İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Emrah Oğuz Başvurusu (B. No: 2013/1755)

1. Başvurucu, tutuklandıktan

Başvuru No2013/1755Tarih25 Mart 2015Okuma14 dk · 2.898 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Emrah Oğuz Başvurusu

Karar tarihi
25 Mart 2015
Başvuru Numarası
2013/1755
R.G. Tarih- Sayı
17/6/2015-29389
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.898 kelime·14 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, tutuklandıktan

sonra kanuni sürelere uygun bir şekilde tutukluluk durumu ve tahliye talebi

hakkında karar verilmediğini belirterek Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenen

kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 27/2/2013

tarihinde Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler

tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca 29/1/2014 tarihinde kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

4. Bölüm tarafından 18/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet

Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular 18/2/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına

bildirilmiştir.

6. Adalet Bakanlığı, görüşünü 21/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

7. Adalet Bakanlığı tarafından

Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 25/4/2014

tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne cevap vermemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

8. Başvuru dilekçesi, Bakanlık

görüşü ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu hakkında, Mersin

Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında 11/4/2012 tarihinde Mersin 6. Sulh Ceza Mahkemesinin

2012/692 Değişik iş sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan

yakalama kararı çıkartılmıştır.

10. Mersin Cumhuriyet

Başsavcılığı 19/4/2012 tarih, 2012/898 soruşturma ve

2012/49 sayılı fezleke ile soruşturma dosyasını Adana Cumhuriyet Başsavcılığına

göndermiştir.

11. Adana Cumhuriyet

Başsavcılığının 27/4/2012 tarih ve 2012/541-249 sayılı

iddianamesi ile başvurucu hakkında “silahlı

terör örgütüne üye olmak” suçunu işlediği iddiasıyla Adana 8. Ağır

Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.

12. Adana 8. Ağır Ceza

Mahkemesinin 7/5/2012 tarih ve E.2012/120 sayılı

tensip duruşmasında başvurucu hakkında çıkarılmış olan yakalama emrinin

devamına ve dosyanın aynı Mahkemenin E.2012/99 sayılı dosyası ile

birleştirilmesine karar verilmiştir.

13. Anılan yakalama emrine

istinaden yakalanan başvurucu, Mersin 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 6/6/2012 tarih ve 2012/940 Değişik İş sayılı kararı ile “atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun vasıf

ve mahiyeti, hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve

tutuklama nedenlerinin bulunması, aleyhine mevcut adli bulgular, kanıtların

tamamen toplanmamış olması, suçun kanundaki ceza miktarı, kaçma şüphesinin

bulunması ve adli kontrolün yetersiz kalacağının anlaşılması nedenleri ile CMK’nun 100/2-a-b. maddeleri uyarınca tutuklanmasına”

karar verilmiştir.

14. Başvurucu bu karara 8/6/2012 tarihli dilekçe ile itiraz etmiş, itiraz

dilekçesini inceleyen Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesince 28/6/2012 tarih ve

E.2012/99 sayılı kararla, “suçun niteliği,

dosya kapsamı, kaçma ve delilleri karartma olasılığı” gerekçeleriyle

“tahliye isteminin” reddine,

tutukluluk halinin devamına ve başvurucunun talebi itiraz niteliğinde

görüldüğünden, bu konuda karar verilmek üzere dosyanın Adana 6. Ağır Ceza

Mahkemesine tevdiine karar verilmiştir.

15. Başvurucunun itirazını

inceleyen Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 3/7/2012

tarih ve 2012/587 Değişik İş sayılı kararı ile “atılı suçun CMK 100 ve devamı maddesi kapsamında olması, kuvvetli suç

şüphesini gösteren olgular” bulunduğu gerekçesiyle itirazın reddine

karar verilmiştir.

16. Başvurucunun yargılandığı

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/99 sayılı dosyası kapsamında sanıkların

hazır ettirilmediği 13/7/2012 tarihli oturumda,

tutuklu yargılanan diğer sanıklar hakkında tutukluluk incelemesi yapılmış ancak

başvurucu ile ilgili bir karar verilmemiştir.

