İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Seçkin Ceylan Başvurusu (B. No: 2014/13761)

1. Başvuru; görevden alınma işleminin iptali için açılan davada

Başvuru No2014/13761Tarih6 Aralık 2017Okuma9 dk · 1.851 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Seçkin Ceylan Başvurusu

Karar tarihi
6 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2014/13761
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.851 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; görevden alınma işleminin iptali için açılan davada

ileri sürülen iddialar karşılanmadan karar verilmesi, bağımsız ve tarafsız

mahkemelerde yargılama yapılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 25/8/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Tokat İl Özel İdaresinde genel sekreter yardımcısı

olarak görev yapmakta iken il valisinin onayına dayanan 13/7/2012 tarihli

işlemle aynı idare bünyesinde tekniker kadrosuna atanmıştır. Başvurucu; bu

atama işlemi üzerine Tokat İdare Mahkemesinde açtığı davada idarenin kanuna

uygun olmayan keyfî işlem tesis ettiğini, bu işlemden dolayı genel sekreter

yardımcısı olarak kazanmış olduğu tüm maddi ve sosyal olanaklarını kaybettiğini

belirterek atama işleminin iptalini ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

8. Yargılama sonunda Tokat İdare Mahkemesi 23/5/2013 tarihli

kararı ile davayı reddetmiştir. Ret kararında öncelikle il özel idarelerine

ilişkin hukuki düzenlemeler yorumlanarak bu düzenlemeler uyarınca il özel

idaresi genel sekreter yardımcılarının atanması ve görevden alınması konusunda

yetkili olan il valisinin bu yetkisini kullanırken kendi adına hizmet yürütecek

ve kendisine karşı sorumlu olacak kişi (il özel idaresi genel sekreteri) ile

onun yardımcılarını belirleme noktasında keyfîliğe

yol açmayacak şekilde geniş takdir yetkisinin bulunduğunun altı çizilmiştir.

Kararın devamında başvurucunun genel sekreter yardımcısı olarak görev yaptığı

dönemde idareye ait bir taşınmazın satışına esas teşkil edecek muhammen bedel

tespit komisyonunun başkanlığını yürüttüğü, bu komisyonun söz konusu taşınmaz

için m² hesabını hatalı yaptığı ve hatalı hesap üzerinden bedel tespit ettiği

ve taşınmazın bu bedelle satışının yapıldığının anlaşıldığı ortaya konulmuştur.

Mahkeme, Bedel Tespit Komisyonu üyelerinin bu satışa ilişkin ihmaline yönelik

olarak idarece düzenlenen ön inceleme raporunda yer alan aynı Komisyonda

görevli S.Y. ve A.A.nın ifadelerinde söz konusu

taşınmaz için m² değerinin proje üzerinden tespit edildiğinin ve taşınmaz

başında tespit yapılmadığının belirtildiğini, raporda yapılan tespitler

sonucunda raporu düzenleyen denetim elemanının satılan taşınmazın fiilî durumu

ile projesinin birbirine uyumunun kesin ve net olarak tespitinde başvurucunun

sorumlu olduğunu ortaya koyduğunu açıklamıştır. Mahkeme sonuç olarak ön

inceleme raporuna konu olan eylemlerin başvurucunun görev değişikliğini

gerektirecek ağırlıkta olduğuna kanaat getirmiş ve genel sekreter yardımcılığı

görevinin kazanılmış hak teşkil etmediğinin de altını çizerek davayı

reddetmiştir.

9. Başvurucu bu karara karşı temyiz talebinde bulunmuş ve

inceleme sonucunda Danıştay Beşinci Dairesi 20/3/2014 tarihli kararı ile ilk

derece mahkemesi kararını onamış, karar düzeltme istemini de 26/6/2014

tarihinde reddetmiştir.

