İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Emre Ekin Başvurusu (B. No: 2016/7568)

1. Başvuru, askerî okuldan ilişik kesme işleminin iptali ve

Başvuru No2016/7568Tarih27 Şubat 2020Okuma10 dk · 2.090 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Emre Ekin Başvurusu

Karar tarihi
27 Şubat 2020
Başvuru Numarası
2016/7568
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.090 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, askerî okuldan ilişik kesme işleminin iptali ve

özlük haklarının ödenmesi istemiyle açılan davada yerleşik içtihada aykırı

karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 21/4/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden

sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu 2013 yılında yapılan sınavı kazanarak Subay Temel

Askerlik ve Subaylık Anlayışı Kazandırma (SUTASAK) eğitimine başlamıştır.

9. SUTASAK eğitimin ikinci safhasında sekiz dersin tamamında

başarılı olamaması gerekçe gösterilerek başvurucunun ilişiği kesilmiştir.

10. Başvurucu söz konusu işlemin iptali ve hukuka aykırı işlem

nedeniyle edinemediği özlük haklarının tazmini istemiyle Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi (AYİM) nezdinde iptal davası açmıştır.

11. AYİM İkinci Dairesi (Mahkeme) 21/1/2015 tarihli kararı ile

işlemi iptal etmiş ancak tazminat istemi hakkında hüküm kurmamıştır. İptal

gerekçesinde, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu başvurucunun ilişiğinin

kesilmesine neden olan dersten başarılı olduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir.

12. Başvurucu söz konusu karara karşı karar düzeltme isteminde

bulunmuştur.

13. Mahkeme karar düzeltme istemini kabul ederek 21/1/2015

tarihli kararını kaldırmış ve dosyanın esası hakkında yeniden hüküm kurmuştur.

Mahkeme 16/9/2015 tarihli kararı ile işlemi iptal ederken özlük haklarının

ödenmesi istemi yönünden davayı reddetmiştir.

14. Ret gerekçesinde öncelikle hukuk devleti ilkesi gereği

faaliyetlerini hukuka uygun bir biçimde yürütmek zorunda olan idarenin bir

işleminden dolayı hizmet kusuruna dayanarak tazmin sorumluluğundan söz

edilebilmesi için kural olarak hukuka aykırılığın varlığının şart olduğu ifade

edilmiştir. Kararda idari işlemin her hukuka aykırılık hâlinin hizmet kusuruna

neden olmadığı, idari işlemin sebep, konu ve maksat unsurları bakımından hukuka

aykırı olması hâllerinde hizmet kusurunun ve hizmet kusuruna dayalı tazmin

sorumluluğun oluşacağı, öğretideki baskın görüşün de bu doğrultuda olduğu

hatırlatılmıştır. Gerekçede askerî öğrencilikten çıkarılmanın ders, sağlık,

disiplinsizlik, güvenlik soruşturması gibi çeşitli sebeplere dayalı olarak

gerçekleştiği ve bu hususlarda yapılan incelemeler sonucu çıkarılma sebebinin

hukuka aykırı olduğunun anlaşıldığı durumlarda askerî öğrencilik statüsünün

sona erdirilmesini sağlayan işleme karşı açılan davaların iptal kararları ile

sonuçlandığı belirtilerek somut olayda iptal kararının hukuki etki ve sonucunun

başvurucunun SUTASAK eğitimine döndürülmesi olgusu ile sınırlı olduğunun altı

çizilmiştir. Başvurucunun özlük haklarının ödenmesi kabul edilse bile nasıp

düzeltilmesi yapılmaksızın bu talebin karşılanmasının müteakip rütbelerde geç

terfiye dayanılarak yeni taleplerin ve davaların oluşmasını engellemeyeceği

ifade edilmiştir. Ayrıca 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı

Kuvvetleri Personel Kanunu uyarınca nasıp düzeltmesi yapılanlara maaş farkı

ödenmesinin mümkün olmadığı, başvurucunun da nasıp düzeltme talebinin

bulunmadığı belirtilmiştir. Nihayetinde başvurucunun geç atanmasına bağlı

olarak talep ettiği özlük haklarına dair istemin karşılanmasının mümkün

olmadığı sonucuna varılarak ret gerekçesi oluşturulmuştur. Kararda karar

düzeltme kanun yoluna başvurulabileceği de ifade edilmiştir.

