İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Chrıstopher Bruce Smyth Başvurusu (B. No: 2015/4837)

1. Başvuru, ölüm olayının etkili bir şekilde soruşturulmaması

Başvuru No2015/4837Tarih13 Eylül 2018Okuma41 dk · 8.293 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Chrıstopher Bruce Smyth Başvurusu

Karar tarihi
13 Eylül 2018
Başvuru Numarası
2015/4837
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

8.293 kelime·41 dk okuma·22 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ölüm olayının etkili bir şekilde soruşturulmaması

nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/3/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerine, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi

(UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere ve Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığından

(Cumhuriyet Başsavcılığı) bir örneği temin edilen 2010/7773Sor. sayılı soruşturma evrakına göre ilgili olaylar özetle

şöyledir:

9. 12/9/2010 tarihinde, saat 13.48 sıralarında ankesörlü bir

telefondan Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı (Jandarma Komutanlığı) 156

Jandarma İmdat İhbar Merkezini arayan bir kişi, yüzünde morluklar bulunan bir

erkek cesedinin sırtüstü yatar vaziyette durduğundan söz etmiş ve cesedin

bulunduğu yeri tarif etmiştir. İhbarı yapan kişi, işe gitmesi gerektiğini ve

yardımcı olamayacağını beyan ederek ismini ve kullandığı mobil telefonun

numarasını söylememiştir.

10. Tarif edilen yere aynı gün saat 14.20 sıralarında gelen

Jandarma Komutanlığı görevlileri saat 17.30'a kadar cesedi aramış ancak

bulamamışlardır.

11. 156 Jandarma İmdat İhbar Merkezini arayan bir başka kişinin

(S.D.) cesedin bulunduğu yeri tarif etmesi üzerine Jandarma Komutanlığı

görevlileri, aynı gün saat 19.00-20.00 sıralarında ormanlık alan içinde, kimlik

bilgileri tespit edilemeyen bir erkek cesedi bulmuşlardır.

12. Olayın bildirilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı derhâl

ve kendiliğinden soruşturma başlatmıştır.

13. Cumhuriyet savcısı 12/9/2010 tarihinde, saat 21.00

sıralarında cesedin bulunduğu yeri incelemiş; emrindeki kolluk görevlilerinden

olayı aydınlatmaya yarayacak iz ve delillerin toplanmasını, olay yerinin

krokisinin çizilmesini, olay yerinin fotoğraflarının çekilip kamera kaydına

alınmasını istemiştir.

14. Kolluk görevlilerince olay yerinin fotoğrafları çekilmiştir.

15. Cumhuriyet savcısınca düzenlenen olay yeri incelemesine

ilişkin tutanakta; olay yerinin kara yoluna 350-400 metre mesafede olduğu,

cesedin ağaçların arasında uzanır vaziyette durduğu, cesedin ağız ve burnundan

kan damladığı, cesette boğuşma ve kavga belirtisi olmadığı, ölenin beyaz

renkteki gömleğinin sağ göğüs hizasında kan lekesi bulunduğu, havanın karanlık

olması ve ışığın bulunmaması nedeniyle olay yerinin ölü muayenesi ve otopsi

işlemine uygun olmadığı belirtilmiştir.

16. Ceset ölü muayenesi ve otopsi işlemi için Manavgat Devlet

Hastanesi (Hastane) morguna götürülmüştür.

17. Ölünün adli muayenesi, Cumhuriyet savcısının huzurunda bir

pratisyen hekim tarafından 12/9/2010 tarihinde, saat 22.00 sıralarında

hastanede yapılmıştır. Cumhuriyet savcısı hazır bulunan olay yeri inceleme

görevlilerinden cesedin sağ elinin iki parmağından tırnak örneği alınmasını

istemiştir. Bu talimat üzerine alınan tırnak örneklerinin incelendiğine dair

herhangi bir belgeye rastlanmamıştır. Ölünün muayenesi sırasında ölenin kaldığı

sitede güvenlik görevlisi olarak çalışan H.T. ile bu sitedeki dairelerin

satışını yapan inşaat şirketinde çalışan A.A. ve D.Ç.ye ceset gösterilmiş ancak

bu kişiler cesedi kesin olarak teşhis edememişlerdir. Ölü muayene işlemine

ilişkin tutanağın ilgili bölümü şöyledir:

"...

BAŞ VE BOYUN BÖLGESİNİN İNCELENMESİNDE

Saç ve saçsız deride herhangi bir patolojik

bulguya rastlanmadı, alın sol tarafında kaş üzerinde 8x4 cm ebadında yere temas

eden bölgede ekimotik alanlar olduğu, yüzünün kanlı

olduğu, alın ve göz çevresinin aşırı olmak üzere bütün yüzün siyonetik olduğu görüldü, burun sol yüzünde cesedin yatış

pozisyonuna göre yere bakan kısmında 4x3 cm ebadında ekomitik

alanlar olduğu, sol yanakta elmacık kemiği üzerinde muhtemelen yere temas

izlerin ve ekimotik alanların olduğu görüldü, her iki

burun deliğinden ve ağızdan ve sol kulaktan kan gelmiş olduğu görüldü, sol

kulak arkasında ve alın bölgesi saçlı deri içinde bu bölgelerden kurtlanmaya

başladığı görüldü ve kurtçukların oluştuğu görüldü, boyun bölgesinde elle

yapılan muayenede herhangi bir krepitasyon alınmadığı

boyun kemiklerinin sağlam olduğu görüldü, boyun ön tarafının yatış pozisonuna göre morarmış olduğu görüldü, baş ve boyunda

kesici delici boğma telem izi ateşli silah yarasına ve darp cebir izine

rastlanılmadığı görüldü.

GÖGÜS, KARIN VE SIRT BÖLGESİNİN

İNCELENMESİNDE

Göğüs ön yüzünde yatış pozisyonuna göre ölü

morluklarının oluştuğu, göğüs kafesinde köprücük kemiğinde elle yapılan

muayenede herhangi bir kınk tespit edilemcdi. Batın bölgesinde yapılan incelemede herhangi bir

patolojik bulguya rastlanmadı, batının biraz şişkin ve sert olduğu görüldü,

sırt bölgesinde elle yapılan muayenede herhangi bir kırık tespit edilemedi,

sırt bölgesi orta hat sol tarafında bel kısmında 15x15 cm ebadında cilt altı

dağınık morlukların olduğu görüldü, göğüs karın ve sırt bölgesinde herhangi bir

darp cebir veya kesici delici ateşli silah izine rastlanmadığı görüldü.

KOL VE BACAK BÖLGELERİNİN İNCELENMESİNDE

Sağ ve sol kolda ve ellerde ölü morluklarının

oluştuğu, ölü katılığının oluştuğu, sağ kol dirsek ve bilek arasında muhtemelen

yatış pozisyonuna bağlı ekimotik alanlar olduğu

görüldü, sağ bilek iç kısımda lxl cm ebadında 4 adet

küçük yüzeysel sıynklar olduğu görüldü, el kısmının

yarı kapalı vaziyette tırnak uçlarında siyonizenin

oluştuğu görüldü, sol kol dirsek iç kısımda lxl em

ile 2x2 cm arasında değişen ebatlarda 7 adet yüzeysel sıyrık olduğu görüldü,

sol kol dirsek ve bilek arsı dış yüzünde toprak olduğu görüldü sol elinde yine

yan vaziyette kapalı tırnak uçlarında siyoneze olduğu

görüldü bacaklarda herhangi bir, patolojik bulgunun olmadığı, her iki bacak ölü

morluklarının ve ölü katılığının oluşmuş olduğu görüldü her iki ayak tırnak

uçlarında siyoneze olduğu görüldü kol ve bacaklarda

kol ve bacaklarda kesici delici ateşli silah izine rastlanmadı.

GENİTAL BÖLGE İNCELENMESİNDE

-

Genital bölgede kaita kaçışının olmadığı görüldü, fililivata bulgusunun olmadığı kuyruk sokumu bölgesinde

ters v şeklinde uzanan çeşitli ebatlarda 1x2 cm ebatlarına kadar çeşitli

ebatlarda çok sayıda yüzeysel sıyrık penis bölgesinde meni kaçışının olmadığı,

testislerin aşırı şişkin ve aşırı siyoneze olduğu

testis ön yüzünde 4x5 cm ebadında cilt soyulması olduğu görüldü genital bölgede kesici delici ateşli silah yaralanmasına

rastlanmadı..."

18. Ölüm sebebinin belirlenememesi nedeniyle ceset Adli Tıp

Kurumu Antalya Grup Başkanlığına (Grup Başkanlığı) gönderilmiş ve morga

konulmak üzere 13/9/2010 tarihinde, saat 00.01'de teslim edilmiştir.

19. Cumhuriyet Başsavcılığı Jandarma Komutanlığına bir müzekkere

yazarak olayın aydınlatılması için şu hususların araştırılmasını istemiştir:

- Ölü kişinin açık kimlik

bilgileri, ikamet ettiği yer ve birlikte yaşadığı kişiler

- Ölen kişinin en son görüştüğü kişiler ve kaldığı yer

- Ölen kişinin işi, Manavgat'ta bulunma sebebi ve Manavgat'ta

görüştüğü kişiler

- Ölen kişinin kullandığı mobil telefonun numarası ve bu telefon

ile kurulan iletişimin tespiti

- Varsa ölen kişi ile arasında husumet bulunan kişiler

- Varsa ölen kişiye ait banka hesapları ve bu hesaplara ait

hareketler

- Ölüm olayının gerçekleştiği bölge çevresinde ve kara

yollarındaki iş yeri ve MOBESE kamaralarına ait görüntüler

- Ölüm olayını ihbar eden kişinin açık kimlik bilgileri

20. Olay yeri incelemesi sonucunda düzenlenen kolluk

tutanağında; cesedin bulunduğu zeminin çam yaprakları ile örtülü olması

nedeniyle ayakkabı veya lastik izi gibi bir iz tespit edilemediği, cesedin

ağzından ve burnundan kan geldiği, cesette ateşli silah giriş-çıkış deliği,

telem izi ve boğuşma sonucu oluşabilecek çizikler bulunmadığı, cesedin

üzerindeki elbiselerde yırtılma olmadığı, olay yeri ve çevresinde ölüm olayını

aydınlatabilecek herhangi bir iz, emare ve bulgu bulunmadığı ve ölenin

pantolonun sağ arka cebindeki cüzdanda bir banka kartı, bir kredi kartı ve

üzerinde O.Ş. isimli kişinin ismi ve telefon numaraları yazılı bir kartvizit

bulunduğu belirtilmiştir.

