İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

D.m.ç. Başvurusu (B. No: 2014/16941)

1. Başvuru, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasından

Başvuru No2014/16941Tarih24 Ocak 2018Okuma13 dk · 2.690 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm D.M.Ç. Başvurusu

Karar tarihi
24 Ocak 2018
Başvuru Numarası
2014/16941
R.G. Tarih ve Sayı
13/3/2018-30359
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.690 kelime·13 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasından

dolayı sözleşmeli er adaylığı statüsünün sonlandırılması nedeniyle suç ve

cezaların kanuniliği ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/10/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

6. Başvurucunun 2013 yılı başında sözleşmeli er olarak görev

yapmak için müracaatta bulunması üzerine 13/5/2013 tarihinde başvurucu, Kara

Kuvvetleri Komutanlığı emrinde yapılan ön sözleşme sonunda eğitime başlamıştır.

7. Eğitim süreci devam ederken kendisine, hakkında yapılan

güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığı bildirilmiş ve idare ile yaptığı

Sözleşmeli Er Ön Sözleşmesi 14/6/2013 tarihinde feshedilmiştir.

8. Başvurucu, fesih işlemine karşı 6/9/2013 tarihinde Askeri

Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır.

Başvurucu dava dilekçesinde; herhangi bir sabıkasının olmadığını, güvenlik

soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasını gerektirecek bir durumunun da

bulunmadığını ileri sürerek fesih işleminin iptalini istemiştir.

9. Mahkemece yapılan değerlendirme sonucu 25/2/2014 tarihli

karar ile davanın reddine hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinde, yapılan

güvenlik soruşturmasında başvurucunun annesi ile iki teyzesinin ve dayısının

bölücü terör örgütüne mensup olduklarının tespit edildiğinin anlaşıldığı

belirtilmiştir. Bu kapsamda Mahkeme, ilgili mevzuat uyarınca sözleşmeli er

olmak için gerekli nitelik ve şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan

anlaşılan erbaş ve erlerin sözleşmelerinin feshedileceğinin öngörüldüğünü

belirtmiştir. Mahkeme ayrıca, güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanmış

olmasının da sözleşmeli erlik için aranan şartlardan olduğunu vurgulamıştır. Bu

çerçevede Mahkeme; güvenlik soruşturması neticesinde annesi, iki teyzesi ve

dayısının bölücü terör örgütü mensubu oldukları belirlenen, dolayısıyla Silahlı

Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesi

uyarınca "güvenlik soruşturması" olumlu

sonuçlanmayan başvurucunun ön sözleşmesinin feshi işleminin hukuka ve mevzuata

aykırı olmadığını belirtmiştir.

10. Davanın reddi kararına karşı başvurucu, karar düzeltme

talebinde bulunmuş ancak başvurucunun talebi 9/9/2014 tarihinde reddedilmiştir.

11. Karar düzeltme talebinin reddine ilişkin ilam başvurucuya

25/9/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 27/10/2014 tarihinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

12. 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er

Kanunu'nun "Tanımlar" kenar

başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Bu Kanunun uygulanmasında;

...

b) Ön sözleşme: Türk Silahlı Kuvvetleri (Jandarma Genel Komutanlığı ve

Sahil Güvenlik Komutanlığı dâhil) birlik, karargâh, kurum ve kuruluşları ile

sözleşmeli er adayları arasında; askerî eğitime alınmaları konusunda yapılan ve

askerî eğitim dönemi başlangıcı ile sözleşme yapılıncaya kadar geçecek süreyi

kapsayan sözleşmeyi,

...

ç) Sözleşmeli er adayı: Sözleşmeli er yetiştirilmek amacıyla ön

sözleşme yapılarak askerî eğitime alınanları,

... ifade eder."

13. 6191 sayılı Kanun'un "Kaynak"

kenar başlıklı 3. maddesinin (3) numaralı fıkrasının ilgili kısmı

şöyledir:

"(3) Sözleşmeli erlik için aşağıdaki nitelikler aranır:

...

f) Güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olmak.

..."

14. 6191 sayılı Kanun'un "Sözleşmenin

idarece feshi" kenar başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Sözleşmeli er adaylarının ön sözleşmeleri, aşağıdaki

nedenlerle süresinin bitiminden önce feshedilir:

...

c) Sözleşmeli er adayı olma şartlarından

herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılmak veya sözleşme süresi içinde bu

şartlardan herhangi birini kaybetmek.

..."

