İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Zafer Güvendi Başvurusu (B. No: 2014/1214)

1. Başvuru, on beş yaşından küçük çocukla cinsel ilişkiye

Başvuru No2014/1214Tarih6 Aralık 2017Okuma7 dk · 1.329 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Zafer Güvendi Başvurusu

Karar tarihi
6 Aralık 2017
Başvuru Numarası
2014/1214
Karar Tarihi
6/12/2107
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.329 kelime·7 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, on beş yaşından küçük çocukla cinsel ilişkiye

girilmesi suçundan cezalandırılan başvurucunun suçun mağduruyla evlenmiş

olmasına karşın cezaevinde tutulmasından dolayı aile hayatının sürdürülememesi

nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 24/1/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu 21/3/1990 doğumludur. Eskişehir Cumhuriyet

Başsavcılığının 10/4/2009 tarihli iddianamesinde, başvurucunun suç tarihi olan

11/5/2008 tarihinde, on dört yaşında olan 28/10/1993 doğumlu mağdure ile cinsel

ilişkide bulunma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

İddianamede; başvurucunun mağdurenin hamile kalmasına sebebiyet verdiği,

durumdan ailelerinin haberi olması üzerine düğün yapıldığı ve o tarihten

itibaren karı koca hayatı yaşamaya başladıkları belirtilmiştir.

8. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/154 esasına

kayıtlı yargılama sırasında beyanı alınan mağdure, kendi isteğiyle başvurucu

ile cinsel ilişkiye girdiğini, hamile kaldığını, ailelerin anlaşarak düğün

yaptıklarını ve sanıkla karı koca hayatı yaşadıklarını belirtmiştir.

9. Mahkemenin, 13/10/2009 tarihli kararıyla, mağdurenin

nüfus kaydına göre 28/10/1993 doğumlu olduğu ve mernis doğum tutanağına göre

Eskişehir Doğum ve Çocuk Bakımevinde doğduğunun tespit edildiği, dolayısıyla

suç tarihinde on beş yaşından küçük olduğunun anlaşıldığı belirtilerek

başvurucunun on beş yaşından küçük çocuğun cinsel istismarı suçu nedeniyle 8

yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Cezanın

belirlenmesinde sanığın yargılama sürecindeki hâl ve davranışlarının lehine

takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezadan 1/6 oranında indirim yapıldığı

belirtilmiştir.

10. Karar, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 7/11/2013 tarihli

ilamı ile onanmıştır.

11. Başvurucu kararı 31/1/2014 tarihinde öğrenmiş ve

24/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

A. Ulusal Hukuk

12. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun

suç tarihinde yürürlükte olan "Çocukların cinsel istismarı" kenar

başlıklı 103. maddesinin ilgili kısmı (18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Türk

Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 59.

maddesiyle yapılan değişiklikten önceki hâli) şöyledir:

"(1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç

yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar

deyiminden;

a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla

birlikte fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan

çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,

..., anlaşılır.

(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim

sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla kadar

hapis cezasına hükmolunur."

13. 5237 sayılı Kanun'un 103. maddesinin anılan (2)

numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu yönündeki itiraz Anayasa

Mahkemesinin 12/11/2015 tarihli ve E.2015/43, K.2015/101 sayılı kararıyla

reddedilmiştir.

B. Uluslararası

Hukuk

14. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) hukuka uygun

şekilde özgürlükten yoksun bırakılmanın doğal sonucu olarak ilgilinin özel

hayatına ve aile hayatına yönelik bir kısıtlama içereceğini birçok kararında

vurgulamıştır (Khoroshenko/Rusya [BD], B. No:41418/04,30/06/2015, § 106;

Messina/İtalya (No. 2), B. No: 25498/94, 28/9/2000, § 61).

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

15. Mahkemenin 6/12/2017 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

16. Başvurucu, 4/12/2009 tarihinde mağdure ile resmî

nikahla evlendiklerini ve iki çocuklarının bulunduğunu belirterek suçtan sonra

evlenmiş olması nedeniyle eyleminin suç olmaktan çıkarılması gerektiğini iddia

etmiştir. Başvurucu, iyi niyet duygularıyla bir yuva kurmak amacıyla geçmişte işlediği

suç nedeniyle haksız yere cezalandırıldığını, kendisinin cezaevine alınması

nedeniyle eşi olan mağdurenin ve çocuklarının da bir anlamda

cezalandırıldığını, uzun süre cezaevinde kalacak olması nedeniyle aile

birliğinin zarar gördüğünü ileri sürmüştür. Bu nedenlerle Anayasa'nın 41.

maddesinde yer alan ailenin korunması hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş,

yeniden yargılama yapılmasına ve maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesine

karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

17. Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının

gizliliğine dokunulamaz.”

18. Anayasa’nın "Ailenin korunması ve çocuk

hakları" kenar başlıklı 41. maddesi şöyledir:

“Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında

eşitliğe dayanır.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın

ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını

sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek

yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki

kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.

Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı

çocukları koruyucu tedbirleri alır.”

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16).

20. Aile hayatına saygı hakkı, Anayasa’nın 20. maddesinin

birinci fıkrasında güvence altına alınmıştır. Anayasa’nın 41. maddesinin ise

Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, aile hayatına saygı hakkına ilişkin

pozitif yükümlülüklerin değerlendirilmesi bağlamında gözönünde bulundurulması

gerekmektedir (Murat Atılgan, B. No: 2013/9047, 7/5/2015, § 22; Marcus

Frank Cerny [BD], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36). Bu kapsamda başvuru

Anayasa'nın 20. maddesinde güvenceye alınan özel ve aile hayatına saygı hakkı

kapsamında ele alınmıştır.

