İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Fatih Tayfar Başvurusu (B. No: 2016/13036)

1. Başvuru, işçilik alacağı nedeniyle açılan davanın aynı maddi

Başvuru No2016/13036Tarih21 Şubat 2019Okuma10 dk · 1.922 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Fatih Tayfar Başvurusu

Karar tarihi
21 Şubat 2019
Başvuru Numarası
2016/13036
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.922 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, işçilik alacağı nedeniyle açılan davanın aynı maddi

olaya dayanılarak açılan başka davalarda verilen kararların aksi bir sonuca

ulaşılarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 12/7/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) 71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın

oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden

incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, Elektrik Üretim A.Ş.nin

(EÜAŞ/işveren) Seyitömer Termik Santrali'nde işçi

olarak çalışmaktayken 16/3/2010 tarihli dilekçe ile dayanışma aidatı ödeyerek

13. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden faydalanmak istemiş; işveren,

başvurucu ile aralarında iş akdi bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir.

9. Başvurucu bu defa hizmet kolunda faaliyette bulunan Türkiye

Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikasına (TES-İŞ/Sendika) üye olma talebinde

bulunmuş, Sendikanın üyelik talebini kabul edip üyelik başvuru formunu ilgili

işverene göndermesi üzerine EÜAŞ, başvurucunun kendi personeli olmadığını

belirterek belgeleri iade etmiştir.

10. Başvurucu; kendisi ile birlikte EÜAŞ'a

ait işyerinde çalışan Sendikaya üye işçilerin asıl işverenin işçisi olduğu

hâlde muvazaalı olarak alt işveren işçisi gibi gösterildiğini, işverenin daha

az maliyetle işçi çalıştırmak için bu yola başvurduğunu, bu açıdan bireysel ve

kolektif haklarının kısıtlandığını, Sendika üyeliği nedeniyle hâlen yürürlükte

bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini ileri

sürerek sözleşmeden kaynaklanan işçilik alacaklarının tahsili istemiyle dava

açmıştır.

11. Kütahya İş Mahkemesi 6/6/2014 tarihli kararında -Yargıtay

denetiminden geçerek kesinleşen aynı mahiyetteki çok sayıda davayı da emsal

göstermek suretiyle- başvurucunun EÜAŞ bünyesinde değişik hazırlanan tek tip

sözleşmeler ile ihaleyi alan firmalar değişse dahi çalışmalarını kesintisiz

devam ettirdiğini,bu firmalar ile alt işverenlik

sözleşmelerinin 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesine

aykırı ve muvazaalı olduğunu, alt işverenlerin yaptıkları asıl işin işçi temini

olduğunu belirterek davayı kabul etmiştir.

12. Mahkemenin benzer nitelikteki çok sayıda kararı ile birlikte

anılan hüküm temyiz edilmiş, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi (Daire) 12/11/2014

tarihinde 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun

Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15. maddesini ilk defa somut olay

çerçevesinde değerlendirdiğini belirterek elektrik üretimi yapan davalı

Şirketin bu madde kapsamında tanınan imtiyazlara sahip olması gerektiğini, bu

nedenle asıl işin tamamını veya bir kısmını alt işverene devredebileceğini, bu

açıdan muvazaalı alt işverenlik ilişkisinden bahsedilemeyeceğini belirterek

benzer nitelikteki birçok karar ile birlikte hükmü bozmuştur.

13. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin bozma kararları üzerine

aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı işçiler tarafından açılan davalar

Kütahya 2. İş Mahkemesine, bazı davalar da Kütahya 1. İş Mahkemesine tevzi

edilmiştir.

14. Kütahya 1. İş Mahkemesi yeniden yaptığı yargılamada iki yüz

elliden fazla dosya ile ilgili direnme kararı vermiştir. Bu kararların temyizi

üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna (HGK) gönderilmiş; HGK 30/9/2015

tarihli kararında, davalı kamu tüzel kişiliği ile yapılan hizmet alım

sözleşmelerinin içeriği, alt işverenlerin değişmesine rağmen çalışan işçilerin

değişmemesi, alınacak işçilerin unvanlarının şartnamede ayrı ayrı belirtilmesi,

alt işverenin ücret bordrolarını tutan bir işçi dışında diğer işçileri sevk ve

idare eden işçisinin bulunmaması, puantaj kayıtlarının EÜAŞ tarafından

belirlenen kişilerce tutulması, işe alan ve işten çıkaranın EÜAŞ olması, davacı

ve alt işveren Şirket işçilerinin asıl işveren EÜAŞ işçileri ile aynı şekilde

ve üretimin her bölümünde çalışması, emir ve talimatların EÜAŞ tarafından

verilmesi, çalışma şartlarının ve yıllık izinlerin EÜAŞ tarafından

belirlenmesi, alt işveren işçilerinin yapılan iş ve hizmette EÜAŞ tarafından

temin edilen ve yine davalıya ait araçları kullanması gibi nedenleri gözönünde tutarak davalı Şirket ile alt işveren arasındaki

hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ve başvurucunun asıl işveren