15. 6191 sayılı Kanun'un "Özel

hükümler ve yönetmelik" kenar başlıklı 9. maddesinin (2)

numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"(2)

Sözleşmeli er temin etmekten sorumlu birimler, sözleşmeli erbaş ve erlerde

aranacak nitelikler, “sözleşmeli erbaş ve er olur” belgesi düzenleme esasları,

... ile diğer hususlardaki usul ve esaslar altı ay içerisinde Milli Savunma

Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir."

16. 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması,

Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine

Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim

Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrası

şöyledir:

"Devletin güvenliğini,

ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği

veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu

personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının

yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları

ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar

Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir."

17. 12/4/2000 tarihli ve 24018 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması

Yönetmeliği'nin "Türk Silahlı

Kuvvetlerinde yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması" kenar

başlıklı 9. maddesi şöyledir:

"Türk Silahlı Kuvvetlerinin kadro ve

kuruluşlarında yer alacak personelin güvenlik soruşturması ve arşiv

araştırması, Türk Silahlı Kuvvetlerince bu Yönetmeliğe uygun olarak

hazırlanacak yönerge uyarınca yapılır."

18. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 7/11/2012 tarihli ve

E.2008/426, K.2012/1766 sayılı kararı şöyledir:

"...

Askeri hizmetin niteliği, ... , yapılacak güvenlik soruşturmasından

olumlu sonuç almak biçimindeki koşul ve Güvenlik Soruşturması ve Arşiv

Araştırması Yönetmeliği birlikte değerlendirildiğinde, ... alınacak

öğrencilerin kendisi, annesi, babası veya kardeşleri yönünden de bilgi

edinilmesini ve buna göre değerlendirme yapılmasını öngören dava konusu Silahı

Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesi'nin Askeri Öğrenci Olmayı Engelleyen Sakıncalı

Haller başlıklı 3. bölüm, 1. kısım, (d) maddesinin 9. fıkrasındaki düzenlemenin

hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmaktadır.

..."

B. Uluslararası Hukuk

19. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin

(1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

"1. Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili

uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda

karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme

tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme

hakkına sahiptir.

2. Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu

yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır."

20. Sözleşme'nin 7. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"1. Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal

veya uluslararası hukuka göre suç

oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamaz. Aynı biçimde, suçun

işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez."

21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 7.

maddesinde yer alan "suç oluşturmayan

eylem" ifadesinden ne anlaşılması gerektiğini de Sözleşme'nin

6. maddesinde yer alan "suç ile itham

edilme" kavramına ilişkin ortaya koyduğu üç kıstas ile

açıklamaktadır.

22. AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasında yer

bulan "suç ile itham edilme"

kavramının taraf devletlerin iç hukuklarındaki karşılıklarından bağımsız,

otonom bir yapıya sahip olduğunu vurgulamaktadır (Adolf/Avusturya, B. No: 8269/78, 26/3/1982, § 30). Yine AİHM'e göre tek başına "itham" kavramı da Sözleşme'nin anlamı dâhilinde

anlaşılmalıdır. Bu kapsamda "itham" kavramı "yetkili makamlarca

bir kişiye suç işlediği iddiasının resmî olarak bildirimi" şeklinde

açıklanabilir. Böyle bir tanım aynı zamanda şüpheli kişilerin sonuçlarından

büyük ölçüde etkilendikleri durumları da içine alır (Deweer/Belçika, B. No: 6903/75, 27/2/1980, §§ 42-46; Eckle/Almanya, B. No: 8130/78, 15/7/1982,§ 73).

23. AİHM kararlarına göre şu hâller Sözleşme'nin 6. maddesi

kapsamında itham sayılabilecek hâllerdendir:

i. Suç işlediği için bir kişi hakkında tutuklama emri

çıkarılması (Wemhoff/Almanya, B. No: 2122/64, 2122/64,

27/6/1968),

ii. Bir kişiye aleyhinde açılmış bir davanın resmî olarak

bildirilmesi (Neumeister/Avusturya, B. No: 1936/63, 27/6/1968),

iii. Gümrük suçlarını inceleyen yetkililerin bir kişiden kanıt

göstermesini istemesi ve bu kişinin banka hesaplarını dondurması (Funke/Fransa, B. No: 10828/84, 25/2/1993),

iv. Kişi aleyhine polise ihbar yapılması üzerine savcılık

tarafından dosya açıldıktan sonra kişinin savunma avukatı tayin etmesi (Angelucci/İtalya, B. No: 12666/87, 19/2/1991).