17. Başvurucu 20/7/2012

tarihli dilekçe ile tahliye talebinde bulunmuş, ancak taleple ilgili karar

verildiğine dair dosya kapsamında belge ve bilgi bulunamamıştır.

18. Mahkemenin E.2012/99 sayılı

ve 8/8/2012 tarihli oturumunda başvurucu haricindeki

bir kısım sanıklar hazır bulunmuş, oturum zaptında “Sanıklar Emrah Oğuz, …un tahliye ve 3. Yargı paketinden faydalanma

talepli dilekçe gönderdiği”, “Yakalamalı

sanık Emrah Oğuz’un UYAP’ta yapılan sorgulamada

İskenderun M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olduğu

görüldü” ifadeleri yazılmış, başvurucunun tutukluluk durumu ile

ilgili bir karar verilmemiş ve oturum sonunda “Başka

suçtan İskenderun M Tipi Ceza evinde tutuklu olan Sanık Emrah Oğuz'un duruşmada

hazır edilmesi için yazı yazılmasına”, diğer tutuklu sanıkların

tutukluluk hallerinin devamına ve tutukluluk incelemelerinin 27/8/2012,

26/9/2012 ve 23/10/2012 tarihlerinde yapılmasına, duruşmanın 20/11/2012

tarihine bırakılmasına karar verilmiştir.

19. Sanıkların yokluğunda 27/8/2012, 26/9/2012 ve 23/10/2012 tarihlerinde yapılan

tutukluluk incelemelerinde tutuklu sanıklar ile ilgili karar verilmiş, ancak

başvurucu ile ilgili bir karar verilmemiştir.

20. Başvurucu kaldığı

cezaevinden gönderdiği 21/9/2012 tarihli dilekçede

6/6/2012 tarihinden beri cezaevinde olduğunu, 8/8/2012 tarihinde duruşmasının

yapıldığını ancak haberinin olmadığını belirterek iddianamenin bir suretinin

gönderilmesi ve yargılanması konusunda bilgi verilmesini talep etmiştir. Adana

8. Ağır Ceza Mahkemesi, başvurucunun kaldığı Ceza İnfaz Kurumuna yazdığı 14/11/2012 tarihli yazı ile iddianamenin başvurucuya

verilmesini talep etmiştir.

21. Yargılamanın 20/11/2012 tarihli oturumunda başvurucunun sorgusu yapılmış

ve Mahkeme, “atılı suçun niteliği, dosya

kapsamı, sanığın kaçma ve kanıtları karartma olasılığı ve kanıt durumu

gözetilerek” gerekçesiyle “terör

örgütüne üye olmak” suçundan tutuklanmasına karar verilmiştir.

22. Başvurucu bu karara karşı

itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz talebinde sadece Adana 8. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2012/99 sayılı dosyasında tutuklu olduğunu, ancak Mahkemenin

tutukluluk durumu ile ilgili olarak karar vermediğini, aleyhinde hiç somut

delil bulunmadığını, delillerin toplandığını ve delil karartma ya da kaçma

şüphesinin bulunmadığını ve uzun zamandan beri tutuklu olduğunu belirterek

tahliyesini talep etmiştir. İtirazı inceleyen Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi, 30/11/2012 tarih ve 2012/938 D.İş

sayılı kararıyla itirazın reddine karar vermiştir. Ancak Mahkeme bu kararda

itiraz yoluna başvuran sanığın ismi konusunda hataya düşmüş ve başka bir

kişinin durumunu inceleyerek itirazın reddine karar vermiştir.

23. Bu durumu fark eden

başvurucu, 28/12/2012 tarihli dilekçe ile Adana 6.