10. Karar düzeltme isteminin reddine ilişkin ilam başvurucuya

15/8/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 25/8/2014 tarihinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

11. Mahkemenin 6/12/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

12. Başvurucu

22/9/2016 tarihinde bireysel başvuru dosyasına sunduğu ek beyan dilekçesiyle

başvuruya konu davayı gören ve temyiz incelemesini yapan hâkimlerin bir kısmı

yönünden FETÖ/PDY terör örgütü üyesi oldukları gerekçesiyle soruşturma

başlatılmış olduğunu ve meslekten ihraçlarına karar verildiğini belirterek

hakkında bağımsız ve tarafsız olmayan bir yargılama yürütüldüğünü ileri

sürmüştür. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadına göre

başvurucuların bireysel başvuru kapsamındaki haklarının ne şekilde ihlal

edildiğini ve buna ilişkin gerekçeleri ile delillerini açıklamaları

gerekmektedir (Veli Özdemir, B.

No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20). Somut olayda başvurucu, açtığı davada görev

alan hâkimlerin bir kısmı yönünden FETÖ/PDY terör örgütü üyesi oldukları

gerekçesiyle meslekten ihraçlarına karar verildiğini belirtmiş ise de bu

hususun mahkemelerin bağımsızlığını ve tarafsızlığını ne şekilde ihlal ettiğine

ilişkin somut açıklamada bulunmamış; bu yönde herhangi bir belge veya bilgi

sunmamıştır. Dolayısıyla başvurucunun bu iddiasına ilişkin bir değerlendirme

yapılmasına gerek görülmemiştir.

A. Silahların Eşitliği İlkesinin İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

13. Başvurucu; birlikte çalıştığı Genel Sekreter M.Y.ile diğer genel sekreter yardımcısı S.G.nin

de görevden alındığını, ancak bu kişilerin görevden alınma işlemlerinin iptali

için açtıkları davaların aynı mahkemelerde kabul edildiğini, bu kişilerin

davalarında dikkate alınan ve lehine değerlendirilebilecek görüşler içeren

İçişleri Bakanlığı müfettişlerince düzenlenmiş denetim raporunun kendi

davasında dikkate alınmadığını, bunları yargılama boyunca ortaya koymasına

rağmen gerek ilk derece mahkemesinin gerekse Danıştayın

bunlara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmadığını belirterek adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

14. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun bu başlık altında ele alınan

iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ilkesi

yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

15. Anayasa Mahkemesinin birçok kararında adil yargılanma

hakkının unsurlarından birinin silahların eşitliği ilkesi olduğu, silahların

eşitliği ilkesinin davanın taraflarının usule ilişkin haklar bakımından aynı

koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir

duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde

dile getirme fırsatına sahip olması anlamına geldiği açıklanmıştır (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134,

16/5/2013, § 32).

16. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için “silahların eşitliği” ilkesi ışığında taraflara

iddialarını ve delillerini sunma ve inceletme noktasında uygun imkânların

tanınması gerekir. Bu anlamda delillere ilişkin dengesizlik veya

hakkaniyetsizlik iddiaları yargılamanın bütünü ışığında değerlendirilmelidir (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt

Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No:

2013/1213, 4/12/2013, § 27).

17. Bu çerçevede başvurucunun kendisi ile aynı durumda

olduklarını, ancak görevden alınma işlemlerinin mahkemece iptal edildiğini

belirttiği M.Y. ve S.G.nin dava dosyalarına ilişkin

kararlar incelenmiş ve anılan kişilerin görevden alınma sebeplerinin farklı

olduğu anlaşılmıştır. Başvurucu tarafından sunulan bu kararlar kapsamında

yapılan tespite göre M.Y.nin yukarıda bahsedilen

(Bkz. § 8) Muhammen Bedel Tespit Komisyonunda görev yapmadığının anlaşılması

üzerine görevden alma işlemi iptal edilmiştir. S.G.nin

ise başka bir olay nedeniyle uyarma cezası aldığına ancak bu uyarma cezasına

konu eylemin görevden alınmayı gerektirecek nitelikte olmadığına kanaat

getirilmesi üzerine görevden alma işlemi iptal edilmiştir. Dolayısıyla

başvurucunun kendisi ile aynı durumda olduklarını ileri sürdüğü ve görevden

alma işlemlerinin iptal edildiğini belirttiği bu kişilerin durumlarının

başvurucunun davasının sonucuna etkili olabilecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.