21. Özel hayat kavramı eksiksiz bir tanımı bulunmayan

geniş bir kavram olup "bireyin kişiliğini geliştirmesi ve

gerçekleştirmesi" kavramı, özel hayata saygı hakkının kapsamının

belirlenmesinde temel alınmaktadır. Bu yönü ile değerlendirildiğinde bahsi

geçen hak, ilişki kurmak ve geliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas

kurma hakkını da içermektedir (Serap Tortuk, B. No: 2013/9660,

21/1/2015, § 31). Söz konusu olan diğer kişilerin içine aile fertlerinin de dâhil

olduğunda kuşku bulunmamaktadır ve aile ilişkilerinin normal bir şekilde

sürdürülebilmesi, aile fertlerinin birbiriyle zaman geçirebilmesi de özel

hayata saygı hakkının konusu kapsamındadır (Marcus Frank Cerny, § 36; Beşir

Doğan,§ 27).

22. Öncelikle incelenmesi gereken husus, ailenin

korunması ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı kapsamında korunan

hakkın kullanımına veya haktan yararlanılmasına kamu gücünün işlem, eylem veya

ihmali nedeniyle doğrudan bir müdahalenin söz konusu olup olmadığıdır (Salih

Karakoç, B. No: 2013/2954, 19/12/2013, § 38).

23. Anayasa Mahkemesi 5237 sayılı Kanun'un başvurucunun

suç tarihi olan 22/11/2006 tarihinde yürürlükte olan hâliyle 103. maddesinin

Anayasa'ya uygunluğunu incelemiş ve bu hükmü Anayasa'ya uygun bulmuştur (AYM,

E.2015/43, K.2015/101, 12/11/2015, § 30).

24. Somut olayda suç tarihi olan 11/5/2008 tarihinde on

sekiz yaşında olan başvurucunun, on dört yaşında olan mağdure ile cinsel

birliktelik gerçekleştirdiği ve hamile kalmasına sebebiyet verdiği belirtilerek

on beş yaşından küçük çocuğun cinsel istismarı suçu nedeniyle 8 yıl 4 ay hapis

cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, kararın olağan kanun yolları

denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu cezanın

belirlenmesinde derece mahkemesi tarafından somut olayın özellikleri,

mağdurenin kendi isteği ile sanıkla birlikte olduğu ve karı koca hayatı

yaşadığı yönündeki beyanları dikkate alınarak başvurucuya aşağı hadden ceza

verildiği, ayrıca lehine olan indirim sebeplerinin de uygulandığı

görülmektedir.

25. Anayasa’nın 19. maddesi gereği hükümlü ve

tutukluların özel hayatı ve aile hayatına birtakım sınırlamaların getirilmiş

olması, hukuka uygun olarak cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir

sonucudur (Mehmet Koray Eryaşa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, § 89).

26. Olayda suçtan sonra mağdureyle evlenmiş olduğu

anlaşılan başvurucunun cezaevinde bulunmasının aile hayatı üzerinde birtakım

olumsuz etkiler doğuracağı açıktır. Ancak bu durum kamu makamlarının aile

hayatını hedef alan işlem veya eylemlerinden kaynaklanmayıp başvurucunun 5272

sayılı Kanun'un 103. maddesinde düzenlenen suçu işlemesi nedeniyle verilmiş

olan hapis cezasının infaz edilmesinden kaynaklanmaktadır. Tutuklu veya hükümlü

olan kişilerin aileleriyle birlikte yaşamalarına ara verilmesi şeklinde bazı

kısıtlamaların ortaya çıkması cezaevinde tutulmanın doğal bir sonucudur ve bu

şekildeki kısıtlamalar, başvurucuyla aynı veya başka suçlardan ceza

mahkûmiyetine ya da tutuklanmalarına karar verilmiş olan herkes yönünden

geçerlidir.

27. Ayrıca ilgili mevzuat uyarınca hükümlü ve

tutukluların mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle,

başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine, bu

kişilerin hükümlü ve tutukluları ziyaret etmelerine izin verilmesi mümkündür.

Somut olayda başvurucunun ailesi, yasal temsilcisi ve yakınlarıyla

görüştürülmesinin engellendiğine ilişkin herhangi bir iddiası da bulunmamaktadır.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayda kamu gücünün işlem, eylem veya ihmali

nedeniyle başvurucunun aile hayatına yönelik bir müdahale olmadığı sonucuna

varılmıştır.

28. Açıklanan nedenlerle başvurucunun aile hayatına saygı

hakkına yönelik bir müdahalede bulunulmadığı anlaşıldığından başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 6/12/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör : Şermin BİRTANE Başvurucu : Zafer GÜVENDİ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/1214, 6 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. A. Ulusal Hukuk
  12. B. Uluslararası
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Başvurucunun
  16. B. Değerlendirme
  17. A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  18. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  19. M. Emin KUZ
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/1214
Tarih
6 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Süleyman Serdar Seyhanlı Başvurusu (B. No: 2014/3943)
  • Y.b. Başvurusu (B. No: 2014/4792)
  • Dursun Çiçek Başvurusu (B. No: 2014/2185)
  • Mehdi Burak Başvurusu (B. No: 2014/13647)
  • Methi Eren Başvurusu (B. No: 2013/8767)
  • S.b. Başvurusu (B. No: 2014/5783)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.