15. Karar oyçokluğu ile alınmıştır. İki üye özlük hakları

yönünden davanın kabulü yönünde karşıoy kullanmışlardır. Karşıoy gerekçesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"... davacının, sebep ve amaç unsurları

yönünden hukuka aykırılığı yargı kararıyla saptanan bir idari işlemle SUTASAK

eğitiminden çıkarıldığını ve bu nedenle emsallerinden 1 yıl geç mezun olarak

göreve başladığı maddi bir vakıadır. Dairemizin anılan iptal kararı, davalı

idarece tesis edilen okuldan çıkarılma işleminde, idarenin hizmet kusurunu

ortaya koymaktadır. Bu itibarla, davacının hukuka aykırı olarak hakkında tesis

edilen okuldan çıkarılma işlemi nedeniyle emsallerinden geç astsubaylığa

nasbedilmek ve göreve geç başlamak suretiyle statü dışında geçirdiği süreye

ilişkin uğradığı zararların idarece hizmet kusuru esaslarına göre tazmini

gerektiği, bu nedenle davacının emsallerine göre mahrum kaldığı 1 yılık döneme

ilişkin aylıkların ödenmemesi yönündeki işlemin iptaline karar verilmesi

gerektiği, Dairemizin uzun yıllardan gelen uygulamasının ve içtihatlarının da

bu yönde olduğu (AYIM 2'nci Dairesi'nin 07.11.2007 tarih ve E.2007/204,

K2007/910, 09.04.2008 tarih ve E.2007/1158, K2008/432, 25.02.2009 tarih ve E.

2009/36, K. 2009/226, 11 .03.2009 tarih ve E. 2 0081882, K 2 009/316,

13.05.2009 tarih ve E.2009/31, K2009/557, 02.06.2010 tarih ve E.2010/140,

K.20101799, 28.12.2011 tarih ve E.2011/1192, K.2011/1593, 19.09.2012 tarih ve

E.2012/369, K2012/868, 15.05.2013 tarih ve E.2013/454, K2013/589, 15.05.2013

tarih ve E.2011/1539, K2013/602, 26.02.2014 tarih ve E.20P/305, K2014/267,

0207.2014 tarih ve E.2013/1833, K2014/1040 sayılı kararları vb.) bu içtihadı

değiştirmek için bir sebep de bulunmadığı kanaatinde olduğumuzdan Sayın

Çoğunluk görüşüne katılamadık. "

16. Başvurucu, bu karara karşı da karar düzeltme isteminde

bulunmuş ancak Mahkeme 16/3/2016 tarihli kararıyla istemin mükerrer olması

nedeniyle reddine hükmetmiştir.

17. Başvurucu nihai hükmü 8/4/2016 tarihinde tebellüğ etmesinin

ardından 21/4/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. İlgili hukuk

için bkz. Faruk Büyük, B. No:

2015/17044, 11/12/2018, §§ 18-25.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 27/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu; idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle statü

dışında geçen sürelerde uğranılan özlük haklarına ilişkin olarak AYİM'de açılan

davalarda istikrarlı bir biçimde tazminata hükmedildiğini, başvuruya konu

yargılama sürecinde ise yeterli bir açıklamada bulunulmadan içtihada aykırı

karar verildiğini, bu durumun öngörülebilir olmadığını, ayrıca karar düzeltme

kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesine karşın karar düzeltme isteminin

mükerrerlik gerekçesiyle reddedildiğini belirterek adil yargılanma ve mülkiyet

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

B. Değerlendirme

21. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

23. Başvuruya konu yargılama sürecinde AYİM tarafından benzer

durumlarda verilen kararlardan farklı bir sonuca varıldığı açıktır (Faruk Büyük, §§ 18-25). Bununla birlikte

yargı kararı ile iptal edilen işlemler nedeniyle açılan maddi tazminat

davalarında AYİM daireleri tarafından birbiriyle çelişen kararların verildiği

ve bu durumun yerleşik bir hâl aldığı ortaya konulamamıştır. Bu hâle göre AYİM

içtihatlarında derin ve devamlı bir içtihat

farklılığının bulunduğu söylenemez. Bu bağlamda iddiaların özü,

AYİM'in benzer maddi tazminat davalarında sergilediği yaklaşımının aksine bir

değerlendirme yapmasına karşın bu hususa dair makul, açıklayıcı bir gerekçe

belirtmediğine ilişkin olduğundan şikâyet maddi tazminat isteminin reddine

ilişkin kısım yönünden adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan

gerekçeli karar hakkı kapsamında değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

25. Anayasa Mahkemesi daha önce benzeri bir şikâyeti Faruk Büyük (aynı kararda bkz. §§ 33-49)

başvurusunda incelemiş ve sonuca bağlamıştır.