21. Kolluk görevlilerince bilgi sahibi sıfatıyla ifadesi alınan

S.D., saat 16.30 sıralarında ailesiyle piknik yapmak amacıyla ormanlık alana

geldiğini, bira şişesi topladığını söyleyen, 40-45 yaşlarında, orta boylu,

bıyıklı, kilolu ve saçları dökülmüş bir kişinin yanlarına gelip gördüğü bir

ceset nedeniyle öğle vakti aradığı jandarmaya cesedin bulunduğu yeri yanlış

tarif etmiş olabileceğini söylediğini, ona birlikte aramayı teklif ettiğini

ancak bu kişinin kendisinden şüphelenilebileceğini beyan ederek gittiğini,

bunun üzerine kendisinin jandarmayı arayıp cesedin bulunduğu yeri tarif

ettiğini, cesedin kime ait olduğunu bilmediğini söylemiştir.

22. Kolluk görevlileri 12/9/2010 tarihinde havanın kararması

nedeniyle olay yerini kısıtlı olarak incelemişlerse de ertesi gün havanın

aydınlanmasını müteakip olay yerini tekrar incelemişler ancak ölen kişiye veya

olaya ilişkin herhangi bir delil ve emare tespit edememişlerdir.

23. Kolluk görevlilerince yapılan araştırmalar sonucunda cesedin

İngiliz vatandaşı olan başvurucunun oğlu A.J.S.ye ait olduğu değerlendirilmiş, A.J.S.nin kullandığı mobil telefondan bir başka numara

aranarak mobil telefonun numarası saptanmış ve A.J.S.ye ait pasaportun bir

örneği temin edilmiştir.

24. Kolluk görevlileri A.J.S.nin

kaldığı daireyi incelemiş ve tertipli olan dairede şüpheli bir durumla

karşılaşmamışlardır.

25. Kolluk görevlileri 14/9/2010 tarihinde D.Ç., M.B., H.T.,

A.A., S.B ve N.K. ile Azerbaycan vatandaşı (kadın) E.A.nın bilgi sahibi sıfatıyla ifadelerini almıştır.

i. İfadesinde E.A., A.J.S. ile 10/9/2010 tarihinde akşam

saatlerinde O... isimlisitede

tanıştığını, yaptıkları sohbet esnasında A.J.S.nin

nişanlısı ile anlaşamadığından söz ettiğini, site görevlisi yardımıyla

çağırdıkları taksi ile Side'de bulunan L... H...

isimli diskoya gittiklerini, birer içki aldıklarını, A.J.S.nin

10-15 dakikaya geleceğini söyleyip dışarı çıktığını, 1-1,5 saat kadar

beklediğini, bir süre yan masadaki biriyle konuştuğunu, diskoda A.J.S.yi bulamayınca diskodan ayrıldığını ve yanında para

olmadığı için kendisini evine bırakan taksiciye küpesini verdiğini söylemiştir.

ii. D.Ç. ifadesinde; bir inşaat şirketinde müşteri temsilcisi

olarak çalıştığını, çalıştığı şirketin başvurucuya sattığı evin O... sitesinde

olduğunu, kişisel olarak tanımadığı A.J.S.nin

3/9/2010 tarihinde A. isimli bir kadınla tatile geldiğini, A.J.S.nin

A. ile tatilin ilk haftasında site sakinlerini de rahatsız eden tartışmalar

yaşadığını, konuyla ilgili olarak kendilerini bilgilendiren başvurucunun daha

sonra A.nın uçak bileti aldığını söylediğini, A.nın şirkete ait bir araçla 10/9/2010 tarihinde, saat

18.00 sıralarında havaalanına götürüldüğünü, A.nın

kimlik bilgilerini bilmediğini ifade etmiştir.

iii. İfadelerde geçen, sitede gece güvenlik görevlisi olarak

çalışan M.B., en son 10/9/2010 tarihinde saat 22.00-22.30 sıralarında gördüğü A.J.S.nin kendisinden taksi çağırmasını istediğini, bu

esnada A.J.S.nin yanında aynı sitede ikamet eden ve şarhoş olduğu izlenimi edindiği E.A.nın bulunduğunu, A.J.S.nin

L... H... isimli diskoya gideceklerini söylediğini,

A.J.S. ile E.A.nın tanımadığı bir taksicinin

kullandığı araçla gittiklerini, 11/9/2010 tarihinde, saat 1.30-2.00 sıralarında

E.A.nın tek başına siteye geldiğini ve kendisine A.J.S.nin gelip gelmediğini sorduğunu, A.J.S.nin

zaman zaman tartıştığı İngiliz vatandaşı A.nın tatili

erken bitirip ülkesine döndüğünü söylemiştir.

iv. S.B., taksi durağında yönetici olduğunu, hangi taksinin

nereden, hangi saatte, kimi aldığına dair kayıt tutmadıklarını, bu sebeple

siteye hangi taksinin gittiğini bilmediğini beyan etmiştir.

v. H.T., sitede gündüz güvenlik görevlisi olarak çalıştığını,

kolluk görevlilerinin A.J.S.nin sitede kalıp

kalmadığını sormaları üzerine müşteri temsilcisi D.Ç.yi aradığını, kolluk görevlileri ile D.Ç.nin telefonda görüştüğünü, babasının evinde kalan A.J.S.yi en son 9/9/2010 tarihinde, saat 9.00 sıralarında

gördüğünü ve A.J.S.nin yanında bir kadın arkadaşı

olduğunu ifade etmiştir.

vi. İfadesinde A.A., başvurucuya ev satışı yapan inşaat

firmasında pazarlama müdürü olarak çalıştığını, A.J.S.yi 9/9/2010 tarihinde, saat 9.00 sıralarında görüp

onunla selamlaştığını söylemiştir.

vii. N.K. ise taksicilik yaptığını, 21.00-21.30 sıralarında

gelen çağrı üzerine siteye gittiğini, taksiye binen biri erkek iki kişiyi L... H... isimli diskoya götürdüğünü ve şahısların takside

yabancı dilde konuşup gülüştüklerini beyan etmiştir.

26. A.J.S.nin kaldığı dairede bulunan

A.J.S.ye ait mobil telefon ve taşınabilir bilgisayar kolluk görevlilerince

14/9/2010 tarihinde muhafaza altına alınmıştır.

27. A.J.S.ye ait mobil telefon numarasının 6/9/2010 ile

13/9/2010 tarihleri arasındaki iletişiminin tespitine ilişkin raporların

gönderilmesi için 14/9/2010 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

Başkanlığına (BTK) müzekkere yazan Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı zamanda A.E.

tarafından kullanılan mobil telefon numarasının aynı tarihler arasındaki

iletişiminin tespiti için Manavgat 1. Sulh Ceza Mahkemesinden (Sulh Ceza

Mahkemesi) talepte bulunmuştur.

28. Sulh Ceza Mahkemesi 15/9/2010 tarihinde talebin kabulüne

karar vermiştir.

29. Otopsi işlemi 15/9/2010 tarihinde Grup Başkanlığında

yapılmış, ölü muayene işleminde hazır bulunan tanıkların kesin olarak cesedi

teşhis edememeleri nedeniyle ceset başvurucuyla yaşayan İngiliz vatandaşı

L.C.C.ye gösterilmiştir. Cesedin başvurucunun oğlu A.J.S.ye ait olduğunu teşhis

eden L.C.C. teşhis işlemi sırasında ve kollukça alınan ifadesinde; A.J.S.nin cesedin bulunduğu ormanlık alana normalde

gitmediğini, ormanda yürüyüş yapan biri de olmadığını, 18 yaşlarında bir ara

kullanmış olsa da artık uyuşturucu kullanmadığını, İngiltere'de yaşayan A.J.S.nin eski kız arkadaşı M.den

öğrendiğine göre A.J.S. ile birlikte tatil yapan A.nın

tartışma yaşadığı A.J.S.yi "Benimle sevgili olmazsan eski Türk sevgilime haber

vererek senin ortadan kaybolmanı sağlayacağım." diyerek tehdit

ettiğini, tehditte bahsi geçen kişiyi bilmediğini, A.J.S. ile A.nın tartışmasına Azerbaycan vatandaşı E. ile İngiliz

uyruklu D.nin de müdahil olduğunu ve A.nın 10/9/2010 tarihinde İngiltere'ye döndüğünü

söylemiştir.

30. Kolluk görevlileri 12/9/2010 tarihinde, saat 13.48

sıralarında 156 Jandarma İmdat İhbar Merkezini arayan ankesörlü telefonun

bulunduğu yer çevresinde kamera sisteminin bulunmadığını tespit etmiştir.

31. Kolluk görevlileri 15/9/2010 tarihinde, A.J.S.nin

10/9/2010 tarihinde gittiği L... H... isimli diskoda

barmen olarak çalışan S.K.nin ifadesini almıştır.

İfadesinde S.K., kamera kayıtlarından gösterilen erkek ve kadının 10/9/2010

tarihinde saat 21.30-22.00 sıralarında sarhoş olarak diskoya geldiklerini, içki

içip yemek yediklerini, saat 00.00'a kadar barda durduklarını, kadının bir içki

istediğini ancak erkeğin boş cüzdanını kendisine gösterdiğini, erkekle kadının

dışarıya çıktıklarını, 15-20 dakika sonra kadının tekrar bara geldiğini, birkaç

dakika sonra da erkeğin geldiğini, daha sonra tanımadığı iki erkeğin bu kadın

ve erkeğin yanına geldiğini, kadınla diskoya beraber gelen erkeğin kadınla

tartışıp dışarı çıktığını, sonradan gelen erkeklerden beyaz gömlekli olanının

da 10 dakika sonra dışarı çıkıp 45-50 dakika sonra geri geldiğini, sonradan

gelen erkeklerden siyah gömlekli olanının ise kadınla dans edip içki içtiğini,

saat 1.30-2.00 sıralarında siyah gömlekli erkeğin kadınla beraber diskodan

ayrıldığını, beyaz gömlekli erkeğin de diğerlerinden ayrı olarak diskoyu terk

ettiğini beyan etmiştir.

32. Kolluk görevlilerince 15/9/2010 tarihinde beyanına

başvurulan İngiliz vatandaşıD.A.D., ölenle aynı

sitede ikamet ettiğini, tarihini hatırlamadığı bir gün A.J.S.nin

kız arkadaşı A.yı gördüğünü, A.nın

tartıştıklarını söylemesi üzerine A.J.S.nin

dairesinin kapısını çaldığını, A.J.S.den A.yı eve almasını istediğini, A.J.S.nin

A.nın kız arkadaşı olmadığını söylediğini,A.J.S.ye

"Bu şekilde insanları rahatsız

ederseniz yöneticiye söylerim." dediğini ve birlikte havuz

başına gittikleri A.nın kendisine bağırdığını ifade

etmiştir.