24. AİHM, Sözleşme'nin 6. maddesinin cezai meselelerde

uygulanabilirliğini değerlendirirken üç kriter dikkate almaktadır. Bunlar

"iç hukuktaki sınıflandırma", "suçun türü" ve "cezanın

türü ile ağırlığı"dır (Engel ve diğerleri/Hollanda, B. No:

5100/71; 5101/71; 5102/71; 5354/72; 5370/72, 8/6/1976,§§ 82, 83).

25. AİHM'e göre birinci kriterin diğer

kriterlere göre göreceli olarak ağırlığı olsa da değerlendirme için birinci

kriter ancak bir başlangıç noktası oluşturur. Şöyle ki eğer taraf devletin iç

hukuku bir eylemi suç olarak nitelendirmiş ise bu, 6. maddenin kapsamının

uygulanması bakımından belirleyicidir. Ancak eğer ulusal hukukta böyle bir

nitelendirme yok ise AİHM yine de başvuru konusu edilen cezai sürecin ulusal

sınıflandırmasının ötesine bakacak ve maddi gerçeği inceleyecektir (Engel ve diğerleri/Hollanda, § 81).

26. Sözleşme'nin 6. maddesinin kapsamının uygulanmasını

belirleyecek daha önemli bir kriter olarak değerlendirilen (Jussila/Finlandiya [BD], B. No: 73053/01, 23/11/2006)"suçun

türü" kriteri ise şu faktörlerin hesaba katılmasını gerektirmektedir:

i. Başvuruya konu cezai

sürecin doğrudan -örneğin bir meslek grubu gibi- belirli bir gruba mı yönelik

olduğu yoksa herkes için bağlayıcılığı olan genel bir etki mi yarattığı (Bendenoun/Fransa, B. No: 12547/86, 24/2/1994, § 47)

ii. Cezai sürecin kamu

gücünü kullanan bir kamu otoritesi tarafından yürütülüp yürütülmediği (Benham/Birleşik Krallık, B. No: 19380/92,

10/6/1996, § 56)

iii. Cezai sürecin

cezalandırıcı ya da caydırıcı bir amacının bulunup bulunmadığı (Öztürk/Almanya, B. No: 8544/79, 21/2/1984,

§ 53; Bendenoun/Fransa, § 47)

iv. Cezai sürecin sonunda

öngörülen cezanın uygulanmasının bir suç tespitine bağlı olup olmadığı (Benham/Birleşik Krallık, § 56)

v. Benzer cezai

süreçlerin diğer taraf devletlerin hukuklarında nasıl sınıflandırıldığı (Öztürk/Almanya, § 53)

27. Üçüncü ve son kriter "cezanın türü ve ağırlığı"

ise 6. maddenin uygulanma kapsamının belirlenmesinde cezai sürecin sonunda

öngörülen cezanın olası en yüksek miktarının da dikkate alındığını ortaya

koymaktadır (Campell ve Fell/Birleşik Krallık,

B. No: 7819/77; 7878/77, 28/6/1984, § 72; Demicoli/Malta, B. No: 13057/87, 27/8/1991, § 34).

28. AİHM'e göre Sözleşme'nin 6.

maddesinin cezai süreçler bakımından kapsamının belirlenmesinde Engel ve diğerleri/Hollanda başvurusuna

ilişkin kararda altı çizilen ikinci ve üçüncü kriterlerin birlikte uygulanması

gerekli değildir. Yine de her bir kriterin ayrı ayrı analizi üzerinden sonuca

varılamayan durumlarda kriterlerin kümülatif olarak değerlendirilmesine ilişkin

bir yaklaşım da benimsenebilir (Bendenoun/Fransa,

§ 47).

29. AİHM; söz konusu üç kriteri uygulayarak sonuca ulaştığı

askerî disiplin işlemine karşı yapılan bir başvuruda (Çelikateş ve diğerleri/Türkiye (k.k.), B.

