İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Deste Sur Başvurusu (B. No: 2014/2571)

1. Başvuru, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın

Başvuru No2014/2571Tarih9 Kasım 2017Okuma14 dk · 2.703 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Deste Sur Başvurusu

Karar tarihi
9 Kasım 2017
Başvuru Numarası
2014/2571
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.703 kelime·14 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın

yargılaması sırasında değişen mevzuat sonucu davanın görev yönünden reddi ile

birlikte aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi, yargılamanın bir bütün olarak

uzun sürmesi ve en son karar ile hüküm altına alınan tazminatın iadesi

tehlikesinin doğması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 21/2/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

A. Tazminat İstemine

İlişkin Adli Yargıdaki Yargılama Süreci

9. Başvurucu, Kartal SSK Hastenesinde

tedavi görmekte iken vefat eden kızının ölümü nedeniyle diğer davacı eşi ile birlikte30/7/2004

tarihinde maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açmış, 18/7/2008 tarihli

dilekçesiyle maddi tazminat isteğini 5.179,09 TL olarak ıslah etmiştir.

10. Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 16/4/2009 tarihli karar ile

başvurucu lehine 5.179,09 TL maddi, 10.000 TL manevi ve diğer davacı V.S.

lehine 2.737,96 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

11. Karar temyiz edilmiş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 31/3/2010

tarihli karar ile eldeki davanın konusunu teşkil eden tedavinin yapıldığı Kartal

SSK Hastanesi Sağlık Bakanlığına devredilmiş olup idarenin hizmet kusurundan

doğan tam yargı davası niteliğindeki uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi

gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

12. Yargıtay bozma kararına uyan Kartal 2. Asliye Hukuk

Mahkemesi 11/11/2010 tarihli karar ile dava dilekçesinin reddine ve kendisini

vekille temsil ettiren idare lehine 1.000 TL vekâlet ücretine karar vermiştir.

Karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir.

B. Tazminat İstemine

İlişkin İdari Yargıdaki Yargılama Süreci

13. Başvurucu ile diğer davacı Kartal 2. Asliye Hukuk

Mahkemesinin davanın görev yönünden reddine ilişkin kararının kesinleşmesinden

sonra süresi içinde vermiş oldukları 9/12/2010 tarihli dilekçe ile aynı nedene

dayalı olarak başvurucu için 10.000 TL maddi, 20.000 TL manevi ve diğer davacı

V.S. için 5.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminat istemiyle dava açmıştır.

14. İstanbul 1. İdare Mahkemesi 30/3/2012 tarihli karar ile

başvurucu lehine 5.179,09 TL maddi, 10.000 TL manevi ve diğer davacı V.S.

lehine 2.737,96 TL maddi, 7.500 TL manevi tazminata ve reddedilen kısım

nedeniyle davalı idare lehine 1.449,95 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir.

15. Karar temyiz edilmiş, Danıştay Onbeşinci

Daire 5/5/2016 tarihli karar ile hükmedilen manevi tazminatın ve maddi

tazminatın belirlenmesinde esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu

gerekçesiyle hükmün redde ilişkin kısmının bozulmasına karar vermiştir. Karar

düzeltme isteği aynı daire tarafından 9/5/2017 tarihli karar ile reddedilmekle

dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

C. İstanbul 1. İdare

Mahkemesinin 30/3/2012 Tarihli Kararı ile Hükmedilen Tazminatın Tahsiline

İlişkin Adli Yargılama Süreci

16. Başvurucu, diğer davacı V.S. ile birlikte İstanbul 1. İdare

Mahkemesinin 30/3/2012 tarihli kararı ile hüküm altına alınan maddi ve manevi

tazminat isteminin tahsili amacıyla 16/7/2012 tarihinde ilamlı icra takibi

başlatmıştır.

17. İcra emri 6/8/2012 tarihinde borçlu Kuruma tebliğ

edilmiştir.

18. Borçlu idare vekili 9/8/2012 tarihinde icra emrine itiraz

etmişse de 15/8/2012 tarihinde alacağı icra dosyasına yatırmış ve başvurucu

vekilinin alacağı tahsilinden sonra dosya işlemden kaldırılmıştır.