33. L... H... isimli diskoya yakın bir

taksi durağının yöneticisi olan E.Y. 16/9/2010 tarihinde kollukça alınan

ifadesinde; hangi taksinin nereye müşteri götürdüğüne dair kayıt

tutmadıklarını, hangi taksinin 10/9/2010 tarihinde, saat 1.30-2.00 sıralarında

O... isimli siteye müşteri götürdüğünü bilmediğini ancak o gece nöbetçi olan

taksi şoförleriyle yaptığı görüşmeden O... isimli siteye müşteri

götürülmediğini anladığını beyan etmiştir.

34. Kolluk görevlileri, 12/9/2010 tarihinde, saat 13.48

sıralarında ankesörlütelefondan 156 Jandarma İmdat

İhbar Merkezini arayan kişinin A.Y. olduğunu tespit etmiştir.

35. Cumhuriyet Başsavcılığı 16/9/2010 tarihinde şüpheli

sıfatıyla A.Y.nin beyanına başvurmuştur. A.Y.nin ifadesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...10/09/2010 günü çalıştığım otelegittim. Sabaha kadar burada çalıştım. 11/09/2010

tarihinde sabah saat:09:00 sıralarında otelden çıktım

ve şişe toplamak için Sorgun ormanların da dolaştığım sırada Sorgun

Ormanlarının içindebir şahsın uzandığını gördümşahıs sırt üstü uzanmıştı bende yanına yaklaştımyatan şahsa 1 metre yaklaştım şahıs sırt üstü uzanıyorduşahsa "gardaş gardaş, birader" diye seslendim ancak şahıs bana

herhangi bir cevap vermedi şahıs bu sırada nefes alıp veriyordu, üstünde

herhangi bir kan yada yara bere izi yoktu. Ve hatta horlama sesini duydum.Ve şahsın uyuduğunudüşündüm. Çünküuyuyordu

horlama seslerindenuyuduğunu anladım.Daha sonra cevap vermeyinceşahsın

alkol almış olup uykuya daldığını düşünerek yanından ayrılıp işime devam ettim.

Şahsı gördüğümde üstündemavi bir kot pantolon ve

beyaz bir gömlek vardı üstünde herhangi bir dağınıklık yoktu ve normal bir şekildeuzanarak yatıyordu horlama sesini bizzat kulağımla

duydum ayrıca nefes alıp verdiğini de gördümdaha

sonra olay yerinden ayrıldım şişelerimi toplayıptekrar

otelin lojmanına gittim o akşam tekrarçalıştığım

otele işe gittim. Sabah yani 12/09/2010 günüsabahyaklaşık

09:00 daişten çıktım. Lojmana geldim. Bizim

lojmanlarımız Sorgun da bulunmaktadır lojmanda üstümü değiştirdim. Ve tekrar şişetoplamak amacıyla sorgun ormanına gittim. Şişe

topladığım sırada yine dün yani 11/09/2010 günü uyur vaziyette gördüğüm şahsın

hala aynı yerde uzandığını ancak bu sefer yüzüstü uzandığını gördüm. Bunun

üzerine bu şahsın hala neden bu kadar süre kaldığını düşündüm. Ve şahsa

yaklaştım şahsa yaklaşık 1 metre yaklaştım. Yüzüne baktığımda mosmor olduğunu

gördüm bu defa şahsın ölmüş olduğunu düşündüm ve olay yerinden ayrıldım ve şişe

toplamaya devam ettim. Side Sahiline gittim. Oradadönüşte

Ş... marketin ilerisinde bir bakkal var onun yanında

ankesörlü bir telefon vardı oradan jandarmayı aradım sorgun ormanlarında ölü

bir şahsın olduğunu söyledim bana kim olduğumu sordular ancak ben kimliğimi söylemedim.Çünküben beni ifadeye çağırırlar ben ifade

işleri ileuğraşmak istemediğim için kimliğimi

vermedim.

[Cesedi saat 10.00'da görmesine rağmen neden en yakın ankesörlü

telefondan veya kendi mobil telefonundan 156 Jandarma İmdat İhbar Merkezini

aramadığı ve neden kimliğini nedengizlediği sorusu

üzerine]

Ben şişe toplamaya devam ettim hemen aramayı

akıl edemedim dönüşte de gittim hemenotelingüvenlik

müdürü M... beye olayı anlattım o da bana jandarmayı

aramamı söyledi bendeS... marketin yanında bulunan

ankesörlü telefondanaradım ben yukarıda belirttiğimgibi ifade verme işi ile uğraşmak istemediğim

için ihbar ederkenaçık kimliğimi jandarmaya

söylemedim. Çalıştığım için ifade verme işi ile uğraşacağım için işimi

aksatmamak için kimliğimigizledim. Benim cep

telefonum şarjı bittiği için cep telefonundanaramadım.

[İlk gördüğünde A.J.S.nin nefes alıp

almadığından emin olup olmadığının sorulması üzerine]

[B]enilk gün şahsı canlı olaraknefes

alıp verirken ve horlarken gördüm üstünde herhangi bir yara bere de yoktu

üstündeki elbiseleri de düzgündü ancak ikinci gün gittiğimde yüz üstü

uzandığını ve yüzünün mor olduğunu gördüm ve öldüğünü düşünerek jandarmaya

ihbarda bulundum ben bu olayı çalıştığım oteldeki güvenlik müdürüne de anlattım

ben kesinlikle bu şahsı başka herhangi bir yerde görmedim..."

36. Cumhuriyet Başsavcılığında ifade vermeden önce bilgi sahibi

sıfatıyla kolluk görevlilerine verdiği ifadede de benzer yönde beyanda bulunan

A.Y., Cumhuriyet savcısına verdiği ifadeden farklı olarak 12/9/2010 tarihinde,

saat 10.00 sıralarında gördüğü cesedin 150 metre uzağında bir taksinin olduğunu

söylemiştir. Ancak bu taksi ile ilgili başkaca bir bilgi vermemiştir.

37. Cumhuriyet Başsavcılığı 16/9/2010 tarihinde şüpheli

sıfatıyla E.A.nın ifadesini

almıştır. E.A.nın ifadesinin

ilgili bölümü şöyledir:

"Ben Cennet Mah. K... H... Sistesin de

oturuyorum bendaha önce o şahsı tanımıyordumSide

de oturduğumuz bir sıradabir kızkomşu

bir bayanla konuşuyordu. Ben yanlarına yaklaştım problem nedir dedim.Kız ağlamaklı bir haldeellerinigözlerine götürerek benimboy

frendim beni aldatıyor dedi. Bende bir şey olmaz ağlama bir şey olmazerkekler aldatır dedim. Onun gönlünü almak için bu

şekilde konuştum daha sonra gitti bilgisayarını getirdi bilgisayardan erkek

arkadaşının onu aldattığını gösteren bir resim gösterdi. Fotoğraftaerkek

arkadaşı elinde bir bir birayla yanında bir kızla duruyordubende kıza normal dedim daha sonra bana İstanbulu arayacağım dedive benim

telefonum ile bir yeri aradı aradıktan sonra bana teşekkür etti sonra bana ben

yarın İstanbula gideceğim dedi bunun üzerine yanımıza

D... geldi bizD... le birlikte kıza yardım etmeye

çalıştık gittik çocuğun kaldığı eve gittikzile bastık

çocuk uyuyordu biz çocuğa bak senin kız arkadaşın ağlıyor gel kız arkadaşını

eve al dedik çocuk ta bize o benim kız arkadaşım değildir dedi ben onu bir

aydır tanıyorum dedi. Ve o da aşağıya indidaha sonra

kızla erkek barıştı ve kız bizi suçlamaya başladı veeve

çıktılar daha sonrabirliktedışarı gidip çıkıyorlardı.

daha sonrakızın elinde

valizlerle dışarı çıktığını erkek arkadaşının da yanında olduğunu gördüm

birlikte dışarı çıktılar erkek te onu yolcu ediyordu kız servis aracına binip gitti.Erkek tesiteye geri geldi benve diğer komşularım sitede oturuyorduk.Çocukta

geldisitedeki mini bardan bira aldı ve yanımıza gelip

oturdu. yaklaşık bir saat konuştuk saat:21-22:00

sıralarında komşular gitti benleçocuk yalnız kaldık.Bana istersen birliktediskoya

gidelim diye teklifte bulundu bende param olmadığını söyledim. Bana para

problem değilben üstümü değiştirip geleceğim dedi.

Eve çıktı. Ve üstünü değiştirdi üstünde beyaz bir gömlek hatırladığım kadarıyla

bir kot vardı. Bende kendi evime gidip üstümü değiştirdim birliktesitenin

önünden taksiye binip L... H... bara gittikyolda giderkenSide A... banktankendi kartı ile para çekti barda oturduk barda ben

cin tonik içmeye başladım o dahatırladığım kadarıyla3-4

bardak Vodka içti, bende içtimdaha

sonra ben acıktımbana yemek ısmarladı bu sırada ne

kadar oturduğumuzu şuanda hatırlamıyorum tekrar ben tekrar içki istedim bu

sırada çocuk bana parasının bittiğini söyledi ve birlikte bardan çıkarak tekrar

Side de bulunan A... Banka giderek para çektiksonra

tekrar L... H... bara gittik ben sarhoştum. Tekrar

içki içmeye başladık. Oturduk ancak ne kadar süre oturduğumuzu hatırlamıyorum.

Çocuk yanımdayken yanımızda başka müşteriler de vardı ben yanımdakilerle de

konuşuyordum. Onlarla da ne konuştuğumu hatırlamıyorum. Daha sonra yanımdaki

çocuk banatekrar parasının bittiğini söyledi bende onayou moneyfinishyani ona niye

senin paran bittidedim.O da bana okey okey dedi.Sonra biraz daha

oturduk sonra bana ben dışarı çıkıyorum geri geleceğim dedi bende okey dedimproblem yok dedim ben oturmaya devam ettimsonraingiliz çocuk bir daha gelmediben

o gittikten 20 dakika sonraonu o diskoda aramaya

başladım ancak bulamadım.Daha sonrabar

çalışanları benim sarhoş olduğumu anladılar ve bana git bardan dedilerbende bardan çıktım. Yürüdüm yolda bir taksi

durdurdum ve taksiye paramın olmadığını ancak küpelerimi verebileğimi

söyledim taksicide beni eve bıraktı ben taksicinin plakasını almadım kim

olduğunu bilmiyorum yaşlı şişman birisiydi sabah uyandığımda İngiliz çocuğu

sordum ama yoktu daha sonra ölü bulunduğunu duydum... ben sitede nişanlım

T.P.T. ile birlikte yaşıyorum kaldığım ev kendisine aittir evi kendisi kiraladı

resmiyette onun adına gözüküyor benonun sayesinde

geçimimi sağlıyorum... benimle olduğu süre içerisinde kimseyle kavga etmedi

uyuşturucu kullandığını da görmedim. Sadece alkolkullandığını

gördüm. Ben olayın nasıl olduğunu bilmiyorum. Benimle olduğu süre içerisinde

olaylar yukarıda anlattığım şekilde oldu...