No: 45824/99, 7/11/2000), kamu görevine giriş ile kamu görevine son verilmesi

şartlarına karşı yapılan bir başvuruda (Sidabras ve Džiautas/Litvanya (k.k.), B. No: 55480/00 ve 59330/00, 1/7/2003) ve anayasa

ihlalleri nedeniyle cumhurbaşkanı aleyhine başlatılan itham sürecine karşı

yapılan bir başvuruda (Paksas/Litvanya [BD], B. No: 34932/04, 6/1/2011,

§§ 64-69) şikâyetlerin Sözleşme'nin 7. maddesinin kapsamı dışında kaldığı

sonucuna varmıştır.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

30. Mahkemenin 24/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Suç ve Cezaların Kanuniliği İlkesinin İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiası

31. Başvurucu, ceza sorumluluğunun şahsi olduğunu oysa ortada

herhangi bir eylemi olmamasına rağmen cezalandırıldığını ve bir suçla isnat

edilen herkesin suçluluğu hukuken sabit olana kadar suçsuz sayılacağını

belirterek cezaların kanuniliği ilkesi ile masumiyet karinesinin ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

32. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre bireysel

başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen

hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme'nin ve

Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme'ye ek protokoller

kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı

dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren başvurular bireysel başvurunun

kapsamında değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, §

18).

33. Bu doğrultuda Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru

bağlamında Anayasa'nın 38. maddesine ilişkin inceleme yetkisi, anılan maddenin

norm alanına dâhil olan her türlü yaptırımı kapsayacak şekilde geniş olmayıp

Sözleşme çerçevesinde "suç isnadı" olarak nitelenebilen yaptırımlarla

sınırlı tutulmuştur. Diğer bir ifadeyle Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuruda

Anayasa'nın 38. maddesi kapsamına giren her türlü yaptırımın değil sadece

Anayasa ile Sözleşme'nin ortak koruma alanına giren "suç isnadı"

sayılan yaptırımların anılan maddedeki güvenceleri ihlal edip etmediğini

denetleme yetkisini haizdir.

34. Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı

bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç

için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez."

35. Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında "Kimse, ... kanunun suç saymadığı bir fiilden

dolayı cezalandırılamaz." denilerek "suçun kanuniliği", üçüncü fıkrasında da "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri

ancak kanunla konulur." ifadesine yer verilerek "cezanın

kanuniliği" ilkesi getirilmiştir. Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik"

ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığının ve bu yasak eylemlere

verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda

gösterilmesi buna ilişkin Kanunun açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması

gerekir.

36. Soyut normların ve anayasal hükümlerin doğrudan

yorumlanmasını gerektiren norm denetimi incelemesinden farklı olarak bir temel hak ya da özgürlüğün bireysel

başvuru kapsamında korunabilmesi için Anayasa’da güvence altına alınmış

olmasının yanı sıra Sözleşme'nin veya Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme'ye ek protokollerin kapsamına da girmesi

gerekmektedir (bkz.§§ 32, 33).

37. Bu durumda bireysel başvuruya konu somut olayda; ailesine

yönelik elde edilen bilgiler kapsamında başvurucunun maruz kaldığı, kamu

hizmetine giriş koşullarına ilişkin bir metin olan (bkz. § 12) "Sözleşmeli

Er Ön Sözleşmesi"nin feshedilmesi işleminin ve

bunun sonuçlarının -suç oluşturmayan bir eylemden dolayı kendisinin suçlu

bulunduğuna ilişkin ihlal iddiası açısından- Anayasa ve Sözleşme'nin ortak

koruma alanı içinde yer alıp almadığı ortaya konulmalıdır.

38. Yukarıda da belirtildiği üzere Anayasa'nın 38. maddesi

uyarınca işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden

dolayı bir kimsenin cezalandırılamayacağına ilişkin kural bağlamında "kanunun suç saymadığı bir fiil" ifadesiyle

kastedilenin Sözleşme'nin 6. maddesinde yer alan "suç ile itham edilme" kavramına ilişkinortaya konulan kıstaslar ile uyumlu olarak

açıklanması gerekmektedir (bkz. § 29).

39. Başvuruya konu olayda başvurucu, ailesine yönelik elde

edilen bilgilerden dolayı güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması

nedeniyle Sözleşmeli Er Ön Sözleşmesi'nin feshedilmesi işlemine maruz

kalmıştır. İlgili mevzuat uyarınca Sözleşmeli Er Ön Sözleşmesi ile kişilerin

sözleşmeli er olarak yetiştirilmek amacıyla askerî eğitime alınmaları

sağlanmaktadır (bkz. § 12). Bu durumda Sözleşmeli Er Ön Sözleşmesi'nin

feshedilmesi ile başvurucunun henüz sözleşmeli er statüsüne alınmadan önce bu

alımın bir ön şartı olan askerî eğitiminin sonlandırılmasıyla sözleşmeli er

olma imkânına kavuşamadığı görülmektedir.

