İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ferhat Yildeniz Başvurusu (B. No: 2017/20129)

1. Başvuru, özel yetkili mahkemece yargılama yapılması

Başvuru No2017/20129Tarih15 Aralık 2020Okuma12 dk · 2.485 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ferhat Yildeniz Başvurusu

Karar tarihi
15 Aralık 2020
Başvuru Numarası
2017/20129
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.485 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, özel yetkili mahkemece yargılama yapılması

nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ve diğer bazı

anayasal hakların ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 17/4/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca yapılan inceleme neticesinde bireysel

başvuru formunun II-B bölümünün eksik açıklamalardan oluştuğunun görülmesi

dolayısıyla yeniden düzenlenmesi ve hangi hakların hangi nedenlerle ihlal

edildiğinin açıklanması gerektiğinin anlaşılması nedeniyle anılan eksikliğin

giderilmesi gerektiği noktasında 20/11/2018 tarihinde bir eksikliğin

giderilmesi bildirimi hazırlanmıştır. Söz konusu bildirim başvurucuya

25/12/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.

5. Başvurucu vekili 9/1/2019 tarihinde söz konusu

bildirime istinaden tamamıyla yeni bir başvuru formu düzenleyerek Anayasa

Mahkemesine göndermiştir. Başvurucu vekili yeni sunduğu başvuru formunda ilk

başvuru formunda ileri sürdüğü şikâyetler haricinde yeni şikâyetler ileri

sürmüştür.

6. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, olayların meydana geldiği tarihte Özgür

Halk dergisi İzmir Bürosu temsilcisidir.

9. Başvurucu; PKK terör örgütüne üye olduğu gerekçesiyle

üç gün gözaltında tutulduktan sonra 23/3/2008 tarihinde, terör örgütüne üye

olma ve resmî belgede sahtecilik suçlarından tutuklanmıştır. Cumhuriyet savcısı

22/5/2008 tarihli iddianamesi ile başvurucunun terör örgütüne üye olma ve resmî

belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasını talep etmiştir. İzmir 10.

Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 7/10/2009 tarihinde başvurucunun tahliyesine

karar vermiştir. Yapılan yargılama sonunda Mahkeme 24/1/2014 tarihinde,

başvurucunun terör örgütüne üye olma ve resmî belgede sahtecilik suçlarından

mahkûmiyetine hükmetmiştir. Aynı kararla başvurucu hakkında tutuklamaya yönelik

yakalama emri çıkarılmasına da hükmolunmuştur.

10. Mahkemenin terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin

değerlendirmesi şu şekildedir:

"PKK/KONGRA-GEL terör örgütünün

gençlik seksiyonunu oluşturan Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketine (YDGH)

yönelik 23.12.2007 tarihinde İzmir’de güvenlik güçlerince yapılan operasyon

sonucunda örgütün Ege Bölge sorumlusu olan S.Y. ve arkadaşları hakkında

soruşturma sonucu gözaltına alınan şüphelilerden 14 örgüt mensubunun

tutuklanması üzerine aralarında örgütün bölge sorumlusu olan ve tutuksuz

yargılanmak üzere serbest bırakılan S.Y.’ın yerine örgüt tarafından Ege bölge

sorumlusu olarak R.S.’nin görevlendirildiği, R.S.’nin Türk asıllı olması ve

örgüt içerisindeki faaliyetlerinin yetersiz bulunması gerekçesiyle yerine sanık

D.D.'in görevlendirildiği, terör örgütünün gençlik yapılanması içerisinde yer

alan sanıklar A.A., E.Y., E.E., M.B. ve Ferhat Yıldeniz’in[Başvurucu] bölge sorumlusu olan

S.Y., R.S. ve daha sonra bölge sorumlusu olarak görevlendirilen sanık D.D. ile

tape kayıtlarına yansıyan telefon görüşmelerinden sanıkların PKK/KONGRA-GEL

terör örgütünün gençlik örgütlenmesi olan Yurtsever Demokratik Gençlik bölge sorumlusu

ve diğer örgüt mensuplarıyla irtibat halinde oldukları, örgüt mensupları ve

Yurtsever Demokratik Gençlik sorumlularıyla toplantı ve görüşmeler yaptıkları,

bu görüşmeler neticesinde örgütün almış olduğu kararlar sonucunda başlatılan

EDİ BESE kampanyası doğrultusunda gençliğin daha aktif ve hareketli olması,

özellikle İstanbul’da baş gösteren araçların yakılması eylemlerinin kamuoyunda

gündem yarattığından aynı tür eylemlerin İzmir’de de gerçekleştirilmesi yönünde

alınan karar doğrultusunda İzmir ilinde de izinsiz gösteri ve yürüyüş, molotof

kokteyli atma, araç yakma gibi eylemlerin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.