[Kolluk ifadesinde neden A.J.S.nin

bankadan para çektiğinden bahsetmediğinin sorulması üzerine]

[B]en çok sarhoş olduğum içinolayları tam hatırlayamadığım için olayları

hatırladığım kadarıyla anlattım..."

38. Kolluk görevlileri A.J.S. ile ilgili işlemin jurnal kâğıdını

A... Bankasından 20/9/2010 tarihinde temin etmiştir. Söz konusu belgeye göre

A.J.S. 11/9/2010 tarihinde, saat 00.06 sıralarında A... Bankasına ait ATM'den

200 TL çekmiştir.

39. Cumhuriyet savcısı 21/9/2010 tarihinde, cesedin yurt içi

veya yurt dışına naklinde sakınca bulunmadığına dair belge düzenlemiştir.

40. A.J.S. ile birlikte tatil yaptığı söylenen yabancı uyruklu A.A.M.M.nin 10/9/2010 tarihinde, saat 20.29 sıralarında

Türkiye'den çıktığı tespit edilmiştir.

41. Jandarma Komutanlığı, A.J.S.nin F... isimli sosyal paylaşım sitesindekihesabına

ait 8-9 ve 10 Eylül 2010 tarihli paylaşımlara ilişkin çıktıları, L... H... isimli diskonun kamera görüntülerini içerir DVD'yi,

A... Bankasının bulunduğu sokağın kamera görüntülerini içerir DVD'yi, S...

Otelin Side yoluna ait kamera görüntülerini içerir DVD'yi ve kollukça yapılan

diğer işlemlere ilişkin belgeleri ve tespit edilen delilleri 21/9/2010

tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.

42. Kollukça 22/9/2010 tarihinde ifadesine başvurulan yabancı

uyruklu T.P.T., O... sitesinde kiracı olduğunu veA.J.S.yi tanımadığını beyan etmiştir.

43. L... H... isimli diskoda bulunan

kameraların 10/9/2010 Pazar günü saat 21.00'den 12/9/2010 Salı günü saat

14.00'e kadar olan görüntüleri bir uzman yardımıylaDVD'lere

aktarılmıştır.

44. L... H... isimli diskoda bulunan

kameralara ait görüntüleri ve Selimiye Jandarma Komutanlığında bulunan MOBESE

görüntülerini inceleyen kolluk görevlilerince düzenlenen 22/9/2010 tarihli

tutanakta; A.J.S.nin 10/9/2010 tarihinde saat

21.52'de E.A. ile diskoyageldiği, saat 23.59'da E.A.

ile diskodan ayrıldığı, saat 00.06'da A... Bankasından para çektiği, saat

00.12'de E.A. ile yeniden diskoya geldiği, saat 00.36'ya kadar diskonun orta

bar bölümünde oturduğu, bu saatten sonra diskodaki veya diskonun da bulunduğu

Selimiye Mahallesi'nde görüntüsüne rastlanmadığı belirtilmiştir.

45. Ölene ait kredi kartı 28/9/2010 tarihinde kolluk

görevlilerince D.Ç.ye teslim edilmiştir.

46. Emniyet Genel Müdürlüğü Antalya Emniyet Müdürlüğüne

gönderdiği 29/9/2010 tarihli yazıda, A.J.S.nin

ölümüyle ilgili İngiliz İnterpolünden alınan bir

yazıdan söz edilmişve talep olması hâlinde polis iş

birliği kapsamında talepte bulunulabileceği ifade edilmiştir. Söz konusu

yazının iletildiği Cumhuriyet Başsavcılığı 8/10/2010 tarihinde ölenin

ebeveyninin, kız arkadaşının ve ölenin F... isimli

sosyal paylaşım sitesine ait hesabına ilişkin çıktılarda isimleri geçenlerin

beyanlarının alınmasını istemiştir.

47. BTK 29/9/2010 tarihinde A.J.S. ve E.A.nın iletişimlerinin tespitine ilişkin raporları

Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. BTK, iletişimlerin tespitine ilişkin

raporları işletmelerden gelen verileri esas alarak hazırladığından A.J.S.nin iletişiminin tespitine ilişkin kayıtta herhangi

bir veri yer almadığı görülmüştür.

48. Cumhuriyet Başsavcılığı 21/10/2010 başvurucunun ifadesini

almıştır. Başvurucu ifadesinde, oğlunun ölümünün İngiliz vatandaşı A.A.M.M. ve

Azeri vatandaşı E.A. ile bağlantılı olduğunu düşündüğünü söylemiştir.

49. Kolluk görevlileri, S... Otelin Side-Manavgat yolunu

gösteren ön giriş kapısı bölgesindeki kameranın kayıtlarını, kameranın bakımda

olması nedeniyle kayıt yapmadığı gerekçesiyle alamamışlardır. Ancak Akdeniz

sahiline bakan bölümde bulunan kameraya ait görüntüleri ise taşınabilir bir

belleğe aktarmışlardır.

50. Başvurucu vekili 27/10/2010 ve 7/1/2011 tarihli dilekçeleri

ile Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etmiş; diskodaki kamera görüntülerine

göre barmen S.K.nın ifadesinde geçen beyaz gömlekli

erkeğin A.J.S ve E.A. ile birlikte 23.50'de diskodan çıkıp00.15 sıralarında

A.J.S ve E.A. ile diskoya döndüğünü, beyaz gömlekli kişinin 01.21 sıralarında

tek başına, D.A.D. olduğunu düşündükleri sarışın bir kadınla siyah gömlekli bir

erkeğin 01.16 sıralarında diskodan ayrıldığını, A.J.S. ile E.A. bar bölümünde

otururlarken bir ara A.J.S.nin ayrıldığını, bu esnada

E.A.nın yanına gelen sarışın kadın ile siyah gömlekli

erkeğin A.J.S. gelmeden ayrıldığını, diskonun mutfak bölümünde bir arka kapı

olduğunu, orada kamera olmadığını ancak MOBESE kamerasının bu kapıyı gördüğünü

ve E.A.nın ifadesinde geçen bazı hususların doğru

olmadığını ileri sürüp D.A.D.nin yeniden ifadesinin

alınmasını, kamera görüntülerinin kriminal laboratuvar

aracılığıyla netleştirilmesini, diskonun arka kapısının bulunduğu yerdeki MOBESE'ye ait kayıtların celbini, diskonun arka tarafına

park eden araçların plakalarının ve sahiplerinin tespit edilmesini, beyaz ve

siyah gömlekli kişilerin belirlenerek bu kişilerin ifadelerinin alınmasını

talep etmiştir.

51. A.J.S.nin mobil telefonunda ve

bilgisayarında bulunan kayıtlar Jandarma Kriminal

Daire Başkanlığınca DVD'ye aktarılmıştır.

52. Kolluk görevlileri, kamera görüntülerinin kalitesinin

yetersiz olması ve çevreden geçen araçların farları nedeniyle diskonun arka

tarafına park eden araçların plakalarının tespit edilemediğine ve diskonun arka

kapısının bulunduğu yerdeki MOBESE kamerasının yaşanan elektrik kesintisi

nedeniyle kendisini kilitlediğine ve kayıt yapmadığına dair tutanak tutmuştur.

53. Başvurucu vekili 2/2/2011 tarihinde Cumhuriyet

Başsavcılığına bir dilekçe vermiş ve daha önce verdiği dilekçelerde belirtilen

kamera kaydının olaydan bir gün öncesine ve başka kişilere ait olduğunu, kamera

kayıtlarına göre A.J.S.nin 01.22 sıralarında diskodan

tek başına ayrıldığını, 02.12'de tek başına diskoya döndüğünü, 03.00

sıralarında tek başına diskodan ayrıldığını, bu esnada beyaz tişörtlü bir

kişinin A.J.S. ile beş altı dakika konuştuğunu ileri sürmüştür. Başvurucu

vekilinin dilekçesinin ekinde yer alan ve kim tarafından verildiği

anlaşılamayan belgeye göre A.J.S. A... Bankasına ait ATM'den 10/9/2010

tarihinde saat 21.44'te 100 TL,11/9/2010 tarihinde saat 00.05'te 200 TL; V...

Bankasına ait ATM'den 11/9/2010 tarihinde saat 03.07'de 300 TL, 03.19'da 20 TL;

Z... Bankasından ise 11/9/2010 tarihinde saat 03.11'de 50 TL çekmiştir. Yine

söz konusu belgeye göre A.J.S.ye ait kredi kartı 14/9/2010 tarihinde

kullanılmaya çalışılmıştır. Ancak bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

54. Olay tarihinde A.J.S.nin gittiği

diskoda güvenlik görevlisi olarak çalışan K.C. ve Y.B.nin

kollukça ifadeleri alınmıştır. Verilen ifadelerden tanıkların A.J.S.nin diskodan çıktıktan sonra ne yaptığı konusunda

bilgi sahibi olmadıkları anlaşılmıştır.

55. E.A.nın

3/2/2011 tarihinde kollukça yeniden ifadesi alınmıştır. E.A., diskodanayrıldıktan sonra A.J.S.nin

ne yaptığı konusunda herhangi bir bilgi vermemiştir.

56. Grup Başkanlığının 15/9/2010 tarihinde yaptığı otopsi

işlemine ilişkin rapor 7/4/2011 tarihinde tamamlanmıştır. Bahse konu raporun

ilgili kısmı şöyledir:

"...

DIŞ MUAYENE

180 cm. boyunda, yaklaşık 90-95 kg

ağırlığında, 30-35 yaşlarında kısa kahverengi saçlı, günlük sakal bıyık traşlı,

normal yapıda, beyaz tenli sünnetsiz erkek cesedinin ölü katılığı çözülmüş

olduğu, ölü lekelerinin ileri derecede kokuşma nedeniyle ayırt edilemediği

görüldü.

Vücudu üst bölümünde ileri derecede olmak

üzere tüm vücutta kokuşmaya bağlı yeşil renk değişikliği, yer yer çürüme

haritası ve çürüme bülleri, tırnak yataklarında siyanotik görünüm vardı.

Alın solda 6x3 cm, sol zygoma

dış yanda 4x3 cm'lik çevresine göre daha koyu renkli

alanlar, sol dirsek ön yüzde 3x2 cm., sol bel gölgesinde 4x0,5 cm'lik sıyrıklar, her iki ön kolda muhtelif sayıda 0,3-0,5

cm. çaplarında böcek ısırması ile oluşması muhtemel lezyonlar, sağ inguinalde 7x0,5 cm'Iik sıyrık

vardı.

