen mahkûmiyette delil olarak kullanılması nedeniyle toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakları ile ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

35. Katıldıkları veya organize ettikleri toplantılar ile bu

toplantılarda açıkladıkları bazı düşüncelerinin ve bulundurdukları bazı

yayınların mahkûmiyet kararlarında terör örgütüne üye olma suçunun delili

olarak kullanılması başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

ile ifade özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki doğurabilir. Dolayısıyla

başvurucuların Anayasa'nın 26. ve 34. maddelerinde koruma altına alınan

haklarına bir müdahalede bulunulduğu kabul edilmelidir (Metin Birdal, § 48).

36. Başvuru konusu müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde

öngörülen kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı ve Anayasa'nın 26. ve 34.

maddelerinin ikinci fıkralarında yer alan millî güvenlik ve kamu düzeninin

korunması meşru amaçları kapsamında kaldığı anlaşılmıştır (Metin Birdal, §§ 52, 53). Bu nedenle başvuru konusu müdahalenin demokratik

toplum düzeninin gereklerine uygun olup olmadığı değerlendirilecektir.

a. Müdahalenin Demokratik

Toplum Düzeninin Gereklerine Uygun Olması

37. Temel hak ve özgürlüklerin koruması altında bulunan bir

eylemin terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet kararında delil olarak

kullanılması suretiyle temel hak ve özgürlüklere yapılan bir müdahalenin

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu

bir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. Amaca ulaşmaya yardımcı olmayan bir

müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı söylenemeyecektir

(zorunlu toplumsal ihtiyaç testine ilişkin açıklamalar için bkz. Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,

4/6/2015, §§ 51, 53-55, 57; Mehmet Ali Aydın

[GK], B. No:2013/9343, 4/6/2015, § 68; Ferhat Üstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, §§ 45, 46; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128,

7/7/2015, § 51).

b. Somut Olayın

Değerlendirilmesi

38. Terör örgütüne üye olma suçu, üye ve hatta örgüt henüz bir

suç işlememiş olsa dahi örgütün toplum için yarattığı tehlikeyi cezalandıran ve

bu yönüyle bir yandan da örgüt faaliyetleri kapsamında suç işlenmesini

engelleme amacı taşıyan bir suç türüdür (Metin

Birdal, §§ 60, 61).

39. Bireysel başvuru yolunda Anayasa Mahkemesinin görevi bir

yargılamanın sonucu itibarıyla adil olup olmadığını değerlendirmek değildir.

Dolayısıyla başvurucular hakkında isnat edilen terör örgütünün üyesi olma

suçunun sübuta erip ermediği veya toplanan delillerin suçun sübutu için yeterli

olup olmadığı meselesi, ilkesel olarak Anayasa Mahkemesinin ilgi alanı

dışındadır (Metin Birdal, § 47; Yılmaz

Çelik [GK], B. No: 2014/13117, 19/7/2018, § 45; krş. Ferhat Üstündağ, § 65). Bundan başka bir

ceza yargılamasında hangi delillerin hükme esas alınabileceği meselesi de esas

itibarıyla Anayasa Mahkemesinin görev alanının dışındadır (Türk Ceza Muhakemesi

Hukuku uygulamasına ilişkin bazı değerlendirmeler için bkz. Metin Birdal, §§ 67-71).

40. Bir kişinin henüz başka bir suç işlemeden yalnızca terör

örgütüne üye olması nedeniyle cezalandırılabilmesi için yargılama makamlarının

o kişinin terör örgütüyle olan bağlarını ortaya koyması gerekir. Henüz ceza

kanunlarında tanımlanan bir suçu işlememiş olsa bile bir terör örgütü ile örgüt üyeliği olarak kabul edilecek

kuvvette bir bağın varlığının araştırılması bireylerin sahip olduğu fikirlerin,

bağlı oldukları toplumsal grupların ve ideolojilerinin, davranışlarının

anlamlarının ve bunların altında yatan saiklerin de değerlendirilmesini

gerektirebilir. Böyle bir değerlendirmenin örgütlere üye olmak, toplantılara

katılmak veya düşünce açıklamaları yapmak gibi kişilerin anayasal haklar

kapsamında koruma altında bulunan eylemlerini de kapsadığı durumlarda başta

ifade, örgütlenme, din ve vicdan özgürlükleri ile toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkı olmak üzere temel haklar üzerinde ciddi bir baskı

oluşturabilecek potansiyele sahip olduğu açıktır (Metin Birdal, §§ 63,

64).

41. Kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerinin terör örgütünün üyesi olma suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarının delili olarak kullanılmasının temel haklar üzerinde yaratacağı

caydırıcı etki nedeniyle -devletin toplumu terör örgütlerinin faaliyetlerine

karşı korumak şeklindeki pozitif yükümlülüğünün bir sonucu olarak- insanların

terörsüz bir ortamda yaşama hakkı ile bu süreçte bireylerin potansiyel olarak

etkilenebilecek temel hakları arasında adil bir denge kurulmalıdır (Metin Birdal, § 65).

42. Söz konusu dengenin sağlandığının kabul edilebilmesi için

derece mahkemelerinin kişilerin anayasal hak ve özgürlükler kapsamında kalan

faaliyetlerini terör örgütünün üyesi olma suçundan verilen mahkûmiyet

kararlarında delil olarak kullanmalarının zorunlu bir ihtiyacı karşıladığını

göstermeleri gerekir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaki

denetimi temel haklara bu şekilde yapılan müdahalenin zorunlu bir ihtiyacı

karşıladığının ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilip gösterilemediği ile

sınırlı olacaktır (Metin Birdal,

§ 72).

43. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi mevcut başvuruda

başvurucuların toplantı ve ifade özgürlüklerine yapılan müdahalelerin gerçekten

toplumsal bir ihtiyaca cevap

verip vermediği sorusuna cevap bulacaktır.

44. Başvuru konusu olayda ilk derece mahkemesi süreklilik,

çeşitlilik ve yoğunluk gösterdiği kabul edilen eylem ve davranışlarıyla şiddeti

ve demokratik olmayan yöntemleri benimseyen başvurucuların DHKP/C terör

örgütünün üyesi oldukları kanaatine ulaşmıştır.

45. Başvurucular tarafından sunulan bilgi ve belgeler ile derece

mahkemelerince başvurucuların mahkûm edilmesi için benimsenen gerekçeler

yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca bir bütün olarak ve dikkatle incelenmiş

ve somut olayın koşullarında ilk derece mahkemesinin başvurucuları suç oluşturmadığı

ve anayasal hakların kullanımından ibaret olduğu ileri sürülen eylemleri

nedeniyle mahkûm ettiği kabul edilmemiştir. İlk derece mahkemesi, diğer bazı

deliller yanında DHKP/C terör örgütünü, terör örgütü mensuplarını veya terör

eylemlerini yücelten bazı etkinliklere katılmış olmalarını, bunları organize

etmelerini veya bazı yayınları bulundurmalarını başvurucuların örgüt üyeliğini

açıklayan ve eylemlerinin çeşitliliğini, sürekliliğini ve yoğunluğunu gösteren

deliller olarak kullanmıştır (krş. Metin

Birdal, § 76).

46. Nitekim ilk derece mahkemesi mahkûmiyet kararında, şikâyete

konu etkinlikler ve yayınlar dışında başvurucuların faaliyet gösterdikleri

Elazığ Haklar Derneğinde yapılan aramada ele geçirilen örgütsel doküman ve

fotoğraflara, DHKP/C terör örgütü adına canlı bomba eylemi yapan şahısların

eylem öncesinde bombaları vücuduna bağladığı sırada çekilen ve örgütsel eğitim

amaçlı kullanılan görüntülere de dayanmıştır. Ayrıca Mahkeme, başvurucular

tarafından yapılan bazı telefon görüşmesi ve mesaj içeriklerine, terör

örgütünün yayın organı olduğu belirtilen internet siteleri ile iş birliği

yapılmasına, tutuklu ya da hükümlü bulunan terör örgütü üyeleri ve aileleri ile

organize biçimde ilgilenilmesine de vurgu yapmıştır. Yine kararda DHKP/C ile HÖC,

