İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Emrullah Neşeli Başvurusu (B. No: 2013/7658)

1. Başvurucu, taşınmazının

Başvuru No2013/7658Tarih17 Temmuz 2014Okuma13 dk · 2.650 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Emrullah Neşeli Başvurusu

Karar tarihi
17 Temmuz 2014
Başvuru Numarası
2013/7658
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.650 kelime·13 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, taşınmazının

kamulaştırılmasına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Encümen kararı ile bu

kararın dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılan

davada verilen karar nedeniyle Anayasa’nın 2., 5., 10., 11., 12., 13., 35., 90.

ve 138. maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş,

tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 23/9/2013 tarihinde

Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve

eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir

eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 10/12/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. 17/8/2004 tarihinde İstanbul

ili Eyüp ilçesi Alibeyköy mevkiinde aşırı yağış nedeniyle Alibey

Deresinin kolu olan Küçükköy deresinin taşması ve

gelecekte bölgede kuvvetli afet riski bulunması nedeniyle, Küçükköy

deresinin her iki yanında yer alan kollektörler ile

bunların bakım, temizlik ve işletilmesi için gerekli olan 30’ar metrelik

bantlar içinde bulunan taşınmazların 29/8/2003 tarih ve 1/5000 ölçekli Eyüp

Merter Nazım İmar Planında Küçükköy deresi yatağında

kalması nedeniyle 24/8/2004 tarih ve 1072 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye

Encümeni kararı ile kamu yararı kararı alınarak kamulaştırılmasına karar

verilmiş, bu kararın Bakanlar Kuruluna bildirilmesi üzerine Bakanlar Kurulunun

23/9/2004 tarih ve 2004/7897 sayılı kararı ile bölgeye yönelik acele

kamulaştırma kararı alınmıştır.

6. İstanbul Büyükşehir

Belediyesi, başvurucuya karşı kamulaştırma bedelinin tespiti ve acele el koyma

için Eyüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış, anılan Mahkeme 15/6/2005

tarih ve E.2005/95, K.2005/342 sayılı kararı ile el koyma talebinin kabulüne ve

tespit edilen kamulaştırma bedelinin başvurucuya ödenmesine karar vermiştir.

7. Bu karar sonrası başvurucu

uzlaşmaya davet edilmiş, başvurucunun uzlaşma davetine gelmemesi üzerine

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Eyüp 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde taşınmazın

kamulaştırma bedelinin tespiti ile kendi adına tesciline karar verilmesi

talebiyle dava açmış, anılan Mahkeme yaptırdığı keşif ve bilirkişi incelemeleri

sonrasında taşınmazın kamulaştırma bedelinin 212.839,51 TL olduğunu tespit

etmiş ve 27/12/2007 tarih ve E.2006/256, K.2007439 sayılı kararı ile depo

edilen kamulaştırma bedeli farkı olan 12.968,51 TL’nin başvurucuya ödenmesine,

kamulaştırılan yerin yol ve kaldırım olarak kullanılması nedeniyle taşınmazın

tapudan yol olarak terkinine karar vermiştir.

8. Başvurucu tarafından

Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan dava ise Danıştay Altıncı

Dairesinin 27/2/2008 tarih ve E.2006/1162, K.2008/1264 sayılı kararı ile

reddedilmiştir.

9. Başvurucu bunun yanında

taşınmazının 30 metrelik kamulaştırma bandının dışında kaldığından

kamulaştırmanın neden unsurunun bulunmadığını ve idarenin maddi hata yaptığını

ileri sürerek Encümen kararının ve bu kararın dayanağı olan 1/5000 ölçekli

nazım imar planının iptali istemiyle İstanbul 3. İdare Mahkemesinde (Mahkeme)

dava açmıştır.

10. Mahkeme 23/5/2008 tarihli

ara kararı ile Danıştay Altıncı Dairesinden, başvurucunun açtığı dava hakkında

karar verilip verilmediğini, verildi ise kararın bir örneğinin gönderilmesini

istemiş; Danıştay Altıncı Daire Başkanlığı 16/9/2008 tarihli yazısı ile davanın

reddedildiğini bildirmiş ve yazı ekinde kararın bir örneğini göndermiştir.