19. Kartal 3. İcra Hukuk Mahkemesi borçlunun vaki şikâyeti

üzerine 6/12/2012 tarihli ve E2012/664, K.2012/1045 sayılı karar ile ödeme

nedeniyle dosya işlemden kaldırılmış ise de şikâyet tarihindeki durum dikkate

alındığında başvurucunun takip talebinde bulunmadan önce idareye başvurma

zorunluluğu bulunduğundan şikâyetin kabulüyle takibin iptaline ve kendisini vekille

temsil ettiren idare lehine 400 TL vekâlet ücretine karar vermiştir.

20. Temyiz edilen karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10/7/2013

tarihli kararı ile onanmış ve karar düzeltme isteğinin aynı Daire tarafından

12/12/2013 tarihinde reddiyle karar kesinleşmiştir.

21. Nihai karar başvurucuya 23/1/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

22. 6/1/2005 tarihli ve 5283 sayılı Bazı Kamu Kurum ve

Kuruluşlarına Ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığına Devredilmesine Dair

Kanun'un ''Sağlık birimlerinin Bakanlığa

devri'' kenar başlıklı 4. maddesininilgilikısmı

şöyledir:

'' Kamu kurum ve kuruluşlarına ait tüm sağlık birimleri; bunlara

ilişkin her türlü görev, hak ve yükümlülükler, taşınırlar, taşınmazlar ve

taşıtlarla birlikte, Sosyal Sigortalar Kurumuna ait olanlar rayiç bedeli

karşılığında, diğerleri bedelsiz olarak aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde

Bakanlığa devredilmiştir:

...

c) Devredilen sağlık birimleri ile ilgili

olarak; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, Sosyal Sigortalar Kurumunun

sağlık hizmeti satın almasına ilişkin sözleşmeleri hariç, kamu kurum ve

kuruluşları tarafından yapılmış sözleşmeler, kredi anlaşmaları, yatırım

projeleri ile kamu kurum ve kuruluşları leh ve aleyhine adlî ve idarî yargıda

sağlık hizmeti sunumundan, iyileştirici tıbbî malzeme alımından dolayı ve

sağlık hizmeti sunan personelle ilgili açılmış ve açılacak davalar ile icra

takipleri, Bakanlık husumetiyle yürütülür, bütün hak, yetki, yükümlülük, alacak

ve borçlarıyla birlikte Bakanlığa geçer.''

23. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu’nun 9. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

''Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi

mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli ve askeri yargı yerlerine

açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki

kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli

mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi

olarak kabul edilir.''

24. 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

''(Değişik: 2/7/2012 - 6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren

davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti

ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde

bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci

fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada

belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde

infaz ve icra olunur .''

25. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 323. maddesi şöyledir:

“(1) Yargılama giderleri şunlardır:

…

ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak

vekâlet ücreti.

…”

26. 6100 sayılı Kanun’un 326. maddesi şöyledir:

“(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine

hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.

(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme,

yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.

...”

27. 6100 sayılı Kanun’un 330. maddesi şöyledir:

“(1) Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir

olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir.”

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 9/11/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kartal 2. Asliye Hukuk

Mahkemesindeki Yargılama Sürecine İlişkin İddia

29. Başvurucu, SSK Genel Müdürlüğüne karşı açmış olduğu davanın

yargılaması sırasında yapılan göreve ilişkin kanun değişikliği ile uyuşmazlığın

idari yargı kapsamına alınması ve bunun neticesinde davanın görev yönünden

reddiyle aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin mahkemeye erişim hakkını

ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin

başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve

kararlar aleyhine yapılan bireysel başvurular incelenebilir (Zafer Öztürk, B. No: 2012/51, 25/12/2012,

§ 17).

31. Somut olayda başvurucu tarafından adli yargı yerinde açılan

tazminat davası görev yönünden reddilmiş olup

11/11/2010 tarihli karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ve başvurucu

tarafından bu kararın kesinleşmesinden sonra otuz gün içinde 9/12/2010

tarihinde idari yargıda dava açılmıştır. Bu saptamalar ışığında Kartal 2.

Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan kararının 23/9/2012 tarihinden önce

kesinleştiği anlaşılmıştır.

32. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Kartal 3. İcra Hukuk

Mahkemesindeki Yargılama Sürecine İlişkin İddia

33. Başvurucu, on iki yıllık yargılama sonucunda kazanmış olduğu

tazminatın tahsili için icra takibi başlattığını, bu takip sonucunda alacağının

bir kısmına kavuştuğunu, ne var ki 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesinin (2)

numaralı fıkrasında değişiklikler gerekçe gösterilerek takibin iptaline ve

aleyhine vekâlet ücretine karar verildiğini belirterek adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

34. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, on iki yıllık sürede yapılan

işlemlerinin boşa çıktığını ve kazanmış olduğu tazminatın iadesi tehlikesiyle

karşı karşıya bulunduğundan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmektedir. Başvurucunun değişik yargı kollarındaki yargılama süreci ve bu

süreçlerde verilen kararlara yönelik temel iddiası, İstanbul 1. İdare Mahkemesinin

30/3/2012 tarihli kararına dayalı olarak başlatmış olduğu takipten sonra

yapılan kanuni değişiklik esas alınarak takip sırasında yapılan ödemenin iadesi

ihtimalini doğuran takibin iptali ve buna bağlı olarak aleyhine vekâlet

ücretine karar verilmesinin haksız olduğuna ilişkindir. Dolayısıyla

başvurucunun bu yöndeki bütün iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamındaki

silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkin olduğu

değerlendirilmiştir.

35. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri silahların

eşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule

ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına

gelmektedir (Yaşasın Aslan, B.

No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).

36. Kural olarak başvurucu, davanın karşı tarafına tanınan bir

avantajın kendisine zarar vermiş olduğunu veya bu durumdan olumsuz

etkilendiğini ispat etmek zorunda değildir. Taraflardan birine tanınan,

diğerine tanınmayan avantajın fiilen olumsuz bir sonuç doğurduğuna dair delil

bulunmasa da silahların eşitliği ilkesi ihlal edilmiş sayılabilir (Hüseyin Sezen, B. No: 2013/1793, 18/9/2014,

§ 37).

37. Devletin -kendisi taraf olsun ya da olmasın- davanın

taraflarından birini diğerine nazaran önemli ölçüde avantajlı hâle getiren

kanuni düzenlemeler yapması, silahların eşitliği ilkesi ve dolayısıyla

yargılamanın hakkaniyete uygun yürütülmesi kuralına aykırılık oluşturur. Bir

başka ifadeyle yasama organının, yargılamadaki taraflardan birinin lehine sonuç

doğuracak şekilde kanun çıkarttığı durumlarda, davanın taraflarının eşit

konumda olduğu söylenemez. Bunun için yargısal süreci etkilediği iddia edilen

düzenlemenin taraflardan birinin davadaki başarı şansını önemli ölçüde

azaltması, ortaya çıkan bu sonuç ile kanuni düzenleme arasında bir illiyet bağı

bulunması ve bu illiyet bağını kesen veya zayıflatan başka etken ortaya

çıkmamış olması gerekir (Zekiye Şanlı,

B. No: 2012/931, 26/6/2014, § 72).

38. Başvurucu, takip talebinden sonra yapılan mevzuat

değişikliği nedeniyle takibin iptaline karar verildiğini ileri sürmüştür.

Mahkeme kararı ile hüküm altına alınan alacağın tahsili amacıyla icra takibine

girişmeden önce idareye başvurulamasını zorunlu kılan

kanuni değişikliğin 2/7/2012 tarihinde yapıldığı ve icra takibinin bu tarihten

sonra 16/7/2012 tarihinde başlatıldığı saptanmıştır (bkz. §§ 16-23).

39. Yasama organı, tam yargı davalarında idare aleyhine verilen

kararlara ilişkin olarak vatandaşların icraya başvurmak zorunda kalmaksızın

alacaklarını tahsil edebilmesi, bu suretle icra dairelerinin iş yükünün

azaltılması ve idarelerin icra gideri ödemesinin önüne geçilmesi amacıyla her

iki tarafın yararına olarak düzenleme yapmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık

tarihinden önce yürürlüğe giren düzenleme hem kişiler hem de idare yönünden

herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır

ve uygulanabilir niteliktedir.

40. Bu hâle göre 2577 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik

sonucunda icra takibinin iptaline karar verilmesi ve bunun doğal sonucu olarak

başvurucu aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine

hükmedilmesinde silahların eşitliği ilkesine yönelik bir ihlalin bulunmadığının

açık olduğu sonucuna varılmıştır.

41. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. İstanbul 1. İdare

Mahkemesindeki Yargılama Sürecine İlişkin İddia

1. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

42. Başvurucu, İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 30/3/2012 tarihli

kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verirken aleyhe hükmetmiş olduğu

1.449,95 TL vekâlet ücretinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini ileri

sürmüştür.