Şirketin işçisi olduğunu belirterek yerel mahkemenin direnme kararını yerinde

bulmuş, Daire tarafından incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi

için dosyaları Özel Daireye göndermiştir.

15. Daire 24/2/2016 tarihli kararında, HGK tarafından davalı

işverenin imzaladığı alt işverenlik sözleşmesinin muvazaa sebebiyle geçersiz ve

davacıların baştan itibaren asıl işverenin işçisi olduğu hususunun kabul

edildiğini, uygulama birliği ile hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik

ilkelerini gözönüne aldığını belirterek kararları

onamıştır.

16. Aralarında başvurucunun davasının da bulunduğu davalara

bakan Kütahya 2. İş Mahkemesi ise birçok dosyada Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin

12/11/2014 tarihli bozma ilamına uyarak 1/6/2015 tarihinde davaların reddine

karar vermiştir.

17. Temyiz üzerine Daire 16/3/2016 tarihli kararında, bozma

ilamına uyularak karar verilen diğer dosyalarla benzer şekilde değerlendirme

yaparak HGK'nın 30/9/2015 tarihli kararıyla olayda

muvazaanın varlığının kabul edildiğini, bozma kararındaki görüşünü korumasına

rağmen hukuki istikrar adına HGK'dan geçen kararları

onadığını, ancak ilk derece mahkemesince bozmaya uyulması nedeniyle HGK'nın önüne çıkmayan somut olayda davalı lehine usule

ilişkin müktesep hak oluştuğunu belirterek hükmün onanmasına karar vermiştir.

18. Bu arada aralarında başvurucunun vekillerinin de bulunduğu

avukatlar tarafından 15/5/2015 tarihli dilekçeyle Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ve

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararları arasında

asıl işveren ile alt işveren arasındaki iş ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı

hususunda içtihat aykırılığı bulunduğu ileri sürülerek içtihadın

birleştirilmesi talep edilmiştir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu 3/3/2016

tarihli ve 74 sayılı kararı ile muvazaa iddiasının her somut olayın özelliğine

göre çözümlenmesi gerektiğini belirtmiş, içtihadı birleştirme yoluna

gidilmesine gerek olmadığına karar vermiştir.

19. Onama kararı 20/6/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

12/7/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

20. İlgili hukuk için bkz. Hakan Altıncan

(GK), B. No: 2016/13021, 17/5/2018, §§ 20-36.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 21/2/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu; yargısal süreçte kendisi ile aynı durumda olan

işçilerle ilgili davaların bir kısmının işçi lehine sonuçlandığı hâlde kendisinin

de dâhil olduğu aynı nitelikteki bir kısım davalar hakkında ret kararları

verildiğini, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin önceki içtihatlarından ayrılarak

bozma kararı vermesi üzerine dosyaların bir kısmının tevzi edildiği Kütahya 1.

İş Mahkemesinin eski kararında direndiğini, direnme kararı verilen dosyalarla

ilgili olarak HGK'nın Dairenin bozma kararlarını

kaldırması üzerine davaların işçiler lehine sonuçlandığını, aynı nitelikteki

bazı dosyaların ise Kütahya 2. İş Mahkemesine tevzi edildiğini, bu Mahkemenin

bozma kararına uyarak davaları reddettiğini, neticede aynı işyerinde çalışan

aynı durumdaki işçilerin bir kısmı ile ilgili davalar kabul edilirken bir kısmı

hakkında ret kararları verildiğini belirterek Anayasa'nın 10., 35. ve 36.

maddelerindeki haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve yeniden yargılama

kararı verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

23. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu, Anayasa'nın 10. ve 35.

maddelerinde güvence altına alınan haklarının daihlal

edildiğini ileri sürmüşse de iddialarının özünün adil yargılanma hakkının

güvencelerinden biri olan hakkaniyete uygun yargılanma hakkına ilişkin olduğu

ve bu kapsamda bir inceleme yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