11. Mahkemenin 9/10/2008 tarihli

ara kararı uyarınca uyuşmazlığın çözümü için 23/1/2009 tarihinde mahallinde

keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve hazırlanan 18/2/2009 tarihli

bilirkişi raporu Mahkemeye sunulmuştur.

12. Mahkeme 26/5/2009 tarih ve

E.2006/974, K.2009/913 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Karar

gerekçesi şöyledir:

“ … bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan bilirkişi

raporunda özetle; “Dava konusu taşınmazın, Eyüp İlçesi sınırları içinde, Leylak

Sokak ile Yasemin Sokak’ın kesişme noktasında 235 ada, 5 parsel olarak

konuşlandığı, idari işlemin gerçekleştirildiği ve derenin güzergâhının

değiştirildiğinin görüldüğü, dere güzergâhının üstüne, yeni yapılan bulvar

getirildiği, Yasemin Sokak üzerindeki davacı taşınmazının yeni yol aynı zamanda

derenin yeni güzergâhındaki kamulaştırma sahasında kaldığının görüldüğü,

taşınmazın 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda ‘K‘ Konut alanında kaldığı,

bölgede mevcut bulunan derelerin taşkın yapma riskine karşılık olarak 1/5000

plan notlarında söz konusu alanda İSKİ görüşü ve projelendiresi sonucunda

planın değişebileceğine ilişkin hüküm bulunduğu, özel mühendislik projesi

hazırlanan ve yatırıma konu olan alanlarda, projelerin yapımı sürecinde değişik

alternatifler ele alınabileceği, bu nedenle 1/5000 ölçekli plan bu bölgedeki

derenin konumunun değişeceği ve uygulama imar planlarının bu kapsamda

yenilenebileceği belirten hükümle donatıldığı,

Dere yaklaşma sahası olarak ayrılan ve önce İSKİ hizmet

Alanı olarak planlarda tanımlanan alanda, önce derenin daha evvelki

deneyimlerden görüldüğü şekilde teressübat ile

dolması sonunda taşkın olduğu kanaati ile önce derenin kapatılmaması cihetine

gidilerek projelendirme yapıldığı, bu projelendirme sırasında derenin 30 metre

olarak iki yanında kamulaştırma alanı belirlendiği, ancak daha sonra,

projelerin değiştirildiği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında görüldüğü

üzere dere güzergahının üstü kapalı hale getirildiği ve buna karşılık yeni

açılan bir bulvar ile bu güzergahın yol ile desteklendiğinin anlaşıldığı,

böylece uygulama esnasında teknik verilerde ve projelerde değişiklik yapıldığı,

Teknik içerikli projelerin, farklı ilkeler ile alternatifli

olarak hazırlandığı, imar planı yapımı sürecinde teknik proje yapılacak

alanlara özellikle plan hükmü ile ayrıntılı bilginin planlara aktarıldığı,

örneğin, ilgili teknik dairenin görüşü doğrultusunda imar planının

değiştirilebileceğine ilişkin hüküm getirildiği, bu bir anlamda söz konusu

alanda taşınmazı olan kişilerin, imar planındaki değişikleri izleyebilmesi ve

yorumlamasına imkan sağlandığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planından hareket ile

projelerin ve ilk kamulaştırma sahalarının belirlendiği, projelerin ileri

safhalarda değişik alternatifler sonucunda yeni bir yol güzergahı ve bu yol

güzergahının altına derenin getirilmesi ile değiştiğinin görüldüğü, söz konusu

değişikliğin olabileceğine ilişkin plan hükmünün 1/5000 nazım imar planında

belirtildiği,

İmar planları ile teknik içerikli projelerin süreçleri ve

çalışma alanları detayları ve yatırımcı kuruluşlar farklı olduğundan plan

notundaki değişiklik ve örneğin dere yatağının değişmesi, yol güzergahının

değişmesi gibi hususların ilk önce hazırlanan 1/5000 ölçekli planda

görülmesinin mümkün olmadığı, zaten bu nedenle nazım imar planında derenin

konumunun değişeceği ve uygulama imar planlarının bu kapsamda

yenilenebileceğini belirten hükümle donatıldığı, kamulaştırma işleminin ve

dayanağı imar planının şehircilik ilke ve planlama tekniklerine uygun olduğu

yapılan idari işlemde kamu yararı bulunduğu” sonuç ve kanaatine varıldığı

belirtilmiştir.

