İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Emine Atılğan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/30873)

1. Başvuru, arsa vasfını haiz taşınmazın bir bölümü üzerinden

Başvuru No2017/30873Tarih11 Mart 2020Okuma9 dk · 1.795 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Emine Atılğan Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
11 Mart 2020
Başvuru Numarası
2017/30873
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.795 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, arsa vasfını haiz taşınmazın bir bölümü üzerinden

kamulaştırma yapılmaksızın yol geçirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Ekli tabloda sıralanan başvurulara ait başvuru formu ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemelerinden sonra başvurular

Komisyonlara sunulmuştur.

3. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Konularının aynı olması nedeniyle ekli tabloda numaraları

belirtilen başvuru dosyalarının 2017/30873 numaralı başvuru dosyası ile

birleştirilmesine, incelemenin 2017/30873 numaralı başvuru dosyası üzerinden

yapılmasına ve diğer dosyaların kapatılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucular Emine Atılğan, İbrahim Öner, Mehmet Kaya ve

Bedri Büdün, sırasıyla 1930, 1955, 1950 ve 1958 doğumlu olup Batman'ın Gercüş

ilçesinde ikamet etmektedir.

9. Başvurucuların Batman'ın Gercüş ilçesi Pınarbaşı ve

Bağlarbaşı mahallelerinde bulunan taşınmazlarının bir kısmı üzerinden

kamulaştırma yapılmadan 2012 yılında yol geçirilmiştir.

10. Başvurucular muhtelif tarihlerde Karayolları Genel Müdürlüğü

aleyhine Gercüş Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kamulaştırmasız el atma

nedeniyle tazminat davası açmışlardır. Başvurucular dava dilekçelerinde; arsa

vasfında olan taşınmazlarının değerli bir muhitte yer aldığını, taşınmazlarının

yol geçirilen kısmı üzerinden tasarruf imkânlarının kısıtlandığını, arsa

vasfında olan taşınmazları üzerinde imar-inşa çalışmaları yapamadıklarını,

taşınmazlarının değerinde ciddi anlamda değer düşüklüğü oluştuğunu ve tazminat

ödenmesi gerektiğini belirtmişlerdir.

11. Davalı idare ise savunmasında, taşınmazın arsa olarak

değerlendirilmemesi ve davaların reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

12. Mahkemece muhtelif tarihlerde bilirkişilerle birlikte

mahallinde keşif yapılmıştır. İnşaat ve ziraat mühendisi üç bilirkişi

tarafından hazırlanan raporlarda öncelikle emsal alınması gereken satış bedeli

tespit edilmeye çalışılmıştır.

13. Bilirkişi raporlarında özetle;

i. Emsal teşkil ettiği değerlendirilen taşınmazın daha gelişmiş

ya da az gelişmiş bir mahallede bulunması, şehir merkezine daha yakın bir

mesafede olması ve konut alanının içinde yer alması, emsal taşınmazın piyasada

gördüğü rağbet ve satış kabiliyeti dikkate alınarak başvurucuların

taşınmazlarının değerinin emsal taşınmaza nazaran az ya da çok olduğu

belirtilmiştir.

ii. Taşınmazların bir bölümünün yola cepheli hâle gelmesiyle bir

değer artışı meydana geldiği, buna karşın alanın küçülmesi sonucu yapılaşmanın

kısıtlanması nedeniyle değerlerinin azaldığı belirtilmiştir. Raporda bu değer

artış ve azalma oranlarının karşılaştırılması neticesinde bir değer artışı ya da

azalması olduğu kanaati ifade edilmiştir.

iii. Sonuç olarak taşınmazlar ile emsallerinin birbirleriyle

mukayeseleri ile bedelin tespitinde etkili olabilecek diğer objektif unsurlar

(taşınmazların cinsi, nevi, yüz ölçümü, geometrik yapısı, kamulaştırma tarihinden

önce yapılmış emsal satış bedelleri) göz önüne alınarak ödenmesi gereken

tazminat miktarları belirlenmiştir.

14. Mahkeme muhtelif tarihlerde davaların kabulü ile

kamulaştırmasız el atma tazminatının davalı idareden alınarak başvuruculara ödenmesine,

el atılan kısmın başvurucular adına olan tapu kaydının iptali ile Karayolları

Genel Müdürlüğü lehine tapuda yol olarak terkinine karar vermiştir.

15. Kararların temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi (Daire)

muhtelif tarihlerde Mahkeme kararlarını onamıştır. Nihai kararlar başvuruculara

tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucular, nihai kararın tebliği üzerine bireysel

başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. İlgili hukuk için bkz.

