İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Deniz Altınbaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2033)

1. Başvuru, boşanma davası sonrasında çocukların soyadını

Başvuru No2014/2033Tarih26 Ekim 2017Okuma11 dk · 2.263 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Deniz Altınbaş Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
26 Ekim 2017
Başvuru Numarası
2014/2033
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.263 kelime·11 dk okuma·22 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, boşanma davası sonrasında çocukların soyadını

değiştirme talebiyle velayet hakkı sahibi anne tarafından açılan davanın

reddedilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkıyla bağlantılı olarak

ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/2/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

6. Bakanlık görüşü başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu,

Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası

içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Birinci başvurucu, 10/6/2005 tarihinde doğan ve ikiz kardeş

olan diğer başvurucuların annesidir.

9.Birinci başvurucu, Ankara 8. Aile Mahkemesinin 23/6/2006

tarihli ilamı ile boşanmış ve müşterek çocukların velayeti kendisine

verilmiştir.

10. Birinci başvurucu, Ankara 5. Aile Mahkemesine verdiği

11/10/2012 tarihli dilekçe ile 21/6/1934 tarihli ve 2525 sayılı Soyadı

Kanunu’nun 4. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş

olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır.” şeklindeki

düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 8/12/2011 tarihli kararı ile iptal edildiğini

ve bahsedilen iptal hükmü sonrasında velayeti annesine verilen çocuğun

soyadının anne tarafından değiştirilmesinin önünde bir engel kalmadığını

belirterek çocuklarının soyadının, boşandığı eşinin soyadı olan “Akgül” yerine

“Altınbaş” olarak değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

11. Ankara 5. Aile Mahkemesinin 13/2/2013 tarihli kararı ile söz

konusu dava reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, 2525 sayılı Kanun'un 4.

maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesine

rağmen yerine yeni bir düzenlemenin yapılmadığı, meri mevzuat hükümleri

gereğince boşanan eşlerin çocuklarının babanın soyadını taşıyacağı

belirtilmiştir.

12. Karar, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17/12/2013 tarihli ilamı

ile onanmıştır.

13. Nihai karar 27/1/2014 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ

edilmiştir.

14. Başvurucular 17/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Soyadı” kenar başlıklı 321. maddesi

şöyledir:

“Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; (…)

soyadını taşır. Ancak, ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa

çocuk onun bekârlık soyadını taşır.”

16. 4721 sayılı Kanun’un “Adın

değiştirilmesi” kenar başlıklı 27. maddesi şöyledir:

“Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden

istenebilir.

Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilân olunur.

Ad değişmekle kişisel durum değişmez.

Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden

başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.”

17. 2525 sayılı Kanun’un Anayasa Mahkemesinin 8/12/2011 tarihli

ve E.2010/119, K.2011/165 sayılı kararı ile iptal edilen 4. maddesinin ikinci

fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:

“Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk

anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır.”

B. Uluslararası Hukuk

18. 18/6/2003 tarihli ve 25142 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan 16/12/1966 tarihli Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara

İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 23. maddesi şöyledir:

"1. Aile, toplumun doğal ve temel

birimidir ve toplum ve devlet tarafından korunma hakkına sahiptir.

2. Evlenebilecek yaşta bulunan erkeklerle

kadınlara, evlenme ve bir aile kurma hakkı tanınacaktır.

3. Evlenmek niyetinde olan eşlerin tam ve

özgür rızası olmaksızın hiçbir evlilik bağı kurulamaz.

4. Bu Sözleşme'ye

Taraf Devletler, eşlerin evlenirken, evlilik süresince ve evliliğin sona

ermesinde eşit hak ve sorumluluklara sahip olmalarını sağlamak için gerekli

tedbirleri alacaklardır. Evlilik sona erdiğinde, çocuklar için gerekli olan

koruyucu hükümler öngörülmesi sağlanacaktır."

19. 25/6/1985 tarihli ve 18792 sayılı Resmî Gazete’de

yayımlanan 18/12/1979tarihli Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi

Sözleşmesi’nin “Aile içi eşitlik”

kenar başlıklı 16. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"1. Taraf Devletler kadınlara karşı

evlilik ve aile ilişkileri konusunda ayrımı önlemek için gerekli bütün

önlemleri alacaklar ve özellikle kadın-erkek eşitliği ilkesine dayanarak

kadınlara aşağıdaki hakları sağlayacaklardır:

…

g) Soyadı, meslek ve iş seçme hakları da

dahil, karı ve koca olarak aynı kişisel haklara sahip olma;"

20. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı"

kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:

"1. Herkes özel ve aile hayatına,

konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.