Ağır Ceza Mahkemesine başvuruda bulunarak karardaki hataların düzeltilmesini

talep etmiştir. Başvurucunun talebini kabul eden Mahkeme, 1/2/2013 tarih ve

2013/57 D.İş sayılı kararı ile 30/11/2012 tarih ve

2012/938 D.İş sayılı kararın kaldırılmasına, “atılı suçun CMK 100 ve devamı maddesi kapsamında

olması, dosya kapsamı, kaçma ve delilleri karartma olasılığı, yakalama

evrakları, sorgu zaptı, ek takipsizlik kararı, savcılık ifadesi, kolluk

fezlekesi, bağlantılı çocuk iddianame örnekleri, ekspertiz raporları, emanet

makbuz iletişim tespit CD’si, doktor raporları, iletişim tespit tutanakları,

üst arama tutanakları, yakalama tutanakları, fotoğraf teşhis tutanakları,

görüntü inceleme tespit tutanakları, gizli tanık ifade tutanağı, film inceleme

çözüm tutanağı, facebook çözüm tutanağı

… gözetilerek tutuklama sebeplerinin devam ettiği sonucuna varılmakla … vaki itirazının

REDDİNE, sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA” karar vermiştir. Bu

karar başvurucuya 20/2/2013 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

24. Başvurucu, 27/2/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda

bulunmuştur.

25. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi

19/12/2012 tarihli ve E.2012/99 sayılı oturumda

başvurucunun tutukluluk halinin devamına, 22/1/2013 tarih, E.2012/99, K.2013/13

sayılı karar ile dava dosyasının Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/2 sayılı

dosyası ile birleştirilmesine, birleştirme konusundaki uyuşmazlığın giderilmesi

için dosyanın Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine karar vermiştir.

26. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 27/5/2013 tarihli kararı ile Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin

E.2012/99 ve K.2013/13 sayılı birleştirme kararının kaldırılmasına karar

verilmesi üzerine dava dosyası Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2013/125

sırasına kaydedilmiştir. Mahkeme, 26/7/2013 tarihli

tensip tutanağında delil durumu, atılı suçun vasıf ve mahiyeti ve tutuklu

kalınan süre gerekçeleriyle başvurucunun tutukluluk halinin devamına,

tutukluluk durumunun 23/8/2013, 23/9/2013 ve 21/10/2013 tarihlerinde

incelenmesine, duruşmanın 12/11/2013 tarihinde yapılmasına karar vermiştir.

27. Adana 8. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2013/125 sayılı dosyasında 12/11/2013

ve 20/2/2014 tarihlerinde yapılan oturumlarında atılı suçların niteliği, kanıt

durumu, kaçma ve delil karartma olasılığı gerekçesiyle tutukluluk halinin

devamına karar verilmiştir.

28. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi

10/3/2014 tarih, E.2013/125, K.2014/34 sayılı karar

ile 21/2/2014 tarihli 6526 sayılı Kanun’un 2. maddesi gereğince görevsizlik

kararı vererek dosyanın Mersin Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar

vermiştir.

29. Mersin 3. Ağır Ceza

Mahkemesi E.2014/162 sayılı dosyada 2/4/2014 tarihli

tensip tutanağı ile atılı suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesinin

varlığını gösteren olgular, tatbiki istenen sevk maddesindeki ceza miktarına

göre kaçma şüphesi gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına, sanıkların hazır

edilmesi için ilgili kuruma yazı yazılmasına ve duruşmanın 12/6/2014 tarihinde

yapılmasına karar vermiştir.

30. Mahkemenin 12/6/2014 tarihli oturumunda atılı suçun niteliği ve mevcut

delil durumu ile tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak başvurucunun

tahliyesine karar verilmiştir.

31. Başvurucunun 3/7/2012 – 20/11/2012 tarihleri arasında başka bir mahkeme

kararına istinaden cezaevinde kalıp kalmadığının tespiti için İskenderun

Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazıya verilen 6/2/2015 tarihli yazı

cevabının ekindeki belgede; başvurucu Emrah Oğuz’un 6/6/2012 – 20/11/2012

tarihleri arasında arasında sadece Adana 8. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2012/99 sayılı dosyasında tutuklu kaldığı belirtilmiştir.

32. Başvurucu hakkındaki dava

halen Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/162 sırasında derdesttir.