40. Sözleşmeli Er Ön Sözleşmesi'nin feshedilmesinin ceza hukuku

bağlamında bir "ceza" olmadığı açıktır. Öte yandan başvurucunun sözleşmesinin

feshedilmesinin idare hukuku anlamında da bir ceza biçiminde

nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Zira başvurucunun

sözleşmesi hukuk düzenince hukuka aykırı kabul edilen bir fiili nedeniyle değil

sözleşmeli er olabilme koşullarından birini sağlamadığının sonradan anlaşılması

üzerine feshedilmiştir. Dolayısıyla gerek ceza hukuku gerekse idare hukuku

anlamında ceza olarak nitelenemeyecek "sözleşmeli er sözleşmesinin feshine

ilişkin işlem"in Sözleşme'nin 6. maddesi

bağlamında "suç isnadı"na bağlı bir ceza

olarak değerlendirilmesi mümkün görülmemiştir.

41. Bu durumda başvurucunun Sözleşmeli Er Ön Sözleşmesi'nin

feshedilmesi işlemi ve bunun sonuçlarının yukarıda açıklanan AİHM içtihatları

doğrultusunda (bkz. §§ 21-29) Anayasa'nın 38. maddesi ile Sözleşme'nin 7.

maddesinin ortak koruma alanı kapsamında dikkate alınabilecek nitelikte

olmadığının kabul edilmesi gerekmektedir.

42. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

43. Öte yandan başvurucu, masumiyet karinesi ilkesinin de ihlal

edildiğini ileri sürmektedir. Ancak kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş bir

yargı kararı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence altına alan (Kürşat Eyol, B.

No: 2012/665, 13/6/2013, § 26) masumiyet karinesi yönünden başvuruya konu olaya

bakıldığında yukarıda yer verilen tespitler kapsamında başvurucuya herhangi bir

suç isnadında bulunulmadığı (bkz. § 28)anlaşılmaktadır. Bu nedenle masumiyet

karinesinin ihlal edildiği iddiası yönünden ayrıca değerlendirme yapılmasına

gerek görülmemiştir.

B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiası

44. Başvurucu; kendisinin bölücü terör örgütü ile hiçbir

bağlantısının bulunmadığını, sözleşmenin feshi işlemine karşı açtığı davada bu

durumun aksinin ispat edilememesine karşın bağlantısı varmış gibi değerlendirme

yapılarak karar verildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

45. 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında,

açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun ihlal iddialarını

kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

46. İlke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış

maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk

kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru

incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve

sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir keyfîlik içermesi, bu durumun kendiliğinden bireysel

başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede

kanun yolu şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları açık

bir keyfîlik içermedikçe Anayasa Mahkemesince

incelenemez (Necati Gündüz ve Recep Gündüz,

B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

47. Somut olayda başvurucu hakkında yapılan ve başvurucunun

ailesine ait bilgiler içeren güvenlik soruşturmasına istinaden sözleşmenin

feshedilmesi işlemini Mahkemenin hukuka aykırı bulmadığı görülmektedir. Olayda

başvurucunun karşı karşıya kaldığı söz konusu işlem millî güvenliğin sağlanması

görevini yerine getirmeyi amaçlayan Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev alacak

personelde birtakım özel koşulların aranmasının gerekmesiyle ortaya çıkmıştır.

Bu kapsamda başvurucunun aile bireylerinin eylemlerinin başvurucunun kamu

hizmetlerine girme hakkını etkileyecek biçimde değerlendirmeye alınmasının

-ilgili kamu hizmetinin niteliği dikkate alındığında- hakkaniyete aykırı

sonuçlar doğuracağı söylenemez.

48. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. 1. Suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğine

ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

24/1/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Nuri

NECİPOĞLU

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah

PERDECİOĞLU

Başvurucu

:

D.M.Ç.

Vekili

:

Av. Yalçın

TORUN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/16941, 24 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Suç ve Cezaların Kanuniliği İlkesinin İhlal
  11. B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine
  12. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  13. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  14. Necipoğlu
  15. Hakyemez
  16. Perdecioğlu
  17. Torun
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/16941
Tarih
24 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Ahmet Korkmaz Başvurusu (B. No: 2014/16232)
  • Selçuk Kiyas Başvurusu (B. No: 2014/19947)
  • R.a. Başvurusu (B. No: 2014/3955)
  • Bedir Aydın Başvurusu (B. No: 2015/15316)
  • Serdar Naci Büyükarman Başvurusu (B. No: 2014/16826)
  • Muazzez Salğit Başvurusu (B. No: 2014/4596)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.