2. Bu hakların kullanılmasına ulusal güvenlik,

kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, suçun veya düzensizliğin önlenmesi,

genel sağlık ve genel ahlakın korunması, başkalarının hak ve özgürlüklerinin

korunması amacıyla, hukuka uygun olarak yapılan ve demokratik bir toplumda

gerekli bulunan müdahaleler dışında, kamu makamları tarafından hiçbir müdahale

yapılamaz."

21. Sözleşme’nin “Ayrımcılık

yasağı” kenar başlıklı 14. maddesi şöyledir:

"Bu Sözleşme’de

tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din,

siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir azınlığa

aidiyet, servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma dayalı

hiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin sağlanmalıdır."

22. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin 8.

maddesinin ad ve soyadı konusunda açık bir hüküm içermediğini belirtmekle

beraber, kişinin kimliğinin ve aile bağlarının belirlenmesinde kullanılan bir

araç olması nedeniyle belirli bir dereceye kadar diğer kişilerle ilişki kurmayı

da içeren özel hayata ve aile hayatına saygı hakkıyla ilgili olduğunu ve bir

kamu hukuku konusu olarak toplumun ve devletin adların düzenlenmesi konusuyla

ilgilenmesinin bu unsuru özel hayat ve aile hayatı kavramlarından uzaklaştırmayacağını

kabul etmektedir. AİHM’e göre soyadı, mesleki bağlamın yanı sıra bireylerin

özel ve aile hayatında diğer insanlarla sosyal, kültürel ya da diğer türden

ilişkiler kurabilmesi için önemli olup, onları dış dünyaya tanıtma fonksiyonunu

üstlenmektedir (Burghartz/İsviçre, B. No: 16213/90, 22/2/1994, §

24; Stjerna/Finlandiya, B. No: 18131/91, 25/11/1994,

§ 37; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, §

29).

23. AİHM içtihadına göre ayrımcılık yasağı, nesnel ve makul bir

gerekçe olmaksızın, konuyla ilgili olarak benzer durumda olan kişilere farklı

muamelede bulunulması şeklinde tanımlanmaktadır. AİHM, Sözleşme’nin 14.

maddesinin diğer bağımsız maddeler tarafından güvence altına alınan hak ve

özgürlüklerin kullanılmasında ayrımcılığa karşı koruma sağladığını ancak her

farklı muamelenin bu maddeye aykırı olmayacağını, eş değer ya da benzer bir

konumdaki diğer bireylere imtiyazlı muamele yapıldığının ve bu farkın

ayrımcılık teşkil ettiğinin kanıtlanmasının gerekli olduğunu, bu kapsamda

farklı bir muamelenin 14. maddeye aykırı olması için nesnel ve makul bir

nedeninin olmaması gerektiğini, böyle bir nedenin varlığının demokratik

toplumlarda geçerli olan ilkelere göre değerlendirileceğini, bu bağlamda

Sözleşme’nin güvenceye aldığı bir hakkın kullanımındaki farklı bir muamelenin

meşru bir amacı olmasının da yeterli olmadığını belirtmektedir. AİHM'e göre

kullanılan yöntem ile gerçekleştirilmesi istenilen amaç arasında makul bir

oransal bağ olması da zorunludur. Mahkeme, taraf devletlerin benzer durumlar

arasındaki farklılıkların hangi hâllerde farklı bir muameleyi gerekli kıldığını

belirlemede bir dereceye kadar takdir hakkına sahip olduğunu, bununla birlikte

önemli bir ayrımcılık temeli olan cinsiyete dayalı farklı bir muamelenin Sözleşme’ye uygun olduğunun kabul edilebilmesi için çok

geçerli nedenler sunulması gerektiğini vurgulamaktadır (Ünal Tekeli/Türkiye, B. No: 29865/96,

16/11/2004, §§ 49-53; Zarb Adami/Malta, B.