B. İlgili Hukuk

33. 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi şöyledir:

“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve

bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında

tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik

tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı

şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması

girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe

sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer

alan; (1)

…

11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar

(madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

...”

34. Aynı Kanun’un

104. maddesinin (1) ve

(2) numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Soruşturma

ve kovuşturma

evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık

salıverilmesini isteyebilir.

(2) Şüpheli

veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine

hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.”

35. Aynı Kanun’un 108. maddesi

şöyledir:

“(1) Soruşturma

evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve

en geç otuzar

günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza

hâkimi tarafından 100 üncü madde hükümleri

göz önünde bulundurularak (Ek ibare: 11/04/2013-6459 S.K./16. md), şüpheli veya

müdafii dinlenilmek suretiyle karar verilir.

(2) Tutukluluk

durumunun incelenmesi, yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde şüpheli tarafından da istenebilir.

(3) Hâkim veya mahkeme, tutukevinde

bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde

oturumlar arasında ya da birinci fıkrada

öngörülen süre içinde de re'sen karar verir.”

36. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk

Ceza Kanunu’nun 314. maddesi şöyledir:

“(1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci

bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya

yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası

ile cezalandırılır.

(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş

yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer

hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

37. Mahkemenin 25/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

27/2/2013 tarih ve 2013/1755 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

38. Başvurucu, Mersin 6. Sulh

Ceza Mahkemesinin 6/6/2012 tarihli kararı ile

tutuklandığını, yargılandığı Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/6/2012 tarihli

kararı ile tutukluluğun devamına karar verildiğini, 8/8/2012 tarihli oturumda

başka bir suçtan tutuklu olduğunun zapta geçirildiğini, ancak Mahkemenin

dosyasında tutuklu olduğunu, aynı oturumda ve 27/8/2012, 26/9/2012, 23/10/2012

tarihli oturumlarda diğer sanıklarla ilgili tutukluluk incelenmesi yapıldığını,

ancak kendisinin tutukluluk durumuyla ilgili bir karar verilmediğini, bu

durumun 5271 sayılı Kanun'un 108. maddesinin (3) numaralı fıkrasının açıkça

ihlali anlamına geldiğini, fiili olarak tutuklu olmasına rağmen hukuken tutuklu

olmadığını, 20/7/2012 tarihinde tahliye talebinde bulunduğunu, Mahkemenin bu

dilekçesi hakkında herhangi bir karar veya cevap vermediğini, 6/6/2012

tarihinde tutuklanmasına rağmen ancak 20/11/2012 tarihinde Mahkeme huzuruna

çıkarılıp beyanlarının alındığını, makul bir sürede mahkeme huzuruna

çıkarılmadığını, bu şekilde Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil

yargılanma ve 19. maddesinde düzenlenen kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.

B. Değerlendirme

39. Anayasa Mahkemesi, olayların

başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve

olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Bu nedenle başvurucunun

tutukluluk durumu hakkında karar verilmediği yönündeki şikâyetinin Anayasa’nın

19. maddesinin yedinci fıkrası, tahliye talebine cevap verilmediği yönündeki

şikâyetinin ise aynı maddenin sekizinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi

gerektiği sonucuna varılmıştır.

1. Tutukluluk

Durumu Hakkında Karar Verilmediği İddiası

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

40. Başvurucunun iddiaları

dayanaktan yoksun olmadığı, ayrıca başka bir kabul edilemezlik nedeni de bulunmadığı

için başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

41. Adalet Bakanlığı görüşünde

özetle; Başvurucu hakkında yakalama kararına istinaden yakalandığı 6/6/2012 tarihinden Mahkemede savunması alındığı tarih olan

20/11/2012 tarihleri arasında Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/6/2012 ve

Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 3/7/2012 tarihli kararları haricinde herhangi

bir tutuklama incelemesi yapıldığına dair evraka Mahkeme dosyasında

rastlanılmadığı belirtilmiştir.

42. Anayasa’nın 19. maddesinin

yedinci fıkrası şöyledir:

“Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve

soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır.

