İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Filiz Fırat Başvurusu (B. No: 2014/10305)

1. Başvuru, uyuşmazlığın esasına yönelik talebin karara

Başvuru No2014/10305Tarih5 Aralık 2017Okuma11 dk · 2.210 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Filiz Fırat Başvurusu

Karar tarihi
5 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2014/10305
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.210 kelime·11 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, uyuşmazlığın esasına yönelik talebin karara

bağlanmaması nedeniyle karar hakkının; davanın uzun sürmesi nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, bu aşamada başvuru hakkında bir görüş

bildirilmeyeceğini ifade etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma

Hastanesinde hemşire olarak görev yapmaktadır.

9. Başvurucu 2/4/2008 ile 14/11/2009 tarihleri arasında

14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105. maddesi

uyarınca hastalık izni kullanmıştır. Başvurucu, hastalık izninin 2/4/2008 ile

16/4/2008 ve 26/5/2008 ile 19/6/2008 tarihleri arasındaki kısımlarında

hastanede yatarak tedavi görmüş; diğer kısımlarında ise sağlık kurulu raporuyla

istirahatli sayılmıştır.

10. Hastalık izninde olduğu süreçte fiilen görev yapmadığı

gerekçesiyle başvurucuya döner sermaye gelirinden pay ödenmemiştir.

11. Başvurucu, hastalık izni devam ederken 21/4/2009 tarihinde

idareye başvurmuş ve hem hastanede yatarak tedavi gördüğü hem de sağlık kurulu

raporlarıyla istirahatli sayıldığı süreler dâhil olmak üzere hastalık izni

süresince tarafına döner sermaye gelirinden pay (ek ödeme) ödenmesi gerektiğini

belirtmiştir. Başvurucu, bu süreçte kesilen ek ödeme tutarlarının hesaplanarak

yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir. Başvurucunun bu talebi idarece

cevap verilmemek suretiyle reddedilmiştir.

12. Başvurucu, söz konusu zımni ret işleminin iptali istemiyle

10/7/2009 tarihinde İzmir 1. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır.

Başvurucu, dava dilekçesinde davanın konusunu hastalık izni nedeniyle kesilen

ek ödemelerinin tarafına ödenmesi istemi olarak göstermiştir.

13. Mahkeme, söz konusu yargılamada davanın konusunu

başvurucunun sadece hastanede yatarak tedavi gördüğü döneme (2/4/2008 ile

16/4/2008 ve 26/5/2008 ile 19/6/2008 tarihleri arasındaki dönem) ilişkin olarak

ödenmeyen ek ödemelerin ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin

işlemin iptali istemi olarak değerlendirmiş ve bu çerçevede yaptığı inceleme neticesinde

3/2/2010 tarihli kararıyla dava konusu işlemi iptal etmiştir. Kararın

gerekçesinde 657 sayılı Kanun'un 105. maddesi gereğince, çalışanların özlük

haklarına hastalık izni süresince dokunulamayacağı, bu itibarla başvurucunun

hastanede tedavi gördüğü döneme ilişkin olarak ödenmeyen ek ödemelerinin

idarece hesaplanarak ödenmesi gerekirken bu yöndeki başvurunun reddine ilişkin

işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmiştir.

14. Başvurucu; davadaki talebinin sadece hastanede yatarak

tedavi gördüğü döneme ilişkin olarak ek ödeme yapılmasından ibaret olmadığını,

hastalık izninin tamamı süresince ödenmeyen ek ödemeye yönelik talepte

bulunduğunu, nitekim idareye başvurusunun da bu kapsamda olduğunu ancak

hastalık izninin hastane dışında geçen kısmına (sağlık kurulu raporuyla

istirahatli olduğu döneme) ilişkin talebiyle ilgili olarak Mahkemenin herhangi

bir değerlendirme yapmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

15. Karar, Danıştay Sekizinci Dairesince (Daire) 12/3/2013

tarihinde onanmıştır.

16. Başvurucunun karar düzeltme istemi de aynı Dairenin

19/3/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.

17. Nihai karar 30/5/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ

edilmiştir.

18. Başvurucu 20/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

19. 657 Kanun'un 105. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları

şöyledir:

"Memura, aylık ve özlük hakları

korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl

hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir.

Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi

kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin

hesabında dikkate alınır."

B. Uluslararası Hukuk

20. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes

davasının, ... esası konusunda karar verecek olan, ... bir mahkeme tarafından

... görülmesini isteme hakkına sahiptir..."

21. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) mahkeme hakkının

görünümlerinden biri olan karar hakkı ile ilgili Kutic/Hırvatistan davasında yaptığı değerlendirmede, Sözleşme'nin

6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının hukuki uyuşmazlıkların tespiti için

mahkemeye erişim hakkını güvence altına aldığını yinelemekte ancak bu hakkın

yalnızca dava açma hakkı ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda mahkemenin

"uyuşmazlık konusundaki kararını" elde etme hakkını da kapsadığını

belirtmektedir. AİHM'e göre bir taraf devletin iç

hukuk sistemi uyarınca, bir birey tarafından açılan davaya ilişkin yürütülen

yargılamalar neticesinde davanın nihai bir karara bağlanacağı garanti edilmeden

bu kişinin bir mahkeme önünde hukuk davası açmasına izin verilmesi yanıltıcı

olur. AİHM Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının davacılara

tanınan usule ilişkin güvenceleri -adil, aleni ve hızlı yargılama-,

uyuşmazlıklarının nihai bir çözüme kavuşturulacağını garanti etmeksizin detaylı

olarak açıklamasının anlamsız olacağına dikkat çekmektedir (Kutic/Hırvatistan, B. No: 48778/99, 1/3/2002, § 25).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

22. Mahkemenin 5/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Karar Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

1. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu, gerek idareye başvuru

dilekçesinde gerekse dava dilekçesinde talepte bulunmuş olmasına rağmen sağlık

kurulu raporu ile istirahatli olduğu döneme ilişkin olarak ek ödeme yapılması

istemi hakkında Mahkemenin herhangi bir değerlendirme yapmadığını ve bu hususta

bir hüküm kurmadığını belirtmektedir. Başvurucu, Mahkeme kararının talep

konusunun neden bu şekilde sınırlandırıldığına dair herhangi bir gerekçe

içermediğinden şikâyet etmektedir. Uyuşmazlığın tümü hakkında bir karar

verilmemesi nedeniyle yasa hükmü ile hastalık izni süresince güvence altına

alınan özlük haklarından yoksun bırakıldığını belirten başvurucu; adil

yargılanma, çalışma, maddi ve manevi varlığın korunması haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

24. Anayasa'nın 36. maddesi şöyledir:

"Herkes,

...yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil

yargılanma hakkına sahiptir."

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisiiçindeki

davaya bakmaktan kaçınamaz."

25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun yukarıda belirtilen

şikâyetlerinin özü; iptal davasına konu uyuşmazlığın esasını oluşturan, sağlık

kurulu raporu ile istirahatli sayıldığı döneme ilişkin olarak da tarafına ek

ödeme yapılması talebi hakkında Mahkemece değerlendirme yapılmak suretiyle

olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olmasıdır. Bu itibarla belirtilen

ihlal iddiaları mahiyeti itibarıyla karar hakkı kapsamında incelenmiştir..

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan karar

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

27. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında; herkesin

yargı organları önündedavacı veya davalı olarak iddiada

bulunma, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. 3/10/2001

tarihli ve 4709 sayılı Kanun'un Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasına

"adil yargılanma hakkı" ibaresinin eklenmesine ilişkin 14. maddesinin

gerekçesinde "değişiklikle Türkiye

Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına

alınmış olan adil yargılama hakkı[nın] metne

dahil" edildiği belirtilmiştir. Dolayısıyla Anayasa'nın 36.

maddesinde herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu ibaresinin

eklenmesinin amacının Sözleşme'de düzenlenen adil

yargılanma hakkını anayasal güvence altına almak olduğu anlaşılmaktadır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017,§ 54). Bu itibarla Anayasa'da güvence altına alınan

adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriğinin Sözleşme'nin "Adil yargılanma hakkı" kenar

başlıklı 6. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekir (Onurhan Solmaz, B.No:

2012/1049, 26/3/2013, § 22).

28. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise hiçbir mahkemenin,

görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı belirtilmiştir. Bu

bağlamda Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı, kişilere

davanın görüldüğü mahkemeden uyuşmazlığa ilişkin bir karar verilmesini isteme

güvencesini de sağlar.Öte

yandan Sözleşme'yi yorumlayan AİHM, Sözleşme'nin 6.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkeme hakkı şeklinde genel bir hakkı

düzenlediğini kabul etmekte ve bu hakkın karar hakkını da içerdiğini ifade

etmektedir (bkz. § 21).

29. Adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan mahkeme

hakkı; mahkemeye erişim hakkı, karar hakkı ve kararın icrası haklarını içerir.

Karar hakkı genel itibarıyla mahkeme önüne getirilen uyuşmazlığın karara

bağlanmasını isteme hakkını ifade eder. Bununla birlikte karar hakkı bireylerin

sadece yargılama sonucunda şeklî anlamda bir karar elde etmelerini güvence

altına almaz. Bu hak aynı zamanda, dava konusu edilen uyuşmazlığa ilişkin

esaslı taleplerin yargı merciince bir sonuca bağlanmasını da gerektirir.

ii. İlkelerin Olaya Uygulanması

30. Başvurucu, idare aleyhine açtığı iptal davasının sebebinin

657 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca kullandığı hastalık izni süresince ek

ödemeden faydalandırılması ve bu dönemde hak ettiği hâlde tarafına ödenmeyen ek

ödeme tutarının ödenmesi talebi olduğunu belirtmektedir. Başvurucu, hastanede

yatarak tedavi görmemekle birlikte sağlık kurulu raporu ile istirahatli

sayıldığı döneme ilişkin talebiyle ilgili olarak herhangi bir karar

verilmediğinden şikâyet etmektedir.

