İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Dursun Sarı Başvurusu (B. No: 2017/19448)

1. Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında

Başvuru No2017/19448Tarih13 Şubat 2020Okuma9 dk · 1.843 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Dursun Sarı Başvurusu

Karar tarihi
13 Şubat 2020
Başvuru Numarası
2017/19448
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.843 kelime·9 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında

aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma

haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 28/3/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuru hakkında görüş bildirilmesine

gerek olmadığını belirtmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Konya'nın Hadim ilçesine bağlı Bolat köyünde

bulunan 17,19 m2 yüz ölçümlü bahçe vasfındaki 174

ada 103 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına göre malikidir.

9. Bağbaşı Barajı, Mavi Tüneli ve Hidroelektrik Santrali projesi

çerçevesinde Bakanlar Kurulunun 18/12/2008 tarihli ve 27084 sayılı Resmî

Gazete'de yayımlanan kararı ile anılan taşınmazın da bulunduğu alanda acele

kamulaştırma yapılmasına karar verilmiştir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü

(DSİ) tarafından 19/12/2008 tarihinde başvurucuya ait bu taşınmazın

kamulaştırılmasına karar verilmiştir.

10. DSİ Kıymet Takdir Komisyonu 14/1/2009 tarihinde söz konusu

taşınmazın kamulaştırma bedelini 118,61 TL olarak belirlemiş, başvurucu ile

anlaşma sağlanamadığından satın alma usulü başarısız olmuştur.

11. DSİ 10/2/2009 tarihinde taşınmaza acele elkoyma talebinde

bulunmuş, Hadim Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 27/3/2009 tarihinde bu talebi

kabul etmiştir. Mahkeme, mahallinde yapılan keşif sonucu taşınmazın değerini

175,43 TL olarak belirlemiş ve bu bedelin ödenmesi karşılığında taşınmaza acele

el konulmasına karar vermiştir.

12. DSİ 30/12/2013 tarihinde başvurucu aleyhine aynı Mahkemede

kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açmıştır.

13. Mahkeme 14/4/2014 tarihinde dava konusu taşınmazda,

Bilirkişi Kurulu eşliğinde keşif yapmıştır. Bilirkişi Kurulunun 18/4/2014

tarihli raporunda bahçe niteliğinde olduğu değerlendirilen taşınmaz yönünden

net gelir yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu kamulaştırma bedelinin 223,37

TL olduğu görüşü bildirilmiştir.

14. Mahkeme 21/7/2014 tarihinde davanın kabulüne, taşınmazın

tapu kaydının iptaline ve DSİ adına tapuya tesciline hükmetmiştir. Mahkeme

kamulaştırma bedelinin ise 274,94 TL olarak tespitine ve daha önce ödenen

175,43 TL'nin mahsubu ile banka şubesine depo edilen bakiye 99,51 TL'nin

başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Kararda ayrıca bu bedele 1/5/2014

tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesi öngörülmüştür. Bunun yanında davacı

idare lehine davalı başvurucudan alınmak üzere 1.500 TL ve başvurucu lehine

davacı idareden alınmak üzere yine 1.500 TL vekâlet ücreti ödenmesine karar

verilmiştir.

15. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar Yargıtay 18. Hukuk

Dairesi (Daire) tarafından 9/6/2016 tarihinde düzeltilerek onanmıştır. Kararın

gerekçesinde; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret

Tarifesi'nin 12.maddesi gereğince, hükmedilen vekâlet ücretinin davanın kabul

veya reddedilen miktarını geçemeyeceği açıklanarak başvurucu aleyhine

hükmedilen vekâlet ücretinin 1.500 TL yerine 274,94 TL olarak düzeltildiği

belirtilmiştir.

16. Nihai karar 1/3/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu 28/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. İlgili hukuk için bkz. Sadettin

Ekiz, B. No: 2016/9364, 9/5/2019, §§ 20-34.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 13/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu; kamulaştırma kapsamında uzlaşma görüşmelerinde

kendisine 118,61 TL teklif edildiğini, yapılan yargılama neticesinde ise

Mahkemenin bu tutarın iki katından fazla olan 274,94 TL'yi kamulaştırma bedeli

olarak belirlediğini ifade etmiştir. Başvurucu buna rağmen 274,94 TL tutarında

vekâlet ücreti ödemek zorunda bırakıldığından yakınarak davanın açılmasında

kendisinin bir kusuru bulunmadığı gibi uzlaşma sırasında teklif edilen bedelin

düşük olduğu ve doğru kamulaştırma bedeli ancak yargılama sonucunda tespit

edilebildiğine göre haklı çıktığının mahkemelerce tespit edildiğini

belirtmiştir. Başvurucu ayrıca 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanunu'nun 29. maddesine göre yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde

bırakılması gerektiğini vurgulamış ve sonuç olarak taşınmazının

kamulaştırılmasına rağmen hükmedilen kamulaştırma bedelinin vekâlet ücreti adı

altında idareye ödenmesine karar verilmesi suretiyle azaltıldığını belirterek

mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

21. Anayasa’nın

"Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.”

22. Başvuruya konu dava öncesinde kamulaştırmayı yapan idare

tarafından satın alma görüşmeleri yürütülmüş, ancak taraflar arasında uzlaşma

sağlanamadığı için idarekamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası

açmıştır. Satın alma usulünde idare tarafından takdir edilen bedel 118,61 TL

olup yapılan yargılama neticesinde başvurucu lehine 274,94 TL kamulaştırma

bedeli ödenmesine ve aleyhine 1.500 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Temyiz

edilen karar, Dairece düzeltilerek onanmış ve başvuru aleyhine 274,94 TL vekâlet

ücretine hükmedilmiştir. Bu tutar hükmedilen kamulaştırma bedelinin tamamına

tekabül etmektedir.