26. Başvuru konusuna ilişkin ilkelerin daha önce ortaya

konulduğu Hakan Altıncan

kararında Anayasa Mahkemesi, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin

uyuşmazlığın çözümünde kullanılan yöntemden ayrılarak yeni bir yaklaşım

benimsediğini, esas itibarıyla Yargıtay Dairesinin hukuk kurallarını yorumlama

ve uygulama yetkisine sahip olarak içtihat değişikliğine gitmiş olmasının tek

başına adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurmayacağını, ancak anılan

değişikliğin aynı uyuşmazlıkları çözüme bağlayan diğer Daire ve HGK tarafından

benimsenmediğini, en üst dereceli mahkeme sıfatıyla Yargıtayın

kendi içinde tutarlı ve yeknesak bir uygulamanın bulunmadığını ifade etmiştir.

Anayasa Mahkemesi ayrıca Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin daha sonra da bu yeni

yaklaşımıyla çelişkili sonuçlar doğuran kararlar verdiğini, bu çelişki

nedeniyle benzer durumda bulunan kişilerin bir kısmının talepleri doğrultusunda

karar elde ederken bir kısmının davalarının aksi yönde sonuçlandığını, bu

açıdan aynı somut olaydan kaynaklanan uyuşmazlıklara konu davaların birbirine

zıt şekilde sonuçlanmasının ve başvurucunun davasının da bu şekilde reddedilmesinin

hukuki belirsizliğe yol açtığını, bu durumun başvurucu ve hukuk düzeni

açısından öngörülemez nitelikte olduğunu belirterek adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır (Hakan Altıncan, §§ 54, 55).

27. Somut olayda bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durum

bulunmamaktadır. Buna göre birlikte aynı işyerinde çalışan ve aynı mahkemede

dava açan işçilerle ilgili olarak benzer gerekçelerle verilen kararların

Yargıtay 22. Hukuk Dairesince bozulması üzerine bir kısım dosyanın tevzi edildiği

Kütahya 1. İş Mahkemesinin direnme kararları vermesi ve HGK'nın

direnme kararlarını yerinde bularak neticede bu davalar hakkında kabul

kararları verirken aralarında başvurucunun davasının da bulunduğu bazı

davaların tevzi edildiği Kütahya 2. İş Mahkemesinin Yargıtay Dairesinin bozma

kararına uyarak davaların reddine karar vermesi ve bu kararların Yargıtay 22.

Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmesi nedeniyle benzer durumda bulunan kişiler

arasında yargısal sistemin işleyişinden kaynaklanan nedenlerle farklı sonuçlar

doğmuştur.

28. Başvurucunun davası ile ilgili hangi yargısal içtihadın

doğru olduğuna yönelik çıkarımda bulunma yetkisi Anayasa Mahkemesinin görev

alanında olmamakla birlikte nihai yargılama makamını oluşturan Yargıtay

Daireleri ve HGK arasındaki yorum farklılıklarının benzer nitelikteki davaların

karara bağlanması sürecinde hukuki belirsizliğe yol açtığı, bu belirsizliğin

giderilmesine yönelik mekanizmanın da (bkz. § 18) Yargıtayca

işletilmediği ve bu durumun başvurucu için öngörülemez nitelikte olduğu

anlaşılmıştır.

29. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

31. Başvurucu, yeniden yargılama ve 100.000 TL maddi, 100.000 TL

manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

32. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna

ulaşılmıştır.

33. Adil yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle

ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal sonucuna

uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere Kütahya 2. İş Mahkemesine gönderilmesine karar

verilmesi gerekir.

34. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete

uygun yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Kütahya

2. İş Mahkemesine (E.2015/858, K.2015/414) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin bilgi için Yargıtay 22. Hukuk Dairesine

(E.2015/23643, K.2016/8185) GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/2/2019

tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Recep KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Yakup MACİT Başvurucu : Fatih TAYFAR Vekilleri : 1. Av. Mehmet Reha AKAN 2. Av. Metin BALIOĞLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/13036, 21 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun
  12. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete
  13. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  14. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 21/2/2019
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/13036
Tarih
21 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Fetullah Gülen Başvurusu (B. No: 2015/7550)
  • Ahmet Özdil Başvurusu (B. No: 2015/34)
  • İdris Yakut Başvurusu (B. No: 2014/10709)
  • Abdulbaki Bozkurt ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/3239)
  • Kerem Elmas Başvurusu (B. No: 2015/5465)
  • Mecail Özel Başvurusu (B. No: 2015/480)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.