Halk Cephesi, Gençlik Federasyonu ve Yürüyüş dergisi arasındaki ilişkilere

ayrıntılı biçimde değinilmiştir. Yargıtayın terör örgütü DHKP/C'nin alt

yapılanması olarak kabul ettiği HÖC'ün 2008 yılından itibaren Halk Cephesi adı altında sürdürdüğü

faaliyetleri kapsamında başvurucuların söz konusu etkinliklerde Halk Cephesi yazılı kıyafetler giydikleri,

bildiriler dağıttıkları, pankartlar açtıkları ve "bedel ödedik bedel ödeteceğiz”, "kurtuluşa kadar savaş" gibi sloganlar

attıkları tespitlerine de yer verilmiştir.

47. Mahkeme, başvurucuların katıldıkları hemen hemen her

etkinlik sonrası bu etkinliklerin terör örgütünün yayın organı olduğu

belirtilen internet sitesinde haberleştirildiğine özellikle değinmiştir.

Nitekim kararda, DHKP/C terör örgütü tarafından ilan edilen "30 Mart-17 Nisan Devrim Şehitleri Haftası"

nedeniyle düzenlenen bir etkinlikle ilgili olarak bahse konu internet sitesinde

“Silahlı Savaşı Geliştirerek, Halkı

Örgütleyerek ve Savaşı Halklaştırarak Kızıldere Yolunda Savaşı Sürdüreceğiz”

başlıklı bir haber yapıldığına atıf yapılmıştır. Son olarak Mahkeme mahkûmiyet

hükmünde, Ç.A.nın başvurucuların terör örgütü içindeki konumlarına ve

faaliyetlerine ilişkin ayrıntılı beyanlarını da dikkate almıştır.

48. Bu kapsamda Mahkeme, başvurucuların bazı toplantı ve

gösterilere katılmak veya bunları organize etmek ya da bazı yayınları

bulundurmak biçimindeki eylemlerinin DHKP/C terör örgütünün hiyerarşik

yapılanmasına kendi istekleriyle ve bilerek dâhil olduklarına dair bilgileri

doğrular ve tamamlar nitelikte olduğunu ikna edici biçimde göstermiştir. Bu

şekilde ilk derece mahkemesi, başvurucuların şikâyete konu eylemlerinin

mahkûmiyet hükmünde delil olarak kullanılmasının bir toplumsal ihtiyacı

karşıladığını ilgili ve yeterli bir gerekçe ile göstermiştir.

49. Sonuç olarak başvurucuların toplantı ve gösteri yürüyüşü

düzenleme hakkı ile ifade özgürlüğüne yapılan müdahale demokratik toplum

düzeninin gereklerine aykırı bir müdahale olarak değerlendirilemez.

50. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda müdahalenin

meşru olduğu açık olan başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu, B. No: 2012/1334,

17/9/2013, § 24).

51. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların toplantı ve gösteri

yürüyüşü düzenleme hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine dair başvurusunun

bir ihlal bulunmadığı açık olduğundan açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemezliğine karar

verilmesi gerekir.

C. Kişi Özgürlüğü ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

52. Başvurucular, tutukluluğun devamına ilişkin kararların

gerekçesiz olduğunu belirterek

kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

53. Bir suç isnadına bağlı

olarak tutuklulukta geçen sürenin başlangıcı; başvurucunun ilk kez

yakalanıp gözaltına alındığı durumlarda bu tarih, doğrudan tutuklandığı

durumlarda ise tutuklama tarihidir. Sürenin sonu ise kural olarak kişinin

serbest bırakıldığı ya da ilk derece mahkemesince hüküm verildiği tarihtir (Murat Narman, B. No: 2012/1137, 2/7/2013,

§ 66).

