İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Süleyman Özpınar Başvurusu (B. No: 2014/6710)

1. Başvuru, tüketici hakem heyetine yapılan şikâyetin kabul

Başvuru No2014/6710Tarih20 Aralık 2017Okuma10 dk · 2.054 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Süleyman Özpınar Başvurusu

Karar tarihi
20 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2014/6710
R.G. Tarih ve Sayı
6/2/2018-30324
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.054 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tüketici hakem heyetine yapılan şikâyetin kabul

edilmesine rağmen tüketici mahkemesine açılan itiraz davasında deliller dikkate

alınmadan ve tebliğ edilmeyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 15/5/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu, bankadan kullandığı tüketici kredisi ve kredi

kartı taksitli avans kredilerinin geri ödemelerinden dolayı bazı taksitlerinin

ödenmemiş olarak gösterilmesi nedeniyle 249,18 TL fazla ödemenin iadesi için

31/7/2013 tarihinde Karatay Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyetine

(Heyet) başvurmuştur.

10. Heyet 20/9/2013 tarihli kararıyla başvurucunun talebi

doğrultusunda şikâyete konu bedelin başvurucuya iadesine karar vermiştir.

11. Banka, Heyet kararına karşı Konya Tüketici Mahkemesi

(Mahkeme) nezdinde 4/11/2013 tarihinde itirazda bulunmuştur.

12. Mahkemenin 16/4/2014 tarihli kararıyla davanın kısmen kabulü

ile Heyet kararının 201,18 TL miktar yönünden kısmen iptaline, kararın hüküm

kısmının "...Başvurucunun kısmen haklı olduğuna, banka tarafından avans

işlem komisyonu adı altında alınan 48,00 TL bedelin başvurucuya iadesine,

fazlaya ilişkin talebinin reddine" şeklinde düzeltilerek onanmasına dosya

üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olarak karar verilmiştir.

13.Başvuru, kararın tebliğinden itibaren yasal süre içerisinde

yapılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

14. Uyuşmazlığa konu olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan

23/2/1995 tarihli ve 4077 sayılı mülga Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un

6/3/2003 tarihli ve 4822 sayılı Kanun ile değiştirilen 22. maddesinin beşinci

fıkrası şöyledir:

"...

Değeri beşyüz milyon

liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine

başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları

bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki

hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.

İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak,

talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem

heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem

heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği

karar kesindir.

..."

15.4077 sayılı mülga Kanun'un 23. maddesinin birinci ve ikinci

fıkraları şöyledir:

"Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak

çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır. Tüketici

mahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.

Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler,

tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan

muaftır. Tüketici örgütlerince açılacak davalarda bilirkişi ücretleri, 29 uncu

maddeye göre kaydedilen bütçede öngörülen ödenekten Bakanlıkça karşılanır.

Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti 6183 sayılı

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan

tahsil olunarak 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye gelir

kaydedilir. Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar Hukuk Usulü Muhakemeleri

Kanununun Yedinci Babı, Dördüncü Faslı hükümlerine göre yürütülür."

16. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 316. maddesi şöyledir:

"(1) Basit yargılama usulü, kanunlarda

açıkça belirtilenler dışında, aşağıdaki durumlarda uygulanır:

...

b) Doğrudan dosya üzerinden karar vermek

konusunda kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler.

…

g) Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı

yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve

işler."

17.6100 sayılı Kanun'un 320. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1)Mahkeme,

mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar

verir.

..."

18. 6100 sayılı Kanun'un 447. maddesinin ikinci fıkrası şu

şekildedir:

"(2) Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan

18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan

yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan

maddelerine yapılmış sayılır."