31. Somut olayda değerlendirilmesi gereken mesele; başvurucunun

sağlık kurulu raporu ile istirahatli sayıldığı döneme ilişkin olarak ek ödeme

yapılması talebinin uyuşmazlığın esasına yönelik bir talep olup olmadığı,

Mahkemece yapılan değerlendirmenin kapsamı ile verilen iptal kararının bu döneme

ilişkin talebi karşılayıp karşılamadığının tespiti ile ilgilidir.

32. Başvurucunun 10/7/2009 tarihli dava dilekçesinde, hastalık

izni süresinceödenmeyen ek ödemelerin tarafına

ödenmesi talebiyle idareye yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin

iptalini istediği anlaşılmaktadır. Başvurucunun dava konusu zımni ret işlemine

dayanak teşkil eden idareye başvuru dilekçesinde; hastalık izninin hem

hastanede yatarak tedavi gördüğü hem de sağlık kurulu raporlarına istinaden

istirahatli sayıldığı dönemlerinin tamamı içintarafına

ek ödeme yapılması gerektiğini açıkça belirttiği, keza dava dilekçesinde de söz

konusu talebini aynı şekilde tekrar ettiği görülmektedir. Bu açıdan sağlık

kurulu raporuyla istirahatli sayılan dönemde de ek ödemeden faydalandırılma

talebinin davanın esasına yönelik bir talep olduğu anlaşılmaktadır.

33. Mahkemenin ise gerekçeli kararında davanın konusunu sadece

hastanede yatarak tedavi görülen dönemde ödenmeyen ek ödemenin tarafına

ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemi

olarak belirttiği görülmektedir. Bu kabulden hareketle Mahkemenin iddia ve

savunma kurgusunun tamamen, hastalık izninin sadece hastanede yatarak tedavi

görülen kısmı temeline oturtulduğu, bu döneme ilişkin ek ödeme talebi yönünden

değerlendirme yapıldığı, dolayısıyla iptal hükmünün de bu döneme ilişkin olarak

verildiği anlaşılmaktadır.

34. Buna göre Mahkemenin, başvurucunun yargılama sürecinin tüm

aşamalarında dile getirdiği ve yargılamanın sonunda çözülmesi gerekli bir

uyuşmazlık olarak ortaya koyduğu, "hastalık izninin sağlık kurulu

raporuyla istirahatli sayıldığı dönemine ilişkin olarak da ek ödeme

yapılması" talebini davanın kapsamına dâhil etmediği görülmektedir.

Mahkemenin, davanın kapsamına ilişkin bu sınırlamayı yaparken herhangi bir

hukuki dayanak göstermediği dikkate alındığında esasen uyuşmazlığın konusunu

eksik tespit ettiği anlaşılmaktadır. Bunun doğal sonucu olarak söz konusu talep

hakkında Mahkemece değerlendirme yapılmak suretiyle olumlu ya da olumsuz

herhangi bir karar verilmediği ya da bu talebin bir sonuca bağlanmadığı

görülmektedir. Bu açıdan başvurucunun, dava konusu ettiği uyuşmazlığın

belirtilen kısmı yönünden karar hakkından yoksun bırakıldığı sonucuna

ulaşılmıştır.

35. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan karar hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

36. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

37. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

38. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak

davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra

aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam

eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının

ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198,

7/11/2013, §§ 45, 47).

39. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).

40. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olaydaki 4 yıl 8 ay 9 günlük

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

41. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

43. Başvurucu, yeniden yargılama yapılmasına hükmedilerek

ihlalin giderilmesi talebinde bulunmuştur.

44. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında karar hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

45. Karar hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması

için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan ihlal kararının

bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 1. İdare Mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

46. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

47. Başvurucunun, yargılamanın makul süreyi aşması nedeniyle

tazminat talebi bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine gerek

bulunmamaktadır.

48. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Karar hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. 1. Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki karar hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

2. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Kararın bir örneğinin karar hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 1. İdare

Mahkemesine (E.2009/935) GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

5/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Rıdvan GÜLEÇ Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Gülbin AYNUR Başvurucu : Filiz FIRAT

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/10305, 5 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Karar Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin
  11. B. Makul Sürede
  12. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  13. VI. Hüküm
  14. A. 1. Karar hakkının ihlal
  15. B. 1. Anayasa'nın 36. maddesinde
  16. D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA
  17. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  18. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/10305
Tarih
5 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Hasan Bozkurt Başvurusu (B. No: 2014/9884)
  • Tamer Aslantaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/5685)
  • Temur Eskibağ ve Mehmet Rıza Eskibağ Başvurusu (B. No: 2014/5098)
  • Ömer İçlek Başvurusu (B. No: 2014/16666)
  • Süleyman Özpınar Başvurusu (B. No: 2014/6710)
  • A. M. H. Başvurusu (B. No: 2014/14028)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.