43. Bireysel başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucu olarak

olağan kanun yollarında ve mahkemeler önünde ileri sürülmeyen iddialar ile bu

mahkemelere sunulmayanbilgi ve belgeler bireysel

başvuru konusu edilemez (Bayram Gök,

B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 20).

44. Somut olayda başvurucunun açtığı tam yargı davası İstanbul

1. İdare Mahkemesinin 30/3/2012 tarihli kararıyla kısmen kabul edilmiş, taraflarca

temyiz edilen karar Danıştay Onbeşinci Dairenin

5/5/2016 tarihli kararı ile aleyhe vekâlet ücretine neden olan tazminat

isteğinin reddi yönünden bozulmuştur. Karar düzeltme isteğinin reddi sonucunda

dava dosyasının bu hususta yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece

mahkemesine gönderildiği ve yargılamanın hâlen derdest olduğu anlaşılmıştır.

Buna göre başvurucunu hukuk sisteminde mevcut yargısal yolları tüketmeksizin

bireysel başvuruda bulunduğusonucuna ulaşılmıştır.

45. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

46. Başvurucu, on iki yıla yakın süreden beri devam eden

yargılama süreci nedeniylemakul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

47. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

48. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam eden

davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, §§ 50, 52).

49. Ancak bazı özel durumlarda uyuşmazlığın ortaya çıktığı daha

önceki bir tarih de başlangıç tarihi olarak kabul edilebilmektedir. Bu durum

özellikle, yargısal süreç öncesinde ilgili idareye müracaat edilmesinin söz

konusu olduğu başvurular bakımından geçerlidir (Selahattin

Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, § 45).

50. Sürenin bitiş tarihi ise çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir. Ancak devam eden

yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasını

konu alan şikâyetler bakımından başvuru yollarının tüketilmesi koşulu

aranmayacaktır. Bu tür şikâyetler açısından yargılama faaliyetinin devamı

sırasında başvuru yapılabilmesi olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas

alınacak sürenin bitiş anı başvurunun karara bağlandığı tarihtir (Güher Ergun ve diğerleri, § 52).

51. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

52. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında adli yargıda 30/7/2004 tarihinde açılan

davayla başlayan ve bireysel başvurunun karara bağlandığı tarihe kadar yaklaşık

13 yıl 3aylık yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

53. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

D. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

54. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1)Esas inceleme

sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar

verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

55. Başvurucu 63.100 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın

ödenmesi talebinde bulunmuştur.

56. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

57. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle yalnızca

ihlalin tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında

başvurucuya net 24.960 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

58. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için başvurucuların

uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal arasında illiyet

bağı bulunmalıdır. Başvurucu bu konuda herhangi bir belge sunmamış olması

nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

59. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Kartal 2. Asliye

Hukuk Mahkemesindeki yargılama sürecine ilişkin iddiaların zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Kartal 3. İcra Hukuk

Mahkemesindeki yargılama sürecine ilişkin iddiaların açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

3. Mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

4. Makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 24.960 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin İstanbul 1. İdare Mahkemesine

(E.2010/2422, K.2012/707) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

9/11/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Heysem KOCAÇİNAR

Başvurucu

:

Deste SUR

Vekili

:

Av. İsmail

ŞAYAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/2571, 9 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Tazminat İstemine
  7. B. Tazminat İstemine
  8. C. İstanbul 1. İdare
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Kartal 2. Asliye Hukuk
  12. B. Kartal 3. İcra Hukuk
  13. C. İstanbul 1. İdare
  14. D. 6216 Sayılı Kanun'un
  15. A. 1. Kartal 2. Asliye
  16. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  17. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  18. F. Kararın bir örneğinin İstanbul 1. İdare Mahkemesine
  19. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  20. Gökcan
  21. Hakyemez
  22. Şayan
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/2571
Tarih
9 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Çölbeyi Lojistik Nakliyat Gümrükleme Denizcilik İnşaat Turizm Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi Başvurusu (B. No: 2014/12354)
  • Murat Yildeniz Başvurusu (B. No: 2014/10342)
  • Seyfullah Turan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/1982)
  • Ethem Zariç Başvurusu (B. No: 2014/4137)
  • Eylem Çetin Demir Başvurusu (B. No: 2014/2302)
  • Arif Kılıç Başvurusu (B. No: 2014/6689)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.