B. Uluslararası Hukuk

19. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 35. maddesine 14. Protokol'le eklenerek 1/6/2010

tarihinde yürürlüğe giren önemsiz zarar kriterine ilişkin içtihadında bu

kriterin, Sözleşme ve protokolleri ile güvence altına alınan hakların Avrupa

düzeyinde hukuksal açıdan korunmasını sağlama yönündeki temel görevine

yoğunlaşması için önemsiz başvuruları ivedilikle inceleme olanağı vermesi

amacıyla oluşturulduğunu belirtmektedir (Stefanescu/Romanya (k.k.),

B. No: 11774/04, 12/4/2011, § 35). Hâkimin küçük/önemsiz işlerle uğraşmaması

gerektiğini ifade eden (De minimis non curat praetor)

prensibe göre yeni kabul edilebilirlik şartının -bir hak ihlali ne denli gerçek

olursa olsun- uluslararası bir mahkeme tarafından incelenmeyi gerektirecek

asgari bir ağırlık düzeyine ulaşması gerektiği görüşüne dayanır (Korolev/Rusya (k.k.),

B. No: 25551/05, 1/7/2010). Bu kriterin incelenmesinde ihlal edildiği iddia

edilen hakkın mahiyetini, ihlal iddiasının ciddiyeti ve/veya ihlalin başvuranın

kişisel durumu üzerinde oluşturacağı olası sonuçlarını da gözönünde

bulundurmak gerekir (Giusti/İtalya, B. No: 13175/03, 18/10/2011, §

34).

20. AİHM, söz konusu kriteri uygularken Sözleşme ve

protokollerinin güvence altına aldığı insan haklarına saygının başvurunun

esastan incelenmesini gerektirip gerektirmediği hususunu da incelemektedir. Bu

kapsamda AİHM, önem kriteri getirilmeden önce de önüne gelmiş olan Sözleşme ile

ilgili hususta açık ve çokça uygulanmış olan bir içtihadın bulunması durumunda

bu incelemenin yapılmasının gerekli olmadığına hükmettiğini (Van Houten/Hollanda

(kayıttan düşürme), B. No: 25149/03, 29/9/2005, §§ 33-38; Kavak/Türkiye (k.k.),

B. No: 34719/04 ve 37472/05, 19/5/2009) hatırlatarak mahkeme içtihatlarını

genişletebilecek veya bunlara katkı sağlayabilecek nitelikteolmayan

başvuruları incelememektedir (Tayfun

Görgün/Türkiye (k.k.), B. No: 42978/06,

16/9/2014).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 20/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, sunduğu deliller dikkate alınmadan eksik inceleme

sonucu sadece karşı tarafın (Bankanın) beyanları uyarınca ve kredi kullanımına

ilişkin zorunlu masrafların tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi

sonucu Mahkemeye sunulan rapor tebliğ edilmeden karar verilmesi suretiyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma

hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri yönünden

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

24.30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un "Bireysel

başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesi" kenar başlıklı 48. maddesinin (2)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, Anayasanın

uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi

açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı

başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar

verebilir."

25. Başvurucunun ihlal iddiasına konu eksik inceleme sonucunda

kendisine tebliğ edilmeden hükme esas alınan bilirkişi raporu nedeniyle

uğradığı maddi kaybı, bir başka ifadeyle kredi taksitlerinin geri ödemelerinden

dolayı iadesini istediği bedelden reddedilen 201,18 TL nazara alındığında

başvurunun kabul edilebilirlik kriterlerinden olan anayasal ve kişisel önemden

yoksun olma kriteri yönünden incelenmesi gerekir.

1. Anayasal ve Kişisel

Önemden Yoksun Olma Kriterine İlişkin Genel İlkeler

26. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasında herkesin

bireysel başvuru hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Diğer yandan yukarıda yer

verilen Kanun maddesinde (bkz. § 23) anayasal ve kişisel önemi düşük olan veya

bulunmayan başvuruların esastan incelenmeksizin reddedilebileceği hüküm altına

alınmıştır. Anılan düzenlemenin kaynağı, hâkimin küçük/önemsiz işlerle

uğraşmaması gerektiğini ifade eden kadim "De minimis

non curat praetor" ilkesidir. Bu ilkenin temelinde yatan

düşüncelerden biri mahkemelerin asıl işlevlerine odaklanmalarını sağlamak ve

buna engel teşkil edecek olan önem derecesi düşük davaların ve başvuruların iş

yükü oluşturmasını önlemektir (K.V.

[GK], B. No: 2014/2293,

1/12/2016, § 47).

27. Anılan hükümle anayasal ve kişisel önemden yoksun

başvuruların esastan incelenmemesine imkân tanıyan ek bir kabul edilebilirlik

kriteri getirilmiştir. Dolayısıyla diğer tüm kabul edilebilirlik kriterlerini

taşısa hatta esas hakkında incelemeye geçildiğinde ihlal kararı verilebilecek

nitelikte olsa bile Kanun’da belirtilen nitelikteki bir başvuru kabul edilemez

bulunabilecektir (K.V., § 55).