26. Anayasa Mahkemesi, AYİM'in hukuka aykırılığı yargı kararı

ile saptanan işlem nedeniyle açılan tazminat davasında ulaştığı sonucun konuyla

ilgili olarak verilen önceki tarihli kararlardan farklı olduğunu tespit

etmiştir. Anayasa Mahkemesi yargısal kararlardaki değişiklikler -hukuki

dinamizmi ve mahkemelerin yaklaşımlarını yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini

yansıtması yönüyle- olumlu olmakla birlikte benzer davalarda farklı sonuçlara

ulaşılması hâlinde bu durumun tatmin edici bir gerekçeyle açıklanması

gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca AYİM'in somut olayda idarenin hukuka

aykırılığı yargı kararı ile saptanmış işlemi nedeniyle hizmet kusuru kapsamında

mali sorumluluğunu tartışmadığı, nasıp düzeltme açısından olayı ele almak

suretiyle maddi zararın ödenmesinin

kabulünün daha sonraki tarihlerde terfi gecikmeleri nedeniyle açılacak davaları

engellemeyeceği şeklinde mevcut tazminat talebiyle ilgisi olmayan

bir ihtimali kararına gerekçe olarak aldığı açıklanmıştır. Sonuç olarak AYİM'in

bireysel başvuruya konu kararında, önceki kararlarından farklı bir sonuca neden

ulaşıldığının başvurucu ve üçüncü kişiler tarafından objektif olarak

anlaşılmasına imkân verecek düzeyde yeterli açıklama yapılmadığı belirtilerek

gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir (Faruk Büyük, §§ 41-49).

27. Somut olayda da bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durum

bulunmamaktadır. Buna göre yargılama sürecinde hukuka aykırılığı yargı kararı

ile saptanan işlemler nedeniyle oluşan maddi zararlar için idarenin mali

sorumluluğunun bulunduğu yönünde AYİM kararlarının başvurucu tarafından

Mahkemeye sunulduğu, dilekçelerde bu kararlardan örnekler verildiği

görülmektedir. Mahkeme tarafından ise ileri sürülen itirazlara yönelik içtihat

değişikliğine gidildiğine veya olayın koşullarında önceki kararlardan ayrılmayı

gerektirecek farklılıklar olduğuna ya da alternatif bir yaklaşım sağlayan

farklı gerekçelere dayanıldığına dair idarenin mali sorumluluğuna yönelik

herhangi bir açıklamada bulunulmadığı anlaşılmaktadır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli

karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

29. Gerekçeli karar hakkı yönünden ihlal sonucuna ulaşıldığından

diğer iddialar yönünden ayrıca değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

31. Başvurucu, yeniden yargılama yapılması ve tazminata hükmedilmesi

talebinde bulunmuştur.

32. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna

varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler

belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte

ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun

ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal

edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506,

7/11/2019).

33. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§

55, 57).

34. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda Anayasa

Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa

Mahkemesi İçtüzüğü’nün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi

uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan

yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak,

ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve

bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle

Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama

kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan

farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul

hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir

karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini

beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama

kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri

yerine getirmektir (Mehmet Doğan,

§§ 58, 59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2),

§§ 57-59, 66, 67).

35. İncelenen başvuruda AYİM İkinci Dairesi tarafından yapılan

yargılama sonucu adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının

ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin

mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

36. Bu durumda gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise usul hukukunda yer alan benzer

kurumlardan farklı ve bireysel başvuruya özgü bir düzenleme içeren 6216 sayılı

Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yeniden yargılama sürecinde

mahkemelerce yapılması gereken iş, öncelikle hak ihlaline yol açan mahkeme

kararının ortadan kaldırılmasından ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna

ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir

karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden

yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

37. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden

yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

38. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 3.000

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.239,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

SONUÇ / HÜKÜM

B. Anayasa’nın 36. maddesinde hüküm altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

-Anayasa'nın geçici 21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt

bendi gereğince- yetkili idari yargı merciine GÖNDERİLMESİNE (Karar AYİM İkinci

Dairesinin 16/9/2015 tarihli ve E.2015/588, K.2015/1395 sayılı kararına ait

dava dosyası ile ilgilidir.),

D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

3.239,50 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

27/2/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Volkan ÇAKMAK Başvurucu : Emre EKİN Vekili : Av. Mustafa BOZKURT

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/7568, 27 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. VI. Hüküm
  11. A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  12. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin
  13. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/7568
Tarih
27 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Savaş Keleş Başvurusu (B. No: 2017/36190)
  • Şennur Acar Başvurusu (B. No: 2017/9370)
  • Melih Dalbudak Başvurusu (B. No: 2016/16050)
  • Dilaver Can Başvurusu (B. No: 2016/9489)
  • Raşit Hünal Başvurusu (B. No: 2017/26943)
  • Hüseyin Yıldırım Başvurusu (B. No: 2017/18386)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.