İddia, savunma, mahkememizce yapılan

yargılama, iletişim tespit tutanakları, fotoğraftan teşhis tutanağı, R.S. ve

diğer sanıkların ifadeleri, dosyada mevcut tüm tutanak ve belgelerden; sanıklar

ve diğer örgüt mensuplarının tape kayıtlarına yansıyan görüşmeleri, R.S.’nin

olayların akışına uygun anlatımları, diğer sanık ifadelerinden, sanıklar A.A.

ve M.B. haklarında her ne kadar terör örgütü yöneticisi olmak suçundan

haklarında kamu davası açılmış ise de bu iki sanık ile diğer sanıklar E.E.,

E.Y. ve Ferhat Yıldiz’in,[Başvurucu]

terör örgütü yöneticileriyle yaptıkları görüşmeleri ve bu görüşmeler sonucunda

örgüt içerisindeki faaliyetleri, bu faaliyetler sonucunda olay tarihinde

meydana gelen bir çokizinsiz gösteri ve yürüyüşlerin yapıldığı, molotof

kokteyli atma, araç yakma gibi eylemlerin gerçekleştirildiği anlaşılmış ve

açığa çıkmış olmakla terör örgütü üyesi oldukları anlaşılan sanıkların eylemlerine

uyan 5237 Sayılı TCK nun 314/2 ve 3713 Sayılı Yasanın 29.06.2006 tarih, 5532

Sayılı Yasanın 4. maddesiyle değişik 5/1. Maddesi uyarınca cezalandırılması

gerektiği vicdani kanaatine varılmıştır."

11. Mahkûmiyet hükmünde, resmî belgede sahtecilik suçundan

yapılan değerlendirme ise şu şekildedir:

"...Sanık Ferhat Yildeniz’in [başvurucu] emniyet görevlilerince

yakalanması sırasında kimliğini soran görevlilere Diyarbakır Kulp ilçesi

Demirli Köyü nüfusuna kayıtlıİ. ve İ. oğlu Kulp 06.03.1978 doğumlu R.B. isimli

kişiye ait nüfus cüzdanının resim bölümüne sanığın kendi resmi yapıştırılmış nüfus

cüzdanını verdiği 20.03.2008 tarihinde emniyet görevlilerince tutulan

tutanaktan anlaşılmış, (KL:8) sanıkta ele geçen nüfus cüzdanının tetkiki için

(KL3 Dz.245) Emniyet Genel Müdürlüğü İzmir Kriminal Polis laboratuarında

düzenlenen 24.03.2008 tarih 2008/868 nolu raporda mevcut fotoğraf üzerinde

basılı bulunan soğuk mühür izinin de belgedeki devamına ve arka yüzündeki mühür

izine uyum sağladığı, söz konusu belgenin orijinal olduğunun belirtildiği

görülmüştür.

İddia, mahkememizce yapılan yarılama,

sanığın yakalandığı anda üzerinde bulunan nüfus cüzdanıyla ilgili tutanak,

ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamından; Sanık Ferhat’ın, R.B.’ın nüfus

kimlik bilgilerini kullanarak sanığın kendisine ait resmiyle kullanmak

suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmış ve açığa çıkmış

olmakla sanık Ferhat Yildeniz’in [Başvurucu] eylemine uyan 5237 Sayılı TCK. nun 204/1 maddesi

uyarınca, sanığın üzerine atılı suçu terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde

işlemişolduğu anlaşıldığından 3713 Sayılı Yasanın 5532 Sayılı Yasayla değişik

5/1 maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği vicdani kanaatine

varılmıştır...."

12. Mahkûmiyete ilişkin kararı başvurucunun temyiz etmesi

üzerine karar, Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından 7/11/2016 tarihinde

onanmıştır. Başvurucu, nihai karardan 21/3/2017 tarihinde haberdar olduğunu

belirtmiş; 17/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

13. Mahkemenin 15/12/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım

Talebi Yönünden

14. Başvurucu, başvuru harç ve giderlerini ödeyecek

gelirinin bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.

15. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013, §§ 22-27) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak

geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme

gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan

adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Bağımsız ve

Tarafsız Bir Mahkemede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

16. Başvurucu, adil yargılanma hakkı ihlallerine sebep

olduğu için kapatılan özel yetkili bir mahkemenin, hakkında yaptığı işlemlerin

ve verdiği mahkûmiyet kararının geçerli sayıldığını belirtmiştir. Bundan başka

başvurucu, kendisini yargılayan hâkimlerin FETÖ/PDY ile irtibatlı oldukları

gerekçesiyle görevlerinden ihraç edildiklerini ifade etmiş ve tüm bu nedenlerle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

17. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3) numaralı,

48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) 59. maddesinin (2), (3) ve (4) numaralı fıkraları uyarınca Anayasa

Mahkemesine başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar

hakkındaki iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını kanıtlamak

başvurucuya düşer. Zikredilen kurallara göre başvurucunun kamu gücünün işlem,

eylem ya da ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile

dayanılan Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile

ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğini

başvuru dilekçesine eklemesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale

neden olduğu iddia edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih

sırasına göre özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki haklardan

hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller

açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20; Ünal

Yiğit, B. No: 2013/1075, 30/6/2014, §§ 18, 19; Sabah Yıldızı Radyo ve

Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, [GK], B.

No: 2014/12727, 25/5/2017, § 19; Mustafa Akaydın, B. No: 2015/14800,

8/1/2020, § 21).

18. Somut olayda başvurucu, yargılamada görev alan

hâkimlerin FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında görevden alınmaları dolayısıyla

Mahkemenin bağımsız ve tarafsız olamayacağını ileri sürmüşse de belirtilen

hususun yargılamayı etkilediğine dair somut bir olgu göstermediği ya da hukuken

kabul edilebilir herhangi bir açıklama yapmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan

başvurucunun yargılandığı Mahkemenin -kapatılmasına rağmen- hakkında yaptığı

tüm işlemlerin ve verdiği kararın geçerli sayılmasının adil yargılanma hakkının

ihlali anlamını taşıdığını iddia ettiği de görülmektedir. Ancak başvurucu,

Mahkemenin herhangi bir işleminin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri

sürmemiş; somut olarak hangi durumun kendisinin adil yargılanmasını

etkilediğini açıklamamıştır. Bu itibarla başvurucu, ihlal iddialarına ilişkin

delillerini sunma, temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda

bulunma yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Dolayısıyla başvurucu

tarafından ileri sürülen bu başlık altındaki iddiaların temellendirilemediği

sonucuna ulaşılmıştır.

19. Açıklanan gerekçelerle bu bölümdeki iddiaların

temellendirilememiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

C. Diğer İhlal

İddiaları

1. Başvurucunun

İddiaları

20. Başvurucu; sırf gazete temsilcisi olması nedeniyle cezalandırıldığını,

el konulan bazı kitapların aleyhine delil olarak değerlendirildiğini, bazı

kitap ve dergilere hukuka aykırı bir şekilde el konulduğunu hatta hakkında

toplatma kararı olmayan bazı yayınların dahi elkoyma kapsamına alındığını

belirterek Anayasa'nın 26., 27., 28., 29., 30. ve 35. maddelerinin ihlal

edildiğini ileri sürmüştür. Bundan başka başvurucu, mahkûmiyet kararı ile

birlikte hakkında yakalama emri çıkarılması ve bu kararın henüz ayakta olması

gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiştir.

21. Başvurucu ayrıca yargılamanın 9 yıl sürdüğünü ve bu

sürenin makul bir süre olmadığını, beyanları aleyhine delil olarak

değerlendirilen R.S.nin duruşmada dinlenmediğini ve tanığa doğrudan soru sorma

hakkının kendisine tanınmadığını, gerekçeli kararda kendisi hakkındaki

delillerin açıklanmadığı gibi mahkûm edilmesi noktasında şahsileştirilmiş bir

gerekçe yazılmadığını, terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen

mahkûmiyete ilişkin gerekçeli kararın ilgili kısmında belirtilen hususların

hangisinin kendisi ile alakalı olduğu konusunda herhangi bir değerlendirme

yapılmadığını belirtmiştir.

22. Öte yandan başvurucu kendi aleyhine delil kabul

edilen ve M.B. isimli şahsın evinde yapılan aramada ele geçirilen dokümanın hukuka

aykırı delil mahiyetinde olduğunu çünkü adı geçen kişinin evinde yapılan

aramanın hukuka aykırı bir şekilde yapıldığını ileri sürmüştür. Son olarak

başvurucu, söz konusu delilin örgütsel bir doküman niteliğinde olduğunun ve

hatta M.B. isimli şahsa ait olduğunun bile sabit olmadığını, hakkında

mahkûmiyet kararı verilmesinin bariz bir takdir hatası niteliğinde olduğunu,

somut bir delil olmadan mahkûmiyetine karar verildiğini ifade etmiş ve tüm bu

nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini savunmuştur.