Kanun’da anayasal ve kişisel önemden yoksun başvuruların kabul edilemez

bulunabilmesi için iki koşul öngörülmüştür: “Anayasal önem” olarak

adlandırılabilecek olan birinci koşul "başvurunun Anayasa’nın uygulanması

ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi

açısından önem taşımaması”, “kişisel önem” olarak adlandırılabilecek olan

ikinci koşul ise “başvurucunun önemli bir zarara uğramaması”dır

(K.V., § 57).

28. Anayasal önem koşulunun uygulanmasıyla ilgili olarak kanun

koyucu “Anayasa’nın uygulanması açısından önem taşıma”, “Anayasa’nın

yorumlanması açısından önem taşıma” ve “temel hakların kapsamının ve

sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşıma” şeklinde üç unsur belirlemiş

olmakla birlikte temel hak ve özgürlüklerle ilgili Anayasa hükümlerinin

yorumlanması -işin doğası gereği- temel hak ve özgürlüklerin kapsamının ve

sınırlarının belirlenmesini de içermektedir. Bu nedenle anayasal önemin temel

hak ve özgürlüklere ilişkin Anayasa hükümlerinin “yorumlanması” ve

“uygulanması” açısından önem taşıma şeklinde ifade edilebilecek iki unsurunun

bulunduğunu kabul etmek gerekir (K.V.,

§ 61).

29. İşin doğası ve kanun metni dikkate alındığında bir

başvurunun anayasal öneminin bulunduğu sonucuna varılabilmesi için onun bu iki

unsurdan biri açısından önem taşımasının yeterli olduğu anlaşılmaktadır (K.V., § 62). Anayasa hükümlerinin

yorumlanması açısından önem taşıma unsurunun başta Anayasa Mahkemesinin

bireysel başvuru yoluyla daha önce yorumlamadığı meseleleri kapsadığında kuşku

bulunmamaktadır. Bununla birlikte Mahkeme, bir meseleyle ilgili olarak daha

önce Anayasa’nın ilgili hükümlerini yorumlamış olsa bile değişen durumları

dikkate alarak yeniden yorumlama ihtiyacı duyabilir. Bu durumda da o meseleye

ilişkin başvurunun anayasal öneminin bulunduğunu kabul etmek gerekir(K.V., § 63).

30. Anayasa’nın uygulanması açısından önem taşıma unsurunda ise

Anayasa hükümlerinin uygulanması açısından başvurunun önem taşıdığının

söylenebilmesi için kamu makamları ve derece mahkemelerinin belli bir meseleye

ilişkin uygulamalarının Anayasa Mahkemesi yorumlarından farklı olması ve bu

farklılığın da önemli olması gerekir (K.V.,

§ 64).

31. Kişisel önemin bulunmaması koşulu başvurucunun önemli bir

zarara uğramamış olmasını ifade eder. Bu husus ise -başvurucunun içinde

bulunduğu koşullar da dâhil olmak üzere- her olayın kendine özgü koşulları

dikkate alınarak ve objektif verilerden hareket edilerek Anayasa Mahkemesi

tarafından değerlendirilir (K.V.,

§§ 66, 67).

32. Zararın parayla ölçülüp ölçülememesi onun önemini

değerlendirme bakımından belirleyici değildir. Parayla ölçülmesi mümkün olmayan

zararlar yönünden de anayasal ve kişisel önemden yoksun olma kriterinin

uygulanması mümkündür. Öte yandan parayla ölçülebilen zararlar yönünden her

başvurucu için geçerli olacak ve kişisel önem koşulunun belirlenmesinde esas

alınacak belli bir meblağ belirlenmesi mümkün değildir. Belli bir meblağ,

başvurucuların içinde bulundukları kişisel koşullara göre farklı önem

derecesine sahip olabilir (K.V.,§

68).

2. İlkelerin Olaya

Uygulanması

33. Başvuru konusu olayda başvurucu aleyhine, Heyet kararının

iptali istemiyle açılan davada eksik inceleme sonucunda sunduğu deliller

dikkate alınmadan bankanın beyanları doğrultusunda, bilirkişi raporu kendisine

tebliğ edilmeden karar verildiği ve bu nedenle silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkelerinin ihlal edildiği şikâyetinde bulunulmuştur.