Taraflara tebliğ

edilen bilirkişi raporuna davalı idarece itiraz edilmekte ise de, itiraz konuları raporu kusurlandıracak

nitelikte görülmemiş olup rapor karara esas alınabilecek nitelikte bulunmuştur.

Bu durumda, bölgede

mevcut bulunan derelerin taşkın yapma riskine karşılık olarak 1/5000 plan

notlarında söz konusu alanda İSKİ görüşü ve projelendirmesi sonucunda planın

değişebileceğine ilişkin hüküm bulunduğu, özel mühendislik projesi hazırlanan

ve yatırıma konu olan alanlarda, projelerin yapımı sürecinde değişik

alternatifler ele alınabileceği, projelerin ileri safhalarda değişik

alternatifler sonucunda yeni bir yol güzergahı ve bu yol güzergahının altına

derenin getirilmesi ile değiştiğinin görüldüğü, söz konusu değişikliğin

olabileceğine ilişkin plan hükmünün 1/5000 ölçekli nazım imar planında

belirtildiği, bu kapsamda tesis edilen dava konusu kamulaştırma işleminde ve

dayanağı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında hukuka aykırılık bulunmadığı

sonucuna varılmıştır.”

13. Başvurucu bu kararı temyiz

etmiş, Danıştay Altıncı Dairesi 14/6/2012 tarih ve E.2009/12686, K.2012/3532

sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar vermiştir.

14. Bu karara karşı yapılan

karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 12/6/2013 tarih ve E.2012/6826,

K.2013/4178 sayılı kararı ile reddedilmiştir.

15. Karar, başvurucuya 22/8/2013

tarihinde tebliğ edilmiştir.

B. İlgili Hukuk

16. 3/5/1985 tarih ve 3194

sayılı İmar Kanunu’nun “Tanımlar”

kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir:

“Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda

tanımlanmıştır.

Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına

uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral

durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış

biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus

yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının

gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve

problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının

hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve

raporuyla beraber bütün olan plandır.

…”

17. 3194 sayılı Kanun’un “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması”

başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi şöyledir:

“İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından

meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına

uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve

uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye

meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren

belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet

sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan

süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye

meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş

gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.”

18. 4/11/1983 tarih ve 2942

sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Kamulaştırma

şartları” kenar başlıklı 3. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:

“Bakanlar Kurulunca kabul olunan, büyük enerji ve sulama

projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi,

yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla

yapılacak kamulaştırmalarda, bir gerçek veya özel hukuk tüzelkişisine ödenecek

kamulaştırma bedelinin o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktarı, nakden

ve peşin olarak ödenir. Bu miktar, kamulaştırma bedelinin altıda birinden az

olamaz. Bu miktarın üstünde olan kamulaştırma bedelleri, peşin ödeme

miktarından az olmamak ve en fazla beş yıl içinde faiziyle birlikte ödenmek

üzere eşit taksitlere bağlanır. Taksitlere, peşin ödeme gününü takip eden

günden itibaren, Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi

uygulanır.”

19. 2942 sayılı Kanun’un “Acele kamulaştırma” kenar başlıklı 27.

maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun

uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine

Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen

olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet

takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi

ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları

dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek

değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak

davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el

konulabilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

20. Mahkemenin 17/7/2014

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 23/9/2013 tarih ve 2013/7658

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

21. Başvurucu, kamulaştırma

işleminin tebliğ edilmemesi nedeniyle şekil yönünden hukuka aykırı olduğunu, taşınmazının

