İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Muvaffak Bayramoğlu Başvurusu (B. No: 2014/15467)

1. Başvuru, Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonuna devredilen

Başvuru No2014/15467Tarih25 Ekim 2017Okuma11 dk · 2.161 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Muvaffak Bayramoğlu Başvurusu

Karar tarihi
25 Ekim 2017
Başvuru Numarası
2014/15467
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.161 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonuna devredilen

Bankadan kullanılan kredinin geç ödenmiş olması sebebiyle işleyen gecikme

faizlerinin, krediye kefil olan şirketin kanuni temsilcisinden tahsili amacıyla

ödeme emri düzenlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; ödeme emrine karşı açılan

davada öne sürülen iddiaların karşılanmaması ve yargılamanın makul süreyi

aşması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/9/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu 1955 doğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedir.

9. Başvurucu, 4/5/1998 tarihinden önceki dönemde Hateks Havlu Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin (şirket)

kanuni temsilcisidir. Şirketin hamiline yazılı hisse senetlerinin teslimi

suretiyle başka kişilere devredilmesi nedeniyle başvurucu, şirketteki kanuni

temsilcilik görevinden ayrılmıştır.

10. Başvurucu, daha önceki tarihlerde şirket tarafından

Pamukbank'tan kullanılan krediye kefil olmuştur. Şirketin devrinden sonra

Pamukbank kredi borcu için icra takibi başlatmıştır. Takip devam etmekteyken

şirket ile Pamukbank arasında kredi borcunun taksitler hâlinde ödenmesini

öngören bir protokol imzalanmıştır. Bu protokol uyarınca kredi borcunun son taksidi 25/12/1998 tarihinde ödenerek borç kapatılmıştır.

11. Pamukbank'ın Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonuna (TMSF)

devrinden sonra TMSF tarafından, değinilen kredi borcunun faizlerinin

ödenmediği gerekçesiyle 6/7/2004 tarihinde 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca ödemeye

çağrı mektubu düzenlenerek 23/7/2004 şirkete tebliğ edilmiştir. Otuz günlük

yasal süresi içinde dava açılmaması ve ödemede de bulunulmaması üzerine

27/10/2004 tarihinde borcun şirketten ve borca kefil olan başvurucudan tahsili

amacıyla 6183 sayılı Kanun'un 55. maddesi uyarınca ödeme emirleri

düzenlenmiştir. Başvurucu adına düzenlenen ödeme emri içeriğindeki borcun

456.409.278.834 TL'lik (456.409,28 TL) bölümü Pamukbank'tan çekilen krediye

ilişkindir.

12. Başvurucu tarafından kendi adına düzenlenen ödeme emrine

karşı 17/11/2004 tarihinde İstanbul 3. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava

açılmıştır. Mahkeme, şirkete gönderilen ödemeye çağrı mektubu ile şirket adına

düzenlenen ödeme emrine karşı dava açılıp açılmadığını sormuş ancak anılan

işlemlere karşı dava açıldığına dair bir bilgi ve belge gönderilmemiştir.

Mahkeme 29/11/2007 tarihli kararla, kamu alacağına dönüşen kredinin kesinleşmiş

olması nedeniyle kefilden takibi amacıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka

aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

13. Mahkeme kararı Danıştay Onüçüncü

Dairesinin (Daire) 8/6/2012 tarihli kararıyla onanmış, karar düzeltme istemi de

Dairenin 24/4/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

14. Nihai karar 19/8/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

15. Başvurucu 18/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. 6183 sayılı Kanun’un 3. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“Bu kanundaki amme alacağı terimi:

...

Amme borçlusu veya borçlu terimi:

Amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan

hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve

vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar

temsilcilerini,

...

ifade eder.”

17. 6183 sayılı Kanun’un 37. maddesinin birinci ve ikinci

fıkraları şöyledir:

“Amme alacakları hususi kanunlarında belli

edilen zamanlarda ödenir.

Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince

belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir.”

18. 6183 sayılı Kanun’un 55. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere,

7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir

"ödeme emri" ile tebliğ olunur.”

19. 6183 sayılı Kanun’un 57. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“Kefil ... bu kanun hükümlerine göre ve aynen

asıl borçluların tabi tutuldukları usullerle takip olunur.”

20. 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs,

böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı

hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait

itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir.

İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi

Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.”