18. Başvurucu ayrıca Danıştay Beşinci Dairesinin benzer bir

uyuşmazlıkta verdiği 30/1/2013 tarihli ve E.2012/2852, K.2013/507 sayılı

kararını örnek göstererek, bu kararda bir

işlemin hukuki sebebinin o işlemden sonra düzenlenmiş olan bir rapora dayanmasının

hukuken kabul göremeyeceği düşüncesinin benimsendiğini açıklamış,

ancak Danıştayın bu kararının kendi davasında

mahkemelerce dikkate alınmadığından yakınmıştır.

19. Bu kapsamda başvurucu tarafından bireysel başvuru dosyasına

sunulan Danıştay Beşinci Dairesinin 30/1/2013 tarihli kararı incelenmiştir. Söz

konusu Danıştay kararında benimsenen görüşün başvurucunun davasına

uygulanmamasının başvurucuyu yeterli usul güvencelerinden mahrum bırakmadığı

anlaşılmıştır. Zira başvurucunun görevden alınması sonucunu doğuran işlemin

hukuki sebebinin başvurucu hakkında düzenlenen soruşturma ön inceleme raporu

olmadığı, aksine bu sebebin söz konusu ön inceleme raporunun hazırlanmasına yol

açan, İl Özel İdaresinin taşınmazının satışı için bedel tespit etmek amacıyla

oluşturulan ve başvurucunun başkanı olduğu Muhammen Bedel Tespit Komisyonunun

hatalı ve eksik iş yapmasına dayandırıldığı görülmüştür. Dolayısıyla başvurucu

tarafından ortaya konulan Danıştay Beşinci Dairesi kararının da davanın

sonucuna etkili olabilecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir.

20. Sonuç olarak başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların,

yargılamayı etkileyebilecek nitelikte olmadıkları tespit edildiğinden,

silahların eşitliği ilkesine yönelik bir ihlal oluşturmadıklarının açık olduğu

anlaşılmaktadır.

21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

22. Başvurucu; Muhammen Bedel Tespit Komisyonu başkanı olarak

görev aldığı idareye ait taşınmazın satışından sonra idarenin taşınmazı satın

alan aleyhine tapu iptali ve tescil davası açtığını, Tokat 2. Asliye Hukuk

Mahkemesinde görülen bu dava sonunda taşınmazın idare adına yeniden tapuya

tescil edildiğini, bu kapsamda ortada bir kamu zararının kalmadığını

belirtmiştir. Başvurucu ayrıca aynı olay nedeniyle Tokat 2. Sulh Ceza

Mahkemesinde hakkında görevi kötüye kullanma suçundan dava açıldığını, bu dava

sonunda da beraat ettiğini belirtmiştir. Bu doğrultuda başvurucu, hatalı

eyleminden dolayı kamu zararı oluşmadığını ve yapılan yargılamada beraat

ettiğini ileri sürerek görevden alınma işleminin sebep unsuru yönünden hukuka

aykırı olmasına rağmen iptal edilmediğini ileri sürmüştür.

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

§ 16). Başvurucunun bu başlık altında ele alınan iddialarının masumiyet

karinesinin ihlal edildiği iddiası yönünden incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

24. Masumiyet karinesi, kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş

bir yargı kararı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence altına alır.

Bunun sonucu olarak kişinin masumiyeti “asıl” olduğundan suçluluğu ispat külfeti iddia

makamına ait olup kimseye suçsuzluğunu ispat mükellefiyeti yüklenemez. Ayrıca

hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar yargılama makamları ve kamu

otoriteleri tarafından suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi

tutulamaz (Kürşat Eyol,

B. No: 2012/665, 13/6/2013, § 26).

25. Bu çerçevede ceza davası dışında fakat ceza davasına konu

olan eylemler nedeniyle devam eden idari ve hukuki davalarda uyuşmazlıklarda

kişi hakkında beraat kararı verilmiş olmasına rağmen bu karara esas teşkil eden

yargılama sürecine dayanılması ve bu şekilde beraat kararının sorgulanması

masumiyet karinesi ile çelişir. Buna karşılık, idari ve hukuki uyuşmazlığın

çözümüne esas teşkil etmesi bakımından kişi beraat etmiş olsa dahi yargılanmış

olması olgusundan veya buna ilişkin karardan söz edilmesi kişinin suçlu

muamelesi gördüğünden ve dolayısıyla masumiyet karinesinin ihlal edildiğinden

söz edebilmek bakımından yeterli değildir. Bunun için kararın gerekçesinin

bütün hâlinde dikkate alınması ve nihai kararın münhasıran kişinin yargılandığı

ve sonuçta beraat ettiği fiillere dayanıp dayanmadığının incelenmesi gerekir (Kürşat Eyol, §