34. Anayasa Mahkemesi, önüne gelen birçok başvuruda silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin kapsam ve içeriğini belirlemiştir.

Mahkeme, içtihadında taraflara dava malzemesi hakkında bilgi sahibi olma ve

yorum yapma hakkının tanınması ve

bu nedenle tarafların yargılamanın bütününe aktif olarak katılması gerektiğini açıklamış; davanın taraflarının usule

ilişkin hakları bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması

gerektiğine dikkat çekmiştir. Mahkemenin görevinin delillerin sunulması da

dâhil olmak üzere başvuru konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup

olmadığının değerlendirilmesi olduğuna vurgu yapmıştır. Herhangi bir davada

bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar vermenin

ayrıca bilirkişi raporunun kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi

hususlarının Mahkemenin değil derece mahkemelerinin görevi ve yetkisi dâhilinde

olduğunu belirtmiştir (Yüksel Hançer, B.

No: 2013/2116, 23/1/2014, §§ 17-19; Abdullah

Özen, B. No: 2013/4424, 6/3/2014, §§ 19-22; Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No:

2013/7800, 18/6/2014, § 68; Yahya Murat

Demirel ve Hüsnü Barbaros Olcay, B. No: 2013/7996, 17/2/2016, § 54; İbrahim Demirayak,

B. No: 2013/4075, 10/3/2016, §§ 34-38; Reşit

Orak, B. No: 2014/13609, 19/7/2017, § 23).

35. Somut başvuruda dile getirilen şikâyete benzer şikâyetlerin

Anayasa Mahkemesince daha önce incelendiği ve ilgili Anayasa kurallarının

yorumlandığı anlaşılmaktadır. Dosya üzerinden karar vermek konusunda kanunun

mahkemeye takdir hakkı tanıdığı basit yargılama usulüne tabi davada, derece

mahkemesi uygulamasının Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen içithadında benimsediği yorumlardan farklı olduğu ileri

sürülebilirse de bu farklılığın davanın özel şartlarından kaynaklandığı ve

esaslı bir soruna işaret etmediği anlaşılmaktadır.

36. Buna göre Mahkemenin sıklıkla uygulanmış açık bir

içtihadının bulunduğu silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin

ihlal edildiğine ilişkin başvurunun genel bir soruna işaret etmediği gibi

Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve

sınırlarının belirlenmesi açısından da önem taşıdığının ortaya konulamadığı

sonucuna varılmıştır.

37. Diğer yandan bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi nedeniyle

şikâyet ve cevap dilekçesinde dile getirmediği hangi itirazlarını ileri

süremediğini açıklamayan başvurucu, Mahkemenin hükmüne esas aldığı bu rapor

doğrultusunda verilen karar ile 201,18 TL maddi kayba uğradığını belirtmiştir.

Bu miktarın kamu emeklisi olan başvurucunun içinde bulunduğu kişisel koşullara

göre kendisine ciddi anlamda zarar

verdiği ve kendisi için ne denli önemli olduğu hususunda herhangi bir

açıklamasının olmadığı da gözetildiğinde önemli bir zararı olduğu kanaatine

ulaşılamamıştır.

38. Açıklanan nedenlerle anayasal ve kişisel önemden yoksun

olduğu anlaşılan başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal

edildiğine ilişkin iddianın anayasal ve

kişisel önemden yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

20/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Volkan

SEVTEKİN

Başvurucu

:

Süleyman

ÖZPINAR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/6710, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. No: 2013/4075, 10/3/2016, §§ 34-38; Reşit
  13. A. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  15. Hakyemez
  16. Sevtekin
  17. Özpınar
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/6710
Tarih
20 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • A. M. H. Başvurusu (B. No: 2014/14028)
  • Arif Ali Cangı ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/1767)
  • Seçkin Ceylan Başvurusu (B. No: 2014/13761)
  • Uğur Kiremit Sanayi Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/11576)
  • Zafer Güvendi Başvurusu (B. No: 2014/1214)
  • Süleyman Serdar Seyhanlı Başvurusu (B. No: 2014/3943)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.