21. 18/6/1999 tarihli ve 4389 sayılı mülga Bankalar Kanunu’nun “Hazine alacağı” kenar başlıklı 15/a.

maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

“Fon alacaklarından; yönetim ve denetimi Fona

intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve

yetkileri … kaldırılan … bankaların yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı

olarak elinde bulunduran ortaklarının … her ne ad altında olursa olsun

kendilerine ait yurt içi ve yurt dışı şirket, finans kuruluşu, off-shore bankalara aktardıkları banka kaynakları … veya

bankaların hakim ortaklarının … iştiraklerine ve bağlı şirketlerine ayni bankanın

el değiştiren ortaklarının birbirlerine verdiği krediler …, bankanın yönetim ve

denetim döneminde yeterli ticari faaliyeti olmaksızın kaynak aktarımı amacıyla

kurulmuş şirketlere verilen krediler …, bankalarının off-shore

bankalarındaki yargı kararları nedeniyle ödedikleri mevduatları ve off-shore bankaların bankaya izinli veya izinsiz aktardığı off-shore mevduatlar, … başkaca bir işleme gerek olmaksızın

Hazine alacağı haline gelmiş sayılır. …”

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 25/10/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu, kredi borçlarının tamamının ödendiğini ve anılan

krediden kaynaklanan gecikme faizi borcunun bulunmadığını ileri sürmektedir.

Başvurucu krediden kaynaklanan gecikme faizi borcunun bulunmadığı hususunun

defalarca derece mahkemeleri önünde dile getirildiği hâlde derece mahkemelerinin

bu hususta bir araştırma yapmadan, iddiaları karşılanmadan, eksik gerekçeyle

karar verdiğinden yakınmaktadır. Başvurucu netice itibarıyla mülkiyet hakkının

ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmektedir.

2. Değerlendirme

24. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa'nın

"Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz."

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Derece mahkemelerinin, krediden kaynaklanan

gecikme faizi borcunun bulunmadığı iddiasını incelemeden karar verdiğine

yönelik şikâyetin de mülkiyet hakkı kapsamında incelenmesi uygun görülmüştür.

26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra

kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları

inceler."

27. Anılan hüküm gereğince Anayasa Mahkemesi 23/9/2012 tarihinden

sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel

başvuruları inceler. Dolayısıyla Mahkemenin zaman bakımından yetkisi ancak bu

tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel

başvurularla sınırlıdır. Kamu düzenine ilişkin bu düzenleme karşısında anılan

tarihten önce kesinleşmiş nihai işlem ve kararları da içerecek şekilde yetki

kapsamının genişletilmesi mümkün değildir (G.S.,

B. No: 2012/832, 12/2/2013, § 14).

28. Nihai işlem veya kararların anılan tarihten önce

kesinleştiklerinin tespiti hâlinde ilgili şikâyetler bakımından başvurunun

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. Mahkemenin yargı yetkisine

ilişkin bu tespitin bireysel başvuru incelemesinin her aşamasında yapılabilmesi

mümkündür (Korcan Pulatsü, B. No:

2012/726, 2/7/2013, § 32).

29. 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca

özel kanunlarda ödeme zamanı belirlenmemiş kamu alacaklarının, tahsil

idaresince yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir. Amme

borçluları, kendilerine tebliğ edilen ve kamu alacağını ödemeye davet

mahiyetindeki bu işleme karşı idari yargıda dava açabilirler. Kamu alacağını

ödemeye davet edilen borçlunun, kamu alacağının esasına yönelik her türlü

iddiayı ödemeye davet işlemine karşı açtığı davada öne sürmesi mümkündür (Mehmet Gürsoy, B. No: 2014/1108, 7/6/2017,

§ 26).

30. TMSF'ye devredilen bankaların

üçüncü kişilerden olan kredi alacakları, olay tarihinde yürürlükte bulunan 4389

sayılı mülga Kanun'un 15/a maddesi uyarınca Hazine alacağı sayıldığından kamu

alacağı vasfını kazanmıştır.

31. Kamu alacağının esasının dava konusu edilmemesi veya dava

konusu edilmesine rağmen alacakta hukuki sakatlık bulunmadığına karar verilmesi

durumunda alacak kesinleşmiş olacak ve tahsili için 6183 sayılı Kanun'un 55.

maddesi uyarınca ödeme emri düzenlenecektir. 6183 sayılı Kanun'un 58.

maddesinin birinci fıkrasına göre bu aşamada ödeme emrine itiraz hâlinde

Mahkeme, davayı tahsile ilişkin olarak böyle bir borcun olmadığı, borcun kısmen

ödendiği ve borcun zamanaşımına uğradığı nedenleriyle sınırlı olarak

inceleyebilecek; borcun esasına ilişkin bir denetim yapamayacaktır (AYM,

E.2009/83, K.2011/29, 3/2/2011).