30 metrelik kamulaştırma bandının dışında olduğunu, buna ilişkin Eyüp Belediye

Başkanlığının 8/12/2004 tarihli yazısının bulunduğunu ve Eyüp 1. Sulh Hukuk

Mahkemesinin 2005/70 D. İş sayılı dosyasına sunulan 9/5/2005 tarihli bilirkişi

raporunun bu durumu tespit ettiğini, daha sonra yapılan imar planı değişikliği

ile kamulaştırma kararı olmayan bir yerin kamulaştırılamayacağını, Danıştay

Altıncı Dairesinde açılan davanın bekletici mesele yapılmaksızın karar

verildiğini, imar planlarının ve bunların uygulanmasına ilişkin işlemlerin

keyfi olamayacağını, hukuk devleti ilkesi gereği olarak Anayasa ve kanunlarca

belirlenen usulün takip edilmesi gerektiğini, taşınmaza yapılan müdahalenin

meşru bir sebebinin bulunmadığını, bu nedenlerle İstanbul 3. İdare Mahkemesinin

iptal kararı vermesi gerekirken davayı reddettiğini belirterek, Anayasa’nın 2.,

5., 10., 11., 12., 13., 35., 90. ve 138. maddelerinde tanımlanan haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüş ve kendisine 2.000.000 TL maddi, 1.500.000 TL

manevi tazminatın ödenmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların

başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. Başvurucunun

iddialarına bakıldığında, kendi parseli yönünden kamulaştırma kararı bulunmadığı,

olmayan karara ilişkin imar planı yapılamayacağı, idarenin maddi hata yaptığı,

yasa ve usule aykırı el koymanın hukuka aykırı olduğu, idari işlemde bilirkişi

raporu dikkate alındığında kamu yararı bulunmadığını, nazım imar planı için

açtığı davanın İstanbul 3. İdare Mahkemesince reddedilmesinden ve Bakanlar

Kurulu kararına karşı açtığı davanın sonucunun bekletici mesele yapılmamasından

şikâyet ettiği görülmekte olup, başvuru formunda Anayasa’nın birçok maddesinde

tanımlanan haklarının ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de bu şikâyetlerin özü

İstanbul 3. İdare Mahkemesi kararının hatalı olduğuna yöneliktir. Bu haliyle

başvurucunun şikâyetleri mahkeme kararının sonucuna ilişkin olup adil

yargılanma hakkı şikâyetine bağlı bir şikâyettir. Bu nedenle incelemenin, adil

yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği yönünde yapılması gerektiği

değerlendirilmiştir.

23. Anayasa’nın 148. maddesinin

dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi

gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

24. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un

48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

25. 6216 sayılı Kanun’un “Esas hakkındaki inceleme” kenar başlıklı

49. maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı

yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal

edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile

sınırlıdır. Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme

yapılamaz.”

26. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

27. Anılan kurallar uyarınca,

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması

ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun

esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz.

Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve

sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfilik içermesi ve

bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlükleri

ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki

başvurular bariz takdir hatası veya açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa

Mahkemesince esas yönünden incelenemez (B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

28. Başvuru konusu olayda,

başvurucu, taşınmazının kamulaştırılması kararının ve bu kararın dayanağı olan

1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle İstanbul 3. İdare

Mahkemesinde açtığı davada, taşınmazının 30 metrelik kamulaştırma bandının

dışında olduğunu, buna ilişkin Eyüp Belediye Başkanlığının 8/12/2004 tarihli

yazısının bulunduğunu ve Eyüp 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/70 D. İş sayılı

dosyasına sunulan 9/5/2005 tarihli bilirkişi raporunun bu durumu tespit

ettiğini, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin maddi hata yaptığını ileri sürdüğü

anlaşılmaktadır.

29. İstanbul 3. İdare Mahkemesi

ise uyuşmazlığın çözümü için 9/10/2008 tarihli ara kararı ile mahallinde keşif

ve bilirkişi incelemesi yaptırmış olup, bilirkişi raporu uyarınca bölgeye

ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer alan plan notu çerçevesinde

yeniden projelendirme yapıldığı ve dere güzergahının üstü kapalı hale getirildiği,

bu güzergahın yeni açılan bulvar ve yol ile desteklendiği, yapılan bu

değişikliğin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına işlendiğini kararda ifade

ettikten sonra “bölgede mevcut bulunan

derelerin taşkın yapma riskine karşılık olarak 1/5000 plan notlarında söz

konusu alanda İSKİ görüşü ve projelendirmesi sonucunda planın değişebileceğine

ilişkin hüküm bulunduğu, özel mühendislik projesi hazırlanan ve yatırıma konu

olan alanlarda, projelerin yapımı sürecinde değişik alternatifler ele

alınabileceği, projelerin ileri safhalarda değişik alternatifler sonucunda yeni

bir yol güzergahı ve bu yol güzergahının altına derenin getirilmesi ile

değiştiğinin görüldüğü, söz konusu değişikliğin olabileceğine ilişkin plan

hükmünün 1/5000 ölçekli nazım imar planında belirtildiği, bu kapsamda tesis

edilen dava konusu kamulaştırma işleminde ve dayanağı 1/5000 ölçekli Nazım İmar

Planında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”

gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

30. Diğer yandan İstanbul

Büyükşehir Belediyesi tarafından Eyüp 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde taşınmazın

kamulaştırma bedelinin tespiti ile kendi adına tesciline karar verilmesi

talebiyle açtığı davada verilen kararda da başvurucuya ait kamulaştırılan yerin

yol ve kaldırım olarak kullanılması nedeniyle tapudan yol olarak terkinine

karar verildiği görülmüştür.

31. Bu durumda, İstanbul 3.

İdare Mahkemesince, yapılan proje ve plan değişikliği sonrasında başvurucu

taşınmazının 30 metrelik kamulaştırma bandında kaldığı için değil, dere

güzergâhının yeniden projelendirilmesi sonrasında yol ve kaldırım olarak

kullanılması nedeniyle açılan davanın reddedildiği anlaşılmaktadır.

32. Başvurucu aynı zamanda

taşınmazının bulunduğu alanın acele kamulaştırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu

kararının iptali istemiyle Danıştay Altıncı Dairesinde açtığı davanın bekletici

mesele yapılmaksızın karar verildiğini ileri sürmekte ise de Mahkeme 23/5/2008

tarihli ara kararı ile Danıştay Altıncı Dairesinden davanın akıbetini sormuş,

Danıştay Altıncı Daire Başkanlığı da 16/9/2008 tarihli yazısı ile davanın

reddedildiğini bildirmiş ve yazı ekinde kararın bir örneğini göndermiştir.

33. Bu durumda, başvurucunun

iddialarının mevzuatın yorumlanmasına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

34. Adil yargılanma hakkı

bireylere dava sonucunda verilen kararın değil, yargılama sürecinin ve usulünün

adil olup olmadığını denetletme imkânı verir. Bu nedenle, bireysel başvuruda

adil yargılanmaya ilişkin şikâyetlerin incelenebilmesi için başvurucunun

yargılama sürecinde haklarına saygı gösterilmediği, bu çerçevede yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığı

veya bunlara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığı, kendi

delillerini ve iddialarını sunamadığı ya da uyuşmazlığın çözüme

kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemesi tarafından dinlenmediği

veya kararın gerekçesiz olduğu gibi, mahkeme kararının oluşumuna sebep olan

unsurlardan değerlendirmeye alınmamış eksiklik, ihmal ya da bariz takdir hatası

veya açık keyfiliğe ilişkin bir bilgi ya da belge sunmuş olması gerekir. Somut

olayda başvurucunun, İstanbul 3. İdare Mahkemesinde açtığı davaya ilişkin

olarak delillerin değerlendirilmesinin ve verilen kararın içeriğinin adil

olmadığı şikâyetini dile getirdiği anlaşılmaktadır.

35. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, İstanbul 3. İdare Mahkemesi kararının bariz takdir hatası veya açık bir

keyfilik de içermediği anlaşıldığından başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurunun “açıkça

dayanaktan yoksun olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

17/7/2014

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler : Zehra Ayla PERKTAŞ Burhan ÜSTÜN Nuri NECİPOĞLU Zühtü ARSLAN Raportör : Bahadır YALÇINÖZ Başvurucu : Emrullah NEŞELİ Vekili : Av. Fatma Atanur FEYZİOĞLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2013/7658, 17 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurunun “açıkça
  16. Kaleli
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2013/7658
Tarih
17 Temmuz 2014

İlgili Kararlar

  • Şehap Korkmaz Başvurusu (B. No: 2013/8975)
  • Hasan Coşkunkan Başvurusu (B. No: 2013/9789)
  • Özlem Türkeş Başvurusu (B. No: 2014/505)
  • Hüseyin Gönel Başvurusu (B. No: 2013/2491)
  • Bilal Karhan Başvurusu (B. No: 2014/3895)
  • Mansur Yavaş ve Cumhuriyet Halk Partisi Başvurusu (B. No: 2014/5425)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.