2. Değerlendirme

a. Genel İlkeler

23. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda,

başvurucuların başvurularını titizlikle hazırlama ve takip etme yükümlülükleri

vardır. Anayasa Mahkemesi birçok kararında; başvurucunun başvuru formunu özenle

doldurmak, ihlal iddiasının dayanağı olan tüm olayları göstermek, başvuruyu

aydınlatacak ve hükmün esasını etkileyecek argümanları destekleyici tüm

belgeleri başvuru dilekçesine eklemek yükümlülüğü olduğunu ve bir bilgi veya

belge elde edilememişse bunun da nedenlerini açıklamak yükümlülüğü olduğunu

belirtmiştir (Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim Reklam Sanayi

ve Ticaret Anonim Şirketi, §§ 22-26; Mustafa Akaydın, § 23).

24. Bireysel başvuru incelemesinde Anayasa Mahkemesinin

görevi başvurucunun başvuru formunda ileri sürdüğü gerekçelerle sınırlı bir

incelemeyi kapsamaktadır. Başvurucunun bireysel başvuru formunda mağduriyetini

gösteren açıklamaları yapmaması ve/veya mağduriyetine dayanak olarak ileri

sürdüğü hususları delillendirmemesi durumunda Anayasa Mahkemesi başvurucu

yerine geçerek delil toplama ve ihlal iddialarını gerekçelendirme görev ve

yükümlülüğüne sahip değildir (Mustafa Akaydın, § 27).

25. Bir konuda şikâyetin varlığı için Anayasa ile Avrupa

İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma alanındaki bir hakkın ihlal

edildiğinin somut olarak ileri sürülmesi yeterli olmayıp maddi vakıanın

içeriğinin ve hangi hakkın ne sebeple ihlal edildiğinin öz itibarıyla ortaya

konulması, şikâyete dayanak yapılan delillerin maddi vakıalarla irtibatlandırılarak

açıklanması gerekmektedir (Sinan Oğan, B. No: 2017/32685, 2/6/2020, §

36).

26. 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (3) numaralı

fıkrasında başvuru dilekçesinde işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal

edildiği ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa hükümlerinin ve

ihlal gerekçelerinin belirtilmesinin bir zorunluluk olduğu, aynı maddenin (6)

numaralı fıkrasında ise anılan zorunluluk da dâhil olmak üzere başvuru

evrakında herhangi bir eksiklik bulunması hâlinde eksikliğin giderilmesi için

başvurucu veya varsa vekiline bildirimde bulunulacağı belirtilmiştir.

27. Bireysel başvuru formunun neler içermesi gerektiği ve

eksikliklerin giderilmesi hususlarına ilişkin olarak İçtüzük'te ayrıntılı

düzenlemeler yapılmıştır. İçtüzük'ün 59. maddesinin (3) numaralı fıkrasında

bireysel başvuru formunda nelerin yer alması gerektiği ayrıntılarıyla

açıklanmıştır. Bunlardan birisi de bireysel başvuru kapsamındaki güncel ve

kişisel haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin

gerekçeler ile delillere ait özlü açıklamaların bulunmasıdır. İçtüzük'ün 66.

maddesinde ise bireysel başvuru formunun ve eklerinin ön incelemesi ve herhangi

bir eksikliğin tespiti hâlinde ne şekilde hareket edileceği düzenleme altına

alınmıştır. Anılan düzenlemede gelen başvuruların şeklî eksiklikler bulunup

bulunmadığı yönünden inceleneceği belirtildikten sonra başvuru formunda veya

eklerinde herhangi bir eksiklik tespit edilmesi hâlinde eksikliğin giderilmesi

için başvurucu veya varsa vekiline bildirimde bulunulacağı belirtilmiştir.

28. Anılan düzenlemelerden ve içtihatlardan yola

çıkıldığında, Anayasa Mahkemesince başvuru formu ile ilgili herhangi bir

eksikliğin giderilmesi istenildiğinde başvurucular, ilk başvuru formunda öz

itibarıyla ileri sürdükleri şikâyetlerin açıklanması ile sınırlı bir giderim

yoluna gidebileceklerdir. Öte yandan başvurucuların kendilerine bildirilen

eksiklikleri giderirken bazı yeni hak ihlali iddialarında bulunmaları ancak

bireysel başvuru süresi içinde yapılacak eksiklik giderimlerinde mümkün

olabilecektir.

29. 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı

fıkrası ile İçtüzük'ün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bireysel

başvuruların başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş

ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması

gerekmektedir (Yasin Yaman, B. No: 2012/1075, 12/2/2013, §§ 18, 19).

Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarından olan başvuru süresine

riayet edilmesi şartı, bireysel başvuru incelemesinin her aşamasında resen

nazara alınması gereken bir başvuru koşuludur (Taner Kurban, B. No:

2013/1582, 7/11/2013, § 19). Bireysel başvuru için öngörülen otuz günlük süre

geçtikten sonra yapılan eksiklik giderimlerinde daha önce öz olarak dahi ileri

sürülmemiş hak ihlaline dair yeni iddialarda bulunulması mümkün değildir.

b. Somut Olayın

Değerlendirilmesi

30. Somut olayda başvurucu, hakkında terör örgütüne üye

olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine bireysel

başvuruda bulunmuştur. Başvurucu nihai karardan 21/3/2017 tarihinde haberdar

olduğunu belirtmiş, 17/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur (bkz. §

12). Başvurucu, bireysel başvuru formunda özü itibarıyla bağımsız ve tarafsız

mahkeme güvencesinden yoksun bir mahkemede yargılandığını belirtmiştir.

31. Söz konusu bireysel başvuru formunun ve eklerinin

incelenmesi sonrasında, başvuru formunun II-B bölümünün eksik açıklamalardan

oluştuğunun görülmesi dolayısıyla formun yeniden düzenlenmesi ve hangi hakların

hangi nedenlerle ihlal edildiğinin açıklanması noktasında başvurucuya

20/11/2018 tarihinde bir eksiklik bildirimi yapılmıştır. Başvurucu anılan

bildirimi 25/12/2018 tarihinde tebliğ almıştır (bkz. § 4). Eksiklikleri

gidermek amacıyla başvurucu, yeni bir başvuru formu hazırlayarak 9/1/2019

tarihinde bu formu Anayasa Mahkemesine göndermiştir (bkz. § 5). Başvurucu

yeniden hazırlayıp Anayasa Mahkemesine gönderdiği bireysel başvuru formunda,

önceden dile getirdiği şikâyetler haricinde ilk defa gündeme getirdiği bazı

şikâyetler ileri sürmüştür (yeni ileri sürülen şikâyetler için bkz. §§ 20-22).

32. Başvurucunun kendisine bildirilen eksiklikleri

giderirken başvuru formunda öz itibarıyla dile getirmiş olduğu

şikâyetleri detaylandırmasının önünde bir engel bulunmamaktadır. Bununla

birlikte somut olayda başvurucunun başvuru formunda öz itibarıyla dahi olsa

ileri sürmediği şikâyetlerini ancak nihai kararın öğrenilmesinden itibaren otuz

gün içinde göndereceği eksikliklerde dile getirmesi mümkün olacaktır. Somut

olayda ise başvurucu, nihai kararı 21/3/2017 tarihinde öğrenmesine rağmen

9/1/2019 tarihinde Anayasa Mahkemesine gönderdiği bir başvuru formunda

-bireysel başvuru yaparken sunduğu başvuru formunda öz itibarıyla da olsa ileri

sürmediği- birçok yeni şikâyet dile getirmiştir. Söz konusu şikâyetlerin nihai

kararın öğrenilme tarihi de dikkate alındığında süresinde başvuruya konu

edilmediği sonucuna varılmıştır.

33. Aksinin kabulü hâlinde, eksikliğin giderilmesine dair

ya da ek beyanları içerir dilekçelerle farklı ve bağımsız ihlal iddialarının

her zaman dile getirilmesi mümkün olacaktır. Bu da bireysel başvuru için

öngörülen otuz günlük süre kuralını anlamsız hâle getirecektir (benzer yöndeki

karar için bkz. Ümüt Demir, B. No: 2012/1000, 18/9/2014, § 31; Sinan

Oğan, § 29).

34. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının süre

aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. 1. Bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının süre aşımı nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 15/12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Ömer MENCİK Başvurucu : Ferhat YİLDENİZ Vekili : Av. Nezahat PAŞA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2017/20129, 15 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adli Yardım
  11. B. Bağımsız ve
  12. C. Diğer İhlal
  13. B. 1. Bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma
  14. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2017/20129
Tarih
15 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Abdullah Aslan Başvurusu (B. No: 2018/22112)
  • Ekrem Aysu Başvurusu (B. No: 2018/13227)
  • Bekir Yakar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2019/35103)
  • Ahmet Reyhan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/36223)
  • Şahin Alpay Başvurusu (B. No: 2018/10327)
  • İbrahim Şimşek Başvurusu (B. No: 2018/37341)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.