Serbest bırakılma ilgilinin yargılama süresince duruşmada hazır bulunmasını

veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir.”

43. Anayasa’nın 19. maddesinin

yedinci fıkrasında bir ceza soruşturması kapsamında tutuklanan kişilerin,

yargılamanın makul sürede bitirilmesini ve soruşturma veya kovuşturma sırasında

serbest bırakılmayı isteme haklarına sahip olduğu belirtilmiştir.

44. 5271 sayılı Kanun’un 108.

maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre kovuşturma evresinde mahkemenin,

tutukluluk halinin devam edip etmeyeceğine her oturumda veya koşullar

gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da otuzar günlük süreler içinde re’sen karar vereceği belirtilmiştir.

45. Tutuklamaya ilişkin yargısal

denetimin “otomatik olarak” başka bir ifadeyle tutuklanan kişinin bu hususta

önceden talepte bulunmasına bağlı olmaksızın gerçekleştirilmesi gerekir.

Otomatik denetim keyfiliğin önlenmesi bakımından büyük öneme sahiptir. Hâkim

tarafından alıkoyma halinin devam ettirilmesinin haklı bulunup bulunmadığını

belirlemek üzere, düzenli aralıklarla davanın incelenmesi gerekir. Bu

uygulamanın amacı, somut alıkoyma açısından koşulların zamanla değişebileceği,

dolayısıyla bir soruşturmanın ilk evrelerinde alıkoyma hali gerekliyken daha

sonraki bir aşamada tutmaya gerek kalmayabileceği olgusunun adli mercilerce göz

önünde bulundurulmasının sağlanmasıdır.

46. Somut olayda, yargılanması

Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/99 sayılı dosyasında devam ederken

hakkındaki yakalama kararına istinaden yakalanan başvurucu, Mersin 6. Sulh Ceza

Mahkemesinin 6/6/2012 tarihli kararı ile

tutuklanmıştır. Başvurucunun bu karara yönelik itirazı Adana 8. Ağır Ceza

Mahkemesinin 28/6/2012 ve Adana 6. Ağır Ceza

Mahkemesinin 3/7/2012 tarihli kararları ile reddedilmiştir.

47. Başvurucunun tutukluluk

durumu ile ilgili olarak, itiraz incelemesinin yapıldığı 3/7/2012

tarihinden mahkemeye çıkartıldığı 20/11/2012 tarihine kadar 5271 sayılı

Kanun’un 108.maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince hakkında bir karar

verildiğine dair dava dosyası kapsamında belge ve bilgi tespit edilmemiştir. Bu şekilde başvurucu bu tarihler arasında Adana 8. Ağır Ceza

Mahkemesinin E.2012/99 sayılı dosyasında tutuklu olmasına ve Mahkemesince bu

tarihler arasında oturumlar yapılmış olmasına rağmen tutukluluk durumu hakkında

karar verilmemiş olması, tutukluluk durumunun makul aralıklarla incelenmesi ve

koşulların artık özgürlükten mahrum bırakılmayı gerektirmediği durumda serbest

bırakılmayı isteme hakkının ihlali sonucunu doğurmuştur.

48. Açıklanan nedenlerle başvurucunun

tutukluluk durumu hakkında karar verilmediği iddiası ile ilgili olarak

Anayasa’nın 19. maddesinin yedinci fıkrasının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

2. Tahliye

Talebine Cevap Verilmediği İddiası

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

49. Başvurucunun iddiası

dayanaktan yoksun olmadığı, ayrıca başka bir kabul edilemezlik nedeni de

bulunmadığı için başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas

Yönünden

50. Başvurucu 20/7/2012

tarihli tahliye talebiyle ilgili olarak Mahkemenin bir karar vermediğini iddia

etmiştir.

51. Adalet Bakanlığı görüşünde

özetle; başvurucunun 20/7/2012 tarihli tahliye

talebine ilişkin dava dosyasında herhangi bir karar bulunmadığı belirtmiştir.