Ayrıca vücudunda kesici delici alet, ateşli

silah yarasına ve boyunda telem izine rastlanmadı. nüs ve dış genital bölgeler

postmortem değişiklikler dışında doğaldı.

...

Cesetten histopatolojik

inceleme için iç organ kesitleri alınarak Adli Tıp Kurumu Bursa Grup

Başkanlığına gönderildi. Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığı tarafından

gönderilen preparatların Antalya Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg ihtisas Dairesi Histopatolojik Tetkik Şubesince incelenmesi sonucunda

17.03.2011 tarih ve P-89 sayılı raporunda;

Tüm kesitlerde otolitik

değişiklikler izlendiği, Histopatolojik Tanı;

KALP

Otoliz [Ölümden

sonra hücre, doku ve bazı organlarda bulunan enzimlerin etkisiyle hücrelerin

normal biyokimyasal ve morfolojik yapılarının bozulması]

AKCiGER: Otoliz

KARACiGER: Otoliz

BÖBREK: Otoliz

BEYİN: Otoliz

BEYİN SAPI: Otoliz

bulunduğu kayıtlıdır.

Cesetten alkol, uyutucu-uyuşturucu aranmak

üzere kan ve idrar örnekleri, STA için ahşa ve mide içeriği örnekleri alınarak

Adli Tıp Kurumu Antalya Grup Başkanlığı Kimya ihtisas Dairesine gönderildi.

Antalya Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesinin 09.11.2010 tarih ve

563 sayılı raporunda; kanda 50 mg/dı (0,50 promil) etil alkol tespit edildiği, iç organ parçalannda ve mide içeriğinde yapılan sistematik toksikolojik analizde aranan maddelerin bulunmadığı,

gönderilen kan numunesi uygun olmadığından (Çok yağlı ve çamurlaşmış yapıda

olduğundan), sistematiklerindeki uyutucu-uyuşturucu maddelerin analizlerinin

yapılamadığı, idrarda opiat grubuna ait Morphine, Codeine ve Eroin aboliti -Monoasetilmorfin (6-MAM)

tespit edildiği kayıtlıdır.

SONUÇ

12.09.2010 tarihinde ormanlık alanda ölü

olarak bulunduğu bildirilen, 1978 doğumlu A.J.S.ye 15.09.2010 günü Adli Tıp

Kurumu Antalya Grup Başkanlığı Morg ihtisas Dairesi Otopsi salonunda yapılan

otopside ve otopsi esnasında alınan kan ve idrar örneklerinin, STA için ahşa, histopatolojik inceleme için iç organ kesitlerinin

tetkikinden elde edilerek yukanya kaydedilen bilgi ve

bulgular ile adli tahkikatına göre;

1-İlerlemiş kokuşma nedeniyle kişinin kesin

ölüm sebebinin tespit edilemediğini,

2-iç organ parçalarında ve mide içeriğinde toksik maddelere rastlanılmadığını, idrarda opiat grubuna ait Morphine, Codeine ve Eroin metaboliti

6-Monoasetilmorfin (6-MAM) tespit edildiğini, kan numunesi uygun olmadığından

(Çok yağlı ve çamurlaşmış yapıda olduğundan) uyutucu-uyuşturucu analizi

yapılamadığını, ayrıca kanda 50 mg/dı (0.50 promil) etil alkol tespit edildiğini bildirir

rapordur."

57. Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas

Kurulundan (Kurul) A.J.S.nin ölüm nedeni konusunda

rapor istemiştir. Kurulun 22/6/2011 tarihli raporunun ilgili kısmı şöyledir:

"...12.9.2010 günü Sorgun ormanlarında ölü olarak bulunduğu

bildirilen 1978 dogumlu A.J.S. hakkında düzenlenmiş

adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde;

1-Otopsi esnasında alınan iç organ örneklerinde aranan toksik maddeler bulunmadığı, kanda saptanan 50 mg/dI etanolün toksik düzeyde

olmadığı, çürümeye bağlı kanın kokuşmasından dolayı uyuşturucu ve uyarıcı

maddeler aranamadığı, idrarda opiat grubuna ait

morfin, kodein ve eroin metaboliti 6-monoasetil

morfin (6-MAM) tespit edildiginden kişinin ölmeden

önce uyuşturucu madde almış olduğu ,

2-Otopside harici muayenede tanımlanan cildi lezyonların tek başına

öldürücü nitelikte olmadıkları,

3-İleri derecede çürüme nedeniyle organların histopatolojik

incelenmesinde otoliz saptandığı kanın kokuşmuş

olması nedeniyle uyuşturucu maddede aranamadığından mevcut verilerle kişinin

ölüm nedeninin belirlenemedigi oy birligiyle

mütalaa olunur."

58. Cumhuriyet Başsavcılığı İnterpol aracılığıyla A.A.M.M.nin eski Türk erkek arkadaşının Ö.D. olduğunu

öğrenmiştir.

59. İngiliz polisi ölenin F... isimli

paylaşım sitesinde arkadaşı olan T.D., Tr.D., M.K. ve

A.J.S.nin annesi C.A.nın

ifadelerini almıştır. İfadesinde T.D., ölenin kokain kullandığından, yaşadığı

uyuşturucu problemi nedeniyle A.J.S.nin daha önce

başka bir yere taşındığından ve geçmişte steroid

kullandığından söz etmiş ve kokaini bırakmaya çalıştığına dair A.J.S.

tarafından gönderilen mesajların telefonunda olduğunu ifade etmiştir. Tr.D., kokain kullandığı zaman A.J.S.nin

farklı bir kişiliğe büründüğünü, o hâldeyken nerede olduğunu bilmeden gezdiğini

ve fiziğini değiştirmek amacıyla enjeksiyon yoluyla ilaç aldığını beyan

etmiştir. C.A. da ifadesinde A.J.S.nin daha önceleri

kokain sorunu yaşadığından söz etmiştir.

60. Başvurucunun bir arkadaşı, internet ortamında D.A.D. ile A.J.S.nin ölümü konusunda görüşüp bunu kayda almıştır. Söz

konusu kaydın çözümünden D.A.D.nin ölüm öncesinde A.J.S.nin ne yaptığı konusunda bilgi sahibi olmadığı

anlaşılmıştır.

61. Daha sonra E.A. ile evlendiği anlaşılan T.P.T.nin

Türkiye'ye geliş ve Türkiye'den gidiş tarihlerine ilişkin kayıtlar

getirtilmiştir. Söz konusu kayıtlardan T.P.T.nin

15/8/2010 tarihinde Türkiye'den çıkıp 13/9/2010 tarihinde Türkiye'ye geldiği

anlaşılmıştır.

62. A.J.S.nin içkisine diskoda ilaç

katıldığına ve soyulup ölüme terk edildiğine dair İngiltere basınında çıkan

spekülatif haberleri aktaran iç basına ait çıktılar soruşturma evrakı arasına

alınmıştır.

63. Cumhuriyet Başsavcılığı, failin zamanaşımı süresi doluncaya

kadar aranması amacıyla 19/1/2012 tarihinde daimî arama kararı vermiştir.

64. Cumhuriyet Başsavcılığının talebi doğrultusunda yapılan

araştırma üzerine kollukça düzenlenen 15/6/2012 tarihli tutanakta, A.J.S.nin para çektiği A... Bankasının bulunduğu Antik

Side'deki Kuyumcular Çarşısı'nda bulunan işyerlerinin kameralarının en fazla

bir hafta ile bir ay arasında kayıt yaptığı, 2010 yılına ait kayıtların mevcut

olmadığı belirtilmiştir.

65. Cumhuriyet Başsavcılığı, yabancı uyruklu G.J.M.S.C.A. ile

İngiltere'nin Antalya Konsolosluğuna danışmanlık hizmeti verdiği ve olayı

soruşturduğu iddia edilen R.S.M.nin ifadelerini

almıştır. Adı geçen tanıkların ifadelerinden A.J.S.nin

ölümü ile ilgili bilgi sahibi olmadıkları anlaşılmıştır.

66. Cumhuriyet Başsavcılığı 22/10/2012 tarihinde Adli Tıp Kurumu

Genel Kurulundan(Genel Kurul) A.J.S.nin

kesin ölüm nedeni konusunda rapor talep etmiştir.

67. Cumhuriyet Başsavcılığının istinabe talebi üzerine farklı

idari yerleşim birimlerinde görevli kolluk görevlileri tarafından, E.A.nın iletişiminin tespitine

ilişkin raporlarda adları geçen Ma.D. ile M.D.nin şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmıştır. Adı

geçenler A.J.S. ve E.A.yı

tanımadıklarını beyan etmişlerdir.

68. Cumhuriyet Başsavcılığı 8/4/2013 tarihinde daha önce

kollukça ifadesi alınan A.A.nın,

9/7/2013 tarihinde ise yine daha önce ifadesi alınan M.B.nin

ifadelerini almıştır. Tanıklar, A.J.S.nin ölümünü

çevreleyen olaylar hakkında herhangi bir beyanda bulunmamışlardır.

69. Cumhuriyet Başsavcılığının 1/11/2013 tarihinde cinayet

soruşturmalarında tecrübeli bir ekibin soruşturmada görev almak üzere

görevlendirilmesini talep etmesi üzerine Antalya İl Jandarma Komutanlığı

21/11/2013 tarihinde bir ekip görevlendirmiştir.

70. Kolluk görevlilerince bilgi sahibi sıfatıyla 27/12/2013

tarihinde yeniden ifadesi alınan D.Ç., A.J.S.ye ait telefon numarasının tespit

edilebilmesi için M. isimli kolluk görevlisinin A.J.S.nin

telefonundan arama yaptığını ve herhangi bir görüşme yapmadan telefonu

kapattığını beyan etmiştir.

71. A.J.S.ye ait kredi kartının 14/9/2010 tarihinde kullanılmaya

çalışıldığına dair bilgi verip bu teşebbüsün nereden yapıldığına dair herhangi

bir bilgi vermeyen kayıt dikkate alınarak söz konusu kredi kartıyla işlem

yapılıp yapılmadığı konusunda D., Z., Y., H., İ., F. ve An. Bankalarından bilgi

talep edilmiştir. Söz konusu talebe verilen cevaplardan bahse konu kredi

kartıyla işlem yapılmadığı öğrenilmiştir.

72. A.J.S.nin para çekme işlemleriyle

ilgili kamera kayıtlarının incelenmesine ilişkin kolluk tutanaklarından, A.J.S.nin 11/9/2010 tarihinde 03.04 sıralarında V.