29).

26. Öte yandan ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı

kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Kamu görevlisinin davranışı suç tanımına

uymasının yanı sıra disiplin sorumluluğunu da gerektirebilir. Böyle durumlarda

ceza muhakemesi ve disiplin soruşturması ayrı ayrı yürütülür. Ceza muhakemesi

sonucunda kişinin isnat edilen eylemi işlemediğine dair hükümler dışında ceza

mahkemesinin hükmü disiplin makamları açısından doğrudan bağlayıcı değildir (Kürşat Eyol, §

30).

27. Bu kapsamda başvuru dosyasına sunulan Tokat 2. Sulh Ceza

Mahkemesinin20/11/2013 tarihli kararı incelendiğinde, başvurucu hakkında

yukarıda belirtilen idare mahkemesi kararında (bkz. § 8) bahsedilen eylemi

nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan dava açıldığı ve yargılama sonunda

isnat edilen suç açısından "kastının"

bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği görülmektedir. Yine

başvuru dosyasına sunulan Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/4/2014 tarihli

tapu iptali ve tescil davasına ilişkin kararında idarenin özel bir şirkete satılmış

olan taşınmazının satış öncesi m² hesabının yanlış yapıldığına dayanarak adına

tekrar tapuya tescil isteminde bulunduğu ve yargılama sonunda taşınmazın m²

hesabının yanlış yapılmasından kaynaklanan yolsuz tescil nedeniyle idare adına

tesciline karar verildiği görülmektedir.

28. Başvuruya konu Tokat İdare Mahkemesinin -Danıştay

denetiminden de geçerek kesinleşen- görevden alınma işleminin iptali istemini

reddettiği 23/5/2013 tarihli kararında ise yukarıda bahsedilen ceza ve hukuk

yargılamasına herhangi bir atıfta bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda

idare mahkemesinin, görevden alma işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna

ulaşırken idarenin ilgili mevzuat uyarınca geniş takdir yetkisini de gözönüne alıp başvurucunun eylemini nitelik ve ağırlığı yönünden

değerlendirdiği görülmektedir.

29. Tüm bu tespitler ışığında ve disiplin hukukunun farklı kural

ve ilkelere tabi olduğu ve farklı ispat standartlarının benimsendiği dikkate

alındığında İl Özel İdaresinin işlemini değerlendiren Tokat İdare Mahkemesinin

kararı ile masumiyet karinesinin ihlal edilmediğinin açık olduğu

anlaşılmaktadır.

30. Açıklanan nedenlerle başvurucunun masumiyet karinesi

ilkesine yönelik bir ihlal olmadığının açık olduğu anlaşıldığından başvurunun

bu kısmının da açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

6/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah

PERDECİOĞLU

Başvurucu

:

Seçkin

CEYLAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/13761, 6 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Silahların Eşitliği İlkesinin İhlal
  8. B. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine
  9. A. 1. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Yıldırım
  12. Özgüldür
  13. Kömürcü
  14. M. Emin KUZ
  15. Perdecioğlu
  16. Ceylan
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/13761
Tarih
6 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Uğur Kiremit Sanayi Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/11576)
  • Zafer Güvendi Başvurusu (B. No: 2014/1214)
  • Süleyman Serdar Seyhanlı Başvurusu (B. No: 2014/3943)
  • Y.b. Başvurusu (B. No: 2014/4792)
  • Dursun Çiçek Başvurusu (B. No: 2014/2185)
  • Mehdi Burak Başvurusu (B. No: 2014/13647)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.