23. Anayasa Mahkemesi benzer bir konu ile ilgili şikâyetleri

daha önce incelemiş ve uygulanacak ilkeleri ortaya koymuştur (Sadettin Ekiz, §§ 44-58).

24. Sadettin Ekiz başvurusunda,

kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında aleyhe hükmedilen vekâlet

ücretinin başvurucudan tahsiline hükmedilen bir miktar para olduğu,

başvurucunun mal varlığına dâhil olan bu paranın da Anayasa'nın 35. maddesi anlamında

mülk teşkil ettiği kabul edilmiştir (Sadettin

Ekiz, § 44). Anılan kararda başvurucunun bu vekâlet ücretini ödemek

zorunda kalması suretiyle daha az kamulaştırma bedeli elde etmesinin mülkiyet

hakkına müdahale teşkil ettiği vurgulanmış ve söz konusu müdahalenin

mülkiyetten barışçıl yararlanmaya ilişkin genel kural çerçevesinde incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir (Sadettin

Ekiz, §§ 45-46).

25. Anılan kararda baraj yapımı amacıyla kamulaştırma

yapılmasında ve bu süreçte idarenin hukuki temsil giderlerinin karşı tarafa

yükletilmesinde kamu yararının bulunduğu ifade edilmiştir (Sadettin Ekiz, § 52).

26. Kanunilik incelemesinde müdahalenin niteliğini gözeten

Anayasa Mahkemesi müdahalenin ihlal oluşturup oluşturmadığını ölçülülüğünü

sorgulamak suretiyle tespit edeceğini ifade etmiştir (Sadettin Ekiz, § 50). Orantılılık

incelemesinde ilk derece mahkemelerince hükmedilen kamulaştırma bedelinin satın

alma usulünde teklif edilen bedelin yaklaşık iki katı olduğuna vurgu yapılarak

başvurucunun davanın açılmasına sebebiyet vermediği, başvurucunun idareyi dava

açmaya zorlayarak kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değeri üzerinden

ödenmesini sağladığı belirtilmiştir (Sadettin

Ekiz, § 65).

27. Sözü edilen başvuruda sonuç olarak taşınmazı kamulaştırılan başvurucunun

satın alma usulündeki bedeli kabul etmediği olayda derece mahkemelerince daha

yüksek bir bedelin tespit edilmesiyle başvurucunun haksız olmadığının

anlaşıldığı ve kamulaştırmayı yapan idareye başvurucunun vekâlet ücreti ödemek

zorunda bırakılmasıyla kamulaştırma bedelinin önemli ölçüde azalmasına

sebebiyet verildiği belirtilmiştir. Buna göre bu sonuca başvurucunun

davranışının yol açtığı gösterilemediğinden müdahalenin başvurucuya şahsi

olarak aşırı bir külfet yükleyerek müdahalenin dayandığı kamu yararı ile

başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin başvurucu

aleyhine bozulmuş olduğu, başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin

ölçüsüz olduğu değerlendirilmiştir (Sadettin

Ekiz, § 70).

28. Somut olayda da satın alma usulünde teklif edilenden fazla

bir tutarın kamulaştırma bedeli olarak tespit edildiği ve başvurucunun

kamulaştırma bedelinin tamamı tutarında vekâlet ücretini ödemek durumunda

kaldığı anlaşılmıştır. Buna göre somut başvuruda da -yukarıdaki ilkelerden ayrılmayı

gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı dikkate alındığında- mülkiyet

hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

29. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

30. Başvurucu, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil

davasında aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

31. Başvurucunun belirtilen şikâyetleri mülkiyet hakkı

bağlamında incelenmiş ve ihlal sonucuna varılmıştır. Buna göre adil yargılanma

hakkının ihlali iddiası yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmasına gerek

görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

32. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

33. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemiş ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

34. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan

kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875,

7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal

kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin

devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle

sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B.No: 2016/12506, 7/11/2019).

35. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§

55, 57).

36. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda Anayasa

Mahkemesi, 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile

İçtüzük’ün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin

ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın

bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme,

usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan

kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya

özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi

tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde,

usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili

mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir

takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan

mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden

ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir. (Mehmet Doğan, §§ 58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59,

66-67).

37. Mahkememizce kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil

davasında kamulaştırmayı yapan idareye başvurucunun 274,94 TL vekâlet ücreti

ödemesine karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı

anlaşılmıştır.

38. Bu durumda mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması

için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak

yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı

Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden

yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran

nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar

verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama

yapılmak üzere Hadim Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi

gerekmektedir.

39. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden

yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

40. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.000

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.257,50 TL tutarındaki yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

ayrıca incelenmesine YER OLMADIĞINA,

D. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Hadim

Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2013/1749, K.2014/424) GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

F. 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

3.257,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

13/2/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Mahmut ALTIN Başvurucu : Dursun SARI Vekili : Av. Tahsin Murat PULAK

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/19448, 13 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Mülkiyet Hakkının
  9. B. Adil Yargılanma
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL
  12. B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  13. C. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  14. D. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin
  15. G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  16. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. M. Emin KUZ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/19448
Tarih
13 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Halil Özer ve Mehmet Mansur Emen Başvurusu (B. No: 2017/33990)
  • Deniz Karadeniz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/18001)
  • Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği Başvurusu (B. No: 2017/4483)
  • Mübeccel Uncu Başvurusu (B. No: 2017/28124)
  • Ünsal Ünal Başvurusu (B. No: 2016/20763)
  • Kenan Koçer Başvurusu (B. No: 2018/1926)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.