Şevket Karataş (GK), B. No: 2015/12554, 25/10/2018, §§ 20-33.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 11/3/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

19. Başvurucular taşınmazlarına kamulaştırmasız el atıldığından

yakınarak, maliki oldukları taşınmazdan yol geçirilmesi nedeniyle kendilerine

bir tazminat ödenmediğini ifade etmişlerdir. Başvuruculara göre Anayasanın 13.,

35. ve 46. maddelerine aykırı biçimde 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı

Kamulaştırma Kanunu'nda belirlenmiş süreçler takip edilmeden mülkiyetlerinde

bulunan taşınmazlara kamulaştırmasız olarak el atılmıştır. Başvurucular,

idarelere resmî kamulaştırma kurallarının ötesine geçme imkânı sağlayan böyle

bir uygulamanın taşınmaz sahipleri için öngörülemeyen ve hukuki olmayan

müdahale riski taşıdığını vurgulamış ve kamulaştırmasız el atma nedeniyle

tazminat davası açmak zorunda bırakıldıklarını, bunun ise mülkiyet hakkı

ihlalini de aşan bir sonuca yol açtığını belirtmişlerdir. Başvurucular sonuç

olarak bu nedenlerle adil yargılanma ve mülkiyet hakları ile kamulaştırma

ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

20. Anayasa'nın

"Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz."

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular adil yargılanma hakkının da

ihlal edildiğini belirtmekte iseler de kamulaştırmasız el atmaya ilişkin

belirtilen şikâyetlerinin esas itibarıyla ilgili olduğu mülkiyet hakkının

ihlali iddiası kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

23. Somut olayda başvurucuların taşınmazlarına kamulaştırma

yapılmaksızın el atılmış ve başvurucuların açtığı davalarda yargı kararıyla

taşınmazların idare lehine tapuda yol olarak terkinine hükmedilmiştir.

Başvuruculara ait taşınmazlardan kamulaştırma yapılmaksızın yol geçirilmesi

mülkiyet hakkına müdahale teşkil etmekle birlikte bu müdahalenin mülkten yoksun

bırakmaya ilişkin ikinci kural çerçevesinde incelenmesi gerekir.

24. Olayda idare, ilgili yargılama sürecinden de anlaşılacağı

üzere başvurucuların taşınmazlarına kamulaştırmasız olarak el atmıştır.

Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı biçimde 2942 sayılı Kanun'da

belirlenmiş süreçler takip edilmeden başvurucuların mülkiyetinde bulunan

taşınmazlara kamulaştırmasız olarak el atıldığı yargı kararıyla da sabittir.

25. Anayasa Mahkemesi, daha önce çeşitli kararlarında

kamulaştırmasız el atma yoluyla yapılan müdahalelerin, kanuni bir dayanağı

bulunmadığından mülkiyet hakkının ihlaline yol açtığını kabul etmiştir (Celalettin Aşçıoğlu, B. No: 2013/1436,

6/3/2014; Mustafa Asiler, B. No:

2013/3578, 25/2/2015; İbrahim Oğuz ve

diğerleri, B. No: 2013/5926, 6/10/2015).

26. Somut olayda da anılan ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir

durum bulunmamaktadır. Sonuç olarak başvurucuların söz konusu taşınmazlarına

yapılan kamulaştırmasız el atmanın Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddeleri ile

2942 sayılı Kanun'da belirtilen usule uymayan bir müdahale olduğu ve mülkiyet

hakkına yapılan müdahalenin kanunilik ilkesini ihlal ettiği kanaatine

ulaşılmıştır.

27. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında

açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya

üzerinden karar verir."

29. Başvurucular ihlalin tespit edilmesini istemiş ve tazminat

talebinde bulunmuşlardır.

30. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018)kararında ihlal sonucuna

varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler

belirlenmiştir, Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal

kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin

devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle

sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

31. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§

55, 57).

32. İncelenen başvuruda kamulaştırmasız el atma nedeniyle

mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin

idarenin eyleminden kaynaklandığı anlaşılmıştır.

33. Kamulaştırmasız el atma uygulaması Anayasa'nın 13. ve 35.

maddeleri yanında doğrudan 46. maddesine aykırı olarak mülkiyet hakkının

ihlaline yol açan çok önemli bir sorundur. 5/1/1961 tarihli ve 221 sayılı Amme

Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis

Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun'un 1. maddesi ile 9/10/1956 tarihine

kadar; 2942 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesi ile de 9/10/1956 ile 4/11/1983

tarihleri arasındaki kamulaştırmasız el atma uygulamalarının tasfiyesi amacıyla

düzenlemeler yapılmıştır. Buna rağmen 4/11/1983 tarihi sonrasında da idarelerce

kamulaştırmasız el atma uygulamasına başvurulduğu gözlemlenmektedir.

Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi temel bir hak olarak güvence altına alınan

mülkiyet hakkının ihlaline sebebiyet veren kamulaştırmasız el atma

uygulamasının ülkemizde yapısal bir sorun teşkil ettiğine dikkati çekmektedir.

34. Buna karşın derece mahkemelerince yalnızca kamulaştırma

bedelinden ibaret olan maddi tazminata hükmedilmesi ve manevi tazminat gibi

başka yaptırımların uygulanmaması idarelerin olağan kamulaştırma usulüne

başvurmak yerine kamulaştırmasız el atma uygulamasını tercih etmesine yol

açmaktadır. Hâlbuki kanuni bir dayanağı bulunmayan kamulaştırmasız el atma

uygulaması, Anayasa'nın öngördüğü mülkiyet hakkının korunmasının

gerekliliklerini de içermediğinden olağan kamulaştırma usulünün bir alternatifi

olamaz. Nitekim 1/3/2014 tarihli ve 28928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan

Bakanlar Kurulu Kararı'na ekli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin

Önlenmesine İlişkin Eylem Planı'nda da idarelerin kamulaştırmasız el atma

yoluna başvurmalarının önlenmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması

öngörülmüştür. Anayasa Mahkemesi kamulaştırmasız el atma uygulamasına son

verilmesi bakımından öngörülen bu tedbirlerin ve düzenlemelerin

gerçekleştirilmesinin önemine vurgu yapmaktadır.

35. Sonuç olarak başvurucuların maddi zararları giderilmiş olsa

dahi Anayasa'nın doğrudan sözüne aykırı olduğu ve kanuna dayalı olmadığı tespit

edilen kamulaştırmasız el atma suretiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin

yukarıda değinildiği üzere yapısal bir sorun teşkil ettiği dikkate alınmalıdır.

Buna göre Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlaline yol

açıldığının bilinerek idari anlamda gerekli tedbirlerin alınması ve benzeri

nitelikte yeni ihlallere yol açılmaması için kararın bir örneğinin taşınmaza el

atan sorumlu idare olan Karayolları Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Ulaştırma

ve Altyapı Bakanlığına da gönderilmesi gerekir.

36. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin

başvurucuların uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı

açıktır. Dolayısıyla eski hâle getirme

kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için

mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek

olan manevi zararları karşılığında başvuruculara müştereken net 6.000 TL manevi

tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

37. Dosyadaki belgelerden tespit edilen -ekli tabloda

belirtilen- harçların ayrı ayrı, ayrıca 3.000

TL vekâlet ücretinin başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara müştereken net 6.000 TL manevi tazminat

ÖDENMESİNE, başvurucuların maddi tazminat talebinin REDDİNE,

D. Ekli tabloda belirtilen harçların başvuruculara AYRI AYRI

ÖDENMESİNE,

E. 3.000 TL vekâlet

ücretinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine

ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için Karayolları Genel Müdürlüğünün

bağlı olduğu Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin bilgi için Gercüş Asliye Hukuk

Mahkemesine (E.2016/32, K.2016/100, E.2016/44, K.2016/110, E.2016/35,

K.2016/111, E.2016/21, K.2016/106) GÖNDERİLMESİNE,

İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

11/3/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Umut FIRTINA Başvurucular : 1. Emine ATILĞAN 2. İbrahim ÖNER 3. Mehmet KAYA 4. Bedri BÜDÜN Vekilleri : Av. Ziver AKSEL Av. Rudi SÜMER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/30873, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucuların
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  11. C. Başvuruculara müştereken net 6.000 TL manevi tazminat
  12. D. Ekli tabloda belirtilen harçların başvuruculara AYRI AYRI
  13. E. 3.000 TL vekâlet
  14. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine
  15. İ. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  16. M. Emin KUZ
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/30873
Tarih
11 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Mahmut Felhan Başvurusu (B. No: 2017/38119)
  • Kadir Emek Başvurusu (B. No: 2017/34279)
  • Mulla Çakıroğlu Başvurusu (B. No: 2017/30951)
  • Azim Çiğil Başvurusu (B. No: 2017/39439)
  • Hakan Tezel Başvurusu (B. No: 2017/37679)
  • Osman Nuri Kurt Başvurusu (B. No: 2017/33011)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.