Bankasına ait ATM'nin önüne tek başına geldiği, cüzdanından çıkardığı kart ile

ATM'de işlem yaptığı ve yolun karşısına geçtiği, saat 03.12 sıralarında tekrar

ATM'nin önüne geldiği, birkaç kez kartı ATM cihazına takıp çıkardığı ve bir

miktar para çektikten sonra karşı istikamete gittiği anlaşılmıştır.

73. L... H... isimli diskoya ilişkin kamera görüntülerinin

incelenmesine dair kolluk tutanağında;A.J.S. ile E.A.nın 10/9/2010 tarihinde saat 21.52 sıralarında diskoya

geldikleri, 22.41 ve 22.43 sıralarında gri elbiseli bir kişinin yanlarına

geldiği A.J.S. ile E.A.dan bir şey alıp onlara bir

şey verdiği, A.J.S. ile E.A.nın 23.59 sıralarında

diskodan çıkıp 00.12 sıralarında diskoya döndükleri, A.J.S.nin

00.49 sıralarında barın sağ tarafına yöneldiği, A.J.S. olduğu değerlendirilen

kişinin 01.23 sıralarında diskodan çıktığı, beyaz gömlekli bir kişi ile E.A.nın 01.24 sıralarında diskodan çıkarıldığı, A.J.S.nin 02.12 sıralarında tekrar diskoya geldiği ve 02.59

sıralarında diskodan çıkıp disko önündeki midye tezgâhına gittiği, midye

tezgâhının bulunduğu yerden gelip güvenlik görevlisi ile görüşen çizgili

tişörtlü bir kişinin A.J.S. ile beş altı dakika görüştüğü belirtilmiştir.

74. Cumhuriyet Başsavcılığı; E.A.nın ve E.A.nın iletişim

kurduğu A.J.S., Ma.D., M.D., D.K., H.T., Ay.A., K.H. İnş. Taah. Tur. Tic.

ve San. Ltd. Şti., T.P.T., A.J.S.yle Türkiye'de tatil

yapan A.A.M.M.nin eski Türk erkek arkadaşı Ö.D. ve

olay tarihinde ölenle aynı sitede kalan D.A.D.nın

6/9/2010 ile 20/9/2010 tarihleri arasındaki mobil telefon yoluyla kurdukları

iletişimlerinin tespitine, iletişimlerin hangi baz istasyonlarından yapıldığına

ve mobil telefonlara farklı SIM kartı takılmış ise bu SIM kartın ait olduğu

telefon numaraları yoluyla kurulan iletişimlerin tespitine dair raporlar ile A.J.S.nin cüzdanından çıkan kartvizitte ismi bulunan ve O.Ş.nin 4/9/2010-20/9/2010 tarihleri arasındaki mobil

telefon yoluyla kurdukları iletişimlerinin tespitine dair raporları BTK'dan getirtmiştir.

75. BTK'dan gelen iletişimin tespitine

ilişkin raporları inceleyen kolluk görevlileri, iletişimi tespit edilen

kişilerin yaptığı telefon görüşmelerini ve görüşmelerin yapıldığı baz istasyonu

bilgilerini değerlendirmiş vesöz konusu kişileri olay

yerine bağlayan herhangi bir bilgiye ulaşamamıştır.

76. V... Bankasının 24/2/2014 tarihli yazısından ölenin

11/9/2010 tarihinde 03.18'de 300 TL, 03.19'da 100 TL ve 03.20'de 50 TL çekmeye

çalıştığı ancak işlemlerin başarısız olduğu anlaşılmıştır.

77. Başvurucu vekili 5/3/2014 tarihinde Cumhuriyet

Başsavcılığına gönderilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe

vermiş ve dilekçe ekinde yer alan, A.J.S.nin

cesedinin resimlerine göre kendisinde meydana gelen yaraların niteliği

konusunda İngiltere'de bulunan cinayet adli tıp özel araştırma bürosu

tarafından hazırlandığı iddia edilen belgelerin kurula ve soruşturmada görevli

jandarma timine gönderilmesini talep etmiştir. Dilekçe ekindeki belgelerde yer

alan değerlendirmelerin cesedin fotoğrafları üzerinden yapılanincelemelere

dayandığı görülmüştür. İç çamaşırlarının temiz olmasına karşın dış kıyafetlerin

kirli olmasına dikkat çekilen söz konusu belgelerde; cesette savunma yaraları,

muhtemel bıçak yarası, yanık yarası ve sivri uçlu alet yarası bulunduğundan söz

edilmiştir.

78. Cumhuriyet Başsavcılığının 6/5/2013, 8/10/2013 ve 14/1/2014

tarihlerinde ivedi olarak hazırlanmasını istediği A.J.S.nin

kesin ölümü nedenine ilişkin Genel Kurul raporu20/3/2014 tarihinde

hazırlanmıştır. Bahse konu raporun ilgili bölümü şöyledir:

"...12.09.2010 günü Sorgun ormanlannda ölü olarak bulunduğu bildirilen 1978 doğumlu

A.J.S. hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler birlikte

değerlendirildiğinde;

1-Otopsisinde kişinin vücudunda dış muayenede

ölüm sonrası oluşmuş nitelikte lezyonlar tespit edildiği ölüm öncesi oluşmuş

herhangi bir travmatik değişim tanımlanmadığı, iç

muayenede kafatasında kınık, kafa içi kanama, beyin

doku harabiyeti, beyin kanaması ile büyük damar ve iç

organ yaralanması tariflenmediği dikkate alındığında

kişinin travmatik bir tesirle öldüğünün tıbbi

delillerinin bulunmadığı,

2-Otopside alınan doku örneklerinin Kimya

İhtisas Dairesinde yapılan tetkikinde; kanın kokuşmuş olması nedeniyle

uyuşturucu madde analizi yapılamamakla birlikte idrarda opiat

grubuna ait morfin, kodein ve eroin metaboliti

6-monoasetil morfın (6-MAM) bulunduğu, iç organlarda

tespit edilen makroskopik bulgular, cesedin bulunduğu

ortam, bulunuş şekli ve olay yeri inceleme bulguları ile birlikte değerlendirildiğinde;

kişinin ölümünün eroin intoksikasyonu [zehirlenmesi] sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulu

gerektiği oybirliği ile mütalaa olunur."

79. Cumhuriyet Başsavcılığı 16/4/2014 tarihinde daha önce

ifadesi alınan D.A.D.yi

dinlemiştir. İfadelerinden D.A.D.nin diskodan

çıktıktan sonra A.J.S.nin neler yaptığı konusunda

bilgisi olmadığı anlaşılmıştır.

80. Cinayet soruşturmalarında tecrübeli oldukları için

görevlendirilen iki kolluk görevlisince hazırlanan 11/6/2014 tarihli raporda,

yapılan soruşturma işlemleri belirtilmiş ve ölüm nedenine ilişkin Genel Kurul

raporuna dikkat çekilerek A.J.S.nin ATM'den çektiği

paralarla temin ettiği uyuşturucu madde etkisiyle vefat ettiği

değerlendirilmiştir.

81. Başvurucu vekili, soruşturma sürecinin başından itibaren

Cumhuriyet Başsavcılığına farklı tarihlerde dilekçeler vererek çeşitli

taleplerde bulunmuştur. Başvurucu vekili verdiği bir dilekçede de cesedin

üzerindeki gömlekte bulunan kan lekeleri konusunda herhangi bir inceleme

yapılmadığından söz etmiştir. Başvurucu vekilinin soruşturma sürecindeki

talepleri genel ve özet olarak şöyledir:

-İfadeler arasındaki çelişkilerin giderilmesi için ifadesi

alınan bazı kişilerin yeniden ifadelerinin alınması

-Görüntü netliği olmayan kamera görüntülerinin kriminal laboratuvar aracılığıyla iyileştirilmesi

-Ölenin 6-14 Eylül 2010 tarihleri arasında mobil telefon

aracılığıyla kurduğu iletişimin İnterpol aracılığıyla tespiti

-O... isimli sitede bar işleten A...

isimli kişinin dinlenmesi

-A.J.S.ye uyuşturucu temin eden, zorla veya taksirle uyuşturucu

verenlerle ilgili araştırma yapılması

-A.J.S.yi son

gören kişilerle ilgili araştırma yapılması

82. Cumhuriyet Başsavcılığı 17/10/2014 tarihinde "A.J.S.nin geçmişte de uyuşturucu madde kullandığı, Tr.D.nin belirttiği üzere almış olduğu uyuşturucu maddenin

etkisi ile ölenin kendini kaybedip farklı bir kişiliğe bürünerek başına alıp

gittiği, nerede olduğunu bilmeden etrafta gezindiği, 10/9/2010 tarihinde ölenin

komşusu E.A. ile birlikte L... H... isimli diskoya eğlenmek için gittiği, A.J.S.nin aynı gün kısa aralıklarla küçük miktarda paralar

çekip harcalamalar yaptığı, çekmiş olduğu paralar

sonucu A.J.S.nin vücudundan çıkan uyuşturucu maddeden

de görüleceği üzere maktulün uyuşturu madde aldığı,

almış olduğu uyuşturucu maddenin tesiri ile ölü olarak bulunduğu ormanlık alana

kadar gittiği ve burada Genel Kurul raporunda da belirtildiği üzere kullanmış

olduğu uyuşturucu maddenin etkisi ile hayatını kaybettiği, A.J.S.nin

ölümünde kendisinden başka herhangi bir kimsenin kusur ve sorumluluğunun

bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı"

gerekçesiyle şüpheliler E.A., Ma.D., M.D ve A.Y.

hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir.

83. Başvurucu; olay yerine ilişkin tespitlerin eksik ve hatalı

olduğunu, ölü muayenesinin geç ve eksik yapıldığını, Kurul ve Genel Kurul'un

yetersiz raporlarınaistinaden karar verildiğini

belirterek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vekili aracılığıyla itiraz

etmiştir.

84. Başvurucunun itirazı, itiraz konu kararda usul ve yasaya

aykırı bir husus görülmediği gerekçesiyle Manavgat Sulh Ceza Hâkimliğinin

11/2/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

85. Nihai karar 26/2/2015 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ

edilmiş olup bireysel başvuru 17/3/2015 tarihinde yapılmıştır.

86. A.J.S.nin ölümü ile ilgili

İngiltere'de de bir soruşturma yürütüldüğü ve bu kapsamda Cumhuriyet

Başsavcılığından evrak talep edildiği anlaşılmış ise de İngiltere'deki

soruşturmanın akıbetinin ne olduğu tespit edilememiştir. Bununla birlikte

soruşturma evrakı arasında yer alan ve İngiltere soruşturma makamlarınca

Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderildiği değerlendirilen 14/3/2012 tarihli bir

elektronik posta iletisinde; ölenin idrar örneğinde morfin tespit edildiği, bu

nedenle ölenin ölümden hemen önce uyuşturucu kullandığının düşünüldüğü, ceset

üzerindeki lezyonların yaşamı tehlikeye sokacak nitelikte addedilmediği ve

kamera görüntüleri ile kredi kartı faturalarının incelendiği hususlarınınbelirtildiği görülmüştür.