52. Anayasa’nın 19. maddesinin

sekizinci fıkrası şöyledir:

“Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi,

kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna

aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir

yargı merciine başvurma hakkına sahiptir.”

53. Anayasa’nın bu hükmü

uyarınca hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar

verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest

bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına

sahiptir.

54. Anayasa’da yer alan bu usulde adil yargılanma hakkının bütün

güvencelerini sağlamak mümkün değil ise de, tutmanın koşullarına uygun somut

güvencelerin yargısal nitelikli

bir kararla sağlanması gerekir. Her incelemede veya incelemenin her aşamasında

duruşma yapılması yargı sistemini işlemez hale getirebilir. Bununla birlikte

özgürlüğünden yoksun bırakılan kişinin tutulma halinin devam edip etmeyeceğine

ilişkin incelemenin, çelişmeli yargılama ilkesine uygun olarak ve kişinin

dinlenilmesi suretiyle makul aralıklarla yapılması gerekir. (B.No: 2012/849, 4/12/2013, § 123-124)

55. Başvurucunun 20/7/2012 tarihli tahliye talebine ilişkin Mahkemesince bir

karar verildiğine dair mahkeme dosyası içerisinde bir belge veya bilgi tespit

edilememiştir. Başvurucunun tahliye talebine ilişkin bir karar verilmemesi,

serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma

hakkının ihlali sonucunu doğurmuştur.

56. Açıklanan nedenlerle

başvurucunun tahliye talebine karar verilmemesi iddiası ile ilgili olarak

Anayasa’nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 sayılı

Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

57. 6216 sayılı Kanun’un 50.

maddesinin (1) numaralı fıkrasında, esas

inceleme sonunda ihlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedileceği belirtilmiş; ancak

yerindelik denetimi yapılamayacağı, idari eylem ve işlem niteliğinde karar

verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

58. Başvuruda Anayasa'nın 19.

maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

59. Başvurucu,

5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

60. Başvurucu, uğradığını iddia

ettiği maddi zarar ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesine herhangi bir belge

sunmamıştır. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için,

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tazminat talebi arasında

illiyet bağı kurulması gerekir. Anayasa Mahkemesine herhangi bir belge sunmayan

başvurucunun maddi tazminat talebi reddedilmelidir.

61. Başvurucunun

özgürlük ve güvenlik hakkına yönelik müdahale nedeniyle yalnızca ihlal

tespitiyle telafi edilemeyecek ölçüdeki manevi zararı karşılığında somut olayın

özelliklerini dikkate alarak başvurucuya net 9.000,00 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

62. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan 1.698,35 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

Başvurucunun,

A. Tutukluluk durumu hakkında karar verilmediği iddiasının,

B. Tahliye talebi konusunda karar verilmediği iddiasının,

KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Tutukluluk durumu hakkında karar verilmediği iddiası ile ilgili

olarak Anayasa’nın 19. maddesinin yedinci fıkrasının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Tahliye talebi konusunda karar verilmediği iddiası ile ilgili

olarak Anayasa’nın 19. maddesinin sekizinci fıkrasının İHLAL EDİLDİĞİNE,

E. Başvurucuya net 9.000,00 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE ve tazminata ilişkin diğer

taleplerinin REDDİNE,

F. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca

tespit edilen 198,35 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan 1.698,35

TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

25/3/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Alparslan ALTAN Üyeler : Osman Alifeyyaz PAKSÜT Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Raportör : Şükrü DURMUŞ Başvurucu : Emrah OĞUZ Vekili : Av. İlhan ÖNGÖR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/1755, 25 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. Kabul
  16. F. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca
  17. G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/1755
Tarih
25 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Halis Yıldeniz Başvurusu (B. No: 2014/10338)
  • Süleyman Can Başvurusu (B. No: 2014/4069)
  • Ramazan Ay ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/7784)
  • Fevzi Kayacan Başvurusu (B. No: 2013/6066)
  • Sinan Özmet Başvurusu (B. No: 2014/5888)
  • Rıfat Bakır ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/2782)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.