No: 17209/02, 20/6/2006, §§ 71-74).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

24. Mahkemenin 26/10/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü

25. Başvurucular, boşanma davası sonrasında müşterek çocukların velayetininbirinci başvurucu olan anneye verildiğini,

çocukların anneyle birlikte yaşadıklarını, annenin soyadının çocukların soyadı

olarak kullanılması konusunda çocukların üstün yararının bulunduğunu

belirtmişlerdir. Başvurucular, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra

velayeti annesine verilen çocukların soyadının anne tarafından

değiştirilmesinin önünde bir engel kalmadığını ancak soyadı değişikliği

talebiyle açılan davanın reddedildiğini, birinci başvurucunun velayeti

kendisinde olan çocuklarının soyadını değiştirememesi ve babanın soyadı

belirleme hakkı bulunmasına rağmen velayet hakkına sahip olan annenin bu haktan

istifade edememesi nedeniyle eşitlik ilkesi ile kişinin maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

26. Bakanlık görüşünde, AİHM ve Anayasa Mahkemesinin konu ile

ilgili kararlarına atıflar yapılmıştır. Bakanlık görüşüne karşı verilen

cevapta, başvuru dilekçesinde yer alan hususlar tekrar edilmiştir.

B. Değerlendirme

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

28. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu

belirtilmekte olup bu düzenlemede yer verilen maddi ve manevi varlığı koruma ve

geliştirme hakkı, Sözleşme’nin 8. maddesi çerçevesinde özel hayata saygı hakkı

kapsamında güvence altına alınan fiziksel ve zihinsel bütünlük hakkı ile

bireyin kendisini gerçekleştirme ve kendisine ilişkin kararlar alabilme hakkına

karşılık gelmektedir. Bireyin yaşamıyla özdeşleşen ve kişiliğinin ayrılmaz bir

unsuru hâline gelen, birey olarak kimliğin belirlenmesinde en önemli unsurlardan

biri ve vazgeçilmez, devredilmez, kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkı

olan soyadının da kişinin manevi varlığı kapsamında olduğu açıktır. Cinsiyet,

doğum kaydı gibi kimlik bilgileri ve aile bağlarıyla ilgili bilgiler ile

bunlarda değişiklik ve düzeltme yapılmasını isteme hakkının yanı sıra isim

hakkı da Anayasa Mahkemesi tarafından, Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında

değerlendirilmektedir (AYM, E.2011/34, K.2012/48, 30/3/2012; E.2009/85,

K.2011/49, 10/3/2011; Hayriye Özdemir,

B. No: 2013/3434, 25/6/2015, § 41). Bununla birlikte somut başvuruda olduğu

gibi velayet hakkı tevdi edilen çocukların soyadının birinci başvurucunun kendi

soyadı ile değiştirilmesi yönündeki talebi, velayet hakkı ve bu kapsamdaki

yetkilerin kullanımı ile ilgili olduğundan Anayasa’nın 20. maddesinde güvence

altına alınan aile hayatına saygı hakkı kapsamında ele alınması gereken bir

hukuki değerdir. Bu bağlamda, eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddiası da

bulunduğundan somut başvurunun Anayasa'nın 20. maddesiyle bağlantılı olarak

Anayasa'nın 10. maddesi çerçevesinde incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

29. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

30. Anayasa Mahkemesi, boşanmış eşlerin çocuklarının soyadının

belirlenmesi noktasında velayet hakkının kullanılması bakımından kadın ve erkek

arasında farklı şekilde gerçekleştirilen işlemlere yönelik uyuşmazlıkların konu

edildiği başvuruları detaylı şekilde ele almış ve genel ilkeleri belirleyerek

bir sonuca ulaşmıştır (Nurcan Yolcu

[GK], B. No: 2013/9880, 11/11/2015; Gülbu Özgüler [GK], B. No: 2013/7979, 11/11/2015).

31. Söz konusu kararlarda özetle eşlerin evliliğin devamı

boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı

hukuksal konumda olduğu, erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun

soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının velayet hakkının kullanılması

bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele oluşturduğu sonucuna

ulaşılmıştır. Mahkeme, Nurcan Yolcu kararında

bu sonuca varırken aşağıdaki gerekçelere dayanmıştır:

"49. Çocuğun bir aileye mensubiyetinin

belirlenmesi amacıyla bir soyadı taşıması ile nüfus kütüklerindeki kayıtların

güvenilirliği ve istikrarının sağlanmasında, çocuğun ve kamunun açık bir

menfaati bulunmakla birlikte, çocuğun soyadına ilişkin belirlemelerde yalnızca

babanın soyadının esas alınması ve bunun sürdürülmesi suretiyle öngörülen

farklılık karşında, annenin soyadının çocuğa verilmesinin söz konusu

menfaatlerin tesisine nasıl bir olumsuz etkide bulunacağının yargısal

makamlarca açıklanmadığı anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra velayetin uyarlama

yapılan bir yetki olmasına bağlı olarak velayete ilişkin değişikler sonrasında

soyadının da değiştirilebilmesi yetkisi verilmesinin, nüfus kütüklerindeki

kaydın güvenilirliğini ve istikrarı zedeleyeceği gibi çocuğun ruh hâli üzerinde

de çok derin ve etkili travma yaratacağı ileri sürülmekle birlikte ilgili

yargısal makamların, çocuk reşit oluncaya kadar veya baba 4721 sayılı Kanun'un

27. maddesi uyarınca soyadını değiştirmediği sürece, çocuğun soyadının

değiştirilmesinin mümkün olmadığı ve bu kapsamda babanın evliliğin devamı süresince

veya sona ermesi durumunda, kendi soyadında yapacağı değişikliğin çocuğa

sirayeti suretiyle çocuğun soyadında değişikliğe neden olabileceği yönündeki

tespiti karşısında, söz konusu gerekçenin tatmin edici nitelikte olmadığı

açıktır.

50. Bu kapsamda, özellikle cinsiyete dayalı

farklı bir muamelenin söz konusu olması ve bu farklılığı haklı kılacak önemli

nedenlerin ortaya konulması gereğine rağmen belirtilen muamele farklılığını

haklı gösterecek nitelik ve kapsamda bir gerekçeye yer verilmemiş olması dikkate

değerdir.

51. Başvuruya konu yargı kararları açısından

da çocuğun soyadının belirlenmesi noktasında velayet hakkının kullanılması

bakımından kadın ve erkek arasında öngörülen farklı muamele makul şekilde

gerekçelendirilmediği gibi çocuk reşit oluncaya kadar veya baba 4721 sayılı

Kanun'un 27. maddesi uyarınca soyadını değiştirmediği sürece çocuğun soyadının

değiştirilmesinin hiçbir koşulda mümkün olmadığı tespitlerine yer verilmek

suretiyle kadın eş için haklı nedenlerin bulunması durumunda dahi çocuğun soyadını

belirleme imkânı tanımayan söz konusu uygulamanın ölçülü olduğu da kabul

edilemez."

32. Somut olayda anılan değerlendirmelerden ve ulaşılan sonuçtan

ayrılmayı gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.

33. Açıklanan nedenlerle aile hayatına saygı hakkı ile birlikte

ele alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanunun

50. Maddesi Yönünden

34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

35. Başvurucular, yeniden yargılama yapılmasına karar

verilmesini talep etmiştir.

36. Başvuruda, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan

aile hayatına saygı hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa'nın 10. maddesinde

güvence alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

37. Aile hayatına saygı hakkıyla birlikte ele alınan ayrımcılık

yasağının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama

yapılmak üzere Ankara 5. Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

38. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Aile hayatına saygı hakkıyla birlikte ele alınan ayrımcılık

yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Başvuruda, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan

aile hayatına saygı hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa'nın 10. maddesinde

güvence alınan ayrımcılık yasağının İHLAL EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 5. Aile Mahkemesine (13/2/2013

tarihli ve E.2012/1380, K.2013/187 sayılı karara ait dava dosyası ile

ilgilidir) GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

26/10/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

Fatih ALKAN

Başvurucular

:

1. Deniz

ALTINBAŞ

2. Yağmur

AKGÜL

3. Toprak

AKGÜL

Vekili

:

Av. İsmet

ALTINBAŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/2033, 26 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucuların İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  11. B. Değerlendirme
  12. VI. Hüküm
  13. B. Başvuruda, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan
  14. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  15. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. Yıldırım
  17. Özgüldür
  18. Akıncı
  19. Topal
  20. M. Emin KUZ
  21. Altınbaş
  22. Akgül
  23. Akgül
  24. Altınbaş
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/2033
Tarih
26 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Cevat Aydın Başvurusu (B. No: 2014/13886)
  • Methiye Acar Başvurusu (B. No: 2014/12038)
  • Orhan Kartal Başvurusu (B. No: 2014/16543)
  • Bizim Fm Radyo Yayıncılığı ve Reklamcılık A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/11028)
  • Muvaffak Bayramoğlu Başvurusu (B. No: 2014/15467)
  • Hüseyin Gıcık Başvurusu (B. No: 2014/4342)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.