32. Olayda başvurucunun kefili olduğu ve son taksidi

25/12/1998 tarihinde ödenerek kapatılan kredi borcuna ilişkin 456.409,28 TL

gecikme faizinin ödenmediği gerekçesiyle 6/7/2004 tarihinde 6183 sayılı

Kanun'un 37. maddesi uyarınca ödemeye çağrı mektubu düzenlenerek 23/7/2004

şirkete tebliğ edilmiştir. Mahkeme, şirkete gönderilen ödemeye çağrı mektubuna

karşı dava açılıp açılmadığını sormuş, ancak bu işleme karşı dava açıldığına

dair bir bilgi ve belge gönderilmemiştir. Bireysel başvuru dilekçesinde de

şirket adına düzenlenen ödemeye çağrı mektubuna karşı dava açıldığına ilişkin

herhangi bir iddiada bulunulmamıştır.

33. Başvurucu bireysel başvuru dilekçesinde, kredi borçlarının

tamamının ödendiğini ve anılan krediden kaynaklanan gecikme faizi borcunun

bulunmadığını ileri sürmektedir. Kefil olunan kredi borcunun ödenip ödenmediği

hususu, borcun esasına ilişkin bir iddia olup ancak 23/7/2004 tarihinde tebliğ

edilen ödemeye davet işlemine karşı açılacak bir davada ileri sürülebilir.

Şirket tarafından ödemeye çağrı mektubuna karşı dava açıldığına ilişkin

herhangi bir bilgi ve belge dosyada bulunmamaktadır. Dolayısıyla söz konusu

işlem dava konusu edilmeksizin Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi

dışında kalan bir tarihte kesinleşmiştir.

34. Anılan kamu alacağının tahsili amacıyla sonradan kefil adına

düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada bankanın gecikme faizi alacağının

bulunmadığı iddiasına yönelik bir inceleme yapılması mümkün değildir. Bu

nedenle ödeme emrine karşı açılan davanın, başvurucunun borcun esasına yönelik

iddiası yönünden etkili bir yol olmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim derece

mahkemesi de bu iddiayı incelememiş, ödemeye çağrı mektubu içeriğindeki

alacağın ödenip ödenmediği ve başvurucunun kefil olup olmadığıyla sınırlı bir

inceleme yapmıştır. Kesinleşen idari veya yargısal işlem ya da kararlara karşı

etkisiz birtakım idari veya yargısal yollara başvurulması, kesinleşmiş olan

süreci tekrardan canlandırmaz (İzotek Yapı

Elemanları Pazarlama İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, B.

No: 2014/7914, 11/5/2017, § 54). Dolayısıyla başvurucu tarafından ileri sürülen

iddia bakımından etkisiz olduğu tespit edilen ödeme emrine karşı dava açılması,

kamu alacağının aslına ilişkin olarak kesinleşen süreciihya

etmez.

35. Öte yandan başvurucu tarafından bireysel başvuruda ileri

sürülen tüm iddialar, kamu alacağının aslına yönelik olup ödeme emrine karşı

açılan dava sürecine ilişkin herhangi şikâyet dile getirilmemiştir.

36. Açıklanan nedenlerle başvurucunun sorumlu tutulduğu kamu

alacağının aslına dair işlemin 23/9/2012 tarihinden önce kesinleşmiş olması

sebebiyle kamu alacağı aslına yönelik şikâyetlerden ibaret olan başvurunun

diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

37. Başvurucu davanın makul sürede tamamlanmadığını belirterek

Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1.Kabul Edilebilirlik Yönünden

38. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

39. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198,

7/11/2013, §§ 45, 47).

40. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

41. Anılan ilkeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda 9 yıl 5 aylık yargılamanın süresinin makul

olmadığı sonucuna varmak gerekir.

42. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

43. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

44. Başvurucu, tazminat talebinde bulunmuştur.

45. Başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

46. Başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlali

nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 9.600

TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

47. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvenceye bağlanan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle net 9.600

TL manevi tazminatın BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi amaçlı İstanbul 3. İdare

Mahkemesine (E.2008/846) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

25/10/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Ayhan KILIÇ

Başvurucu

:

Muvaffak

BAYRAMOĞLU

Vekili : Av. Ahmet Teyit KEŞLİ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/15467, 25 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Mülkiyet Hakkının
  9. B. Makul Sürede
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvenceye bağlanan makul sürede
  12. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  13. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Gökcan
  15. Bayramoğlu
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/15467
Tarih
25 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Hüseyin Gıcık Başvurusu (B. No: 2014/4342)
  • Ertuğrul Dalbaş Başvurusu (B. No: 2014/7805)
  • Fahri Göncü Başvurusu (B. No: 2014/17943)
  • Mehmet Kutlu ve Sadullah Kutlu Başvurusu (B. No: 2014/17939)
  • İrfan Sancı Başvurusu (B. No: 2014/20168)
  • Süreyya Hacıalibeyoğlu Ergin Başvurusu (B. No: 2013/6835)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.