IV. İLGİLİ HUKUK

87. Konuyla ilgili ulusal ve uluslararası hukuk Anayasa

Mahkemesinin Yasin Ağca (B. No:

2014/13163, 11/5/2017) başvurusu

hakkında verdiği kararda yer almaktadır (Yasin

Ağca, §§ 86, 87 ve 91-96). Ancak buna ilave olarak konuyla ilgili

bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararına burada yer verilmesi

gerekmektedir.

88. Neslihan Olsoy/Türkiye ((k.k.),

B. No: 75468/10, 26/5/2015) başvurusunda ceza infaz kurumunda hükümlü olarak

bulunan başvurucu yakınının ölümüyle ilgili soruşturmanın etkililiğini

inceleyen AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 2. maddesinin

kapsamına giren etkili soruşturma yürütme yükümlülüğüne ilişkin içtihatlarına

göre bir ölüm olayına ilişkin olarak yürütülen bir soruşturmada ölüm sebebinin

veya ölümden sorumlu kimselerin tespit edilmesi imkânına engel olacak herhangi

bir eksikliğin bu yükümlülükle çatışma tehlikesinin bulunduğunu, bununla

birlikte ölüm sebebinin tespit edilememesinin doğrudan soruşturmada böyle bir

eksikliğin mevcut olduğu anlamına gelmeyeceğini belirtmiş ve soruşturma

yükümlülüğünün sonuçla değil, araçla ilgili

bir yükümlülük olduğuna dikkat çekmiştir (Neslihan Olsoy/Türkiye,§§ 46, 47).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

89. Mahkemenin 13/9/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

90. Başvurucu; oğlunun ölümüyle ilgili yapılan soruşturmanın

etkisiz olması nedeniyle Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucu bu bağlamda ölü muayenesi

ve otopsi işlemlerinin gecikmeli ve eksik yapılması nedeniyle oğlunun kesin

ölüm nedeninin belirlenemediğini, Genel Kurulun dahi ölüm nedenini bir kabule

dayanarak tespit ettiğini, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısının üç kez

değişmesi nedeniyle tanık ve diğer delillerin kaybolduğunu, soruşturmanın makul

bir süratle yürütülmediğini, tanık ve şüphelilerin beyanları arasındaki çelişkilerin

giderilmesine ve ölenin son görüldüğü yerlere ilişkin kamera görüntülerinin

incelenmesine ilişkin taleplerin karşılanmadığını, mobil telefon sinyallerinin

alındığı yerler ile kamera görüntülerinin karşılaştırmalı olarak

incelenmediğini ve cinayet konusunda uzman bir ekip yerine adli olaylara bakan

kolluk görevlileri eliyle soruşturma yürütüldüğünü iddia etmiştir.

91. Öte yadan başvurucu, kovuşturmaya

yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kalıplaşmış bir gerekçeyle

reddedildiğini ileri sürerek Anayasa'nın 36. maddesinde teminat altına alınan

adil yargılanma hakkınınihlal edildiğini ifade

etmiştir.

92. Bakanlık görüşünde, AİHM ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına

yer verilmiş; başvuruya konu soruşturmada yapılan işlemler özetlenmiş;

gerekli delillerin toplandığı ve soruşturma yükümlülüğünün bir sonuç

yükümlülüğü olmayıp araçların kullanılması yükümlülüğü olduğu belirtilerek

olayın koşullarının açıklığa kavuşturulması ve sorumluların tespit edilmesi

için makul adımların atıldığı ifade edilmiştir.

93. Bakanlık görüşüne karşı verdiği cevapta başvurucu;

soruşturma kapsamında alınan ifadelerden ve toplanan delillerden, bazı ifadeler

arasındaki çelişkilerden, Genel Kurulca hazırlanan raporun yetersizliğinden ve

soruşturma kapsamında talep ettiği hususların yerine getirilmemesinden söz

ederek yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğini öne sürmüştür. Ayrıca

başvurucu, Kurul ve Genel Kurul raporlarının eroinin ne şekilde alındığına dair

açıklama getirmediğini, İngiliz Adli Tıp Kurumundan alınan ve dosyaya sunulan

toksikoloji raporunda (Bir örneği temin edilen soruşturma evrakı içinde ve

başvuru formunun ekinde böyle bir rapor bulunmadığı gibi kovuşturmaya yer

olmadığına dair karara yapılan itirazda da böyle bir rapordan söz

edilmemiştir.) A.J.S.nin geçmişte kokain kullandığına

dair izlere rastlansa da kokain kullanımından uzun süre önce vazgeçtiğine dair

bulgular olduğunun, aradan zaman geçmesi nedeniyle aşırı doz uyuşturucu

kullanımına ilişkin kesin bulguya ulaşılamadığının, aşırı eroin kullanımı şüphesine

ulaşılmışsa bu durumun A.J.S.nin kendi eyleminden

değil vücudundaki diğer belirtilere göre üçüncü kişilerce aşırı doz eroine

maruz bırakılmasından kaynaklanabileceğinin belirtildiğini iddia etmiştir.

B. Değerlendirme

1. İncelemenin Kapsamı

Yönünden

94. Anayasa’nın “Kişinin

dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” kenar başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Herkes,

yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

95. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin

temel amaç ve görevleri, (...) kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal

hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal,

ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının

gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

96. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

97. Somut olayda başvurucu, oğlunun ölümüne bir devlet

görevlisinin neden olduğunu ileri sürmemiş; oğlunun yaşamına yönelik olarak

devletin yetkili makamlarınca bilinen ya da bilinmesi gereken gerçek ve yakın

bir tehdidin bulunduğuna ancak anılan makamların oğlunun yaşamını korumak için

gerekli tedbirleri almadıklarına ilişkin bir iddiada bulunmamış; yalnızca

oğlunun ölümü hakkındaki soruşturmanın etkisiz olduğunu ileri sürmüştür.

98. Bu itibarla başvurucunun adil yargılama hakkıyla bağlantı

kurarak ileri sürdüğü de dâhil bütün iddiaları, Anayasa'nın 17. maddesinde

güvence altına alınan yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin

usul boyutu kapsamında incelenmiştir.

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

99. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybeden kişi

açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyle ölen

kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752,

17/9/2013, § 41). Başvurucu, ölen A.J.S.nin

babasıdır. Dolayısıyla başvuru ehliyeti açısındanbaşvuruda

bir eksiklik bulunmamaktadır.

100. Öte yandan Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan

yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usul boyutunun ihlal

edildiğine ilişkin iddia açıkça dayanaktan yoksun olmadığı gibi başvuruda başka

bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmamaktadır. O hâlde başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

101. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı,

Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif ve

negatif ödevler yükler (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 50).

102. Devletin yaşam hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin

korumaya ilişkin maddi yönü yanında usule ilişkin yönü de bulunmaktadır. Bu

yükümlülük, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve

gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir soruşturma yürütmeyi

gerektirir. Bu soruşturmanın temel amacı, yaşam hakkını koruyan hukukun etkili

bir şekilde uygulanmasını ve varsa sorumluların hesap vermelerini sağlamaktır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 54).

103. Diğer taraftan ceza soruşturmasının temel amacına ilişkin

yükümlülük, kesin olarak bir sonuç elde etmeyigerektirmez.

Anayasa'nın 17. maddesi, başvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle

yargılatma ya da cezalandırma hakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları

mahkûmiyetle sonuçlandırma ödevi de yüklemez (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 56).

104. Yaşama hakkına ilişkin ceza soruşturmasının etkili

olabilmesi için öncelikle soruşturma makamlarının resen harekete geçerek ölüm

olayını aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün

delilleri tespit etmeleri gerekir. Soruşturmada ölüm olayının nedeni veya

sorumlu kişilerin belirlenmesi imkânını zayıflatan bir eksiklik, etkili

soruşturma yükümlülüğüne aykırılık oluşturabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 57).

105. Ceza soruşturmasının etkililiğini sağlayacak hususlardan

biri de fiilen hesap verilebilirliği sağlamak için soruşturma sürecinin kamu

denetimine açık olmasıdır. Ayrıca her olayda, ölen kişinin yakınlarının meşru

menfaatlerini korumak için bu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmaları

sağlanmalıdır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,

§ 58).

106. Son olarak ceza soruşturmasının etkililiği için

soruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmesi gerekir (Salih Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013,

§ 30). Bu husus, hukuk devletine bağlılığın sağlanması ve hukuka aykırı

eylemlere hoşgörü ve teşvik gösterildiği görünümü verilmesinin engellenmesi

yönünden bir gerekliliktir.

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

107. Olaya ilişkin soruşturmada başvurucunun oğlunun ölü olarak

bulunmasından haberdar olan Cumhuriyet Başsavcılığı derhâl soruşturma

başlatmış; başvurucu, şikâyet ve soruşturmaya ilişkin taleplerini Cumhuriyet

Başsavcılığı önünde dile getirebilmiş;Cumhuriyet

Başsavcılığınca verilen karara itiraz edebilmiş ve soruşturmaya katılım

konusunda herhangi bir engelle karşılaşmamıştır. Başvurucu da aksi yönde bir

iddiada bulunmamıştır. Bu nedenle başvurucunun oğlunun ölümü ile ilgili

soruşturmada, şüpheli ölüm olayından haberdar olan soruşturma makamlarının

derhâl harekete geçmesi ve başvurucunun meşru menfaatlerini korumak için bu

sürece gerekli olduğu ölçüde katılmasının sağlanması ilkeleri yönünden herhangi

bir eksiklik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

108. Bununla birlikte soruşturmanın etkililiği, olayın tüm yönlerinin aydınlatılması ve varsa

sorumluların tespit edilebilmesi için bütün delillerin toplanması ve

soruşturmanın makul bir özen ve süratle

yürütülmesi ilkeleri yönünden de incelenmelidir. Ancak incelemeye

geçmeden önce birkaç hususun belirtilmesi gerekir.