54. Kişi serbest bırakılmadan yargılanmakta olduğu davada ilk

derece mahkemesi kararıyla mahkûm olmuşsa mahkûmiyet tarihi itibarıyla

tutukluluk hâli sona erer. Çünkü bu durumda kişinin hukuki durumu bir suç isnadına bağlı olarak tutuklu olma

kapsamından çıkmaktadır. Bireysel başvuru incelemesi açısından tutuklamanın

şartları ile mahkûmiyete hükmedilmesi arasındaki esaslı fark bunu gerektirir.

Zira mahkûmiyete karar verilmiş olmakla isnat olunan suçun işlendiği, bundan

failin sorumlu olduğunun sübuta erdiği kabul edilmekte ve bu nedenle sanık

hakkında hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilmektedir. Mahkûmiyetle birlikte

kişinin kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedenine bağlı olarak tutukluluk

hâli sona ermektedir. Bu açıdan mahkûmiyet kararının ayrıca kesinleşmiş olması

gerekmez. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Yargıtay, mahkûmiyet kararı

sonrası tutulma hâlini tutukluluk olarak nitelendirmemektedir. AİHM, ilk derece

mahkemesi kararıyla mahkûm olan bir sanığın söz konusu mahkûmiyet kararından

sonraki tutulmasını Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5. maddesinin birinci

fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca “mahkûmiyet

sonrası tutma” olarak değerlendirmekte ve tutukluluk süresinin

hesabında dikkate almamaktadır (Korcan

Pulatsü, B. No: 2012/726, 2/7/2013, § 33).

55. Anayasa Mahkemesi, benzer iddiaların ileri sürüldüğü

başvurulara ilişkin olarak birçok kararında zaman

bakımından yetkisiyle ilgili ilkeleri belirlemiştir. İlk derece

mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının anılan yetkinin başladığı 23/9/2012

tarihinden sonra verilmiş olması gerektiği, bu tarihten önce verilen bir nihai

kararla sona eren tutukluluk hâllerine ilişkin başvuruların zaman bakımından

yetki dışında kaldığı kabul edilmiştir (birçok karar içinde bkz. Osman Büyüksu, B. No: 2013/5512, 3/4/2014,

§§ 20-24; Ali Öksüz, B. No:

2013/6065, 3/4/2014, §§ 20-23; Cevdet Genç,

B. No: 2012/142, 9/1/2014, §§ 24-29).

56. Somut olayda ilk derece mahkemesinin 1/2/2012 tarihli

mahkûmiyet hükmüyle birlikte tutukluluğun devamına karar verildiği anlaşılmış

olup başvurucular tarafından hükmen tutukluluğa ilişkin bir itirazın

yapıldığına dair bir belge de bulunamamıştır.

57. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların kişi özgürlüğü ve

güvenliği haklarının ihlal edildiği yönündeki şikâyetlerine konu olayda

tutuklamaya ilişkin nihai kararın Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından

yetkisinin başladığı 23/9/2012 tarihinden önce verildiği anlaşıldığından

başvurunun bu kısmının zaman bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin

ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkına ilişkin diğer ihlal iddiaların başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile ifade

özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

8/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL Raportör : Denizhan HOROZGİL Başvurucular : 1. Candaş KAT : 2. Düzgün KARAL : 3. Sevda KURBAN Vekili : Av. Engin GÖKOĞLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/5053, 8 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Adil Yargılanma
  9. B. Toplantı ve Gösteri
  10. C. Kişi Özgürlüğü ve
  11. A. 1. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  13. M. Emin KUZ
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/5053
Tarih
8 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Alper Merdoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/11702)
  • Ferhan Türk Başvurusu (B. No: 2015/15460)
  • Kerim Satı Başvurusu (B. No: 2015/14524)
  • Mehmet Ali Erdaş Başvurusu (B. No: 2015/19515)
  • Mehmet Özcan Başvurusu (B. No: 2019/6266)
  • İsmail Karataş Başvurusu (B. No: 2017/38629)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.