109. Evvela soruşturmanın delillerin toplanması açısından

etkililiğini sağlayan en alt seviyedeki inceleme, başvuruya konu soruşturmanın

kendine özgü koşullarına göre değişir. Bu koşullar, ilgili bütün olay ve

olgular temelinde ve soruşturmanın gerçekleri gözönünde

bulundurularak değerlendirilir. Bu nedenle soruşturmanın delillerintoplanmasına

ilişkin etkililiği bakımında her olayda geçerli olmak üzere bir asgari

soruşturma işlemler listesi veya benzeri bir asgari ölçüt belirlemek mümkün

değildir (Fahriye Erkek ve diğerleri,

B. No: 2013/4668, 16/9/2015, § 68).

110. İkinci olarak Anayasa’nın 17. maddesi gereğince yürütülecek

soruşturmalarda soruşturma makamlarının olayın gelişimine ve delillerin elde

edilmesine ilişkin ileri sürülen her türlü iddiayı ve talebi karşılama

zorunluluğu bulunmamaktadır. Soruşturma kapsamında yürütülecek soruşturma

işlemlerinin belirleyicisi, yetkili soruşturma makamlarıdır (Yavuz Durmuş ve diğerleri, B. No:

2013/6574, 16/12/2015, § 62).

111. Bu noktada ayrıca Anayasa Mahkemesinin doğrudan ilgili

soruşturma ve yargılama makamlarının yerine geçecek şekilde delillerin

değerlendirmesini kendisinin yapmasının veya yürütülmesi gerekli olan

soruşturma işlemlerini belirlemesinin söz konusu olamayacağı belirtilmelidir.

Başka bir ifadeyle Anayasa Mahkemesinin görevi, bu makamların maddi olaylara

ilişkin yaptıkları değerlendirmenin yerine kendi değerlendirmesini koymak

değildir (Hıdır Öztürk ve Dilif Öztürk, B. No: 2013/7832, 21/4/2016, §

185). Bu konuda asıl sorumlu ve yetkili olanlar ilk elden olayları inceleyen

yetkili adli ve idari mercilerdir. Bunun aksine bir usul, ancak Anayasa

Mahkemesinin somut olaylara ilişkin elinde bulunan kesin ikna edici nitelikteki

bulgulara dayalı olarak benimsenebilir (Cemil

Danışman, B. No: 2013/6319, 16/07/2014, § 58).

112. Başvurucunun oğlunun ölümü hakkında yürütülen soruşturmada,

ölüm olayından haberdar olunması üzerine olay yeri ivedi olarak incelenip

fotoğraflanmış ancak olaya bir başkasının dâhil olduğuna dair herhangi bir

delil ve emareye rastlanmamıştır. Ölüm nedenin tespiti için vakit geçirmeksizin

ölü muayenesi işlemi, birkaç gün içinde de otopsi işlemi yapılmıştır. Otopsi

işlemi sırasında alınan kan, idrar ve doku örnekleri üzerinde histopatolojik ve toksikolojik

incelemeler gerçekleştirilmiştir. Buna rağmen ölüm nedeni belirlenememiştir.

Ölüm nedeni konusunda görüşü alınan Kurul, iç organ parçalarında ve mide

içeriğinde toksik maddelere rastlanmadığını, idrarda opiat grubuna ait morphine, codeine ve eroin metaboliti

6-monoasetilmorfin (6-MAM) tespit edildiğini ve harici muayenede tanımlanan

lezyonların tek başına öldürücü nitelikte olmadığını belirlemiş ancak kesin

ölüm nedenini saptayamamıştır. Nihai olarak görüşüne başvurulan Genel Kurul,

başvurucunun oğlunun travmatik bir tesirle öldüğüne

ilişkin tıbbi delillerin bulunmadığını belirtmiş; kanın kokuşmuş olması

nedeniyle uyuşturucu madde analizi yapılamamakla birlikte idrarda opiat grubuna ait morfin, kodein ve eroin metaboliti 6-monoasetil morfin (6-MAM) bulunduğuna, iç

organlarda tespit edilen makroskopik bulgulara,

cesedin bulunduğu ortama, cesedin bulunuş şekline ve olay yeri inceleme

bulgularına dikkati çekerek A.J.S.nin ölümünün eroin intoksikasyonu sonucu meydana geldiği kanaatine varmıştır.

113. Öte yandan soruşturma sürecinde A.J.S.yle

aynı sitede kalan D.A.D. ve T.P.T., A.J.S.nin tatil

süresince kaldığı sitede güvenlik görevlisi olarak çalışan iki kişi, A.J.S.yle birlikte diskoya giden kadın, A.J.S.yi

diskoya götüren taksi şoförü, A.J.S.nin gittiği

diskoda güvenlik görevlisi olarak çalışan iki kişi, cesedin bulunduğu yeri

ihbar eden kişiler, başvurucuya ev satan şirketin pazarlama müdürü ve aynı

şirkete müşteri temsilcisi olarak kişi, yabancı uyruklu G.J.M.S.C.A. ile olayı

soruşturduğu iddia edilen R.S.M. dinlenmiştir. İnterpol aracılığıyla A.J.S.yle birlikte Türkiye'ye tatile gelen A.A.M.M ile A.J.S.nin arkadaşları T.D., Tr.D.

ve M.K.nın ifadeleri

alınmıştır. A.J.S.yle birlikte diskoya giden E.A.nın, A.J.S.nin

cüzdanından çıkan kartivizitte ismi ve telefon

numarası yazan kişinin, E.A. ile sık iletişim kurduğu değerlendirilen

kişilerin, D.A.D.nın ve A.A.M.M.nin

eski erkek arkadaşı Ö.D.nin iletişimleri tespit

edilmiştir. Tespit edilen iletişimlerin hangi baz istasyonu çevresinden

kurulduğu incelenmiş ancak söz konusu kişilerin olay yerinde bulundukları

tespit edilememiştir. A.J.S.nin gittiği diskoda

bulunan kamera görüntüleri incelenmiş, 02.59'da diskodan tek başına ayrıldığı

saptanmıştır. A.J.S.nin para çekme işlemlerine

ilişkin yazılı kayıtlar ile kamera görtüntüleri

getirtilmiş ve 11/9/2010 tarihinde saat 03.04 ve 03.12'deki para çekme

işlemleri sırasındayanında herhangi bir kimse

olmadığı saptanmıştır.

114. Başvurucunun oğlunun İngiltere'de yaşayan arkadaşlarının

başvurucunun uyuşturucu geçmişinden söz etmesini, A.J.S.nin

aynı gün kısa aralıklarla küçük miktarda paralar çekmesini, Kurul ve Genel

Kurul raporlarını, soruşturma sürecinde şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulan

kişilerin kurduğu iletişimlere ilişkin raporlara göre söz konusu kişilerin

olayla ilgilerinin bulunmadığını dikkate alan Cumhuriyet Başsavcılığı,

başvurucunun oğlunun uyuşturucu maddenin etkisi ile vefat ettiği sonucuna

varmıştır.

115. Genel Kurul raporunda ölümün uyuşturucu madde intoksikasyonu sonucu belirtilmesine karşın söz konusu

uyuşturucunun ne suretle alındığına dair bir açıklama yapılmamıştır. Bununla

birlikte raporda, ölümün travmatik bir tesirle

gerçekleştiğine dair tıbbi delilin bulunmadığı belirtilmiş ve idrarda çıkan

uyuşturucu maddelere dikkat çekilmiştir. Ölüme bir başkasının dâhil olduğuna

dair herhangi bir delil ve emareye de soruşturma makamlarınca rastlanmamıştır.

Bu hususları dikkate alan Anayasa Mahkemesi; somut olayın koşullarında, ölenin

uyuşturucuyu ne suretle aldığının tespit edilememesinin tek başına soruşturmayı

etkisiz kılmayacağını değerlendirmiştir.

116. Soruşturmada yapılan araştırmalar ve toplanan deliller

yukarıda yapılan açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde Cumhuriyet

Başsavcılığının A.J.S.nin ölümüyle neticelenen olayı

aydınlatma isteğinden kuşku duyulmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı

sonucuna varılmıştır. Aksi yönde bir sonuca ulaşılmasını mümkün kılanbir veri Anayasa Mahkemesinin elinde bulunmadığından

Cumhuriyet Başsavcılığının etkili bir araştırma ve inceleme neticesinde

ulaştığı sonucu sorgulamak için bir neden de bulunmadığı değerlendirilmiştir.

117. Toplam 4 yıl 5 aya yaklaşan soruşturma süresinde Genel

Kurul raporunun hazırlanması yaklaşık 1 yıl 5 ay sürmüştür. Bununla birlikte

Cumhuriyet Basşavcılığının 6/5/2013, 8/10/2013 ve

14/1/2014 tarihlerinde Genel Kurula müzekkereler yazarak raporun akıbetini

sorduğu, aynı süre zarfında pek çok soruşturma işlemi yaptığı (bkz. §§ 67-77)

ve soruşturmanın başından sonuna kadar olayın gerçekleşme koşullarının ve varsa

sorumluların tespit edilmesi için delil topladığı anlaşılmıştır. Bu nedenle

gerek Genel Kurul raporunun hazırlanması için geçen süre gerekse toplam

soruşturma süresi soruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmediğinin

delili olarak görülmemiştir.

118. Sonuç olarak Cumhuriyet Başsavcılığının başvurucunun

oğlunun ölüm nedenini tespit etmek ve ölüme sebebiyet veren olaylar

silsilesinde herhangi bir kimsenin dahlinin bulunup bulunmadığını belirlemek

için atılması gerekli adımları attığı ve soruşturmanın makul bir özen ve

süratle yürütüldüğü sonucuna varılmıştır.

119. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal

edilmediğine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşama hakkının etkili soruşturma yürütme yükümlülüğüne

ilişkin usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşama

hakkının etkili soruşturma yürütme yükümlülüğüne ilişkin usul boyutunun İHLAL

EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

13/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Raportör

:

Murat İlter

DEVECİ

Başvurucu

:

Christopher Bruce

SMYTH

Vekili

:

Av. Fikret

HAKGÜDEN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/4837, 13 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Baş Ve Boyun Bölgesinin İncelenmesinde
  7. Gögüs, Karın Ve Sırt Bölgesinin
  8. İncelenmesinde
  9. Kol Ve Bacak Bölgelerinin İncelenmesinde
  10. Genital Bölge İncelenmesinde
  11. Dış Muayene
  12. Kalp
  13. Sonuç
  14. IV. İlgili Hukuk
  15. V. İnceleme Ve Gerekçe
  16. A. Başvurucunun İddiaları
  17. B. Değerlendirme
  18. A. Yaşama hakkının etkili soruşturma yürütme yükümlülüğüne
  19. B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşama
  20. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  21. Özgüldür
  22. Deveci
  23. Smyth
  24. Hakgüden
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/4837
Tarih
13 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Talha Kaya Başvurusu (B. No: 2017/28443)
  • Mesut Ordulu Başvurusu (B. No: 2015/2675)
  • Cengizhan Pilaf Başvurusu (B. No: 2015/12095)
  • İsa Gök Başvurusu (B. No: 2015/805)
  • Serhat Çetiner Başvurusu (B. No: 2015/18100)
  • K. M. Başvurusu (B. No: 2015/8465)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.